Küçük Özgür Adamlar

  • View
    214

  • Download
    1

Embed Size (px)

DESCRIPTION

 

Transcript

  • Baz eyler dierlerinden nce balar.Yaan, bir yaz yamuruydu; ama yamurun ken-

    disi bunun farknda deil gibiydi. Bir k frtnas gibi bardaktan boanrcasna yayordu.

    Bayan Sezgiye Kene, arpk urpuk allarn ye-tersiz korumasna snm, evreni kefediyordu. Ya-mur umurunda deildi. Cadlar kolay kururdu.

    Evreni kefetme iini; bir iple balanm iki dal paras, ortas delik bir ta, bir yumurta, kendi orap-larndan teki ki onda da bir delik vard bir toplui-ne, bir para kt ve minicik kalm bir kurunka-lemle yapyordu. Sihirbazlarn aksine, cadlar pek az malzeme ile idare etmeyi renirdi.

    Blm 1

    BAARILI BR GM

  • 2Malzemeler birbirlerine balanm, bklm ve bir aygt yaplmt. Bayan Kene drtkledii zaman tuhaf tuhaf hareket ediyordu. ubuklardan biri yu-murtann tam ortasndan geiyor gibiydi ve tek bir iz brakmadan dier yandan kyordu.

    Evet, dedi Bayan Kene alak sesle, yamur, ap-kasnn kenarndan akarken. te burada. Dnyann duvarlarnda kesin bir dalgalanma. ok endie veri-ci. Muhtemelen bir baka dnya buras ile balant halinde. Bu hi iyi deil. Oraya gitmeliyim. Ama sol dirseime gre orada bir cad var zaten

    O zaman o cad halleder, dedi kk ve imdilik gizemli bir ses, ayaklarnn dibinden bir yerden.

    Hayr, doru olamaz. O tarafta Tebeir Blgesi var, dedi Bayan Kene. Tebeir zeminde iyi bir cad yetimez. Tebeir dediin, kilden birazck serttir. Bir cad yetitirmek iin iyi, salam kayalara ihtiyacn vardr, inan bana! Bayan Kene ban iki yana salla-yarak yamur damlalarn evreye sat. Ama genel-de dirseklerim ok gvenilirdir.*

    Neden sz ediyorsun? Gidip grelim, dedi ses. Burada doru dzgn i karamyoruz, deil mi?

    * nsanlar yreinin sesini dinle gibi eyler syler, ama cadlar baka eyleri de dinlerler. Bbreklerinizin size neler syleyebildiini bilseniz hayret edersiniz.

  • 3Bu doruydu. Ovalar cadlara iyi gelmezdi. Bayan Kene biraz otaclk yaparak, biraz ksmetsizlik fal ba-karak** birka kuru kazanyordu ve ou gece ahr-larda uyuyordu. ki kez de glete atlmt.

    ylesine ieri dalamam, dedi. Bir baka ca-dnn blgesine olmaz. Bu asla, ama asla ie yaramaz. Ama duraksad, Cadlar hi yoktan ortaya k-vermezler. Bir bakalm

    Cebinden atlak bir fincan taba kard ve ap-kasn eerek siperliine dolan yamur suyunu ta-baa boaltt. Sonra dier cebinden bir mrekkep iesi kard ve suyu karartmaya yetecek kadar m-rekkep dkt.

    Yamur damlamasn diye taba avularnn aras-na ald ve gzlerinin sesini dinledi.

    Tiffany Sz rman kysnda yzst uzanm, alabalk gdklyordu. Onlarn kahkahalarn dinle-mek houna gidiyordu. Hava kabarcklar ile geliyor-du kahkahalarn sesi.

    Biraz tede, rmak kysnn bir tr akll kum-sala dnt yerde, erkek kardei Wentworth bir

    ** Sradan falclar size olmasn istediiniz eyleri anlatrlar; cadlar ise siz isteseniz de istemeseniz de neler olacan sylerler. Tuhaftr, cadlarn fallar daha doru kar; ama sradan fal kadar tutulmaz.

  • 4ubukla oynuyordu ve yap yap haliyle kesinlikle sopalkt.

    Her ey Wenthworth yap yap hale getirebi-lirdi. Ykanp, kurutulup temiz bir odann ortasna brakldktan be dakika sonra, Wentworth yap yap bulurdunuz. Herhangi bir eyden gelmezdi yap yapl. ylesine yap yap olurdu ite. Ama, kurbaa yemesine engel olabildiiniz srece bakl-mas kolay bir ocuktu.

    Tiffanynin beyninde, Tiffany isminden pek de memnun olmayan kk bir ksm vard. Dokuz yandayd ve Tiffany isminin birlikte yaanmas zor bir isim olacan hissediyordu. stelik, daha geen hafta, bydnde cad olmak istediine karar ver-miti ve Tiffany isminin bir cadya yakmayacandan emindi. nsanlar glerdi.

    Tiffanynin beynindeki bir baka ksm, fsrt szcn dnyordu. Bu, ou insann kullan-d trden bir szck deildi. Parmaklar alabaln enesinin altn gdklarken szc kafasnda evirip evirdi.

    Fsrt Ninesinin szlne gre alak, yu-muak, mrldanr ya da fsldar gibi bir ses demekti. Szcn tad Tiffanynin houna gitmiti. Aklna, bir kapnn ardnda nemli srlar fsldayan uzun pe-

  • 5lerinli insanlar getiriyordu: Fsrfsrfsrfsrfsr.Szl batan sona okumutu. Okumamak ge-

    rektiini kimse sylememiti.Bunun zerinde dnrken, mutlu alabaln

    yzp gitmi olduunu fark etti. O srada suda, y-znden birka santim tede baka bir ey fark etti.

    Yuvarlak bir sepetti bu, yarm hindistancevizi kabuundan byk deildi, delikleri tkayp suyun zerinde yzmesini salayan bir eyle kaplyd. Yal-nzca on be santim boyunda, kk bir adam, sepe-tin iinde ayakta duruyordu. Adamn gr, dzensiz, kzl salarnn arasna tyler, boncuklar ve kuma paralar taklmt. Kzl sakal da salar kadar fena durumdayd. Bedeninin kalannda, mavi dvmeler-le kaplanmam yerler, minik bir etekle rtlmt. Adam yumruunu ona sallayarak baryordu:

    Amann! ar ordan, seni kak mini kz seni! Yeil kelleye tikkat!

    Ve sonra teknesinin yanndan sarkan ip parasn ekitirdi. Bir an sonra bir baka kzl kafal adam ne-fes nefese suyun yzne kt.

    Bala zaman yoh! dedi ilk adam, ikinciyi tekne-ye ekerek. Yeil kelle geliyo!

    Amann! dedi sudan kan, zerinden sular aka-rak. Biz giderski!

  • 6Sonra minicik bir krei kapt ve abuk abuk k-rek ekerek sepeti hzla uzaklatrd.

    Afedersiniz! diye bard Tiffany. Siz peri mi-siniz?

    Ama yant alamad. Kk, yuvarlak tekne saz-larn arasnda kaybolmutu bile.

    Muhtemelen deiller, diye karar verdi Tiffany.Sonra, karanlk bir sevin iinde, bir fsrt iit-

    ti. Rzgr yoktu, ama rmak kysndaki karaaa allklar sallanmaya, hrdamaya balad. Sazlar da yle. Eilmediler, yalnzca bulanklatlar. Her ey bulanklamt, sanki biri dnyay eline alm, sall-yordu. Hava frdyordu. nsanlar kapal kaplar ar-kasnda fsldyordu

    Kynn hemen dibindeki su kprmeye balad. Buras ok derin deildi; iine girse Tiffanynin ancak dizlerine gelirdi. Ama aniden daha koyu, daha yeil ve bir ekilde daha derin oldu

    Tam birka adm gerilemiti ki sudan; uzun, ss-ka kollar kt ve biraz nce durduu yeri lgnca peneledi. Tiffany bir anlna uzun, keskin dileri, kocaman yuvarlak gzleri olan ince bir surat ve su bitkileri kadar yeil, srlsklam salar grd; sonra yaratk yine derinlere gmld.

    Su, yaratn zerine kapanmadan Tiffany kyda,

  • Wenthworthn kurbaa pastas yapmakta olduu yere doru komaya balamt bile. Tam, kpkl sular kydaki kvrm dolanmt ki ocuu kapt. Su bir kez daha kaynad, yeil sal yaratk frlad ve uzun kollar amuru peneledi. Sonra lk att ve suya dt.

    iim var! diye haykrd Wentworth.Tiffany onu duymazdan geldi. Dnceli bir ifade

    ile rma izliyordu.Hi korkmuyorum, diye dnd. Ne tuhaf.

    Korkmam gerekir, ama ben yalnzca kzgnm. Yani, korkuyu korkzl bir top gibi hissedebiliyorum ama fke, onun serbest kalmasna izin vermiyor

    Wenny tuaalete gitek ite, gitem gitem git-em! diye lk att Wentworth.

    Git o zaman, dedi Tiffany dalgn dalgn. Dalga-lar hl kyya vuruyordu.

    Bunu kimseye anlatamazd. Herkes, keyifleri ye-rindeyse, ocukta amma da hayal gc var! derdi. Deilse de, Masal anlatma!

    Tiffany hl fkeliydi. Bir canavar ne cretle r-makta ortaya kard? zellikle de bylesine byle-sine sama bir canavar! Kim olduunu sanyordu o canavar kadn?

  • 8te bu Tiffany, eve dnyor. Ayanda kocaman, ar botlar... Babas tarafndan sk sk onarlmlar ve Tiffany den nce ablalar tarafndan kullanlm. Ayandan syrlvermesin diye kat kat orap giymesi gerekiyor. Gerekten bykler. Tiffany bazen kendi-ni, botlar gezdirmenin bir yolundan ibaretmi gibi hissediyor.

    Sonra bir de elbisesi var. Ondan nce ablalarna aitti ve annesi o elbiseyi o kadar ok ksaltt, uzatt, kartt ve giydirdi ki artk atlmas gerekirdi. Ama Tiffany elbisesini seviyor. Etei ta ayak bileklerine kadar geliyor ve ilk rengi her ne idiyse, imdi beyaza alan mavi renkte; ki tesadf eseri bu, tam da yolun kenarnda uuan kelebeklerin rengi.

    Tiffanynin yz ak pembe, kahverengi gzleri ve kahverengi salar var. zel bir yz deil. Onu iz-leyen biri olsa rnein bir tabaa doldurduu siyah sudan izleyen biri ban vcudunun geri kalanna gre biraz iri bulabilir, ama belki bydke doldu-rur o kafay.

    imdi ykselelim, daha ykselelim, ta ki yol bir kurdeleye, Tiffany ve kardei iki minik noktaya d-nene kadar. te Tiffanynin yaad yer buras

    Buraya Tebeir diyorlar. Scak yaz ortas gnei altnda, alalp ykselen yeil otlaklar uzanyor. Bura-

  • 9dan baknca, ksa imenlerin zerinde ar ar hare-ket eden koyun srleri, yeil bir gkyzndeki bu-lutlar gibi szlyor. Orada burada oban kpekleri, akanyldzlar gibi imenlerin zerinde koturuyor.

    Ve sonra, gzler daha da ykselince, arazi uzun, yeil bir tmsee dnyor, tpk dnyann zerine uzanm kocaman bir balina gibi

    ve evresinde, tabaktaki mrekkep karas ren-ginde yamur suyu var.

    Bayan Kene ban kaldrd.Teknedeki o minik yaratk Nac Mac Feegle

    halkndand! dedi. Peri rklar arasnda en ok kor-kulan! Kk zgr Adamcklardan troller bile ka-ar! Ve ilerinden biri kz uyard!

    Cad o kz, o zaman, yle mi? dedi ses.O yata m? mknsz! dedi Bayan Kene. Ona

    retecek kimse yok! Tebeirde cad bulunmaz! Faz-la yumuak. Ama kz korkmad

    Yamur durmutu. Bayan Kene ban kaldrd ve sklp suyu karlm alak bulutlara bakt. Sekiz ki-lometre kadar uzaktaydlar.

    ocua gz kulak olmak gerek, dedi. Ama te-beir dediin, zerinde cad yetimeyecek kadar yu-muaktr

  • 10

    Tebeirde daha yksek olan tek ey dalard. Morgri, keskin yamal dalarn, yazn bile zirvele-rinden karlar sarkar. Gkyznn gelinleri, demi-ti Sz Nine onlara bir kez. Konumas, zellikle de koyunlarla ilgili olmayan bir ey sylemesi o kadar sra dyd ki Tiffanynin aklnda kalmt. Dahas, ke-sinlikle doru bir eydi syledii. Kn, hepsi beyaz-lara brnmken ve kar serpintileri gelin ba gibi dalgalanrken dalar tpk gelinler gibi grnyordu.

    Nine, eski szckler kullanrd ve eski tuhaf de-yimler bulurdu. Otlaa, Tebeir yerine yayla derdi. Yaylalarda yeller souk eser, diye dnmt Tif-fany ve szck aklna yerleivermiti.

    iftlie vard.nsanlar Tiffanyyi yalnz brakrd. Zalimlik ya da

    ktlk olsun diye yapmazlard bunu, yalnzca iftlik bykt ve herkesin yapacak ii vard. Tiffany kendi-ne den ileri ok iyi yapard ve bylece bir anlamda grnmez olurdu. Tiffanynin ii stlkt. yi bir styd de. Tereyan annesinden daha i