...

V. M. Jirmunskiy - Sirderya Boyunda Oğuzlara Dair İzler

by balauz

on

Report

Category:

Documents

Download: 0

Comment: 0

9

views

Comments

Description

Download V. M. Jirmunskiy - Sirderya Boyunda Oğuzlara Dair İzler

Transcript

  • SÎRDERYA BOYUNDA OĞUZLARA DAİR İZLER * Yazan: V . M. JİR M U N S K ÎY Çeviren: Dr. İSM A İL K A Y N A K “ K ita b -ı D ede K o rk u d ” adlı O ğ u z destanları, bu halkın çeşitli tarihî in kişaf m erhalelerinde ağ ızd an ağıza nakledilerek m eydana gelm iştir. V . V . B arth old ’ un belirttiği g ib i, son esaslı şekliyle bize kad ar gelen “ K itab -ı K o rk u d ” , X V . yü zy ıld a K a fk a sy a ’da teşekkül etmiş ve X V I . y ü z y ıl sonunda istinsah edilm iştir. B arthold ’ a göre “ K o rk u d ism ine bağlı destan kü lliyatının K a fk a sy a ’nın zem ini dışında m ey­ d an a gelm iş olm ası hem en hem en im kân sızdır” 1 ; “ H âdiselerin cere­ yan ettiği saha E rm eni d a ğ la n , kahram an ların çarpıştıkları g âvu rlar: T ra b zo n R u m ları, G ü rcü ler ve A b a za la rd ır” 2. M am a fih , halk destanları tarih inde d aim a o ld u ğu gib i, bu O ğ u z kahram an lık destanları da son şeklini a lm adan önce devam lı o larak ed eb î ve an ’an evî destanlar şeklinde ağızd an ağıza söylenm iş ve inki­ şa f etm iştir. K e z a V . V . B arth old ’ un işaret ettiğine göre, “ O ğu zlar, K o rk u d ve K a za n -B e g ’e d air destanları şüphesiz, A zerb aycan , K a f­ kasya ve A n a d o lu ’nun türkleşm esi zam an ın a rastlıyan , Selçuklu im p arato rlu ğu d evrinde ( X I .- X I I . yü zyıllar) batıya , nakietm işler- d ir” 3. “ H alk başbuğu ve şairi, h a lk b ilgiçliğin in yaratıcısı ve koru­ yucusu K o rk u d ’un destanlarım O ğu zla r, S ırderya sahillerinden b a tı­ y a nakletm işlerdir” 4, H ususiyle, S ırd erya b oyu n d a C u sa li’nin aşağısındaki “ D ede K o rk u d ” m ezarı m ünasebetiyle B arthold , K o rk u d ’un b u m ezarının * “ Turkologiçeskiy Sbomik. 1-1951” adlı dergiden alınmışUr. 1 V . V . Barthold. Turetskiy epos i Kavkaz (Türk destanı ve Kafkasya). Sb. “ Yazık i literatura” (“ Dil ve edebiyat” külliyatı), t. V ., L . 1930, s. 17. 3 V . Barthold. Kitab-ı Korkud, predıslovie (önsöz). Z V O R A O , t. V III, 1894, s. 204. 3 V . Barthold, Eşçe izvestie o Korkude (Korkud’a dair bir haber daha), Z V O R A O , t. X IX , 1900, s. 76. 4 W. Barthold. 12., Vorlesungen über die Geschichte der Türken Mittclasiens, bearb. v. Th. Menzel, s. 107.
  • “ S ırd erya ’da bin yıllık b ir m azisi o ld u ğu ” nu kaydetm ektedir. E lde edilen m alû m ata n azaran , X . y ü z y ıl, O ğ u z la r ’ ın h ayatın d a , S ııd er- y a ’ nm aşağı kısm ının m erkezî b ir ehem m iyet taşıdığı tek devir o la­ rak b ilin m ektedir; halen “ C an k en t h arab eleri” d iye anılan ve bu de­ virde m üslüm an şehri olan “ Y en ik en t” (A ra b ca K a ry e tü ’l-hâdise, Farsça D ih-i N ev, T ü rk çe Y an gik en t) O ğ u z y ab g u ların m kışlağı id i” 1. Bu duru m a göre şim di biz, tarih ve folklor kayn ak ların a istina­ den, D ede K o rk u d destanlarından hangileri O ğ u z la r ’ ın S ırd erya boyun da yaşadıkları I X - X . yü zy ıllard a ve hangileri de d ah a sonraki X I I - X I V . yü zy ıllard a K a fk a sy a ve A n a d o lu ’da m eydana gelm iş olduklarını b ir sıra hâdiselerden o ld u kça açık o larak tespit edebiliriz. B ugün de O rta A sya m illetleri arasında (T ü rkm en , K a za k , K a ra k a lp a k ve ö zb e k le rd e ) yu k arıd a zikredilen ilk D ede K o rk u d ’a ait m enkıbelerden m aad a “ S a lu r-K a z a n ’m otağın ı yağm alatm ası” m enkıbesi ön p lân da yer a lm aktad ır; E b u lgazi H an ’ ın (1650) “ Şece- re-i T e râ k im e” 2 sinde T ü rkm en lere a it kayıtların iki yerin de zikre­ dilm iş old u ğu buna delil o larak gösterilebilir. A nlaşılan , bu m enkıbe b atıd a K on stan tin Porfirogenetos, d oğu da ise M es’u dî, İstah rî, M ar- v a z î v e diğer k a y n a k la rın 3 zikrettiğ i O ğ u z la r ’la P eçen ekler (Becene) arasındaki u zun ve kanlı m ücadelelerin tarih î hâtıraların ı can lan d ır­ m aktadır. D iğer taraftan, B arth old ’ un işaret etm iş old u ğu g ib i, K a n -T u - rali’ nin T ra b zo n T ekfu ru n u n kızm a talip olm asına d air destan m ev­ zu u n a b ir çok T ra b zo n hikâyelerinde de tem as ed ilm ek ted ir4. İlâve etm eliyiz ki “ B ah ad ır D om ru l destanı” d a m evzuu itib ariyle D igenis A k rit (kahram anın A zra il’ le m ücadelesi, kocasının yerin e kendi ca ­ 1 V . V . Barthold’un “ Kitab-ı Dede Korkud” a kendi el yazısı ile yazdığı ön- söz’den, 1922 (Arhiv AN SSSR, 68, I, 183), 3 Ebulgazi. Şecere-i Terâkime. A. Tumaııskiy tercümesi, Aşhabad, 1898, s. 39. 63-65. a Bk. Konstantin Porfirogenetos’un eserleri. M., 1899, s. 139 (“ De adminis- trando imperio” , f. 37); J. Marquart. Uber das Volkstum der Komanen. Berlin, 1904, s. 25-26 (Al Mas’udî); “ Hudud aFAlam” , transl. by V . Minorsky London, 1942, s. 29-30, 95). Keza mukayese için Bk. P. P. îvanov, Oçerki îstorii karakalpa- kov (Karakalpak tarihi muhtasarı). Sb. “ Materiah po istorii karakalpakov” (“ K a­ rakalpak tarihine dair malzeme” külliyatı), t. V II, izd. AN SSSR, 1935, s. 11-12. * V . Barthold. Turetskiy epos i Kavkaz (Türk destanı ve Kafkasya), s. 4-5. 472 V. M . J ÎR M U N S K ÎY
  • nını feda eden kadın ın m enkıbesi) 1 adlı T ra b zo n destanına ben ze­ m ektedir. B arth o ld ’un da kaydettiğ i g ib i, birbirin i takibeden (V . ve V I .) her iki destanda d iğer O ğ u z destanlarında 2 geçen kahram an ların isim lerinden bahsedilm ektedir ki, bu da kendiliğinden bunların bu destanlara sonradan ilâve edildiklerine b ir delil teşkil etm ektedir. O ğ u z la r ’ın esas kahram an ı, S a lu rlar ’m Beyi K a za n -B e y ’in (Sa- lu r-K azan ) ismi eski, belki de tarihî bir şahıs o larak belirm ektedir. Bu ism in T ü rk m e n S a lu rlar ’m 3 ağızdan ağıza söylenen destanlarında olduğu gibi E b u lga zi’ nin 4 “ Şecere-i T e râ k im e” sinde de geçm esi, b u ­ nu ayrıca teyid etm ektedir. Buna m ukabil O ğ u z la r ’ın destanî baş­ buğu B ayu n d u r-H an ’ ın zuhuru d ah a sonraki yan i A n a d o lu ’daki O ğ u z devletini, o zam an lar hâkim olarak B ayun dur (Bayındır) bo­ yu n d an gelen T ü rkm en hânedanı A k -K o y u n lu la r ’ın idare ettiği, devre ( X I V . yü zyıla) a it t ir 5. “ K itab -ı K o rk u d ” da bu son nizam a uygun olarak S a lu r-K aza n , O ğ u z H an ı B ayu n d u r-H an ’ın dam adı o larak gösterilm ektedir. Eski O ğ u z destanlarına “ K a m b u ri’nin oğlu Bam si-B eyrek des­ tan ı” da d a h ild ir B. Bu destan halen O rta -A sya ’da ö z b e k le r , K a ra k a l- p ak lar ve K a za k la r arasında “ A lp am ış” (“ A lp am ıs-b atır” ) 7 adiyle çok tanınm ıştır. "A lp a m ış” b ir sıra kahram an isim leriyle o lduğu ka­ dar m üşterek m evzu ve a y n hususî m otifler 'b ak ım ın d an “ Bam si Bey- rek” destanına benzem ektedir, E b u lga zi-H a n ’ ın “ Şecere-i T erâ k im e” sinde d iğer O rta-A sya (Sırderya) O ğ u z devri K o rk u d destan kah ram an ları yan ın d a A lp a- mış, onun eşi ve bir b ah ad ır kızı olan B arçin ’den bilhassa bahsedil­ m ektedir. “ O ğ u z boyun da B eylik yap an k ızla r” adın ı taşıyan eserinin 1 Mukayese için Bk. A. Lesky. Alkestis, der Mythos und das Drama. Wien, 1925, s. 27-28. s V . Barthold. Turetskiy epos i Kavkaz (Türk destanı ve Kafkasya), s. 4. 3 A. Tumanskiy. Po povodu Kitab-ı Korkud (Kitab-ı Korkud münasebetiyle). Z V O R A O , t. IX , 1895, s. 269-271. * Bk. Tumanskiy tercümesi (Aşhabad, 1897, s. 39, 62-63, 65-73). 6 V. Barthold. Oçerki istorii turkmenskogo naroda (Türkmen tarihi muh­ tasarı). “ Sb. Türkmeniya” , t. I, 1929, izd. AN SSSR, s. 33-34; Aynı yazar, Turets­ kiy epos i Kavkaz (Türk destanı ve Kafkasya), s. 5. Keza pıukayese için Bk. V . Gordlevskiy, Gosudarstvo seldcukidov Maloy Azii (Anadolu Selçuklu Devleti). Izd. AN SSSR, 1941, s. 50. s V . Barthold tercümesi (ZV O R A O , t. X V , 1902-1903, s. 1-38). 7 Fazıl Yuldaş, Alpamış. Taşkent, 1944, önsöz. SIR D E R Y A B O YU N D A O Ğ U Z L A R A D A İR ÎZ L E R 473
  • 474 V. M. J İR M U N SK İY son başlığında E b u lgazi, “ iy i tarih bilen ih tiyarlar ve bahşiler’e atfen, yed i kızın , bütün O ğ u z b o yu n a hâkim olup birçok y ılla r beylik sür­ d üklerin i” yazm ak tad ır. B u n lar arasında b irin ci y e r “ K itab -ı K o r- kud” d a keza savaşçı o larak tan ınan S a lu r-K a za n -A lp ’ın h atu n u ­ na, “ K a rm ış-B a y ’ ın kızı ve M am ışb ek ’ in (yani A lp am ış’ ın) hatu n un a d a ik in ci yer verilm iştir. E b u lga zi’ye göre “ onun mezan Sırderya nehri sahillerinde olup halk arasında tanınmıştır, özbekler ona “ Barçın-Gök-Kâ- iane” ismini vermişlerdir. Bu mezarın kubbesi güzel çinilerle süslüdür” 1. D estan kah ram an ı B arçin (B arçin -Sulu , A y -B a rç in )’in ism ine E b u lg a zi’ ııin O rta -A sya O ğ u z destanından m aad a “ A lp am ış” ın Ö z ­ bek, K a z a k ve K a ra k a lp a k d illerine yap ılan tercüm esinde ve “ A lp a- mış ve B arsın-hıluu” 2 adlı Başkir hikâyesinde de rasgelinm ekte ol­ duğunu gösterebiliriz. Y a ln ız “ Bam si-B eyrek” destanında kahram an , B an u -Ç eçek ism ini alm ıştır. A lp am ış’ın kahram an ism inin A lıp -M a- mış (E b u lg a zi: M am ış-bek) ve ya A lıp -M an a ş (A lta y m asalı) şekhni alm ış olm asını d ah a sonra fiild en neşet eden has isim lerin “ m ış” takı­ sını alm asiyle (m eselâ K u n tu gm ış v. s. gibi) izah edilm ektedir. ---- 2 ---- A rk eo lo g V . A . K a lla u r ( i 900-1901) ile prof. A . Y u . Y ak u b o vsk iy ( i9 2 9 )’ in tasvir ettikleri ve X X . yü zyılın başında yerli K a za k halkı arasında “ K ö k -K e sen e” (“ M a v i köşk” ) ad ıy la an ılan tarih î âbidenin, E b u lg a zi’den nakledilen m etinde zikredilen S ırd erya boyun d aki A l- pam ış’ ın hatun u B arçin ’ in destanî m ezarının tâ kendisi o ld u ğu n a k a t’- iyyetle hükm etm ek icabeder. î lk önce b u âb id eyi keşfedip resm ini çeken ve bilâh are y ay ın la ­ yan V . K a lla u r ’ un b u nu n la ilg ili tetkikleri iki m akale halinde 1900- 1901 y ılların d a “ T ü rkistan A rkeolo ji S even ler D ern eği Ü yelerin in toplantı ve h aberlerine a it za b ıü a r” da n eşred ilm iştir3. A b id e, T ü ­ 1 Tumanskiy tercümesi, s. 73 (yazar, bu kısmı italik olarak nakletmiştir). 3 Başkirskie narodnıe skazki, zapisi perevod A. G. Bessonova, rcd, N. Dmit- rieva (Başkir halk hikâyeleri notlar ve tercüme: A . G. Bessonov, N. Dmitriev neşri). Ufa, 1941, No. tg. 3 V . Kallaur. Dfcvnie goroda v Perovskom uezde, razruşerınıe Çingiz-Hanom v 1219 g. Prilojenie k protokolü ot 7 fevralya 1900 g. (1219 yılında Cengiz-han tara­ fından tahribedilen Perovskiy kazasındaki eski şehirler. 7 Şubat 1900 tarihli zabta ilâve). V . Kallaur. Mavzoley Kok-Kesene v Perovskom uezde. Prilojenie k pro­ tokolü ot 11 dekabrya 1901 g. (Perovskiy kazasındaki Kök-Kesene mezarı. 1 1 Ara-
  • m en-arık istasyonunun altı fersah kıızey-batısın da bulun an eski Sıg- nak şehri harabelerinin yakın ların d a bulunm uştur. K a lla u r : “ Bu b in ayı (ilk defa) bu y ılın (1899) 29 N isan ında z i­ yaret ettim . Bu, yüksek, tuğladan inşa edilm iş ve halen m avi renkteki süslem eleri m uhafaza edilm iş bir b inadır. Â b id en in fa zla harabolm a- sına âm il o lan sebep y a ln ız zam an değil, aynı zam an d a halkın o ra­ d an seçtiği tu ğ laları söküp götürm ekte olm asıdır. Bu binanın etrafın­ d a, ara ların d a seksevil a ğ a c ı1 bitm iş tuğlaların bulun duğu tepecikler vardır. B u n lar y a eski bina kalın tıları, ya da m ezar y ığ ın tılarıd ır. Bu eserin yapılm asın daki gaye nedir? Bunu tayin etm eğe kalkışm ıyaca- ğım . T ürkistan eyaletinde evvelce “ aksakal” lık görevi yapm ış olan A . N ia zo v ’ a göre, K ö k -K e sen e âbidesinin inşa tarzı T ü rk istan ’da H azret (yani A h m ed Y asevî) cam iininkinin ayn ıd ır” 2. Eseri b ir yıl sonraki (1900 yılın ın N isan ayı) ziyaretin i m üteakip K a lla u r, burasına ait elde ettiğ i m alû m aü ayrı b ir tebliğle d ah a geniş bir şekilde ve eserine ik i resim de ekleyerek neşretm iştir: “ Bu b ina d ah a fazla h a r a b o l m u ş . . . Fakat buna m ukabil “ âbiden in içindeki tuğla y ık ın tıları ve m olozlard an tem izlenm iş bir h a ld eyd i” ve K a lla u r : “ binanın arka kısm ında taş ile kapatılm ış bir m ezar y e ri” keşfetm iştir. “ M ezarın üzerinde M üslüm an azizlerinde old u ğu g ib i b ir işaret vard ı. Y a p tığ ım tetkik neticesinde bu binanın asillere ait b ir türbe o lduğunu keşfettim ” . K a lla u r ’ un tahm inlerine göre “ T ü rb en in tu ğ la ve m olozlardan tem izletilm esi, m ezar ve işaretin konulm ası, anlaşılan, K ö k -K esen e A ta ism ini verecekleri türbenin açılm ış o lduğunu h alka ilân etm ek gayesiyle yap ılm ıştır” . K a lla u r ’un verd iği b ilg iye n azaran K a za k bozkırların d a bu g ib i yeni M üslüm an erm işleriyle yeni ziyaretgâh la- n n zuhuru o devirde çok sık vuku bu lm aktadır. lık 1901 tarihli zabıtlara ilâve). Keza Bk. A. Divaev, O znaçenii slova “ Kok-Kese- na” . Protokolı, 1909, vıp. 13, s. 11 (“ Kök-Kesene” kelimesinin anlamına dair. Pro­ tokoller, 1909, Sayı 13, s. 11).— V . Kallaur ile A. Divaev’in haberini î. A. Kastan’e dcrcctnıektedir (Drevnosti Kirgizskoy stepi i Orenburgskogo kraya = Kırgız istep- leri ve Orenburg bölgesi harabeleri, Orenburg, 1910, s. 187-189). 1 Orta-Asya bozkırlarına mahsus bir ağaç olup bu isim kendisine Kazaklar tarafından verilmiştir (çevirenin notu). s Prilojenie k protokolü ot 7 l'cvralya 1900 g., s. 10-12 (7 Şubat 1900 tarihli zabıtlara ilâve, s. 10-12). S IR D E R Y A B O YU N D A O Ğ U Z L A R A D A İR İZ LE R 475
  • 476 V. M. J İR M U N SK İY “ Bu türbenin gün ey-batı tarafında y a p ıla n k azılar neticesinde daha tam am en yıkılm am ış olan bazı d u varların d an K ö k -K e sen e tür­ besinin inşa p lân ın a benzeyen d ah a küçük b ir türbe m eydan a çıkarıl­ m ıştır” . “ Bu b in ayı çeviren sah ayı esaslı b ir tetkikten geçirm iş o lm a­ m a rağm en etraftaki tepe ve tepeciklerin eski m ezar kalın tıların ı m ı, yoksa eski bir m eskûn sahayı mı teşkil ettiğ in i tespit etm ek im kânını b u lam ad ım ” T ü rb e kubbesinin iç kısm ında K a lla u r , kubbe çevresinin deva- m ınca 5-6 defa tekrarlanan A ra p ç a b ir y a z ı bulm uştur. B ir M üslüm an arkadaşına kopyesini çektirdiği bu yazı b ilâh are çözü lü p neşredilm e- m iştir. 1927 yazın d a eski Sığnak şehri h arabeleri yan ın d a kazılar y a p ­ m akta olan Prof. A . Y u . Y ak u b o vsk iy , K ö k -K e sen e h arabelerin i z i­ yaret etm iştir. “ Sığnak H arab eleri” 2 adlı tetkik yazısın d a o, bu âb i­ denin kalın tılarım tasvir etm iştir. Y e rli halkın sözlerine göre A . Y u . Y ak u b o vsk iy , bu binanın daha 1914 y ılın d a çökm üş old u ğu nu öğrenm iştir. B unun yerin e cüm le ka­ pısının gü n ey kem erinin ayağ ın ın yükseldiği “ binanın yık ın tıların d an m eydana gelen büyük bir tepe” bulm uştur. “ K eserle b ir kaç defa d u vara vu ru lu n ca b ü yük m iktarda gök, m avi, b eyaz renkte çini işle­ m elerin m eydan a çıktığı görülür. B eyaz balçık la sıvanm ış tuğla üze­ rine yapıştırılm ış olan bu çin ilerin evsafı çok yüksek olup kalın cam ı an dıran şeffaf b ir tab aka halinded irler. G ök renkteki çini dökm eler Sem erkand ve B u h ara çim lerinden farklı, fakat evsaf itib ariy le on la­ rın en iyisinden aşağı d eğild ir” . “ G ök, b eyaz, m avi, sarı ve kırm ızı renklerle süslü ve tam am en çini m ozaikle kaplı b ir p arça bulun m uş­ tur. N ih aye t tepenin üst kısm ında yald ızsız pişmiş topraktan m am ul o ym alı b ir parça d a bulunm uştur. Ç in i süsleri b akım m d an K ök- K esen e’ nin şaheser b ir âb ide olduğu b ir bakışta söylen ebilir” . Prof. Y ak u b o vsk iy keza, K a lla u r ’un m akalesinde zikredilen ve eski arkların izleri olan kırık ve bazan d a bütün tuğlaları m evcu t m e­ zarların etrafın da bulun an aynı tip binan ın harabelerinden bahset­ m ektedir. “ B ütün bu nlar, burada b ir zam an lar yüksek b ir m eden iye­ tin m evcut o lduğunu gösterm ektedir ” .“ K ö k -K esen e harabelerin in 1 Prilojenie k protokolü ot 11 dekabrya 1901 g. s. 99-100 (11 Aralık 1901 tarihli zabıt ilâvesi). a Soobşçeniya GAİM K. (GAİMK. Haberleri), H, L., 1929, s. 154-158.
  • SIR D E R Y A B O YU N D A O Ğ U Z L A R A D A ÎR İZLE R 477 S ığ n a k ’ tan onüç fersahlık b ir m esafede olm asına rağm en on un la m üş­ terek bir m aziye sahip o ld u ğu n d an şüphe ed ilm em elid ir.” Prof. Y ak u b o vsk iy : “ Bu b in a ne zam an inşa edilm iş ve buraya kim defn edilm işdr?” d iye sorm aktadır. “ Y u k a rıd a zikredilen çin ilerle çini m ozaiklere istinaden binanın X I V . yü zyıl sonu h attâ X V . yü z­ y ıl başından d ah a önce inşa edilm ediği fikri ileri sürü leb ilir” , S ığ n ak ’- ta yüksek k u b b eli (gum bezli) Ö zb ek h anları m ezarların ın bu lu n d u ­ ğun u bildiren b ir tarihî kayn ağa atfen Prof. Y ak u b o vsk iy , şu tahm ini ileri sürm ektedir: “ K ö k -K esen e ve ona yakın olan c iva r h arab eler işte bu han m ezarların ı teşkil etm ektedirler” . ( X V . yü zy ıld a Ö zb ek hanlarının başşehri harabelerin onüç fersah m esafesindeki Sığn ak ol­ d uğu n a göre) “ Bu devirde böyle fevkalâde güzel kabirleri Ö zb e k han­ ların dan başka kim in inşa edebileceğini tasavvur etm ek g ü çtü r” 1. H er n ekad ar O rta-A sya tarihi ve arkeolojisine d ayan an bu â b i­ denin inşa tarihine ait m alûm atın doğru olm ası icab ed iyo rsa da, X V I I . y ü zy ıld a E b u lgazi tarafından teyid edilen b ir habere göre, bunun , eski b ir O ğ u z ismi o larak “ B arçin in K ö k -K e sen e” adını taşı­ dığı k eyfiyetin i nasıl tefsir etm ek icab ettiğ i m es’elesi m eydana çık­ m aktadır. Bu hususta üç tefsir tarzı ileri sü rü leb ilir: 1 — Eski O ğ u z destanındaki m alûm atın d ah a sonraki devirlere ait olan Ö zb ek h an ları m eza rla n zam an ın a atfedilm esi keyfiyeti bu tanın­ mış h alk destanlarına sonradan yap ılan u yd u rm a ilâveler neticesinde vu kubulm uştur (tıpkı A ra b ca y a z ıta istinaden T a la s ’ taki destanı M a ­ nas m ezarının, Prof. M asson’ un b elirttiğine g ö r e 2, hakikatte X I V , y ü z y ıld a E m îr A b u k ’un kızı K y a n izy a k -h a tu n ’a ait b ir m ezar olarak inşa ed ild iğine d air tefsir g ib i). M am afih âbidenin inşasından 200 yıl sonra eski destan m alûm atının u yd u ru larak d ah a sonraki Ö zb ek han m ezarlan inşası devrine atfedilm esi keyfiyetin in vukuunu tasav­ vu r etm ek güçtür. 2 — D ah a eski O ğ u z devirlerine a it kadim ve destanî B arçın is­ m iyle ilgili halk z iy a retg âh la n olan m ezarların m evcud iyeti ve bun­ ların yerin e (ki bu gibi o la y la r sık sık görülm ektedir) yeni b ir anıt o la­ 1 Razvalini Sıgnaka (Sığnak harabeleri), s. 156. s Bk. M. E. Masson. Vremya i ıstoriya soorujeniya “ Gumbeza Manasa” (“ Manas Kümbet” inin inşası zamanı ve tarihi). “ Epigrafika Vostoka” Mecmuası, III, 1949, s. 28-44.
  • 478 V. M. J ÎR M U N SK ÎY rak han m ezarlığı inşa edilm iş o lm ak ih tim ali d ah a ku vvetli görü l­ m ektedir. 3 — A şağıdaki ihtim al da im kânsız görülm em ektedir. Â b id en in enkazını bu lan ve onun arkeolojik şekli hakkın da ancak K a lla u r ’un re­ sim lerine göre m ü ta lâa lard a b u lun abilen Prof. Y ak u b o vsk iy , onun buna benzer d iğer O rta-A sya m ezarları arasındaki istisnaî m evkiini derhal kaydetm iştir. “ Bu, (m evcut b in alara istinaden) T ü rk istan ’da bilinm eyen, kare şeklindeki iç kısm ının ku b b eye tah vil edilm esi tar­ zın da inşa edilm iş b ü yük b ir portal b in adır. K a re , sekiz eşkenar köşeli bir şekle tah vil ed iliyor, bu şekil de sonradan onaltı eşkenar köşeli oluyor, ki bunun üzerine m ah ru tî kubbe yük seliyor” 1. M am a fih , bu hususta K ö k -K esen e ile eski M e rv ’ deki ( X I I . yüzyıl) M oğol devri öncesi âbidelerini teşkil eden ve keza kubbeyi tutm akta olan ve kare şeklinden çokgen şekline in kişaf eden b ir tram ­ pet biçim inde inşa edilm iş bulun an O ğ u z sultanı S an car’ ın ünlü m e­ za rıy la eski U rg en ç ’teki ( X I I . yü zy ıl sonu X I I I . yü zy ıl başı) sultan T ekeş’ in m ezarının bazı ben zerlikleri vardır. istisn aî m im arî şekilleri yüzü n d en A . Y u . Y ak u b o vsk iy ’in K ö k- K esene ile bir arada m ü talâa ettiği eski U rg e n ç ’ teki F ahru d d in R a- z î ’nin m ezarın ın ( X I I I . yü zy ıl başı), bu tarz inşa edilm iş b inalarla bazı benzerlikleri vard ır* . K ö k -K esen e gibi bütün bu b in aların gök renkte çiniden ku b b e­ leri v a r d ır 3. C o ğrafyacı Y a k u t (1216-1219) Sansar’ın m ezarı hakkınd a şu h a ­ beri verm ektedir: “ Ü zerind en, b ir gün lük yold an görünen gök renkli bir kubbe yükseliyordu ” *. M im ar B. N . Z asıp kin ’ in b ild irdiğine göre, n ad ir olm ak üzere O rta -A sy a ’da X I - X I I . yü zyıllard a her şeyden önce bilhassa tuğlan ın kolayca tah ribolabileceği kubbelerin üzerinde gök renkli m ineler gö­ rülm ektedir. Z asıpkin : “ G ök renkteki ilk m ineyi b iz kubbelerde b u ­ 1 Razvalini Sıgnaka (Sığnak harabeleri), s. 154. 2 B. N. Zasıpkin. Arhitektura Sredney Azii (Orta Asya mimarisi). M., 1948, s. 58-63; B. V. Veymam. lskusstvo Sredney Azii (Orta Asya San'atı). M., 1940, s. 45-48 ve 65-66. 3 V . A. Jukovskiy. Drevnosti Zakaspiyskogo kraya. Rasvalim Merv (Hazer denizi ötesi harabeleri. Merv harabeleri). SPb., 1894, s. 33-34. 4 B. N. Zasıpkin, gösterilen eser, s. 56.
  • S IR D E R Y A B O YU N D A O Ğ U Z L A R A D A lR İZLER luyoru z. Bu cins kubbeli b in a lara “ G ö k-gu m b ez” (gök kubbe) denil­ d iğ in i” yazm aktadır. T aşıd ığ ı isim bakım ın dan olduğu k ad ar m im arî şekilleri itib a­ riyle de K ö k-K esen e, A . Y u . Y ak u b o vsk iy ’in kabul ettiği g ib i, b ilâ­ hare kısm en yeniden inşa edilip han m ezarların ın m erkezi haline ge­ tirilen b in alara ben zem em ekte m idir? Böyle b ir ihtim alin doğru lu ğu n u teyid edebilm ek için , ki bun da kendim izi salâhiyetli saym ıyoruz, şüphesiz, her şeyden önce O rta A s­ y a arkeolog ve m im arî san’ atı tarih çilerin in bu nevi âbideleri esaslı bir şekilde tetkik etm eleri icabeder. — 3 ~ Sırderya boyundaki O ğ u z âbideleri çoktur ve k â fi derecede ol­ m am akla beraber artık tarih î ve arkeolojik tetkike tâbi tutulm uşlar­ dır. Prof. S. P. T o lstov, geçenlerde yerleşik O ğ u z la r ’a ait iskân saha­ larını, coğrafyacı ld r is î’nin (1099-1165) m etinlerine işaret ederek, hususî b ir tetkik m evzu u yapm ıştır. Îdrisî eserinde: “ O ğ u z şehirleri çoktur, bunlar kuzeye ve b atıya doğru u z a n m a k ta d ır .. . ” 1 d iye y a z ­ m aktadır. B ilindiği g ib i, S ırd erya b oyun da, K a za lin sk yakın ların da, X .* X I . y ü zy ıllard a “ O ğ u z beyleri kışlak m erkezi” 2 olan, Y an giken t şehri harabeleri vardır. K azaü n sk ile C usali arasında adının O ğ u z destanı kah ram an lariyle çok sıkı b ir m ünasebeti olan “ K o rk u d -a ta ” - nın destanî m ezarı bu lun uyordu. B arç in ’in m ezarının yakın ın d a b u ­ lun an Sığnak şe h ri3, K âşgarlı M ah m u d ( ı o 7 3 ) ’un “ O ğ u z şehirleri” arasında zikredilm iştir. Y u k a rıd a adı geçen V . A . K a lla ü r, 1900-1901 yılların d a, Sığ- n ak ’m güneyin e serpilm iş S ırderya boyundaki ve onun batısında b u ­ lun an kuru çay sahilindeki eski şehir harabelerini tetkik etmiştir. “ S ırd erya ’nın eski yatağı Arıs nehrinin S ırd erya ’ya akan m ahallin üstünden, T u g u l adın ı taşıyan ve îçke-ulm as kalesinin harabeleri bu lun duğu yerden ayrılm akta” ve d ah a ileride K ızıl-k u m ’a geçm ek­ 1 S. P. Tolstov. Goroda guzov (Oğuz şehirleri). Sovetskaya Etnografiya, 1947, No. 3, s. 55-102. * V . V . Barthold. Turkestan v epohu mongolskogo naşestviya (Moğol istilâsı zamanında Türkistan, 1. II. SPb., 1900, s. 179. Mukayese için yukarıdaki s. 94 e bakınız. 3 S. P. Tolstov, gösterilen eser, s. 56.
  • 480 V . M. J İR M U N SK İY tedir. “ H en ü z m uhafaza edilm iş bulun an kuru y ata k ” U guz-jilgası” (yani “ O ğ u z deresi, çu ku ru ” ) adım taşım aktadır. “ K a lla u r: bu çay b o yu n ca b ir sıra eski kale ve ku rganlar bu lun m akta o ld u ğu n u ” 1 yazm aktadır. K a lla u r d ah a sonra şöyle ilâve etmektedir: “ Elde ettiğim m alû­ m ata göre, O ğu z-jilgası nehrinin kuru çayı S ırd erya ’m n sol sahilin­ deki Ç im ken t kazasına bağlı Ç a rd a r m evkiinden başlam akta olup U zg e n t’e kadar b u adı taşım aktadır; d ah a aşağıda D ak ais-ata ’y a ka­ dar d a D a rya lık adm ı alm akta v e d ah a sonra b ir kaç (3-4) y a ta ğ a bö­ lün m ektedir” 2. B u ça y (veya ko lların dan b iri), anlaşılan, d ah a eski d evirlerd e B arçin -d arya ism ini taşım aktaym ış. R eh b eri “ saygıd eğer K ır g ız ” (yani K a za k ) D a u le t B oşaev’in sözlerine göre, K a lla u r , 1900 yılın d aki b ir m akalesin de: “ K ız ıl-k u m ’d a, yu k arıd a bahsi geçen Ç irik-kale h arabelerin in aşağısındaki K a sk a m evkiinde Y e n i-d a rya ile birleşen B arşin-darya adlı d iğer b ir kuru çayın b u lun du ğu n u yazm aktad ır. Bu ça y b oyun da eski U zg e n t v e Sırh-tam şehri h arab eleri b u lun ­ m aktadır” s. K a lla u r , “ K ırg ız asıllı b ir orm an korucusu” (yan i K a za k ) o lan T elep b ergen C ilk ib a y e v ’e B arşin-darya b o yu n d ak i S ırh -tam kurganı ile m ezarın ı tetkik etm esini tenbih etm iştir. Bunu takibeden d iğer b ir m akalede b u tetkiklerin neticeleri b ild irilm iştir: “ K u rg a n h arab ele­ rinin 400 adım doğusunda eski A sanas (Aşnas) şehri h arabeleri tara­ fın dan K ız ıl-k u m ’d an 40 adım genişliğinde olm ak üzere kısm en kum la örtülm üş b ir kuru ça y va rd ır ; bu S ırlı-tam ’ ın aşağısında H iv a a ra zi­ sindeki Y e n i-d a ry a ’y a doğru yön elm ektedir (Y e rli K ırg ız la r bu nehri isim lendirm em işlerdir). K u rg a n ile kuru ça y arasındaki sah ada kü­ 1 V . Kallaur. Drevnıe goroda v Perovskom uezde, razruşennıe Çingiz-hanom v I2 tg g. Prilojenie k protokolü ot 7 Fevralya 1900 g. (Cengiz-han tarafından I2 ig yılında tahribedilen Perovskiy kazasındaki eski şehirler. 7 Şubat 1900 tarihli zabıt ilâvesidir), s. 10, notlar. 4 V . Kallaur. Drevnie goroda, kreposti i kurganı po r. Sır-dar’e, v vostoçnoy çasti Perovskogo uezda. Prilojenie k protokolü ot 18 sentyabrya 1901 g. (Perovskiy kazasının doğu kısmındaki Sırderya boyundaki eski şehir, kale ve kurganlar. 18- X I-i90 i tarihli zabıt ilâvesidir), s. 75. a V . Kallaur. O sledah drevnego goroda Djend v nizov’yah Sır-dar’i. Prilo­ jenie k protokolü ot 11 sentyabrya 1900 g. (Sırderya mansabmdaki eski Cend şehri izlerine dair. 11-1900 tarihli zabıt ilâvesidir), s. 83.
  • SIR D E R Y A B O YU N D A O Ğ U Z L A R A D A İR İZ L E R 48ı çük kanalları havi m eydan cıklar görülm ektedir. D en ileb ilir ki bu m ey­ d an cıklar evvelce d ikili a ğaçlar ve bah çeler tarafından işgal edilm iş­ tir” . “ K ırg ız B oşaev’ in dediğine göre, bu kuru nehir yatağın ın adı B arşin-darya’d ır” 1. K a lla u r , b u m alûm atı öncekiyle birleştirerek, O ğu z-jilgası, D ar- yalık ve B arşin-darya ad iy le m aru f üç ırm ak adının co ğrafî m ünasebe­ tini şu şekilde belirtm eğe ça lışm aktadır: “ Eski C en d şehrinin eserleriyle Sırh-tam kurgan ına d air haberlerinde K ız ıl-k u m ’d a olup “ Barşin- d a ry a ” adını taşıyan v e eski U zg en t ve Sırh-tam şehirleri h arab ele­ rinin b u lun du ğu b ir kuru çayd an bahsedilm ektedir. K u ru çay (yani D a rya lık )’ın Sırh-tam ’m b u lun du ğu U zg e n t’in aşağısında Barşin- d arya adını taşıdığım tahm in etm ek icab ed er; belki de d ah a önceleri O ğu z-jilgası, boydan b o ya B arşin-darya ism ini taşım aktayd ı. K a y ­ m akam ın odasın da Ç im ken t kazasın a ait S ird erya ’nın sol sahilinin topografik haritasını gördüm . D a h a neşredilm em iş olan bu haritada, sahillerinde şehir ve kale h arabeleri b u lun an bu kuru çay, O ğu z-say (yani O ğ u z deresi, çukuru) adını taşım aktaydı. D em ek o lu yor ki, bu eski ça y v e ya kanalın m evcud iyeti zam an ın d a, suları çokm uş ve çok uzun bir saha bo yu n ca akm akta olup sahillerinde pek çok sayıda yerieşik h a lk ıy la in kişaf etm iş bir ziraati varm ış” 2. “ O ğ u z-sa y ” kelim esine K a lla u r, şu k ayd ı ilâv e etm ektedir: “ A c a b a bu çay ism ini, eskiden b u rad a bulun an T ü rk O ğ u z boyun dan alm ış o lm asın?” 3. İleri sürülen delillerin ışığında K a lla u r ’ un bu tah­ m inin doğru o lduğunu kabul etm ek icabeder. H er nekadar “ O ğ u z ” kelim esinin “ b o ğa” m ânasını taşıyan b ir cins ismi o larak (dolayısıyla b u nehrin “ b oğa çu k u ru ” , “ öküz deresi” v. s. g ib i yerli m ân a taşıması 1 V . Kallaur. Razvalinı Sırlı-tam v Perovskom uezde. Prilojenie k protokolü ot 19 marta 1901 g. (Perovskiy kazasındaki Sırh-tam harabeleri. 19 M art 1901 ta­ rihli zabıt ilâvesidir), s. 15-16. Sırlı -tam harabelerini 1946 Ekim’inde Prof. S. P. Tolstov ziyaret etmiş, fakat Barşin-darya isminden bahsetmeyip yalnız Yeni-darya’- yı zikretmiştir (S. P. Tolstov. Po sledam drevnehorezmiyskoy tsivilizatsii (Eski Harizm medeniyeti peşinde). İzd. ANSSSR, 1946, s. 56-58). 2 O b Oguz-djılgası sr. takje: A. I. Kastan’e, Drevnosti Kirgizskoy stepi i Oren- burgskogo kraya (Oguz-jılgası kelimesini mukayese için Bk. A. 1, Kasten’e. Kırgız istepleri ve Orenburg bölgesinin harabeleri), s. 1207 ve 209-210. 3 V . Kallaur. Drevnie goroda, kreposti i kurganı po r. Sır-dar’e v vostoçnoy çasti Perovskogo uezda. Prilojenie k protokolü ot t8 sentyabrya 1901 g. (Perovskiy kazasının doğu kısmındaki Sırderya boyundaki eski şehir, kale ve kurganlar. 18- IX -ıgo ı tarihli zabıt ilâvesidir), s. 76. Belitten C. X X V , F, 31
  • 482 V . M. J ÎR M U N SK ÎY da m üm kündür) ve “ b arçin ” in de kadife m ânasında kullanılm ış olm ası m üm kün ise de, b u m ah alde b ir sıra O ğ u z isim ve h âtıra ları­ nın m evcudiyeti, O ğ u z halkı ve onun destanî kahram an ı B arçin-ha- tun m ezarın ın yu k arıd a zikred ild iği veçhile, B arşin-darya yakın ların ­ d a bulunm ası bunun bâriz delillerin i teşkil etm ektedir. Belki de halen S ırd e rya ’nın kuru y ata ğ ı o lan bu ayn ı yerde C en g iz-H an ’ ın oğlu C u ç i’ nin kom uta ettiği ordu tarafınd an 1220 y ılın d a tahribedilen B arçın hkent bu lun m aktayd ı. C u ve yn î, C u ç i’ nin seferinin seyri h akkınd a şu m alû m atı verm ektedir: S ağan ak (Sıg- n a k )’ı tahribettikten sonra C u ç i’nin kuvvetleri, U zg e n t’e sonra da B arçınhken t, Aşnas ve C e n d ’e y ö n e liy o rla r1. Bu haber yu k arıd a adı geçen B arçm lıken t’in m evkii hakkın da ileri sürülen tahm ini tam a- m iyle teyid etm ektedir. K a lla u r , şöyle yazm ak tad ır: “ E ğer kuru çayın U zg e n t’ ten S ırlı-tam ’ a ve d ah a ileriye kadar olan kısm ının eski “ Bar- şin -d arya” (“ B arçin -d arya” ) ism ini taşıdığı fikrin i ileri sürersek, o halde ayn ı adı taşıyan B arçın lıkent’ in B arşin-darya boyun da b u lu n ­ ması icab ed er” *. A rkeolog P. L e r h 3 ile V . V . B a rth o ld 4 B arçınhkent şehri h ak­ kında tarih î kayn ak teşkil edecek deliller toplam ışlardır. Şehrin adı “ B arçın h ken t” olup kısaltılm ış şekli B arçken t v e ya B arçin ken t, C u ç i’ ­ nin bastırdığı p ara lard a: “ B arçin ” , Ç in transkripsiyonunda “ Ba-er- çi-li-h an ” ve ya “ B a-er-çjen” o larak zikredilm iştir. E rm eni tarihçisi H an dzatslı K ira k o s’un Erm eni K ıra lı H etu m ’un M o ğ o l hanının ka­ rargâh ın a gitm esine a it hikâyesinde, bu şehrin ism i “ P arçin ” olarak geçm ektedir. P lan o K a rp in i ve yol arkadaşı rah ib Benedikt 1245 yılın d a, M o ­ ğolistan ’a giderken, bun dan az evvelki M oğol âfetinden d ah a henüz kalkınam am ış olan S ırderya boyun daki h arap şehirlerden geçm işler­ dir. “ B u m em lekette biz, çok sayıda tahribedilm iş şehir, yıkılm ış kale ve m ahvedilm iş m eskûn yerler bulduk. Bu b ölged e ism i bizce b ilin ­ 1 V . V . Barthold. Turkestan v epohu mongol’skogo naşestviya (Moğol istilâsı devrinde Türkistan), k. II. SPb., 1900, s. 446-447. Cuçi’nin sefer tarihi (1219 yerine) 1220 yılı olarak Barthold tarafından düzeltilmiştir (aynı yer, s. 447). 3 V . Kallaur, Drevnic goroda. Prilojenie k protokolü ot >8 sentyabrya 1901 g. ‘(Eski şehirler. ı8-IX -ıgoı tarihli zabıt ilâvesidir). 3 P. Lerh, Arheologiçeskaya poezdka v Turkestanskiy kray v 1863 g. (1863 yılında Türkistan memleketine arkeolojik bir seyahat). SPb. 1870, s. 7-11. 4 V . Barthold, Turkestan, k. II, s. 180-181, 406, 446, 450.
  • S IR D E R Y A B O YU N D A O Ğ U Z L A R A D A İR İZ L E R 483 m eyen (Sırderya) b ü yük b ir nehir v a r ; bunun sahillerinde “J a n ck in t” (“ Y a n k e n t” ), “ B arch in ” (“ B arçin ” ) ve “ O rn as” adlı şehirler olduğu g ib i, d ah a isim lerini b ilm ediğim iz birçok şehirler v a r” . S eyyah , baş­ ka b ir yerde y u k a n d a adı geçen ve b u rad a “ B arch im ” 1 o larak zikret­ tiği şehir h alkın ın , M oğollara karşı yap tığ ı k ah ram an ca m ukavem etini an latm aktad ır. A yn ı bölgede o ldukları tespit edilen ve belki de O ğ u z la r ’ın tari­ hiyle ilg ili o labilecek d ah a birkaç co ğra fî isim den bahsedelim . M eselâ bunlardan biri, K a lla u r ’un “ G ış-kala” yan i “ T aş (T u ğla) k a le” 2 şeklinde tefsir ettiği ve fakat “ K ız-k a la ” (K ız-kalesi) o larak daha ikna edici b ir tarzd a izah ed ilebilen kale ism idir. M alû m old u ğu üze­ re, bu cins yer adları T ü rk kavim leriy le m eskûn sah alarda çok y a y ­ g ın d ır ve adı geçen m isal, belki de, E b u lg a zi’nin kahram an kız Bar- ç in ’e atfettiği “ O ğ u z boyun da beylik süren k ızlar” a d air hâtıranın, m ad d î tasavvu ra uygun bir aksini teşkil etm ektedir. K e z a S ırderya ile O ğ u z-jilg a s ı; K a lla u r ’un haritasında kayd edilen K elin -tü b e ile K elin -arık (kelin- “ g en ç k ad ın ” , “ gelin , yenge” ) arasında b ir karşı­ laştırm a yap ılab ilir. Bu bölgedeki U zken t şehir adının O ğu z-k en t’ in kısaltılm ış bir şekli olm ası m üm kün değil m idir? S ırderya boyun daki O ğ u z la r ’ a a it bu ve bu n a ben zer d ah a henüz kaydedilm em iş izler, tarihçi, arkeolog, folklor ve etnografya araştırı­ cıların ın istikbalde m üştereken ele a larak kontrol ve tetkik etm eleri icabeden b ir m evzudur. 1 loann de Plano Karpini, Istoriya mongolov (Moğolların tarihi). A. t. M alein’in tercümesi, SPb., 1911, s. 51. 3 V . Kallaur, Drevnıe goroda v Perovskom uezde, razruşenme Çingiz-hanom v 1219 g. Prilojenie k protokolü ot 17 fevralya 1900 g. (Cengizhan tarafından 1219 da tahribedilen Perovskiy kazasındaki eski şehirler. 17 Şubat 1900 tarihli zabıt ilâ­ vesidir), s. 16.
Fly UP