Nana - Emile Zola

  • Published on
    29-Mar-2016

  • View
    241

  • Download
    8

Embed Size (px)

DESCRIPTION

Bu paray demek gerekiyordu. Kont, imzalad senetlerin hibirinin protesto edilmesine meydan - Berlin'e! Berlin'e! barlar odada dalgalanyordu.

Transcript

  • EMLE ZOLA ve NANA ok az yabanc yazar vardr ki, Zola kadar Trk okurunca tannsn ve sevilsin. Yllardr Zola, okurlarn en beendikleri ve okumadan edemedikleri bir klasiktir. Natralizm (Doalclk) akmnn en gl ve baarl rneklerini roman dalnda veren Zola, 2 nisan 1840'ta Paris'te dodu. Babas talyan, annesi Fransz'd. ocukluk ve genlik yllarn Provence'deki Aix kasabasnda geirdi. Aix kolejinde balad renimini, Paris'te tamamlayabildi. Koleji bitirdi, ama bakaloryay veremedi; bu yzden de ailesinin srarla istedii hukuk renimini yapamad. Uzun bir sre yoksulluk iinde yaad. Yoksulluk gnlerinde Dock'larda, Hachette kitabevinde alt. Zola'nn bu yoksulluk gnlerini dile getiren yazarlar, onun nice souk k gnlerinde ekmeini yaa batrarak karnn doyurduunu, penceresine konan kular avlayarak aln giderdiini kaydederler. Kk kalem denemelerinden sonra Hachet'teki iinden aynld, artk Figaro'da ve baka dergilerde yazlar yazyordu, Zola bu sralarda, slp denemelerini olgunlatrm ve byk bir eser zerindeki almalarna balamt: Rougon Macquart'lar. Bu dizinin bir ad da, 'kinci mparatorluk anda bir ailenin doal ve sosyal tarihi 'dir. Dizinin yazlmas 1871 ylndan 1893 ylna kadar srmt. Evet 'Doalclk' akmn Flaubert kurmutu, ama bunu doruuna karan Zola oldu. Claude Bemard'm dncelerini romanlarna uygulamaya alt. Tuhaf bir tutumla bilimsel iddialar roman yoluyla ispata alt. Bu bilimsel iddialar bir yana brakrsak, Zo- 6____________________________'_____________________________________NANA 'nn romanlar, hi kuku yok, ikinci imparatorluk dneminin toplumsal bir panaromasm verdi. Tannm romanc Dreyfus davasna kart, nl tham Ediyorum adl makalesi btn Fransz adliye mekanizmasn tedirgin etti. Dreyfus'un, Yahudi yzbann susuzluuna inanyordu, bu uurda da yurdundan kamak zorunda kald. Yllarca yapt mcadelenin zaferle bitmesi onu ok sevindirdi, Zola 1902 ylnda havagaz zehirlenmesinden ld. * t saat dokuz olduu halde Varietes tiyatrosunun salonu 'daha dolmamt. Balkonda ya da alt n sralarda, kadife koltuklarn arasnda kaybolmu bir ka kii avizenin hafif aydnl iinde bekliyorlard. Krmz perde yar karanla boulmutu; sahneden hibir grlt duyulmuyordu; klar snmt, mzisyenlerin krsleri dank bir haldeydi. Yalnz paradide, gaz lmbasnn soluk nn etkisi ile yeile alan bir gkyznde uuan kadn ve plak ocuk resimleriyle ssl deirmi tavann altnda; srekli bir uultu halinde barmalar, glmeler duyuluyordu. Burada, etraf yaldz ereveli pencere boluklarnn altnda kasketli, bereli balar sralanmt. Zaman zaman elinde biletlerle tell tell bir yer gsterici kadn geiyordu. Bir aralk smokinli bir bayla bir bayan yerlerine oturttu. Zayf ve srt kk kadn, ar ar etrafna baknmaktayd. Salonun lks mevki blmnde gen iki adam belirdi. Ayakta durup salonu gzden geirdiler. Uzun boylu ince bykl olan daha yals bard: - Sana sylemedim mi Hector, brak da u puromu bitireyim, diye! Bu srada oradan geen bir yol gsterici kadn; ahbapa: - O! bay Fauchery siz misiniz? Daha balamasna yarm saat var, dedi. Uzun yznden can skld belli olan Hector: - Peki ama neden saat dokuzda? Oyunda rol olan Clarisse bana bu sabah, tam sekizde balanacana yemin etmiti NANA Bir ara sustular. Balarn yukar kaldrp lo localar gzden geirdiler. Yeil duvar ktlar bu localar bsbtn karanlk gsteriyordu. Paradinin altndaki asma kat localar kapkaranlkt. Balkon localarndan birinde, kadife kapl balkon kenarna ilimi tek bir kadn vard. Sada ve solda uzun stunlarn arasnda n sahnenin iki tarafndaki bolukta pskll saaklar sarkyordu. Duvarlar beyaza boyal ve yaldzl salon, byk kristal avizenin hafif altnda ince bir toza gmlm gibi siliklemiti. Hector: - Lucy iin n localardan birini ayrttn m? diye sordu. - Evet; diye teki cevap verdi. Ama olduka zahmetli oldu bu i... Oh!.. Lucy'nin ge gelmesinde bir tehlike yok: ona daima yer bulunur! Hafife esnerken eliyle azn kapad. Bir sre sustuktan sonra : - ansn var senin... Daha ilk oyunu grmedin... Sansn Vens bu yl bir olay yaratacak. Alt aydr ondan sz ediliyor. Ah! Dostum, bir mzik ki! Ne maln gzdr u Bordenave! ini bilir; exposition'a saklyor bunu! Hector bu szleri can kulayla dinliyordu.

  • - Ya peki u Sarn Vens' oynayacak olan Nana'yi tanyornusun sen? diye sordu. Fauchery kollarn havaya kaldrarak : - Bktm be! Sabahtanberi kafam iirdiler bu Nana'y-la! imdi de sen ktn bama! Nereye gitsen, kiminle ko-nusan hep Nana, Nana! Ne bileyim ben. Paris'in btn kzlarn tanyabilir miyim ki! Belki yirmi kii bana sordu bu Nana'y. Nana, Bordenave'n icat ettii bir yaratk. yi becermi olmal bu ii! Sustu. Ama bu bo salon avizelerinden dklen yan aydnlk, bir kilise havas iindeki fsldamalar iyice cann skmt. Birden: (*) Uluslararas Paris sergisi (ev.) EMLE ZOLA - Yo, hayr! dedi. Burada insan bunalyor. Dar kyorum ben... Belki aada Bordenave'a rastlarz. in i yzn anlatr bize. Aadaki mermer deli byk holde, bilet kontrol yaplyordu. Seyirciler grnmee balamt. Ak duran parmaklkl kapdan bulvarlarda, bu gzel Nisan gecesinde, klar arasnda kaynaan kalabalk grlyordu. Araba tekerleklerinin grlts birden duruyor kaplar alyor, sonra grltyle kapanyor, tiyatronun holne bir yn insan doluyor. eri girenler birer birer kontrol memurunun nnde durduktan sonra, dip taraftaki ift merdivenden yukar kyorlard. Kadnlar bu merdivenlerde vcutlarna ahenkli bir sallant vererek erkeklerini bekliyorlard. Havagaz lmbalarnn yla ykanan sade, empire stilinde denmi bu plak salonda kartondan yaplm bir kilise avlusu havas vard. Duvarlardaki san afilerin stnde kocaman kara harflerle yazlm Nana ad okunuyordu. k erkekler geerken birden durarak bu afileri okuyorlard. Bazlar da, kaplarn nn kapatarak durup aralarnda konuuyorlard; bu srada iko adamn biri gienin nnde bilet almak iin diretenlere kabaca kyordu. Fauchery merdiven'den inerken: - te Bordenave! dedi. Direktr de onu grmt. Uzaktan: - Dorusu ok naziksiniz! Hani benim iin bir fkra yazacaktnz. Bu sabah Fgaro'yu gzden geirdim; tek satr yok! - Canm sabrl olun biraz, diye Fauchery cevap erdi. Kendisinden sz etmeden nce bir kere tanyaym u Na-na'nz... Kald ki sz vermi filn da deilim. Sonra ksa kesmi olmak iin amcasnn olunu tantt. Dediine gre B. Hector de la Faloise adndaki bu gen, eitimi Paris'te yeni tamamlamt. Direktr delikanlya bir gz att. Fakat, Hector onu uzun uzun, heyecanla szyordu. u gzel kadnlar kefedip sahneye kartan, onlara 10 NANA kar kaba bir gardiyan gibi davranan; bin bir reklm ekli vadeden, barp aran, konuurken balgam atan, ellerini butlarna vuran, hayasz olduu kadar bir jandarma kafas tayan Bordenave bu adamd demek! Hector gzel bir iki kelime sylemesi gerektiini dnerek: - Tiyatronuz... diyecek oldu. Bordenave ok sakin bir tavrla ve ak konumay seven bir adam gibi: - Geneleviniz diyin... dedi. Bu sz beenen Fauchery glerken, sz aznda kalan la Faloise, fena halde bozulmutu, ama bu akann zevkine varm gibi grnmek iin kendini zorluyordu. Direktr, yazlarnn byk bir etkisi olduunu bildii tiyatro eletiricisi Fauchery'nin elini hararetle skt, La Faloise toparlanmt. Kendisine taral gzyle baklmasndan korkuyordu. Szn tamamlamak isteyerek: - Bana Nana'nn sesinin ok gzel olduunu sylediler; dedi. - Onun mu! diye direktr omuz silkerek bard. Pek crlak sesi var, kulann zarn deler insann! Gen adam hemen szlerine unu ekledi : - Ne olursa olsun, mkemmel bir aktrismi! - O ha! Hantaln biri! Ayaklarn ellerini ne yapacan bilemez sahnede. La Faloise'n yz hafife kzard. Hibir ey anlamaz olmutu : - Ama ne olursa olsun bu akam onun ilk oyununu karmak istemem. Biliyorum ki tiyatronuz... Bordenave bir eyi ok iyi bildiine gvenen bir adamn soukkanl inadyla : - Geneleviniz... diyin; diye szn kesti. Bu srada sknetini hi bozmayan Fauchery ieriye giren kadnlara bakyordu. Glmek mi kzmak m

  • gerektii- EMILE ZOLA 11 l ne karar veremeyerek akn akn duraklayan amcasnn olunun yardmna gelerek : - Bordenave' memnun etmek istiyorsan, tiyatrosu iin onun istediini syle... Madem ki houna gidiyor bu... Size gelince dostum; madem ki u sizin Nana'nz ne oynayabiliyor ne de ark syleyebiliyor; yleyse sinek avlayacaksnz demektir, ite bu kadar. Kald ki ben de bundan korkuyordum. Yz moraran direktr : - Sinek avlamak ha! Sinek avlamak! Bir kadnn iyi oynamaya ya da gzel ark sylemeye de ihtiyac var mdr ki? Ah, yavrum pek toysun... Nana'da baka ey var. Hani baka her eyin yerini tutan bir ey. Kokusunu aldm. Pek kuvvetli bu ey onda. Burnum iyi koku alr benim... Greceksin, greceksin... Hele sahnede bir grnsn, milletin aznn suyu akacak. Heyecandan titreyen iri ellerini havaya kaldrd; halinden memnun, sesini alaltt. imdi kendi kendine mrldanyordu: - O ne ten! Ah!. ok i var onda; ok i var! Sonra Fauchery kendisinden daha ok bilgi isteyince, Nana hakknda, Hector'un cann skan bir ak szllkle ayrntlara giriti. Nana'y tanmt; ona n kazandrmak istiyordu. Yani tam bir Vens arad srada ele geirmiti onu. Bir kadn yle uzun uzadya incelemek iin kendini yormaz, seyircileri ondan bir an ne yararlandrmak isterdi. Telnda zaten byk bir huzursuzluk vard. Bu iri kzn gelii buray alt st etmiti. nce bir komedi artisti ve dinleyenleri kendinden geiren bir arkc olan yldz, Rose Mignon kendisine bir rakip geldiini sezerek, direktr brakp gideceini sylyordu. Ya o afi iin kopan grlt, kyamet! Nihayet iki aktrisin adlarnn ayn byklkte harflerle yazlmasna karar verildi. Bylece ban artmalarn nlemi oluyordu. Kendi deyimiyle u kadncklardan biri, Simonne ya da Clarisse su koyuverirlerse, klarna 12 NANA yerletirecekti tekmeyi. Baka trl yaanamazd ki. Mallarnn ka para ettiini bilirdi, o. Birden durarak: - Hele bak! dedi. Gryor musunuz u Mignon'la Ste-iner'i. Hi ayrlmazlar birbirlerinden. Biliyorsunuz ki Stei-ner Rose'u da ele geirdi stelik; bunun iin kocas, tymesin diye peinden ayrlmyor hi. Tiyatronun cephesinde havagaz feneri kaldrm aydnlatyordu. Bu aydnln iinde, i yeil iki kk aa seilmekteydi; kta hem beyaz grnen bir stunun stndeki afiteki yazlar gndzm gibi ta uzaktan okunabiliyordu. Daha tede caddelerin zifiri karanl zerinde yer yer ktan noktalar parlyor ve bu caddelerde durmadan bir insan seli akp gidiyordu. Bir oklar ieri girmeyerek tiyatronun nnde durup ene alyor, kimisi de purosunu ekitiyor-du. Tiyatronun cephesindeki fenerden dklen n altnda yzleri soluklaan bu insanlarn ksa ve kara glgeleri asfaltn stnde koyu bir leke gibi yaylyordu. ri yar neeli bir adamd Mignon. Drt ke kafasyla sirklerde herkl rolne kan bir oyuncuyu andryordu. imdi ufak tefek, hafife gbekli, kr deirmi sakall bir tip olan banker Steiner'in koluna girmi, kalabalk arasndan yol amaya alyordu. Bordenave, bankere : - Dn onu benim bromda grmtnz deil mi? diye sordu. - A! O kadn myd, diye Steiner bard. Ben de zaten onun olabileceini dnmtm. Yalnz ben girerken o kyordu. Pek az grebildim. Mignon, gzn yere dikmi, sinirli sinirli parmanda-ki prlanta yzn evirerek dinliyordu. Nana'nn sz konusu edildiini anlamt. Sonra, Bordenave'n, yeni yldzn ballandra ballandra anlatmas karsnda bankerin gzlerinin patladn grnce, lfa kart: EMLE ZOLA 13 - Brak allahakna dostum; u orospuyu! Seyirciler lyk olduu tepkiyi gsterecekler ona... Steiner, yavrum, biliyorsun ki karm locasnda bekliyor sizi.. Adamn koluna girip gtrmek istedi. Ama Steiner Bordenave'dan ayrlmak istemiyordu. nlerinde, kuyruk olan bir sr insan biletlerini kontrol ettirmek iin sra bekliyordu. Kalabaln iinden Nana adnn iki hecesi tatl bir ahenkle dalgalanyordu. Afilerin nnde duran erkekler yksek sesle heceliyorlard bu ad. Bir soru halinde syleyip geenler de vard. Kadnlar da, kaygl ama glmseyerek, yava sesle Nana

  • diyorlard. Biraz da hayret etmi gibiydiler. Tanyan yoktu bu Nana'y? Nereden kmt byle birdenbire? imdi onun ad etrafnda fkralar anlatlyor, kulaktan kulaa Nana ile ilgili elenceli eyler fsldanyordu. Kulaklar okayan bir add Nana. Gittike artan bir scaklkla dudaktan dudaa dolayordu. Sadece adnn duyulmas kalabal keyiflendiriyor, ocuklatryordu. Bir merak nbeti sarmt herkesi. u Parislilerin bazen lgnlk derecesine varan merak, Nana'y bir an nce grmek istiyorlard. Bir bayann etei yrtld, bir bay apkasn kaybetti. Etrafn eviren yirmi kadar seyircinin sorularndan bunalan Bordenave : - Ah! ok, sktryorsunuz beni! diye bard. Az sonra greceksiniz kendisini... Kayorum; bana ihtiyalar var. Mterilerinin merakn alevlendirdii iin pek sevinliydi. Oradan ekilip gitti. Mignon omuz silkerek, Steiner'e Rose'un ilk perdedeki elbisesini gstermek iin kendisini beklediini bir kere daha hatrlatt. La Faloise, Fauchery'ye : - Bak, Lucy urada dedi. Arabadan iniyor. Gerekten de Lucy Stewart't. Ufak tefek, irkin krklk bir kadnd bu. Uzun boylu, zayf yzlyd. Ama kaln dudaklar ylesine renkli, ylesine gzeldi ki byk bir ekicilik veriyordu bu kadna. Yannda Caroline Hquet ile an- 14 NANA nesi de vard. Gzel ama souk bir kadnd bu Caroline. Annesi ar, kibar grnlyd. Lucy, Fauchery'ye: - Bizimle geliyorsun deil mi, sana bir yer ayrttm, dedi. - Yo, hi niyetim yok, bir ey gremem oradan. Salonda oturmay isterim, diye adam cevap verdi. Lucy ierledi. Kendisiyle beraber grnmek istemiyor muydu yoksa? Sonra birden sakinleerek baka konuya geti: - Neden Nana'y tandn sylemedin bana? - Nana'y m? Onu hi grm deilim ki. - Sahi mi? Ama bu kadnla yattn sylediler bana. Bu srada karlarna dikilen Mignon parman azna gtrerek susmalarn iaret ediyordu. Sonra, Lucy'nin bir sorusu zerine oradan geen bir genci gstererek: - Nana'nn ! diye mrldand. Hep dnp ona baktlar. Yakkl bir genti. Fauchery tanmt onu: Daguenet adndaki bu delikanl kadnlara -yzbin frangn yedirdikten sonra, imdi Borsada ufak tefek iler evirerek arada srada sevgililerine para kazanabiliyordu. Lucy Daguenet'nin gzlerini pek gzel bulmutu. - Ah! te Blanche da geliyor; diye bard. Nana ile yattn o sylemiti bana. Sarn, imanca, sevimli bir kzd bu Blanche de Sivry, yannda, zayf yapl, ok iyi giyinmi, ok kibar bir adam vard. Fauchery, La Faloise'a dnerek: - Kont Xavier de Vandeuvres; diye fsldad. Kont gazetecinin elini skt. Bu srada Blanche ile Lucy hararetli bir tartmaya dalmlard. Birininki mavi, teki-ninki pembe farbalaryla uzun etekleri yolu kapatmlard. Konumalarnda sk sk Nana'nn ad geiyordu. Bunu yle ac bir ifade ile sylyorlard ki herkes onlar dinliyordu. EMLE ZOLA 15 Kont de Vandeuvres Blanche' oradan uzaklatrd. imdi, Nana'nn ad gittike yksek perdeden geni holn drt kesinde ykseliyor, bekleyenlerin onu grmek iin duyduklar sabrszl bir kat daha arttryordu. Ne diye balanmyordu hl? Erkekler sk sk saatlerine bakyorlard; ge kalanlar, daha durmadan arabalarndan atlyor. bek bek insanlar kaldrmlardan koarcasna tiyatroya dalyor, sokakta gezinenler, aydnlk alandan ar ar geerken kafalarn uzatp tiyatronun iine bakyorlard. Islk alarak gelen bir olan, tiyatronun kapsndaki afiin nnde durdu; sonra, bir sarho gibi nara atarak: Vay anam! Nana! diye bard. Kalalarn oynatp pabularn sryerek uzaklat. Oradakiler gltler. Kerli ferli baylar: Vay Anam! Nana! diye mrddanmlard. Herkes birbirini iniyordu. Bilet kontrol srasnda kavga kt; Nana diyen, Nana'y isteyenlerin sesleri birbirine kararak gittike artan bir uultu halini almt. Bu uultu kalabalklar saran bir ehvet duygusunun ifadesi gibi yaylp genilemekteydi. imdi, perde aras ngran sesi bu grlty bastrmt. Bir mrlt bulvara kadar tat : ngrak alnd! ngrak alnd! Dardakiler salona girmek iin itiip kakmaya balamlard. Bir ka memur

  • biletleri k...