Nana - Emile Zola

  • Published on
    29-Mar-2016

  • View
    225

  • Download
    8

DESCRIPTION

Bu paray demek gerekiyordu. Kont, imzalad senetlerin hibirinin protesto edilmesine meydan - Berlin'e! Berlin'e! barlar odada dalgalanyordu.

Transcript

  • EMLE ZOLA ve NANA ok az yabanc yazar vardr ki, Zola kadar Trk okurunca tannsn ve sevilsin. Yllardr Zola, okurlarn en beendikleri ve okumadan edemedikleri bir klasiktir. Natralizm (Doalclk) akmnn en gl ve baarl rneklerini roman dalnda veren Zola, 2 nisan 1840'ta Paris'te dodu. Babas talyan, annesi Fransz'd. ocukluk ve genlik yllarn Provence'deki Aix kasabasnda geirdi. Aix kolejinde balad renimini, Paris'te tamamlayabildi. Koleji bitirdi, ama bakaloryay veremedi; bu yzden de ailesinin srarla istedii hukuk renimini yapamad. Uzun bir sre yoksulluk iinde yaad. Yoksulluk gnlerinde Dock'larda, Hachette kitabevinde alt. Zola'nn bu yoksulluk gnlerini dile getiren yazarlar, onun nice souk k gnlerinde ekmeini yaa batrarak karnn doyurduunu, penceresine konan kular avlayarak aln giderdiini kaydederler. Kk kalem denemelerinden sonra Hachet'teki iinden aynld, artk Figaro'da ve baka dergilerde yazlar yazyordu, Zola bu sralarda, slp denemelerini olgunlatrm ve byk bir eser zerindeki almalarna balamt: Rougon Macquart'lar. Bu dizinin bir ad da, 'kinci mparatorluk anda bir ailenin doal ve sosyal tarihi 'dir. Dizinin yazlmas 1871 ylndan 1893 ylna kadar srmt. Evet 'Doalclk' akmn Flaubert kurmutu, ama bunu doruuna karan Zola oldu. Claude Bemard'm dncelerini romanlarna uygulamaya alt. Tuhaf bir tutumla bilimsel iddialar roman yoluyla ispata alt. Bu bilimsel iddialar bir yana brakrsak, Zo- 6____________________________'_____________________________________NANA 'nn romanlar, hi kuku yok, ikinci imparatorluk dneminin toplumsal bir panaromasm verdi. Tannm romanc Dreyfus davasna kart, nl tham Ediyorum adl makalesi btn Fransz adliye mekanizmasn tedirgin etti. Dreyfus'un, Yahudi yzbann susuzluuna inanyordu, bu uurda da yurdundan kamak zorunda kald. Yllarca yapt mcadelenin zaferle bitmesi onu ok sevindirdi, Zola 1902 ylnda havagaz zehirlenmesinden ld. * t saat dokuz olduu halde Varietes tiyatrosunun salonu 'daha dolmamt. Balkonda ya da alt n sralarda, kadife koltuklarn arasnda kaybolmu bir ka kii avizenin hafif aydnl iinde bekliyorlard. Krmz perde yar karanla boulmutu; sahneden hibir grlt duyulmuyordu; klar snmt, mzisyenlerin krsleri dank bir haldeydi. Yalnz paradide, gaz lmbasnn soluk nn etkisi ile yeile alan bir gkyznde uuan kadn ve plak ocuk resimleriyle ssl deirmi tavann altnda; srekli bir uultu halinde barmalar, glmeler duyuluyordu. Burada, etraf yaldz ereveli pencere boluklarnn altnda kasketli, bereli balar sralanmt. Zaman zaman elinde biletlerle tell tell bir yer gsterici kadn geiyordu. Bir aralk smokinli bir bayla bir bayan yerlerine oturttu. Zayf ve srt kk kadn, ar ar etrafna baknmaktayd. Salonun lks mevki blmnde gen iki adam belirdi. Ayakta durup salonu gzden geirdiler. Uzun boylu ince bykl olan daha yals bard: - Sana sylemedim mi Hector, brak da u puromu bitireyim, diye! Bu srada oradan geen bir yol gsterici kadn; ahbapa: - O! bay Fauchery siz misiniz? Daha balamasna yarm saat var, dedi. Uzun yznden can skld belli olan Hector: - Peki ama neden saat dokuzda? Oyunda rol olan Clarisse bana bu sabah, tam sekizde balanacana yemin etmiti NANA Bir ara sustular. Balarn yukar kaldrp lo localar gzden geirdiler. Yeil duvar ktlar bu localar bsbtn karanlk gsteriyordu. Paradinin altndaki asma kat localar kapkaranlkt. Balkon localarndan birinde, kadife kapl balkon kenarna ilimi tek bir kadn vard. Sada ve solda uzun stunlarn arasnda n sahnenin iki tarafndaki bolukta pskll saaklar sarkyordu. Duvarlar beyaza boyal ve yaldzl salon, byk kristal avizenin hafif altnda ince bir toza gmlm gibi siliklemiti. Hector: - Lucy iin n localardan birini ayrttn m? diye sordu. - Evet; diye teki cevap verdi. Ama olduka zahmetli oldu bu i... Oh!.. Lucy'nin ge gelmesinde bir tehlike yok: ona daima yer bulunur! Hafife esnerken eliyle azn kapad. Bir sre sustuktan sonra : - ansn var senin... Daha ilk oyunu grmedin... Sansn Vens bu yl bir olay yaratacak. Alt aydr ondan sz ediliyor. Ah! Dostum, bir mzik ki! Ne maln gzdr u Bordenave! ini bilir; exposition'a saklyor bunu! Hector bu szleri can kulayla dinliyordu.

  • - Ya peki u Sarn Vens' oynayacak olan Nana'yi tanyornusun sen? diye sordu. Fauchery kollarn havaya kaldrarak : - Bktm be! Sabahtanberi kafam iirdiler bu Nana'y-la! imdi de sen ktn bama! Nereye gitsen, kiminle ko-nusan hep Nana, Nana! Ne bileyim ben. Paris'in btn kzlarn tanyabilir miyim ki! Belki yirmi kii bana sordu bu Nana'y. Nana, Bordenave'n icat ettii bir yaratk. yi becermi olmal bu ii! Sustu. Ama bu bo salon avizelerinden dklen yan aydnlk, bir kilise havas iindeki fsldamalar iyice cann skmt. Birden: (*) Uluslararas Paris sergisi (ev.) EMLE ZOLA - Yo, hayr! dedi. Burada insan bunalyor. Dar kyorum ben... Belki aada Bordenave'a rastlarz. in i yzn anlatr bize. Aadaki mermer deli byk holde, bilet kontrol yaplyordu. Seyirciler grnmee balamt. Ak duran parmaklkl kapdan bulvarlarda, bu gzel Nisan gecesinde, klar arasnda kaynaan kalabalk grlyordu. Araba tekerleklerinin grlts birden duruyor kaplar alyor, sonra grltyle kapanyor, tiyatronun holne bir yn insan doluyor. eri girenler birer birer kontrol memurunun nnde durduktan sonra, dip taraftaki ift merdivenden yukar kyorlard. Kadnlar bu merdivenlerde vcutlarna ahenkli bir sallant vererek erkeklerini bekliyorlard. Havagaz lmbalarnn yla ykanan sade, empire stilinde denmi bu plak salonda kartondan yaplm bir kilise avlusu havas vard. Duvarlardaki san afilerin stnde kocaman kara harflerle yazlm Nana ad okunuyordu. k erkekler geerken birden durarak bu afileri okuyorlard. Bazlar da, kaplarn nn kapatarak durup aralarnda konuuyorlard; bu srada iko adamn biri gienin nnde bilet almak iin diretenlere kabaca kyordu. Fauchery merdiven'den inerken: - te Bordenave! dedi. Direktr de onu grmt. Uzaktan: - Dorusu ok naziksiniz! Hani benim iin bir fkra yazacaktnz. Bu sabah Fgaro'yu gzden geirdim; tek satr yok! - Canm sabrl olun biraz, diye Fauchery cevap erdi. Kendisinden sz etmeden nce bir kere tanyaym u Na-na'nz... Kald ki sz vermi filn da deilim. Sonra ksa kesmi olmak iin amcasnn olunu tantt. Dediine gre B. Hector de la Faloise adndaki bu gen, eitimi Paris'te yeni tamamlamt. Direktr delikanlya bir gz att. Fakat, Hector onu uzun uzun, heyecanla szyordu. u gzel kadnlar kefedip sahneye kartan, onlara 10 NANA kar kaba bir gardiyan gibi davranan; bin bir reklm ekli vadeden, barp aran, konuurken balgam atan, ellerini butlarna vuran, hayasz olduu kadar bir jandarma kafas tayan Bordenave bu adamd demek! Hector gzel bir iki kelime sylemesi gerektiini dnerek: - Tiyatronuz... diyecek oldu. Bordenave ok sakin bir tavrla ve ak konumay seven bir adam gibi: - Geneleviniz diyin... dedi. Bu sz beenen Fauchery glerken, sz aznda kalan la Faloise, fena halde bozulmutu, ama bu akann zevkine varm gibi grnmek iin kendini zorluyordu. Direktr, yazlarnn byk bir etkisi olduunu bildii tiyatro eletiricisi Fauchery'nin elini hararetle skt, La Faloise toparlanmt. Kendisine taral gzyle baklmasndan korkuyordu. Szn tamamlamak isteyerek: - Bana Nana'nn sesinin ok gzel olduunu sylediler; dedi. - Onun mu! diye direktr omuz silkerek bard. Pek crlak sesi var, kulann zarn deler insann! Gen adam hemen szlerine unu ekledi : - Ne olursa olsun, mkemmel bir aktrismi! - O ha! Hantaln biri! Ayaklarn ellerini ne yapacan bilemez sahnede. La Faloise'n yz hafife kzard. Hibir ey anlamaz olmutu : - Ama ne olursa olsun bu akam onun ilk oyununu karmak istemem. Biliyorum ki tiyatronuz... Bordenave bir eyi ok iyi bildiine gvenen bir adamn soukkanl inadyla : - Geneleviniz... diyin; diye szn kesti. Bu srada sknetini hi bozmayan Fauchery ieriye giren kadnlara bakyordu. Glmek mi kzmak m

  • gerektii- EMILE ZOLA 11 l ne karar veremeyerek akn akn duraklayan amcasnn olunun yardmna gelerek : - Bordenave' memnun etmek istiyorsan, tiyatrosu iin onun istediini syle... Madem ki houna gidiyor bu... Size gelince dostum; madem ki u sizin Nana'nz ne oynayabiliyor ne de ark syleyebiliyor; yleyse sinek avlayacaksnz demektir, ite bu kadar. Kald ki ben de bundan korkuyordum. Yz moraran direktr : - Sinek avlamak ha! Sinek avlamak! Bir kadnn iyi oynamaya ya da gzel ark sylemeye de ihtiyac var mdr ki? Ah, yavrum pek toysun... Nana'da baka ey var. Hani baka her eyin yerini tutan bir ey. Kokusunu aldm. Pek kuvvetli bu ey onda. Burnum iyi koku alr benim... Greceksin, greceksin... Hele sahnede bir grnsn, milletin aznn suyu akacak. Heyecandan titreyen iri ellerini havaya kaldrd; halinden memnun, sesini alaltt. imdi kendi kendine mrldanyordu: - O ne ten! Ah!. ok i var onda; ok i var! Sonra Fauchery kendisinden daha ok bilgi isteyince, Nana hakknda, Hector'un cann skan bir ak szllkle ayrntlara giriti. Nana'y tanmt; ona n kazandrmak istiyordu. Yani tam bir Vens arad srada ele geirmiti onu. Bir kadn yle uzun uzadya incelemek iin kendini yormaz, seyircileri ondan bir an ne yararlandrmak isterdi. Telnda zaten byk bir huzursuzluk vard. Bu iri kzn gelii buray alt st etmiti. nce bir komedi artisti ve dinleyenleri kendinden geiren bir arkc olan yldz, Rose Mignon kendisine bir rakip geldiini sezerek, direktr brakp gideceini sylyordu. Ya o afi iin kopan grlt, kyamet! Nihayet iki aktrisin adlarnn ayn byklkte harflerle yazlmasna karar verildi. Bylece ban artmalarn nlemi oluyordu. Kendi deyimiyle u kadncklardan biri, Simonne ya da Clarisse su koyuverirlerse, klarna 12 NANA yerletirecekti tekmeyi. Baka trl yaanamazd ki. Mallarnn ka para ettiini bilirdi, o. Birden durarak: - Hele bak! dedi. Gryor musunuz u Mignon'la Ste-iner'i. Hi ayrlmazlar birbirlerinden. Biliyorsunuz ki Stei-ner Rose'u da ele geirdi stelik; bunun iin kocas, tymesin diye peinden ayrlmyor hi. Tiyatronun cephesinde havagaz feneri kaldrm aydnlatyordu. Bu aydnln iinde, i yeil iki kk aa seilmekteydi; kta hem beyaz grnen bir stunun stndeki afiteki yazlar gndzm gibi ta uzaktan okunabiliyordu. Daha tede caddelerin zifiri karanl zerinde yer yer ktan noktalar parlyor ve bu caddelerde durmadan bir insan seli akp gidiyordu. Bir oklar ieri girmeyerek tiyatronun nnde durup ene alyor, kimisi de purosunu ekitiyor-du. Tiyatronun cephesindeki fenerden dklen n altnda yzleri soluklaan bu insanlarn ksa ve kara glgeleri asfaltn stnde koyu bir leke gibi yaylyordu. ri yar neeli bir adamd Mignon. Drt ke kafasyla sirklerde herkl rolne kan bir oyuncuyu andryordu. imdi ufak tefek, hafife gbekli, kr deirmi sakall bir tip olan banker Steiner'in koluna girmi, kalabalk arasndan yol amaya alyordu. Bordenave, bankere : - Dn onu benim bromda grmtnz deil mi? diye sordu. - A! O kadn myd, diye Steiner bard. Ben de zaten onun olabileceini dnmtm. Yalnz ben girerken o kyordu. Pek az grebildim. Mignon, gzn yere dikmi, sinirli sinirli parmanda-ki prlanta yzn evirerek dinliyordu. Nana'nn sz konusu edildiini anlamt. Sonra, Bordenave'n, yeni yldzn ballandra ballandra anlatmas karsnda bankerin gzlerinin patladn grnce, lfa kart: EMLE ZOLA 13 - Brak allahakna dostum; u orospuyu! Seyirciler lyk olduu tepkiyi gsterecekler ona... Steiner, yavrum, biliyorsun ki karm locasnda bekliyor sizi.. Adamn koluna girip gtrmek istedi. Ama Steiner Bordenave'dan ayrlmak istemiyordu. nlerinde, kuyruk olan bir sr insan biletlerini kontrol ettirmek iin sra bekliyordu. Kalabaln iinden Nana adnn iki hecesi tatl bir ahenkle dalgalanyordu. Afilerin nnde duran erkekler yksek sesle heceliyorlard bu ad. Bir soru halinde syleyip geenler de vard. Kadnlar da, kaygl ama glmseyerek, yava sesle Nana

  • diyorlard. Biraz da hayret etmi gibiydiler. Tanyan yoktu bu Nana'y? Nereden kmt byle birdenbire? imdi onun ad etrafnda fkralar anlatlyor, kulaktan kulaa Nana ile ilgili elenceli eyler fsldanyordu. Kulaklar okayan bir add Nana. Gittike artan bir scaklkla dudaktan dudaa dolayordu. Sadece adnn duyulmas kalabal keyiflendiriyor, ocuklatryordu. Bir merak nbeti sarmt herkesi. u Parislilerin bazen lgnlk derecesine varan merak, Nana'y bir an nce grmek istiyorlard. Bir bayann etei yrtld, bir bay apkasn kaybetti. Etrafn eviren yirmi kadar seyircinin sorularndan bunalan Bordenave : - Ah! ok, sktryorsunuz beni! diye bard. Az sonra greceksiniz kendisini... Kayorum; bana ihtiyalar var. Mterilerinin merakn alevlendirdii iin pek sevinliydi. Oradan ekilip gitti. Mignon omuz silkerek, Steiner'e Rose'un ilk perdedeki elbisesini gstermek iin kendisini beklediini bir kere daha hatrlatt. La Faloise, Fauchery'ye : - Bak, Lucy urada dedi. Arabadan iniyor. Gerekten de Lucy Stewart't. Ufak tefek, irkin krklk bir kadnd bu. Uzun boylu, zayf yzlyd. Ama kaln dudaklar ylesine renkli, ylesine gzeldi ki byk bir ekicilik veriyordu bu kadna. Yannda Caroline Hquet ile an- 14 NANA nesi de vard. Gzel ama souk bir kadnd bu Caroline. Annesi ar, kibar grnlyd. Lucy, Fauchery'ye: - Bizimle geliyorsun deil mi, sana bir yer ayrttm, dedi. - Yo, hi niyetim yok, bir ey gremem oradan. Salonda oturmay isterim, diye adam cevap verdi. Lucy ierledi. Kendisiyle beraber grnmek istemiyor muydu yoksa? Sonra birden sakinleerek baka konuya geti: - Neden Nana'y tandn sylemedin bana? - Nana'y m? Onu hi grm deilim ki. - Sahi mi? Ama bu kadnla yattn sylediler bana. Bu srada karlarna dikilen Mignon parman azna gtrerek susmalarn iaret ediyordu. Sonra, Lucy'nin bir sorusu zerine oradan geen bir genci gstererek: - Nana'nn ! diye mrldand. Hep dnp ona baktlar. Yakkl bir genti. Fauchery tanmt onu: Daguenet adndaki bu delikanl kadnlara -yzbin frangn yedirdikten sonra, imdi Borsada ufak tefek iler evirerek arada srada sevgililerine para kazanabiliyordu. Lucy Daguenet'nin gzlerini pek gzel bulmutu. - Ah! te Blanche da geliyor; diye bard. Nana ile yattn o sylemiti bana. Sarn, imanca, sevimli bir kzd bu Blanche de Sivry, yannda, zayf yapl, ok iyi giyinmi, ok kibar bir adam vard. Fauchery, La Faloise'a dnerek: - Kont Xavier de Vandeuvres; diye fsldad. Kont gazetecinin elini skt. Bu srada Blanche ile Lucy hararetli bir tartmaya dalmlard. Birininki mavi, teki-ninki pembe farbalaryla uzun etekleri yolu kapatmlard. Konumalarnda sk sk Nana'nn ad geiyordu. Bunu yle ac bir ifade ile sylyorlard ki herkes onlar dinliyordu. EMLE ZOLA 15 Kont de Vandeuvres Blanche' oradan uzaklatrd. imdi, Nana'nn ad gittike yksek perdeden geni holn drt kesinde ykseliyor, bekleyenlerin onu grmek iin duyduklar sabrszl bir kat daha arttryordu. Ne diye balanmyordu hl? Erkekler sk sk saatlerine bakyorlard; ge kalanlar, daha durmadan arabalarndan atlyor. bek bek insanlar kaldrmlardan koarcasna tiyatroya dalyor, sokakta gezinenler, aydnlk alandan ar ar geerken kafalarn uzatp tiyatronun iine bakyorlard. Islk alarak gelen bir olan, tiyatronun kapsndaki afiin nnde durdu; sonra, bir sarho gibi nara atarak: Vay anam! Nana! diye bard. Kalalarn oynatp pabularn sryerek uzaklat. Oradakiler gltler. Kerli ferli baylar: Vay Anam! Nana! diye mrddanmlard. Herkes birbirini iniyordu. Bilet kontrol srasnda kavga kt; Nana diyen, Nana'y isteyenlerin sesleri birbirine kararak gittike artan bir uultu halini almt. Bu uultu kalabalklar saran bir ehvet duygusunun ifadesi gibi yaylp genilemekteydi. imdi, perde aras ngran sesi bu grlty bastrmt. Bir mrlt bulvara kadar tat : ngrak alnd! ngrak alnd! Dardakiler salona girmek iin itiip kakmaya balamlard. Bir ka memur

  • biletleri kontrol ediyordu. Mignon, kaygl bir tavrla, Rose'un elbisesini grmee gitmeyen Steiner'i nihayet yeniden yakalayabildi, ilk ngrak sesinde la Faloise, perdenin aln karmamak iin, kalabal yararak Fauchery'yi de srkledi. Seyircilerin bu tel Lucy Stewart' sinirlendirmiti. Hele bakn u kaba adamlara, nasl da itiyorlar kadnlar! Caroline, Heq-met ve annesiyle en sona kald. Hol boalmt: ta tede bulvar, yine kendi uultusuna dald. Lucy merdivenden karken : - Bunlarn oyunlar da hep byle acayiptir; diye syleniyordu. Fauchery ile la Faloise, yerlerine yerletikten sonra etraf gzden geirmee baladlar. imdi salonda klar salmaya balamt. 16 NANA Byk kristal avizeden dklen sar, pembe klar bir aydnlk sanana bouyordu salonu. Nar iei rengindeki koltuklarn kadifelerinde parlak hareler belirirken, kenarlarn yaldzlan gz alc bir parltyla parlyor, tavann i renkli yal boya resimlen hafif yeilimtrak bir buuya brnmt. Birden sahne klar perdeyi alev alev tututurdu. Bir masal saraynn zenginliini hatrlatan bu erguvan renkli ar kuma, erevesinin atlaklar ve yaldzlarn altndan al srtan fakirlii ile tam bir ktlk meydana getirmekteydi. Sehpalarnn bana geen mzisyenler sazlarn akort etmeye balamlard. imdi hafif flt titreimleri, borularn bouk soluklar, kemanlarn kvrak sesleri salonun gittike artan uultusuna karyordu. Btn seyirciler durmadan kouyor, itiip kakarak koltuklarna hcum ederek yerlemee alyorlard. Uzun koridorlardan ve kaplardan ieri dolan kalabaln ard arkas kesilmiyordu bir trl. Kadn elbiselerinin hrts arasnda bu bir kyafet ve tuvalet defilesiydi. Koltuk sralar yava yava doluyordu. Btn bu renk renk kyafetler arasnda ya parlak bir kuma, ya da eilen bir kadn ban ssleyen mcevherler gz alyordu. pek beyazlnda bir kadn omuzu seiliyordu bir locann kenarndan. Kmldanmadan oturan bir ka kadn da yelpazelerini sallayarak salona dalan kalabal seyrediyordu. Salonun n tarafnda, ayakta duran yeleklerinin n ak yakalarna birer sardunya takm bir ka gen, eldivenli ellerinin parmaklarnn ucuyla tuttuklar drbnleriy-le etraf gzden geirmekteydiler. Bu srada Fauchery ile la Faloise tandk yzleri grebilmek iin etraflarna bakmyorlard. Mignon ile Steiner alt kat localarndan birinde, ellerini kenarl rten kadifeye dayayarak oturmulard. Blanche de Sivry, sahnenin hemen nnde tek bana oturmu, gibi grnyordu. La Faloise, kendininkinden iki sra ndeki bir koltukta oturan Da-guenet'den gzn ayrmyordu. Onun yannda oturan onye-di yalarnda kadar canl bir delikanl gzlerini kocaman am hayretle etrafn szyor gibiydi. Fauchery ona bakarken glmsedi. EMLE ZOLA 17 La Faloise birdenbire: - Kim bu kadn? Hani u yannda mavili bir gen oturuyor? diye sordu. Vcudunu korsesinin iine sktrm iman bir kadnd bu. Vaktiyle sarn olan salar imdi beyazlam. 'Yuvarlak yz allkla kpkrmz kesilmiti. Fauchery sadece : - Gaga; diye cevap verdi. Bu adn, amcasnn olunu hayrete drdn grerek : - Tanmyor musun Gaga'y?... Louis Philipp'in Kral olduu ilk yllarda pek sevilen bir kadnd. imdi nereye gitse kzn da yannda gtryor. La Faloise gen kza bakmad bile. Gaga'nn manzaras kendisini heyecanlandrmt, gzn ayrmyordu kadndan. Hl ok iyi buluyordu onu ama bunu aa vurmaya cesaret edememiti. Bu srada orkestra efi ubuunu kaldrm, mzisyenler uvertre balamlard. Hl akn akn ieri girenler vard. Kmldanmalar, grltler gittike artyordu, ilk temsillerin bu her zamanki seyircileri arasnda bir kede buluan bildikleri vard; bunlar glerek konuuyorlard aralarnda. Burann gediklisi olan baz erkekler, apkalarn kartmadan selmlayorlard. Paris'in btn edebiyatlar, bankerleri, zevk ve elence dknleri buradayd. Bir ok gazeteci, bir ka yazar, Borsa simsarlar gze arpyordu. Namuslu kadnlardan ok, yoldan km kzlar vard. Karmakark bir kalabalkt bu. Her dncede, boazna kadar sefahate batm insanlarn bir koleksiyonu. Ayn yorgunluk, ayn zevk dknl okunuyordu btn yzlerde. Durmadan sorular soran amcasnn oluna, Fauchery, gazetecilerin, derneklerin locasn gsteriyor, tiyatro eletiricilerinin adn sylyordu. Bunlar arasnda sska, kupkuru ince dudakl biriyle, bir de ocuksu yzl iko bir tip vard. Kolunu ahbaha yanndaki gencin omuzuna atm babaca, efkatli baklarla szyordu onu.

  • 18 NANA Fauchery, la Faloise'in kar taraftaki localardan birinde oturanlar selmladn grerek durdu. am gibi bir hah' vard: - Ne! Kont Muffat de Beuville'i tanyorsun demek? Diye sordu. Hector : - O! oktandr tanrm; diye cevap verdi. Muffat'larn bizim atonun yannda bir atolar var. Sk sk giderim onlara... Kont, kars ve kaynatas Marki de Chouard'la birlikte oturur. Artk amcasnn olunun hayreti karsnda bsbtn bbrlenerek ayrntlara giriti: marki dantay yesiydi; Kont imparatorienin yaverliine atanmt. Fauchery drbnn dorultarak kontese bakt. Siyah sal, beyaz tenli tombulca, gzel kara gzl bir kadn. - Bir perde arasnda beni tantrsn onlara; dedi. Kontla bir kere karlamtm. Karnaval elencelerinde onlarda bulunmak isterim. st paradiden sert sus sesleri geldi. Uvertr balamt, hl ieri girenler vard. Gecikenler, seyircileri yerlerinden kalkmak zorunda brakyor, loca kaplar arplyor, koridorlardan kavga edenlerin sesleri duyuluyordu. Konumalar da, tpk, gn batarken duyulan serelerin tmeleri gibi bir trl bitmiyordu. Bir grlt, bir karklktr, gidiyor, kollar, balar sallanyor; seyircilerin kimi rahata koltuklarna yerlemeye alrken, kimi de salona son bir defa gz gezdireblmek iin ayakta durmakta direniyor. Salonun ta karanlk kelerinden : Oturun! Oturun! diye baranlarn sesleri duyuluyordu. Btn salonda bir rperti dolat u ad Paris'te bir haftadr alkalanan Nana'y nihayet grebileceklerdi. Arada bir kaln bir sesle canlanan konumalar da hafiflemee balamt. Gittike snkleen bu konumalar ve yava yava duyulmaz olan i ekileri arasnda orkestra apknca kvrak ahenkli bir valse balamt. Seyirciler pek holanmlard bu oynak havadan, glmseyerek dinli- EMILE ZOLA 19 L yorlard. Ama birden ilk sralardan bir alk sesi ykseldi; perde alyordu. Hi durmadan konuan la Faloise : - Bak! Lucy'nin yannda bir adam var; dedi. Sadaki sahneye yakn balkona bakyordu. Lucy ile Ca-roline n tarafta oturuyorlard. Dip taraftan, Caroline'in annesinin asil profili ve gzel, san sal, tertemiz giyinmi bir gencin yz seiliyordu. La Faloise: - Bak, biri var orada diye tekrarlad. Fauchery drbnn sahnenin n tarafna dorulttu. Ama bakmasyla ban evirmesi bir oldu. - Oh! Labordette'mi, diye mrldand. Sanki bu gen adamn orada bulunuu ok tabii ve nemsiz bir eymi gibi mrldanarak sylemiti bunu. Arkalarndan Sus! diye bardlar. enelerini tutmak zorunda kalmlard. imdi btn salona bir hareketsizlik kmt. Salonun ta n sralarndan ta st paradiye kadar yzlerce ba, dikkat kesilmi, dimdik duruyordu. ansm Vens piyesinin birinci perdesi Olempia'da geiyordu. Kartondan bir Olempia'yd bu. Kulis tarafnda bulutlar grnyordu. Sada da Jpiterin taht vard. nce risle Ga-nimed, perilerin de yardmyla, tanrlarn toplants iin oturacak yerler hazrlyor, bir yandan da koro halinde bir ark sylyorlard. Yeniden, parayla tutulmu alklarn bravo diye bardklar duyuldu. Seyirciler, biraz yadrgayarak, ses karmadan beklediler. Bu srada la Faloise, ris roln oynayan Clarisse Besnus'y alklamt. Bordenave'n avucundaki kadnlardan biri olan bu aktris sahnede hafif mavi bir elbiseyle grnmt; omuzundan da yedi renkli byk bir earp sarkyordu. Fauchery, herkesin duyabilecei bir sesle: - Bunu vcuduna sarabilmek iin gmleini syrmas gerekiyordu. Denedik sabahleyin... Kollarnn altndan ve srtndan gmlei grnyor; dedi. 20 NANA Bu srada salon hafife dalgaland. Rose Mignon grnmt. Diana rolndeydi. Roln gerektirdii boydan ve yzden yoksun, kara kuru, Parisli bir olan ocuu gibi sevimli bir kadnd; oyunda temsil ettii kiiyi glnlendirmek iin bu rol kendisine verilmi gibi, seyirciler bundan pek holan-mlard. Sahneye girerken, syledii arya, o Mars'n Vens uruna kendisini yzst brakt iin syledii can skc szleri ll bir tonla sylemekle birlikte, st kapal apknca cmlelerle dinleyicileri atelendirmiti. Dirsek

  • dirsee oturan kocasyla Steiner keyifli keyifli glyorlard. Birden btn salon alkla nlad. Sahneye, o ok sevilen aktr Prulliere girmiti. Bir karnaval Mars' kyafetine brnen oyuncunun banda kocaman bir ty sallanyordu, elinde de omuzuna kadar gelen bir kl vard. Diana'dan bkmt artk. Bunun zerine Diana n gz altnda tutmaya ve calmaya yemin eder. Karlkl syledikleri arklar ok elenceli bir tirol havasyla sona erer. Prulliere, ok komik, azgn bir erkek kedi sesiyle bu arky bitirir. Halkn tuttuu bir jn prmiyenin elenceli hafiflii ile gzlerini devirerek yle bir oynay vard ki, localardaki kadnlarn kahkahalaryla btn salon nlamt birden. Sonra, seyirciler, souk bir sessizlie gmldler. teki sahneler can skc gelmiti. Yalnz, ihtiyar Rose, halk biraz gldrebildi: bana kocaman bir ta geirerek Jpiter rolnde grnd. Kars Junon'la, alar yznden bir kavgaya tutumulard. Neptn, Minerva, Plton ve teki tanrlarn geii az kalsn btn oyunu berbat edecekti. Seyirciler sabrszlanmaya balamlard; ar ar kayg verici bir mrlt ykseliyordu; bir ok kimse oyunla ilgilenmeyerek salonu gzden geirmeye balamt. Lucy ile Labordet-te glyorlard; Kont de Vandeuvres ban Blanche'in dolgun omuzunun stnden uzatmt. Fauchery ise gz ucuyla Muffat'lar szmekteydi. Kont, bir ey anlamam gibi pek ciddi bir tavrla oturuyordu; kontes gzleri bir noktaya taklm, dalgn dalgn glmsyordu. te tam bu skc hava iinde, kiralk akaklarn alklar, bir yaylm ate dzgnl ile nlamaya balad. Btn balar sahneye EMLE ZOLA 21 evrildi. Nihayet Nana grnm myd? Bu Nana da pek naza ekmiti kendini! imdi sahneye Ganimed'le ris'in klavuzluunda, insan oullarndan kurulu bir temsilci heyet giriyordu. Bunlar sayg deer burjuvalar, karlarnn aldatt kocalard ve tanrlarn tanrsna Vens'ten yaknmaya gelmilerdi: karlarn azdrp ok kzgnlatrd iin. Bu srada koro alamakl ve safa bir ahenkle bir havaya balad. Aradaki itiraflarla dolu szler seyircileri pek elendirmiti. Bir cmle btn salonda azdan aza dolayordu: Boynuzlular korosu, boynuzlular korosu. Bu cmle pek tutunmutu; seyirciler bs diye barmaya baladlar. Korocularn suratlar da pek tuhaft. Ay gibi kocaman, yusyuvarlak yzlyd ilerinden biri. Bu srada Vlken, fkeden az kprerek ieri girdi; gn nce kaan karsn istiyordu. Koro boynuzlular tanrs Vlken'in haline acyan bir hava tutturdu. Bu Vlken roln Fontan yapyordu. ok edepsiz olduu kadar, istidatl bir komikti bu oyuncu. Kaynak demircisi kyafetiyle bir kala kvr vard ki grlecek eydi. plak kollar ok saplanm yrek dvmeleriyle kaplyd. Bir kadn yksek sesle: Of! Ne kadar da irkin! dedi; herkes glp alkyordu. Sonra, hi bitmeyecekmi gibi skc bir sahne balad. Jpiter, tanrlar meclisini toplayp aldatlm kocalarn dilekleri zerinde bir konuma amt. Ama sonu gelmiyordu bir trl bu toplantnn. Tabii hl Nana sahnede grnmemiti! Yoksa Nana'y perdeyj kapatmak iin mi sona saklamlard? Bu uzun bekleyi nihayet seyircileri kzdrd. Salonu mrltlar kaplad; Mignon keyifli keyifli glerek, Steiner'e: - Bu gidi kt; dedi. Greceksiniz, sonunda adamakll ngar kacak! Bu srada bulutlar araland, Vens grnd: Nana. On sekiz yana gre pek iri yar, pek gl kuvvetliydi. Beyaz tanra elbisesinin omuzlarna sar salar dklmt. Sah- 22 NANA nenin n kenarna kadar rahat bir yryle, seyircilere glmseyerek ilerledi ve byk aryasn sylemee balad: Akamleyin Vens gezinirken... Daha ikinci ktada herkes birbirine bakmaya balamt. Bu bir aka myd; Bordenave bir muziplik mi yapyordu yoksa? imdiye kadar bylesine bozuk, bylesine usulsz bir sesle sylenilen bir ark duyulmamt. Direktr doru sylemiti, gerekten de boru gibi bir sesi vard bu Na-na'nn, stelik sahnede nasl duracan da bilemiyordu. Bir yandan btn vcuduyla yalpalanrken, ellerini de ileri doru uzatyordu; seyirciler bunu uygunsuz ve gz rahatsz edici bulmulard. Koltuklarda oturanlardan O! O! diye baranlar vard. Aktris o gen bir horoz sesiyle arksna devam ederken slklar duyulmaya balad. Lkste oturan seyircilerden biri: ok mkemmel! diye barmt. Bu o sarn okul kakn gzel delikanlyd, gzel gzleri hayretle alm, Nana'y grnce yanaldan alev alev yanmt. Herkesin dnp kendisine baktn anlaynca, byle elinde olmadan yksek sesle konutuu iin pek utanm, kpkrmz kesilmiti. Yannda oturan Daguenet, glmseyerek delikanly szyordu; seyirciler glyordu; artk kimsede slk alacak takat kalmamt. Nana'nn alml endamna vurulan kibar genler de: - ok gzel! Bravo! diye bararak beyaz eldivenli elleriyle alklyorlard. Bu srada seyircilerin gldn gren Nana da glmee balad. Bu, herkesin neesini bsbtn arttrd. Ne de olsa ho bir eydi bu gzel kz. Glerken, enesinde minicik bir ukur peyda oluyordu. Sonra hi

  • istifini bozmadan yle laubali bir hali' vard ki, iki meteliklik istidad olmadn, ama yle bir gz krparak, baka bir eyi olduunu anlatmak istiyor gibiydi. Orkestra efine : Haydi arslanm! der gibilerden bir iaret aktktan sonra ikinci ktaya balad: EMLE ZOLA 23 Gece yars Venstr bu geen... yine o hep ayn tiz sesle sylyordu ama, yle i gck-layc bir ahengi vard ki zaman zaman rpertiyordu dinleyenleri. Krmz, kck aznda hep o glck vard Nana'nn; ak mavi gzlerinin ii de glyordu. Olduka canl baz msralar sylerken, pembe burun kanatlar hafife inip kalkarken, burnunun ucu ehvetle yukar doru bklyor, yanaklar al al oluyordu. Bu da kimseye irkin grnmyordu, aksine; erkekler drbnlerini ona dorultuyorlard. Ne yapacan bilemedii iin Nana yine hep yle yalpalanp duruyordu. Ktay bitirecei srada sesi hi kmaz oldu, sonunu getiremeyeceini anlamt. Bunun zerine hi gzn krpmadan, ince tuniinin iinde kalasn oynatarak, vcuduna kvrak bir hareket verirken gerdann arkaya doru germiti. Birden alk sesleri ykseldi. Bunun zerine Nana birden geri dnd krmz salarnn bir hayvan yelesi gibi sarkt ensesini gsterdi. imdi alklar daha da cokunla-mt. Son perde daha souk geti. Vlken, Vens' tokatlamak istiyordu. Tanrlar kurultaynda, aldatlm kocalarn dilei yerine getirilmeden nce, yeryznde bir soruturma yaplmasna karar verildi. te bu srada Diana, Vens'le Mars'n tatl tatl konutuklarn duyarak, yolculuk boyunca pelerinden ayrlmamaya yemin eder. Bu sahnede onki yanda bir kz ocuunun oynad Ak tanras ortaya kar. Elini burnundan hi ekmeyen bu kzcaz alamakl bir sesle Evet anne... hayr anne... der durur: Sonra Jpiter, fkeli bir retmenin sertliiyle kzcaz karanlk bir yere kapayarak ceza olarak yirmi kere seviyorum demee zorlar. Seyirciler, orkestra ile koronun parlak bir canllk verdikleri bititen ok holanmlard. Perde kapandktan sonra akaklar, seyircileri, artistleri tekrar sahneye arttrmak iin yrtnp dururlarsa da, herkes ayaa kalkm, kaplara dorulmutu. nsanlar bir- 24 NANA birlerinin ayaklarna basarak, itiip kakarak, koltuklarn arasndan syrlp karken izlenimleri de aklyorlard. Ortalkta hep ayn cmle dolayordu: - Sama sapan bir oyun... Bir eletirici bu oyunun pekl tam ortasnda kesilebileceini ileri srmekteydi. Kald ki piyes zerinde pek durulmuyordu; en ok Nana'dan sz ediliyordu. Dar ilk kanlar arasnda bulunan Fauchery ile la Faloise koridorda Steiner'le Mignon'a rasladlar. Bir hava gaz lambasyla aydnlanan bir maden oca galerisini andran bu darack koridorda insan boulacak gibi oluyordu. Bir sre sa taraftaki merdivenin korkuluunun dibinde durdular. kinci mevki seyircileri, grltyle yryerek aaya iniyorlard, siyah elbiseli erkekler durmadan akn akn geip gitmekteydi. Bu srada bir ii kadn zerine bir sr elbise ylm iki tekerlekli kk bir arabaya yol amaya urayordu. Steiner, Fauchery'yi grr grmez: - Tanyorum bu kadn ben! diye bard. Bir yerlerde grdm onu... gazinoda filn... O kadar sarho olmutu ki yere yld da, bir ka kii gelip kaldrmt. Gazeteci: - Benim pek fikrim yok onun hakknda; dedi Ama ben de sizin gibi bir yerlerde rastlam olacam... Sesini alaltt, glerek szne unu ekledi: - Belki de Tricon'da. Mignon : - Amma da yaptnz ha! Bu kadar pis bir yerde yle mi? Yani seyircilerin karlarna ilk kan aalk bir kary alklamas iren bir ey. Yaknda, tiyatroda namuslu kadn kalmayacak bu gidile... Rose'in oynamasna engel olacam her halde. Fauchery byk altndan glmekten kendini alamad. Bu srada koca pabulu halktan adamlarn grltleri devam ediyordu. Kasketli biri: EMLE ZOLA 25 - Vay anam vay! Ne tombul ey! Yeme de yannda yat! diye yksek sesle syleniyordu. Koridorda salar maayla kvrlm iki delikanl kavgaya tutumutu. Biri: Kokumu! Kokumu! diye baryor; teki: Enfes, enfes! diye cevap veriyordu. Ama ikisi de neden byle sylediklerini aklamyorlard.

  • La Faloise, Nana'y ok beenmiti. Sadece, sesini terbiye etse daha iyi olur, demek cesaretini gsterdi. O zamana kadar uyuklar gibi grnen Fauchery birden srad. Beklemek gerekirdi. Belki de son perdelerde her ey berbat olacakt. Seyirciler, nezaket gstermilerdi, ama phesiz ki henz cazibesine kaplm deillerdi. Mignon piyesin bitirilemeyeceine yemin ediyordu. Fauchery ile La Faloise fuayeye gitmek zere yanlarndan, ayrlnca, Mignon, Stainer'in koluna girdi. Omuzuna yaslanarak kulana: - kinci perdede gidip karmn elbisesini grmelisiniz, dostum... yle kyak ki... diye fsldad. Yukarda, fuayede kristal avizeden bir k alayan dklyordu. ki amca olu bir an duraksadlar; yar ak duran caml kapdan galerideki iki sral insan seli grlmekteydi. Beer altar kiilik gruplar halinde toplanan erkekler yksek sesle konuuyor, kendilerine arpp yryenler arasnda inatla tartyorlard. Bazlar da tek sra halinde yryorlard, topuklarm cill parkeye vurarak olduklar yerde dn yapanlar da vard. Sada solda damarl mermer stunlar arasndaki st kadife kapl kk sralara oturan kadnlar durmadan akan insan selini bkkn bir tavrla seyre dalmlard, scaktan baygn gibi bir halleri vard bu kadnlarn; arkalarndaki byk aynalarda salarnn topuzu grlyordu. Dip taraftaki bfenin nnde koca gbekli bir adam bir bardak urup iiyordu. Fauchery, biraz soluk alabilmek iin balkona gitmiti. Stunlar arasnda, her ayna yanna aslm erevelerdeki aktris resimlerini inceleyen la Faloise da peinden yrd. Tiyatro binasnn cephesindeki havagaz fenerini sndr- 28 NANA bir ziyafet olmutu sanki. lk temsillerin kltrl seyircileri bir saygszlk nbetine tutulmu gibiydi: efsane ayaklar altnda ineniyor, o ilk a sembolleri yerden yere vuruluyordu. Jpiter'in salam bir kafas vard. Mars kak bir tipti. Krallk bir gldr, ordu bir alay konusu olmutu. Jpiter, ufak tefek bir amarc kza tutulup lgnca bir dansa kendini kaptrnca, amarc kz roln oynayan Simonne, benim iko babacm diye tanrlar tanrsnn burnuna tekmeyi indirince btn salon bir kahkaha tufanna bouldu. Bir yandan dans edilirken Febs, Minerva'ya kseler dolusu scak arap smarlyor, Neptn de azna durmadan rek tkan alt yedi kadnn ortasnda salna salna geziniyordu. st kapal ineli szler karlmyor, bunlara ak sak anlamlar veriliyor, en zararsz kelimeler lastikli bir ekle sokuluyordu. Uzun sredir; tiyatro seyircileri bu kadar hayaszca bir budalala kaptrmamalard kendilerini. te bylece btn bu lgnlklar arasnda oyun srp gitmekteydi. Sarlar giymi, ellerinde sar eldivenler, tek gzlkl k bir delikanl pozundaki Vlken, durmadan Vens'n peinden kouyordu. imdi Vens rolndeki Nana bir balk kadn kyafetinde grnmt sahnede. Bana bir mendil balam takm taktrm tombul gerdann gstererek, geni kalalarn kvra kvra yrrken btn seyircileri kendinden geirmiti. yle ki, gzel bir sesle Di-ana'nn yaknmalarn dile getiren ipekli ksa elbiseli ve hasr apkal Rose Mignon, irin bir bebek rolnde kimsenin dikkatine arpmamt. Ama teki iko kz, butlarna vurarak, bir tavuk gibi gdaklayarak, etrafna bir hayat kokusu, ekici bir kadnlk havas yayarak seyircileri sarho etmiti. Bu ikinci perdeden sonra artk aklna eseni yapabilirdi: sahnede kt bir pozda durabilir, tek bir notay bile doru syleyemez, syleyeceini unutabilirdi. Seyircileri bravo diye bartmak iin glerek, krtmas yeterdi artard bile. O pek beenilen kalalarn oynatrken alt salon ateleniyor, paradiden paradiye ta sahnenin stne kadar scak bir dalga yaylyordu. te bunun iin Vlken'i kr meyhanesine s- EMILE ZOLA 29 rkledii zaman artk tam bir zafere ulamt. Kendi evindeydi burada; yumruunu kalasna dayam, Vens' kaldrmn kenarndaki derenin iine oturtmutu. imdi mzik de kendini onun mahallevari sesine uydurmu gibiydi. Sa-int-Cloud Fuarnda duyulan trden klarinet hkrklar ve oynak flt nameleriyle baya bir mzikti bu. ki paray daha seyirciler tekrarlattlar. Uvertrdeki vals yeniden alnd; bu apknca valsn nameleri arasnda tanrlarda srklenip gittiler. ifti kadn rolndeki Junon, Jpiter'i, u amarc kzla enseleyip amarlan kafasna indirdi. Diana, Vens' Mars'a randevu verirken yakalad ve hemen buluacaklar yeri ve saati Vlken'e yetitirdi. Bu da yapacam bilirim ben! diye bangr bangr barmaya balad. Bundan sonras pek iyi anlalmyordu. Soruturma hzl tempolu bir dans havasyla sona ererken, Jpiter, tasz, soluk solua, kan ter iinde yer yz kadnlklarnn pek tatl eyler olduunu ve erkeklerin kabahatli olduunu iln ediyordu. Perde bravolar arasnda kapanrken : - Btn kabahat erkeklerde! diye barlar duyuluyordu. imdi perde tekrar almt. Nana ile Rose Mignon sahnenin ortasnda durarak seyircileri selmladlar.

  • Alklar salonu nlatrken, akaklar da durmadan baryor-lard. Sonra, salon yar yarya boald. La Faloise : - Gidip kontes Muffat'ya sayglarm sunmalym; dedi. Fauchery : - yi olur; beni de tantrsn diye cevap verdi. Sonra aaya ineriz. Fakat balkondaki localara gitmek kolay olmuyordu. Yukardaki koridordaki insanlar birbirini eziyordu. Kalaba- , ln iinden geebilmek iin kenarlara ekilmek, saa sola dirsek vurarak ilerlemek gerekiyordu. inde havagaz ya- 30 NANA nan bakr bir fenere srtn dayayan iko eletirici kendisini dikkatle dinleyen bir ka kiiye oyun hakkndaki dncelerini sylyordu. Oradan geenler, yava sesle birbirlerine adamn adn sylyorlard. Oyun boyunca glmt; koridorlarda hep bu syleniyordu; bununla birlikte ok sert konuuyor, zevkten ve ahlktan sz ediyordu. Az tede, ince dudakl eletirici kesik st gibi, bozuk bir zevkle oyunu beendiini anlatmaktayd. Fauchery kaplardaki deirmi aklklardan birer birer localar gzden geirmekteydi. Fakat Kont de Vandeuvres kendisini durdurarak nereye gittiini sordu. ki amca olunun Muffat'lan aradn renince 7 numaral locada olduklarn syledi. Kendisi de oradan geliyormu. Sonra gazetecinin kulana eilerek: - Syleyin, dostum, u Nana'y bir akam Provence sokann kesinde grmemi miydik... Fauchery : - Ya gerekten yle! diye Fauchery bard. La Faloise amcasnn olunu kendilerini pek souk karlayan Kont Muffat de Beuville'e tantt. Fauchery adn duyunca Kontes ban kaldrp bakt, ve Figaro' dak tiyatro eletirilerini beendiini syledi. Kolunu locann zeri kadife kapl kenarna dayam olan Kontes, zarif bir omuz hareketiyle hafife yana dnmt. Bir sre konutular. Sz, Evrensel sergi etrafnda dnyordu. Dzgn ve drt ke yznde resmi bir ciddilik okunan Kont: - ok gzel olacaa benzer. Bugn Champ de Mars' gezip dolatm... Gzm kamat grdklerimden... Fauchery : - Vaktinde alamayacakm diyorlar. Bir arza olmu. Kont sert bir sesle szn kesti: - Vaktinde alacak. mparator byle istiyor. Fauchery inaat srasnda bir gn bir yaz konusu bulmak iin oray gezerken az kalsn akvaryumda kapal kala- EMILE ZOLA 31 can neeli neeli anlatt. Kontes glmsedi. Zaman zaman bir eliyle yelpazelenirken, dirseine kadar beyaz eldivenli kolunu kaldrarak salona bakyordu. Tamamyla boalm olan salon uykuya dalm gibiydi. Sadece lksteki baz adamlar gazeteleri yayarak gz gezdiriyorlard. Kadnlar da tpk evlerindeymi gibi ahbaplaryla konuuyorlard. Avizenin altnda imdi ahbapa bir fsldamadan baka bir ey duyulmuyordu. Avizenin , perde arasnda girip kanlarn yerden kaldrdklar hafif toz tabakas arasnda biraz donuklam gibiydi. Oturan kadnlar seyretmek iin baz erkekler kaplarn nnde birikmilerdi. Bu adamlar bir an hareketsiz durup kocaman dml beyaz plasrtron kravatlarnn skt boyunlarn uzatarak bakyorlard. Kontes La Faloise'a : - nmzdeki sal gn sizi bekliyoruz; dedi. Eilerek teekkrlerini sunan Fauchery'yi davet etti. Piyesten hi sz edilmedii gibi Nana'nn ad da hi gemedi. Kont ylesine buz gibi bir azamet iinde dimdik duruyordu ki parlamentonun bir toplantsnda bulunuyor sanlrd. Orada bulunuunu kaynatasnn tiyatro sevgisine balad. Marki de Chouard, ziyaretilere yer vermek iin dar kmt. Banda geni kenarl bir apka vard; beyaz ve sarkk yanaklar ve uzun boyu ile ileri yana ramen dimdik durarak pek iyi grmeyen gzleriyle koridordan geen kadnlara bakyordu. Fauchery, Kontes'in daveti zerine, piyesten sz etmenin uygun dmeyeceini dnerek, gitmek zere izin istedi. La Faloise locadan ondan sonra kmt. Kont Vande-uvres'n locasnda sarn Labordette'in, Blanche de Sivry e sk fk konutuunu grmt. Amcasnn olunun yanna gelir gelmez: - Bak hele! u Labordette'i gryor musun, tanmad kadn yok... imdi de Blanche'le dedi. Fauchery istifini bozmadan : - Elbette... Elindeki avucundakini veriyor onlara. Senin dnyadan haberin yok dostum; dedi.

  • 32 NANA Koridor az ok boalmt. Fauchery aa inecei srada Lucy Stewart kendisine seslendi. Kadn ta dipte, sahneye yakn locasnda duruyordu. eride insan scaktan piiyor dedi. Annesi ve Caroline Hquet ile birlikte badem ekeri yiyerek, koridora kmlard. Bir yol gsterici kadn, onlarla yumuak bir sesle konuuyordu. Lucy gazeteciye att: ok kibar bir adam olduunu, baka kadnlar grmek iin ta yukarlara ktn, ama kendilerine susayp su-samadklarm sormak zahmetine katlanmadn sylyordu. Sonra konuyu brakarak: Biliyor musun dostum Nana pek iyiydi; dedi. Sivry, Fauchery'nin son perdeyi locasndan seyretmesini istiyordu; fakat adam, karken gelip onlar alacana sz vererek kendini kurtard. Fauchery ile la Faloise, aaya inip tiyatronun nnde birer sigara yaktlar. nsan kmeleri kaldrm kapatmt. Bir ok seyirciler bunlarn gittike hafifleyen uultusu arasnda gecenin havasn cierine doldurmak iin dar kmlard. O srada Mignon, Steiner'i Varietes tiyatrosunun kahvesine gtrd. Nana'nn baarsn grerek, cokunlukla onun szn etmee balamt. Bir yandan da bankeri gz ucuyla szyordu. Onu yakndan tanyordu. ki kere Ro-se'u aldatmasna yardm etmiti; ama hevesi geince yine piman olup ona ballk gstermiti. Kahveyi dolduran mteriler mermer masalarn etrafnda omuz omuza oturmaktaydlar, bazlar ayakta durarak acele acele bir eyler iiyorlard. Byk aynalar, bu bir sr insan kafasn saylamayacak kadar oaltyor, pamuklu kadife kapl sedirleri, dipteki krmz yol hals serili dner merdiveniyle dar salonu son derecede geni gsteriyordu. Steiner bulvara bakan n salondaki bir masaya gidip oturdu. Daha mevsimi gelmeden burann kaplan kartlmt. Banker, o srada oradan geen Fauchery ile la Falo-ise'i durdurdu. - Haydi, bizimle birer duble iin; dedi. EMLE ZOLA 33 Fakat zihnini bir ey kurcalamaktayd. Nana'ya bir buket atmak istiyordu. Ahbapa, Auguste diye bir garsonu ard. Kendisine dimdik bakan Mignon'un baklar karsnda biraz bozuldu. - ki buket yaptrn, Auguste; bunlar yol gsteren kadna verin de, mnasip bir zamanda sahnedeki iki bayana versin; olmaz m? dedi. Salonun teki ucunda en ok onsekizinde grnen bir gen kz ensesini bir aynaya, dayam bo bir bardan karsnda, bo yere uzun sre beklemekten usanm gibi uyuuk bir halde oturuyordu. Gzel sandre salarnn tabii buk-leleriyle erevelenen yznde, kadife yumuaklndaki gzlerinde bezginlik okunuyordu. Arkasnda soluk yeil ipekli bir elbise, banda da yer yer km yuvarlak bir apka vard. Gecenin souunda m gibi rengi umutu. Fauchery, kz gstererek: - A bak Satn de buradaym! dedi. La Faloise kim olduunu sordu. Bir kaldrm dilberinden baka bir ey deildi bu kz. Ama yle matrak eydi ki konumak zevk verirdi insana. Gazeteci sesini ykselterek - Ne yapyorsun orada Satin? diye sordu. Satn hi istifini bozmadan : - Sinek avlyorum, diye cevap verdi. Adamlar bayldlar bu cevaba, glmee baladlar. Mignon acele etmek gerekmediini sylyordu. n-jc perdenin dekorlar ancak yarm saatte kurulabilirdi. Ama Fauchery ile la Faloise biralarn iip bitirdikleri iin yukar kmak istiyorlard; meye balamlard. imdi, Steiner'le yalnz kalm olan Mignon, dirseini masaya da-yayarak : _ - Ne dersiniz? Anlatk deil mi? Ona beraber gideriz. Szi tantrm... Aramzda kalsn, karmn bilmesi gerek-mez. 32 NANA Koridor az ok boalmt. Fauchery aa inecei srada Lucy Stewart kendisine seslendi. Kadn ta dipte, sahneye yakn locasnda duruyordu. eride insan scaktan piiyor dedi. Annesi ve Caroline Hquet ile birlikte badem ekeri yiyerek, koridora kmlard. Bir yol gsterici kadn, onlarla yumuak bir sesle konuuyordu. Lucy gazeteciye att: ok kibar bir adam olduunu, baka kadnlar grmek iin ta yukarlara ktn, ama kendilerine susayp su-samadklann sormak zahmetine katlanmadn sylyordu. Sonra konuyu brakarak: Biliyor musun dostum Nana pek iyiydi; dedi. Sivry, Fauchery'nin son perdeyi locasndan seyretmesini istiyordu; fakat adam, karken gelip onlar

  • alacana sz vererek kendini kurtard. Fauchery ile la Faloise, aaya inip tiyatronun nnde birer sigara yaktlar. nsan kmeleri kaldrm kapatmt. Bir ok seyirciler bunlarn gittike hafifleyen uultusu arasnda gecenin havasn cierine doldurmak iin dar kmlard. O srada Mignon, Steiner'i Varietes tiyatrosunun kahvesine gtrd. Nana'nn baarsn grerek, cokunlukla onun szn etmee balamt. Bir yandan da bankeri gz ucuyla szyordu. Onu yakndan tanyordu. ki kere Ro-se'u aldatmasna yardm etmiti; ama hevesi geince yine piman olup ona ballk gstermiti. Kahveyi dolduran mteriler mermer masalarn etrafnda omuz omuza oturmaktaydlar, bazlar ayakta durarak acele acele bir eyler iiyorlard. Byk aynalar, bu bir sr insan kafasn saylamayacak kadar oaltyor, pamuklu kadife kapl sedirleri, dipteki krmz yol hals serili dner merdiveniyle dar salonu son derecede geni gsteriyordu. Steiner bulvara bakan n salondaki bir masaya gidip oturdu. Daha mevsimi gelmeden burann kaplar kartlmt. Banker, o srada oradan geen Fauchery ile la Falo-ise'i durdurdu. - Haydi, bizimle birer duble iin; dedi. EMLE ZOLA 33 Fakat zihnini bir ey kurcalamaktayd. Nana'ya bir buket atmak istiyordu. Ahbapa, Auguste diye bir garsonu ard. Kendisine dimdik bakan Mignon'un baklar karsnda biraz bozuldu. - ki buket yaptrn, Auguste; bunlar yol gsteren k'ad-na verin de, mnasip bir zamanda sahnedeki iki bayana versin; olmaz m? dedi. Salonun teki ucunda en ok onsekizinde grnen bir gen kz ensesini bir aynaya, dayam bo bir bardan karsnda, bo yere uzun sre beklemekten usanm gibi uyuuk bir halde oturuyordu. Gzel sandre salarnn tabii buk-leleriyle erevelenen yznde, kadife yumuaklndaki gzlerinde bezginlik okunuyordu. Arkasnda soluk yeil ipekli bir elbise, banda da yer yer km yuvarlak bir apka vard. Gecenin souunda m gibi rengi umutu. Fauchery, kz gstererek: - A bak Satn de buradaym! dedi. La Faloise kim olduunu sordu. Bir kaldrm dilberinden baka bir ey deildi bu kz. Ama yle matrak eydi ki konumak zevk verirdi insana. Gazeteci sesini ykselterek - Ne yapyorsun orada Satin? diye sordu. Satn hi istifini bozmadan : - Sinek avlyorum, diye cevap verdi. Adamlar bayldlar bu cevaba, glmee baladlar. Mignon acele etmek gerekmediini sylyordu. nc perdenin dekorlar ancak yarm saatte kurulabilirdi. Ama Fauchery ile la Faloise biralarn iip bitirdikleri iin yukar kmak istiyorlard; meye balamlard. imdi, Steiner'le yalnz kalm olan Mignon, dirseini masaya dayayarak : - Ne dersiniz? Anlatk deil mi? Ona beraber gideriz. Sizi tantrm... Aramzda kalsn, karmn bilmesi gerek- mez. 34 NANA Yerlerine oturan Fauchery ile la Faloise ikinci mevki localardan birinde, sade giyimli gzel bir kadn grdler. Yannda da ciddi bir adam vard. La Faloise tanyordu kendisini: ileri bakanlnda bro efiydi. Muffat'larda grmt bir kere. Fauchery kadnn adnn Bayan Robert olduunu sanyordu. Namuslu bir kadnd: daima tek bir olurdu. Ve bu klar da sayg deer insanlard. Balarn evirmek zorunda kaldlar. Daguenet kendilerine glyordu. Artk Nana baar kazandktan sonra kendini gizlemek gereini duymuyordu. Koridorlarda yksek perdeden konuarak zaferini iln etmekteydi. Yannda, koltuundan hi kalkmayan o okul kakn delikanl vard; hl Nana'ya duyduu hayranln aknl iinde gibiydi. Ah; ite kadn dediin byle olur, diyordu iinden; yz heyecandan kpkrmz kesilmiti. Durmadan, eldivenlerini giyip karyordu. Sonra, Nana'dan sz anca cesaretlenerek: - Affedersiniz, baym, bu kadn tanr msnz? diye sordu. Daguenet am gibiydi, duraksayarak : - Evet, biraz; dedi. - Peki, adresini biliyor musunuz? Bu, o kadar damdan dercesine sorulmutu ki Dagu-enet'nin iinden olann yzne bir amar atmak geldi. Sert bir sesle :

  • - Hayr; diyerek arkasn dnd. Sarn delikanl uygunsuz bir hareket yaptn anlamt. Bsbtn kzararak, bzlp oturdu. Sahneden tokmak sesi duyuldu. akaklar dekoru alklyorlard. Sahnede Etna dandaki bir maara grlyordu. Bir gm madeni ocann iinde almt bu maara; yepyeni altn paralarn parltlar salyordu dip tarafta, Vlken'in ocandan batan gnein klar salyordu. kinci sahnede Diana, Vens'le Mars'a meydan bo brakmak zere bir seyahate kmas iin anlayordu. te Diana'nn EMLE ZOLA 35 tek bana kald an Vens sahneye girer. rcplaktr. Vcudunun gzelliinden emin olmann verdii bir pervaszlk iindedir. Btn salon rperir. Vens'n vcuduna sade bir tl sarlmtr. Yuvarlak omuzlar, bir amazon boynunu andran gergin pembe gerdan, ehvetli bir sallant ile yuvarlanan geni kalalar, tombul, sarn butlar ile btn vcudu, bir kpk beyazlndaki tln altndan grnyordu. imdi o, salarndan baka rts olmayan yeni doan Vens't ve kollarn havaya kaldrd zaman koltuklarnn altndaki altn tyler grlyordu. Hi alk olmad. Kimse glmyordu artk. Ciddi erkeklerin burunlar inceliyor, dudaklar titriyor, azlan kuruyordu. Gizli tehlikelerle dolu, tatl, hafif bir rzgr esmiti sanki. Birden kadn cinsiyetinin lgnl iinde, isteklerinin gizliliklerini gzlerin nne seriverdi. Nana hep glmsyordu. Fauchery la Faloise'a: - Vay be! dedi. Bu srada Mars, tepesindeki ty ile, iki tanra arasnda randevusuna yetimek iin kouyordu. Burada Prulli-ere'in byk bir incelikle oynad bir sahne vard. Kendisini Vlken'e teslim etmeden nce zerinde son bir etki yapmak isteyen Diana'nn okaylar, rakibinin orada bulunuu kendisini bsbtn azdrm olan Vens'n cilveli hareketleri ile ii gcklanan Mars, kendinden gemi gibiydi. Sonra sahne bir trio ile sona ererken, bir ii kadn Lucy Stewart'n locasna girerek iki beyaz leylk buketini sahneye frlatt. Seyirciler alkladlar, Prulliere, buketleri yerden alrken Nana ile Rose Mignon halk selmlyordu. Lkste oturanlardan bir ka kii, Mignon'la Steiner'in oturduklar alt kat locasna glerek bakyorlard. Bankerin yzn ate basmt, enesi hafif hafif titriyordu: boaz tkanyordu sanki. Bundan sonraki sahne salondaki seyircileri mahvetti. Hafife bir sraya ilien Vens, Mars' yanna ard. imdiye kadar bu kadar hararetli bir sevime sahnesini canlandrmaya kimse cesaret edememitir. Nana kolunu boynuna 36 NANA dolayarak Prulliere'i kendine ekerken, Fontan, soytarca bir fkeyle yzn buruturarak karsn sust yakalad iin ileden km bir koca tavryla maarann dip tarafnda grnd. Elinde o halkalar demirden mehur a tutuyordu. Bir an tpk serpmesini atmaya hazrlanan bir balk gibi sallad. Sonra ustaca bir hareketle Mars'la Vens' tuzaa drd, ikisi de an iine girdi; ama kendinden gemi mutlu iki sevgili gibi ylece birbirlerine sarlm olarak. Gittike kabaran bir soluk gibi bir mrlt batanbaa salonu dolat. Bir ka el akrts duyuldu. Btn drbnler Vens'e evrilmiti. Nana yava yava btn seyircileri bylemiti. Azgn bir dii hayvan gibi vcudundan yaylan ehvet havas seyircilerin ban dndrmee balamt. imdi en kk hareketiyle istekleri kamlyor, kk parman hafife kmldatsa kendisine bakanlarn kanlarn tututuruyordu. Sanki kaslarnn stnde grnmeyen yaylar dolayormu gibi srtlar eiliyor, Enselerde tyler, bilinmez hangi kadnn lk soluu ile rperiyordu. Fauchery, n tarafnda oturan okul kaa delikanlya bakt. Olan, heyecanndan yerinde oturamyor, iki de bir ayaa kalkyordu. Gazeteci bir aralk merak edip Kont de Vendeuvres'e bakt. Adamn benzi umutu; dudaklarn srryordu. iko Ste-iner'in prsk yanaklar bsbtn kmt. Labordette, cins bir ksra seyreder gibi hayran hayran seyre dalmt Nana'yi. Daguenet kan oturan bacaklarn keyifli keyifli oynatyordu. Sonra bir aralk Muffat'larn locasna baknca grd manzara karsnda aakald. Beyazlar iinde ciddiliini elden brakmam olan Kontes'in arkasnda duran Kont, o krmz illi mermer gibi donuk yzyle az ak, boynunu uzatarak sahnede olup bitenleri seyrediyordu. Yan banda, glgede kalan Marki de Chourd'n o bulank gzleri yer yer parltl, k saan bir kedi gzne benze-miti. Herkes soluk solua gelmiti; terden salar yap yap olmutu: Oyunun srd saat boyunca salonun havas, soluklarla bir insan kokusuna brnmt. Havagaz EMLE ZOLA 37 lambasnn serptii k iinde, avizenin stndeki toz bulutu gittike younlamaktayd. imdi btn seyirciler; gece yars iftlerin sevitii yataklarda duyulan isteklerle iin iin gcklanarak yorgun dmlerdi. Ve imdi Nana bu bitkin seyirci ynn, bu bir oyun sonunun yorgunluu ve sinir gerginlii

  • iindeki binbeyz insann karsnda o mermer beyazlndaki vcudu ve kendisine el dedirtmeden btn bu kalabal mahveden diilii ile byk bir zafer mutluluu iinde boy gsteriyordu. Oyun bitmiti. Vlken zafer arlarna uyarak btn Olemp sevgililerinin nnden geiyordu, imdi. Ahlar, of-lar, apknca lf atmalar arasnda. Jpiter yle diyordu: Olum, bu manzaray gstermek iin bizi armakla hafiflik etmi oldun, Sonra Vens yararna bir dn oldu. . ris'in klavuzluunda yeniden sahneye giren boynuzlular korosu, tanrlarn en byne, soruturmasna devam etmemesi iin yalvaryordu, kadnlar evde olduka, hayat ekilmez oluyordu erkekler iin; aldatlmay ye tutuyorlard ve memnundular bundan. te bu komedinin zndeki ahlk anlay. Bunun zerine Vens serbest braklyordu. Vlken karsndan ayr yaama hakkn kopard. Mars tekrar Diana ile birleti. Jpiter, evinde bann din olmas iin o kk amarc kz bir yldza gnderdi. Nihayet Ak tanrs da kapatld zindandan kartld; orada sevmek mastarn ekecek yerde ktlardan tavuklar yapm-t. Perde ahane plakl daha da ycelemi grnen ve glmseyen Vens'n nnde diz kerek ilhiler syleyen boynuzlular korosundan sonra, kapand. Ayaa kalkm olan seyirciler kaplara doruldular oyunun yazarlar sahneye arld. Bravolar arasnda, cokun Nana! Nana! diye barmalar ortal kaplad. Ama daha salon tamamyla boalmamken karanla gmld. Sahne klar sndrld: avizenin ksld. Sahnenin nnden balayarak btn salondaki balkonlarn ve localarn stne gri bezden rtler indi. Biraz nceki bu scak uultulu salon, imdi bir kf kokusu iinde uykuya dalmt. 38 NANA Kontes Muffat, krkne sarlm dimdik durarak, gzleri karanla dikilmi, kalabaln kmasn bekliyordu. Koridorlarda itiip kalkarak kucaklarnda elbise yn-laryla kendilerine yol amaya alan ii kadnlara arpyorlard. Fauchery ile la Faloise, kta bulanabilmek iin szletiler; uzun hol insanlar doldurmutu; te yandan ifte merdivenlerden sonu gelmeyen dzenli skk birer kuyruk ar ar ilerliyordu. Mignon, Steiner'i srkleyerek herkesten nce darya karmt. Bir aralk Gaga ile kz sklm gibi: grnmlerdi. Labordette, hemen koup bir araba getirdi ve ana kz bindikten sonra, zarif bir hareketle arabann, kapsn kapatt. Daguenet'nin getiini gren olmamt. Okul kaa, yanaklar alev alev yanarak, artistlerin kapsnda beklemee karar vermiti, Panorama geidine gitti ama, parmaklkl kapy kapal buldu. Kaldrmda dikilip duran Satin, yanndan geerken eteiyle delikanlya srtnd; ama o, pek zgn olduu iin kza fkeyle srt evirdi, sonra gzleri isteini gerekletirememenin, gszlnn zntsyle dolu dolu kalabala karp kayboldu. Sigaralarn tttrerek giden seyircilerden bazlar: 'Vens ak-amayin dolarken... diye mrldanyorlard. Varietes kahvesinde Auguste mterilerden artan ekerleri Satin'in yemesine izin verdi. Tiyatrodan kam kaynayarak kan iko herifin biri nihayet kz kolundan tutup gittike uykuya dalan bulvarn karanlklarna doru gtrd. Hl akn akn inen seyirciler vard. La Faloise Claris-se'i bekliyordu. Fauchery, Lucy Stewart' ve Caroline He-quet ile annesini gtrmeye sz vermiti. Mffat'lar, donuk bir tavrla geip giderken, bu kadnlar, holn bir kesinden barp glerek geldiler. Tam bu srada Bordena-ve kk bir kapy iterek gelip Fauchery'den bir fkra yazmas iin kesin sz ald. Adam kan ter iindeydi; yz zafer neesiyle parlyordu. La Faloise nezaketle: - ki yznc temsile ulaacak bir oyun. Btn Paris tiyatronuza koacak; dedi. EMLE ZOLA 39 Fakat Bordenave ierlemi gibi, sert bir ene hareketiyle, hol dolduran, bu dudaklar kurumu, gzleri ate saan, hepsi de Nana ile yatabilmek iin yanp tutuan erkek kalabaln gstererek : - Ne inat eysin; hl tiyatron, diyorsun; kerhanen diyecek yerde! diye bard. II Ertesi gn, saat on olduu halde Nana hl uyuyordu. Haussmann bulvarndaki bu binann ikinci katn ona Moskoval zengin bir tccar, alt aylk kirasn pein vererek tutmutu. Bu yepyeni binann sahibi dairelerini yalnz kadnlara kiralyordu. Nana iin ok geni olan daire, tamamyla deli deildi. Evin iinde pek grmemiesine bir lks gze arpmaktayd. Yaldzl konsollarn ve sandalyelerin yan sra, iporta mal bir sr vr zvr, sonra Akajudan, kk masalar, floransa bronzu taklidi, inko amdanlar. Btn bunlardan, ilk olan ciddi kibar adamn kendisini ok abuk yzst brakt; bundan sonra ne id belirsiz klarn eline dt, balangta ok sknt ektii, bor bile deyemeyecek hallere dt, evden kovulacak duruma geldii anlalyordu.

  • Nana, yastn plak kollarnn arasnda skp, yzn gmerek yz koyun yatyordu. Yalnz yatak odasyla tuvalet odas mahalledeki bir demecinin gayretiyle dzene girmiti. Kapal perdelerden szan hafif bir aydnlkta pelesenk aacndan mobilyalar duvar ktlar ve gri zemin zerine iri mavi ieklerle ssl ipekli kumalarla kapl koltuklar gze arpyordu. Nana uyuklayan odann lkl iinde srayarak uyand, yannda bir boluk hissettii iin am gibiydi. Kendi yastnn yannda uzanan, gipr dantelli yastkta hl lk duran ba yerine bakyordu. Sonra el yordam ile, yatann ba ucundaki bir elektrik zilinin dmesine bast. eriye giren oda hizmetisine : - Demek gitti yle mi? diye sordu. - Evet, efendim; Bay Paul, on dakika kadar nce gitti... Yorgun olduunuz iin sizi uyandrmad. Ama yarn geleceini size sylememi tembih etti. EMLE ZOLA 41 Hl uyuklayan Nana : - Yarn, yarn! diye tekrarlad. Bakalm yarn onun gn m? - Evet, efendim, Bay Paul arambalar gelir. Gen kadn: yatann iinde oturarak : - Yo! Hayr... diye bard. Hatrladm imdi. Her ey deiti. Bu sabah bunu ona sylemek istiyordum... Kara adamn stne gelecek... Al sana bir kavga, bir kyamet! Zoe : - Bana haber vermemitiniz. Gnlerinizi deitirdiiniz zaman bana haber verirseniz iyi olur. Peki, u ihtiyar pintinin gn sal deil miydi? te byle aralarnda hi glmeden, iki mteriden; tutumlu bir adam olan Saint-Denis mahallesindeki bir tccardan ihtiyar pinti, kendisine kont ss veren ve acayip bir kokusu olan Hrvattan da kara adam diye sz ediyorlard. Daguenet, ihtiyar pintinin ertesi gnn almt; tccar saat sekizde evinde olmak zorunda olduu iin, gen adam Zoe'nin mutfanda onun gitmesini gzlyordu. Sonra, saat ona kadar, adamn hl scak duran yataktaki yerini ald, sonra o da iine gitti. Nana da, o da bunu ok rahat buluyorlard. - Aman, ne yapaym, dedi Nana. leden sonra yazarm kendisine. Mektubumu almam olursa ieriye sokmazsnz. Bu srada Zoe odada grlt kartmadan yryordu. Bir gn nceki byk baary anlatyordu. Nana'ya ok byk ^bir istidad olduunu ispat ettiini ok gzel ark sylediini anlatyordu. Ah! Bayan u saatte rahat rahat yata-bilseydi! Dirseini, yasta dayayarak oturan Nana sadece ban sallayarak cevap veriyordu. Geceliinin kurdelesi kop-: mutu. Salar zlm, dalm omuzlarna dklyordu. Dalgn dalgn : 42 NANA - Elbette; dedi. Ama nasl yapmal. Bugn bir sr can skc ey olacak... Kapc bu sabah da yukar kt m? imdi ikisi de ciddi ciddi konuuyorlard. aylk kira borcu vard. Mal sahibi eyasn haczettireceini sylyordu. Bundan baka bir sr alacakl daha vard. Bir arabac, bir amarc kadn, bir terzi, bir kmrc ve daha da bakalar. Btn bunlar her gn gelip kap aralndaki bir sedire oturup bekliyorlard. Hele u kmrc pek kt davranyor, merdivenlerde avaz avaz baryordu. Nana'nn en byk derdi, onalt yandayken peydahlad ocuktu. Kk Louis'yi Rambouillet yaknndaki bir kyde oturan bir stni-neye brakmt. Bu kadn Louis'cii anasna geri vermek iin yz frank istiyordu. ocuu son grnden beri dayanlmaz bir evlt sevgisine tutulan Nana, bu kadnn yz frangn verip ocuu Batirgmolles'da oturan halasna brakmak istiyordu. O vakit istedii zaman gidip olunu grebilirdi. Ama bu tasarsn gerekletiremedii iin ileden kyordu. Hizmeti kadn, Nana'ya skntsn ihtiyar pintiye amasn syledi. Nana bararak : - Her eyi anlattm ona; diye cevap verdi. deyecek bir ok borcu olduunu, eline ayda bin frank getiini syledi... Kara adama gelince o da metelie kurun atyor bugnlerde. Sonra kumarda kaybetmi... u zavall Mimi'nin kendisi yardma muhta; borsada deerlerin dmesi mahvetti onu. Ancak bana iek getirebilecek kadar paras var. Bylece szn ettii adam Daguenet idi. Yeni uyanm olmann geveklii iinde Zoe'ye srrn amt. Hizmeti kadn, onun gizli dertlerini renmeye alk olduu iin saygyla kark bir sevgiyle dinliyordu. Hanm kendisine, ilerinden sz etmee lyk grdne gre o da dncesini sylemek cesaretini

  • gsterecekti. Her eyden nce Nana'y ok sevdiini sylyordu. Bayan Blanche'dan bu- EMILE ZOLA 43 nn iin ayrlmt. imdi bu bayan Blanche kendisini tekrar yanna alabilmek iin neler yapmyordu neler! alacak kap yok deildi. Olduka tannmt! Ama sknt da olsa bile hanmndan ayrlmayacakt. lerisinin parlak olduuna inanyordu. Sonra da tlerini sralamaya balad, insan genken bir takm sama sapan iler yapard. Bu sefer dikkatli olmak gerekirdi. Erkekler keyiflerinden baka bir ey dnmezlerdi. Nana'nn alacakllarn susturmas ve para bulmas iin bir kelime sylemesi yeterdi. - Btn bunlar bana yz frank getirmiyor, diye tekrarlad. yz frank lzm bana, bugn hemen... insann yz frank alabilecei birini tanmamas ne kt ey. Kafasn atlatrcasna dnyor; halas bayan Le-rat'y Ramboauillet'ye gndererek, st nineye sabah beklemesini syletmek istiyordu. stediini yerine getirememi olmas, bir gn nce kazand baarnn zevkini bozmutu. Kendisini alklayan btn bu erkekler arasnda, yz frank verecek biri yok muydu yani? Hem sonra, karlksz parada alnamazd kimseden. Aman yarabbi; ne kadar talihsizim ben! diyordu iinden. Bebei hi aklndan kmyordu. Cin gibi bakl, mavi gzleri vard yavrucuun. Hele kekeleyerek, o kadar acayip bir sesle Anne! diyii vard ki glmekten katltrd insan! Bu srada sokak kapsnn elektrikli zili alnd. Zoe bir sr sylermi gibi fsltyla: - Bir kadn geldi; dedi. Bu kadn belki yirmi kere grmt. Ama hi tanmyormu gibi yapyor ve bunun sknt iinde bulunan kadnlarla olan ilikisini bilmezlikten geliyordu. J Adn syledi bana... Bayan Tricon'mu. Nana : - Tricon kadn ha! diye bard. Sahi o mu? Bak unutmutum. eri aln... Zoe Bn. Tricon'u ieri soktu. Uzun boylu iki uzun sa omuzlarndan sarkan ihtiyar bir kadnd bu. Avukat 44 NANA yazhaneleri arasnda mekik dokuyan bir kontes hali vard. Zoe hemen odaya bir erkek girdii zaman yapt gibi sessizce ekilip gitti. Kald ki durabilirdi de. Tricon kadn, oturmad bile. Nana ile aralarnda ksa bir konuma geti: - Elimde biri var bugn sizin iin... ster misiniz? - Evet... Ne veriyor? - Drtyz frank. - Peki saat kata? - te... Kabul m? -Kabul. Daha sonra Tricon havadan sz at. Kuru bir hava vard. yi olurdu byle havalarda yrmek. Daha grecei drt be kii vard. Kk bir cep defterine baktktan sonra kp gitti. Nana yalnz kalmt. Yrei ferahlamt imdi. Omuzlarndan hafif bir rperti geti. Tekrar, gevek gevek, m bir dii kedi gibi, yatann scaklna gmld. Yava yava gzleri kapanyordu. Ertesi gn Lou-is'cii nasl k giydireceini dnerek glmsyordu. Biraz sonra bsbtn uykuya dald. imdi ryasnda, bir akam nceki ateli saatleri yayor; bas bir sesle uzun uzun yanklanan bravo sesleri arasnda yorgunluunu gideriyor-du. . Saat onbirde Zoe, Bayan Lerat'y odaya soktuu zaman, Nana hl uyuyordu. Ama grltden uyand ve hemen : - Sen misin... bugn Rambouillet'ye gideceksin; dedi. Halas: - Bunun iin geldim, diye cevap verdi. Onikiyi yirmi gee bir tren var. Nasl olsa yetiirim. Gen kadn esneyerek: - Olmaz... Biraz sonra. Para geecek elime. Yemek yersin. Sonra dnrz. Zoe hanmnn sabahln getirdi. - Berber geldi efendim; diye mrldand. EMLE ZOLA 45 Fakat Nana tuvalet odasna gemek istemiyordu. - Girin ieri Francis; diye bard. yi giyinmi efendiden bir adam ieri girip selm verdi. Tam bu srada Nana plak ayaklaryla yataktan kyordu. Hi tellanmamt; Zoe'nin, sabahl giydirmesi iin kollarn uzatt. Francis de, hi istifini bozmadan ve arkasn dnmeden vekarl bir tavrla olduu yerde duruyordu. Nana oturup da salarna ilk tara vurduu zaman :

  • - Her halde gazeteleri grmemi, olacaksnz dedi... Fi-garo da ok gzel bir yaz var. Gazeteyi de getirmiti. Bayan Lerat gzln takp pencerenin yannda ayakta durarak yksek sesle okumaya balad. Srk gibi boyunu bsbtn uzatyor, apknca bir sfat geince burun deliklerini oynatyordu. Fauchery, bu yazy tiyatrodan kar kmaz sca scana yazmt. Nana'nn sanat tarafm ince ince inelemi ama kadnl karsnda duyduu kabaca hayranl dile getirmiti. Francis durmadan : - Mkemmel! diyordu. Sesiyle alay edilmesi Nana'y pek elendirmiti Nazik adamd bu Fauchery. Bu davrann mkfatlandracakt. Bayan Lerat yazy okuyup bitirdikten sonra bu erkeklerin hepsi de azgn eyler; diye homurdand; daha fazla bir ey de sylemedi. Yalnz kendisinin anlad bu lfndan kendisi memnundu. Francis, Nana'nn salarn yukarya kaldrp baladktan sonra selm vererek: - Akam gazetelerinde de bir gz atarm... Her zamanki gibi deil mi? Saat bete geleyim? - Bana bir kutu kremle, yarm kilo badem ekeri getirin Boissier'den olsun! Adam kapy ekerek giderken Nana salondan, bararak sylemiti bunu. Gen kadn ile halas yalnz kalnca pmediklerini hatrladlar; birbirlerinin yanaklarna aprtl birer pck Kondurdular. Yaz ikisini de canlandrmt. O zamana ka- 46 NANA dar uyuklayan Nana; yine baarsnn nbetine tutuldu. Eh! Rose Mignon ne haldeydi kim bilir bu sabah! Halas, heyecandan midesine sanc girdiini syleyerek tiyatroya gelmedii iin Nana, sanki alklar altnda btn Paris yerle bir olmu gibi, hikyesinin heyecanna kaplm kendinden geerek anlatyordu. Sonra birdenbire durup glerek, Gout-te-d'Or sokanda kn kvrarak dolatn zaman acaba bunlar yazarlar myd, dedi. Bayan Lerat ban sallyordu. Hayr hayr, hi, kimse byle olacan kestiremezdi. imdi ihtiyar kadn Nana'ya kzm diyerek ciddi bir tavrla konumaya balamt. Annesi, babasnn ve byk annesinin ardndan teki dnyaya gittikten sonra, ikinci anas olmam myd. Nana ok duygulanmt, nerdeyse alayacakt. Ama bayan Lerat gemi, gemitir diyordu durmadan. Evet, pis bir gemiti bu! yle eyler ki, bunlar her gn kurcalamamak iyi olurdu. oktandr yeenini grmyordu. nk ailede kendisinin de bu kzla birlikte yoldan kacan sylemilerdi. Aman yarabbi olur muydu byle ey! Nana'dan kendisine almasn istemiyordu. Her zaman temiz bir hayat geirdiinden emindi. imdi ona byle iyi durumdayken kavumak ve ocuunu sevdiini grmek yetiyordu. Bu dnyada namuslulukla almaktan daha deerli bir ey olamazd. Gzleri merakla parldayarak lf deitirdi ve : - Kimden bu bebek? diye sordu. Nana armt; bir an duraksayarak : - Efendiden bir adamdan; dedi. - Bak hele!.. Seni dven bir dlgerden olduunu sylyorlard... Eh imdi brakalm bunu, baka bir gn anlatrsn, azmn ne kadar sk olduunu bilirsin!... Haydi keyfine bak prensler gibi bytrm ben onu. Bayan Lerat iekilik yaparak geinirdi. Ama iini brakmt artk. imdi metelik stne metelik koyarak salad altyz franklk aylk gelirle yayordu. Nana ona kck gzel bir ev kiralayacana sz verdi. Ayrca ayda yz EMLE ZOLA 47 frank verecekti. Bu rakam duyunca, hala kendinden geerek, elde ettii erkekleri iyice szdrmasn syledi yeenine. Bir kere daha ptler. Fakat, Nana sevincinin ortasnda, Louis'cikten sz edilirken birden canlanan bir hatrayla kederlenivermiti. - Ne can skc ey, saat te kmam lzm. Al sana bir angarya daha! diye mrldand. Tam bu srada Zoe ieri girdi, sofrann hazr olduunu syledi. Yemek odasna getiler. Daha nceden gelmi yal bir kadn masann banda oturuyordu. apkasn kartmamt. Srtnda kna ile kaz kakas aras renkte bir elbise vard. Nana bu kadn, orada grnce amad. Sadece neden odaya girmediini sordu. - Ses duydum. Yalnz olmadnz dnmtm de; diye kadn cevap verdi. Kibar tavrlar taknan bu bayan Maloir, Nana'nn eski bir ahbabyd; ona misafirlie gelirdi. Bayan Lerat'nn orada bulunuu, nce cann skm gibi grnyordu. Sonra halas olduunu renince, glmseyerek kadn tatl bir bakla szd. Karnnn alktan zil aldn syleyen Nana sofradaki turplara saldrp ekmeksiz yemee balad. Resmi bir tavr taknan bayan Lerat turp yemeyeceini syledi. Dediine gre balgam yapyormu. Zoe, kotlet getirdii zaman, Nana, etten bir iki lokma alarak, kemikleri emmekle

  • yetindi. Arada bir gz ucuyla ahbabnn apkasna bakyordu. Nihayet : - Bu benim verdiim yeni apka deil mi? diye sordu. Bayan Maloir azndaki lokmay yutmadan : - Evet, dzelttim; diye cevap verdi. apka acayip bir ekil almt. n taraf kesilip alm tepesine kocaman bir ty taklmt. Bayan Maloir'in aca-yp bir merak vard: btn apkalarn elden geirir ezer bozard. Neyin kendisine yaktn yine kendi bilirdi. y- 48 NANA le bir elden geirerek en gzel bir apkay bir kasket haline getirirdi. Beraber sokaa kt zaman utanmamak iin bu apkay ona satn almt Nana. Nerdeyse darlacakt: - Bari kartn banzdan! diye bard. htiyar kadn kaslarak : - Hayr, teekkr ederim, rahatsz etmiyor beni; yemek yememe engel olmuyor; dedi. Kotletten sonra sofraya karnbaharla, bir nceden kalm, bir para tavuk s geldi. Nana her yemein geliinde yzn hafife buruturuyor, duraksyor, kokluyor, sonra tabandaki yemee el srmeden brakyordu. Reel yiyerek yemeini bitirdi. Soukluk fasl uzad gitti. Zoe, sofray toplamadan kahveleri getirdi. Kadnlar sadece nlerindeki tabaklar ittiler. Hep o gzel geceden sz edildi. Nana bir sigara sararak, sandalyasnn arkasna yaslanp tttrd. Zoe, arkasn bfeye yaslayarak kollarn sarktp orada duruyordu. imdi onun hayat hikyesini dinliyorlard. Bercy'li bir ebenin kzym. Annesinin ileri kt gitmi. Kendisi nce bir diinin yanna girmi, sonra da bir sigorta prodktrnn; ama yapamam burada. Sonra, biraz vnerek oda hizmetiliini yapt kibar kadnlarn adlarn sayp dkmee balad. Zoe bu kadnlardan adlaryla sz ediyordu; btn servetlerini ona teslim ederlermi. Ona gre, kendisi olmasaym balarna ok i gelirmi, Mesel bir gn, Bayan Blanche Octave'la beraberken; ihtiyar kagel-mi. Bunun zerine Zoe ne yapm? Salondan geerken dm gibi yapm, ihtiyar, bir bardak su getirmek iin hemen mutfaa komu, bu srada Bay Octave svm. Hizmetisini hayranlkla kark bir sevgiyle dinleyen Nana : - Ah ne iyi eydir u Zoe! dedi. Bayan Lerat : - Bamdan ok felket geti... diye sze balad. Sonra Bayan Maloir'a sokularak srlarn amaya balad. htiyar kadnlar likre batrlm eker yerken ene EMLE ZOLA 49 almaya baladlar. Maloir bakalarnn srlarn dinlerdi. Ama kendisi hakknda kimseye bir ey tlatmazd. Denildiine gre, bilinmeyen bir yerden ald maala kimsenin kapsndan ieri ayak atmad bir odada yaamaktayd. Nana birdenbire fkelendi: ' - Hala bakla oynamayn, fena oluyorum, demedim mi size! diye bard. Bayan Lerat buna aldr etmeden, masann stndeki iki ba ha eklinde birbirinin stne koydu. te yandan gen kadn batl inanlara inanmadn sylyordu. Ona gre yere dklen tuzun hi bir anlam yoktu, cuma gnnn uursuz olduu da bir masald; ama bak iin byle syleyemezdi. Uursuzluunu denemiti. Hi phesiz bana tatsz bir i gelecekti. Esnedi, derin bir can sknts iindeymi gibi: - Daha iki saat var... dedi. Dar kmam lzm. Ne can skc ey! ki ihtiyar kadn birbirine bakt. de bir ey sylemeden balarn salladlar. phesiz bu i daima zevk verici deildi. Nana yine arkasna yaslanp bir sigara yakmt. tekiler, bir ey sylemeyerek manal manal dudaklarn sryorlard: Bir sre sustuktan sonra Bayan Maloir : - Siz gelinceye kadar biz de bezik oynarz dedi. Sonra Bn. Lerat'ya: - Bezik bilir misiniz? diye sordu. Tabii biliyordu, hem de ok iyi. Ortada grnmeyen Zoe'yi rahatsz etmek gereksizdi. Masann bir kesi yeterdi; rty, kirli tabaklarn stne kvrdlar. Fakat bayan Maloir bfenin gznden ktlar almak iin yerinden kalknca, kadnlar oyuna balamadan Nana, kendisi iin bir mektup yazmalarn rica etti. Yaz yazmak cann skyor-n^u. Hem sonra yazsna da pek gvenemiyormu, koup odasndan iyi bir kt getirdi. Bir masann stnde ucu balanm bir yaz kalemiyle meteliklik bir mrekkep iesi 50 NANA EMLE ZOLA

  • 51 duruyordu. Mektup Daguenet'ye gidecekti. Bayan Maloir kendiliinden, inci gibi yazsyla Canmn ii sevgilim diye balayan mektupta, Daguenet'ye ertesi gn gelmemesini nk bunun imknsz olduunu, ama ister uzakta, ister yaknda olsun kendisini kalbinde tadn bildiriyordu. htiyar kadn: - Binlerce pck le bitiriyorum diye mrldand. Bayan Lerat her cmleyi beendiini ban sallayarak aa vurmutu. Gzleri parlyordu; gnl hikyeleri dinlemee baylrd. Kendinden de bir eyler katm olmak iin - Gzel gzlerine binlerce pck., diye ahenkli buseyle mrldand. Nana : - Evet, gzel gzlerinden binlerce pck! diye tekrarlad. Bu srada iki ihtiyar kadnn yznde derin bir mutluluk okunuyordu. Zili alp, mektubu biriyle gndermesi iin, Zoe'yi ardlar. Tam bu srada, hizmeti kadn tiyatrodan hizmet bltenini getiren bir adamla konuuyordu. Nana bu adam yanna artarak dnerken, bu mektubu Daguenet'ye gtrmesini syledi. Sonra da bir eyler sordu. Adamn dediine gre Bay Bordenave ok memnundu. imdiden sekiz gn iin btn yerler tutulmutu. Bn. Nana, sabahtan beri ka kiinin adresini istediini tasarlayamazd. Adam gittikten sonra, Nana darda en ok bir buuk saat kalacan syledi. Eer gelen olursa Zoe bekletecekti. Tam o bunlar sylerken sokak kapsnn elektrikli zili alnd. Bu gelen alacakllardan biriydi; arabasn kiraya veren adamd; antredeki bir sedire oturdu. Adam burada oturup akama kadar ba parmaklarn birbirinin etrafnda dndrebilirdi, hi acelesi yoktu. Tembellikten uyuuk bir haldeki Nana : yeniden esneyip gerinerek : - Haydi, cesaret, dedi. Orada olmalym. Ama yerinden kmldamyordu. Yz as diyen halasnn oyununu izliyordu. enesini avularnn arasna alm, dalgn, dnyordu. Saatin aldn duyunca yerinden srad. Kabaca : - Hay Allah cezasn versin! diye bard. Bunun zerine ktlar sayan Bn. Maloir gevek sesiyle Nana'ya cesaret vermek istedi. - inizi bir an nce bitirip gelmeniz daha iyi olur cicim; dedi. Bayan Lerat da kartlar kartrarak : - Haydi elini abuk tut; dedi. Ben drt buuk treniyle gideceim. Saat drtten nce paray getirirsen yetiebilirim dedi. Nana : - Oh, uzun srmez! diye cevap verdi. On dakika iinde Zoe'nin yardmyla srtna elbisesini, geirdi. Kt giyinmi olmasna aldr etmiyordu. Tam aa inecei srada yine kap alnd. Bu sefer kmrc gelmiti. Gelirse gelsin! Arabacnn yannda oturup ona arkadalk ederdi; bylece can sklmazd adamlarn. Yalnz bir grlt kmasndan ekinerek mutfaktan geti ve servis kapsndan svt. Buradan getii ok olurdu; eteini toplamaya almt. Bn. Lerat ile yalnz kalnca. Bn. Maloir : - Eh, bir kadn iyi ana ise, ne yapsa affedilir. Nana'nn halasn oyun iyice sarmt: - Bende seksen Rua var; dedi. imdi ikisi de sonu gelmeyen bir partiye gmlmler- Sofra hl toplanmamt. Oday yemek kokusuyla kark bir sigara duman kaplamt. imdi ikisi de likre batrlm eker yiyorlard. Yirrni dakikadr bir yandan urup ferken bir yandan oynuyorlard; Zoe birden ieri girerek 52 NANA sanki kap yoldalarym gibi ihtiyar kadnlar omuzlarndan tutup sarsarak : - Bana bakn; kap yine alnd. Eer ok misafir gelirse bana btn ev lzm olacak. urada oturamaz msnz. Haydi. abuk tutun elinizi! diye bard. Bn. Maloir partiyi bitirmek istiyordu. Ama Zoe'nin ktlara saldracan anlayarak hibir ey bozmadan oyunu brakmaya karar verdi. Bu srada Bn. Lerat da konyak iesini, kadehleri ve ekeri gtryordu. Sonra ikisi de mutfaa kotular, kurutulmak iin serilmi bezlerle hl su ile dolu bulak kab arasnda bir masaya ilitiler. - yz krk demitik... Sra sizde... - Ben kr oynuyorum. Zoe yeniden ieri girince onlar oyuna gmlm buldu. Hi konuulmad. Biraz sonra, bayan Lerat ktlar kartrrken, Bn. Maloir : - Kim geldi? diye sordu. Hizmeti kadn :

  • - Oh! Kimse deil, dedi, kaytszlkla. Bir delikanl... Kap dar edecektim ama o kadar sevimli ey ki. Yznde tek bir ty bile kmam daha. Tatl mavi gzl, kz gibi bir ocuk... Elinde kocaman bir buket var. Bana vermee bir trl raz olmad. Bym de klm bir okul ocuu! Bayan Lerat grog^ yapmak iin bir srahi su getirmee gitti. Bn. Lerat'ya, Zoe de bir bardak imek istediini syledi. Aznn zehir gibi olduunu sylyordu. Bn. Maloir : - Peki onu nereye oturttunuz? - Hani u dip taraftaki kk oda var ya... sadece hanmn bir sand ile bir masa bulunan darack yer... te hdkleri oraya oturturum. (*) Bir eit ekerli scak iki. EMILEJZOLA____________________________________________ 53 Tam groguna bol bol eker atarken kap alnnca yerinden srad. Hay Allah cezasn versin! ikisini rahata iirmeyecekler miydi kendisine. Koup kapy at. Dnnde Bn. Maloir'in renmek ister gibi yzne baktn grnce : - Bir ey deil; bir buket gndermiler, dedi. imdi kadn, balaryla birbirlerine selm vererek ikilerini ykmlyorlard. Nihayet Zoe sofray toplarken st ste iki kere kap alnd. Yo ama bu ciddi bir ey deildi. ki keresinde de kmser gibi hep o cmleyi tekrar ederek mutfaktakilere haber verdi: - Bir ey deil, bir buket gndermiler. Bu srada iki ihtiyar kadn Zoe'ye iekler geldii zaman antrede bekleyen alacakllarn ne hale girdiklerini anlatarak gltler. Evin hanm buketleri tuvalet masasnn stnde bulacakt. Ne yazk ki bu kadar pahal olan bu ieklerden on metelik bile elde edilemiyordu. Paray sokaa atmaktan baka bir ey deildi bu. Bn. Maloir : - Ben, dedi, Paris'te erkeklerin kadnlar iin harcadklar iek parasyla bir gn geinirim. Bn. Lerat : - yle grnyor ki ok kanaatkarsnz. Sadece buketleri baladklar sicim paras bile... Haydi azizim, altm dam. Saat drde on vard. Zoe hanmnn bu kadar gecikmesine hayret ediyordu. Genel olarak, hanm dar gitmek zorunda olduu zaman, leden sonra bu ii abucak kvr-verrdi. Bn. Maloir, insann her zaman istediini yapamayacan syledi. Bn. Lerat, tabii, hayatta bir takm akla gelmeyen engeller vardr, diye ekledi. Beklemekten baka ya-Pacak bir ey yoktu. Yeeni ii akt iin gecikmi olma- her halde? Kald ki burada bir skntlar da yoktu. 54 NANA Mutfakta pek rahattlar. Elinde kr olmad iin Bn. Le-rat Karoyu att. Zil yeniden alnmaya balamt. Zoe bu sefer ah al moru mor grmt. Sesini alaltarak: - Aman Allahm, iko Steiner geldi; dedi. Herifi kk salona aldm. imdi, Bn. Maloir, bu tip erkekleri tanmayan Bn. Le-rat'ya bankeri anlatyordu. Rose Mignon'u brakyor muydu yoksa? Zoe bam sallad. Bir bildii vard. Ama imdi yeniden gidip kapy amas gerekmiti. Dnd zaman : - Bir bu eksikti; dedi. u pinti ihtiyar. Hanmn sokaa ktn bouna syledim durdum. Yatak odasna girip kuruldu... Onu akama bekliyorduk. Saat drd eyrek getii halde Nana hl grnmemiti. Neden bu kadar ge kalmt? Akllca bir i deildi bu. ki buket daha getirmilerdi. Zoe'nin can sklmt. Kahve kalm m diye bakt. Evet bu hatunlar kahveye baylrlard herhalde. Bu onlar uyuklamaktan kurtarrd. Hep ayn hareketlerle kt ata ata uykular gelmi, iskemlelerinin stnde srtlar eik oturuyorlard. Saat buuu vurdu. Hi phe yok hanmn bana bir ey gelmi olmalyd. Kadnlar, aralarnda fsldaarak konumaya baladlar. Birden Bn. Maloir durumu unutup : - Bu ele beyz var. Koz kent majr... diye bard. Zoe : - Susun orada! diye fkeyle sylendi. Bu adamlar ne derler sonra? Mutfaktaki sessizlik iinde, iki ihtiyar kadn fsldaarak ekiirken servis merdiveninden bir ayak sesi geldi. Nihayet Nana gelmiti. Daha kapy amadan soluklan duyuldu. Sert bir tavrla ieri girdi, yz kpkrmzyd. Eteklii, balar koptuu iin merdivenleri sprm ve kadife kuma, birinci kattaki kirloz hizmetinin datt plerir meydana getirdii batakla bulaarak kirlenmiti.

  • EMLE ZOLA 55 Bn. Lerat yeenini grnce: - Nihayet gelebildin! Bana bir ey mi geldi yoksa! Herkesi byle bekletmek houna gidiyor her halde... Kadn, hl Bn. Maloir'in beyzne ierledii iin dudaklarn bzerek sylemiti bunlar. Zoe de: - Hi de akllca bir ey deil bu yaptnz; diye ona katld. Zaten can sklan Nana'y bu sitemler bsbtn ileden kartt. u katland skntdan sonra kendisini byle mi karlayacaklard! - Beni rahat brakacak msnz ha! diye bard. Hizmeti: - Aman susun; darda adamlar var.. Bunun zerine sesini alaltan gen kadn kekeleyerek - Keyfimden mi ge kaldm sanyorsunuz! dedi. Bitirmek bilmiyordu bir trl. Benim yerimde sizin olmanz isterdim hani... kan ter iinde kaldm; herife apla indire-sim geldi... Sonra yolda tek bir arabaya rastlamadm. Bereket versin buraya iki admlk bir yerdeydim. Ama yine de soluk solua kotum. Halas: - Paray aldn m? diye sordu. - Ha! u mesele! dedi Nana. Ocan karsndaki bir iskemleye oturmutu; bacaklar kopuyordu yorgunluktan. Soluk almadan korsajndan bir zarf kard; iinde yz franklk drt banknot vard. Tamam olup olmadn anlamak iin sert bir parmak hareketiyle yrtt iin, bu yrtktan paralar grnyordu. teki u kadn, Nana'nn eldivenli kck elindeki bu kirli zarftan gzlerini ayrmyorlard. Vakit ok geti. Bn. Lerat, ertesi gn Rambouillet'ye gidecekti. Nana uzun uzadya aklamalara girimiti. 56 NANA Hizmeti kadn : - Hanmcm., sizi bekleyenler var; diye tekrarlad. Ama gen kadn yeniden kprd. Beklesindi gelenler. i bitinceye kadar. Halas elini paraya uzatrken : - Yo! Hepsini almayacaksn. Stnine iin yz frank. Elli frang da senin yol paran ve harln... Bana da elli frank kalr. Bozuk para bulmak byk bir mesele oldu. Evde, on frank bile yoktu. Bn. Maloir'dan istemee kalkmadlar; nk hi bir zaman otobs paras olan alt metelikten fazla tamazd yannda. Nihayet, gidip sandma bakaym, diyerek Zoe odadan kt. Kadnn getirdii bozuk paralar masann ucunda saydlar. Bn. Lerat Louis'cii ertesi gn getireceini syleyerek hemen kp gitti. Nana, Zoe'ye : - eride bekleyenler var demitiniz deil mi? diye hep oturduu yerde dinlenirken sordu. - Evet efendim; kii. Byle diyerek nce bankerin adn syledi. Nana, yzn buruturdu: Bu Steiner olacak herif, bir akam nce bir buket att iin kendini skntya sokacan sanyorsa alda-nyor, diye dnd. - Yani bktm artk. Kimseyi kabul edecek deilim. Gidip kendilerine eve gelmeyeceimi syleyin. Zoe, hanmnn yine yanl bir i yapacan dnerek, kzm gibi, ciddi bir sesle : - Dnn biraz hanmcm da yle karar verin. Bay Steiner'i kabul etmelisiniz. Sonra beklemekten usandn sylemee balayan, bitiik odadaki Hrvattan sz etti. Nana bsbtn kzd, kimseyi almayacam diye diretti; kimseyi grmek istemiyordu! Bu ylk adam da nereden kmt bana! EMLE ZOLA 57 - Sepetle hepsini! Ben Bn. Maloir'la bezik oynayaca-. Bu daha iyi bence. Zil sesi szn yarda braktrd. Yine bir tra daha! Zoe'nin kapy amasna engel oldu. Ama hizmeti kadn onu dinlemeyerek mutfaktan kmt. eri dnd zaman, emreder gibi bir tavrla masann stne iki kart brak-* ti: - Hanmmn kendilerini kabul edeceini syledim... Salonda oturuyor bu baylar... dedi. Nana fkesinden kplere binerek yerinden kalkt. Fakat kartlarda Marki de Chouard'la Kont de Muffat de Be-uville adlarn grnce yelkenleri suya indirdi. Bir an bir ey sylemeden durdu. Nihayet : - Kimmi bunlar? Tanyor musunuz? diye sordu. Zoe esrarl bir ekilde dudan srarak :

  • - htiyar tanyorum; dedi. Hanmn daha da bir eyler renmek ister gibi yzne baknca : - Bir yerde grmtm; dedi. Bu sz zerine gen kadn kararn verdi. Kahve kokusu iinde ve ocakta kalan son korlarn karsnda snd bu odann lk havasndan ayrlmak fena halde cann skmt. Bn. Maloir'i tek bana brakp mutfaktan kt. htiyar kadn imdi iskambil falna bakyordu; apkasn da hi kartmamt; yalnz daha rahat etmek iin, enesini balayan kurdeleleri zp, omuzlarnn arkasna atmt. Tuvalet odasnda, Zoe'nin yardmyla srtna bir sabah-hk geirirken, cann sktklar iin, erkeklere dilerinin arasndan kfr yadryordu. Bu kaba szler, hizmeti kadn zmt. nk hanmnn eski hayatnn pisliklerinden kendini kurtaramadn gryordu. yle ki, sakin olmasn syleyecek kadar ileri gitti. - Haydi sen de! Bir sr hergele bunlarn hepsi de! 58 NANA Bununla birlikte kendi deyimiyle, o prenses tavrn taknd. Salona dorulaca srada Zoe kendisini durdurdu ve Marki de Chauard'la, Kont de Muffat'y tuvalet odasna soktu. Bylesi daha iyiydi. Gen kadn zentili bir nezaketle : - Sizi beklettiim iin zgnm, beyler dedi. Adamlar selm verip oturdular. lemeli bir tl perdeden odaya hafif bir aydnlk szyordu. Evin en iyi denmi odas burasyd. Duvarlarna ak renk kumalar gerilmiti. st mermerli bir tuvalet masas, erevesi oymal bir dner ayna, mavi saten kapl bir ezlong ve iskemleler. Tuvalet masasnn stn kaplayan gl, leylk, smbl demetlerinden yaplan baygn bir iek kokusu dolduruyordu insann iini. Kvetlerden yaylan ar kokuyla birlikte bir bardan iine ufalanm keskin bir lavanta iei kokusu da karmaktayd. yi balanmam olan sabahlna smsk sarlan Nana, cildi hl terle nemli, bu danteller iindeki tuvaletine kendisi de am, gibiydi. Kont Muffat ok ciddi bir sesle : - Sizi grmek iin srar ettiimizden dolay zr dilerim efendim, dedi... Size bir dilekte bulunmak iin geliyoruz. Marki ile ben mahallenin Yardm Sevenler Dernei yesiyiz. Marki de Chouard apkn bir eda ile hemen ekledi: - Bu evde byk bir artistin oturduunu rendiimiz zaman; yoksullarmz iin kendisine ba vurmaya ayr bir nem verdik... Byk sanatlar iyi yrekli de olur... Nana yapmackl bir alak gnllle brnd. Bir yandan ne yapacan dnrken, bir yandan da, hafif hafif ban sallayarak cevap veriyordu. Kontu buraya getiren ihtiyar olmalyd; gzlerinde eytanlk okunuyordu markinin. Ama tekine de pek gvenmemeliydi; adamn akak damarlar'acayip bir ekilde kabarmt. Tek bana da gelebilirdi elbet. Kapcdan adn renmiler; sonra da her biri kendi hesabna buraya srklenmiti. EMLE ZOLA 59 Nana ok tatl bir sesle : - Elbette baylar... Gelmekle ok iyi ettiniz; dedi. Fakat elektrikli zilin sesi onu hafife rpertti. Yine bir gelen vard. Bu Zoe de hemen aard kapy. Nana szne devam ederek : f - nsan bir eyler verebilirse pek mutlu olur elbet; dedi. Gerekten de kendisine ba vurulmas gururunu oka-mt. Marki tekrar sze balayarak : - Ah, ne byk bir sefalet bilseniz! dedi. Mahallemizde binden ok yoksul var. Kald ki en zengin mahallelerden biri: nsanlarn nasl bir sknt iinde yaadklarn dnemezsiniz: bir lokma ekmek bulamayan ocuklar, hasta, kimseden yardm grmeyen kadnlar, souktan len insanlar. Nana ok duygulanmt: - Zavalllar! diye bard. Markinin szleri ylesine yreine dokunmutu ki gzlerinden yalar boand. Bir ara, zentisizce eilmiti. n alan sabahlndan boynu grnd, gergin gsleri, tombul butlan ince kuman altndan belirgin olarak gze arpyordu. Markinin toprak rengi yanaklarnda hafif bir kzart belirmiti. Konumak zere olan Kont Muffat gzlerini kapad. ok scakt bu tuvalet odas; ar bir kapal ser havas. Gller soluyor; kupadaki lavanta ieinden ar bir koku yaylyordu ortala. Nana szlerine unlar da ekledi:

  • - Byle durumlarda insan ok zengin olmay q kadar istiyor ki... dedi. Eh, herkes elinden geleni yapar... nann bana baylar, bilseydim ki... Acma duygusunun etkisiyle sama bir ey syleyecekti az kalsn. Bunun iin cmlesini tamamlamad. Bir an s-knt iinde hissetti kendini. Elbisesini karrken elli frang nereye koyduunu hatrlayamamt. Ama sonra hatrlad. 60 NANA Tuvalet masasnn kesinde ters evrilmi bir krem kutusunun altnda olmalyd. Tam ayaa kalkarken, kapnn zili uzun uzun alnd. Tamam! Biri daha! Sonu gelmeyecek bunlarn... Marki ile kont da ayaa kalkmlard. Marki kapya doru kulak kabartmt: phesiz bu zil seslerinin ne anlama geldiini biliyordu. Muffat ona bakyordu; sonra ikisi de baka tarafa baktlar can sknts iindeydiler; donuk-lamlard. imdi, Muffat kt, salam yapl, sk sal, ban nne eerken sska omuzlarn kaldryordu; ikisi de kmldanmadan durdular. Nana glerek, on tane iri gm paray adamlara uzatrken: - Size arlk vereceim, efendim... yoksullar iin... dedi. enesindeki o gz alc ukur bsbtn derinleti, bunu sylerken. imdi hi yapmacksz, iyi yrekli bir gen kz haliyle bakalm hanginiz alacaksnz der gibi elindeki paralar adamlara uzatt. Kont daha atik davranarak paralar ald; yalnz, bir tane be franklk kalmt. Gen kadnn elinden alrken lk ve yumuak derisine temas edince hafife rperdi. Nana hep yle neeyle glyordu. - imdilik bu kadar, baylar; bir daha sefere daha ok vereceimi umuyorum; dedi. Artk orada daha fazla kalmalara sebep yoktu; marki ile kont selm vererek kapya doruldular. Tam kacaklar srada kapsnn zili yeniden nlad. Marki hafife glmsedi, oysa kont daha da ciddilemiti. Nana, Zoe'nin yeni geleni oturtacak bir ke bulabilmesi iin adamlar biraz oyalad. Evine gelenlerin birbiriyle karlamalarndan holanmazd. Ama bu sefer evin ii dolup tayordu. Bunun iin salonun bo olduunu grnce ii ferahlad. Zoe adamlar dolaplara m tkmt yoksa? Salonun, eiinde durarak : - Yine grelim baylar; dedi. Gl ve berrak bak ile ikisini de sarmt. Kont de Muffat, sosyete adam olduu halde heyecanlanmt; hava EMLE ZOLA 61 almak ihtiyacn duyuyordu, bu tuvalet odasnn "iek ve kadn kokusu bouyordu onu. Arkasndan gelen Marki de Chouard, grlmediinden emin olarak, yz allak bullak olmu, diliyle dudaklarn yalayarak Nana'ya gz krpt. Gen kadn tuvalet odasna girdii zaman, Zoe'nin elin* de kartvizitler ve mektuplarla kendisini beklediini grnce kahkaha ile glerek: - Grdn m u moruklar, iine ettiler elli frangmn! diye bard. Bu ie kzmamt; erkeklerin kendisinden para szdrmas pek tuhaf gelmiti ona. Ama elinde metelik brakmamt bu domuz herifler. Kartlar ve mektuplar grnce yine cinler bana topland. Mektuplar iin bir diyecei yoktu. Bir akam nce kendisini alklayan kibar adamlardan geliyordu Ama u ziyaretilerin yapaca ey arabay ekip gitmekti. Zoe adamlar her keye yerletirmiti; her oda koridora ald iin, dairenin bu bakmdan pek elverili olduu grlyordu. Bayan Blanche'n evinde ise salondan gemek gerekirdi. Bu yzden Bayan Blanche'n ba ok ar-mt. lk dncesinden caymam olan Nana : - Hepsini kap dar et bu adamlarn. nce u pinti moruktan bala, dedi. - Onu oktan savdm, efendim dedi Zoe glmseyerek. Sadece size bu akam gelemeyeceini syleyecekmi. Bu ok sevindirici bir haberdi. Nana ellerini rpt. Gel-rneyecekmi ha! Ne gzel ans! Demek serbest kalacakt. Sanki en korkun ikencelerden kurtulmu gibi, sevinle derin derin iini ekti. lk aklna gelen Daugenet oldu. Zaval-lca perembeyi beklemesini yazmt! imdi Bn. Maloir hemen ikinci bir mektup yazmalyd! Ama Zoe, bayan Ma-loir'n her zamanki gibi haber vermeden svtn syledi. Nana, nce birini gndermek istediyse de sonrada duraksa-d- ok yorgundu. Btn geceyi uykuyla geirmek ne kadar iyi olacakt! Bu nefis ziyafeti dnnce Daugenet'yi armaktan vazgeti. Kendisine bu zevki ok grmemeliydi. 62 NANA

  • Oburcasna : - Tiyatrodan dner, dnmez yatacam. Beni leden nce uyandrmayn; dedi. Zoe yerinden kmldanmamt. Hanmna aka t vermesi yakk almazd. Yalnz onu tecrbesinden yararlandrmak iin elinden geleni yapacakt. Hanm bu yersiz dncesi ortaya atnca : - Bay Steiner'i de mi? diye yavaa sordu. Nana : - Elbette, hem de tekilerden nce; diye cevap verdi. Zoe, hanmna dnmek iin zaman brakmak zere biraz daha bekledi ve alttan alta, Nana'ya, rakibi olan Ro-se Mignon'un elinden, btn tiyatrolarda tannan bylesine zengin bir adam almakla vn duymak istemiyor musunuz, diye sordu. Kadnn ne dediini anlayan Nana : - abuk elinizi tutun, ekerim, ve canm sktn syleyin. Bir dn yapt; yarn bu hevese kaplabilirdi; apknca bir jestle glerek gz krpt: - Ne olursa olsun bu adam ele geirmek istersen bunun en ksa yolu, kap dar etmektir, dedi. Zoe fena halde bozulmutu. Birden hanmna byk bir hayranlkla bakt; sonra gidip, hi sallanmadan Steiner'i kap dar etti. Bu srada, Nana, kendi deyimiyle, ortaln sprlmesini bekledi. Byle bir saldr kimsenin aklna gelmezdi. Ban uzatp salona bakt. Boalmt. Yemek odasnda da kimse kalmamt. Artk kimsenin kalmadndan emin olarak evin iini dolarken birden bir odann kapsn anca bir delikanlyla burun buruna geldi. Bir sandn stne oturmutu bu ocuk. ok rahat, uslu bir hali vard; elinde de kocaman bir buket tutuyordu. - Aman yarabbi! diye bard, hl biri var burada! Delikanl onu grr grmez gelincik gibi kzararak yere diz kt. Heyecandan boulacak gibi olmutu. Ne yapacan bilemeden buketini bir elinden teki eline alyordu. EMLE ZOLA 63 Nana, bu ocuun genlii, elindeki ieklerle garip grn karsnda bir acma duygusuna kapld; kahkahayla glmeye balad. ocuklar da m peine dyordu artk? imdi kendini anaca bir duyguya kaptrp eliyle kalasna vurarak, aka iin: - Cann dayak m istiyor bebeim? dedi. - Evet, dedi delikanl. Bu cevap Nana'yi daha da keyiflendirmiti. On yedi yandayd, ad Georges Hugon'du. Bir akam nce Varietes tiyatrosundayd; imdi onu grmee gelmiti. - Bana m bu iekler? - Evet. - Ver bakalm, koca budala! Gen kadn buketi elinden alrken olan gen yann o tatl a gzllyle ellerine sarld. Nana kurtulmak iin vurmak zorunda kald. Bak hele u kk apkna, ne de gz pek ey! diye azarlarken Nana'nn yanaklar pembe-lemiti; glmsyordu. Tekrar gelmesine izin vererek gitmesini syledi. ocuk yrrken sallanyor, kapy bulamyordu. Nana tuvalet odasna dnd. Francis de salarna son eklini vermek in hemen kageldi. Nana yalnz akamleyin giyiniyordu. Aynann karsna oturdu, ban berberin becerikli ellerinin altnda eerek dncelere dald. Bu srada Zoe ieri girerek: - Biri var, bir trl gitmek istemiyor; dedi. Nana sakin bir tavrla : - Pek yleyse brak kalsn, diye cevap verdi. - Byle yaparsak, her gn gelirler sonra. - Adam sende! Syle beklesin dursunlar. Karnlar ok acknca kalkp giderler. imdi baka trl dnyordu. Erkekleri byle peinden koturmak houna gidiyordu. Aklna gelen bir ey onu bsbtn elendirdi: Francis'in elinden kurtularak kapy 64 NANA kend eliyle kilitledi. imdi istedikleri kadar, yandaki odada bile toplansnlar, duvar delip ieri giremezler ya! diye dnyordu. Zoe, mutfaa giden kk kapdan girebilirdi. Bu srada elektrikli zil yine ald. Her be dakikada bir duyuluyordu bu zil. Bir makine dzenlilii ile sert ve berrak sesi nlyordu evin iinde. imdi Nana elenmek iin bunlar saymaya balamt. Ama birden bir ey hatrlad: - Nerede benim badem ekerleri? dedi. Francis de badem ekerlerini unutmutu. Redingotunun cebinden bir kese kd kard ve bir kadn ahbabna hediye veren kibar bir adam tavryla gen kadna uzatt; yalnz badem ekerinin parasn hesaba

  • geiriyordu. Nana kese kdn dizinin stne koydu; berber hafife dokunduka saa sola evirirken, ekerleri de kemiriyordu. Uzun sre hi konumamt. Sonra birden : - Hoppala! diye mrldand, bir ete geldi galiba; dedi. Kapnn zili kere ard ardna alnd. Sonra nlamalar sklat. lk ak itirafm andran ekingenleri, baz kaba parmaklarn kartt atlganlar; havay hzla rperten tellan vard bu nlamalarn. Zoe'nin dedii gibi bir ngrak cmbyd bu; nerdeyse mahalleyi ayaa kaldracakt. Bir sr adam, kuyruk olup, parmaklarn fildii dmeye bastryordu birbiri ardnca. Bu Bordenave olacak kak o kadar ok kimseye Na-na'nn adresini vermiti ki akamki seyircilerin hepsi boy gsterecekti nerdeyse. Nana : - Durun, Francis, bana Be Louis^ verebilir misiniz. - Be Louis, yerine gre? - Ah, eer teminat istiyorsanz... diye Nana cmlesini bitirmeden kolunu aarak bitiik odalar gsterdi. Francis be Louis'yi verdi. Zoe, frsat bulduka, hanmnn elbisesini hazrlamak iin ieri giriyordu. Az sonra giyinmesine yardm etmee balad. Francis salarn son bir defa daha (*) Yirmi frank deerinde altn para (ev.). EMLE ZOLA 65 elden geirmek iin durup bekledi. Ama durmadan alnan zil, hizmeti kadn rahatsz ediyor; hanmn korsesini yar balanm sadece bir ayann orabn giymi halde brakp gitmek zorunda kalyordu. Hizmeti kadn, bu ite tecrbesi olduu halde akln, aryordu. Adamlarn her birini keye sktrdktan sonra, n drdn bir araya yerletiriyordu; bu da prensibine aykryd. Varsn birbirlerini yesinler, daha iyi, yer alr; diyordu iinden. Nana da iyice kendini emniyete ald iin, soluklarn duyuyorum adamlarn, diye alay ediyordu. imdi bu adamlarn hali grlecek eydi. epeevre klarnn stne oturan finolar gibi, dillerini sarktarak oturuyorlard her halde. Bir gn nceki baars hl srp gidiyordu. Bu erkek srs peinden ayrlmyordu. - Bari bir ey krmasalar; diye iinden mrldand. Aralklardan szan scak soluklar kendisini kayglandrmaya balamt. Bu srada Zoe, Labordette'i ieri soktu. Gen kadn sevin ve ferahlkla haykrd. Adam, onun hesabna, sulh mahkemesine dedii bor iini grmek istiyordu Nana ile. Ama o, Labordette'in sylediklerini dinlemeden : - Beraber kalm... yemei birlikte yeriz... Oradan Va-rietes'ye benimle gelirsiniz. Sahneye ancak dokuz buukta kyorum; dedi. u iyi yrekli Labordette de tam zamannda gelmiti. Hibir zaman bir ey, istemezdi kendisi iin bu adam. Kadnlara arkadalk eder, onlarn ufak tefek ilerini grrd. imdi de, ieri girerken, antrede bekleen alacakllar savmt. Kald ki bu adamcazlar para istemiyorlard da. Aksine; bir trl gitmemelerinin sebebi evin hanmna vglerini sunmak, bir gn nceki baarsndan sonra kendisine yeni hizmetlerde bulunmaya hazr olduklarn sylemek istemeleriydi. Giyinmi olan Nana : - Haydi, svalm; dedi. Tam bu srada Zoe bararak ieri girdi. 66 NANA - Kapy amayacam artk... adamlar merdivende kuyruk olmular. Merdivenlerde kuyruk olan adamlar! nerede olursa olsun. O yapmackl ngilizvari soukkanl grnn bozarak Francis, de, taraklar yerletirirken gld bu sze. Na-na, Labordette'i kolundan tutup mutfaa doru srklyor-du. Evden kp gitti. Nihayet erkeklerin elinden kurtulduu iin bir takm can skc eylerle karlamaktan korkmadan kendi kendisiyle babaa kalabilmenin derin mutluluunu duyuyordu imdi. Servis merdiveninden inerken : - Kapma kadar gtrn beni, dedi. Bylece emniyette hissederim kendimi... nann ki, bir gece sabaha kadar deliksiz uyumak; kendi kendime kalarak btn bir gece... sterseniz delikli deyin buna dostum!. III kontun geen yl len annesinden ayrt etmek iin kon-tes Sabine dedikleri Bn. Muffat de Beuville, her sah Miromesnil sokann Penthievre soka ile birletii noktadaki konanda, misafirlerini kabul ederdi. Drt ke byk bir binayd bu konak. Sokaa bakan uyuklar gibi grnen yksek ve kararm cephesinde,

  • daima kapal duran panjurlanyla kasvetli bir manzaras vard. Evin arkasndaki kck, rutubetli bahedeki ince aalar, gnee kavuabilmek iin o kadar uzamlard ki, atlarn tesinden grlebiliyordu dallar. O sabah saat onda, salonda ancak on iki kii vard. Kontes, yalnz ili dl olduu ahbaplarn bekledii zaman- lar kk salonu da, yemek salonunu da amazd. Byle daha, biz bize oluyor, ocan karsnda ene alyorlard. Kald ki salon ok bykt ve yksek tavanlyd, drt pen- ] ceresi baheye bakyordu, ocakta iri ktkler yand halde bu yamurlu nisan akamnda bu bahenin rutubeti hissediliyordu salonun iinde. Gne yz grmezdi buras: Gndz yeilimtrak bir kla hafife aydnlanrd. Akamlar lmbalar ve avize yandktan sonra da masif akaju mobilyalar, sar duvar ktlar ve iri iek desenli kadife kapl am-pir stilindeki mobilyalaryla ar bir hava kerdi bu salona. Buraya girenler souk bir kibarlk, eski detler ve artk yok olmu bir an sofuluk havas iinde bulurlard kendile- rini. Bununla birlikte, kontun annesinin zerinde ld |sert tahtadan, kaln bir kuma kapl koltuun tam karsnda, minenin yanndaki kapitone krmz ipekli kuma kap-l derince bir sandalye vard; bu ku ty yastk kadar yu-muak ve derin sandalyede Kontes Sabin oturuyordu. Sa-londaki biricik modern mobilyayd bu. Salonun somurtkan 68 NANA EMLE ZOLA 69 manzarasna pek de uygun dmeyen canl tek keydi bunun bulunduu yer. Kontes- : - Demek ran ah'n greceiz... dedi. Byk sergi iin Paris'e gelecek hkmdarlardan sz ediliyordu. Birka kadn epeevre minenin yanna oturmulard. Erkek kardei douda bulunmu bir diplomat olan Bayan Du Joncquoy Nasreddin ahn sarayn anlata anlata bitiremiyordu. Bir demirhane sahibinin kars olan Bn. Chantereau, kontesin benzinin uup hafife rperdiini grerek : - Hasta msnz canm? diye sordu. Kontes glmseyerek : - Yo, hayr; hibir eyim yok... Azck tmm... Bu salon o kadar ge snyor ki... diye cevap verdi. Bunlar sylerken de salonu, uzun duvarlarn, yksek tavann gzden geirmiti. Kontesin kz Estelle oturduu tabureden kalkarak minede devrilen bir odunu dzeltti. On sekizinde, erginlik anda, zayf ve mnsz bir kzd bu. Sabine'in rahibe okulundan kendisinden be ya kk arkada olan Bn. de Chezelle: - Oh ne iyi! dedi. Keke benim de byle bir salonum olsayd. Hi olmazsa sen byle rahata misafir kabul edebiliyorsun... imdiki odalar avu ii kadar... Senin yerinde olmay isterdim! Kadn, elini kolunu sallayarak budala budala konuuyordu. Eer byle bir salonu olsaym, duvar ktlarn, koltuklar, her eyi deitirirmi; sonra da btn Paris'te n salacak balolar verirmi. Arkasnda oturan kocas yarg, byk bir ciddilik iinde karsnn sylediklerini dinliyordu. Dediklerine gre bu kadn gizlemek gereini duymadan aldatrm adam; ama yine de ho gryor, kabul gnleri- ne aryorlard kendisini; deh' gzyle bakyorlard da ondan. Kontes o hafif glmseyiiyle : - Ah, bu Leonide, dedi. Gevek bir hareketle dncesini tamamlad. On yedi' yl iinde yaadktan sonra salonunu deitirecek deildi elbet. imdi, buras kaynanasnn salnda istedii gibi kalacakt. Sonra yine konuulan konuya dnerek : - Bana dediklerine gre Prusya kral ile Rusya imparatoru da gelecekmi; dedi. Bn. Du Joncquoy : - Evet; ok gzel enlikler olaca syleniyor, dedi. Paris'te herkesi tanyan Leonide de Chezellers'in, Muf-fat'lara getirdii Banker Steiner, iki pencere arasndaki bir kanapede oturmu, biriyle konuuyordu. Kokusunu ald her borsa hareketi hakknda bilgi edinmek iin kurnazca, bir milletvekilinin azn aryordu; bu srada Kont Muffat, surat her zamankinden daha ask, hi konumadan ayakta onlar dinlemekteydi. Kapya yakn bir yerde drt be gen Kont Xavier de Vandeuvres'n etrafn almlar onun yava sesle konumasn dinliyorlard. Ak sak bir eyler anlatt genlerin katla katla glmelerinden belliydi. Salonun ortasnda, tek bana bir koltua kurulmu

  • gzleri ak uyuyan iko bir adam vard. ileri bakanlnda bro e-fiymi. Bu srada genlerden biri de Vandeuvres'n anlattklarnn doruluundan phe gsterince, adam sesini ykselterek : - ok phecisiniz, Foucarmont, bu gidile hibir eyden zevk almaz olacaksnz; dedi. Sonra glerek kadnlarn yanna geldi. Byk bir soylu ailenin son ferdi olan, bu kadn dkn ve ince fikirli kont doymak bilmez bir hrsla elindeki koca serveti yiyip bitiriyordu. Paris'te n salm olan yar atlar grlmemi bir Paraya maloluyordu kendisine: mparatorluk kulbnde, 70 NANA kumarda avu avu altn veriyordu; metresleri de iliini smrmekteydiler bir yandan. Her yl, ya bir ka dnm tarla ya da orman, Pikardiya'daki o geni maliknesinin bir parasn elden kartyordu. Leonide, yannda konta kk bir yer vererek: - Bakalarna pheci dememenizi salk veririm. Siz ki hibir eye inanmazsnz; asl kendi zevkini bozan biri varsa o da kendinizsiniz; dedi. - Doru sylyorsunuz, diye kont cevap yerdi. Bakalarn da tecrbelerimden yararlandrmak istiyorum. Ama kendisine susmas sylendi. B. Venot'nun onun bu szlerine can sklmt. Bu srada, kadnlar uzaklanca, bir ezlonga gmlm altm yalarnda ufak tefek bir adam gze arpt. Bozuk dilerini gstererek srtyordu; konuulanlara kulak veriyor, ama kendisi tek kelime sylemiyordu. Elinin bir iaretiyle kontun szlerinden tedirgin olmadn anlatt. Vandeuvres byklk satarcasna ciddi bir tavr taknarak : - Bay Venet, benim inanmak gereken eye inandm bilir; dedi. Bu ok dindarca bir grt. Leonide de bundan memnun olmu grnyordu. Salonun dip tarafndaki genler imdi daha grltyle glyorlard. Salondaki yapmackl ar ballk havas canlarn skt iin hi elenemiyorlar-d. Souk bir esinti oldu. Sessizlik ortasnda Steiner'in genizden gelen sesi duyuldu. Milletvekilinin hi sr vermeyii bankeri ileden kartmt. Bir ara, Kontes Sabine minenin ateine bakt; sonra yeniden konumay srdrerek : - Geen yl Bade'da Prusya kraln grmtm. Yana gre hl ok din. - Kont Bismarck da yanndayd, dedi Bayan Du Jounc-quoy; Kontu tanr msnz? Kardeimin evinde, yemekte bulundum onunla. Oh! ok oldu; Paris'te Prusya elisi olarak bulunduu zaman... Bu adamn elde ettii baarlan bir trl anlayamyorum yani. EMLE ZOLA 71 Bn. Chantereau : - Neden acaba? Diye sordu. - Bilmem nasl syleyeyim... Houma gitmiyor. Kaba ve terbiyesiz bir adam. stelik bence budalann biri. imdi herkes Kont Bismarck'tan sz ediyordu. Bu konuda birbirinden pek ayr grler ileri srld. Vandeuvres Bismarck' tandn iyi bir ikici ve iyi bir oyuncu olduunu syledi. Tartmann hararetli bir annda salona Hec-tor'la Faloise girdi. Arkasndan gelen Fauchery kontesin yanna geldi, eilerek : - Sayn kontes, ok nazik davetinizi hatrlamtm da... dedi. Kadn glmseyerek tatl bir kelime syledi. Gazeteci kontu da selmladktan sonra, salonun ortasnda, yerini ya-drgamasna bir sre durdu; Steiner'den baka oradakilerden hi birini tanmyordu. Arkasna dnen Vandeuvres yanna gelerek elini skt. Fauchery bu karlamadan pek memnun olmutu. Alma ihtiyacn duyarak kontun kolun-n tutup bir keye gtrerek yava sesle : - Yarn, hazr msnz? - Hazr olmak da lf m? - Gece yars onun evinde. - Biliyorum... Biliyorum... Blanche'la birlikte gideceim. Vandeuvres, kadnlarn yanna dnp Bismarck' beendirmek iin yeni kantlar ileri srmek istiyordu. Ama Fauchery kendisini durdurdu. - Bu kadnn, beni kimi davet etmekle grevlendirdiini asla kefedemezsiniz, dedi. Ve hafif bir ba iaretiyle kont Muffat'y gsterdi. Kont bu srada milletvekili ve Steiner'le bir bte meselesini tartyordu. Vandeuvres armt: 72 NANA - mknsz! dedi; ama bu haber onu ok elendirmiti. - Vallahi doru sylyorum. Kontu da getireceime yemin ettim. Biraz da bunun iin geldim buraya.

  • kisi de sessizce gltler. Vandeuvres tella kadnlarn meydana getirdii halkaya girerek : - Aksine, B. Bismarck'n ok ince fikirli bir insan olduunu iddia ederim... Bakn bir akam, benim yanmda yle gzel bir ey syledi ki... Bu srada, yava sesle yaplan konumadan ancak bir iki cmle yakalayabilmi olan la Faloise Fauchery'ye bakarak, ondan bir aklama bekledi ama amcasnn olu bir ey sylemedi. Kimden sz ediliyordu? Ertesi gn gece yars ne yaplacakt? imdi Fauchery'nin yanndan hi ayrlmyordu. Gazeteci gidip bir yere oturdu. Onu en ok Kontes Sabine ilgilendiriyordu. Bu kadndan zaman zaman sz etmilerdi ona; on yedi yanda evlendiini, imdi otuz drdnde olmas gerektiini, evlendiinden beri de kocas ve kaynanas arasnda adeta bir manastr hayat srdn biliyordu. Sosyetede kimi onda sofu bir kadnn soukluunu buluyor, kimi de bu eski konaa hap solmadan nce gzel iri gzlerinden nasl alevler saldn, o tatl gln hatrlayarak acyordu bu kadna. Fauchery onu szyor ama bir karar veremiyordu hakknda. Meksika'da len eski bir yzba arkada hareketinden bir gn nce, baz ok sr tutan insanlarn birden zl gibi, sofradan kalkarken kontes hakknda baz eyler sylemiti. Ama ne sylediini pek iyi hatrlamyordu imdi; o akam ok iyi yemek yenilmiti, imdi; bu eski slptaki salonda siyahlar giyinmi, o hafif glmseyiiyle, kontese bakarken, yzbann szlerinden phe ediyordu. Arkasndaki lmbann aydnl, kontesin tombulca esmer profilini belirgin bir hale getirmiti; biraz kalnca dudaklarnda kuvvetli bir ehvet ifadesi seziliyordu. La Faloise, bu toplantdan can sklm gibi grnerek : EMLE ZOLA 73 - Neler sylyorlar kuzum u Bismarck iin! diye mrldand. nsan can skntsndan patlyor burada. Yani buraya gelmek de nereden esti aklna: dedi. Fauchery birden : La Faloise fena halde kzmt, poz yaptn unutarak* - Yok! hayr! dostum, bu nasl soru? Nerede olduunu sanyorsun? dedi. Sonra bu davrannn pek nazike olmadn hatrlayarak, kanapesine gmlrken : - Vallahi hayr, dedi. Ama, bir ey bilmiyorum bu konuda diye szn tamamlad. urada Foucarmont adnda bir gen var ya, ite her yerde rastlanyordu ona. Bundan daha atlganlar da grlmtr elbet. Ama neme gerek benim... Kesin olan bir ey varsa, o da eer kontes gnln elendiriyorsa, ok kurnazca yapyordur bunu. nk kimseden duyulmad byle bir ey. Sonra, Fauchery'nin sormak zahmetine katlanmasna meydan vermeden Muffat'lar konusunda bildiklerini anlatt. minenin yannda halka olup oturan kadnlarn srp giden konumalar arasnda iki adam seslerini yavalatarak konuuyorlard. Onlar byle beyaz kravatlar ve eldivenle-riyle grenler, pek ciddi konular zerinde, gzel cmlelerle konutuklarn sanrd. La Faloise'n anlattna gre Muf-fat ana ekilmez bir kadnd. Hep papazlarla ahbaplk ederdi; stelik herkese tepeden bakar, btn aileye hkmederdi bu ihtiyar kadn. Muffat ise, Napoleon I.'in kont yapt bir generalden olma bir tekne kazntsyd. Tabii 1 ara-lkta(*) gzde olanlardand; yz glmezdi hi; ama ok namuslu bir adam olarak tannmt. Buna dayanarak teki dnya hakkndaki grleri ve saraydaki grevini pek byk grmekten doan bir gururla burnu kaf dandayd kontun. Annesi onu byle iyi bir eitimle yetitirmiti: her gn Papaza gnah kartrd; hibir dnya zevkini tatmamt. V ) Napoleon III.'n imparatorluu yeniden kurmak zere yapt hkmet darbesi (2 aralk 1851) (ev.) 74 NANA Her gn kiliseye gider; zaman zaman humma nbetini andran iman cezbelerine tutulurdu. Nihayet la Faloise bu portreyi tamamlamak zere, Fauchery'nin kulana bir ey fsldad. Gazeteci: - Olmaz byle ey! dedi. - Namusumun zerine yemen ederim ki, bana byle sylediler... Evlendii zaman da byleymi. Fauchery, Steiner'e bir takm rakamlar sralarken favorileri arasndaki yz bsbtn kareleen kont bakarken glmee balamt. - Allah bilir ya; buna uygun decek bir kafas var hani... Dorusu karsna gzel bir hediye!.. Ah, zavall kadncazn kim bilir ne kadar cann skmtr! Bahse girerim ki bir ey bilmiyordu, kontes hibir ey! Tam bu srada kontes Fauchery'ye bir ey sylyordu. Ama o Muffat'nn durumunu o kadar elenceli ve olaan st bulmutu ki duymamt. Kontes sorusunu tekrarlad: - Bay Fauchery; Bismarck' anlatan bir yaznz yok muydu? Konumu muydunuz onunla? Fauchery derhal yerinden kalkt; bayanlarn halkasna yaklat, kendini toparlamaya alt, sonra tam bir

  • rahatlk iinde u cevab verdi. - Vallahi, sayn kontes, bu yazy, Almanya'da yaynlanm biyografilerden yararlanarak hazrlamtm... Bay Bic-marck' hi grm deilim. Kontesin yannda duruyordu. Kadnla konuurken kafas deminki konu zerinde iliyordu yine. Yan gstermiyordu bu kadn; en ok yirmi sekizinde grnyordu; hele gzlerinde hl bir genlik alevi tutuuyordu, uzun gz kapaklarnn altnda mavi bir glgeye brnyordu bu gzler. Bir birinden ayr yaayan annesiyle babasnn arasnda yetimiti. Bir ay babas Marki de Chouard'n, bir ay da annesi markizin yannda otururdu. Annesinin lm zerine ok gen evlenmiti. Her halde kendisinden rahatsz olan baba- EMILE ZOLA 75 snn zoruyla olmutu bu. Berbat bir adamd bu marki. ok dindar olduu halde, hakknda pek tuhaf sylentiler dolard. Fauchery, kendisine sayglarn sunmak onuruna erip eremeyeceini sordu. Kontes, babasnn mutlaka, ama biraz ge geleceini syledi. O kadar ok alyordu ki! htiyarn gecelerini nerede geirdiini az ok bilen gazeteci, bu szleri byk bir ciddilik iinde dinliyordu. Fakat kontesin sol yananda, aznn kenarnda grd kck bir ben hayret vermiti ona. Nana'nn yznde de tpk buna benzeyen bir ben vard. Tuhaf ey. Bu benin stnde incecik tyler gze arpyordu; yalnz, Nana'nn tylerinin sarn olmasna karlk kontestekiler simsiyaht. nemi yoktu bunun, kimseyle yatmamt bu kadn. Kontes : - Kralie Augusta'y grmeyi o kadar isterdim ki; dedi. Dediklerine gre o kadar iyi, o kadar sofu bir insanm ki... Kralla birlikte gelecek mi dersiniz? diye sordu. Fauchery: - Sanlmyor, efendim; diye cevap verdi. Kimseyle yatmyordu bu kadn: Aka belli oluyordu bu. Onu, taburesinin stnde ylesine budalaca, mnsz oturup duran kznn yannda grmek yeterdi. ine bir kilise kokusu yaylan bir mezarlk havasndaki bu salonda bu kadnn nasl demir bir elin basksnda, kat bir yaantya boyun ediini gsteriyordu. Bu rutubetten kararm, ta eski zamanlardan kalm eve kendinden hibir ey katabilmi deildi. Buraya hkmeden, o sofuca davranlar, kefaretleri ve orularyla Muffat'yd. Fakat birden, kadnlarn arka tarafnda bir koltua gmlm oturan o bozuk dili srtkan ihtiyar grnce Fauchery'nin dnceleri bsbtn kesinleti. Tanrd bu adam. Bu Theophile Venot, kilise davalarnda uzmanlam eski bir avukatt; ykn tuttuktan sonra avukatl brakmt; olduka esrarl bir mr sryordu; btn salonlarda, boy gsterir; herkesten sayg grrd; byk bir gce, ardndaki gizli bir gce dayamyor-mu gibi biraz da korkulurdu bu adamdan. Buna karlk ok alak gnll grnrd. Madeleine cemaat meclisin- 76 NANA de yeydi, vakit geirmek iin de dokuzuncu daire belediye bakan yardmcln kabul etmiti. Yok canm! Kontesin etraf ok iyi sarlmt; ekmek yoktu bu kadnda. Fauchery kadnlarn yanndan ayrlarak, amcasnn oluna: - Hakkn var; skntdan patlar insan burada, tyelim, dedi. Fakat bu srada Muffat ile milletvekilinin yalnz braktklar Steiner burnundan soluyordu; kan ter iinde fkeyle homurdanarak yanlarna gelmiti: - Hay Allah! Bir ey sylemek istemediler mi azlarndan lf kmyor... stediimi syleyen birilerini bulurum elbet... Sonra gazeteciyi bir keye doru gtrp bu sefer zafer kazanmasna bir tavrla ve sesini deitirerek : - Yarn, deil mi? Ha!.. Hazrm ben adamm; dedi. Fauchery hayret etti: - Ne?... diye mrldand. - Bilmiyor musunuz? Ah!.. Evinde grebilmek iin o kadar sknt ektim ki! Bu yzden Mignon peimden ayrlmyor. - Demek Mignon'lar bu hale geldiler artk. - Evet... Bana byle syledi. Nana beni kabul etti... ti-yatro'dan sonra tam gece yars davetlisiyim onun. Bankerin az kulana varyordu. Gz krparak ve kelimelerin stnde dura dura: - Bu i yolunda, ya siz? Anlamam gibi yapan Fauchery: - Ne gibi yani? dedi. Yazn iin bana teekkr etmek istemi. Evine kadar geldi. - Evet, evet... Ne mutlusunuz sizler... Mkfatlandrlyorsunuz... Sras gelmiken bir ey soraym kim

  • paray deyecek yarn? Gazeteci bunun hibir zaman sylenemeyeceini anlatmak ister gibi kollarn at. Bu srada Vandeuv- EMILE ZOLA 77 res B. Bismarck' tand bilinen Steiner'i ard. Bn. Du Jocqwoy hemen hemen inanm gibiydi. Dncelerini u kelimelerle sonuca vardrd: - Bende kt bir izlenim brakt... Yznden kt bir adam gibi geldi bana. Ama her halde ok akll olmal. Baarlarndan belli. Franckfortlu bir Yahudi olan banker, hafife, glmseyerek: - Herhalde: dedi. Bu sefer la Faloise amcasnn olunun peinden ayrlmadan sordu: - Demek yarn akam bir kadnn evine gidilecek, sylesene, kim bu kadn? Fauchery, kendilerini dinleyenler olduunu, dikkat etmesi gerektiini anlatan bir iaret yapt. Yeniden kap ald. Yal bir kadn girdi ieri. Arkasndan da bir gen geliyordu. Bu, Sansn Vens oynanrken ok gzel! diye baran delikanlyd. Her yerde hl bu konuuluyordu.-Gazeteci tanmt bu ocuu. Bu kadnn geliiyle salonda bir hareket oldu. Kontes Sabine onu karlamak iin hemen yerinden kalkt; Bn. Hugon'cuum diye elinden tuttu. Amcasnn olunun, bu sahneyi hayretle seyrettiini gren la Faloise, onu ilgilendirmek iin bu kadnn kim olduunu bir ka cmle ile anlatt. Bn. Hugon bir noterden dul kaldktan sonra, ailesinin eski bir mlk olan Orleans yaknlarndaki Fondettes iftliine ekilmiti. Ama bir aya yine Paris'teydi. Richelieu sokanda bir evi vard. Hukuk fakltesinin birinci snfndaki en kk olunu yerletirmek zere bir ka haftadr burada bulunuyordu. Eskiden Markiz de Cho-uvard'n ok iyi ahbabyd, kontesin doumunu da grmt: evlenmesinden nce bir ka ay onda kalmt; imdi bile senli benli konuuyordu onunla. Bn. Hugon, Sabine'e : - Georges'u getirdim sana, byd artk, dedi. 78 NANA Delikanl o berrak baklar ve kendisini olan kyafetine girmi bir kza benzeten sarn buklesiyle kontesi, hi ekinmeden selmlad. Sabine iki yl nce bu ocukla Fon-dettes'te Volant oynadklarn hatrlad. Kont Muffat - Philippe Paris'te deil mi? diye sordu. htiyar kadn, hep Bourges garnizonunda; diye cevap verdi. Bn. Hugon oturduktan sonra, byk olundan vnerek sz etti. Bu iri yar babayiit, aklszca, grltl bir harekete kartktan sonra, temenlie kadar ykselmiti. Salondaki btn kadnlar saygyla Bn. Hugon'un etrafn aldlar. imdi konumalar daha tatl ve nazike bir havaya brnmt. Fauchery de sayg deer Bn. Hugon'u o kadar tatl bir glmseyile aydnlanan ve derin bir ana efkati okunan, beyaz salarnn ereveledii yzne bakarken bir an Kontes Sabine'den phe ediini gln buluyordu imdi. Ama yine de kontesin oturduu o krmz ipek kuma kapl kapitone sandalyeden gzn ayramyordu bir trl. Bu sandalye ona kaba, i gcklayc bir hevesle seilmi gibi grnd. Hi phesiz, ehvetle kark bir tembellik duygusu veren bu sandalyeyi kont sokmamt bu salona. Bunun buraya konulusuna bir deneme, bir istein ve zevkin balangc denebilirdi. imdi, Chaufery, dalgn dalgn dnyordu. Yine ehvetle kark bir merakla Muffat'larn evine girebilmeyi istemiti; arkada Meksika'da lmt. Kimbilir belki kendisi de? Denemeliydi bir kere. Budalaca bir eydi bu phesiz; ama zihnine saplanmt bir kere bu dnce; bir ey kendini ekiyordu, iinde gizli bir hrs uyanmt. O byk oyun. Bu sandalyenin yorgun yz, arkaya devrilmi arkal elendiriyordu onu; La Faloise, Fauchery'den, gece yars evine gidilecek olan kadnn adn aklayacana sz aldktan sonra: (*) Bir tarafna ty taklm mantarlar roketleri havaya frlatarak oynanan oyun. (ev.) EMLE ZOLA 79 - Eh, gidelim artk? dedi. Fauchery : - Birazdan; diye cevap verdi. Gitmek iin hi acele etmiyor, kendisine yklenen, yerine getirilmesi de kolay olmayan davet iini kendi kendine bahane olarak kabul ettiriyordu. Kadnlar bir gen kzn rahibe oluunu, bunun iin yaplan trenin ok dokunakl olduunu konuuyorlard. Btn Paris'te gndr sz konusu olmaktaym bu tren.

  • Baron Fougeray'nn byk kzym, dayanlmaz bir istekle Carmelites'lerin manastrna giren. Fougeray'lere az ok yaknl olan Bn. Chantereau, kzn annesinin, iki gz iki eme alayarak, olayn ertesi gn yataa dtn anlatyordu. Leonide : - Ben bu trende ok iyi bir yerde oturmutum. lgin buluyordum bunu; dedi. Bn. Hugon zavall anaya acyordu. Kzn byle kaybetmek ne ac eydi! - Beni sofu olmakla sularlar; dedi rahat bir ak kalplilikle; ama byle gen kzlarn intihar etmekte ayak direnmelerini ok ac buluyorum yine de. Kontes, yormu gibi hafife rpererek, atein karsndaki sandalyesine biraz daha yasland. imdi kadnlar tartmaya balamlard. Fakat, gizli gizli konuuyorlar, konumalar da zaman zaman hafif glmelerle kesiliyordu. minenin stndeki pembe dantellerle evrili iki lmbadan hafif bir aydnlk yaylyordu. Olduka birbirinden ayr masa zerindeki lmbann yetmedii iin byk salon hafif bir lolua brnmt. Steiner'in can sklmaya balamt. Fauchery'ye, ksaca Leonide, dedii, u Bn. de Chezelles'in bir macerasn anlatyordu. Kadnlarn koltuklarnn arkasndan, yava sesle bu kadnn maln gz olduunu sylyordu. Fauchery kadn szmee balad. Leonide, soluk mavi geni elbisesinin iinde, ince, ufak tefek grnyle bir olan ocuu gi- NANA bi atlgan haliyle, biraz da acayip bir ekilde bir koltuun kenarna ilimiti. Onu orada grmekle hayret iinde kalyordu. nsan annesinin daha ciddi bir hava verdii Caroline Heqmet'nin evinde daha rahat hissederdi kendini. Btn bir yaz konusuydu bunlar. Bu Paris sosyetesi de ne acayip bir lemdi! En arbal salonlar bile eit eit tiplerle doluyordu. Her halde u bozuk dilerini gstererek srtan Theophile Venot len kontesin yadigr olmalyd; teki ya ilerlemi kadnlar da. Bn. Chantereau, Bn. Du Joncquoy keye bzlp oturan drt be ihtiyar Kont Muffat, mparator sarayna yakn olanlarn holand kerli ferli memurlar getiriyordu salona; bunlar arasnda bro efi en kk hareketten korkar gibi, siyah elbisesinin iinde dim dik oturuyordu. Genlerin hemen hepsi ve bir ka kii Marki de Chouard'n davetlisi olarak geliyordu. Marki, kralc parti ile sk ilikiler kurmakla birlikte Dantay yeliine girmekle de Napoleon Ill.'e katlmt. Bunlarn yan sra Leonide de Chezelles, Steiner gibi kark tipler vard. Ama Bn. Hu-gon bu gruptan o sevimli ihtiyar kadn rahatlyla kesin olarak ayrlmaktayd. imdi yazsn dnen Fauchery; buna Kontes Sabine'in kesi adn veriyordu. Steiner hafif bir sesle konumasna devam etti. - Baka bir sefere de Leonide dostunu Montauban'a getirtti. Buradan iki fersahlk uzaklktaki Beaurecueil atosunda oturuyordu. Her gn iki atl bir araba ile adamn kald Lion-d'Or oteline gelirdi. Araba kapda beklerken Leonide saatlerce ieride kalrd. Bu srada ahali toplanarak atlar seyrederdi. Yksek tavanlarn altnda bir ka saniye resmi bir hava esti, ortala bir sessizlik kt. Genlerden ikisi aralarnda fsltyla konuuyorlard; ama onlarda sustular; imdi salonun iinde yryen Kont Muffat'mn hafif ayak sesinden baka bir ey duyulmuyordu. Lmbalarn azalm gibiydi; minedeki ate snmee yz tutmutu; krk yldr bu evin gediklisi olan eski ahbaplar koltuklarnda koyu bir kararda gmlmlerdi. Sanki konuurlarken birden, kon- EMILE ZOLA 81 tun o souk annesinin o ezici tavryla geldiini hissetmi gibiydi herkes. Kontes Sabine szne devam etti: - te, sylentilere gre... delikanl lm; kzcazn manastra kapanmasna da bu sebep olmutu. Dediklerine gre, B. de Faugeray evlenmesine kesin olarak karym., Leonide budalaca : - Baka eyler de sylyorlar, diye bard. Ama baka bir ey sylemeyerek glyordu. Sabine de bu neeye katlm, mendilini azna kapayarak glmee balamt. imdi bu gller, salonun resmi havas iinde, yle aykr bir durum yaratmt ki bu, Fauchery'nin gznden kamad. Bu gllerde krlan bir kristalin ahengi vard. phesiz bu bir atlan balangcyd. Yeniden her kafadan bir ses kmaya balad; bayan Du Joncqwoy itiraz etti, Bayan Chantereau'nun dediine gre bir evlilik sz konusuymu, ama bu i ilerlememi; erkekler de grlerini ortaya attlar. Bir ka dakika boyunca her eit dnce birbirine kart. Bonapartlarla bourboncular, pheci mondenlerle birlikte bu tartmaya katlmlard. Estelle, mineye odun atmalar iin ngra ald. Uaklar lmbalarn n canlandrrlar; sanki bir uykudan uyanmlard birden. Fauchery keyifli keyifli glmsyordu. - Amma i yahu! diye mrldand. Amcalarnn oluyla evlenemeyince, Tanr ile evleniyor bu kadnlar...

  • Kuzum siz, hi sevilen bir kadnn rahibe olduunu grdnz m? Cevap beklemedi; bkmt bu lftan artk, yava sesle - Sylesenize ka kii oluyoruz yarn?.. Mignon'lar gelecek, Steiner, siz, Blanche ve ben... Baka kim? - Caroline de gelir sanyorum... Simonne da. phesiz Gaga... nsan doru bilemiyor ki, yle deil mi? Byle durumlarda yirmi kii gelecek derken gelenlerin says otuzu buluyor. Kadnlar gzden geiren Vandeuvres, birden baka bir konuya atlayarak : NANA Bu Bayan Du Joncqwoy'da da i varm onbe yl nce... Zavalh Estelle de uzadka uzuyor... Al sana bir yatan iine uzatlacak gzel bir srk. Fakat yine ertesi geceki toplantya sz getirdi: - Bu toplantlarn can skc bir taraf da hep ayn kadnlarla karlamak... Yeni bir eyler lzm... Byle birini bulmaya aln. Durun! Aklma bir ey geldi! u iko heriften, geen akam Varietes'ye getirdii kadn getirmesini rica edeyim. Salonun ortasnda uyuklayan bro efinden sz ediyordu. Fauchery uzaktan, bu ince pazarl glerek izliyordu. ok asil bir pozda oturan ikonun yannda oturmutu Van-deuvres. kisi de ll bir tarzda konuulan mesele zerinde fikir yrtyorlard. Nasl bir duygu bir gen kz manastra kapanmaya srkleyebilirdi? Sonra Kont tekrar Fauc-hery'nin yanna gelerek : - yok, dedi. dm kadnn ok arbal oluuna yemin ediyor. Kabul etmezmi toplantya gelmeyi... Ama bahse tutuurum, bu kadn Laure'da grdme... - Ne! diye Fauchery glerek mrldand. Siz de byle yerlere giderdiniz demek!.. Oysa ben bizim ayak takmndan bakas oraya gitmez sanrdm... - E dostum! Her yeri grmek lzm. Bu sz zerine ikisi de gltler. Gzleri parlayarak birbirlerine Martyres sokandaki iman Laure Piede-fer'in lokantasna sknt iindeki dkn kadnlara verilen franklk tabldot zerinde fkralar anlattlar birbirlerine. Ho bir yerdi buras. Btn o kadncazlar, azndan perlerdi Laure'u. Bu srada Kontes Sabine'in bir kelimeyi duymas zerine, birbirlerine srtnerek geri ekildiler; pek hararetlenmi, keyiflenmilerdi. Georges Hugon'un yan balarnda konumalarn duyduunu farketmemilerdi. Delikanlnn yz, o kz boynuna benzeyen boynuna kadar kzarmt. Bu yavrucak, hem utanyor, hem de pek zevk duyuyordu bu konulardan. Annesi, salonlara salverdiinden beri; kendisine en nazik bir kadn gibi grnen Bn. de Che- EMILE ZOLA 83 uo zelles'in etrafnda pervane gibi dnp duruyordu. te yandan Nana'ya btn gnlyle vurulmutu! Bn. Hugon: - Dn akam Georges beni tiyatroya gtrd. Evet, Varietes'ye On yl var ki ayak atmamtm buraya. Mzie baylyor, bu ocuk... Ben hi de elenmedim ama kendisi o kadar mutluydu ki... imdi acayip bir takm piyesler oynanyor. Kald ki pek fazla sevmem mzii... Bn. Du Joncq-woy, gkyzne doru bakarak: - Nasl! Mzik sevmediinizi mi sylediniz?... Mzik sevmemek mmkn m? Herkes Bn. Hugon'un szlerini hayretle karlamt. Varietes'de oynanan, iyi niyetli Bn. Hugon hibir ey anlamad oyun konusunda hi kimseye bir ey sylememiti. Kadnlarn hepsi biliyordu ne olduunu, ama szn etmiyorlard. imdi hemen byk mzik ustalar zerinde derin bir hayranlk ifade eden, kendinden geercesine eyler syleniyordu. Bn. Du Joncquoy yalnz Weber'i severmi; Bn. Chantereau ise talyanlar tutuyormu. Kadnlar bu konuda konuurken seslerine baygn bir ahenk veriyorlard. minenin etrafnda bir kilisenin derin ibadet havas ve gnllere ileyen ilhinin derin ahengi esiyordu sanki. Vandeuvres, Fauchery'yi salonun ortasna gtrerek: - Ama ne olursa olsun yarn akam bir kadn davet etmeliyiz; Steiner'e sylesek mi bunu? - Of! Steiner bir kadn ele geirmise, Paris'te kimse yzne bakmyor artk demektir bu kadnn! diye Fauchery cevap verdi. Bu srada Vandeuvres, etrafna bakmyordu. - Durun hele; dedi. Geen gn Foucarmont' sarn bir gzelle grmtm. Syleyeyim una da getirsin o kadn. Sonra Foucarmont'u yanna ard. Aralarnda ksa bir konuma geti. Bu ite bir glk meydana geldii anlalyordu. Kadnlarn yerleri spren eteklerine basmamak

  • 84 NANA iin bacaklarn ap ihtiyatla yryerek baka bir gencin yanna gittiler. imdi bir pencerenin nnde konumalarna devam ediyorlard. Yalnz kalan Fauchery, mineye yaklamaya karar verdi; Tam bu srada Bn. Du Joncqwoy, ne zaman Weber'i dinlesem, gzmn nne gller, ormanlar, i damlacklarnn titretii krlarn stne gnein douu gelir, diyordu. Fauchery, bir elin omuzuna dokunduunu hissederek arkasna dnd, bir ses : - Nazike bir hareket deil bu? diyordu. Fauchery, la Floise' grerek : - u yarn akamki toplant... Beni davet ettirebilirdin elbet. Fauchery cevap vermek zereyken Vandeuvres yanna gelerek : - Anlaldna gre Foucarmont'un bu kadnla ilgisi yok; uradaki sayn baya balta olmu... Gelemezmi. Ne berbat i.. Yine Foucarmont'u kafese koydum... Palais Ro-yal'daki Louise'i getirmee alacak. Bn. Chantereau sesini ykselterek : - Bay de Vandeuvres, pazar gn Wagner'i slklamamlar myd? Vandeuvres, tatl nezaketiyle kadna yaklaarak : - Oh! hem de insafszca, efendim; dedi. Sonra kendisini orada durduran olmad iin geri dnerek gazetecinin kulana : - Gidip unlar da kafese koyaym. u delikanllarn tand bir iki kk kz vardr herhalde? imdi Vandeuvres, sevimli, neeli bir yzle gruplara sokuluyor, herkesin kulana bir kelime fsldyor, una buna, anlatk gibilerden gz krpyordu. O rahat tavryla sanki herkese bir parola veriyor gibiydi. Syledii kulaktan kulaa dolayor, randevular veriliyordu. Vandeuvres bylece kendisine kafadarlar toplarken, kadnlarn mzik konusundaki tartmalar da bu fsltlar bastrmaktayd. EMLE ZOLA 85 - Yo, brakn u sizin Almanlar, diyordu yine Bn. de Chantereau. ark, nee, k... la Patti'yi Barbier'de dinlediniz mi? Piyanosunda ancak operet havalar karabilen Leoni-de: - Nefis! diye mrldand. Bu srada Kontes Sabine ngra ald. Sal gnleri, ok misafir olmazsa ay salona getirirlerdi. Kontes bir masann stn uaa boalttrrken, bir yandan da Kont de Vandeuvres'e bakyordu gz ucuyla. Yznde hep o beyaz dilerini hafife gsteren glmseme vard. Kont yanndan geerken : - B. de Vandeuvres ne iler eviriyorsunuz yle? diye sordu. - Ben mi, efendim, dedi, hibir i evirdiim yok. - Ah... Sizi oradan oraya gidip dururken grdm de... Durun, faydal bir ey yapabilirsiniz. Eline bir nota defteri tututurarak konttan piyanonun stne koymasn rica etti. Vandeuvres bu srada bir kulpunu bulup, Fauchery'ye, ertesi geceki toplantya, geen kn en gzel sesli kadn olan Tatan Nene ile, Folies - Dramati-ques'de sahneye yeni kmaya balayan Maria Blond'un da geleceim haber verdi. Bu srada, la Faloise kendini davet ettirmek iin her admda durduruyordu. Fauchery'ye nihayet, kendisinin de gelmek istediini syledi. Vandeuvres derhal kabul etti. Yalnz, Clarisse de getirmesi iin sz ald. La Faloise'n bir takm sakncalar gryormu gibi yapmas karsnda : - Madem ki ben davet ediyorum, sizi bu yeter; dedi. Bununla birlikte Faloise evine gidilecek kadnn adn da renmek istiyordu. Ama kontes, Vandeuvres' yanna arp, ngilizlerin nasl ay yaptklarn sormutu. Vandeuvres, sk sk ngiltere'ye giderdi. Burada atlarn yara sokard. Ona gre yalnz Ruslar ay yapmasn bilirlerdi. Sonra konuurken bir eyler dnyormu gibi birden durup: 86 NANA - Aklma gelmiken soraym, Marki nerede? Gremeyecek miyiz onu? dedi. - Bana, kesin olarak, geleceini sylememiti; diye kontes cevap verdi. Merak etmeye baladm... almas uzun srm olacak... Vandeuvres byk altndan gld. imdi, markinin bu almalarnn ne eit eyler olabileceini dnyordu. Marki'nin ara sra kye gtrd gzel kadn hatrlad. Bu kadn da akamki toplantya getirmek kabil olurdu belki. Bu srada, Fauchery, Kont Muffat'y da davet etmenin zaman geldiini dnyordu. Vakit epey gecikmiti. aka ettiini sanan Vandeuvres :

  • - Ciddi mi sylyorsun? dedi. - ok ciddi... Eer stme aldm bu ii yapmazsam gzlerimi oyar kadn benim... Aklna byle esmi. - yleyse size yardm edeyim, dostum. Saat on biri alyordu. Kontes kznn da yardmyla misafirlere aylarn veriyordu. Sadece yakn dostlar bulunduu iin ay fincanlar ve kk pastalarn konulduu tabaklar elden ele aktarlmaktayd. minenin karsnda oturan kadnlar yerlerinden kalkmamlard, aylarn yudumluyor, parmaklarnn ucuyla tuttuklar pastalarn sryorlard. Konuma konusu mzikten, pastaclara gemiti. Fondanda, Boissier'nin ei yoktu; Catherine'nin dondurmalar pek nefisti. Bayan Chantereau, Latinville'i tutuyordu. Konumalar gittike yavalam, salona bir uyku havas kmt. Stei-ner, milletvekilini bir kanepeye sktrm, alttan alta etkilemee alyordu. eker yemekte dileri bozulan B. Ve-not, kuru pastalar st ste attryordu. Bro efi ise, bir fincann iine burnunu sokmu bir trl bitiremiyordu ayn. Kontes, bir misafirden tekine gidiyor, ama kimsenin stne dmyor, geerken bir an durup, bir ey isteyip istemediklerini sorar gibi erkeklere bakyor, sonra glmseyerek uzaklayordu. minenin canlanan ateiyle yanaklar pembelemi; o kupkuru ve beceriksiz kznn ablas gibi g- EMILE ZOLA 87 rnyordu. Kocasnn ve Vandeuvres'le konuan Fauc-ry'nin yanna yaklat zaman adamlarn sustuklarn far-ketti; fakat durmadan oradan uzaklaarak, Georges Hu-gon'a ayn verdi. Gazeteci neeli bir yz taknarak Kont Muffat'ya: , - Bir bayan sizi supeye(*) davet ediyor; dedi. Btn akam somurtup oturan kont, ok hayret etti; kimdi bu kadn? Vandeuvres daveti bir oldu bitti haline getirmek iin: - Eh! Ben syleyeyim, Nana! dedi. Kont daha da ciddileti. Hafife gzlerini krpt. Bu srada sanki ba aryormu gibi alnn krtrd. Vandeuvres : - Amma da yaptnz ha! Tanmadnz m? Nasl olur? Evine gitmitiniz, diye yaptrd. - Nasl? Evine mi gitmitim... A, evet geen gn, Yardm Sevenler Dernei iin... Ama o gnden beri aklma getirmi deilim... Yalnz u var ki davetini kabul edemem. Karsndakilere bu yaptklar akann tatsz bir ey olduunu anlatmak ister gibi souk bir tavr taknd. Kendi mevkiindeki bir adamn, byle bir kadnn sofrasnda yeri olamazd. Vandeuvres yeniden sesini duyurdu: bu yemekte hep artistler bulunacakt. Sanatlk her eyi ho grdrr-d. Fauchery de adam kandrmak iin, kralienin oullarndan skoya prensesinin, bir yemekte, eski bir arkc kadnn yanna oturduunu anlatyordu. Ama, kont gitmeyeceini daha kuvvetle tekrarlad. ok terbiyeli bir insan olduu halde fkeli bir jest yapmaktan kendini alamad. Ayakta kar karya durarak aylarn imekte olan Georges ile la Faloise, hemen yan balarnda konuulanlardan baz cmleleri duymulard. - Bak hele! diye la Faloise mrldand. Nana'nn evine gideceklermi: ben de phe ediyordum zaten bundan! (*) Geceleyin tiyatro dn yenilen yemek. (ev.) 90 NANA yp dkmee baladlar: iki kadnn enesiyle aznda benzerlikler bulmulard; ama gzleri arasnda hibir benzerlik yoktu. Sonra scak kanl bir kadnd Nana. Ama kontes iin byle bir ey sylenemezdi. Yalnzca sinirli sinirli penelerini oynatan, trnaklarn ieri ekmi bir dii kediyi andryordu. Fauchery : - Ne olursa olsun, yatlabilir bu kadnla dedi. Vandeuv-res de hayalinde soyuyordu kontesi. - Evet, yine de; dedi. Ama biliyor musunuz, butlar hi de sarmyor beni. But diye bir ey yok bu kadnda. Bahse tutuur musunuz? Sustu. Fauchery, birden dirseine vurarak, nlerinde taburesinde oturan Estelle'i gsterdi. Kzn orada olduunun farkna varmayarak seslerini ykseltmilerdi, konutuklarn mutlaka duymu olmalyd. Bununla birlikte hep yle, baston yutmu gibi, hareketsiz, o vaktinden nce uzam gen kzlarda grlen ince boynunu uzatarak oturuyordu; sann bir teli bile kmldamamt. ki arkada drt adm teye gittiler. Vandeuvres, kontesin ok namuslu bir kadn olduuna yemin ediyordu. O srada minenin nndeki kadnlar yksek sesle konumaya balamlard. Bayan Du Joncqwoy : - Sizin dediiniz gibi olsun; B. Bismarck, zeki bir adamdr belki... Yalnz dhi olduunu syleyecek kadar ileri gidermisiniz... diyordu.

  • Kadnlar, yine ilk konuma konularn ele almlard. Fauchery : - Yahu! Hl m B. Bismarck! diye mrldand. Yo, artk kirii kryorum ben... - Durun biraz; konttan kesin bir cevap alalm; diye Vandeuvres onu nledi. Kont Muffat, kaynatasyla ve ar bal bir ka kiiyle konuuyordu. Vandeuvres adam bir kenara ekip Nana'-nn davetini tekrarlad. Kandrmak iin kendisinin de supe- EMILE ZOLA 91 de bulunacan sylyordu. Bir erkek her yere gidebilirdi. Kimse, merak etkisiyle gidilmi bir yer iin bir ey syleye-mezdi. Kont bu kantlar nne bakarak, bir ey syleme-den dinliyordu. Vandeuvres adamn kararszlk iinde bulunduunu hissetti. Bu srada Marki de Chouard ne oluyor diye sorar gibi bir tavrla yanlarna gelmiti. Sz konusu alan eyi renince de Fauchery onu da davet edince gz acuyla damadna bakt. Bir ara sustular, skntl bir hava esti; ikisi de daveti kabul etmek iin birbirlerini tevik ede-ceklerdi; ama Kont Muffat'nn gz, dik dik kendilerine bakan B. Vanot'ya iliti. Ufak tefek ihtiyar dilerini daha da ok gstererek glmsyordu imdi. Gzlerinde de bir e-lik parlts vard. Kont birden ylesine kesin bir tonla : - Hayr, diye cevap verdi ki, iki arkada daha fazla di-iretmediler. Bunun zerine marki de daha byk bir sertlikle daveti reddetti. Ahlktan filn dem vurmaya balamt. Yksek snflardan olan insanlar rnek olacak ekilde hareket etmeliydiler. Fauchery glmseyerek Vandeuvres'n elini skti, o bunu beklemiyordu, gazeteci derhal gitmek istiyor-du; nk gazetesine uramas lzmd. - Nana'nn evinde buluuyoruz, gece yars deil mi? La Faloise da oradan ayrlyordu". Steiner, kontese allahasmarladk dedi. teki adamlar da ardndan yrdler. Azlarda hep ayn szler dolayordu: Gece yars, Na-na'nn evinde. Annesiyle gitmek zere olan Georges eikte durarak, soranlara, nc kat, soldaki kap diye tam adresi veriyordu. Fauchery ayrlmadan, salona son bir gz att. Vandeuvres, kadnlarn ortasndaki yerine oturmu Le-onide de Chezelles'e taklyordu. u iyi bayan Hugon gz ak uyurken Kont Muffat ile marki de konumalara katlyorlard. B. Venot, kadnlarn geni eteklerinin arkasnda kaybolmu, bsbtn ufalm grnyordu. Hep o glmseyi vard yznde. Resmi grnl koca salonda saat gece yarsn ald. 92 NANA Bn. Du Joncquoy, yeniden sze balayarak : - Nasl? Nasl? B. Bismarck bizimle savaa girer ve bizi yener yle mi? Dorusu ya bu, imdiye kadar sylenilenlerin hepsini glgede brakt! dedi. Bn. Chantereau'nun yanndakiler buna glyorlard. Kadn bir ka kere tekrarlamt bunu. Szde Alsace'da duymutu bu sylentiyi... Orada kocasnn bir fabrikas vard da... Kont Muffat, hep o resmi arball ile : - Bereket versin imparator bamzda; dedi. Sabine'e bir kere daha baktktan sonra kapy kapayp gitti. Bu srada kontes byk bir rahatlk iinde bro efiyle konuuyor ve bu iko adamn szleriyle ilgileniyor gibi grnyordu. Fauchery aklanyordu her halde hibir arpldk yoktu bu kadnn hayatnda. Gazeteci de buna zlmt. La Faloise aadan bard: - Hey, inmiyor musun sen? diye. Sonra sokakta birbirlerinden ayrlrken yine : - Yarn Nana'nn evinde; dediler. IV Zoe sabahtan beri evi Brebant lokantasndan gelen bir metrdotelle yardmclarna ve garsonlara brakmt. Su-peyi, tabaklar, kristalleri, rt ve peeteleri, iekleri, iskemle ve taburelere varncaya kadar her eyi Brebant gnderecekti. Nana'nn dolaplarnn dibinde bir dzne bile peete yoktu; kendisi, tiyatrodaki bu yeni baars srasnda lokantaya gidemedii iin, lokantay eve getiriyordu. Bu ona daha kibarca grnmt. Byk sanat baarsn dillere destan olacak bir supe ile kutlamak istiyordu. Yemek odas ok dar olduu iin metrdotel, sofray, salonda kurmutu; masann etrafnda biraz skk olarak yirmi be kii oturabilecekti. Nana gece yars eve gelir gelmez : - Her ey hazr m? diye sordu. ileden km gibi grnen Zoe : - Vallahi bilmem; diye sert bir ekilde cevap verdi. Bereket versin hibir eyle uramyorum ben. Mutfan ve btn evin altn stne getirdiler!.. Karsam kavga kacak. u iki adam yine gelmez mi bu srada.

  • kisini de kap dar ettim. Hizmeti kadn hanmnn eski ahbaplar olan Hrvatla pinti tccardan sz ediyordu. Nana da bunlara srt evirmek istiyordu zaten. Kendisinin deyimiyle yeni bir hayata balamak iin. - Amma srnak eyler bunlar! Bir daha gelirlerse karakola ikyet edeceim deyin. Sonra, antrede paltolarn asmak iin geride kalm olan Daguenet ile Georges'u ard. kisine de artistlerin Panorama geidindeki k kapsnda rastlam ve faytonla evine getirmiti. Daha kimse gelmedii iin, ikisini de tuva- 94 NANA let odasna ard. Bu srada Zoe tuvaletine yardm edecekti. Elbise deitirmeden, salarn kaldrtt, topuzuna ve korsajna beyaz gller sokturttu. Tuvalet odasna salondan getirilmi bir sr eya doldurulmutu: ayaklan havada sandalyeler, koltuklar, kanapeler, kk masalar. Tam hazr olduu srada Nana, eteini, ters evrilmi bir koltuun ayandaki makaraya takt, kuma boydan boya ayrlmt. Bunun zerine fkesinden az dolusu kfretmee balad; zaten hep onun bana gelirdi byle aksilikler. fkeyle elbisesini syrd. Beyaz fulardan yaplm elbiseyi uzun bir gmlein stne giymiti. Ama kartmasyla tekrar srtna geirmesi bir oldu. Houna giden baka bir elbisesi yoktu. Alayacakt neredeyse. Bu haliyle, bir paavrac kadna benzediini sylyordu. Daguenet ile Georges, yrt toplu inelerle tuttururlarken, Zoe de salarn dzeltmee devam ediyordu. de Nana'nn etrafnda dnyorlard. Hele o kk, yere diz km eteinin dibinden ayrlmyordu. Daguenet kendisine saatin gece yarsn ancak bir eyrek getiini syledikten sonra sknet buldu. Sarn Vens'n nc sahnesini, baz szleri yutup ktalar atlayarak abucak bitirmiti. - O budala srsne ok bile! Bu akamki tipleri grdnz m? Zoe, kzm, siz bekleyin burada. Yatmayn, ihtiyacm olur belki size... Hay allah! vakit geldi. te davetliler skn ediyor. Nana, frlayp dar kt. Georges, fraknn kuyruu yerleri sprerek diz kp oturuyordu hl. Daguenet'nin, kendisine baktn grnce yz kzard. Bununla birlikte birbirlerine snmlard. Byk aynann karsnda kravatlarn dzelttiler. Sonra, birbirlerinin salarn fraladlar, fra Nana'nn salarna srtlmekten bembeyaz olmutu. Georges, o obur bebek glyle : - eker serpilmi sanki... dedi. O gece iin tutulmu olan bir uak, davetlileri kk salona sokuyordu. Burada sadece drt koltuk braklmt. Bitiikteki byk salondan gm takmlarn ve tabaklarn EMLE ZOLA 95 sesi geliyor, kapal kaplarn altndan kuvvetli bir k szyordu. Nana ieri girdii zaman, la Faloise'n getirdii Cla-risse Besnus'un oktan bir koltua yerlemi olduunu grd. Sahnedeki baarsndan beri bu kadnla senli benli konutuu iin : - Nasl? Herkesten nce geldin yle mi? - Ah! Hep bunun tel... Ge kalmaktan korkar hep... Ona uysam, ne basmdaki peruu karabilir, ne de yzm silebilirdim. Nana'yi ilk defa gren gen adam, eilerek selmladktan sonra, komplimanlarda bulundu; heyecann an bir nezaket altnda gizlemee alyordu; ama Nana sylediklerini dinlemedi bile! Tanmad bu gencin elini skarak, hzla Rose Mignon'a doru gitti. Bir anda, ok yksekten bakan bir tavr taknmt. - Ah! Sevgili bayan; ne kadar naziksiniz!.. Sizi evimde grmei o kadar istiyordum ki!., dedi. Rose Mignon daha byk bir nezaketle : - Geldiim iin asl ben ok byk bir zevk duyuyorum, diye karlk verdi. - Buyurun oturunuz... Bir ey ister misiniz? - Hayr, teekkr ederim... Ah! Yelpazemi krkmn cebinde unutmuum... Steiner, sa cebine bakverin... Steiner'le Mignon, Rose'un arkasndan ieri girmilerdi. Geri dnen banker, elinde yelpaze ile tekrar geldi; bu srada Mignon, Nana'y kardee pyor ve Rose'a da pmesini sylyordu. Tiyatro'da hep bir aileden saylmazlar myd? Sonra da Steiner'i" cesaretlendirmek ister gibi gz krpt; ama banker, Rose'un berrak baklar karsnda bozularak, Nana'nn sadece elini pt. Bu srada, Kont de Vandeuvres, Blanche de Sivry ile grnd. Yerlere kadar eilerek selmlatlar. ok resmi bir tavr taknan Nana, Blanche' bir koltua oturttu. Vandeuvres, glerek Fauchery'nin aada kapc ile ekitiini, 96 NANA

  • nk adamn, Lucy Stevvart'n arabasn avluya sokmadn anlatyordu. Antreden kapcya, kz herif, diyen Lucy'-nin sesi geliyordu. Fakat, uak kapy at zaman, o gler yzl zerafetiyle ieri girdi. Adn syledi ve Nana'nn ellerinden tutarak kendisini abucak sevdiini ve sanatna hayran kaldn syledi. Nana, imdi, misafirlerini arlayan ev sahibi rolyle koltuklar kabarmakla birlikte gerekten de utanyordu.. Bununla birlikte Fauchery geldiinden beri zihnini bir ey kurcalyor gibi bir hali vard. Adamn yanna gelme frsatn elde eder etmez, yavaack : - Gelecek mi? diye sordu. Gafil avlanan gazeteci serte: - Hayr, gelmek istemedi; dedi. Oysa Kont Muffat'nn gelmeyiini aklamak zere bir hikye hazrlamt. Gen kadnn yznn sarardn grerek yapt budalaln farkna vard; szn dzeltmek isteyerek : - Gelemedi, bu akam kontesi ileri bakannn balosuna gtryor. Fauchery'nin iyi niyetinden phe eden Nana : - Peki, yavrum; ama sana pahalya deteceim bunu; dedi. Bu tehdide ierleyen Gazeteci: - Hele bak! dedi. Bu tip ilerden holanmam; bunu sen Labordette'e yaptrtsan daha iyi edersin. Birbirlerine arkalarn dndler; ksmlerdi. Tam bu srada Mignon, Steiner'i Nana'ya doru itiyordu. Gen kadn yalnz kalnca Mignon, arkadann zevkini dnen iyi yrekli bir kafadar pervaszl ile : - Biliyorsunuz yanp tutuuyor sizinle kalabilmek iin... Ama karmdan korkuyor... Savunursunuz siz onu deil mi? Nana anlamam gibi grnyordu. Glmseyerek, Ro-se'a kocasna ve bankere bakt; sonra adama: - B. Steiner, siz benim yanma oturun, dedi. EMLE ZOLA 97 Bu srada antreden glmeler, neeli sesler duyuldu; sanki bir rahibe okulunun btn rencileri boanmt da buraya dolmutu. Labofdette arkasndan, be kadn srkleyerek ieri giriyordu. Lucy Stewart, bu kadnlar iin eytanca bir bulula Labordette'in yatl rencileri diyordu, Vcudunu skan ahane mavi elbisesiyle Gaga, her zamanki gibi siyah ipekli, dantellerle ssl robuyla Caroline Heq-met, sonra Lea de Horn, arkadalarnn ok takldklar o kocaman st nine gsl sarn Tatan Nene ve de onbe yanda sskack ve Folies'de sahne hayatna ve: sefahate balam onbe yanda bir kzcaz olan kk Maria Blond. Labordette bunlarn hepsini bir arabayla getirmiti. Nasl sktklarn hatrlayarak -glyorlard. Maria Blond tekilerin dizlerinin stne oturmutu. imdi dudaklarn srp glmelerini tutarak, etraflarna selm verip el skyorlard. Gaga hoppalk ediyor, kibarlk satarak kelimeleri aznn iinde yuvarlyordu. Yalnz Tatan Nene dnceli grnyordu. Yolda ona Nana'nn supesinde alt plak zencinin hizmet edeceini,sylemilerdi; imdi bunlar grmek istiyordu. Labordette, enesini kapamasn syledi. Fauchery: - Ya Bordenave? diye sordu. Nana : - Oh! ok zgnm, aramzda bulunamayacakm. - Evet, dedi Rose Mignon. Ayan bir yere sktrm. ok fena bir i var. Sarglar iindeki ayan bir iskemleye uzatp otururken savurduu kfrleri bir duysanz... Herkes Bordenave'n gelemeyiine zlmt. Borde-nave'sz bir supenin pek tad olmazd. Eh, onsuz bu geceyi geirmee alacaklard. Sonra artk baka eyler konuulmaya baland srada kaln bir ses duyuldu: - Vay canna! Beni ektiniz yle mi? Bir barma duyuldu; herkes ban evirdi. ri yan gvdesi, kpkrmz suratyla Bordenave kagelmiti. Kazk gi- NANA bi kaskat baca ile, Simonne Cabiroche'un omuzuna dayanarak, eikte duruyordu. O sralarda Simonne'la yatmaktayd. Bu ufak tefek kadn iyi bir eitim grmt. Piyano alar, ngilizce konuurdu; bu sarn kadnn beli o kadar inceydi ki, Bordenave'in arl altnda eilmek zorunda kalyordu. Ama yine gler yzl, uysal bir hali vard. Adam ikisinin gzel bir tablo meydana getirdiini hissederek bir ka saniye olduu yerde durdu. - Bakn ne kadar seviyormuum sizi, dedi. Can skntsndan patlayacaktm: kalkp gideyim dedim... Ama durup bir kfr savurduktan sonra: - Hay allah belsn versin! diye bard. Simonne hzl bir adm att iin adamn aya acm-t. Kadn sarst. O, hep dayaktan korkan sinmi bir hayvan haliyle glmsyordu, btn gcyle adama destek olmaya alyordu. Salondakiler, baraarak

  • onlara doru atlmlard. Nana ile Rose Mignon bir koltuu srklyorlard. Bordenave kendini bu koltua brakrken, teki kadnlar da bacann altna baka bir koltuu ektiler. Orada bulunan oyuncu kadnlarn hepsi birer birer yanaklarndan ptler. Bordenave soluyarak homurdanyordu. - Hay Allah belsn versin! Hay Allah belsn versin!... Eh, midemiz salam ya!.. Bunu siz de greceksiniz.. Baka davetliler de gelmiti. Salonda adm atacak yer kalmamt. Tabaklarn ve gm takmlarn grlts kesilmiti; imdi byk salondan fkeyle sylenen metrdote-lin sesi duyuluyordu. Nana, artk baka davetli beklemiyor, hl sofraya armadklar iin sabrszlanyordu* eride olup bitenleri renmek zere Georges'u gnderdi: imdi hl, bir takm kadnlarla erkeklerin geldiini grnce akna dnmt. Bu son gelenleri hi tanmyordu. Sonra, biraz can sklarak, Bordenave'a, Mignon'a Lobardette'e sordu. Onlar da tanmyorlard bunlar. Kont Vandeuvres ise, birden hatrlad: Kont Muffat'nn evinde ene ald gen- EMILE ZOLA 99 lerdi bu gelenler. Nana konta teekkr etti. ok iyi, ok iyi, diyordu. Ama pek skk oturulacakt. Sonra Labordet-te'den gidip sofraya yedi takm daha koymalarn sylemesini rica etti. Adam, ieriden yeni kmt ki uak, kiiyi daha getirdi. Yo, artk gln, oluyordu bu kadar da! Kim-, se oturamayacakt. Kzmaya balayan Nana, byk tavrlar taknarak bunun hi de yakld bir durum olmadn sylyordu. Ama iki kiinin daha geldiini grnce glmee balad; bu durumu ok tuhaf buluyordu. Adam sen de! Nasl otururlarsa, otursunlar. Herkes ayaktayd. Yalnz Gaga ile Rose Mignon oturuyordu. Bordenave tek bana iki koltuu dolduruyordu. Odann iinde bir uultu vard: herkes fslda-arak konuuyordu, bazlar da esnediklerini belli etmemek iin elleriyle azlarn kapatyorlard. - Baksana kzm! dedi Bordenave; sofraya otursak artk fena olmaz... Herkes geldi deil mi? Nana glerek : - A, elbette herkes geldi; diye cevap verdi. Davetlileri gzden geirdi. Birden ciddileti. Her halde davetlilerden biri yoktu, ama adn aklamad. Bir ka dakika sonra, misafirler aralarnda sil yzl, beyaz sakall uzun boylu birinin oturduunu grdler. in alacak taraf uydu ki kimse ieri girerken grmemiti bu adam; kaps aralk duran yatak odasndan sessizce kk salona girmi olmalyd. Byk bir sessizlik vard. Sadece bir takm fsltlar duyuluyordu. Kont Vandeuvres bu kimsenin tanmadn adam tanyordu her halde. nk ikisi de deta gizlice el skmlard. Vandeuvres kadnlarn sorularna sadece glmseyerek cevap verdi. Bunun zerine, Caroline He-quet yava sesle, bunun bir ngiliz lordu olduunu, ertesi gn Londra'ya gidip evleneceini iler sryordu. yi tanyordu bu adam, yatmt onunla. Bu hikye imdi azdan a-za kadnlar arasnda dolat. Ylnz Maria Blond bu adamn bir Alman elisi olduunu bildiini sylyor, buna kant olarak da arkadalarndan biriyle sk sk yattn ileri 100 NANA sryordu. Erkekler, ksa cmlelerle adam hakkndaki dncelerini aklamaktaydlar. ok ciddi kibar bir adam, diyorlard. Belki de bu akamki supenin masraflarn stne almt. Olabilirdi byle bir ey. Hissediliyordu bu. Adam sen de! Ne olursa olsun, yeter ki yemekler iyi olsun... Bu mesele kesin olarak zmlenemedi. Zaten herkes onu unutmutu bile. Tam bu srada .metrdotel salonun kapsn ap : - Buyurun efendim, sofra hazr; dedi. Nana, ardndan tek bana bir ka adm atm olan ihtiyarn hareketini grmeden, Steiner'in koluna girmiti. Sonra ieri giri de pek dzenli olmad. Kadn erkek dank olarak bu resmilikten uzak toplant zerine burjuvaca akalar yaparak salona giriyorlard. Mobilyalar kartlm olan byk salonu bir ucundan teki ucuna kadar byk bir masa kaplyordu. Yine de bu masa kk gelmiti. nk tabaklar birbirine demekteydi. Onar mumlu drt amdan sofray aydnlatyordu. Masann ortasna da iki tarafndan iekler sarkan byk bir vazo konulmutu. Her eyde bir lokanta lks seziliyordu. Yaldz izgili porselenler, srekli olarak ykand iin anm ve kararm gm takmlar; her byk maazada dzinelerle satlan kristaller. ok yksek amdanlarda yeni yeni kvlcmlanmaya balayan mumlarndan komposto kselerinin, meyve ve pasta tabaklarnn stne soluk, sarmtrak bir k serpiliyordu. Nana : - Herkes istedii yere otursun. Byle daha elenceli olacak; dedi. Masann orta yerinde ayakta duruyordu. Kimsenin tanmad ihtiyar adam sanda, Steiner de solunda oturmutu. Misafirler tam yerlerine oturduklar srada kk salondan kfrler iitildi. Bordenave unutulmutu. Yerinden kalkmak iin de son derecede glk ekiyordu; u Simon-ne olacak kar da

  • tekilerle birlikte svm diye, avaz avaz baryordu. Kadnlar, adamn haline acyarak kotu- EMILE ZOLA 101 lar. Bordenave Caroline, Clarisse, Tatan Nene ve Maria Blond'un yardmyla yemek salonuna geldi; yalnz oturtmak bir mesele oldu. - Sofrann ortasna! Nana'nn karsna! Bordenave ortaya! Bakanlk etsin bize! diye baranlar vard. , Bunun zerine yardm eden kadnlar adam orta yere oturttular. ki kadn bacan incitmeden uzatt. Bunun bir zarar yoktu. Yan oturup yemeini yiyebilirdi. Bordenave : - Hay Allah belsn versin! diye homurdand. Kt-rm olmu deiliz ya... Haydi bakalm; kadncklarm benim... Babanz size emanet ediyor kendini. Sanda Rose Mignon, solunda da Lucy Stewart oturuyordu. Kendisine iyi hizmet edeceklerine sz verdiler. imdi herkes bir yere yerlemiti. Kont Vandeuvres Lucy ile Clarisse'in arasnda, Fauchery de Rose, Mignon'la Caroline Hequet'nin arasna oturmulard. teki tarafta, Hector dq la Faloise kardaki Clarisse'in armasna ramen Ga-ga'nn yannda oturabilmek iin elini abuk tutmutu; Stei-ner'i hi brakmayan Mignon'u ise, bankerden sadece Blanche ayryordu, solunda da Tatan Nene vard. Sonra Labordette geliyordu. Nihayet sofrann iki ucunda genler ve kadnlar bulunuyordu. Simonne, Lea de Horn, Maria Blond da bunlar arasndayd. Daguenet'yle Georges Hu-gon'un Nana'ya glmseyerek bakarken, dostluklar bsbtn kuvvetlenmiti. Bu srada iki kii ayakta kalmt; bunlara takldlar. Erkekler, dizlerine oturmalarn sylemilerdi. Kollarn k-mldatamayan Clarisse, Vandeuvres'e, kendisine yardm etmesini syledi. u Bordenave'da iskemleleriyle filn ne kadar ok yer kaplyordu. Son bir gayretle ayakta kimse kalmad, herkes oturtuldu. Mignon, balk istifi gibiyiz, diye bard. Garsonlar, davetlilerin arkasndan yemek dolu byk tabaklan dolatrrken : 102 NANA - Kontes, beendi, kukonmaz presi, Deslignac usul sebze orbas... diye mrldanyorlard. Bordenave sesini ykselterek sebze orbasn salk verirken, birden biri bard: itirazlar fkeli barmalar duyuldu: Kap alm ieri bir kadnla iki erkek girmiti. Yo! Bu kadar da fazlayd artk! Bununla birlikte Nana, yerinden kalkmadan, gzlerini byterek gelenleri tanmaya alyordu. Kadn, Louise Violaine'di. Ama erkekleri hi grmemiti. Vandeuvres : - Aziz dostum, dedi. Bu bay ahbabmdr: deniz subay de Foucarmont: ben davet etmitim kendisini. Foucarmont, oradakileri selmlad, sonra byk bir rahatlkla: - Ben de bir arkadam getirdim; dedi. Nana : - ok iyi! ok iyi! Oturunuz, haydi Clarisse, biraz kenara ekil. Siz pek geni oturuyorsunuz orada... Biraz daha sktlar, Foucarmont ve Louise, sofrann bir ucuna yerlemilerdi; ama adamn arkada ayakta kal- di. Yanndakilerin koltuklarnn altndan kollarn uzatarak yemek yiyebiliyordu. Garsonlar orba tabaklarn kaldrdlar. imdi, mantarl tavanla, peynirli brek dolatrlyordu. Bordenave bir aralk, Prulliere, Fontan ve ihtiyar Bosc'u da getirmei dndn syleyerek sofradakileri ayaklandrd. Nana vekarl bir tavr taknarak gelselerdi onlar pek gzel karlayacan syledi. Arkadalarnn bulunmasn isteseydi onlar kendisinin davet edebileceini szlerine ekledi. Yo, hayr, kt oyunculara yer yoktu burada. htiyar Bosc her zaman fitil gibi sarhotu. Prulliere pek kendini beenmiti. Fontan'a gelince o da, barp armalar ve budalalklaryla ekilmez bir adamd. Mignon : EMLE ZOLA 103 - Doru, doru, dedi. Masann etrafndaki bu baylar siyah fraklar, beyaz kravatlaryla pek kibar grnlydler, yorgunluktan gzleri biraz incelmiti. htiyar adam ar hareketleri ve hafif glmseyiiyle bir diplamotlar kongresine bakanlk ediyor gibiydi. Vandeuvres, yannda oturanlarla kontes Muffat'n evindeymi gibi byk bir nezaketle konuuyordu. Daha o sabah Nana halasna btn bu erkeklerin, hem ok asil hem de ok zengin kiiler olduunu sylemiti. Kadnlara gelince onlar da ok iyi hareket ediyorlard. lerinden Blanche, Lea, Louise gibi bazlar dekolte elbiselerle gelmilerdi; Gaga fazlaca ak sak giyinmiti. Yana gre byle giyinmemesi gerekirdi. imdi herkes yerine yerletii iin glmeler, akalar azalmaya yz tutmutu. Georges, Orlean'dak burjuva evlerinde ok daha neeli yemeklerde bulunmu olduunu

  • hatrlad. Pek az konuuluyordu; tanmayan erkekler birbirlerine bakyor; kadnlar sessiz oturuyorlard; ite Georges'un da en ok hayret ettii buydu. Pek ev kadn hali gryordu onlarda. Biraz sonra kucakla-lacan sanyordu. Av eti ve balk yemekleri datlrken, Blanche yksek sesle : - Lucy, ekerim, sizin Ollivier'yi grdm... Pazar gn. Ne kadar da bym! dedi. - Tabii; diye cevap verdi: onsekiz yanda... Bu beni gen gsterecek bir ey deil... yarn okuluna gidiyor. Lucy'nin pek vnd olu Ollivier, denizcilik okulun-dayd. imdi ocuklardan sz ediliyordu. Btn kadnlar pek sevdiklerini sylyorlard ocuklar. Nana ne kadar sevinli olduunu anlatt: bebei, Louis, teyzesinin yanndayd; her sabah saat ona doru getiriyordu; minicik kpei Lu-lu ile oynuyordu olanck. kisinin rtlerin altna gizleniini gren glmekten baylrd. yle afacan eydi ki bu Lou-is'cik. - Ah! Bilseniz dn nasl bir gn geirdim, demiti. Ro-se Mignon. Charles ile Henri'yi gidip yatl okullarndan al- 104 NANA dm... Akamleyin de onlar tiyatroya gtrmek gerekti... Sryor, kck ellerini birbirlerine arparak: Annemizi oynarken greceiz!.. diyorlard; bir grlt, bir grlt ki sormayn. Mignon da, keyifli keyifli glyordu, gzleri babalk efkatiyle yaarmt: - Sonra, oyun srasnda grseydiniz onlar... Aman ne kadar tuhaf halleri vard. Byk adamlar gibi ciddi ciddi seyredileri grlecek eydi. Gzleriyle yiyeceklerdi sanki Rose'i. Bana, annemizin bacaklar neden byle plak diye sordular. Sofradakilerin hepsi glmee balad. Mignon'un babalk gururuyla koltuklar kabarmt. ocuklar iin deli oluyordu. Tek bir dncesi vard: namuslu bir mutemet gibi Rose'un tiyatrodan ve baka yerlerden kazand paralar iyi idare edip bir servet sahibi olmakt btn amac. Rose'un ark syledii gazinoda orkestra eflii ederken evlenmilerdi. lgnca seviyorlard birbirlerini. imdi iyi birer dosttular. Aralarnda anlamlard: kadn elinden geldii kadar ok alyor, bu yolda btn sanat yeteneinden ve gzelliinden yararlanyordu. Adamn vazifesi de onun artist ve kadn olarak baarsn salamakt. Bunlardan daha anlam bir kar koca .bulunamazd. Vandeuvres : - Byk olunuz ka yanda? diye sordu. - Henri dokuz yanda. Ama imdiden bir delikanl! diye Mignon cevap verdi. Sonra ocuk sevmeyen Steiner'e takld. ok sakin bir sesle, eer baba olsaydnz, paranz bu kadar harvurup harman savurmazdnz, dedi. Bunlar sylerken de, Blanche'n omuzunun stnden bankere bakyordu; acaba Nana ile aralarnda bir eyler var m, diye. Bir ka dakikadr Fauc-hery ile Rose'un pek sk fk konumalar cann skmt. Rose, her halde byle bir budalalk iin vaktini harcama- EMILE ZOLA 105 malyd. Byle bir durumda hemen nne kard. Bir yan-dan da kk parma prlanta yzkl, gzel elleriyle bir av etini kesmekle meguld. Bir yandan da ocuk konusundaki konuma srp gidi-yordu. Gaga'nn yanna den la Faloise, yrei arparak, varietes'de grmek zevkine erdii kznn nasl olduunu soruyordu. Lili ok iyiydi, ama henz o kadar kkt ki! Adam ondokuz yana girdiini renince o kadar at ki, Gaga'nn nemi gznde bsbtn artt. Niin Lili'yi de getirmediini renmee alrken: kadn surat asarak : - Yo! Hayr! Asla... dedi. Yatl okuldan bsbtn kmak isteyeli ay kadar oldu:.. Ben onu hemen evlendirmeyi dnyordum. Ama beni o kadar seviyor ki almak zorunda kaldm. Ah! Hi de istemediim halde. Kirpikleri yanm, morarm gz kapaklarn bzerek, hanm kzn dnya evine sokmaktan sz ediyordu. Kendisi bu yata hl alyordu. Bir tarafa bir metelik koyamamt. Durmadan alyordu. Hl erkekler aryorlard kendisini. zellikle genler. Bunlar arasnda torunu yanda olanlar bile vard. Kadn o bol pudralanm iri plak omu-zunu yaslayarak kendisine doru eilince, la Faloise'nin yz kzard. Gaga: - Biliyor musunuz, eer o da bu yola derse benim kabahatim deil... Ama insan genlikte o kadar samalklar yapyorki! diye mrldand. Sofrann etrafnda byk bir kprdanma olmutu. Garsonlar koutular. imdi sra et yemeklerine gelmiti, O ana kadar Meursault arab verdirmi olan metrdotel; artk Chambertin ve Leoville arab dattryordu. Servis deiiklii srasndaki uultu arasnda Georges, gittike hayreti artarak. Daguenet'ye btn bu kadnlarn ocuklar m var diye soruyordu. Adamn bu soru houna gittii iin ayrntlaryla kadnlar tantmaya balad. Lucy Stewart ngiliz asll bir adamn kzyd. Kuzey istasyonunda alan babas

  • trenlerde yaclk ediyordu. At kafal ama ok tatl bir 106 MANA kadnd bu Lucy; otuzdokuz yandayd; veremliydi, ama lmek bilmiyordu bir trl. Buradaki kadnlarn en kibaryd; prensle, bir dk vard elinde. Bordeaux'da domutu Ca-roline Heqmet. Bir memurun kzyd. Utancndan lmt adam. Akll bir annesi vard. nce kendisini lnetlemiti ama, bir yl kadar sonra, kzyla birlik olmutu. Hi olmazsa byke bir para biriktirmek istiyordu. Yirmibe yandaki kz o zamann en gzel kadnlarndan saylyordu. stelik de fiyat deimiyordu hi. ok dzenli bir kadnd. Hi karmadan, gelir ve gideri yazyordu. Darack evinin st katn da terzihane yapmt. Blanche de Sirvy'ye gelince, asl ad Jacqueline Baudu idi bu kadnn. Amiens'in bir kynden gelmiti. Nefis bir kadnd, budala olduu kadar da yalancyd. Otuziki yandayd ama gstermiyordu. Tombulluu ile en ok Ruslarn houna giderdi. Daguenet daha sonra artk ksaca syleyip gemee balamt: Clarsse Besnus' bir hanm Saint-Aubin - sur - Mer'den hizmeti olarak getirtmiti.- Onu bu yola srkleyen bu kadnn kocas olmutu. Simone Cabiroche, SaintAntoine mahallesindeki bir mobilya maazas sahibinin kzyd. retmen olmas iin byk bir yatl okulda yetitirilmiti; Maria Blond, Louise Vilolaine, Lea de Horn da hep Paris kaldrmlarna dm kadnlard. Tatan Nene'ye gelince, Champagne'da yirmi yana kadar sr gtmt. Georges btn bu kadnlara bakarak, akn akn dinliyordu. Kadnlarn i yzlerinin bu kadar ak ak anlatl heyecanlandrmt delikanly. Garsonlar fslt halinde, dattklar yemeklerin adlarn tekrarlarken Daguenet ona, tecrbesine dayanarak : - u balktan yemeyin dostum; bu saatte hi iyi gitmez. Leoville arabyla yetinirseniz iyi olur: ok baa vurmaz; diye tler savuruyordu. amdanlardan, dolatrlan yemek tabaklarndan salona bir scaklk yaylyordu; masann etrafna skarak oturmu olan bu otuzdokuz kii bunalyordu scaktan. Garsonlar, kendilerinden gemi bir halde, ya lekesi iinde kalan EMLE ZOLA 107 hallarn stnde kouuyorlard. Bu ziyafet hi de neeli gemiyordu. Kadnlar, yemeklerden sadece birer para tadyorlard; etlerin yars tabaklarnda duruyordu. Yalnz Tatan Nene tabana konulanlar oburcasna silip spryor-du. Gecenin bu ge saatinde, kimsenin fazla bir itah ile yedii yoktu. Nana'nn yannda oturan kibar ihtiyar, sadece bir kak orba almt. Sessizce, nndeki bo tabana bakyordu. Bir oklar ellerini azlarna kapatarak esnemee balamt. Zaman zaman, bazlarnn gzleri kapanyor, yzleri toprak rengini alyordu; can skc bir eydi bu. Van-deuvres'n her zaman syledii gibi. Byle yemeklerin keyifli olabilmesi iin, arlk olmamas gerekirdi. Hi durmadan ene alan Bordenave olmasayd. Herkes uyuyacakt. Bu Bordenave hayvan, bacan uzatarak, cariyelerini kullanan bir padiah gibi, Rose'la Lucy'ye hizmet ettiriyordu kendisine. ki kadnn ona bakmaktan baka bir ey yaptklar yoktu. Bardana arap dolduruyor, tabann boalp boalmadna dikkat ediyor; acsn unutturmak iin dil dkyorlard; ama herif yine ikyet etmekten geri kalmyordu: - Kim kesecek u eti?... Ben yapamyorum... Masa ta nerede... Simonne her an yerinden kalkyor, adamn arkasnda durarak tabana konulan eti kesiyordu. Btn kadnlar Bordenave'n yedikleriyle ilgileniyorlard. Garsonlar arlyor, taba taacak kadar yemekle dolduruluyordu. Rose ile Lucy taban, ataln deitirirken, Simonne azn sili-yordu. Bordenave nihayet memnun olduunu aklamak lt-funda bulundu: - Hah ite! Tam benim istediim gibisin kzm... Bir kadnn ii de budur; dedi. Herkes biraz uykudan silkinir gibi oldu konumalar yeniden balad. Sofraya mandalina suyu getirilmiti. Misafirlerinin isteksizliine ierleyen Nana yksek sesle konumaya balad: 108 NANA - skoya prensi, sergi iin geldii srada. Sansn Vens seyretmek 7 zere nden bir loca ayrtt, biliyorsunuz deil mi? dedi. Bordenave aznn iinde kocaman lokmasn evirerek : - Umarm ki btn hkmdarlar da tiyatroya gelecek; diye cevap verdi. Lucie Stewart: - ran ah pazar gn bekleniyor; dedi. Bunun zerine Rose Mignon, ahn elmaslarn anlatt. Dediine gre ah milyonlar deerinde elmaslarla ilenmi bir kaftan giyiyormu. Soluk yzl btn teki kadnlar, gzleri parlayarak boyunlarn uzatp, beklenen teki krallar, imparatorlar zerine bildiklerini anlatmaya balamlard. Hepsi, bir kraln gzne

  • girip bir gececik geirerek zengin olmay hayalinden geiriyordu. Caroline Hequet, Vandeuvres'e doru eilerek : - Sylesene dostum, Rusya imparatoru ka yanda var? Kont glerek : - Oh! Ya yoktur onun. Size haber vereyim, ekmek yok onda; dedi. Nana bu sz karsnda krlm gibi yapt. Bu sz pek kabaca bulunmutu. Bir takm mrltlar oldu. Bu srada, Blanche, bir kere Milano'da grd talya kral zerine bir eyler anlatmaya balamt; hi gzel bir adam deildi ama btn kadnlar elde ediyordu; Fauchery, Victor - Em-manuel'in gemleyeceini kesin olarak syleyince Blanc-he'n fena halde can skld. Louise Violaine ile Lea'nn btn umutlar Avusturya imparatorundayd. Birden kk Maria Blond'un sesi duyuldu: - u Prusya kral da iko moruun biri! Geen yl Ba-den'deydim. Ona her gn Kont Bismarck'la birlikte rastlyordum. Simonne, szn keserek: EMLE ZOLA 109 - Bismarck, dedin deil mi? Ho bir adamdr... Tanrm kendisini, dedi. Vandeuvres : - Ben de dn byle diyordum ama, inanmak istemiyorlard, diye ekledi. , Tpk kontes Sabine'in evinde olduu gibi imdi hep Bismarck'dan sz ediliyordu. Vandeuvres ayn cmleleri tekrarlad. Bir aralk, buras da Muffat'larn salonuna dnd; yalnz kadnlar deiikti. Daha sonra mzik konusuna geildi. Ardndan da Foucarmont btn Paris'te konuulan u gen kzn rahibe oluu hikyesine deindi. Nana bununla ok ilgilenmiti. Fougeray ailesinin taz hakknda daha ok bilgi edinmek istiyordu. Ah!. Zavall yavrucak; ne ac eydi byle diri diri gmlmek! Eh! Demek ki aln yazs buymu! Sofradaki btn kadnlar ok zlmlerdi. Ayn hikyeyi ikinci defa dinledii iin can sklan Georges, Da-guenet'den Nana'nn zel alkanlklarn, detlerini renmee alyordu. Konuma dnp dolap yine Kont de Bis-marck'a geldi. Tatan Nene, Labordette'in kulana eilerek kim bu Bismarck diye sordu. Bunun zerine Labordet-te hi bozuntuya vermeden olmayacak eyler anlatt: i et yerdi bu Bismarck, ininin yannda bir kadna rastlaynca hemen srtlayp gtrrd, bylece krk ylda otuziki ocuu olmutu. Bu szlere hayret etmekle beraber inanm olan Tatan Nene : -Krk ylda otuziki ocuk ha! diye haykrd. Eh yana baklrsa, epey yorgun olmal, dedi. Herkes kahkaha ile gld; kadn kendisiyle alay edildiini anlad: - Ne sersem eysiniz! Biliyor muyum ki ben aka ettiinizi! diye bard. Gaga ise sergiden sz ediyordu hl. Btn kadnlar gibi bu sergi'nin al Gaga'y sevindirmiti; imdiden hazrlanyordu. Bu gzel mevsimde, tarallar ve yabanclar Paris'e akn edecekti. Eh, iler iyi giderse, sergiden sonra bel- 110 NANA ki Juvisy'ye ekilir, oktandr gz koyduu kk evi satn alarak rahata kavuurdu. La Faloise'a : - Ne yaparsnz? Hibir ey elde edemedim... Bari hl benden holanan olursa... diyordu. Gaga sesini tatllatrmt. nk gen adamn dizini kendi dizine yasladn hissediyordu. La Faloise'in yz kpkrmzyd. Kadn, bir taraftan ene alarken, gz ucuyla da 6nu szyordu. Ar olmayan bir kk bey; diyordu iinden; ama hi glk kartmad. La Faloise'a adresini verdi. Vandeuvres Clarisse'e : - Bakn; u Gaga Hector'unuzu elinizden alacak gibi grnyor; dedi. Aktris : - Umurumda deil! diye cevap verdi. Budalann biri bu olan... keredir kap dar ettim... Biliyor musunuz; byle delikanllarn yal kadnlara dknlkleri irendiriyor beni. Szn keserek, hafif bir iaretle Blanche'i,gsterdi. Kadn, yemein bandan beri, ok rahatsz bir durumda eilerek, yah kibar adama plak omuzlarm gstermee alyordu: - Sizi de ekiyorlar, dostum; dedi. Vandeuvres, aldr etmediini gsteren bir hareket yaparak hafife glmsedi. Bu zavall Blanche'n baar kazanmasna engel olacak deildi her halde. Btn sofradakilere Steiner'in gsterdii manzara onu daha ok ilgilendiriyordu. Banker'in gnl maceralarn herkes biyordu. Bu mthi Alman Yahudisi, elleriyle milyonluk iler eviren bu becerikli i

  • adam, bir kadna tutulduu zaman aptallaveriyordu; stelik btn kadnlar da elde etmek istiyordu. Ne kadar paraya mal olursa olsun, bir aktrisi ele geirmek iin her fedakrl yapard. Bu yolda harcad byk paralar azdan aza dolayordu. Bu az- EMI.E ZOLA 111 gnca kadn dknl yznden iki kere iflsn eiine gelmiti. Vandeuvres'n dedii, gibi kadnlar, kasasnn dibine dar ekerek, ahlkn cn alyorlard bu adamdan. Lan-des'lerdeki tuzlalarda evirdii byk bir manevra ile Borsada byk g kazanmt. Mignon'lar, alt haftadr, bu tuzlalarn gelirini iyice kemirmekteydiler. Ama herkes bahse tutumaya balamt, partiyi vurann Mignon'lar deil, Nana olaca zerine. Nana beyaz dilerini gstermee balamt. Steiner, bir kere daha tutulmutu; Nana'nn yannda lye dnmt; duda sarkm, karn a olmad halde durmadan yiyordu. Nana'nn bir rakam sylemesi yeterdi, adamn kesenin azn amas iin. Ama gen kadn acele etmiyordu. Adamla oynuyor, kll kulana doru eilerek glyordu; hantal yzndeki rperileri seyrederek eleniyordu. Adam avucunun iine almak iin nasl olsa vakti vard. Banker, yava sesle Nana ile konuurken garson ban ikisinin arasna uzatp: - Leoville mi, Chambertin mi istersiniz? diye sordu, Banker dalgn dalgn : - Ha? Ne? diye kekeledi. Ne isterseniz, ikisi de bir benim iin, dedi. Vandeuvres dirseiyle hafife Lucy Stevvart' drtt. Bu kadn, kzdrlrsa pek kt dilli olurdu. O akam, Mig-non onu ileden kartmt. Konta : - amdan tutacak, biliyor musunuz, dedi. Kk Jon-quier'nin marifetini yapmak istiyor... Hatrlarsnz deil mi? Jonquier, hem Rose'la yatp kalkyordu, hem de gz u iri Laure'dayd... Mignon, Jonquier'ye Laure'u balad, sonra da kol kola girip Rose'a getirdi. Tpk ufak tefek hovardalklarna gz yumulan bir koca gibi... Ama bu sefer i yok... Nana kendisine dn olarak verilen erkekleri geri vermez. Vandeuvres : - Ne oldu da Mignon, byle dik dik bakyor karsna? diye sordu. 112 NANA Eilip baknca Rose'un Fauchery ile pek sk fk konutuunu grd. imdi Lucy'nin neden fkelendiini anlamt. Glerek : - Vay canna! dedi. Yoksa kskanyor musunuz? Lucy fkeyle : - Kskanmak m? dedi. Ah! Eer Rose'un can Leon'u ekiyorsa, gnl holuu ile balarm kendisine, ka paralk deeri var ki! Haftada bir buket iek!... Gryorsunuz ya dostum, bu oyuncu kzlarn hepsi birbirine benzer. Ro-se! Leon'un Nana, iin yazd yazy okuyunca hrsndan alamt. Anlyorsunuz ya, imdi kendisi iin de bir yaz is-, tiyor... ve bunu salam bulunuyor... Bana gelince kap dar edeceim Leon'u; greceksiniz! Elindeki iki ie ile arkasnda duran garsona : - Leoville; dedi. Sonra, sesini alaltarak devam etti: - Barp armak istemiyorum... Holanmam bundan. Ama ne olursa olsun, ok aalk bir kadn... Kocasnn yerinde olsam bir temiz slatrdm onu... Oh! Bu ona hi de mutluluk getirmez. Ne mal olduunu bilmiyor u benim Fauchery'nin. Mevki elde etmek iin kadnlara aslan bir tip... Kibar bir adam! Vandeuvres, kadn yattrmaya alt: Rose'la Lucy'nin yzst braktklar Bordenave avaz avaz bararak; babalarn alktan, susuzluktan ldrecekler, diyordu. Bu, havay deitiren iyi bir k oldu. Kimsenin yemek ye- dii yoktu. Ama daha orbadan beri sunulan ampanya, etkisini gstermiti. Misafirler akr keyif olmaya balamlard. Herkes kendisini koyuvermiti artk. Kadnlar, karmakark tabaklarn arasna dirseklerini dayamlard. Erkekler soluk alabilmek iin iskemlelerini geri ekmilerdi. imdi siyah elbiseler ak renk korsajlarn, yar dnk ipek gibi parlayan plak omuzlarn arasna sokulmutu. erisi ok EMLE ZOLA 113 scakt. Mumlarn sar masay aydnlatyordu. Zaman zaman, sarn bukleler altndaki yaldz parltl bir ense ne eilirken, prlantal kpeler, kocaman bir topuza k serpiyordu. Neeler alevlendike, gzlerin parlts, amdanlardan ampanya bardaklarna vuran kla bsbtn parlyordu. Yksek sesle akalar yaplyor, eller balar sallanarak konuuluyor, her kafadan bir ses kyordu. Asl en byk grlty yapanlar, kendilerini lokantalarnn koridorunda sanan garsonlard. Birbirlerine arparak,

  • bararak dondurma ve meyve servesi yapyorlard. Bordenave : - ocuklarm, diye bard; ampanyay fazla karmayn. Biliyorsunuz ki oyunumuz var yarn! Foucarmont : - Ben diyordu, dnyann be ktasnda, ne eit iki varsa hepsinden itim... Oh! Ne mthi ikilerdi onlar... yle alkoller ki bir adam p diye ldrr... Ama bir ey olmad bana. Sarho olmam ben. ok denedim. Olamyorum. Louise Violaine : - Yetiir... Gece yarsndan sonra seninle uramak zorunda kalrsam pek ho bir ey olmaz benim iin; diye mrldand. Hafife keyif olan Lucy'nin yanaklarnda, gs hastalarnda grlen krmzlk belirdi. Rose Mignon ise gzleri hafife nemli, tatl bir hal almt. Tatan Nene ok yemekten sersemlemi, bn bn glyordu. Blanche, Caroline, Si-monne, Maria hep bir azdan konuuyorlard. Kimi araba-csyla olan kavgasn, kimi n karp yeniden elde ettiini, biri bir kye gitmek tasarsn anlatyordu. Bu "srada Georges'un yannda oturan gen bir adam Lea de Horn'u pmek istemiti. Kadn, byk bir nefretle Hele una bak! Brak beni! diyerek adamn yzne tokad indirdi. Fitil gibi sarho olan Georges, Nana'ya baktka ii giderek, yle bir dnceye sapland: drt ayak olup masann altna girmek, sonra bir kpek yavrusu gibi kadnn ayaklarnn stne ban koymak. Kimse grmezdi onu; uslu uslu 116 NANA bi oturup kalkan btn bu insanlarn grlts arasnda kendini kaybetmi serseme dnmt. Ev hanml roln de unutmu, yannda eli aya titreyen iko Steiner'den baka kimseyle ilgilenmez olmutu. Adamn sylediklerini dinliyor, bayla olmaz diyor, tombul vcudunu oynatarak, adarn bsbtn kendinden geiren o cilveli glyle glyordu. tii ampanyann etkisiyle yanaklar pembelemi-ti, dudaklar nemliydi, alevler salyordu gzlerinden; banker, bu nefis sarn kadnn her i gcklayc fkrdaynda, hafife ban evirdii zaman gerdannn ehvetle kabarnda daha ok vermei vaadediyordu. Gen kadnn kulann hemen yannda ipek gibi bir ke grmt, buna baktka deliye dnyordu. Ara sra, can sklan Nana, misafirlerini hatrlatyor, arlamay bildiini gstermek iin neeli, gler yzl grnmee alyordu. Yemein sonuna doru iyice sarho olmutu; bu ok cann skyordu onun. ampanya ok abuk sarho ediyordu kendisini. Birden bir dnce, Nana'yi ileden kard. Bu kadnlar, evinde kt hareket ederek onu kk drmek istiyorlard. Etrafnda olup bitenleri aka gryordu. Lucy, Fourcarmont'u, La-bordette'e kar kkrtmak iin gz krpmt; Rose, Caroli-ne ve teki kadnlar da erkekleri batan kartmaya alyorlard. amatadan kimin ne syledii anlalmyordu, imdi. Yani Nana'run evinde yemek yerken herkes aklna ese-' ni yapabilir demek ister gibi bir halleri vard bunlarn. Eh! Peki yleyse grrler imdi. ok sarho olmutu ama yine kadnlar arasnda en kibar ve en zarif olan oydu. Bordenave : - Yavrum, baksana, kahvemi burada imek istiyorum, u bacam yznden... diye tekrarlad. Fakat Nana, Steiner'le, ihtiyar kibar adamn kulaklar- na: - Byle aalk insanlar davet etmekle ne kadar yanldm rendim bu akam, diye fsldayarak birden ayaa kalkt. EMLE ZOLA 117 Sonra parmayla yemek salonunun kapsn gstererek yksek sesle : - Cannz kahve istiyorsa buyurun oraya; dedi. Herkes sofradan kalkt, Nana'nn fkesinin farkna varmadan yemek salonuna getiler. Az sonra salonda Borde? nave'dan baka kimse kalmamt. Adam duvarlara tutunarak, ihtiyatla yryor, karnlarn doyurduktan sonra babalarna bo Veren Allah'n cezas kadnlara kfrler savuruyordu. Onun ardndan garsonlar, metrdotelin/yksek sesle verdii emirlere uyarak sofray topluyorlard. Birbirlerine arparak kouuyor, bir anda bir elence dekorunu kaldrr gibi masay ortadan kaldryorlard. Misafirler, kahvelerini itikten sonra tekrar bu salona geleceklerdi. Gaga, yemek salonuna girerken hafife rpererek: - A, buras o kadar scak deilmi, dedi. Burann penceresi ak kalmt. Kahve fincanlar ve likrler masann stne konulmutu; masay iki lamba

  • aydnlatyordu. Sandalye olmad iin, misafirler kahvelerini ayakta itiler; bitiik odadan garsonlarn gittike artan grlts duyuluyordu. Nana ortalkta grnmyordu. Ama kimsenin onun bulunmayndan tasaland yoktu. Herkes bana buyruk hareket ediyor, kahvesini kendi alyor, kimi de kk kak bulabilmek iin bfenin ekmecelerini kartryordu. Misafirler ayr ayr kmeler halinde toplanmlard; yemekte birbirinden ayr kalanlar bir araya geliyordu. Bunlar birbirine gz krparak, manl gllerle durum hakknda dncelerini aa vuruyorlard. Rose Mignon: - Bay Fauchery, bu gnlerde bize yemee gelse ne iyi olur deil mi, Auguste? dedi kocasna. Saatinin ksteiyle oynayan Mignon bir iki saniye dik dik gazeteciye bakt. Delilikti bu yapt karsnn. yi bir ynetici olarak bu ii bir dzene sokmal karsnn, kendisini byle israf etmesine engel olmalyd. Adamdan yazy kopa-rncaya kadar, kabul ediyordu iinden. Ama sonra kapy 114 NANA dururdu orada. Sonra, Lea'nn ricas zerine, Daguenet delikanlya rahat durmasn syleyince, Georges, birdenbire sanki azarlanm gibi derin bir keder duydu; ah ok kt, ok znt verici bir eydi; iyi bir ey yoktu bu dnyada. Daguenet, yine de taklyordu ona. nndeki bir bardak suyu imesini sylyor; bardak ampanya ile yere yklacak hale geldiine gre bir kadnla yalnz kalrsa ne yapacam soruyordu. Foucarmont yeniden sze balayarak : - Havana'da meyve ekirdeinden bir eit rak yaparlar; insan bir yudum ise ate yutmu sanr... Eh, ite bir akam bir litreden fazla itim bundan... Bir gn de daha kuvvetlisini itim. Yerliler bize ac biberle zaya karm gibi bir ey iirmilerdi... Bana yine bir ey olmad... Sarho olamyorum bir trl ben. Bir sredir, karsnda oturan la Faloise'n yz Fou-carmont'un houna gitmemee balamt. Kahkaha atp, lf atmaya balad. Ba dnen la Faloise durmadan kmldanyor, Gaga'ya yaslanyordu. Ama iine den bir kayg onu bsbtn ileden kartt: mendilini almt; sarholuun verdii inatla, mendilimi isterim, diye tutturdu. Yanndakilere soruyor, eilip iskemlelerin ve yamndakilerin ayaklarnn altna bakyordu. Gaga onu yattrmaya kalknca : - Sersemce bir ey bu, diye mrldand; kesine admn ilk harfleriyle armam ilenmiti... Bu yzden bama bir i gelebilir... Foucarmont : - Hele bakn u Falamoise, Lamafoise, Mafaloise'a! diye bard. Gen adamn adn byle bir ok ekillerde ezip bozmay ince bir espri sayyordu. Ama la Faloise ierledi. Kekeleyerek atalarndan sz etmee balad. Foucarmont'a kafana bir srahi frlatrsam, grrsn; dedi. Kont Vandeuvres, araya girerek Fou-carmont'un ok akac olduunu sylemek zorunda kald. Herkes de glyordu. Bu da akna dnen ve tekrar yerine oturmak zere olan gen adam sarst; amcasnn olu EMLE ZOLA 115 yksek sesle tabandakini yemesini syleyince bir ocuk gibi boyun eerek yemee koyuldu. Gaga onu tekrar kendine ekti; ama la Faloise yine zaman zaman, mendilini bulmak iin misafirleri pheli pheli szyordu. Foucarmont, ta sofrann teki ucunda Labordette'e sa,-tamaya balamt. Louise Violaine onu bouna susturmaya alyordu; nk, ne zaman, byle bakalarna taklsa, kabak benim bama patlar, diyordu. Labordette'e bayan diyerek taklmak aklna esmiti; bu aka kendisini ok elendirmie benziyordu. Oysa Labordette her defasnda, sknetle omuz silkerek : - Susun, dostum, budalaca bir ey bu; demekle yetiniyordu. Fakat Foucarmont aldrmayarak neden olduu bilinmeden ii hakarete vardrnca, Labordette, ona lf sylemekten vazgeip kont Vandeuvres'e: - Rica ederim, arkadanz susturun. Kafam kzdrmasn; dedi. Foucarmont, iki kere dvmt. Yine de herkes kendisine selm veriyor, toplantlara arlyordu. Bu seferki davran karsnda Foucarmont'a sofradakilerin hepsi kar kt. Szlerini alayl bularak eleniyorlard, ama ii bu gecenin keyfini karacak dereceye vardrmamalyd. Yz bakr rengini alm olan Vandeuvres, Labordette'e bayan deil Bay Labordette demesini syledi. teki erkekler, Mignon, Steiner, Bordenave de lfa karp barmaya balamlard. Yalnz o ihtiyar kibar adam, o asil durumunu hi bozmadan, sadece glmseyerek Nana'nn yannda oturuyor, yorgun gzleriyle yemein sonundaki bu kargaal seyrediyordu. Bordenave :

  • - Kahvemizi burada isek nasl olur yavrum? ok rahatsz byle... dedi. Nana buna hemen cevap vermedi. Daha yemein bandan beri, kendi evinde deilmi gibiydi. Bir lokantaday-m gibi garsonlar aran, bararak konuan, istedikleri gi- 118 NANA kapamalyd suratna. Bununla birlikte karsnn inatln bildii ve arada srada bu eit samalklarn babaca ho grmek gerektiini dnd iin, nazike bir tavr taknarak : - Elbette ok memnun olurum... Yarn buyurun Bay Fauchery; dedi. Steiner ve Blanche'la konumakta olan Lucy Stewart bu daveti duymutu. Bankere yksek sesle : - Btn bu karlarn azgnl artyor insan... dedi. Biri kpeimi bile elimden almt... te dostum bu kadna srt evirmiseniz benim kabahatim mi bu. Rose ban evirdi. Kahvesini yudumlarken gzlerini Steiner'e dikti, yz sapsar olmutu; kendisinin bylece b-raklndan duyduu fke gzlerinden alev alev salyordu. Durumu Mignon'dan daha iyi gryordu. Jonquier olayna yeniden balamak budalaca bir ey olurdu; bu gibi iler iki kere baaryla sonulanamazd. Adam sen de! Fauchery'yi elde etmiti ya. Mignon ister memnun olsun, ister olmasn, kendi bilecei iti bu. Vandeuvres Lucy Stevvart'n yanna gelerek: - Dvecek misiniz yoksa? diye sordu. - Hayr, korkmayn. Yo, rahat dursun bu kadn, yoksa kirli amarlarn dkerim ortaya. Sonra emir verir gibi bir eda ile Fauchery'ye: - Terliklerin, bizim evde kalm, yavrum. Yarn kapcna brakrm; dedi. Fauchery akay bozmak istedi. Lucy, bir kralie edasyla uzaklat oradan. Bir bardak vine urubunu rahat rahat iebilmek iin srtn duvara dayayarak duran Clarisse, omuz silkti. Bir erkek iin de bu kadar mesele yapmaya deer miydi! klaryla bir arada bulunan kadnlarn ilk dnceleri, adamlar birbirinin elinden almak deil miydi sanki? Bu i olup bitmiti. Mesel kendisi isteseydi; u Hec-tor yznden Gaga'nn gzn oyard. Adam sende; diye glp gemiti. Bu srada yanndan geen la Faloise'a: EMLE ZOLA 119 - Bak hele; ie gemilerden holanyorsun sen ha! Mumula yesen daha iyi edersin! demekle yetindi. La Faloise bu sze ok zlmt... Clarisse'in kendisiyle alay ettiini grerek kukuland. - Brak akay; dedi. Mendilimi almtn, ver mencjili-mi. Clarisse : - Kafamz iirdin u mendilinle... Ne diye alacakm-m senin mendilini? diye bard. - Ne diye ha! Aileme gnderip beni rezil etmek iin. Bu srada Foucarmont, bardak bardak likr yuvarlyordu. Kadnlarn arasnda kahvesini ien Labordette'e bakarak glyordu. Bu srada yarm yamalak cmlelerle kendi kendine konuuyor gibi, bir at canbaznn oluymu, bir kontesin pii diyenler de var; hibir yerden geliri yok ama, cebinde her zaman yirmibe altn bulunur. Orospulara uaklk eder ama, hibiriyle yatt yok hovardann, diye mrldanyordu. Kendi kendine. - Hibir zaman! Hibir zaman! diye kprd. una bir tokat akedeyim; dedi. Bir kadeh likr yuvarlad. Bu likr hi dokunmuyordu ona byle diyerek ba parmann trnan diinde tlatt. Ama sonra, birdenbire Labordette'in stne yrrken, sap sar kesilerek bfenin nne yld. Fitil gibi sarho olmutu. Louise Violaine ok kahrland. Bunun sonunun kt olduunu ka kere sylemiti ona; imdi sabaha kadar adam ayltp kendine getirmee uraacakt. Gaga, subay, tecrbeli bir kadn gzyle szerek, Violaien'i teselli etti, korkulacak bir ey olmadn bu bayn bylece oniki hatta onbe saat uyuyabileceini syledi. Foucarmont'u yerden kaldrp gtrdler. Vandeuvres : - Nana nerede yahu? diye sordu. 120 NANA Sahiden, Nana sofradan kalktktan sonra svvermiti. imdi herkes hatrlamt, onu istiyorlard. Durumdan kayglanan Steiner; Nana ile birlikte kaybolan kibar ihtiyarn da ne olduunu Vandeuvres'den soruyordu. Ama kont, ihtiyar kendisinin uurladn syleyerek, adamn yreine su serpti. Acayip bir adamd bu ihtiyar. ok zengindi; sadece byle kadnlarn verdikleri ziyafetin masrafn grmekle yetinirdi. imdi Nana yine unutulmutu. Bu srada Vandeuvres, ban kapya dayayan Daguenet'nin kendisine iaret ederek yanna ardn grd. Yatak odasnda Nana'yi dudaklar bembeyaz olmu, vcudu

  • kaskat kesilmi gibi kmldamadan otururken grd. Daguenet ile Georges de akn akn ona bakyorlard. Vandeuvres hayretle : - Neniz var byle? diye sordu. Nana cevap vermedi, ban da evirmedi. Adam sorusunu tekrarlad. Nihayet Nana : - Bana metelik verilmemesine katlanamam! diye bard. imdi azna geleni sylyordu. Evet, evet, hayvan deildi o, her eyi aka gryordu. Trna olamayacak bir sr serseri dolmutu evine. Btn yemek boyunca onu aldran olmamt. Kendisini kmsediklerini gstermek iin de bir sr iren lflar edilmiti. Kendisini bu kadar skntya soksundu, stelik kt kt ekitirsinlerdi onu yle mi? Neden bu rezillerin topunu birden kap dar etmemiti sanki? fkesinden lgna dnmt; kelimeler hkrklar arasnda boaznda dmleniyordu. Vandeuvres : - Brak bunlar kzm, sarho olmusun sen. yi dn biraz; diye senli benli konutu. Hayr, o nceden kabul etmiyordu bunu. - Olmuum, belki; ama bana sayg gsterilmesini isterim. EMLE ZOLA 121 Onbe dakikadan beri Daguenet ile Georges, salona dnmesi iin yalvarp duruyorlard ona. Ama Nana inat ediyor, misafirlerin can ne isterse onu yapsnlar; hepsinden ireniyorum, yzn grmek istemem hibirinin diye diretiyordu. Onlarla karlamak m? Asla! Asla! Kafasn kesseler kmayacakt dar. - Uyank olmam gerek; dedi. Komployu kuran u Ro-se domuzu oldu. te, bu akam geleceini umduum o namuslu kadnn gelmesine bu Rose engel oldu her halde. Bayan Robert'den sz ediyordu. Vandeuvres, namusu zerine yemin ederek, Bayan Robert'in kendisinin gelmek istemediini syledi. Hi glmeden dinliyor, tartyordu. Bu eit sahnelere alk ve byle zamanlarda kadnlara kar nasl davramlmasm bilen bir erkek olarak hareket ediyordu. Ama, elinden tutup kaldrarak salona gtrmek isteyince Nana bsbtn fkelenerek rpnmaya balamt. Kimse Fauchery'nin, Kont Muffat'y gelmekten vazgeir-mediine kendisini inandramazd. Ah, ne ylan herifti bu Fauchery, bir kadna balta olduktan sonra, mutluluunu ykabilirdi. nk biliyordu Kont'un kendisinde gz olduunu. Elde edebilecekti onu. Vandeuvres; durumu unutarak ve glerek : - Ama, canmn ii; hibir zaman; olamazd bu i; dedi. Nana biraz aylr gibi oldu, ciddi bir tavrla: - Neden olmasn? diye sordu. - nk adamn, kiliseden kt yok; size parmann ucuyla dokunacak olsa, koup papaza gnah kartr da ondan... Bir t vereyim... tekini karmamaya bakn. Bir an Nana, ses karmadan, dnceye dald. Sonra kalkp gzlerini ykad. Ama, yemek odasna gtrmek istediler mi baryordu. Vandeuvres daha fazla diretmedi, glerek odadan kt. Adam dar kar kmaz, Nana birden bir sevgi cokunluu iinde Daguenet'nin boynuna sarlarak 122 NANA - Ah Mimi'ciim; senden baka kimsem yok... Seviyorum seni; duyuyor musun, seni ok seviyorum. Ah hep bir arada yaasaydk ne iyi olurdu. Allahm ne kadar bahtsz oluyor u kadnlar! diye syleniyordu. Sonra Georges'un onlarn pmesi karsnda kpkrmz kesildiini grerek, gidip onu da pt. Mimi, bu bebei kskanmazd. Paul ile Georges'un hep byle anlam olarak kalmalarn istiyordu. nk birbirlerini sevdiklerini bilerek, nn de byle birbirine bal kalmalar pek tatl bir eydi. Fakat acayip bir grlt rahatlarn kard. Oda da bir homurdanma duyulmutu. Etrafa bakmnca, Bordenave'ln kahvesini itikten sonra gelip rahata odaya kurulduunu grdler. Nana ardnda Daguenet ile Georges, odadan kt, yemek salonundan geerek, byk salona girdi; gittike daha yksek perdeden glerek; deta Rose'un boynuna sarlarak : - Ah! ekerim; hi aklnzdan geiremezdiniz byle bir eyi; dedi. Gelin bakn. Btn kadnlar da onlarla geldi. Nana, bunlarn ellerini okuyor, onlar yrmeye zorluyordu. Bunu yle ak yreklice ve cokun bir neeyle yapyordu ki, hepsi de iten glyordu. Kadnlar, bir an, ahane bir ekilde uzanm olan Bordenave'ln yannda, soluklarn tutarak durduktan sonra odadan ktlar. imdi kahkahalarla glyorlard. Birisi onlar bir an susturunca uzaktan Bordenave'ln horultular duyuluyordu. Saat drde geliyordu. Yemek salonunda bir oyun masas kurulmu, Vandeuvres, Steiner, Mignon ve Labordet-te, etrafna oturmulard. Arkalarnda ayakta duran Lucy ile Caroline bahse tutuuyorlard.

  • Blanche ise, bir kede uyukluyordu. Hi memnun olmamt bu geceden. kide bir Vandeuvres'e ne vakit gidiyoruz, diye soruyordu. Salonda bir iki kii dans ediyordu. Daguenet piyanonun bana gemiti. Nana'nn deyimiyle dolabn bana byle acemi algcdan holanmazd. Dans yava yava gev- EMILE ZOLA 123 emee balamt. Kadnlar, kanapelere gmlp ene alyorlard. Birdenbire bir amata koptu. Sr halinde onbir gen, barp glerek salonun kapsn ittiler. ileri bakannn balosundan geliyorlard; frak vard arkalarnda, beyaz kravat takmlard. Yakalarnda da madalya taklan ineler vard ama madalya yoktu. Byle grltyle ieri girmelerine kzan Nana mutfaktaki garsonlar ararak bu baylar kap dar etmelerini syledi; bu adamlarn yzn mrnde grmediine yemin ediyordu. Fauchery, Labordet-te, Daguenet ve btn te erkekler, evin hanmna sayg gsterilmesini salamak iin yrmlerdi. Ar szler syleniyor, kollar uzanyordu. Bir ara karlkl olarak iki tarafn birbirini tokatlamasndan korkuldu. Bununla birlikte, sarn, ufak tefek hastalkl grnen bir delikanl durmadan: - Amma da yaptnz Nana! Geen akam Peters'deki byk krmz salonda... Hatrlarsnz canm! Bizi davet etmitiniz; deyip duruyordu. Geen akam? Peters'de? Byle bir eyi hi hatrlamyordu. nce hangi akam? Ufak tefek delikanl aramba gn deyince, aramba gecesi, Peters'te yemek yediini hatrlad. Ama kimseyi davet etmi deildi; bundan hemen hemen hi phesi yoktu. phe etmeye balayan Labordette: - Ama, dn biraz kzm, dedi. Belki akr keyiftin biraz o akam. Nana bu sz zerine glmee balad. Olabilirdi, ama hatrlayamyordu. Eh! Madem ki bir kere gelmilerdi, ieri girebilirlerdi artk. Her ey yoluna girdi; yeni gelenlerin ou tandklar kt. Az kavgas kesilivermiti; herkes el skyordu bu genlerle. Hastalkl grnl sarn delikanl Fransa'nn en nl bir ailesindendi. Baka arkadalarnn da geleceini sylediler. Gerekten de her dakika kap alyor, resmi kyafetli, beyaz eldivenli adamlar ieri giriyordu. Hepsi de bakann balosundan gelmekteydi. Fauchery, glerek, bakan da gelecek mi diye sordu. Fakat Nana, ier- 124 MANA leyerek, bakann, kendisine denk olmayanlarn evine gittiini syledi. Kont Muffat'nn da geleceini iinden mit ediyordu ama, aa vurmad bunu. Adam kararndan dnm olabilirdi. Rose'la konuurken gzn kapdan ayrmyordu. Saat bei ald. Artk dans eden yoktu. Yalnz kumarclar oyunu brakmyorlard. Labordette yerinden kalkmt, kadnlar salona gelmilerdi. Her ey uyukluyor gibiydi imdi burada. Mumlarn kmrleen fitillerinin alevi, globlar kzarmt. Kadnlarn stne hznl bir hal kmt, hayat hikyelerini anlatmak ihtiyacn duyuyorlard. Blanche de Sirvy, general olan byk babasn anyor, Clarisse bir roman icad ediyordu. Buna gre amcasnn evindeyken domuz av iin oralara gelmi olan bir dk kendisini batan kartmt. Ama iki kadn da, birbirlerine arkalar dnk, byle ey olur mu diye inanamyorlard anlattklarna. Lucy Stevart gemiini olduu gibi anlatmaktan ekinmiyor, kuzey garnda makine yacs olan babasnn pazar gnleri kendisine elmal pasta ziyafeti ektiini sylyordu. Maria Bland birden : - Ah! Bakn ne anlatacam size; diye bard. Bizim evin karsnda bir adam oturuyor, bir Rus; ok zengin bir adam. Dn bana bir sepet meyve gndermi! Kocaman eftaliler, byle iri iri zmler. Bu mevsimde g bulunur meyveler hepsi de. Bir de ne greyim! inde tam alt tane bin franklk banknot.. Rus gndermi... Tabii hepsini yolladm geriye... Ama dorusu aklm kald meyvelerde!.. Kadnlar dudaklarn srarak baktlar. Yana gre u Maria Bland pek kurnaz eydi. Onun gibi bir srte mi yollayacaklard btn bunlar! Bu kadnlar birbirlerini hi ekemezlerdi. En ok da u prens hikyesi yznden Lucy'yi kskanyorlard. Lucy, her sabah ormanda atla gezintiye ktn anlatnca hepsi de ata bindiklerinden dem vurdular. Gn domak zereydi. Nana midini kaybederek artk kapya bakmaz olmutu. Misafirler can skntsndan path- EMILE ZOLA 125 yordu. Bir kanapede, ayaklarn altna alarak oturan Rose Mignon Pantoufle arksn sylemesi istendii halde, sylemedi. Fauchery ile konuarak kocasnn oyununu bitirmesini bekliyordu. Mignon Vandeuvres'den elli frank kazanmt. Ciddi yzl, gs madalyal iman bir adam Sacrifice d'Abraham^

  • iirini Alsace ivesiyle okumaya balad. Tanr: Benim adma dedike shak: Evet baba! diye cevap veriyordu. Ama kimse bir ey anlamad iin bu okunan ey, pek budalaca bulundu. Bir elence icat ediyor, geceyi nasl nee iinde bitireceklerini bilemiyorlard. Bir aralk, Labordette, kadnlarn etrafnda dolaarak hangisinin mendilini boynuna sardn grmee alan la Faloise'un kulana fsldayarak hrsz haber vermei dnd. te yandan genler, bfede kalan ampanya ielerini boaltmaya baladlar. Birbirlerine sesleniyor, couyorlard. Ama kt bir sarholuk havas, nne geilmez bir tatszlk salonu sarmt. Nihayet u Fransa'nn en nl ailelerinden birinin adn tayan sarn delikanl bir eyler icat etmek iin kafasn patlattktan sonra bir acayiplik bulamadna kahrlanarak yle bir fikir att ortaya: elindeki ampanya iesini gtrp piyanonun iine boaltt. Arkadalar kahkahadan krlyorlard bu acayiplik karsnda. Bunu gren Tatan Nene hayretle : - A, ne diye piyanoya ampanya dkt bu? diye sordu. Labordette ar ballkla : - Nasl, bilmiyor musun kzm? dedi. ampanya piyanoya ok iyi gelir, sesini gzelletirir de ondan. Tatan Nene buna inanmt: - Ya, yle mi? dedi. Herkes gld bu sz zerine. Tatan ierlemiti. Nereden bilecekti bunu! Hep zihnini kartryorlard byle lflarla. (*) ibrahim peygamberin kurban 126 EMLE ZOLA Artk iin tad kamt. Gecenin sonu kt gelecek gibi grnyordu. Maria Blonde, pek zengin olmayan erkeklerle yattn syleyen Lea de Hon'la kapmt; ar szler syleyerek birbirlerinin suratn trmalyorlard. irkin bir kadn olan Lucy susturdu ikisini de. Yz gzellii bir ey deildi ona gre, vcudu biimli olmalyd bir kadnn. Daha tede bir elilik memuru, bir kanepenin stnde kolunu Simonne'un omuzuna dolam boynundan pmeye alyordu. Kadn, yorgunluktan bitkin, surat asarak her seferinde adam itiyor: Canm skyorsun! diye syleniyor ve yelpazesini btn gcyle yzne indiriyordu. Zaten kadnlardan hibiri kendilerine dokundurmak istemiyordu. Onlar birer sokak kz m sanyordu bu adamlar? Bununla birlikte la Faloise' avucunun iine alm olan Gaga, gen adam hemen hemen dizlerinin stne oturtmutu. Clarisse, iki erkein arasnda, gdklanan bir kadn gibi kkr kkr glerek odadan kyordu. Piyanonun etrafndaki maskaralk da bir lgnlk nbeti halinde srp gitmekteydi. Oradakiler itiip kakarak ellerindeki ampanya ielerini piyanoya boaltmak iin yara girmi gibiydiler. Sade ve ho bir oyundu bu. - Hey; dostum ek bir kadeh daha... Vay canna! Amma da susam bu piyano ha!.. Haydi, bir tane daha; bir damlas bile ziyan olmasn... Nana, arkas dnk olduu iin bu sahneyi grmyordu. Yannda oturan iko Steiner'le yetinmee raz olmu gibi bir hali vard. Adam sen de! Kabahat isteksizlik gsteren bu Muffat'dayd. O hafif brmck gibi fular elbisesi, o akr keyif hali ve szgn gzleri yumuak bal tatl bir kadn tavryla kendini adama vermee hazr gibi grnyordu. Sann topuzundaki ve korsajndaki gllerin yapraklar dklm, sadece sapsar kalmt. Steiner, elini gen kadnn eteinden birdenbire ekti; buraya Georges bir ka tane ine saplamt. Adamn parmandan bir ka damla kan kt. Bir damlas Nana'mn elbisesinde derek leke yapt. EMLE ZOLA 127 Nana ciddi bir tavrla : Saatler ilerliyordu. Bulank, son derecede kasvetli bir aydnlk giriyordu pencerelerden. Artk misafirler gitmee balamlard. Ask suratl, bezgin insan kmeleri sokaa dklyordu. Bir gecesini boa geirdiine zlen Caroline Heqmet, can skc eyler grmemek iin, gitmeli artk diye mrldanyordu. Rose ii bozulmu bir kadn gibi, yzn buruturuyordu. Bu kzlardan hi holanmazd. Balangta surat ederdi hep. Mignon da Vandeuvres'n elindekini avu-cundakini yutmutu. Artk aile, Steiner iin tasalanmadan ekilip gidebilirdi; Oradan ayrlmadan Fauchery'yi ertesi gn iin tekrar yemee davet ettiler. Lucy, bunun zerine gazeteciyi, yksek sesle u kt aktrisle ahbaplnz hayrl olsun diyerek bandan savd, beraber gitmek istemedi. Bu szleri duyar duymaz Rose geri dnerek: Pis kaltak! diye bard. Ama kadn kavgalarnda babaca davranan Mignon, susmasn rica ederek karsn dar itti. Lucy, arkalarndan ahane bir eda ile tek bana merdivenden iniyordu. Daha sonra Gaga hastalanan, bir ocuk gibi hkrarak alayan la Faloise' srkleyerek, iki erkekle ortadan kaybolan Clarisse'i aryordu. Geride sadece Tatan, Lea ve Maria kalmt. Labordette nezaket gstererek bu kadnlarla birlikte kalmt.

  • Nana durmadan : - Hi de uykum yok! Bir eyler yapmal; deyip duruyordu. Pencereden gkyzne bakt. Kuruni gkte kara bulutlar akp gidiyordu. Saat alt olmutu. Karda, Hausseman bulvarnn tesinde, hl uyuklayan tenha oseden ayakla-rndaki tahta altl ayakkablar takrdatarak pler geiyordu. imdi Nana, Paris'in bu kasvetli uyan karsnda bir kr hayatnn, saf ve temiz bir sevginin, tatl ve saf bir eylerin zlemini duyuyordu iinde. Steiner'in yanna gelerek: - Ah! Biliyor musunuz? dedi. Beni Boulogne ormanna gtrrseniz ne kadar iyi olur. St ieriz orada. 128 NANA Bir ocuk sevinciyle ellerini rpnt bunlar sylerken. Buna derhal raz olan, aslnda can sklp baka eyler dnen bankerin cevabn beklemeden, koup bir ceket att srtna. Salonda artk Steiner'le o genler etesinden baka kimse kalmamt; bunlar da kadehlerini son damlasna kadar piyanoya boalttktan sonra, artk gitmeli demee balamlard. Tam bu srada ilerinden biri mutfakta bulduu bir ieyi yakalayp kotu: - Durun! Durun! diye bard. Bir ie likr buldum. Pek iyi gelir piyanoya tyelim imdi. Epey budalalk ettik. Nana, tuvalet odasnda, bir iskemlenin stnde uyuyup kalan Zoe'yi uyandrd. Havagaz lambas hl yanyordu. Zoe silkinerek uyand; hanmnn apkasn ve ceketini giymesine yardm etti. Bir karar verebildii iin rahatlayan Nana, imdi senli benli konuarak : - Eh, imdi istediin oldu, dedi. u banker tekilerden daha iyi. Hizmeti kadn hl uyku sersemliini atmamt stnden. Homurdanarak, daha ilk akam buna karar vermeliydiniz dedi. Hanmnn peinden giderek u Bordenave'la Georges'u ne yapacan sordu. iko adam hl derin bir uyku iinde, horlayp duruyordu. Delikanl ise ban bir yasta gmm, uyuyakalmt. Nana ikisini de kendi hallerine brakmasn syledi. Ama Daguenet'nin ieri girdiini grnce yrei kabard; Daguenet mutfakta durup hep onun geliini gzlemiti; kederli bir hali vard. Nana gen adama sarlp bin bir cilveyle perek : - Ama brak u somurtkanl Mimi'ciim. Deien hibir ey yok ki. Hep benim sevgili Mimi'msin sen. yle deil mi?... Byle yapmam gerekiyordu... Ama yemin ederim sana ki daha da tatl olacak byle... Gel yarn, saatlerce babaa kalalm. Haydi p beni canm... syle beni sevdiini... Oh! Daha kuvvetle p, daha kuvvetle! Sonra Daguenet'nin kollarndan kendini kurtard, yine st ieceini dnerek, sevinle Steiner'in yanna dnd. EMLE ZOLA 129 Boalan evde Kont ve Vandeuvres madalyal adamla yalnz kalmt. kisi de oyun masasna mhlanm kalmlard, nerede olduklarn unutmulard, ortaln iyice aardnn farknda bile deillerdi; te yandan Blanche bir kanapeye uzanarak uyumaya alyordu. Nana: - O! Blanche da buradaym! diye bard... Biz st imee gidiyoruz ekerim... Haydi siz de gelin... Sonra Van-deuvres'le yine burada buluursunuz. Blanche tembel tembel yerinden kalkt. Bankerin can sklmt. Krmz surat sarard; imdi, keyfini karacakt bu iko kz. Ama iki kadn, adam kollarndan ekerek : - nekten st salrken grmeyi o kadar istiyoruz ki! diyorlard. V Darietes tiyatrosunda Sansn Vens' n otuz drdnc temsiliydi. Birinci perde bitmiti. Artistlerin fuayesinde, Simonne, kk amarc kz kyafetiyle localara giden koridora alan iki kap arasndaki konsolun aynasnn karsnda duruyordu. Yalnzd; kendini gzden geirerek, parmayla, gznn alt tarafndan makyajn dzeltti; aynann iki tarafndaki havagaz lambalarnn i yzn styordu. svire amirali elbisesi, koca klc, bandaki uzun ty ve byk izmeleriyle ieri giren Prulliere : - Geldi mi? diye sordu. Dudaklarn gzden geirmek iin hep aynaya bakarak glen Simonne hi istifini bozmadan: - Kim bu? dedi. - Prens. - Bilmiyorum, ben aaya iniyorum... Evet, gelmesi lzmd. Her gn geliyor demek! Prulliere konsolun karsndaki iinde kok kmr yanan mineye yaklat; ocan stnde iki byk

  • havagaz lambas yanyordu. Ban kaldrp ampir stilindeki yaldzl iki sfenks heykelciinin arasnda duran barometreli saate bakt. Sonra arkas yastkl bir koltua uzand. stnde drt oyuncu kuann getii bu koltuun kadifesi ypranm, yeili sarya dnmt. Prulliere sahneye giri srasn bekleyen oyuncularn sabrl ve bezgin haliyle, gzleri dalgn, hareketsiz ylece oturuyordu. htiyar Bosc da bir sre sonra ayan sryp ieri girdi. Srtnda ift yakal bir redingot, banda da Kral Dago-bert'in srma eritli miferi vard. Bir aralk, miferini piyanonun stne braktktan sonra, hi konumadan ayan s- EMILE ZOLA 131 ryerek gezindi; ayyal yznden elleri titriyordu. Uzun beyaz sakak o morarm sarho suratna sayg deer bir grn vermiti. Sonra sessizlik iinde, dolu ile kark bir sanak avluya alan camlar dverken, yzn buruturarak : - Ne pis hava! diye homurdand. Simonne ve Prulliere yerlerinden kmldamamlard. Duvardaki bir ka tablo, bu arada aktr Vernet'nin bir portresi havagaz lmbalarnn scaklndan sararmt. Ksa bir stunun stne oturtulan, Varietes tiyatrosunun eski nl aktrlerinden Rotier'nin bst bo gzlerle bakyordu. Birden bir barma duyuldu. Fontan'd bu. kinci perdedeki sar k elbisesiyle ieri girdi, ellerinde sar eldivenler vard. - Hey baksanza! diye bard; bilmiyor musunuz; benim isim gnm bugn. Kocaman burnunun, o bir kar komik aznn ekiciliine tutulmu gibi, glmseyerek yanna gelen Simonne: - Demek senin adn Achille, yle mi? - Ta kendisi!... Bayan Bron'a ikinci perdeden sonra yukarya ampanya gndertmesini syleyeceim. Uzaktan bir ngrak sesi duyuldu. Uzayan ses zayflad, sonra yeniden balad. ngran sesi bsbtn sustuktan sonra birinin merdivenlerden inip karak: kinci perde iin sahneye! kinci perde iin sahneye! diye bard duyuldu. Ufak tefek soluk yzl bir adam fuayenin kaplarnn nnden geerken yine, sesinin btn kuvvetiyle: -kinci perde iin sahneye! diye baryordu. - Kyak! ampanya ha! Naslsn? Bunu, o barmay hi duymazlktan gelen Prulliere sylemiti. zeri yeil kadife kapl kk bir sedire oturup ban duvara dayayan ihtiyar Bose: - Senin yerinde olsam kahve sylerdim; dedi. Ama Simonne, Bayan Bron'un bir ka para kazan salamasna engel olmamal, diyordu. Hararetlenmiti, elle- 132 NANA rini rparak yiyecek gibi Fontan'a bakyordu. Fontan'n kei enesine benzeyen yz, burnu, az durmadan kmldyordu. Simonne : - Ah! Ei yoktur bu Fontan'n! diyordu. Fuayeden kulislere giden koridorlara bakan kap ardna kadar akt. Grnmeyen bir havagaz feneriyle aydnlanan san bir duvarn nnden birbiri ardnca geip giden sahne kyafetli erkeklerin, tllere brnm plak kadnlarn Boule-Noire meyhanesinin, btn o maskeli soytarlarnn silueti akp geiyordu. Sonra koridorun dip tarafndan sahneye inenlerin be basamakl tahta merdivenlerdeki ayak sesleri duyuluyordu. Byk Clarisse koarak geerken, Simonne ard. Ama kadn biraz sonra geleceini syledi. Hemen de geldi. Srtndaki ince tunik ve ris'in earpnn iinde tirtir titriyordu. - Hay Allah! dedi, buras da scak deil: krkm locamda brakmtm! Sonra mineye bacaklarn uzatrken, pembe kareli mayosu grnyordu. - Prens geldi; dedi. tekiler merakla : - Ya! diye bartlar. - Evet. Ben de bunun iin komutum. Grmek istemitim de. Sa taraftaki n locada oturuyor perembe gnk gibi. Bir haftada keredir geliyor. Bu Nana'nn da ne ans varm!.. Ama bahse girerim bir daha gelmeyeceine. Simonne bir ey sylemek iin azn at.-Ama szleri yeni bir barma ile duyulmaz oldu; bu ses fuayenin hemen yanndan geliyordu. Habercinin keskin sesi koridorlarda nlad: Tokmak vurdu! - Bu i gzel balam grnyor, diye, sze yeniden balad, Simonne. Biliyorsunuz ki Nana'nn evine gitmek is- EMILE ZOLA

  • 133 temiyor, kendi evine gtryormu. Bu da ona daha ucuza mal oluyor her halde. Prulliere, localarn sevgilisi gzel adam olarak aynaya bir gz attktan sonra eytanca: - Amma yaptn ha, bir kere ehre gittikten sonra1! dedi. Katlar ve koridorlar koarak dolaan rtkan hl: Tokmak vurdu! Tokmak vurdu! diye barp duruyordu. imdi Fontan, kendisini aralarna alan iki kadna Prensle Nana'nn ilk bulumalarn anlatyor, baz ayrntlara girerken sesini alaltarak glyordu. htiyar Bose hi ilgi gstermemi, yerinden kmldamamt. Bu eit dalgalar ilgilendirmiyordu artk onu. Bir srann stnde tortop olup keyifli keyifli oturan san bir kediyi okayp duruyordu; sonra hayvan beyni sulanm bir kraln kalenderlii ile kucana ald. Kedi srtn kabartt; hayvan ihtiyarn kei sakaln uzun uzun kokladktan sonra, kola kokusundan holanmam olacak ki yine srann stne giderek tortop olup uyumaa koyuldu. Bosc, imdi ciddi ve dalgn yine olduu yerde oturuyordu. Sanki hikyesini bitirmi gibi Fontane'a: - Senin yerinde olsam kahveli ampanya smarlardm; bu daha iyi olur; dedi. Bu srada rtkann yine avaz avaz bard duyuldu: Oyun balad! Oyun balad! Hzl hzl yryen kimselerin ayak sesleri duyuldu. Birden alan koridor kapsndan ieri bir mzik dalgas, uzaktan uzaa gelen mrltlar doldu. Kap tekrar kapand. imdi artistlerin fuayesi yemden derin bir sessizlie gmld. Seyircilerin alklar buradan yz fersah tede nl-yormu gibi, ancak duyuluyordu. Simonne'la Clarisse hl Nana'dan sz ediyorlard. Bu kadn hi tel etmiyordu! Dn de srasn geirerek sahneye girmiti. Ama hemen sustular. ri bir kz kafasn ieriye uzatmt; sonra yanl 134 NANA yere geldiini anlayarak, koridorun dip tarafna doru svt. Bu Satin'di. Bandaki apkas ve tlyle misafirlie giden kibar bir kadn tavrlar taknyordu. Bir yldr bu kadna Varietes'nin kahvesinde rastlayan Prulliere, gzel bir paoz! diye mrldand. Sonra Simonne, eski okul arkada Satin'i, tiyatroya almas iin Bordenave'n bann etini yediini anlatt. Fontan o srada ieri giren Mignon ile Fauchery'nin elini skarak: - O, merhaba; dedi. ki kadn Mignon'u perken Bosc parmaklarn uzatt. Fauchery : - Bu akam salon dolu galiba? dedi. Prulliere : - Oh! Mkemmel; dedi. u seyircilerin, nasl bu uydurma oyunu yuttuklarna ayorum dorusu! Mignon : - Hey ocuklar, sizin sranz geldi her halde; dedi. Evet sralar gelmek zereydi: drdnc sahnedeydiler. Yalnz Bosc, eski bir sahne kurdu olduu iin kendi rolnn geldiini hissederek ayaa kalkt. Tam bu srada rtkan: - Bay Bosc, Bn. Simonne! diye seslendi. Simonne hemen yerinden frlayarak omuzuna krkl bir ceket atp dar kt. Bosc, telszca gidip tacn ald, tepesine eliyle indirerek kafasna geirdi; ayaklarnn stnde glkle durabiliyormu gibi bir hali vard, rahatsz ediliine ierlemi bir adam gibi homurdanarak gitti. Fontane, Fauchery'ye : - Son yaznz ok hotu. Yalnz aktrlerin kendini beenmi insanlar olduunu yazmsnz bu neden? Mignon, gazetecinin zayf omuzlarna iri ellerini koyarak : EMLE ZOLA 135 - Sahi, neden byle dedin, yavrum? diye sordu. Prulliere'ie Clarisse kahkahayla glerek ekilip gittiler. Bir sredir, kulislerde oynanmakta olan bir komedi tiyatroyu elendirmekteydi, karsnn kaprisine ierleyen, ailelerine yarar su gtren bir reklmdan baka bir ey kazandrmayan gazeteciyi grdke ileden kan Mignon, or-dan grltl dostluk gsterileriyle almay tasarlamt. Her akam, adama sahnede rastlaynca, sanki ar dostluk heyecanna kaplm gibi, adamn omuzuna, srtna vurup duruyordu. Bu dev gibi adamn yannda pek sska kalan Fauchery, srtna inen bu tokatlar, Rose'un kocasyla bozumamak iin, zoraki bir glmseme ile karlyordu. Mignon akay daha da ileri gtrerek: - Demek, Fontan'a hakaret edersin aslanm ha! Al yleyse! Bir, iki hop! Byle diyerek Fauchery'ye yle bir yumruk indirdi ki, gen adam sapsar kesildi, bir an soluk alamaz oldu.

  • Bu srada Clarisse fuayenin eiinde duran Rose Mignon'u gz ucuyla tekilere gsterdi. Rose bu sahneyi grmt. Kocasn grmemi gibi yaparak, gazeteciye doru yrd, topuklarnn stnde kalkp plak kollarn, o Bebe elbisesinde kartp uzatarak, ocuka bir sokulganlkla alnn uzatt. Fauchery : - Merhaba, bebe, diyerek, ahbapa kadn pt. Bylece urad saldrnn acsn kartm oluyordu. Mignon bunun hi farknda deilmi gibi grnyordu. Fakat gazeteciye yle bir gz atarak glmeye balamt. Hi phe yok Rose'un meydan okuyuunu Fauchery'ye pahalya mal etmee karar vermiti. Koridordaki kapitone kap alp kapand. Bu srada bir alk kasrgas oldu fuayeye. Simonne roln bitirmi, dnyordu. - Oh! Grseniz Rose baba yle bir oyun kard ki! Prens glmekten krlyordu; o da tekilerle birlikte, sanki 136 NANA parayla tutulmu akakymcasna alklad... Baksanza kuzum, u prensin yanndaki, uzun boylu adam tanyor musunuz? Gzel bir adam, ok kibar grnl, pek ahane favorileri var. - Kont Muffat; diye Fauchery cevap verdi. Geen akam prensin, imparatorienin dairesinde, kendisini bu akam iin yemee davet ettiini duymutum... Sonra da onu ayartp buraya getirmi. Rose, Mignon'a dnerek: - A, biz bu Kont Muffat'nn kaynatasn tanyoruz deil mi Auguste? dedi. Hani ark sylemek iin evine gittiim Marki de Chouard?.. O da tiyatrodayd. Locann dibinde otururken grdm. htiyar bir... Bandaki koca sorgucu dzelten Prulliere : - Haydi Rose, gidelim! dedi. Kadn, szn tamamlamadan koarak arkasndan "gitti. Bu srada, tiyatronun kapcs Bron, kucanda byk bir buketle kapnn nnden geiyordu. Simonne aka olsun diye, bunu kendine mi getirdiini sordu; fakat kapc kadn cevap vermeden enesiyle Nana'nn koridorun dibindeki locasn gsterdi. Ah bu Nana! iee bouyorlard bu kadn. Sonra, Bayan Bron geri dnerken Clarisse'e bir mektup verdi, kadn, kfretmemek iin zor tuttu kendini. Yine u tra la Faloise'dandi bu mektup! Bu adam bir trl peini brakmyordu. Herifin, kapcnn odasnda kendisini beklediini renince : - Syleyin ona perde kapandktan sonra geleceimi... amar suratna indirmek iin! diye bard. Fontan telala : - Bayan Brone, dinleyin, Bayan Bron, perde arasnda alt ie ampanya getirin buraya; dedi. Bu srada rtkan soluk solua haykryordu: - Herkes sahneye!... Siz de B. Fontan... abuk! abuk! Fontan akna dnmt : EMLE ZOLA 137 - Peki, peki Barillot baba gidiyoruz... diye cevap verdi. Sonra Bayan Bron'un peinden koarak : - Anlald deil mi? Fuayeye alt ie ampanya, perde arasnda... Doum gnm... Ben smarlyorum... Simonne'la Clarisse eteklerini hrdatarak gittiler. Koridorun kaps tekrar kapand zaman hepsi gzden kayboldu. Fuayeye ken sessizlik arasnda yine doluyla kark bir yamurun pencereleri dvmee balad duyuldu. Otuz yldr, tiyatroda hademelik eden soluk benizli ihtiyar Barol-lot, Mignon'un yanna sokularak ahbapa tabakasn uzatt. Bu ttn ikram srasnda durmadan merdivenleri kp inmekten, koridorlar arnlamaktan szlayan ayaklarn azck dinlendirmi oluyordu. Kendi deyimiyle Bayan Nana hl sahneye gitmemiti; ama bu kadn aklna eseni yapar, para cezalarna filn bo verirdi; sahneye kmay can istemezse, kmazd da. Adam, akn akn durup: - A; hazrlanm bak ite... Prensin geldiini biliyor her halde; diye mrldand. Gerekten de, Nana satc kadn kyafetiyle koridorda grnd. Kollar ve yz bembeyazd; gzlerinin altnda iki pembe leke vard. Fuayeye girmedi; sadece Mignon'la Fa-uchery'ye bayla selm verdi. - Gnaydn naslsnz? Yalnz Mignon, Nana'nn uzatt elini skmt. Nana ahane bir eda ile sahneye doru yrrken, kendisini giydiren kadn glgesi gibi arkasndan gelerek, eteinin krklklarn dzeltiyordu. Sonra, bu kafileyi, o kadnn ardndan gelen Satin tamamlamaktayd; Satin, kendine eki dzen vermee alyordu ama can skntsndan patlad da belli oluyordu.

  • - Peki Steiner ne oldu? diye sordu. Mignon birden : Barillot : - Bay Steiner Loiret'ye gitmi; sanrm bir iftlik alacakm oradan. 138 NANA - Ha, evet, biliyorum. Nana iin. Mignon ciddileivermiti. Bu Steiner vaktiyle Rose'a da bir konak satn alacan vaadetmiti. Eh, ne yapalm, oray bozmamak lzmd yine de. Elbet bir frsat geerdi bir gn ele. Mignon dncelere dald, ama hep o yksekten bakan halini brakmamt. mine ile konsol arasnda fuayeyi arnlamaya balamt. Kendisiyle Fauchery'den baka kimse yoktu. Gazeteci, yorgundu, bir'koltua gmlp bacaklarn uzatmt; gzleri yar kapal dinleniyordu; teki dolarken arada bir gz atyordu ona. imdi yalnz olduklar iin Mignon adam tartaklamay gerekli bulmuyordu. Neye yarard ki bu, kimse bu sahneyi grp elenmediine gre? Huysuz koca numaralaryla kendini elendirmee de pek heves duymuyordu. Fauchery, bylece bir dakika iin olsun Mignon'un saldrsndan kurtulduu iin memnun, ayaklarn atee uzatp, gzlerini barometre ile saat arasnda gezdirerek uyuuk uyuuk oturuyordu. Mignon, yry srasnda bir aralk Poiter'nin bstnn karsna dikilip bakmaya balad; ama grd yoktu bir eyi. Sonra pencerenin nne gitti; gzleri koridorun karanlna dald. Yamur dinmiti, ortala derin bir sessizlik kmt, odann havas ocakta yanan kok kmrnn ve havagaz lambalarnn scakl ile bsbtn arlamt. Kulislerde t kmyordu. Merdivenlerden ve koridorlardan da hibir grlt duyulmuyordu. Bu, perde sonlarnda, btn oyuncularn sahnede toplandklar srada, salonda kyamet koparken, fuayenin ssz bir hale geldii seyrek hallerden biriydi. Bu srada Bordanave'n bouk sesi duyuldu: - Ah domuzlar! Tek bana gelirken, sahnede budalalklar yznden az kalsn yere serilecek olan iki kadn figrana sylenip duruyordu. Mignon'la Fauchery'yi grnce, bir ey sylemek zere yanna ard: Prens, perde arasnda, Nana'y locasnda kutlamak istiyormu. Mignon'la Fauchery'yi sahneye doru gtrrken, rejisre rastlayarak : EMLE ZOLA 139 - u Fernande ve Maria olacak kaltaklara para cezasn yaptrn! diye Bordenave fkeyle sylendi. Sonra yatt; asil bir aile babas pozuna brnerek, mendiliyle alnm sildi ve : - Sayn Prens hazretlerini karlayacam; dedi. Perde, dinmek bilmeyen bir alk tufan arasnda yava yava iniyordu. Hemen ardndan, klarn pek fazla aydnlatamad sahnede bir gidip gelme balad, aktrlerle figranlar localarna kapa atmak iin koarlarken teknisyenler abuk abuk dekorlar kaldryorlard. Bu srada Si-monne'la Clarisse dip tarafta kalmlard; yavaa konuuyorlard. Sahnede, iki replik arasnda bir i becermilerdi. Her eyi inceden inceye dnm olan Clarisse, hem Gaga'ya balanmak isteyen hem de kendisinden bir trl ayrlmayan la Faloise'n yzn grmemeye karar verdi. Simon-ne da gidip gen adama, bir kadna bu ekilde balta olmann samaln anlatacakt. Bunun zerine, Simonne omuzlarna krkn atarak, Operakomik tipi amarc kadn kyafetiyle basamaklar kir pas iinde, rutubetli duvarlar arasndaki dner merdivenden kapc odasna doru yrd. Artistler merdiveni ile idare merdiveni arasndaki bu oda, iki tarafndaki cam blmeleri ve iinde yanan iki havagaz lambasyla kocaman bir feneri andryordu. Bir rafta mektuplar, gazeteler ylmt. Masann stnde iek buketleri, unutulmu kirli tabaklar, bir de kapc kadnn iliklerini tamir ettii eski bir bluz duruyordu. imdi bu bakmsz kk odada karma kark eyler arasnda, iyi giyinmi, elleri eldivenli kibar tavrl drt kii eski hasr iskemlelerde oturuyorlard. Sabrl ve uysal bir tavrla bekleyen bu adamlar, Bayan Bron'un her ieriye giriinde hzla balarn eviriyorlard. Kadndan bir cevap bekledikleri belliydi. Nitekim kapc kadn, bunlar arasndaki bir gence bir mektup getirmiti. Gen adam tella zarf yrtt, gidip antredeki gaz lambasnn altnda okumaya koyuldu. Burada ka defadr okunmu olan u allm cmleyi okuyarak benzi sarard: Bu akam mmkn 140 NANA deil azizim, bakasna szm var. La Faloise masa ile soba arasndaki bir iskemlede oturuyordu; oyun boyunca orda oturmaya kararh grnyordu. Tasal bir hah vard. Bir sr kedi yavrusu srtnd iin uzun bacaklarn geriye ekmiti. Bunlarn anas olan dii kedi de arkasnda oturup sar gzlerini stne dikmiti.

  • Kapc kadn : - A, siz misiniz Bayan Simonne, ne istiyorsunuz bakalm? dedi. Simonne la Faloise' dar kartmasn rica ediyordu. Fakat Bayan Bron onun bu isteini hemen yerine getirmedi. Merdiven altnda byk dolap gibi bir yerde bir bfe iletiyordu. Figranlar, perde aralarnda gelip bir eyler ierlerdi burada. te bu srada Boule-Noire soytars kyafetinde bir ka kii susuzluktan lecekmi gibi hcum ettiklerinden, kadn ne yapacan arm gibiydi biraz. Dolabn iinde bir havagaz lambas yanyordu. Masann stnde bo ieler gze arpyordu. Bu kmrlk gibi yerin kaps ailnca sert bir alkol kokusu vuruyordu darya; buna, kapc odasnn arkasndaki yemek art kokusuyla masann stne braklan buketlerden yaylan koku da karyordu. Kapc kadn mterilerini savdktan sonra : - E, syleyin bakaym, u esmer delikanly m istiyorsunuz? diye sordu. - Yok canm, samalamayn, o deil, u sobann yanndaki sskay. Kediniz pantolonunu kokluyor. Yukarda, sahnenin st tarafnda, Bordenave, bir trl dekorlar kaldrmam olan teknisyenlere atyordu. Bunu, mahsus yapyorlard ona gre, prensin kafasna bir tahta filn dsn diye. Ekip ba: - Dayann, dayann! diye baryordu. Nihayet dip taraftaki tual kaldrld; imdi sahne boalmt. Gzn Fauchery'den ayrmayan Mignon, bu frsat EMLE ZOLA 141 karmayarak yeniden gazeteciye satamaya balad, kaba elleriyle omuzlarndan yakalayarak : - Aman dikkat edin! u direin altnda kalacaktnz az kalsn! diye bard. Sonra adam tuttuu gibi srkleyerek, uval silker ,gi-bi sarst ve yere brakverdi. Fauchery sapsar kesilmiti; dudaklar titriyordu, isyan edecek oldu, ama bu srada Mignon, szde dosta tokatlar indiriyordu omuzunu kertecek gibi, bir yandan da: - Sizin salnzla nasl ilgiliyim bakn ben... Oh! banza bir felket gelse ok zlrm! diyordu. Bu srada bir fslt duyuldu: Prens geliyor! Prens geliyor! Btn gzler salonun kk kapsna evrildi. nce Bordenave'n kambur srtndan baka bir ey grlmemiti. Adam o kpkrmz, kaln boynunu ar derecede saygl hareketlerle eip kaldryordu. Sonra prens grnd. Uzun boylu, gl kuvvetli, sar sakall, pembe yanakl bir adan-d bu. ok iyi dikilmi redingotunun iindeki geni omuzla-ryla, salam bir hovarda olduu anlalyordu. Arkasndan da Kont Muffat ile Marki de Chouard yrmekteydi. Tiyatronun bu kesi lo olduu iin gelenler alaca karanlk iinde pek iyi seilemiyordu. Kralienin oluyla, ileride tahta oturacak olan bu prensle konuurken Bordenave titrek bir ay oynatcs sesiyle: - Prens hazretleri ltfen byle gelirler mi?.. Prens hazretleri ltfen uradan geerler mi... Prens hazretleri dikkat buyursunlar... Prens hi tel etmeden yryor, teknisyenlerin almasyla ilgilenerek, zaman zaman durup, bakyordu. Bu srada k tertibat sklyordu, demir halkalarla tavana asl havagaz feneri sahneyi aydnlatmaktayd. O zamana kadar bir tiyatro kulisine adm atmam olan Muffat'nn halinde nefretle kark bir korku vard. Sahnenin st ksmndan sklen baka bir k tertibatna gzlerini dikmiti. Bunlarn ucundaki havagaz beklerinden karmakark parmaklk 142 __________________________________________________________________NANA ve halat ynna, seyyar kprlerin stne, kurutulmak iin gerilmi geni bir yatak arafn andran dip tualine yldz parltlaryla klar serpiliyordu. Teknisyenlerin efi: - Dayann! diye bard. Prensin kendisi Muffat'y uyard; bu srada bir tual indiriliyordu. imdi nc perdedeki, Etna maaras dekoru hazrlanmaktayd. iler, demedeki oyuklara direkleri geiriyor, kimi de duvara dayal byk ereveleri getirip kaln halatlarla direklere balyordu. Vulcain'in, demir ocann gz kamatrc n meydana getirmek zere, ucuna krmz camlar taklm bekleri tututuran bir fenerci bir yandan da bir payanday dayyordu. Ortalk karmakarkt, gidip gelmeler srasnda herkes birbirine arpyordu; en kk hareket bile hesaplanmt. Bu tel iinde, buyandan da suflr, bacaklarnn uyuukluunu gidermek iin ar ar yryordu. Bordenave hep yerlere kadar eilerek : - Prens hazretleri beni ihya buyurdular... Tiyatromuz byk deil... Elimizden ne gelirse onu yapabiliyoruz. Ltfen bu tarafa terif ederler mi efendimiz... diyordu.

  • Kont Muffat, localara giden koridora dorulmutu bile. Sahnenin olduka dik meyli onu artmt; sonra pek de salam olmad hissedilen bu demenin stnde yrrken rkeklik duyuyordu. Yerlerdeki oyuklardan aada yanan havagaz grlyordu. Bir yeralt hayat vard burada. Derin karardklar arasndan insan sesleri, bir mahzen havas geliyordu. Kont yukar doru karken, bir olay yolundan alkoydu. nc perdedeki kyafetleriyle, ufak tefek iki kadn, perdenin salona bakan delii nnde konuuyorlard. Bunlardan biri kalalarn gererek daha iyi grebilmek iin delii parmaklaryla amt. Birden : - Grdm, onu... Of, amma da surat ha! dedi. EMLE ZOLA 143 Bordenave bozulmutu. Kadnn kna tekmeyi yerletirmemek iin kendini zor tuttu. Ama prens glmsyordu. Bu szden pek holanm grnyordu; kadn yle alc gzyle szd. Ufak tefek kadnn umurunda olmamt prens hazretleri, kkr kkr glyordu. Bordenave prensi oradan ayrmay baard. Ter iinde kalan Kont Moffat apkasn kartmt; onu en ok rahatsz eden bu ar, son derecede scak, boucu havayd. Bu havaya ayrca havaga-znn, dekorlardaki kolann, karanlk kelerdeki pisliklerin ve figran kadnlarn i amarlarnn hi de ho olmayan kokusu karmaktayd. Koridordaki hava da daha da boucuydu. Burada eki tuvalet suyu, sabun, soluk kokular genzini yakyordu insann. Kont geerken ban yukarya kaldrd, merdiven sahanlna bakt; birden ensesini stan kuvvetli bir k dalgasyla gz kamat. Yukardan kvet grltleri, glmeler, barmalar, durmadan alp kapanan kaplarn patrds arasndan kadn kokular, aktrislerin salarndan yaylan ve pudra kokularna karan kokular duyuluyordu. imdi kont, bu aralktan ieri dolan bu ateli, bilinmeyen dnyann havasndan kamak ister gibi, rpererek admlarn sklatrd. Marki de Chouard : - Pek ilgin yermi bu tiyatro... diyordu. Bunu sylerken evresini bulmu bir adamn keyfini duymaktayd. Bordenave artk Nana'nn locasna gelmiti. Kapnn tokman rahata evirdi, sonra kenara ekilerek : - Prens hazretleri ieri girmek ltfunda bulunurlar m? dedi... Birden hayret etmi gibi baran bir kadnn haykr duyuldu; Nana grnd. Beline kadar rplakt; hemen bir perdenin arkasna kat; o srada kendisini giydiren kadn, vcudunu siliyordu, elindeki havluyla kalakalnt. Perdenin arkasna gizlenen Nana : - Oh! ok sama bir ey byle ieri girmek; diye bard. Girmeyin, gryorsunuz ki girilmez. 144 NANA Bordenave gen kadnn bu kandan holanmamt: - Durun yerinizde, saklanmayn cicim; bir ey olmaz; Prens hazretleri geldiler. ocukluk etmeyin. Hl, ilk ann sarsntsndan kurtulmamakla birlikte glen, grnmemekte direten Nana'ya : - Bu sayn baylar bir kadn vcudunun nasl olduunu bilirler, sizi de yemezler her halde, dedi. Prens ince bir bulula : - Belli olmaz; dedi. Herkes, ona yaranmak iin ar bir tarzda glmeye balad. Bordenave bu szn nefis bir Parisli nktesi olduunu sylyordu. Nana hi cevap vermedi; perde kmldand; dar kmaya karar vermi olmalyd. Kont Muffat imdi, gzleri parlayarak, yanaklarna ate basm bir halde gen kadnn locasn gzden geirmeye balad. ok bask tavanl, drt ke kck bir odayd buras. Duvarlar ak kahve renkli kumala kaplyd. Ayn kumatan bakr bir genle asl perde, dip tarafta kk bir tuvalet yeri meydana getirmiti. Tiyatronun avlusuna bakan iki geni pencere vard. En ok metre uzaklktaki rutubetli, svalar dklm karardk duvara bu pencerelerden dklen k, gecenin karanlnda sar kareler izmiti. zeri beyaz mermer deli geni bir tuvalet masasnn karsnda byk bir endam aynas vard. Tuvalet masasnn st, bir sr ufakl bykl ieler, kristal kutular, pudralklarla doluydu. Kont aynann karsna geti; yznn kpkrmz olduunu grd, alnnda ter damlalar birikmiti; nne bakt, gelip tuvalet masasnn nne dikildi; masann stndeki ii sabunlu suyla dolu kvete fildiinden eitli letlere, slak sngerlere bakt bir sre. Nana'mn, Haussmann bulvarndaki evine ilk gidiindeki, ba dnmesini duyuyordu imdi yine. Ayaklarnn altnda locann altnda halsnn yumuadn hisseder gibi oluyordu; Aynann ve tuvalet masasnn yanlarnda yanan havagaz lmbalarnn scakl akaklarn zonklatyordu kontun. Bir aralk tavann baskl yznden bsb- EMILE ZOLA 145

  • tn yakc bir hal alan bu kadn kokusuyla baylacak gibi olarak pencerelerin arasndaki kapitone divann kenarna iliti. Ama oturmasyla kalkmas bir oldu; tuvalet masasnn yanna gitti, artk hibir eye bakmyordu; gzleri dalgn, bir zamanlar odasndaki solmu bir smbl demetini hatrlad. Bu iekler bozulduu zaman oday bir insan ko-~ kuuyla doldurmutu. Bordenave ban perdenin arkasna uzatarak : - Haydi elini abuk tut biraz! diye fsldad. Prens bu srada, tuvalet masasnn stnden ald bir letle, yze nasl krem srldn anlatan Marki de Chouard' keyifli keyifli dinliyordu. O saf bakire yzl Sa-tin, bir kede durarak odadaki bu kibar kiileri gzden geiriyordu. Nana'y giydiren Bayan Jules ise Vens'n gmlei ile mayosunu hazrlamaktayd. Ya belli olmayan bir kadnd bu Bayan Jules. Yz parmen kd rengini almt; ihtiyar kzlara zg bir durgunluk vard bu yzde; genliini bilen yoktu. Kadn, localarn bu yakc havas iinde, Paris'in en nl butlarryla gerdanlar arasnda kuruyup kalmt. Arkasndan hi karmad rengi atm siyah elbisesi, dmdz, cinsellii belli olmayan gsnn stne bir sr ine sokulmutu. Nana perdeyi aralayarak : . . . - zr dilerim baylar; dedi. Ama; o kadar habersizdim ki... Odadakilerin hepsi o tarafa dnd. Hi de rtnm deildi. Sadece srtndaki darack gmlei dmelemiti. Kollar plak, omuzlar plak, sarn tombul vcudunun o taptaze gzelliiyle, bir eliyle perdeyi tutarak duruyordu ylece. - Ah, evet, birden yakalandm, yoksa hibir zaman cesaret edemezdim... diye kekeledi. Bu szleri, gerdan hafife pembeleerek, dudaklarnda ne yapacan arm gibi bir glmseyile ve yapmackl bir utangalkla sylemiti. Bordenave : 146 NANA - Brakn bunlar, madem ki herkes byle beendi sizi! diye bard. Nana yine toy bir gen kz numaras yapmakta devam ediyordu; sanki gdklanm gibi krtarak : - Prens hazretleri bana byk bir eref verdiler... Kendilerini byle karladm iin zrler dilerim prens hazretlerinden... dedi. Prens : - Byle birden habersiz girdim odanza... ama size hayranlm anlatmak iin duyduum istei yenemedim; dedi. Bunun zerine, kenara ekilen erkeklerin arasndan tuvalet masasna doru, rahata yrd. Yrrken iri kalalar oynayarak paralar dantelli donunu iiyor, gs ileride, glmseyerek etrafna selmlar datyordu. Birden Kont Muffat'y tanyarak dosta elini uzatt. Sonra yemeine gelmedii iin sitem etti. Prens, hl tuvalet suyunun serinliine brnen o minicik eli skarken duyduu rpertinin etkisi altndaki Muffat ile aka etti. Kont yiyip imeyi ok seven prensin evinde tka basa karnn doyurmutu. kisi . de akr keyiftiler. Ama ok iyi hissediyorlard kendilerini. Muffat, heyecann gizlemek iin scaktn sz etti: - Aman yarabbi! ne kadar scak buras, dedi; bu kadar scak bir yerde nasl durabiliyorsunuz? Konumalar bu konu zerinde srp giderken, locann kapsnn nnden bir takm grltler duyuldu. Bordenave kapdaki kk pencerenin tahta kapan srd. Fontan, arkasnda Prulliere ve Bosc olduu halde oradan geiyordu. nn de koltuklarnn altnda ieler, ellerinde bardaklar vard. Fontan, ayan yere vuruyor, bararak, doum gn olduunu, herkese ampanya smarlayacan sylyordu. Nana, bir eyler sorarmasna prense bakt. Demek prens hazretleri kimsenin keyfini bozmak istemiyordu; ne kadar mutluydu bunun iin. Fakat izin filn almadan Fontan ieri dald; dik' dolaarak : - Cimri deilim ben, ampanyalar benden! diye bard. EMLE ZOLA 147 Birden, prensi grd, orada olduunu bilmiyordu. Znk diye durdu; soytarca bir resmilik taknarak : - Kral Dagaubert koridorda, prens hazretleriyle kadeh tokuturmak istiyor; dedi. Prens glmsedi. Bu sz hoa gitmiti. Ama, loca kk olduu iin bu kalabal alamazd. Herkesin birbirine sokulup skmasa gerekti. Satin'le Bayan Jules dibe gidip perdeye yaslandlar. Erkekler de yar plak Nana'ya sokulmulard. aktrn stnde hl ikinci perdedeki kyafetleri vard. Prulliere, kocaman, ty tavana deen svire amirali apkasn kartrken, Bocs koyu krmz kaza ve teneke tacyla sarholuktan yalpa vurmamak iin bacaklarn gererek prensi selmlyordu. Bunu yaparken komu bir hkmdarn olunu huzuruna kabul eden bir kral tavr taknmt. Doldurulan bardaklar tokuturuldu. htiyar Bosc krallara yakan bir eda ile :

  • - Prens hazretlerinin erefine iiyorum; dedi. Prulliere : - Ordunun erefine! Fontan : - Vens'n erefine! diye bard. Prens gnl alici bir hareketle bardan sallyordu. Bekledi kere selm verdi ve mrldanarak: - Amiral'im... Bayan ve hkmdar hazretlerinin diye mrldand. Ve bir solukta barda boaltt. Muffat ile Marki de Chouard da onun gibi yaptlar. aka edilmiyordu artk; saraydaydlar. Bu tiyatro insanlar, havagaz lambalarnn yakc buusu iinde gerek hayat ciddi bir oyun olarak devam ettiriyorlard. Nana ayanda paal donu, srtnda darack yarm bir gmlekle olduunu unutarak, kk dairesini, nl devlet adamlarna aan kralie Vens'n roln oynuyordu. Her kelimede Kral hazretleri, diyor, ciddi bir tavrla reveranslar yapyor, Bosc ile Prulliere'da bulunan bu kr meyhanesi soytarlarna, yannda bakanlar da bulu- 148 NANA EMLE ZOLA 149 nan bir hkmdar gibi davranyordu. Ama kimse glmyordu gerekle oyunun birbirine kart bu acayip sahne karsnda; kral aday bir prens bir oyuncu ile ampanya iiyor ve de bu soytarca krallk oyunundan ok holanm gibi aktrisleri giydiren kadnlar, kaldrm yosmalar ve zevk tellllar arasnda pek keyifli grnyordu. Bu mizansen karsnda sevincinden kabna smayan Bordenave prens hazretleri Sarn Vens'n ikinci perdesinde byle grnmeyi kabul etmee raz olsa, elde edecei geliri dnyordu. Ahbapa bir tavr taknarak : - Kadncklarm aaya indirteceim, Nana bunu istemedi. Ama yine de geviyordu. Fontan o soytar maskesiyle ekiyordu onu. Adama srtnyor, aerdii iin pis bir eyler yemek istemeyen bir gebe kadn gibi bakarak: - - Doldur bakalm koca hayvan! diyordu. Fontan yeniden bardaklar doldurdu. Ayn tekerlemelerle yuvarladlar : - Prens hazretlerinin erefine! - Ordunun erefine! - Vens'n erefine! Nana iaretle susmalarn istediini anlatt. Bardan havaya kaldrarak : - Hayr, hayr, Fontan'n erefine... Fontan'n doum gn bu gn. Fontan'n erefine! Fontan'n erefine. Bunun zerine nc defa bardaklar boaltld; Fontan alkland. Gen kadnn komie byk bir istekle baktn gren prens, adama: o asil nezaketiyle : - Bay Fontan baarnzn erefine iiyorum; dedi. Bu srada, prensin redingotunun etei tuvalet masasnn mermerine srnmt. Buras derin bir yata, kvetlerden ve sngerlerden kan buharla keskin esans kokula-ryla ve buna karan sarho edici ekimtrak arap kokusuyla bir banyoyu andryordu. Nana prensle Muffat arasndayd; iki adam gen kadnn en kk hareketinde, kala- larna, gerdanna dokunmamak iin ellerini ekiyorlard. te yanda, yznde tek ter damlas belirmeden Bayan Ju-les kazk gibi dururken, Satin byle kibar adamlarn plak bir kadnla, kyafetlerini deitirmemi oyuncular arasnda bulunuunu hayretle seyrederken, bu kibarlarn da pek temiz eyler olmadklarn dnyordu. Bu srada Barillot babann ngrann, koridorda gittike yaklamakta olduu duyuldu. Loca kapsnn nne gelince aktr hl ikinci perdedeki kyafetleriyle grerek ard. - Oh! Baylar, baylar abuk olun; seyirciler fuayesinde ngrak alnd; dedi. - Adam sen de, dedi; istifini bozmadan Bordenave, seyirciler varsn beklesinler. Ama, ieler boald iin, aktrler oradakileri tekrar tekrar selmlayarak, kyafet deitirmek zere localarna, ktlar. Bosc, sland iin ona sayg deer bir grn ve-' ren takma sakaln karnca altndan o morarm ihtiyar ayya oyuncu yz kvermiti ortaya. Merdivenin aasnda Fontan'a o bouk sarho sesiyle, prensi anlatmak isteyerek : - Ne dersin ha, gzn kamatrdm! dedii duyuldu. imdi Nana'nn odasnda prens hazretleri, Kont ve markiden baka kimse kalmamt. Bordenave, Bayan Na-na'ya haber vermeden tokma vurmamasn tembih ederek Barillot ile birlikte ayrld. Nana, nc perdedeki plak rolne hazrlanarak: - Baylar, msaadenizle... diyerek kollarnn ve yznn tuvaletine devam etti.

  • Prens, Marki de Chouard'la birlikte divana yerlemiti. Yalnz kont Muffat ayakta duruyordu. Bu boucu scak hava iinde yuvarladklar ikier bardak arapla iyice olmulard. Bu baylarn, arkadayla kapandklarn gren Satin, perdenin arkasna ekilmenin uygun olacan dnerek bir sandn stne oturdu; Bayan Jules tek kelime soy- 150 NANA lemeden tek iaret yapmadan rahata gidip gelirken, orada bekleye bekleye can skntsndan patlyordu. Prens : - arknz o kadar gzel sylediniz ki; dedi. imdi konuma ksa cmlelerle yeniden balamt. Arada bir sessizlik oluyordu. Nana her zaman cevap vermiyordu. Eliyle kollarna krem srdkten sonra, bir peetenin ucuyla beyaz pomad yayyordu. Bir aralk aynaya bakmaktan vazgeti, prense yle bir gz atarak glmsedi: - Prens hazretleri beni martyorlar; diye mrldand. Marki de Chouard, ustalk isteyen bu tuvalet sahnesini hayranlkla seyrederken lfa kart: - Orkestra size daha hafiften elik edemez miydi? dedi. Sesinizin daha iyi duyulmasna engel oluyor. Affedilmez bir sutur bu. Bu 'sefer Nana geriye dnp bakmad. imdi baka bir pat hafife, byk bir dikkatle, tuvalet masasnn stne iyice eilerek, sryordu; yle ki klotunun beyaz ve yuvarlak ikinlii bsbtn kabaryordu. Ama ihtiyarn komplimanndan holanm olduunu anlatmak iin kalalarn sallayarak krtt. imdi locaya bir sessizlik kmt. Bayan Jules, paal donun sa bacanda bir yrtk grd. Gsnden bir ine kard, yere diz kerek, Nana'nn budunun stnde almaya balad. Gen kadn bunun hi farknda deilmi gibi pudralanyor, ama elmack kemiklerinin stne dememesine de dikkat ediyordu. Bu srada prens Londra'da ark syleyecek olsa, btn ngiltere'nin kendisini alklamaya koacan sylyordu. Nana, ok tatl bir glmseyile, pudrayla bembeyaz olmu sol yanan gstererek yine hafife ban geriye evirdi. Sonra birden ciddileiverdi. imdi sra allk srmeye gelmiti. Yeniden aynaya yaklat, parman bir kaba batrarak ald all gzlerinin altna srmee balad; eliyle de akaklarna kadar yayyordu. Locadaki asil baylar onu saygyla seyrediyorlard. EMLE ZOLA 151 Kont Muffat hl azn ap tek kelime sylememiti. Elinde olmadan genliini dnmee balad. ocukken kald oda buz gibi souktu. Daha sonra on altsna basnca, yatarken annesini perdi; ama uyuyuncaya kadar bu pcn soukluunu duyard dudaklarnda. Bir gn, geerken, bir hizmeti kz bir kap aralndan ykanrken grmt; ite erginlik ann tek hatras buydu. Sonra da karsnn aile hayatnn sert kurallarna sk skya uyduunu grmt, kendisi de dnya zevklerine kar sofuca bir tiksinme hissediyordu. Bym yalanmt ama, bir kadn vcudunun zevkine hibir zaman varamam, yaayn kurallara ve detlere uygun bir ekilde kat bir sofuluk iinde geirmiti. imdi, byle birdenbire kendini bir aktris odasnda bu plak kzn karsnda buluyordu. Kontes Muffat'y hibir zaman jartiyerini takarken grmemi olan bu adam, btn bu keskin ve tatl kokulu hava iinde, krem kutular ve kvetler arasnda bir kadnn tuvaletinin en gizli ayrntlarn seyrediyordu. Btn varl isyan ediyordu, Nana'nn yava yava kendisini bylemesi karsnda dehete kaplmt; genliinde okuduu kitaplarn, btn ocukluunu zehirleyen eytana uyma tehlikesi masallarn hatrlad. eytana inanrd. Nana, ona, imdi, belirsiz bir ekilde, eytan gibi grnyordu. O gl, o insan batan karan gerdan, dolgun kalalanyla. Muffat buna karn kendisini savunmalyd. Divana rahata kurulmu oturan prens : - E, demek anlatk; gelecek yl Londra'ya geliyorsunuz; sizi o kadar iyi karlayacaz ki dnmeyeceksiniz bir daha Fransa'ya... Ah! aziz dostum kont, gzel kadnlarnz gerei gibi deerlendirmiyorsunuz sizler. Hepsim alacaz elinizden; dedi. Marki de Chouard muzipe : - Hi de zlmez buna o, dedi. Kont bir fazilet timsalidir. Faziletinden sz edilirken Nana konta ylesine tuhaf bir bakla bakt ki adam byk bir sknt hissetti. Sonra 152 NANA bu haline hem hayret etti, hem de ierledi. Neden fazilet dncesi bu kzn karsnda rahatsz etmiti kendisini byle? inden Nana'y dvmek geldi. Gen kadn bir fray elinden drmt tam bu srada.

  • Yerden almak iin eilirken, Muffat hemen atld; birbirlerine o kadar yaklamlard ki soluklar karyordu. Vens'n zlen salar ellerinin stne dklmt. Adam, vicdan azabyla kark bir haz duydu bundan, gnah korkusuyla bilinen bir katoliin duyduu hazlardand bu. Bu srada kapnn ardndan Barillot babann sesi duyuldu. - Bayan Nana, tokma vurabilir miyim? Seyirciler sabrszlanyor. Nana, istifini bozmadan : - Biraz sonra; dedi. Fray, iinde ii siyah boya dolu bir kaba batrd, burnunu aynaya yaptrarak, sol gzn krpt ve byk bir dikkatle fray sa gznn kirpiklerine srd. Muffat arkasnda durarak gen kadn seyre dalmt. Aynada tombul omuzlarn ve pembe bir glgeye brnen gerdann gryordu. O kadar aba harcad halde, gzn krpnca bsbtn i gcklayc olan, o istekle dolu gibi grnen gamzeli yznden gzlerini bir trl ayramyordu. Gen kadn sa gzn krpp fray teki eline alrken Kont Muffat artk bu kadna vurulduunu anlamt. rtkann yeniden soluk solua bard duyuldu: - Bayan Nana, seyirciler ayaklarn vuruyorlar, koltuklar kracaklar nerdeyse... tokma vurabilir miyim? Nana'nn can sklmt. - Of! Vurun isterseniz, umurumda deil!.. Hazr deilim daha, varsn beklesinler. Sonra sakinleti, locadaki baylara dnd, glmseyerek: - Bir dakika bile konuacak vakit yok dorusu; dedi. EMLE ZOLA 153 imdi yznn ve kollarnn tuvaleti bitmiti. Parmayla, dudaklarna kalnca birer karmen ekti. imdi kont insann ban dndren bu pudralar, boyalar cmb iinde, bu bembeyaz yzn ortasnda, evreleri sevimeden morarm gibi siyah halkalarla evrili alev alev yanan gzler, bu kpkzl dudaklar karsnda bsbtn kendinden gemiti. imdi Nana, perdenin arkasna ekilerek, Vens' n mayosunu giymek iin donunu ayandan karmt. Sonra hi utanmadan, rahata gelip pergal buluzunun dmelerini zd, kollarn ceketini geiren Bayan Jules'e uzatt. - Haydi, abuk, seyirciler kzyormu; dedi. Prens, kadn gzelliklerinden anlayan tecrbeli bir hovarda pozuyla, imdi Nana'nn tombul boynunu seyre dalmt. Marki de Chouard da elinde olmadan hayranlkla ban sallamt. Muffat, grmemek iin yere bakyordu. Kald ki Vens hazrd artk, omuzlarnda sadece bir tl vard. Bayan Jules, tahtadan yaplm oyuncak bir ihtiyar kadn gibi etrafnda dntrp duruyordu; gsndeki o bitmez tkenmez inelerden birer birer alarak, Vens'n tln ineliyor, o kupkuru elleri, hibir kadnlk duygusu yokmu gibi, o tombul vcudun stnde geziniyordu. Gen kadn aynaya son defa bir gz atarak : - Tamam! dedi. Bordenave-gelmiti. Kaygl bir tavrla nc perdenin baladn syledi. Nana : - Peki, peki gidiyorum... Her zaman ben beklerdim bakalarn; dedi. Prensle yanndakiler locadan ktlar. Ama veda etmediler. Prens, nc perdeyi de kulislerden seyretmek istiyordu. Yalnz kalan Nana hayretle etrafna baknd. * - Nerede bu kz? diye sordu. Satin'i aryordu. Perdenin arkasnda, sandn stnde oturan Satin rahata : 154 NANA - Bu adamlarn yannda seni rahatsz etmek istemezdim, elbet; dedi. Sonra gideceini syledi. Ama Nana kz durdurdu. Budalalk ediyordu! nk Bordenave kendisim tiyatroya almaya raz olmutu. Oyun bittikten sonra bu i sonuca balanacakt. Satin, duraksad. ok makine vard burada. Holanmazd bundan, buras onun yeri deildi. Ama yine de kald. Prens, darack tahta merdivenden aaya inerken, tiyatronun te yanndan bir grlt koptu. Hafiften kfrler, itime kakma sesleri duyuluyordu. Rol sralarnn gelmesini bekleyen oyunculara dehet veren bir olayd bu. Bir ka dakikadan beri Mignon yine Fauchery'yi tartaklamaya balamt. Kendince kk bir oyun icat etmiti. Gazetecinin burnuna ikide bir fiske atyor ve bunu sinekleri kovmak iin yaptn sylyordu. Oyuncular bu oyun pek elendiriyordu elbet. Ama, bu baarsyla bsbtn coan Mignon, gazetecinin suratna okkal bir tokat indirdi. ok ileri gidiyordu artk. Fauchery herkesin karsnda da bu tokata srtarak katlanamazd. Bunun zerine,iki adam, oyunu brakp, benizleri sapsar, kinle di

  • gcrdatarak, birbirlerinin grtlana saldrdlar. imdi yerlerde yuvarlanyor, birbirlerine pezevenk diye baryorlard. Rejisr, korku iinde : - Bay Bordenave! Bay Bordenave! diye barmaya balad. Bordenave, prensten zr dileyerek adamn arkasndan yrd. Fauchery ile Mignon'u yerde grnce ok cam skldn gsteren bir jest yapt. Dorusu ya iyi vakit geiri-yorlard bu adamlar. Dekorun bir tarafnda prens hazretlerinin bulunduunu ve seyircilerin de bu grlty duyabileceini dnmeden. Bu yetmiyormu gibi tam sahneye girecei anda Rose Mignon soluk solua geldi. Bu srada Vul-cain rol gerei ona sesleniyordu. Fakat kocasyla n yerde .yuvarlanarak st ba toz toprak iinde birbirlerini bo- EMILE ZOLA 155 gazlar, salarn yolarken grnce app kald. Yerde bouan iki adam gemesine engel oldular. Bir teknisyen, tam sahneye frlayaca srada Fauchery'nin apkasn yakalamt. Bu srada Vulcain seyircileri oyalamak iin ii tuluata dkyordu. Rose, olduu yerde kmldamadan, dven iki erkee bakyordu. ' Bordenave yanna sokulup fkeyle : - Bakma unlara! Haydi git, haydi... Senin nene gerek bu! Rolnn srasn kaybedeceksin; diye fsldad. Byle diyerek Rose'u arkasndan itti. Kadn yerdeki adamlarn stnden atlayarak, ramp klarnn dalgalar arasnda sahneye girdi. Bu adamlarn neden byle yerlerde srnecek kadar dvtklerini anlayamyordu. Btn vcudu titriyor, kafasnn ii uulduyordu; ama yine de yznde yrei sevgiyle dolup taan Diana'nn tatl glmseyiiyle rampa doru yrd. Sonra dousunun ilk cmlesini ylesine scak bir sesle syledi ki seyirciler alkladlar. Bir yandan da kulana, dekorlarn ardnda dven adamlarn yumruk sesleri geliyordu. kisi de arlken'n mantosuna srnrcesine sahneye doru yuvarlanmlard. Bereket versin orkestrasnn sesi bu boumann grltsn bouyordu. Dvenleri g bel ayrabilen Bordenave, fkeyle: - Hey Allahm! Evinizde dvemez miydiniz be? Byle eylerden holanmadm da bilirsiniz. Mignon, sen imdi avluya git de otur hatrm iin. Size geline B. Fauchery, eer baheden ayrlrsanz, tiyatrodan kap dar ederim... Anlald m? Biriniz avluya, biriniz baheye... Yoksa Ro-se'un sizinle gitmesini yasaklarm. Yanna gittii zaman prens ne olduunu sordu. Bordenave sakin bir tavrla : - Hi, bir ey yok... dedi. Nana, bir krke sarnm, bu erkeklerle konuarak srasn bekliyordu. Yukar kan Kont Muffat, iki direin .arasndan sahneyi seyrederken, rejisrn bir iaretinden ya- 156 NANA va hareket etmesi gerektiim anlad. Sahnenin st tarafndan ar bir scaklk iniyordu. Geni k dalgalaryla aydnlanan kuliste, bir iki kii, fslt halinde konuuyor, ayaklarnn ucuna basarak yryordu. Havagaz lmbalarna bakan adam ile bir itfaiyeci bir kenara dayanarak, boynunu uzatp, sahneyi grmeye alyordu. Yukarda, perdeci, oynanan oyundan habersiz, halatlarn harekete geirmek iin kula kirite ngrak sesini sabrla bekliyordu. Btn bu ayak srtmeleri, fsldamalar arasnda sahnedeki aktrlerin sesi ok acayip bir ekilde geliyor, daha tede, orkestrann kark grltsn de aarak salondan ykselen derin bir soluk, uultu ve alk sesleri bouk dalgalar halinde ulayordu kulislere. Sessiz durduu zaman bile seyirci ynnn varl uzaktan hissedilmekteydi. Nana, krknn nn kapayarak: - Ak bir yer var mutlaka. Bahse girerim ki Barillot, bir pencere alm; dedi... Yani ldrecekler insan burada! Barillot, pencereyi kendi eliyle kapadna yemin etti. Belki de bir cam krlmt. Artistler daima cereyandan ikyet ederler. Havagaz fenerlerinden yaylan ar scaklk iinde, souk bir hava cereyan, Fontan'n dedii gibi bir gs hastal iin birebirdir. yice ierlemi olan Nana : - Sizi de byle yar plak grmek isterdim; dedi. Bordenave : - Sus... diye fsldad. Sahnede Rose, dosunun bir cmlesini yle berrak bir sesle okumutu ki alk tufan orkestray bastrd. Nana, ciddileerek sustu. Bu srada Kont Muffat, iki kulis arasndaki bir alana sapt. Ama Barillot burada bir dekor aral olduunu, seyircilerin kendisini grebileceklerini syleyerek durdurdu. Dekoru tersinden

  • ve yandan gryordu. Bundan baka bulunduu yerden eski afilerle kaln bir tabaka yap- EMILE ZOLA 157 larak desteklenen erevelerin arkas, bir gm maden ocana gmlm olan Etna maaras da grlyordu. Yukardan aaya indirilen kl borular, geni fra darbeleriyle yaplm gm levhada yangn alevleriyle yanklar yapyordu. Mavi, krmz caml fenerlerden serpilen klar, birbirine kararak alev alev yanan bir ate havas yaratyordu. Yerde, nc plnda, bir yoku yoldan aa, otlarn iine konulmu fenerler, bir ubuun kara kayalardan ayrt edilmesini salyordu. Junon roln oynayan ihtiyar Bayan Drouard, ktan gzleri kamam, uyuklayarak sahneye giri srasn bekliyordu. O srada bir kaynama oldu. Clarisse'in anlatt bir hikyeyi dinlemekte olan Simonne ; - A, Tricon kadn! diye bard. Gerekten de Tricon kadn grnmt. ki rgl sa ve avukattan avukata koan bir kontes edasyla oydu bu gelen. Nana'y grr grmez ona doru yrd. Gen kadn ksa bir konumadan sonra : - Hayr, imdi olmaz; dedi. htiyar kadn, dnceye vard. Prulliere yanndan geerken elini skt. ki ufak tefek figran kz onu heyecanla seyrediyordu. Kadn bir an duraksar gibi oldu. Sonra bir iaretle Simonne'u yanna ard. Yeniden onunla da ksa bir konuma geti aralarnda. Nihayet Simonne : - Olur, yarm saate kadar; dedi. Gen kadn locasna karken, elinde bir takm mektuplarla oradan oraya dolaan Bayan Bron, ona bir mektup verdi. Bordenave sesini alaltarak, Tricon kadn ieriye soktuu iin kapc kadna atyordu. Nereden kmt bu kar! Hem de bu akam. Prens hazretleri burada olduu iin buna bsbtn ierlemiti. Otuz yldr tiyatroda alan Bayan Bron, ac bir tonla cevap verdi. Nereden bilecekti ki? Tricon btn bu kadnlarla i gryordu; sayn direktr belki yirmi kere onu burada grmt de hi ses kartma- 158 NANA mt Bordenave, aznn iinden kaba szler sylerken, Tricon kadn, sknetle, erkekten anlayan bir kadn gzyle prensi szyordu. Soluk yz, bir glmseyile aydnland. Sonra, ar ar, kendisine sayg ile selm veren kadnlar arasndan geip giderken Simonne'a : Hemen deil mi? dedi. Simonne'un cam sklma benziyordu. Mektup, o akam iin sz verdii bir genten geliyordu. Bir iki satr karalayp Bayan Bron'a verdi: Bu akam gelemeyeceim sevgilim, bakasna szm var. Ama yine de tasalyd. Bu gen belki de gelir kendisini beklerdi. nc perdede rol olmad iin hemen oradan ayrlmak istiyordu. Clarisse'den kendisini bir bekleyen olup olmadn anlamas iin gidip bakmasn rica etti. Bu kadn, yalnz perdenin sonuna doru sahneye giriyordu. O aa inerken, Simonne birlikte kullandklar locaya kt. Aada Bayan Bron'un bfesinde srma ilemeli krmz geni bir elbiseye brnm Plton roln oynayan bir figran bir ey iiyordu. Kapc kadnn ii iyi gidiyordu her halde. nk merdiven altndaki mahzenin kapa, ykanan bardaklarn suyu ile srsklam haldeydi. Clarisse etei, kirli basamaklara deen ris tuniini kard. htiyatlca durdu, ban uzatp, kapc odasna bir gz att. Bir de ne grsn: bu la Faloise budalas masa ile soba arasndaki iskemlenin stnde hl pinekleyip durmuyor mu? Simonne'un nnde kirii krar gibi yapm, sonra tekrar gelmiti. Ondan baka oda eldivenli, k, sabrla bekleyen erkeklerle doluydu. Hepsi de arbal bir tavrla birilerini bekliyorlard. imdi masann stnde sadece kirli tabaklar vard. Bayan Bron son buketleri de sahiplerine datmt. Yalnzca solmu bir gl, tortop olup yatan kara kedinin yanna dmt. Kedi yavrular ise, bu ciddi baylarn ayaklan arasnda cirit atp oynayordu. Clarisse'in iinden bir an la Falo-ise' kap dar etmek geldi. Bu sersem hayvanlar sevmezdi; ayaklan kediye demesin diye bzlmt. EMLE ZOLA 159 - Alayc bir tip olan Plton, elinin tersiyle azn silerek odadan karken : - Dikkat et trmalamasn seni! dedi, gen adama. Clarisse, la Faloise'la bir kavga kartmak dncesinden vazgeti. Bayan Bron'un, Simonne'unkine mektubu verdiini grd. Gen adam, okumak iin, antrede yanan havagaz lmbasnn altna gitti. Bu akam gelemeyeceim sevgilim, bakasna szm var. Adam, bu cmleye alk olmal ki sessizce ekilip gitti. Eh hi olmazsa u adam lftan anlyordu! tekiler ise Bayan Bron'un u kocaman bir fenere benzeyen kt kokulu odasndaki, hasrlar frlam iskemleler zerinde kazk kakmasna beklemekte

  • inat ediyorlard. Bir zevk iin bu erkeklerin buna katlanmalar deer miydi? Clarisse tiksinti duyarak yukar kt, sahneden geti, evik admlarla localara giden merdiveni aarak Simonne'a haberi yetitirdi. Tiyatronun st katndan ayrlmakta olan prens, Nana ile konuuyordu. Gen kadndan ayrlmyor, yar kapal gzlerini ondan ayrmyordu hi. Nana adamn yzne bakmadan, glmseyerek bir ba iaretiyle, evet, demiti. Ama birden Kont Muffat btn varlnda duyduu bir istee kendini brakt, kendisine baz makinelerin nasl ilediini anlatan Bordenave'n yanndan ayrlarak, prensle Nana'nn konumasn ksa kesmek iin yanlarna geldi. Nana ban kaldrp bakarak, prense glmsedii gibi ona da glmsedi. Ama kula kirite sahnedeki rol srasnn gelmesini bekliyordu. Kontun geliine can sklan prens : - nc perde, hepsinden daha ksadr, her halde; dedi. Gen kadn cevap vermedi, yz deiivermiti birden, imdi yalnz roln dnyordu. Omuzlarn hzla sallayarak, srtndan att krk; arkasnda duran Bayan Jules hemen koluna ald. Sonra Nana, rplak, dzeltmek istiyormu gibi ellerini sana gtrerek sahneye dald. 160 NANA Bordenave : - Susun! diye fsldyordu. Kontla, prens hayretten donakalmlard. Derin bir sessizlik ortasnda, seyirci kalabalndan derin bir i ekii, bir mrlt duyuldu. Her akam, Vens, o tanra playla sahnede grnnce bir hava yaratyordu byle. imdi Muf-fat onu grmek istiyordu. Gzn bir delie uydurdu. Sahne klarnn meydana getirdii daire yaynn tesinde salon, krmzmtrak bir dumana brnm gibi lo grnyordu. Birbiri yansra dizilmi yzlerin bulank bir solukluk verdii bu mat fon zerinde imdi Nana, bembeyaz ve olduundan daha byk grnen vcuduyla localarn ve sahne stnn grnmesini nlyordu. Muffat gen kadnn srtn, gerilen belini, ak kollarn gryordu, imdi, te yandan, kadnn ayaklarnn dibinden suflrn namuslu ve fakir bir insan olduunu gsteren ba, kesik bir kafa gibi sahnenin demesine gml olarak gzne arpmt. Sahneye girite syledii baz paralar arasnda, gen kadnn btn vcudu, boynundan topuklarna kadar dalgalanyor, sonra yerlere srnen tlnn eteklerinde snyordu. arksnn son namesini sylerken kopan alk kasrgas arasnda Nana, tl havada uuurken, salar beline dklerek seyircileri selmlad. imdi gen kadnn ne doru eilmi, kalalar yaylarak, gzetledii delie doru geri geri geliini gren kont, birden doruldu, yz sapsaryd. Sahne kay-boluvermiti. imdi yalnz dekorlarn arkas, her yana yaptrlm olan renk renk eski afilerden baka bir ey grlmyordu. Sahneden kulislere alan kapnn nnde, havagaz eridi arasnda, btn Olemp, uyuklayan Bayan Drou-ard'n yanna gelmiti. Btn oyuncular perdenin sonunu bekliyorlard. Bosc'la Fontan yere oturmu, enelerini dizlerine dayamlard, Pruillere, sahneye girmeden esneyip gerindi; hepsi gzleri kpkrmz, yorgunluktan krlyor, gidip yataa serilmekten baka bir ey dnmyorlard. O srada, Bordenave avlu tarafna gemesini yasakladndan, bahede dolap duran Fauchery, kendine gven ve- EMILE ZOLA 161 rebilmek iin Muffat'ya localar gstermeyi teklif etti. Gittike geveyip iradesini yitiren kont, gzleriyle, oktan oradan ayrlm olan Marki de Chouard' arayarak gazetecinin peinden yrd. imdi, Nana'nn arksn dinledii bu kulisten uzaklarken hem bir ferahlk hem de bir kayg duj-yuyordu iinde. Fauchery, birinci kat ikinciden, ift kanatl kk kaplarn ayrld merdivenden, kontun nnde giderek kmaya balamt. Bu da, o karanlk ilerin evrildii evlerdeki merdivenleri andryordu. Kont Muffat, bylelerini, yardm severler dernei adna para toplamak iin dolat srada ok grmt: plak duvarlarnn svalar yer yer dklm, sar badanal, basamaklar zamanla anm, demir korkuluu elle tutulmaktan parlayan merdivenler. Her sahanlkta yerle bir hizadaki bir pencereye drt ke bir hava delii alm. Duvarlara asl havagaz fenerleri bu sefalet manzarasn i bir kla aydnlatmakta; bu fenerlerden yaylan scaklk helezonvari ykselen katlara doru yaylmaktadr. Merdivenin dibine geldii zaman Kont yine o localardan inen, kadn kokusuyla ykl yakc soluu duymutu ensesinde; bu scaklk bir k ve grlt dalgas ile iinden saryordu onu. Her basamakta ykseldike, imdi, pudralarn, tuvalet sularnn kokusu vcudunun ateini bsbtn arttryor, onu sersemletiriyordu. Birinci katta iki koridor vard. Bunlar bir noktadan sonra birden kvrlyordu. Burada, aa snftan otel odalarnn kaplarn hatrlatan beyaz boya ile numaralanm oda kaplar vard. Temelinden biraz km bu eski binann imleri yerlerinden frlam, zemininde kntlar meydana

  • getirmiti. Kont biraz duraklayp aralk bir kapdan ieri bakt. Buras ok pis bir yer, fakir mahalle berberi dkkn gibi bir yerdi, ieride iki iskemle, bir ayna, iki ekmeceli kk bir dolap vard. Tarak kiriyle kararmt bu dolabn st. Kan ter iinde bir delikanl, amar deitiriyordu. Bitiik odada, eldivenli bir kadn gitmek zere hazrlamaktayd. Banyodan yeni km 162 NANA gibi slakt ve dzlemiti salar. Fauchery, kontu ard. Adam ikinci kata kt srada birinin sa yandaki koridordan flceyle: Hay allah cezalarn versin! diye bard duyuldu. Ufak tefek pasakl bir kadn olan Mathilde elindeki kveti drp krmt. Sabunlu sular imdi sahanla kadar yaylyordu. Bir locann kaps iddetle vurularak kapand. Sadece korseyle kalm iki kadn srayarak getiler, gmleinin ucunu dilerinin arasna alm baka bir kadn da adamlar grnce hemen svt. Sonra glmeler, kavga edenlerin sesleri, baland halde birden yarda kesilen bir ark duyuldu. Koridor boyunca, kap ve blme atlaklarndan plak kadn vcutlar, beyaz tenler, soluk amarlar grlyordu; ok neeli iki kz birbirlerine horoskoptaki kader izgilerini gsteriyorlard. Hemen hemen ocuk denecek yata bir kz da eteini dizinin stne kadar kaldrm, klotunu tamir ediyordu. Aktrisleri giydiren kadnlar, iki erkei grnce, adet yerini bulsun diye perdeleri ekiyorlard. Oyun bittikten sonraki harlt grlt kaplamt her yan. Yzlere srlen allklar, pudralar, kremler temizleniyor, kadnlar ehir kyafetine brnyorlard. Kaplar aldka keskin kokular yaylyordu odalardan. nc katta Muffat artk kendini btn bu havann getirdii sarholua brakmt. Kadn figranlarn locas buradayd; yirmi kadn balk istifi dolmutu bu odaya. Pudra kutular, lavanta ieleri masalarn stn doldurmutu. Muffat nihayet en st kata gelmiti; ak kalm kk bir pencereden bakmak hevesine kapld yine: oda botu; yanan gaz lmbasnn altnda sadece unutulmu bir oturak vard. Yerde de oraya buraya atlm eteklikler grlyordu. Bu drdnc kat kontun grd son yer oldu; btn scaklklar, btn kokular buraya toplanmt. Adam boulacak gibi olmutu: sar renkli tavan kzarm gibi grnyordu, krmzmtrak bir buu iinde bir gaz feneri yanyordu. Bir aralk demir parmakla tutundu. Canl bir lklk vard bu demirde. Gzlerini kapad ve derin bir soluk alarak o zamana kadar yabancs olduu kadn diiliinin btn kokularn iine doldurdu. EMLE ZOLA 163 Bir aralk kaybolan Fauchery : - Buraya gelin, sizi aryorlar; diye bard. Buras, koridorun sonunda Clarisse'le Simonne'un loca-syd. Uzunca, atnn altnda biimsiz bir odayd. Tavandaki iki delikten k alyordu. Ama gecenin bu saatinde loca bir havagaz lmbasyla aydnlatlmt. Duvarlar yeil zemin zerine gllerle ssl en ucuz cinsten muamba kapl iki enli tahta levha, tuvalet masas iini gryordu. Masann st, salan sularla kapkara olmutu. Bu uydurma masalarn altna da inko gmler, ii pis suyla dolu kovalar, kocaman testiler sralanmt. Bir sr iporta mal da gze arpyordu: atlak kvetler, dileri krk taraklar; hi etraflarna aldr etmeden aceleyle soyunan, ayn kapta yzlerini ykayan iki kadnn etrafnda her ey karmakarkt; btn bunlardan burada pek geici bir sre kaldklar ve ierisini dolduran pisliin de umurlarnda olmad anlalyordu. Fauchery, fahielerin evresinde yaam erkeklerin laubalilii ile : - Haydi gelin canm; Clarisse pmek istiyor sizi!., diye tekrar seslendi. Muffat ieri girdi. Ama Marki de Chouard'n iki tuvalet masas arasnda, bir iskemlede oturduunu grnce aakald. Marki buraya ekilmiti. Ayaklarn ayordu, nk, devrilen bir kovadan dklen sular odann iinde yaylyordu. Pek keyifli grnyordu ihtiyar. yi yerleri bilen bir adam haliyle bu tuvalet odasnn boucu havas, bu kadnlarn hayaszl, houna gidiyor, buradaki pislik pek tabii grnyordu ona. Simonne; Clarisse'in kulana eilerek : - htiyarla gittiin oluyor mu? diye fsldad. - Sk sk; diye cevap verdi. ok gen ama ok irin ve laubali bir kz olan giydirici, Simonne'un mantosunu giymesine yardm ederken kkr 164 NANA kkr glyordu. imdi kadn itierek, bir takm kelimeler mrldanarak neelerini daha da arttrmlard. - Haydi Clarisse; p u sayn bay; biliyorsun ki tngr var; dedi Fauchery : Sonra konta dnerek unu ekledi: - Greceksiniz, ok tatl eydir, sizi pecek. Ama Clarisse erkeklerden tiksinmiti. fkeyle ve sert bir dille aada kapcnn odasnda bekleyen pis

  • heriflerden sz etti. Hemen aaya inmek zorunda olduunu, kendisine son sahneyi kartacaklarn syledi. Sonra Fauchery kapnn nne dikilip engel olduu iin Kont Muffat'nn favorilerine birer pck kondurdu ve : - Size deil bu hi olmazsa! Kafam iiren Fauchery iin! diyerek svt. Kont kaynatasnn nnde pek sklmt. Yzne kan hcum etti. Nana'nn o zengin deli, lks iinde locasnda, bu iki kadnn kendilerini sere serpe braktklar bu karma-karklk iindeki yz kzartc sefalet havasnda duyduu i gcklanmasn duymamt. Bu srada, marki tella kan Simonne'un ardndan gitti. Kadn bayla olmaz, derken, o azn boynuna yaklatrarak bir eyler sylyordu. Fauchery glerek arkalarndan gidiyordu. imdi kont, kvetleri ovan giydirici kzla yalnz kalmt. Sonra o da kt, merdivenden inmee balad; simdi yalnz eteklikleriyle kal-m kadnlar, o geerken gevek gevek bacaklarn kaldryorlard. Bylece drt kata dalm kzlarn arasndan geerken, bir kediyi fark etti, bu koca sar kedi, kuyruu havada, srtn parmaklkta kayarak basamaklardan aaya iniyordu. Bouk bir kadn sesi: - Ah, dorusu ya, bu gece bizi rahat brakacaklarn sanmtm!.. te, yine bir takm tralar arp duruyor! Oyun bitmi, perde inmiti. Merdivende gerekten bir yar balamt imdi. Her kafadan bir ses kyor, oyuncu- EMILE ZOLA 165 lar bir an nce giyinip kapa darya atmak iin acele ediyorlard. Kont Muffat son basamaktan indii srada, ar ar koridorda yryen Nana ile prensi grd. Gen kadn durdu, sonra glmseyerek yava sesle : - Tamam, biraz sonra, dedi. , Prens, sahneye dnd, Bordenave burada kendisini bekliyordu. imdi Nana ile yalnz kalan kont Muffat kendini bir fke ve istek duygusuna kaptrarak arkasndan kotu; gen kadn odasna girerken; ensesine, ta omuzlarnn arasna kadar bryen sarn kvrck tylerin zerine adal bir pck kondurdu. Nana fkeyle elini havaya kaldrmt. Kontu grnce glmsedi. Sadece: - Oh! Korkuttunuz beni; dedi. Glnde hem pek tatl hem, uysal bir ey vard; sanki umutsuzlukla bu pc bekliyormu da, ona kavuunca pek mutlu olmu gibi. Ama ne o akam ne de ertesi gn buluamazd Muffat ile. Beklemek gerekiyordu. Byle olmasayd bile, adamn hrsn kamlamak iin byle davranrd. Gzlerinden okunuyordu bunlar. Nihayet yle dedi: - Biliyor musunuz bir ev sahibiyim ben... Evet Orlans yaknnda bir kyde, sizin zaman zaman gittiiniz bir yerde bir ev satn aldm. Bebe syledi bana bunu. Hani u kk Georges Hugon, tanrsnz deil mi? te beni grmee oraya gelin. ekingen bir adam olduu iin yapt kabalktan utan iinde olan kont, pek terifatl bir ekilde gen kadn selmlayarak kendisinin davetini yerine getireceini vaat etti. Sonra, bir ryadaym gibi yryerek uzaklat. Prensin yanna geldi; fuayeden geerken Satin'in bard duyuldu: - Bakn u pis morua! Brak beni! Marki de Chouard Satin'e ullanmt. Bu kz bkmt her halde btn bu kibar erkeklerden. Nana onu Bordena- 166 NANA ve'a henz tantmt. Ama, samalamak korkusuyla azn kilitleyip oturmak ok cann skmt. Kz, bir eski gz arsn tekrar ele geirmek istiyordu bu kulislerde. Bir hafta boyunca kendisiyle seviip dayak atan bu gen adam, Plton rolne kan bir postacyd. Onu beklerken, markinin kendisine tiyatrocu kadnlarla konuur gibi bir eyler sylemesine fena halde ierliyordu. Bunun iin o da byk bir vekarla yle bir lf etti: - Kocam nerdeyse gelecek, grrsnz! Bu srada, oyuncular, srtlarna paltolarn geirmi, yorgun yzlerle, birer birer kp gidiyorlard. Merdivenlerden kk apkal, boyun atklar buruuk, adamlar, yzlerinin boyasn yeni silmi soytarlarn soluk benziyle inip karanla karyorlard. Sahnede klar sndrlmeye balanmt. Bordenave prense bir fkra anlatyordu. Prens, Na-na'y beklemek istiyordu. Gen kadn grnd zaman, sahne tamamyla kararmt; nbeti itfaiyeci, elinde bir fenerle ke buca dolap gzden geiriyordu. Bordenave, prens hazretlerini, ta Panoramalar geidine kadar gitmek zahmetinden kurtarmak iin kapc odasndan

  • tiyatronun antresine giden bir koridoru atrtt. imdi bu yoldan, pasajda, geitte kendilerini bekleyen erkeklerden yakay kurtarmak isteyen kadncklar birer birer svtlar... tiip kakarak, dirsek dirsee, arada bir arkalarna bakp nefeslerini tutarak dar kyordu bu kadnlar; te yandan Fontan, Bosc ve Prulliere, ar ar yrrken Varietes'nin nn arnlayarak oyuncu kadnlar bekleyen arbal adamlarla alay ediyorlard; bekledikleri kadnlar klaryla bulumak zere te taraftan svmlard. Ama Clarisse, zellikle pek insafszca davranarak, la Faloise' hl bekledii yerde brakp bir baka kadnn arkasndan ekilip gitti. La Falo-ise hl o ar bal baylarla birlikte kapc kadnn odasnda pinekleyip duruyordu. Hepsi de burunlarn ileri doru uzattlar. Clarisse dimdik yryerek basp gitmiti. Dar merdivenin alt basamanda dalgalanarak hrdayan, o kadar zamandr mitsizce bekledikleri kadnlarn, tek birini EMLE ZOLA 167 bile iyice seemeden, uup gittiklerini grmemek akna evirmiti hepsini. Kara kedinin yavrular muambann stnde, balarn rahata yatan annelerine dayam, penelerini yayarak uyuyorlard. ri sar kedi ise kuyruunu uzatm, svan kadnlara bakyordu. Bordenave merdivenin alt basamanda koridoru gstererek: - Prens hazretleri buradan gitmek isterler mi? dedi. Baz kadn figranlar hl bu koridora dalmaktaydlar. Prens, Nana'mn arkasndan yryordu. Muffat ile marki arkadan geliyorlard. Buras, tiyatro ile, bitiik ev arasnda uzanan dar ve uzun bir yoldu; zerine caml demir ereveler taklm darack bir sokak da denilebilirdi buraya. Duvarndan nem szyordu. Yryenlerin ayak sesleri yerlere denen talar zerinde bir yeralt geidinde olduu gibi yanklar yapyordu. Burada bir sr tahta parmaklk gze arpyordu. Bu parmaklklar, akamlan bilet almak iin kuyruk olanlar dzenli bir sraya sokmak iin kullanlyordu. Bir emenin nnden geerken Nana eteini kaldrd. yi kapanmayan musluktan akan sular talara yaylmt. Antreye gelince, selmlaarak birbirlerinden ayrldlar. Bordenave yalnz kalnca omuz silkerek filozofa bir kmseme ile prens hakkndaki dncesini, birbiriyle bartrmak iin Mignon'la Fauchery'yi gtren Simonne'a yle zetledi: - Hdn biri. Muffat kaldrmn stnde yalnz kalmt. Prens hazretleri Nana'y rahat rahat kendi arabasna bindirdi. Marki ise, Satin'le figrann peine dt. Bu iki gencin nasl sevieceklerini dnerek ii gcklanmt; imdi sadece onlar izlemekle yetiniyor, kzn kendisine gler yz gsterebileceini umuyordu. imdi, Muffat, ba ateler iinde yanarak evine yaya dnmee karar vermiti. inde her trl atma sona ermiti artk. Yeni bir hayat dalgas krk yllk inanlarn ve dncelerini kaplamt. Bu caddelerde yrrken araba tekerleklerinin grlts de Nana adn du- 168 NANA yar gibi oluyor, havagaz fenerlerini titrek klar arasnda plak kadn vcutlarnn kvranlar, Nana'nn beyaz omuzlar, kollar gznn nne geliyordu. yice tutulduunu hissediyordu bu kadna. Onunla bir saatik kalabilmek iin her eyi brakmaya, varn younu satmaya hazrd. Genlii uyanyordu artk. Erinlik andaki bir delikanlnn heyecan iinde; bu heyecan, o souk katolike sofuluunu ve ya ilerlemi adam arballn aarak kann tututuruyordu alev alev. VI Kont Muffat kars ve kzyla, Fondettes'e gelmiti. Burada olu Georges'la oturan Bayan Hugon bir hafta kalmak zere davet etmiti kendilerini. XVII. yzyl sonlarnda yaplm olan bu ev; sssuz, etraf evrili geni bir alann ortasndayd. Ama ok gzel glgeli keler, akar suyu kaynaklardan alan havuzlar vard bahesinde. Bu bahe, gzn alabildiine biteviye uzanan tarlalarn yan sra, Orle-ans-Paris yolu boyunca uzanan ve bek bek aa kmele-riyle bu biteviyelii bozan yemyeil bir ereve meydana getiriyordu. Saat on birde ikinci ngraktan sonra herkes le yemei iin sofrada topland srada, Bayan Hugon, o anaca tatl glmseyiiyl Sabine'in yanaklarna kocaman birer pck kondurarak : - Biliyor musun... Kyde yaarken o kadar altm ki buna... Seni burad grmek yirmi ya genletiriyor beni... Eski odamda rahat uyuyabildin mi? Sonra, cevap beklemeden Estelle'e dnerek : - Bu kk de iyi uyudu mu bari? Haydi p beni yavrum, dedi. Pencereleri parka bakan geni yemek salonundaki byk masann sadece bir kesinde toplanmlard. Yine de skk oturmuyorlard. Sabine'nin genlik anlar canlanyordu imdi. Aylarca kalrd bu

  • Fondettes'de, uzun gezintiler yapard. Bir yaz akam nasl havuza dtn hatrlyordu; kn bir dolapta eline geen bir valyelik romann k geceleri, iinde ba ubuu yaklan ocan karsnda okuyuu. Kontesi bir ka aydr grmemi olan Georges, yznde acayip bir deiiklik grmt; oysa u srk gibi Estelle eskisinden daha silik, dilsiz ve sakard. 170 NANA EMLE ZOLA 171 Sadece rafadan yumurta ile pirzola yendii iin, merakl bir ev hanm olan Bayan Hugon kasaplarn gittike aksiletiklerinden yaknd; her eyi Orleans'dan aldryor-mu; hibir zaman da istedii eyleri getirmiyorlarm. Kald ki misafirleri iyice karnlarn doyurmuyorlarsa onlarn kabahatiydi bu: mevsimi geirdikten sonra gelmilerdi. - Hi de akllca bir i olmad bu; dedi. Sizi haziran aynda beklemitim. Eylln ortasndayz imdi... Gryorsunuz ya hi de ho olmad bu. Eliyle, imenlikteki, yapraklar sararmaya balayan aalar gstermiti. Hava kapalyd, ta uzaklara kadar ortal mavimtrak bir buu kaplamt; tatl ve durgun bir hzn havas vard. - Ah! Drt gzle misafirleri bekliyorum; byle daha neeli geiyor gnlerim... Georges, Bay Fauchery ile Bay Da-guenet'yi davet etmi. Tanrsnz deil mi?.. Sonra da be yldr geleceini vaat eden Bay de Vandeuvres. Bu yl gelmee karar vermitir her halde. - Hah tamam! Bir Bay Vandeuvres eksikti! Ama ok ii var onun; dedi kontes glerek. Muffat : - Ya Philippe? diye sordu. htiyar kadn. - Philippe izin istedi; ama o geldii zaman siz burada olmayacaksnz her halde. Kahveler geldi. imdi Paris'ten sz ediliyordu. Stei-ner'in ad geti. Adamn ad sylenir sylenmez bayan Hugon hafife haykrd: - Sras gelmiken soraym; Bay Steiner, bir akam sizde rastladm u iman banker deil mi? Aman ne irkin ey! Bir aktrise bir iftlik satn alm bu dolaylarda. La Choue'nun arkasna dyor Gumieres taraflarnda! Btn buralarda dedikodusu alkalanyor... Bunu biliyor muydunuz dostum? Muffat : - Hi duymamtm; ya demek Steiner bir iftlik alm bu dolaylarda yle mi? Georges annesinin bu konuya deindiini duyunca burnunu fincanna edi; sonra verdii cevaba aarak konta bakt. Neden byle dpedz yalan sylyordu bu adam? te yandan delikanlnn kmldann fark eden kont, pheli bir gzle ona bakt. Bayan Hugon olay ayrntlaryla anlatyordu imdi. iftliin ad la Mignotte'du; La Choue'-dan yukar Gumiers'in tesindeki kprden geildikten sonra iki buuk kilometrelik bir yol var oraya kadar. Bu kpr yolu uzatyor ama insan suya batar... Kontes : - Peki kimmi bu aktris? diye sordu. - A, evet sylemilerdi adn bana bu sabah, bahvan bu ii anlatrken bize... Georges hatrlamaya alr gibi yapyordu. Muffat, kk bir ka parmaklarnn arasnda evirerek bekliyordu. imdi kontes kocasna dnerek : - Bay Steiner u Varietes'deki aktris Nana ile dp kalkmyor mu? - Nana! Tamam, bir felket bu kadn! diye Bayan Hugon bard. imdi la Mignotte'da bekliyorlar bu kadn. Btn bunlar bahvandan rendim... yle deil mi Georges? Bahvan, kadnn bu akam geleceini sylyordu. Bu haber kontu artmt; hafif bir rperti geirdi. Ama Georges hemen atld. - Oh! Anneciim, bahvan bir ey bilmeden konuuyor. Demin arabac tam tersini syledi: la Mignotte'a br gnden nce kimse gelmeyecekmi. Szlerinin kont zerindeki etkisini anlamak iin adam gz ucuyla szerek, bunlar ok tabii bir sesle sylemeye alyordu. Muffat, imdi, ii ferahlam gibi rahatlkla yine ka parmaklarnn arasnda evirip duruyordu. Kontes, parkn mavimtrak bir buu ile kapl uzak kelerine 172 NANA gzleri dalm, dudaklarnda hafif bir glmseyile, birden zihninde uyanan bir dnceye kendini vermi gibi grnyordu. te yandan, sandalyesinin zerinde kmldanmadan dikilip oturan Estelle, Nana'dan sz edilirken, o beyaz bakire yznde, en ufak bir izgi belirmeden dinliyordu. Bayan Hugon bir sre sessizlikten sonra, yine o keyifli haliyle :

  • - Aman, kuzum ne diye kzyorum sanki; dedi. Varsn herkes istedii gibi yaasn... Yolda rastlarsak bu kadna selm vermeyiz olur biter... Sofradan kalkarken de yine, Kontes Sabine'e bu sene kendisini bu kadar beklettii iin sitem ediyordu. Ama, Kontes kabahati kocasnn stne atarak kendini savunmutu. ki kere, bavullar hazrland halde, hareketlerinden bir gn nce, yolculuklarn erteletmiti; ok nemli bir ii ktn ileri sryordu. Bu seyahatin suya dt sanld bir srada ise birden buraya gelmeye karar vermiti. Bunun zerine ihtiyar kadn Georges'un da, tpk kont gibi iki kere, geleceini vaat ettii halde gelmeyip bir gn nce ka-geldiini syledi. Ev sahipleriyle misafirler baheye indiler. Kadnlarn iki tarafnda yryen kontla, Georges, ses kartmadan konuulanlar dinliyorlard. Olunun sarn salarnn zerine bir pck konduran Bayan Hugon : - Zizi, annesiyle bu kyde yaamaya raz oldu ya, dnyalar benim oldu. Ah, Zizi'ciim, unutmaz beni... leden sonra kadnn yreine bir kayg kt. Sofradan kalkar kalkmaz banda bir arlk duyduunu syleyen Georges, gittike artan bir ba arsndan yaknmaya balamt. Saat drde doru, kp yataym, dedi, en iyisi buydu; ertesi gne kadar uyursa tamamyla iyileeceim sylyordu. Annesi, kendi eliyle yatrd. Ama Georges, kadn odadan kar kmaz yatandan frlayp odasnn kapsn kilitledi; kendisini rahatsz etmemeleri iin byle yaptn syledi ve bararak annesine : iyi geceler! yarn grrz an- EMILE ZOLA 173 neciim; dedi. Bunlar hemen uyuyacakm gibi tatl bir sesle sylemiti. Ama yatana girmedi; gzleri prl prld; yeniden sessizce giyindi ve bir iskemleye ilierek kmldanmadan oturdu. Akam yemeini haber vermek zere ngrak alnd zaman, Kont Muffat'nn salona girmesini gzle(di. On dakika sonra, kimsenin grmeyeceini kestirerek evik bir hareketle, pencereden kendini kaydrp bir yamur borusuna tutunarak evden kat. Birinci kattaki odasndan doruca baheye iniliyordu. Bir ynn stne atlad, parktan ktktan sonra Choue ynnde, tarlalarn arasndan hzl hzl komaa balad. Karn alktan zil alarak, yrei heyecanla arparak kouyor, kouyordu. Akam olmu, ortalk kararmt; inceden bir yamur iseliyordu. Gerekten de Nana, la Mignotte'a o akam geliyordu. Maysta, Steiner kendisine bu iftlii satn aldndan beri gen kadn bir an nce buraya gelmek iin can atyor, bir trl bu isteini gerekletiremedii iin zaman zaman alyordu. Ama her seferinde Bordenave, bir gn bile izin vermiyor, eyllde gidebileceini, nk, bir gece iin bile olsa onun yerine sahneye baka bir aktrisin kmasna tam Paris sergisinin ald bir srada raz olamayacan sylyordu. Austosun sonuna doru da ekim ayndan sz etmee balamt. Nihayet sabr taan Nana 15 Eyllde mutlaka la Mignotte'da olacan bildirdi. yle ki Bordenave'a meydan okuyarak, onun yannda bir ok kiiyi iftliine davet etti. Bir gn leden sonra, Muffat sarsntlar geirerek yalvarrken, ustalkla atlatarak, orada kendisini memnun edeceini vaat etti. Sonra eylln 12'nci gn dayanlmaz bir istee kaplarak yanna yalnz Zoe'yi alp Paris'ten kat. Belki de, Bordenave, haber alrsa, kendisini alkoymak iin bir bahane bulur, diye dnmt. Adam byle ekip gitmek pek elendirmiti kadn. Sadece doktorundan bir rapor gnderdi. Herkesten nce la Mignotte'da bulunma dncesi kafasnda doar domaz, Zoe'yi durmadan sktrar rak bavullar hazrlatt, kadn da arkasndan iterek bir faytona bindirip kendisi de yanna oturdu. Ama araba yola - 174 NANA EMLE ZOLA 175 knca zr dileyerek yanaklarndan pt. Garn bfesine gelince Steiner'e hareketini bir mektupla bildirdi. Kendisini taptaze bulmak istiyorsa iki gn sonra gelmesini rica ediyordu. Sonra baka bir tasarya kaplarak halasna da bir mektup yazd; kk Louis'yi hemen getirmesini rica etti. Bu, bebek iin ne kadar iyi olacakt! Paris'ten Orleans'a gidinceye kadar hep ocuunun szn etti. Gzleri yaararak, birden yreini dolduran bir ana sevgisiyle, kular, iekleri ve yavrusunu anyordu hep. La Mignotte fersahtan daha uzak bir yerdeydi. Na-na ancak bir saat aradktan sonra bir araba bulabildi. Tangr tungur giden bu koca uzun arabaya Zoe ile birlikte yerleti. Pek az konuan ihtiyar arabacy soru yamuruna tuttu. La Mignotte iftliinin nnden sk sk geer miydi? u tepeciin ardnda myd? ok aalk bir yer olmalyd her halde? Ev uzaktan grnr myd? ihtiyar arabac homurdanarak cevap veriyordu. Nana arabann iinde sabrszlktan yerinde duramyordu. Zoe ise Paris'ten bu kadar abuk ayrldna zld iin suratn asp oturuyordu. At birden durunca Nana geldiklerini sand. Arabann

  • kapsndan ban uzatarak : - Geldik mi yoksa? diye sordu. Arabac hi cevap vermedi, bir yokuu zorla trmanan hayvan kamlad. Nana kaln bulutlarla kapl gn altndaki geni ovay kendinden geerek seyrediyordu. - Oh! Bak Zoe ite yeillikler grnd! Buday m btn bunlar? Aman ne gzel!.. Zoe : - Belli ki kyde yaamamsnz hi. Ben diinin yannda alrken ok grmtm byle yerleri. Bougivarde bir evi vard... Bu akam souk olacak gibi grnyor... Rutubetli yerler... Aalarn altndan geiyorlard. Nana, bir kpek yavrusu gibi yaprak kokularn iine ekiyordu. Birden yolun bir dnemecinde, dallar arasndan bir binann kesi grnd. Oras olmalyd; imdi yine arabacyla konumaya balad. Adam hep ban sallayarak hayr diyordu. Sonra, tepenin teki yamacndan inerken, kamsn sallayarak : - te, uras; dedi. Nana yerinden kalkarak kapdan dar sarkt; hl bir ey gremeyerek, yz sapsar: - Neresi, sylesenize neresi? diyordu. Sonunda bir duvarn kenarn grd. Sonra, heyecandan kabna samayarak, srayp barmaya balad. - Zoe, grdm, grdm... te tarafa otur. Bak urada bir ev var! Ama ne kadar bykm... Aman, ne kadar seviniyorum. atsnda da tuladan bir taraa var... Araba parmaklkl bahe kapsnn nnde durdu. Kk bir kap ald; uzun boylu kuru bir adam olan bahvan kasketi elinde onlar karlad. Nana arbal grnmeye alyordu. nk arabacnn dudaklarn bzerek gldn grmt. Komamak iin kendini zor tutarak bahvann sylediklerini dinledi. Gevezenin biriydi bu adam; hanmndan ortadaki dzensizlikten tr zr diledi; mektubunu daha o sabah almt. Nana kendini ne kadar tutmak istediyse de uuyordu adeta. O kadar abuk yryordu ki Zoe yetiemiyordu. Bina, talyan stilinde bir kkt. Bitiiinde de kk bir yap vard. Buray Napoli'de iki yl kalan bir ngiliz yaptrtm, sonra da bkm. Bahvan : - Sizi gezdireyim; dedi. Ama Nana, ileri atlarak, rahatsz olmamasn, kendisinin gezebileceini, bunun daha ok houna gideceini syledi. Sonra, apkasn bile kartmadan odalar dolamaya balad. Zoe'yi yanna ard; koridorlar arnlarken ona dncelerini de sylyordu. Uzun sredir bombo duran evin iini haykrlar ve kahkahalaryla dolduruyordu. nce antreye bakt: biraz rutubetliydi ama, yatlacak deildi ya burada. Pencereleri bir imenlie bakan salon pek g- 176 NANA zeldi; yalnz u krmz mobilyalar pek irkin eylerdi, deitirmek gerekecekti bunlar. Y'emek salonuna gelince ok hotu bu yemek salonu! Ah, Paris'te bu byklkte bir salonu olsayd ne ziyafetler verirdi! Birinci kata kt srada mutfaa bakmadn hatrlad. Bararak aaya indi. Zoe avizeye, hele ocaa baylmt: zerinde gzel koyun kzartlrd bu ocan. Nana yukar kata knca, en ok odasn beendi. Orleans'l bir demeci, duvarlarn pembe Louis XVI. kretonla kaplamt. Ah! Ne gzel uyku ekilirdi bu odada! Sonra drt be tane kadar misafir odas vard. Tavan arasna diyecek yoktu: btn sandklar rahata yerletirilebilirdi buraya. Zoe, suratn asarak hanmnn arkasndan yryor, her odada bir az daha fazla kalarak etraf gzden geiriyordu. Tavan arasnn dik merdiveninde Na-na'y gzden kaybetti. Yo! Kendisini buradan drp ayan krmaya niyeti yoktu hi! Fakat bu srada sanki, minenin borusundan fleniyormu gibi uzaktan uzaa bir ses duyuldu. - Zoe! Zoe! neredesin, ksana buraya! Ah bilemezsin ne kadar gzel!... Peri masallarnda olduu gibi... Zoe homurdanarak yukar kt. Hanmn atnn stnde buldu. Gen kadn, tara ann tula korkuluuna dayanm, uzaklarda genileyen vadiyi seyre dalmt. nnde krlar ufka kadar alabildiine uzuyordu. Ama koyu bir sis kaplamt her taraf, iddetli bir kasrgayla kark yamur yayordu. Nana umasn diye apkasn iki eliyle yakalamak zorunda kalmt. Etei de bir bayrak gibi uuuyordu. Zoe hemen ban geri ekerek : - A, yo! dedi. Uuracak sizi bu rzgr... Ne pis hava!.. Ama hanmnn duyduu yoktu bu szleri. Ban emi aalardaki iftlii gzden geiriyordu. Alt yedi dnmlk kadar bir toprak parasnn etraf duvarla evrilmiti. Bu sebze bahesinden gzn ayramad. Merdivenden inerken, hizmetisine arparak: EMLE ZOLA

  • 177 - Oh ne kadar ok lahana var!.. Kocaman kocaman lahanalar!.. Salata da var, kuzu kula da, soan da... Her ey her ey var... Ko... abuk gel... diyordu. Yamur gittike artmt. Nana emsiyesini aarak iki yan aal yolda komaya balamt. Sahanln sundurmas altnda kalan Zoe : - Souk alacaksnz hanmcn! diye baryordu. Ama Nana her yeri grmek istiyordu. Her yeni kefi karsnda sevinle haykrarak : - Zoe bak spanaklara... Gelsene kuzum buraya! Enginarlar iek am! A, u da ne? Hi grmedim imdiye kadar... Gelsene Zoe, sen bilirsin belki; diyordu. Hizmeti kadn yerinden kmldanmyordu. A, hanm akln karmt her halde. imdi yamur sanak halini almt; kck beyaz ipek emsiye kapkara olmutu; hanmn da koruyamyordu artk, etekleri srsklamd. Ama onun aldrd yoktu buna. Sebze bahesini, meyve bahesini gezdi, her aacn nnde duruyor, her sebze yastnn stne eilip inceliyordu. Sonra koup, kuyunun iine bir gz att, kapan kaldrp iinde ne var diye bakt, kocaman bir balkaban seyre dald. imdi, iftliin btn yollarn dolamak, Paris'in kaldrmlarnda pabularn srd kk bir ii kz olduu gnlerde hayal ettii eylere imdi sahip olduunu iyice anlamak istiyordu. Yamur gittike hzlanmt ama o hissetmiyordu bunu. Yalnzca akam olduu, ortalk karard iin zlyordu. Pek iyi seemez olmutu artk. Daha iyi anlayabilmek iin her eyi parmaklaryla yokluyordu. Birdenbire batan gnein soluk aydnl iinde gz ileklere iliti. O anda btn ocukluu canlanvermiti gznn nnde. - Bak u ileklere! Zoe abuk tabak getir. Gel uradan ilek topla. Nana, amurun iinde yere eilmi, emsiyesini de elinden brakmt. Her yanndan sular szyordu. Elleri slanarak ilekleri yapraklarnn arasndan topluyordu. Zoe'nin 178 NANA tabak getirdii yoktu. Gen kadn dorulurken birden korkuya kapld. Bir glge kendisine doru geliyordu : - Bir hayvan var, burada bir hayvan! diye bard. Ama aknlndan yolun ortasnda app kalmt. Bir adamd bu, tanmt da onu. - A! Bebe'ymi... Ne yapyorsun orada Bebe? Georges : - Geldim ite; diye cevap verdi. - Buraya geleceimi bahvandan m renmitin?... Kadn arp kalmt. Ah, bu ocuk! Ne kadar da slanm? - Bak, sana diyeceklerim var. Yolda yamura tutuldum. Hem Gumieres'e kadar da kmak istemiyordum. Choue'dan geerken su dolu bir hendee yuvarlandm. Nana bir anda ilekleri unutmutu. Acmt bu ocua, btn vcudu titriyordu. Yavrucak bir hendee dmt demek! Olan elinden tutup eve srklerken, hemen mineyi yaksnlar, diyordu. Georges; yolda Nana'yi durdurarak : - Biliyor musun; saklanmtm. arlmadan geldiim iin Paris'teki gibi azarlanrm diye korkuyordum; diye mrldand. Gen kadn glmeye balad, delikanlnn alnna bir pck kondurdu. O gne kadar kk bir ocuk gzyle bakmt. Szlerini ciddiye almyor, ona kar abuk sabuk eyler yapan bir gen olarak davranyordu. imdi onu u bulunduu halden kurtarmak iin rpnyordu. Odasnda hemen ate yakmalarn istedi. Byle daha rahat olacakt. Her eit adamla karlamaya alk olan Zo6, Georges'u grnce amad. Fakat, yukar odun tayan bahvan, bu her tarafndan sular szan kibar delikanly grnce az ak kald; nk ona kapy am deildi. Ama adam savdlar, kendisine ihtiyalar yoktu artk. Oda bir lmba ile EMLE ZOLA 179 aydnlanyordu ama ocaktaki alevler bu aydnl arttryor-du. Georges'un tir tir titrediini gren Nana : - Hi stn ban kurulamayacak bu; nezle olacak; dedi. Gelgelelim evde bir tek erkek pantolonu yoktu. Tam bahvan dnrken aklna bir ey geldi. Tuvalet odasnda bavullar aan Zoe, deisin diye amar, gmlek, bir iki eteklik ve sabahlk getirmiti. Gen kadn :

  • - Tamam! diye bard. Zizi giysin btn bunlar. Benden irenmezsin deil mi? Elbisen kuruyunca yine giyer ve hemen evine dnersin, annen azarlar sonra... Haydi elini abuk tut, ben de tuvalet odasnda deieyim. On dakika sonra robdambryle tekrar odaya dnd zaman sevinle ellerini rpt. - Ah! Cicim, ne kadar ho minnack bir kadn oluver-din! Georges srtna sadece bir gecelik, ilemeli bir kilot ve bir de, dantelli uzun patiska bir sabahlk geirmiti. Bylece, sarn bir ocuk olduu iin plak kollar, hl srsklam karmakark salaryla bir kz andryordu. Nana, kolunu delikanlnn beline dolayarak : Ah, belin ne kadar inceymi! dedi. Zoe gel de bak ne kadar yakt ona... Sanki onun iin smarlanm gibi. Yalnz korsaj bir yana... Benim gibi gsleri yok sadece... George glerek : - Evet bir bu eksik; dedi. Bu sz n de elendirmiti. Nana daha iyi dursun diye, sabahl yukardan aaya ilikledi. Georges'u bir yapma bebek gibi dndryor, omuzuna vuruyor, gmleini arkasndan iiriyordu. Durmadan da, rahat msn, sndn m diye sorup duruyordu. Tabii ok iyiyim, diye cevap veriyordu Georges da. Kadn gmlei de ne kadar styormu ina- 180 NANA m. Elimden gelse her zaman giyerim, diyordu. inde istedii gibi dnyor ve bunun iin de pek keyifleniyordu. Bu bol, yumuack, ho kokulu amarlarn iinde biraz da Na-na'nn vcudunun lkln duyar gibi oluyordu. Bu srada Zoe delikanlnn slak elbiselerini, asma ubuu ateinde daha abuk kurutmak zere mutfaa indirmiti. imdi, bir koltua yaslanan Georges gen kadna iin dorusunu sylemek cesaretini gsterdi. - Sylesene, yemek yemeyecek misin sen bu akam. Ben alktan lyorum. Akam yemek yemedim. Nana kzd. Bak u koca budalaya, dedi iinden, annesinin evinden a ana kap, bir su dolu hendee yuvarlanm! Karn zil alyordu kendisinin de. Yemek hazrlatma-hyd elbet. Ama, ancak ne bulabilirlerse onu yiyeceklerdi. Hemen kk bir masa minenin yanna ekilerek, ok acayip bir sofra kuruldu. Zoe bahvana kotu. Adam, hanm belki a gelir diye orba piirmiti. nk mektubunda yemek hazrlanmas iin bir ey yazmamt. Bereket versin mahzen doluydu. Lahana orbasyla birer para domuz pirzolas yediler. Nana, bir antay kartrarak, belki gerekir diye, yanna ald bir sr yiyecek buldu: azck kaz cieri ezmesi, ekerleme, portakal filn. Nana ile Georges, gnlerce a kalm kurtlar gibi btn yiyecekleri silip sprdler. Birbirinden hi ekinmeyen arkada gibiydiler. Nana, Georges'a: Cici kzm diyordu, bu daha scak, daha iten geliyordu ona. Sra soukluk yemee gelince, Zoe'yi rahatsz etmemek iin, bir dolabn st rafnda bulduklar bir reel kavanozunu ayn kakla boalttlar. Nana : - Ah cici kzm: dedi. On yldr bu kadar gzel bir yemek yememitim. Vakit epey gecikmiti; k evine gndermek istiyordu. Ama delikanl durmadan vakti olduunu sylemekteydi. Kald ki elbiseleri de iyice kurumamt. Zoe'nin dediine gre daha bir saat lzmd bunun iin. Hizmeti kadn EMLE ZOLA 181 yol yorgunluu yznden ayakta uyuyordu; yatmas iin odasna gnderdiler. imdi ssz evin iinde yalnz kalmlard. ok tatl gemiti bu akam. Ocaktaki ate yava yava korlap snyordu. Duvarlar maviye boyal oda da boucu bir hava vard. Zoe yatmaya gitmeden nce yata yapmt. Nana, scaa dayanamayarak bir aralk, kalkp pencereyi at. Aar amaz da hafife bard. - Aman, ne gzel! Bak sevgilim. Georges da yanna gelmiti. Pencerenin parmakl kendisine ok ksa grnd iin kolunu Nana'nn beline dolayarak ban omuzuna dayad. Hava birden deimiti. Bulutlar dalmaya balam, yusyuvarlak ay, krlara altn klarn serpmee balamt. imdi derin bir sessizlik iindeydi her yer. Engin aydnlk gllerinin iinde kme kme aa karaltlar belirmiti. Vadi gittike genileyerek ovayla birleiyordu. imdi Nana iinde byk bir efkat ve sevgi duyuyor, bu gzellikler karsnda kk bir kz ocuunun heyecanyla yrei arpyordu. Hi phe yok imdi hayalinde, hayatnn hatrlayamad kadar eski gnleri, buna benzer geceleri canlandrmaya almaktayd. Trenden indii andan beri btn grdkleri, karlat eyler, bu sonsuz krlar, otlarn sert kokular, bu ev, btn bunlar onu ylesine duygulandrmt ki, yirmi yldr Paris'ten ayrlm gibi geliyordu kendisine. Anlayamad duygular vard

  • iinde. Bu srada Georges boynuna tatl pckler konduruyordu ve bu da bsbtn arttryordu heyecann. Can skmaya balayan bir ocuu iter gibi onu kararszca itiyor, artk gitmesi gerektiini sylyordu. Hayr demiyor, biraz sonra gideceim diyordu delikanl. Bir ku tp sustu. Pencerenin altndaki mrver ieine konmu bir saka kuuydu bu. Georges : - Bak, lambadan korkuyor, gidip sndreyim; diye mrldand. Sonra gelip kolunu yine gen kadnn beline dolayarak: 182 NANA - Birazdan yakarm; dedi. Nana, sakann tn dinlerken delikanlnn kendisine gittike daha ok sokulduunu hissediyordu. Evet byle bir an ak arklarnda dinlemiti. Bir zamanlar, bu kuun tn ay altnda dinlerken, byle bir genle yan yana olsaydm ona btn gnlmle balanrdm; diye dnd. O kadar duygulanmt ki alamak geliyordu iinden. Btn bunlar ona ok iyi ve gzel grnyordu. Aslnda, temiz bir mr srmek iin yaratlmamt. Gittike ileri gitmee balayan Georges'u iterek : - Hayr, brak beni, istemiyorum... Senin yandaki bir gen iin irkin bir ey bu... Dinle beni, senin iin bir anneyim ben... ve yle kalacam. ' Gen kadn deta utanr gibi oluyordu. Yz kpkrmz kesilmiti. Fakat kimse gremezdi bunu, odaya gecenin karanl dolmutu; gzlerinin nndeki ssz krlar sonsuzlua doru uzanyordu. mrnde byle bir utan duymamt. Yava yava gcnn azaldn duyuyordu; cam skld ve iinde bir isyan duygusu kabard halde. Georges'un byle bir kadn gmlei, sabahl ile yan banda duruu onu gldryordu hl. Bu ocua, kendisine taklan bir kadn arkada gzyle bakyordu. Son bir abadan sonra : - Ah, kt, kt bir ey bu! diye kekeledi. Ve imdi bu ocuun kollarna bu gzel gecenin havas iinde ilk akn yaayan bir bakire gibi dt. Btn ev uykuya dalmt. Ertesi gn Fondettes'de le yemei ngra alnd zaman, yemek salonu bir gn nceki gibi bo deildi. lk arabadan Fauchery ile Daguenet kmt; onlarn ardndan da bir sonraki trenle gelen Kont de Vandeuvres kt. Ge-orges, herkesten sonra aaya indi. Rengi soluk, gzleri yorgundu. imdi daha iyi olduunu sylyordu; ama nbetin sersemlii hl gitmemiti stnden. Bayan Hugon, kaygl bir glmseyile olunun bu sabah iyi taranmam salarn dzeltiyordu. Ama Georges, anasnn okaylarndan EMLE ZOLA 183 rahatsz olmu gibi geriye ekilmiti. Bayan Hugon sofrada Vandeuvres'e dosta takld: - E, nasl oldu da buralara geldiniz bakalm? dedi. Vandeuvres de bunu alayl bir tavrla karlad; bir gn nce kumarda akl almayacak kadar ok para kaybettiini. Bunun acsn unutmak ve artk bu hayata tarada son vermek istediini syledi. - Vallahi, derhal kabul ederim; bana varis olacak bir kadn bulursanz... Buralardaki kadnlar pek nefis eyler olmal. htiyar kadn Fauchery ile Daguenet'ye de olunun davetini kabul ettikleri iin teekkr ederken, ieriye Marki de Chouard'n girdiini grnce hem at buna hem de ok sevindi. - Ah... Sanki szlemi gibi hepiniz toplandnz burada... Yllar var ki sizleri byle bir arada grmemitim... Ama ikyeti deilim bundan. Sofraya bir takm daha konuldu. Fauehery, Kontes Sa-bine'in yannda oturuyordu; kadnn takn neesi karsnda biraz hayrete dmt. stnde kendi evindeki o ayda grlen arl hi yoktu imdi. Estelle'in solunda oturan Daguenet'nin aksine can sklyordu; zaman zaman sivri dirseinin koluna dedii bu dilsiz kzdan hi holanmad iin pek can sklmt. Muffat ile Chouard sinsi sinsi baktlar. Bu srada Vandeuvres, evlenme tasars zerinde akalar yapp duruyordu. - Bn. Hugon : - Bakn, bir kadnla evlenmeniz sz konusu olurken aklma geldi. Yeni bir komu var. Bu kadn tanrsnz her halde. Nana'nn adn syledi. Vandeuvres son derece am gibi grnerek : - Ne dediniz? Nana'nn iftlii buraya yakn m? Fauchery ile Daguenet de hayretle bardlar. Marki de Chouard, konuulanlar hi duymam gibi yaparak bir tavuk eti- 184 NANA

  • nin beyaz tarafn yemee koyulmutu. Odadaki erkeklerin hi birinin yznde en ufak glmseme bile belirmedi. htiyar kadn : - Dediim gibi bu kadn, dn akam la Mignotte'a gelmi. Bu sabah bahvandan rendim. imdi, sofradaki adamlar hayretlerini saklayamadlar. Hepsi balarn yukarya kaldrmt. Ne! Nana gelmiti demek. Oysa onlar ertesi gn geleceini sanyor, ondan nce davrandklarn arlyorlard. Yalnz Georges, bardana bakarak yorgun bir tavrla duruyordu. Yemein bandan beri, yznde belirsiz bir glmseme ile gz ak uyuyor gibiydi. Bir an bile kendisini gznden ayrmayan annesi: - Hl rahatsz msn, Zizi'ciim? diye sordu. ocuk rperdi, yz kzararak daha iyi olduunu syledi. Hl yznde ok dans etmi ama bir trl doyamam bir kz yz vard. Bayan Hugon byk bir tella : - Ne, o boynundaki krmz leke? diye sordu. Delikanl armt, kekelemee balad. Bilmiyorum, boynumda bir ey yok diyerek gmleinin yakasn yukarya kaldrd: - Ah, evet, bir bcek sokmu olacak. Marki de Chouard, yz kzaran ocua yle bir gz att. Muffat de Georges'a bakmt. Yemek sona ererken, kp dolama karar verildi. Fauchery'nin ii, Kontes Sabi-ne'in kahkahalaryla gittike daha ok gcklanmaya balamt. Bir meyve taban gen kadna uzatrken elleri birbirine dedi. Kadn yzne yle derin bir bakla bakt ki, gazeteci len arkadann bir akam kendisine sarhoken, at srr hatrlad. Hem bu kadn, artk, bir ka gn nceki kadn deildi. Gze arpc bir eyler belirmiti onda. Gri fulardan elbisesi, omuzlarndan aa inerken ince ve sinirli zarafetine bir kendini brakmhk veriyordu. EMLE ZOLA 185 Sofradan kalkldktan sonra, Daguenet Fauchery'nin arkasnda kalarak Estelle'le souk souk alay ediyordu: Bir erkein kollarnn arasna sktrlacak gzel bir sprge sr dedi. Ama, gazeteci, kzn drahomasnn miktarn syledii zaman ciddileiverdi: drtyzbin frank. , - Ya peki anasna ne dersin! ok ho deil mi? - Evet ama dostum; ekmek yok onda!... - E, bilinmez, grrz bakalm. O gn evden klamazd. Yamur hl sanak halinde yayordu. Georges hemen ekilerek odasna kapand, kapy ieriden kilitledi. Misafir erkekler, niin buraya geldiklerini anlamakla beraber, bu konuda hibir ey sormuyorlard birbirlerine. Kumarda kaybediinden sonra iyice sarslan Vandeuvres, gerekten, byle bir kr hayatna ekilip dinlenmeyi tasarlyordu. Can skntsndan kurtulmak iin bir kadnn arkadalna ihtiyac vard. Rose'un iinin okluu yznden serbest kalan Fauchery de Nana ile ikinci bir yazy hazrlamay dnyordu. Kr hayat ikisini de birbirlerine yaklatrabilirdi. Steiner'le iliki kurduundan beri, Na-na'ya ksm olan Daguenet, yeniden dostluk kurarak, frsat bulursa gen kadnla tatl anlar yaamay umuyordu. Marki Chouard da elverili bir an gzlyordu. Yzndeki allklar iyice temizlemeden yola kan Vens'n peine den btn bu adamlar arasnda en atelisi Muffat'yd. Yepyeni bir istek, korku ve fkeyle yrei arpyor, btn benliinin sarsldn duyuyordu. lerinde yalnz o, kesin bir davet almt. Nana bekliyordu kendisini. Peki ama neden Paris'ten iki gn nce ayrlmt? Hemen o akam, yemekten sonra la Mignotte'a gitmee karar verdi. Akam st, Kont parktan karken, Georges arkasndan kat. Adam Gumieres yolunda giderken o, Chouedan geerek soluk solua, fkeli ve gzleri yala dolu, Nana'nn evine geldi. Ah, ok iyi anlamt; u yoldaki ihtiyar bir randevuya geliyordu. Bu kskanlk sahnesi karsnda arp kalan, olaylarn byle bir sonuca varmas karsnda zlen 186 NANA Nana, delikanly kucaklad, elinden geldii kadar avutmaya alt. Hayr, kimseyi bekledii yoktu, eer bu adam geliyorsa kendisinin kabahati yoktu bunda. Ah, byle kendini yiyip bitirmekle ne byk budalalk ediyordu bu Zizi! Geor-ges'undan baka kimseyi sevmediine yemin ediyordu ocuunun ba zerine. Delikanly pyor, gzyalarn siliyor-du. Georges biraz yattktan sonra : - Dinle beni, her eyin senin iin olduunu greceksin. Steiner geldi; yukarda. Bu adam kap dar edemeyeceimi biliyorsun, cicim.

  • - Evet, biliyorum; onun iin bir ey dediim yok. - Hasta olduumu syleyerek dipteki odaya yerletirdim onu. Bavulunu ayor... Kimse grmedi seni. Haydi abuk odama kp saklan orada. Ben de birazdan geleceim. Georges, gen kadnn boynuna sarld. Demek doruydu, kendisini seviyordu! yleyse dnk gibi olacak myd? Yine lambay sndrecek, sabaha kadar karanlkta kalacaklard demek? Bu srada ngrak alnd; hemen yukar kat. Odaya girince grlt etmemek iin ayakkablarn kartt; sonra yere oturup bir perdenin arkasna gizlenerek hi ses kartmadan bekledi. Nana, hl heyecan iinde sarslan, biraz da can sklm gibi grnen Kont Muffat'y karlad. Ona sz vermiti, szn tutmak da istiyordu; nk ciddi bir adam gibi grnyordu. Ama aslnda bir gn nceki olaylar kimin aklna gelebilirdi? Bu yolculuk, ilk defa grd bu ev, yamurdan srsklam gelen u ocuk, btn bunlar ona pek tatl geliyor ve byle srp gitmesinden zevk duyuyordu. Bu sayn bay ne olursa olsundu! aydr, kendisini saygdeer bir kadn gibi satarak bu adam, her gn, biraz daha atelendirerek bekletmiti. Oh, imdi yine de bekletecekti, houna gitmezse ekip giderdi. Georges'u aldatmaktansa hepsini bandan savmaya hazrd. Kont, ziyarete gelmi bir kk komusunun resmilii ile oturmutu. Ellerinde hafif bir titreme vard. Sefahatten EMLE ZOLA 187 uzak kalm olan bu kanl canl adamn yreindeki istek, Nana'nn ustaca taktii ile her gn biraz daha kuvvetlenerek onu yiyip bitiriyordu. Tuileries saraynn salonlarndan vekarl bir yryle geen bu soylu kii, bu ar bal adam, geceleyin Nana'yla yatmak iin dayanlmaz bir efy-vet hayaliyle yanp tutuarak, hkra hkra alyor, yastn sryordu. Ama buna bir son vermee kararlyd, bu sefer. Akamn sessizlii iinde, gelirken, yol boyunca, zor kullanmay tasarlamt. imdi, bir iki kelime konutuktan sonra Nana'yi iki eliyle yakalamak istedi. Gen kadn, kzmad, sadece glmseyerek : - Hayr, olmaz; kendinize gelin; dedi. Kadn tekrar yakalad, dilerini skyordu; Nana kendini kurtarmak iin rpnrken, kabaca, kendisiyle yatmaya geldiini syledi. Nana, cam sklm olmakla beraber, yine hep glmseyerek adamn ellerini tutuyordu. Kar geliinin etkisini hafifletmek iin kontla sen diyerek konuuyordu. - Haydi, ekerim rahat dur... Gerekten olmaz... Stai-ner yukarda. Fakat adam lgna dnmt; o zamana kadar hibir erkei bu halde grmemiti. Korkmaya balad; Muffat'nn barmasn nlemek iin eliyle azn kapatyordu; sesini alaltarak kendisini brakmas iin yalvard. Bu srada Steiner aaya iniyordu. Ama sama bir eydi bu yaptklar! Steiner ieri girdii zaman Nana'nn bir koltua uzanm baygn bir sesle : - Krlara baylyorum... dediini duydu. - Kont Muffat, evde k grm de, bize ho geldiniz demek istemi ekerim; dedi. ki adam el sktlar. Muffat bir an hibir ey sylemeden durdu, yz karanlkta kald iin pek grnmyordu. Steiner'in surat askt. Paris'ten sz edildi; iler iyi gitmiyordu, Borsa'da irkin dolaplar evriliyordu. Bir eyrek saat sonra Muffat gitmek iin izin istedi. Kendisini uurlayan kadndan ertesi gece iin randevu istedi ama, cevap alama- 188 NANA di. Steiner, bu kadnlarn bitmek tkenmek bilmeyen rahatszlklarndan ikyet ederek homurdana homurdana yatmak iin odasna kt. Nihayet iki ihtiyar da kafese koymutu! Nana Georges'un yanna geldii zaman, onu hep yle perdenin arkasnda uslu uslu otururken buldu. Oda kapkaranlkt. Delikanl, gen kadn yere drd; yerlerde yuvarlanyor, glmelerini nlemek iin pyorlard. imdi, Kont Muffat, apkas elinde, ateler iinde yanan ban gecenin ayaz ve sessizlii ile serinleterek, ar ar Gumie-res yolunda ilerliyordu. Sonraki gnler pek ho gemeye balamt. Nana bu ocuun kollan arasnda, yeniden onbe yan yayordu. Bu ocuka sevimenin derin hazz iinde, erkeklere kar duyduu nefretin tesinde, gnlnde taptaze bir sevgi iek-leniyordu imdi. Zaman zaman yz kzaryor, tatl bir heyecanla rperiyor, glmek ve alamak geliyordu iinden. Gnl el dememi bir kzln heyecan ve kendisine utan veren istekleriyle dolup tayordu. O zamana kadar hi hissetmemiti byle bir eyi. Kk bir kz ocuu iken bir gn bir krda, bir diree balanm bir kei grmt de bu istek domutu iinde. imdi bu iftlik, kendisinin olan bu topraklar, zlemlerini ylesine amt ki yrei heyecanla dolup tayordu. Bir kz ocuunun taptaze duygularn yayordu yeniden. Akamlar btn gn ak havada yaamann tatl

  • sersemlii ve yaprak kokularnn verdii sarholukla ba dnerek, Zizi'sine kavumak iin yukarya kyor; onu yine hep yle perdenin arkasnda gizlenmi buluyordu. Bu ona bir yatl okul rencisinin kaama, kendisiyle evlenmeyi tasarlad akrabas bir ocukla sevimesi gibi geliyor, en kk bir grlt duysa korkudan rperiyor, sanki annesi babas anlayacaklarm gibi korkarken, ilk tatl denemelerin, ilk kabahatin ehvetle kark korkularn yayordu. Nana, imdi duygusal bir gen kzn hlyalarna kaptrmt kendini. Saatlerce gzlerini gkyzne evirerek ay seyrediyordu. Bir gece, btn ev uykuya dald zaman Ge-orges'la baheye inmek aklna esti. Kollarn birbirinin beli- EMILE ZOLA 189 ne dolayarak aalarn altnda gezindiler; otlarn stne uzandlar, vcutlar ile srsklam olmutu. Bir gn de odadayken, derin bir sessizlikten sonra, ocuun boynuna sarlarak lmekten korktuunu sylyor, hkrarak alyordu. Sk sk da, halasndan rendii, ieklerden ve kulardan sz edilen bir arky hafif bir sesle sylyor; sonra, gz yalar iinde Georges'u kucaklayarak, lnceye kadar kendisini seveceine yemin etmesini istiyordu. Sonra, kendisinin de kabul ettii gibi bir sr budalaca eyler yapyordu: iki arkada gibi yatan kenarna ilierek sigara tttryor, plak bacaklarn sarktarak topuklarn demenin tahtasna vuruyorlard. Ama gen kadnn yreini cokun bir sevgiyle doldurup taran Louiset'nin gelii oldu. Analk tutkusu lgnla varacak bir hal ald. Olunu gnee kartp debeleniini seyrediyor; prensler gibi giydirdikten sonra ocukla birlikte otlarn stnde yuvarlanyor, hemen ardnda da Louiset'nin kendisininkine bitiik odada yatmasn istiyordu. Bu oda da, Bayan Lerat kr havasnn etkisiyle, srtst yatar yatmaz horlamaa balamt. Bebein Zizi'ye hi zarar dokunma-mt. imdi Nana iki ocuu olduunu sylyor, ikisini de ayn efkatle seviyordu. Geceleyin, belki on kere Zizi'den ayrlarak kk olann iyi uyuyup uyumadna bakmak iin bitiik odaya gidiyordu. Tekrar yanna dnnce de, Zi-zi'yi ayn ana sevgisiyle sevip okuyordu. Tpk uyutulan bir bebek gibi kendini onun kollarna brakyordu, bu koca olanda. Nana bu yaantdan o kadar holanmt ki, kyden hi ayrlmamasn istiyordu. Georges'un. Herkesi balarndan savp, bir arada yaayacaklard. Gn douncaya kadar bin bir tasar kuruyor, kr iekleri toplamaktan yorgun dp derin bir uykuya dalan Bayan Lerat'nn horultularn duymuyorlard bile. Bu tath yaant bir hafta kadar bylece srp gitti. Kont Muffat her akam geliyor, yz i, elleri ateler iinde yanarak dnyordu. Bir akam eve alnmad da, Steiner Paris'e gitmek zorunda kalmt. O gn konta Nana'nn hasta olduunu sylediler. Georges'u aldatma dncesi Na- 190 NANA na'y her gn biraz daha fazla isyan ettiriyordu. Nasl aldatabilirdi bu kadar masum, stelik de kendisine bylesine inanan bir ocuu! Bu onu tiksindirirdi kendinden. Btn bu maceray, hi ses karmadan, dudak bkerek seyreden Zoe bizim hanm akln karm, diyordu iinden. Altnc gn bir sr misafir bu ak masaln yarda braktrd. Nana bir ok kimseleri davet etmiti, ama gelmeyeceklerini umuyordu. Bu yzden, bir gn leden sonra bir otobsn bahe kapsnn nnde durduunu grnce hem kzd hem de aakald. Charles ile Henri'nin ellerinden tutarak arabadan ilk inen Mignon : - - te geldik! diye bard. Ardndan da, otobsten inen bir sr kadnn ellerinden tutarak Labordette grnd: Lucy Stewart, Caroline Heqmet, Tatan Nene, Maria Blond da gelmilerdi. Nana hepsinin bu kadar olduunu umuyordu. Ama basamaktan atlayan la Faloise, titreyen kollarn ap Gaga ile kznn inmesine yardm etti. Bylece gelenlerin says onbiri bulmu oluyordu. Bu kalabal yerletirmek bir mesele oldu. La Mignotte'da be misafir odas vard. Birinde Bayan Le-rat ile Louiset yatyordu. En byn Gaga ve la Faloise ailesine ayrdlar: yandaki tuvalet odasnda Amelie bir sedirin stnde yatacakt. Mignon'la ocuklarna nc oda verildi. Labordette drdncye yerleti. Geri kalan tek oda da yatakhane haline getirildi: burada da Lucy, Caroline, Tatan ve Maria yatacaklard. Steiner de salonundaki divann stnde. Misafirleri yerletikten sonra, bunlarn gelilerine ok cam sklan Nana imdi ato sahibi rolnde pek memnun grnyordu. Kadnlar la Mignotte'un gzelliini ballandra ballandra anlatyorlar, insann ban dndren bir iftlik bu ekerim! diyorlard. Ayrca Paris'in havasndan bir eyler getirmilerdi; son haftann dedikodularn da anlatyorlard. Glerek, bararak, birbirlerinin dizine vurarak konuuyorlard hep bir azdan. Nana'nn aklna Bordenave geldi. Kim bilir ne demiti byle ka iin?

  • EMLE ZOLA 191 Yo, fazla bir ey sylememiti. Jandarma ile getirteceim bu Nana'y filn diye sylendikten sonra, yerine o akam, baka bir aktrisi, Sarn Vens rolne kartmt. u kk Violaine'de iyi bir baar kazanmt bu rolde. Bu haber Nana'y dndrd. Saat ancak drt vard. Misafirler kp bir dolasak, dediler. Nana : - Biliyor musunuz, geldiiniz srada ben patates toplamaa gidiyordum; dedi. Bunun zerine hepsi, elbiselerini bile deitirmeden patates toplamak istediler. Ho bir elence olmutu bu onlar iin. Bahvanla iki yanamas iftliin ta br ucundaki tarlaya gitmilerdi. Kadnlar yere melip yzkl parmaklaryla topra eeleyerek patates aryor bulunca da, en byk patatesi ben buldum diye vnyorlard bararak. Onlara bu o kadar elenceli gelmiti ki. Ama en byk baary kazanan Tatan Nene oldu. Genliinde o kadar ok patates toplamt ki kendinden geerek yapyordu bu ii ve tekileri beceriksiz bularak t vermeye balad. Erkekler daha gevek alyorlard. Mignon, krda bulunmasndan yararlanarak ocuklarnn eitimine vermiti kendini: onlara Parmentier'yi anlatyordu. Akam yemei lgnca bir nee iinde geti. Bol bol yenilip iiliyordu. Kadnlar kahvelerini ierken birer de sigara tttrdler. Bir cmb havas iinde salondan taan grltleri, akamn sessizlii iinde darya tayordu. Evlerine dnen kyller durup balarn evirerek klar iindeki kke bakyorlard. Nana : - Ah, yarndan sonra gideceinize ok canm sklyor; ama yine de bir elence dzenleriz; diyordu. Ertesi gn pazard. Yedi kilometre tedeki eski Cha-mont manastrnn harabesini grmeye karar verdiler. le yemeinden sonra Orleans'dan be araba gelerek misafirleri gtrecek, saat yedi de la Mignotte'a dnlecekti. 192 ' NANA Kont Muffat o akam da her zamanki gibi tepeyi ap bahe kapsnn ngran almt. Ama pencereden taan aydnlk ve yanklanan kahkahalar karsnda arp kald. Mignon'un sesini tanyarak kkte misafirler bulunduunu anlad. Bu yeni engel onu bsbtn ileden kartt. Kkten uzaklarken, bir daha sefere her zora ba vurmaya karar vermiti. Georges, kk bir kapdan, eve giderek, yavaa duvarlara srtne srtne Nana'nn odasna kt. Yalnz gece yarsndan sonraya kadar bekledi. Nihayet Nana, grnd. yice sarho olmutu. Her zamankinden daha anaca bir efkat ve sevgiyle doluydu yrei. tii zaman deta srnaklk derecesinde bir sevgi ihtiyac duyuyordu. Bunun iin Georges'un da Chamont manastrna gelmesini istiyordu. ocuk, grlmekten korkarak kar duruyordu buna. Eer onu Nana ile arabada grrlerse bu iren bir dedikoduya yol aard. Ama Nana iki gz iki eme alayarak, terk edilmi bir kadn gibi grltyle dert yanmaya balaynca, delikanl kendisini teselli ederek, gezintiye katlacana kesinlikle sz verdi. Nana : - Demek beni ok seviyorsun yle mi? Tekrar et bakaym beni ok sevdiini. Haydi! Sevgili aslanm benim; lrsem, ok zlr msn? Fondettes'de, Nana'nn komuluu evin hayatn alt st etmiti. Her gn le yemeinde, iyi yrekli Bayan Hu-gon, dnp dolap sz hep bu kadna getiriyor ve bahvanndan duyduklarn anlatyor; yosmalarn pek onurlu burju^ va hatunlar zerindeki etkisine o da kaplarak bu saplantdan kurtaramyordu kendini. O kadar ho grr olduu halde, bir felket olacakm gibi belirsiz bir duyguyla, deta isyan ediyor, ileden kyordu. Bu kadnn o dolaylarda varl, kafesinden kam bir vahi hayvan tehlikesi varm gibi her akam korku veriyordu yreine. Bu yzden de, hepsinin la Mignotte'un etrafnda dolatklarn syleyerek misafirlerine atyordu. Kont de Vandeuvres', ba ak bir kadnla glerek sokakta grdklerini anlatt. Ama kont kendini savunarak Nana ile beraber olmadn syledi. nk EMLE ZOLA 193 Lucy idi bu kadn ve kendisine nc bir prensi nasl kap dar ettiini anlatyordu. Marki de Chouard, doktorunun kendisine yrmeyi salk verdiini sylyordu. Bayan Hu-gon Daguenet ile Fauchery'ye kar hakszca davranmaktayd. zellikle bunlardan ilkinin le Fondettes'ten hi ayr.il-d yoktu; artk Nana ile yeniden iliki kurma tasarsndan vazgemi Estelle'e saygl bir ilgi gstermeye balamt. Fauchery de Muffat ailesinin kadnlarndan ayrlmyordu. Sadece bir kere, Mignon'a bir patikada rastlamt. Adam kucana iek doldurmu, bitkiler zerine bilgi veriyordu ocuklarna. El sktktan sonra birbirlerine Rose hakknda haber vermilerdi. kisi de o sabah Rose'den mektup almlard; salnn iyi olduunu

  • yazyordu, ayrca bir sre daha orada kalarak kr havasndan yararlanmalarn rica ediyordu. Btn misafirleri arasnda Bayan Hugon'un atmad Kont Muffat ile olu Georges'du. Orleans'da ok nemli ileri olduunu syleyen Muffat bu srtn pein- Iden gidemezdi. Georges'a gelince, yavruca iyice merak etmeye balamt; her gece o kadar ok ba aryordu ki, ancak sabaha doru uyuyabiliyordu. Kont her gn leden sonra evden gidiyor, Fauchery ide yaverlik ediyordu Kontes Sabin'e. Parkta gezintiye k-itklar zaman kadnn emsiyesiyle, alr kapanr iskemlesi-TI tayordu. Bundan baka o kk gazeteci tuhaflklaryla da elendiriyordu kontesi. Bylece kr hayatnn kolaylatrd bir yaknlk havasna sokmutu gen kadn. Sabine, yeni bir genlie kavumu gibi, bu gencin kendisine hibir zarar dokunmayan, grltl alaylarndan pek holanyordu: Sonra, bir an bir alln ardnda yapayalnz kalnca, gz gze geliyor, glerken birden ciddileiyor, baklar durgun-layordu, birbirlerinin duygularn anlam gibi. Cuma gn, sofraya bir takm daha koymak gerekmiti. B. Theophile Venot gelmiti. Bn. Hugon, onu, geen k Muffat'larda davet ettiini hatrlad. Srtn kamburlatr-yor, alak gnll bir adam babacanl taknarak kendisine gsterilen, stne titrenircesine saygya kaytszm gibi grnyordu. Kendini unutturmay baarnca, sofraya so- 194 NANA ukluk geldii zaman azna att bir ekeri kemirip dururken, bir yandan Estelle'e ilek ikram eden Daguenet'yi szyor, bir yandan da Fauchery'nin kontesi pek elendiren bir fkrasna kulak kabartyordu. Kendisine bakan olduu zaman da hemen o sakin glmseyii beliriyordu yznde. Sofradan kalktktan sonra, koluna girerek kontu parka gtrd. Annesinin lmnden beri onun stnde byk bir etkisi olduu biliniyordu. Eski noterin, kontun evindeki egemenlii zerine acayip hikyeler anlatlrd. Bu adamn geliinden can sklm olan Fauchery, Daguenet ile Geor-ges'a, nasl zengin olduunu anlatyordu: Cizvitler vaktiyle B. Venot'ya byk bir dava vermiler. Dediine gre bu tatl bakl iyi yzl efendiden adam, papazlarn her trl dalavereli ilerine let oluyormu. Bu hikye, Daguenet'yi de Georges'u da gldrmt; nk ihtiyar, byle iler evirmeyecek kadar budala buluyorlard. Venot'nun byle kark ilere giren, papaz snfnn leti olan bir adam olabilecei dncesi pek komik bir ey geliyordu onlara. Ama Kont Muffat ihtiyarn kolunda tekrar dnd zaman hepsi sustular. Kontun yz sapsaryd ve gzleri alam gibi kzarmt. Fauchery, alayl alayl: - Hi phe yok, cehennemden; sz etmilerdir; diye fsldad. Bu sz duymu olan Kontes Sabine ban evirdi, Fauchery ile gz gze geldiler; daha ileri gitmeden, uzun uzun baktlar. Genel olarak, le yemeklerinden sonra, zemin katnn bir ucundaki taraada oturuluyordu. Ova uzanp gidiyordu nlerinde. Pazar gn pek tatl bir hava vard. Saat ona doru yamur yaacak diye korkmulard ama, gkyz tamamyla almadan st rengi bir sisle, gne nlarnn ser-pintileriyle altn zerreciklere brnmt. O vakit bayan Hugon, taraann kk kapsndan kp, Gumieres taraflarnda Choue'ya doru bir gezintiye kmalar fikrini ortaya att. Altm yanda olduu halde hl pek evik olduu iin, yrmeyi severdi. Kald ki araba isteyen de olmamt. Bylece olduka dank bir halde, rman stndeki EMLE ZOLA 195 tahta kprye kadar gelindi. Fauchery ile Daguenet, Kont Muffat'nn kars ve kzyla nden gidiyorlard; arkalarnda da Kont ve Marki Bayan Hugon'la birlikte geliyorlard. Vandeuvres ise en arkadayd. Yznden can sknts okunuyordu; bir puro tttrerek yryordu. B. Venot admn kh sklatrp kh yavalatarak, her eyi dinlemek istiyormu gibi, yznden hi eksik olmayan o glmseyiiyle bir gruptan tekine gidiyordu. Bayan Hugon : - Zavall Georges'cuum Orleans'da imdi. Artk evin- den kmayan u ihtiyar doktor Tavernier'ye kendini gstermek iin gitti... Evet daha siz kalkmamtnz, saat yediye gelmemiti yola kt zaman. Eh, bu onu avutur hi olmazsa. Ama bir an sustuktan sonra : - A! Neye durdular bizimkiler kprnn stnde? diye sordu. Gerekten de, Daguenet ve Fauchery ile yanndaki kontesle kz, nlerine bir engel km gibi duraklamlard. Oysa yol akt. Kont :

  • - Yryn! diye bard. Yerlerinden kmldanmamlard: arkadan gelenlerin gremedii bir eye bakyorlard. ki taraf sk kavak aalaryla rtl yol bir dneme meydana getiriyordu. imdi, tekerlek grltleri, kahkahalar ve krba aklamalar duyuluyordu. Birdenbire tek sra halinde be arabann gelmekte olduu grld. Arabalarn ii, tklm tklm doluydu dingiller krlacakt nerdeyse. Pembe, mavi, ak renk kata elbiseleri neeli bir hava yaratarak dalgalanyordu arabalarn dna taarak. Bayan Hugon ararak : - Bu da nesi? dedi. Sonra yolun bylece kapatlmasna fena halde kzarak, 196 NANA - Ah! Yine bu kadn, diye mrldand. Yryn, yryn, unlara aldr ediyormu gibi... Ama, yrmeye vakit bulamadlar. Nana ile ahbaplarn Chamont harabelerine gtren be araba, tahta kprye girmiti bile. Fauchery, Daguenet ve kontesle kz geri giderken tekiler de yolun kenarna sralanmlard. Bu pek renkli bir geit oluyordu. Arabalardaki kahkahalar durmutu; iindekiler, merakla yzlerini eviriyorlard. Yerdekiler-le arabadakiler birbirlerini tanmaya alarak yzlerini szyorlard. Birden ortala bir sessizlik kt, yalnz atlarn nal sesleri duyuluyordu. lk arabada, Maria Blond ile Ta-tan Nene, desler gibi kurulmular, etekleri tekerleklerin stnde uuurken, yaya giden u kibar kadnlara kmseyerek bakyorlard. Arkadaki arabann btn bir srasn Gaga, la Faloise' bir keye sktrarak doldurmutu; gen adamn sadece kaygl burnunun ucu grlyordu. Sonra da Caroline Hequet, Labordette, Lucy Stewart, Mignon ile iki olu geliyordu. En arkadan gelen paytona Nana kurulmutu Steiner'le birlikte. Karsnda alr kapanr kk sraya Zizi ilimi, bacaklarn gen kadnn bacaklarnn arasna sokmu oturuyordu yavrucak. Kontes, Nana'yi hi tanmam gibi grnerek : - Bu son araba deil mi? diye Fauchery'ye sordu. Faytonun tekerlei nerdeyse elbisesine srtnecekti eer bir adm geri ekilmeseydi. Nana ile Kontes gzlerinin iine bakarak, derin derin szdler birbirlerini. Erkeklere gelince ok iyi hareket ettiler. Fauchery ile Daguenet, ok souk davranarak arabadakilerden hibirini tanmam gibi yaptlar. Marki, arabadaki kadnlarn bir muziplik yapmasndan korkarak yerden kopard bir otu parmaklarnn arasnda ezip duruyordu. Yalnz biraz ayr duran Vandeuv-res, geerken kendisine glmseyen Lucy'ye gz krpmt. Kont Muffat'nn arkasnda duran B. Venot : - Dikkat! dedi. Kont imdi nnden geip giden Nana'nn ardndan zntyle bakakalmt. Kars yava yava ban evirerek EMLE ZOLA 197 onu szd. Adam, sanki uzaklaan atlar nallaryla yreini skp gtryormu gibi ba nde yere bakyordu. Kederinden haykracakt nerdeyse. Georges'u, Nana'nn eteinin dibinde grnce her eyi anlamt. Bir ocuktu bu! Nana'nn bir ocuu kendisine tercih etmi olmas fena halde sarsmt adam. Steiner'e nem verdii yoktu, ama bu o- . cuk! Bayan Hugon nce Georges'u tanmamt. ocuk araba kprden geerken, Nana'nn dizleri engel olmasayd kendini rmaa atacakt. Sonra, btn vcudu buz kesilerek, kazk gibi dimdik olduu yerde kald. Kimseye bakmyordu. Belki de grmezlerdi onu. Annesi birden : - Aman Allahm! diye bard. Bakn Georges bu kadnla! Arabalar birbirlerini tanyan fakat selmlamayan bu insanlarn iine dtkleri can skntl havay geride brakarak geip gitmiti. Bu kadar ksa sren bu tehlikeli karlama sanki hi sonu gelmeden srp gidecekti. imdi tekerlekler daha hzl dnerek, ak havayla kanlar bsbtn kaynayan kadnlar uurup gtryordu. Elbiselerinin ular rzgrda uuuyordu; kahkahalar yeniden balamt. Balarn geriye evirip yolda somurtup kalan bu kibar insanlarla alay edip glyorlard. Nana geriye baknca, onlarn kpry gemeyerek geriye dndklerini grmt. Bayan Hugon, Kont Muffat'nn koluna yaslanmt. yle derin bir keder iindeydiler ki, teselli etmek iin kimse bir ey sylemee cesaret edemiyordu. Nana, teki arabadan sarkan Lucy'ye : - Baksanza kuzum, diye seslendi; Fauchery'yi grdnz m ekerim? Bana kt bir oyun oynamak m istiyor yoksa? Pahalya detirim ona bunu ben! ya Paul'e ne dersiniz? Ne kadar iyi davranrm ona kar! Dorusu ok nazik nsanlarm! Bu adamlarn hareketlerini pek drst bulduunu syleyen Steiner'e fena

  • halde att. Demek, apkalarn karp selm vermelerine bile lyk deildi yle mi? 198 NANA Dadan inen bir yabani bile bunlarn yapt kabal yapmazd? Teekkrler! Hani Steiner de onlardan geri kalmazd, bir kadna, her zaman selm vermek gerekirdi. Lucy, tekerlek grltleri arasnda bararak sordu : - Kimdi o uzun boylu kadn? - Kontes Muffat; diye Steiner cevap verdi. Nana : - Bak hele! pheleniyordum zaten; dedi. Eh, azizim, istedii kadar kontes olsun... Siz onun yle azametli grnmesine bakmayn. Bahse girerim ki, Fauchery denilen ylanla yatyordur bu kadn. Mutlaka yatyordur. Bir kadnn gznden kamaz bu. Steiner omuz silkti. Bir gn ncesinden beri keyifsizlii gittike artyordu; ald baz mektuplar zerine ertesi sabah gitmek zorundayd; hem sonra salondaki divan zerinde yatmak iin yazla gitmek pek i ac bir ey deildi. Nana, Georges'u hep yle katlp kalm, benzi sararm oturur grerek: - Hele bakn u yavrucuun haline! dedi. Delikanl nihayet kekeleyerek : - Annem beni tand m dersiniz? diye sordu. - O, hi phe yok. Bard seni grnce... Dorusu ya bu benim kabahatim. Gelmek istemiyordu, ben zorladm onu... Dinle Zizi. Annene bir eyler yazaym m? ok sayg deer bir hah' var. Ona seni daha nce hi grmediimi filn... Bugn Steiner'in seni getirdiini yazarm ona. ok kayglanan Georges : - Hayr, hayr yazma. Kendim yoluna koyarm bu ii ben. Hem sonra canm ok skarlarsa eve dnmem. Byle diyordu ama, akama uyduracak bir yalan bulmak iin dnceye dalmt. Be araba imdi ovada iki ya-n gzel aalarla evrili dz ve sonu gelmeyen bir yolda terliyordu. Kadnlar yine, bu acayip grnm haline glen rabaclarn arkasndan bir arabadan tekine seslenip duru- EMILE ZOLA 199 yorlard. lerinden birinin aklna ayaa kalkmak esiyor, yannda oturana dayanarak duruyor, sonra bir sarsntyla yerine kveriyordu. Caroline Hequet, Labordette'le derin bir konumaya dalmt. kisi de, Nana aya kalmaz iftliini satar, diyorlard. Caroline buray el altndan bedava denilecek bir paraya satn alma iini Labordette'e yklyor-du. Bunlarn karsnda oturan la Faloise, ak bana vurmu. Gaga'nn kan oturmu gerdanna yetiemeyerek, srtn pp duruyor ve dudaklarnn altnda kadnn elbisesi hrdyordu. Annesinin byle gznn nnde plp durmasna sinirlenen Amelie, yetiir artk diye bard. teki arabada Mignon, Lucy'nin azn hayretten ak brakmak iin ocuklarndan bir La Fontaine masal sylemelerini istemiti. Henri ok yetenekliydi bu konuda. Hi duraklamadan bir solukta okuyuveriyordu. Maria Blond ise u Tatan Nene hdn dinlemekten usanmt. Kzn enesi hi durmuyor, Parisli kremaclarn kola ve safran kartrarak yumurta yaptklarn anlatyordu. Bu kadar uzak myd gidilecek yer? Hl bu yolculuk sona ermeyecek miydi? Bu soru arabadan arabaya aktarlarak Nana'nn kulana kadar geldi. O da arabacsna dantktan sonra : - Bir eyreklik daha yolumuz var... u aalarn ardndaki kiliseyi gryorsunuz deil mi? diye bard. Sonra : - Biliyor musunuz, galiba Chamont atosunun sahibi olan kadn Napoleon zamannn yosmalarndanm. Pek hovarda bir kadnm. Joseph syledi, Piskoposlukta alan uaklardan duymu. imdi dine vermi kendini. - Neymi ad? diye Lucy sordu. - Bayan d'Anglars. Gaga : - Tanrm kendisini rma d'Anglars'd ad. Arabalar giderken kadnlar birbirlerine, atlarn nal sesleri arasnda bararak bu kadn hakkndaki dncelerini sylyorlard. Gaga'y grebilmek iin balarn uzatmlard. Maria Blond ile Tatan Nene dizlerini oturulacak yere dayayp araya kabaca lflar da kartrarak sorular soru- 200 NANA yor, bu kadn tanyormu. Bu da onlara btn bu gemi gnlere kar bir sayg duygusu veriyordu. Gaga szne devam ederek : - E, gentim o zaman, dedi. Ama bugn gibi hatrlyorum bu kadnn geiini... Evindeyken pek iren bir ey olduu sylenirdi. Ama arabasnda kurulup giderken ss grlecek eydi. Hele onun iin anlatlan

  • akla durgunluk verecek hikyeler... Bir sr pis iler ve ktlk... Eh bir atosu olmas artmyor beni. Hani sadece bir adama iki kelime fsldasa soyup sovana evirirdi. Ah! Demek rma d'Anglars hl yayor! Eh, tontonlarm en azndan doksannda olmal imdi. Birden btn kadnlar ciddileiverdiler. Doksan yandaym! Lucy, iimizden hibirimiz yaayamayz bu yaa kadar! diye bard. Hepsi de ypranm eylerdi. Hem sonra Nana kocakar olmak istemediini syledi; hi de ho bir ey deildi bu. Konumalar arada bir atlar canlandrmak iin arabaclarn kamlarn aklatmalaryla kesiliyordu. Sonra baka bir konuya getiler. Lucy, Nana'nn da ertesi gn kendileriyle birlikte Paris'e dnmesini istiyordu. Sergi kapanacakt. Kadnlar Paris'e dnmek istiyorlard. Tiyatro mevsimi umutlarnn stnde iyi gitmiti. Ama Nana diretiyordu dnmemek iin. Tiksiniyordu Paris'ten; bu kadar erken ayak basmak istemiyordu oraya. Steiner'e aldr etmeden, bacaklaryla Georges'un dizlerini skarak : - yle deil mi canm, biz kalrz; diyordu. Arabalar birden durdu. Yolcular, bir tepeciin nndeki bo bir alanda indiler. Arabaclardan biri kamsyla, aalar arasndaki eski Chamont manastrnn harabesini gsterdi. Byk bir hayal krklna uramlard. Kadnlar buraya bouna geldiklerini sylediler: zeri brtlenlerle rtl bir moloz yn ve yklm bir yarm kule. Sahiden de bunun iin iki fersahlk yol almaya demezdi. Arabac atonun parknn manastrnn biraz ilerisinden baladn, duvarlarn dibindeki dar yoldan gitmelerini salk verdi. On- EMILE ZOLA 201 lar gezip dolarken arabalar kyn meydannda bekleyecekti. Ho bir gezinti olacakt bu. Gaga yolu stndeki bir bahe kapsnn nnde durarak: - rma kendini iyi koruyor; dedi. Hepsi, sessizce parmaklkl kapy rten sk alla baktlar. Sonra dar yolda, duvarn dibinden yryerek ilerlediler; yksek dallar birbirine kavuarak yeil bir kubbe meydana getiren byk aalan hayranlkla seyrediyorlard. dakika kadar sonra karlarna yeniden bir parmaklkl kap kt. Buradan yemyeil bir imenlik grnyordu. ki tane yzyllk mee aac glgelerini yayyordu bu imenliin stne. nlerinde de karanlklar iinde bir koridoru andran, bir yol uzanp gidiyordu. imdi gne parlak bir yldz gibi grnyordu bu yolun ta tesinde. Bu manzara karsnda aakalmlard. nce hibir ey sylemeden seyre daldlar, sonra izlenimlerinin birer birer aa vurmaya baladlar. nce az ok kskanlkla, alayl bir eyler sylemek istediler. Ama grdkleri manzara karsnda bylenmi gibiydiler. Ne yaman kadnm bu rma! bek bek kavaklar, ardndan kayn aalar, duvarlardan sarkan sarmaklar ve btn bu aa denizinin iinden kklerin, yer yer behren atlar. Ard arkas kesilmiyordu bu lo korularn. Kadnlar atoyu grmek istediler; her dnemete yalnz aa grmekten bkmlard. ki elleriyle parmaklklara yaparak yzlerini arasna sokup bir eyler grmee alyorlard. Bu enginliin ortasnda gzlerden uzak, o gizli atoya kar ilerinde sayg duygusuna benzer bir eyler domutu. Hi de yrmedikleri halde ksa bir sre sonra yoruldular. Duvar da bitmek bilmiyordu bir trl. Her yol dnemecinde hep o gri ta izgisi uzayp gidiyordu. Kadnlardan bazlarnn sabr tkenmiti, artk dnsek, diyorlard. Ama bu gezintiden yorgunluk duyduklar lde bu ahane malik-nenin derin sessizlii karsnda duyduklar sayg artyordu. Nihayet Caroline Hequet dilerini skarak : - Ama budalaca bir ey bu bizimkisi; dedi. 202 NANA Nana omuz vurarak onu susturdu. Bir sredir, konumuyordu. Rengi solmu, ar bal bir hl almt. Birden, son dnemete, ky meydanna karken duvar da son bulmutu; ato bir eref avlusunun dibinde karlarna kver-miti. Hepsi binann ba dndrc bykl karsnda arp olduklar yere mhlanmlard. Cephesinde yirmi penceresi bulunan ato, blm halinde, etraf ta erevelerle evrili tuladan yaplmt. Henri IV. bu atoda oturmutu. Cenova kadifesiyle kapl yatayla, odas bu gn de olduu gibi duruyordu. Nana kk bir ocuk gibi iini ekerek : - Vay canna! diye mrldand. Bu srada hepsi birden heyecanlandlar. Gaga, birden, rma'nn kilisenin nnde durduunu syledi. Tanyordu onu. Kocakar, o yata olduu halde dimdikti hl. Akam duasndan klyordu. Zengin kadn bir aralk kilisenin sundurmasnn altnda durdu. Kuru yaprak rengi ok sade ve ok bol bir ipekli elbise giymiti, ihtillin korkun olaylarndan cann kurtarm bir markiz ifadesi vard yznde. Sa elindeki yaldzl byk dua kitab gnete parlyordu. Ar ar kilise meydannda ilerledi. Onbe adm gerisinden resmi elbiseli bir uak geliyordu. Kiliseden kan Chamontlu-lar ihtiyar kadn yerlere kadar eilerek

  • selmlyorlard. Yal bir adam elini pt, bir kadn nnde diz kmek istedi. an ve erefe brnm yal bir kralieydi sanki. atonun sahanlndan yukar karak gzden kayboldu. Mig-non bir ders vermek ister gibi ocuklarna bakarak: - te insan dzenli bir hayat yaarsa byle ykselir; dedi. Artk her kafadan bir ses kyordu. Labordette'e gre kadn alacak derecede dinti. Maria Blond pis bir lf etti. Lucy ise buna kzarak ihtiyarlara sayg gstermek gerektiini syledi. Sonunda hepsi, rma'nn ei grlmemi bir kadn olduunda birletiler. Tekrar arabalara binildi. Cha-mont'dan Mignotte'a kadar Nana hi konumad, iki kere dnp atoya bakt. Tekerleklerin hi deimeyen grlt- EMILE ZOLA 203 s arasnda uyuklar gibiydi; yannda Steiner'in, karsnda Georges'un bulunduunu unutmutu. Batan gnein son klar arasnda o ato sahibi kadn, sayglar ve erefler arasnda btn o gz kamatrc grn ile gznn nne geliyordu. Akamleyin, Georges, yemekte bulunmak zere evine gitti. Nana dalgnlaan annesinden af dilemesi iin gndermiti onu. Sert bir dille bunu yapmas gerektiini syledi. Birden bir aile saygs douvermiti iinde. yle ki o gece yatmaya gelmeyeceine de yemin ettirdi; kendisinin yorgun olduunu syledi; Georges'un bu ahlk dersinden ok can sklmt. Ba nde, yrei zgn annesinin karsna kt. Bereket versin askerliini yapan aabeyi Philippe gelmiti; onun bulunuu, Georges'un korktuu sahnenin ksa srmesine sebep oldu. Bayan Hugon, Georges'a gzleri yaararak bakmakla yetindi. te yandan ii renen Philippe, bu kadnn yanna bir daha dnerse kulaklarndan yakalayp getireceini syledi. Georges'un yrei ferahlamt; imdi ertesi gece ikiye doru kap Nana ile randevularn nasl dzene sokacan tasarlyordu. Akam yemeinde misafirlerin cam sklmaya balamt. Vandeuvres ayrlacan bildirdi. Lucy'yi Paris'e gtrmek istiyordu; on yldr hibir istek duymadan bant kurduu bu kzn elinden alnmas houna gitmiyordu. Marki de Chouard, burnunu tabana sokarak attrrken Ga-ga'nn kzn dnyordu. Ne kadar da abuk byyordu bu ocuklar. Lili'yi dizlerinin stnde zplattn hatrlyordu. Pek tombul bir ey olmutu bu kk kz. Kont Muffat hi konumuyordu, derin dncelere dalmt. Georges'u uzun uzun szd. Yemekten sonra, biraz atei olduunu syleyerek odasna kt. Ardndan da B. Venot seirtti. imdi yukarda yle bir sahne geiyordu: Kont Muffat, sinir krizine tutulmu, yastna kapanarak hkrklarn bomaya alrken, B. Venot, tatl bir sesle, kardeim diyerek Tanrdan yardm dilemesini sahk veriyordu. Ama adamn duyduu yoktu bu szleri; hrlyordu. Birden yataktan frlad, kekeleyerek : 204 NANA - Gidiyorum oraya... Dayanamayacam artk... dedi. Bunun zerine B. Venot : - Tanrnn istedii olur... Diye mrldand. O, iradesinin yrtmek iin her yolu kullanr; ileyeceiniz gnah da onun silhlarndan biridir. Beraberce evden ktklar srada iki glge karanlk bahe yoluna sapyordu. imdi her akam Fauchery ile Kontes Sabine, Daguenet'yi ay hazrlamas iin Estelle'in yannda brakyorlard. Caddede kont yle hzl yryordu ki B. Venot komak zorunda kalmt. Bir yandan da, soluk solua, ehvetin insan srkleyecei ktlklere kar en kuvvetli kantlar sayp dkmekteydi. teki, gecenin karanlnda, hi azn amadan uarcasna gidiyordu. La Mig-notte'un nne gelince : - Artk dayanamayacam... Haydi gidin siz buradan... dedi. La Mignotte'ta, yemekte kavga kt. Bordenave, Na-na'ya gnderdii mektupta istirahatine bakmasn sylyor, bylece kendisine pek metelik vermediini gstermek istiyordu. Kk Violaine, her akam iki defa sahneye arlyordu. Mignon, ertesi gn kendileriyle gitmesi iin ayak diretirken Nana, ileden karak, kimseden t almaya ihtiyac olmadn syledi. Hele yemekte yle gln bir arballk taslyordu ki! Bayan Lerat azndan kaba bir sz karnca, halas bile olsa, kimsenin byle irkin eyler sylemesine izin veremeyeceini bararak sylemiti. Sonra budalaca bir namusluluk nbetine tutuldu, herkesin kafasn iirerek iyi duygularn sayp dkmeye balad; oluna salam bir din eitimi verecek, kendisi de bundan sonra doru yola girecekti. Sofradakiler onun bu szlerine glerken, byk lflar ediyor, sylediine inanm bir burjuva kadnn ciddilii ile ban sallayarak insann ancak dzenli bir yaayla zenginlie kavuabileceini, bir ot minder zerinde lmeye niyeti olmadn sylyordu. teki kadnlarn can sklmt: olacak ey deil, Nana'yi deitirmiler, diyorlard. EMLE ZOLA 205

  • Ama o dncelere dalmt: hayalinde ok zengin ve herkesin sayd bir insan olarak gryordu kendini. Herkes yatmak zere odasna karken Muffat kagel-di. Labordette onu bahede grmt. Durumu anlad. Ste-iner'i uzaklatrdktan sonra elinden tutup karanlk ve uzun koridordan geirerek Nana'nn odasna gtrd. Labordet-te'in ei yoktu byle ilerde! Pek becerikli olduu kadar bakalarna yardm etmekten de zevk duyard. Nana pek amad; ama Muffat'nn kendisine kar duyduu bu gz dnmesine istekten cam sklmt. Hayatta ar bal olmak lzmd deil mi? Sevgi sama bir eydi. Hibir ey kazandrmazd insana. Sonra pek gen olduu iin Zizi hakknda kayglar vard; pek namusluca hareket etmedii doruydu. Ama Tanr bilir ya doru yola girecekti artk, onun yerine bir yaly alacakt. Kyden ayrlaca iin pek sevinen hizmetisine : - Zoe, yarn sabah erkenden bavullar hazrla, Paris'e dneceiz; dedi. O gece Muffat ile yatt, ama zevk duymad. VII ay sonra bir akam st, Kont Muffat Panorama geidinde geziniyordu. Hava pek yumuakt. Az nceki sanaktan kaanlar pasaj doldurmutu. Dkknlar arasnda skk bir kalabalk gidip geliyordu. Vitrinlerden beyaz krmz bir k seli dolup tayor; raflardaki renk renk eyalar, mcevherler, reel kavanozlar, ipekli kumalar, dmdz aynalarn nnde bir k ve renk cmb halinde gz kamatryordu. Dkknlarn renk renk klar uzaktan beyaz br kolluun iinden km erguvan renkli bir eldiven, kanl bir el gibi uzanyordu. Kont Muffat ar ar Bulvara doru yrd. Caddeye bir gz attktan sonra tekrar geri dnerek dkknlarn nnde dolamaya balad. Rutubetli ve scak hava, dar koridoru prltl bir buu ile doldurmutu. emsiyelerden damlayan sularla slanm yerlerdeki malta talar zerinde geenlerin ayak sesleri duyuluyordu. Gelip geenler, havagaz lambalarnn nda kontun soluk, durgun yzn szyorlard. Bu merakl baklardan kurtulmak iin Muffat bir kt dkknnn nnde durdu, vitrine sralanm olan eyleri, bu arada iinde iek ve manzara resimleri bulanan camdan kreleri byk bir dikkatle seyre dald. Aslnda bir ey grd yoktu, hep Nana'y dnyordu. Neden bir kere daha yalan sylemiti. Sabahleyin, Lou-iset'nin hasta olduunu, akama halasnn evine gidip ocua bakacan yazmt. Ama Muffat kukulanarak evine gitmi ve kapcdan Nana'nn tiyatroya gittiini renmiti. Pek amt buna. nk Nana'nn yeni piyeste, rol yoktu. Peki yleyse neden yalan sylemiti, ve Varietes'de bu akam ne ii vard? EMLE ZOLA 207 Yoldan geenlerden biri arpnca kont farknda olmadan kendini biblo ve bunun gibi eyler satlan bir dkknn vitrinini nnde buldu. Gzleri kk not defterleriyle sigara tabaklarna iliti. Bunlarn hepsinin bir kesinde mavi bir krlang resmi vard. Dalgn dalgn bunlara bakarken, phe yok ki Nana deiti, diye dnyordu. Kyden dn1 d ilk zamanlarda, bir dii kedi sokulganl ile yanaklarn, favorilerini perken, sen benim biricik sevgilim sin, canmn iisin diye cilveler yapyordu. Muffat'nn artk Geor-ges'tan korkusu kalmamt. Anas Fondettes'ten ayrmyordu onu. Geriye, yerini aldn sand iko Steiner kalyordu ama onun hakknda bir ey sormaya cesaret edemiyordu. Adamn yeniden korkun bir para sknts iinde olduunu Ganak tuzlalar hissedarlarna aslarak Borsa'da para szdrmaya altn biliyordu. Evinde rastlad zaman Nana, kendisine, yapt bunca masraftan sonra adam bir kpek kovar gibi kap dar etmek istemediini sylyordu. Kald ki aydr hibir ey ilgilendirmiyordu kendisini. Kann tututuran bu gecikmi ihtirasn dnda baka bir hrs, ya da kskanlk duymuyordu iinde. imdi tek bir ey hissetmeye balamt: Nana kendisine eskisi kadar yaknlk gstermiyor, sakaln pmyordu. Bu da onu kayglandrmaya balamt. Kadnlar iyi tanmayan bir erkek olarak Nana kendisinde nasl bir kusur buluyor diye dnmeye balamt. Zihni hep sabahki mektuba taklyor, tiyatroya gitmek gibi basit bir ey iin neden bu yalana ba vurduunu bir trl anlayamyordu. Kalabala katld, yeniden srklenerek pasajn bir tarafndan te tarafna geti. Bir lokantann nnde durdu. Gzleri vitrindeki tyleri yolunmam bir kula bir bala iliti. Sonra, birden silkindi, gzlerini kaldrp baknca saatin dokuz olduunu grd. Nana neredeyse kacakt; Muffat ona doruyu syletmee karar verdi. Yrrken, onu tiyatronun kapsndan alp u kede geirdikleri akamlan hatrlad. Buradaki btn dkknlar tanyor, onlarn kokusunu duyuyor, havaya yaylan gaz kokulan arasnda salam, Rus 208 NANA

  • meinlerinin kokusunu, pastac dkknlarndan yaylan vanilya kokusunu, mzikhollerin ak kaplarndan dalan lavanta kokularn duyuyordu. Kendisini tanyp, ahbapa szen soluk yzl tezghtar kadnlarn nnde de durmaya cesaret edemiyordu. Bir an gzleri, bir alay tabel arasnda, maazalarn stlerindeki dizi dizi yuvarlak pencerelere takld; sanki bunlar ilk kez gryormu gibi geldi ona. Sonra yeniden bulvara kt; bir an mola verdi orada. ncecikten yamur iseliyordu; souktan elleri dondu ve biraz toparlad kendini. imdi artk Macon yaknlarnda, arkada bayan Chezelles'de misafir kalan ve sonbahardan bu yana epey znt eken karsn dnyordu; arabalar yolda bir amur deryas iinden geip gidiyordu; kim bilir bu pis havada Macon dolaylar nasl korkun olurdu. Birdenbire kedere kaptrd kendini; bir pasaja dald; boucu bir havas vard burann; geni admlarla gelip gidenlerin arasndan yol almaya balad: Nana kukulanrsa Monmarte galerisinden svr diye dnmt birden. imdi kont tiyatronun kapsn gzlemeye balamt. Bu amur deryasnda beklemekten holanmyordu. - Siz buradasnz ha! diye kekeledi. Byk altndan glmseyen figran kzlar onun kim olduunu renir renmez korkuya kapldlar; ve bir dizi halinde kalakaldlar. Hanmlarna sust yakalanm hizmetilerin tavryla dimdik duruyorlard. Uzun boylu sarn bay uzaklat; hem gven duyuyor hem de kederli gibiydi. Nana sabrszlanarak : - Kolunuza gireyim! dedi. Yava yava yryorlard. Kafasnda bir alay ey sormay tasarlayan kont ne diyeceini bilemiyordu. lk sze balayan yine Nana oldu; hzl hzl saat sekizde teyzesinde olduunu, Louiset'i grdkten sonra bir i iin tiyatroya inmeyi dndn anlatyordu. - nemli bir i iin mi? diye sordu. Nana bir ara duraksadktan sonra : EMLE ZOLA 209 - Evet, dedi, yeni bir piyes sz konusu da. Benim de fikrimi almak istemilerdi. Muffat, gen kadnn yalan sylediini anlamt. Ama scack yumuak koluyla, koluna ylesine bir abanisi vard ki adamn btn gc kesilmiti. Bunca zaman beklemi olmasndan tr artk ne fke duyuyordu ne de kin; biricik dncesi onu byle, imdiki gibi elinde tutabilmekti. Locasnda ne yaptn ertesi gn sorup soruturacakt. Nana'nn tereddtl bir hali vard; kendini toparlamaya balayan bir insann i mcadelesini geirdii apak grlyordu. Vari-etes galerisinin kesini dner dnmez bir yelpazeci dkknnn nnde duruverdi birden. - u sedef kakmal ty yelpaze ne kadar gzel deil mi? diye mrldand. Sonra ok ilgisiz bir ses tonuyla : - Benimle eve geliyorsun deil mi? dedi. Kont arm bir halde; - Elbet de, dedi, hem artk ocuun da iyiletiine gre. Nana, piman olmutu uydurduu szleri sylediine. Kim bilir Louiset'ye yeni bir kriz gelmi olabilirdi belki; Ba-tignolles'a dneceinden sz etti. Ama kont da oraya birlikte gidebileceini syleyince fazla srar etmedi. Bir an tuzaa drlm bir kadnn korkun fkesini duydu iinde; ama sakin grnmek zorundayd. Teklife boyun edi; zaman kazanmak istiyordu; hi olmazsa gece yarsna doru kontu atlatabilirse iler yoluna girerdi. - Doru, bu akam bekrsn, dedi, karn yarn geliyor deil mi? Kontesten bylesine laubali sz edilmesinden biraz tedirgin olan Muffat: - Evet, yle, diye cevap verdi. Nana ona yasland, saatin ka olduunu, karlamak zere istasyona gidip gitmeyeceini sordu. Sonra maazala- 210 NANA EMLE ZOLA 211 rn vitrinleri ok ilgisini ekiyormuasna admlarn yavalatt. Bir kuyumcunun nnde durarak : - Hele u bilezie bak, ne acayip ey! dedi. Panoramalar pasajna baylrd. Genliinden gelen bir tutkuydu bu; Paris'in btn gz alc prltl eyleri, sahte mcevherler, yaldzl madeni eyalar ve mein grnl kartonlar hep bu pasajda bulunurdu. Bu pasajdan her geiinde sergilenen eya karsndan ayrlamazd bir trl; tpk genliinde yarm pabula gezdii yoksulluk yllarnda ekercilerin vitrinleri nnde kendinden getii, bitiik dkkndan ykselen bir

  • org sesini dinledii, ucuz biblolarn kck sandallar iindeki ceviz kaplama kutularn, kumatan yaplm krdanlklarn, Vendome stunlarnn ve ter-mometreli dikili talarn karsndan ayrlamad gibi. Ama bu akam perian bir durumdayd; bakyordu ama hi bir ey grmeden bakyordu. Serbest olamamas cann skyordu ve bouk bir isyan halinde iinde ykselen fkeyle aptalca eyler yapmak ihtiyacn duyuyordu. Adamlar iyi yolmutu! Prensin parasn yiyordu imdi de; bir alay ocuka kaprisleri iin avu dolusu para akp gidiyordu; kendi de bilmiyordu bu paralarn nereye gittiini. Hausmann bulvarndaki apartman dairesi bile tam denmemiti. Sadece krmz satenle kapl salon ok sslyd ve tklm tklm doluydu. Bununla beraber u ara alacakllarla ba epey dertteydi, oysa meteliksiz olduu gnler byle bir derdi yoktu; onun en ok at da bu kadar idareli hareket ettii halde nasl oluyor da bu kadar ok borcu vard. Bir aydan beri u hrsz Steiner bin frank bin bir glkle bulur oldu, o da dar atlmak tehlikesi sz konusu olunca, Muffat'ya gelince sersemin biriydi o; ne verdiinden haberi yoktu; bu cimrili-iyle ondan daha da fazlasn isteyemezdi zaten. Eer her sabah belki yirmi kez iyi hareket edeceini kendi kendine sz vermesiydi, btn bunlar nasl da yzst brakrd. Her sabah Zoe akllca davranmak gerek derdi; kendisinin de dini bir hatras vard zaten; Chamont'un ahane grn- ts her gn biraz daha byyor, her gn biraz daha onun yardmn diliyordu. te bundan tr, fkeden tir tir titredii halde kendini tutmu ve kontun kolunda, gittike sey-rekleen gelip gidenler arasnda, o vitrinden bu vitrine gidiyordu. Darda kaldrmlar kurumaktayd; galeriye dalan serin rzgr, camlar altnda scak havay nne katp spr; yor, renkli fenerlere, bu bir sra dizilen gaz klarna, yanan bir enlik fieini andran kocaman yelpazeye sknt veriyordu. Lokantann kapsnn stndeki fenerleri sndryordu garson; bo ve l l dkknlardaki tezghtan kadnlar gzleri ak uyur gibiydiler. Son sergiye gelmilerdi; biskviden yaplm ve bir ayan gller arasnda gizli bir yuvaya uzatan bir tazy gren Nana : - Aman ne eker ey! dedi. Nihayet pasajdan ayrldlar; arabaya binmek istemedi Nana. Hava ok gzel, diyordu; zaten acele edecek bir eyleri de yoktu; eve kadar yrmek ok ho olurdu. ngiliz kahvesinin nne gelince ieri girmek istedi; istiridye yiyecekti; Louiset'nin hastalndan tr sabahtan beri lokma girmemiti azna. Muffat kar koyamad bu istee. Daha Nana ile gezip tozduunu kimse bilmiyordu; zel bir oda istedi, ve koridor boyunca da abucak svp geti. Nana orann yabancs olmadn belli eden bir yryle ardndan gidiyordu; tam bir odaya dalacaklar srada, garsonun kapsn ak brakt bir salondan glmeler, barp ar-mlar ykseldi; ierden hzla bir adam kt dar. Dague-net'ydi bu. - O! Nana burada ha! diye bard. Kont abucak odaya dalvermiti, ama kap yar aralkt; kamburlaan srt grnrken Daguenet gz krparak alayc bir ses tonuyla : - Vay canna! dedi, Tuilerie mi kaldryorsun bunlar imdi de! Nana glmsedi, parman dudana gtrerek susmas iin yalvard. ok yakkl, ok mutlu grnyordu; o ki- 212 NANA bar kadnlarn yannda kendisini grmezlikten gelme alakln gstermesine ramen burackta bu adama yine de sevgi ile bakyordu. Ahbapa bir ses tonuyla : - E... ne var ne yok bakalm! dedi. - Yola giriyorum artk. Sahi sylyorum, evleneceim. Acdn gsteren bir tavrla omuz silkti Nana. Ama o bir yandan akalarken bir yandan da szlerine devam ediyor, hi olmazsa temiz bir delikanl olarak kalabilmek iin kumarda kazanp bayanlara iek gndermek iin deil diyordu. yzbin frankn bir buuk yl iinde eritmiti. in pratik yann dnyordu; drahomas ok olan bir kadnla evlenecek, sonra da babas gibi vali olacakt. Nana bu szlere inanmyor, glmsyordu, bayla salonu iaret ederek - Kim var yannda? dedi. - O... btn ete orada diye cevap verdi gen adam; bir anda tasalarn unutarak. Dn bir kere, Leo, Msr yolculuunu anlatyor. yle elenceli ki! Hele bir banyo hikyesi var ki... Hikyeyi anlatt. Bu gecikme houna gidiyordu. Nana ile yan yana duruyorlard koridorda. Alak tavanda gaz lmbalar yanyor, duvar kaplamalarndan belli belirsiz bir yemek kokusu yaylyordu etrafa. Ara sra, salondan ykselen grlt ok artt zaman biribirlerinin szlerini duymak iin yzlerini iyice yaklatryorlard. Her yirmi saniyede bir, eli tabak dolu geen bir garson bu engelle karlayor ve onlar

  • tedirgin ediyordu. Ama onlar, szlerine hi ara vermeden duvara iyice yapyor bu grlt patrt bu itip kakma arasnda, sanki kendi evlerindeymi gibi rahata konuuyorlard. Gen adam, Muffat'nn girdii odann kapsn iaret ederek : - Baksana! dedi. EMLE ZOLA 213 kisi de gzlerini kapya evirdiler. Kap hafif hafif alp kapanyordu, bir insann soluu kmldatyor gibiydi. Sonra yavaa hi grlt kmadan kapand. Sessizce gltler. Orada yalnz kalan kontun halini grmeliydi imdi. - Ha! Aklma gelmiken soraym, Fauchery'nin benim hakkmda yazd makaleyi okudun mu? - Evet, Altun Sinek, diye cevap verdi Daguenet; ama seni zmemek iin sz etmedim ondan. - zmek mi? Neden? Uzun bir makale bu. Nana, Figaro'da kendinden sz edilmesinden pek ho-lanmt. Eer gazeteyi kendisine getiren berberi Francis baz aklamalarla bulunmasayd, bunun kendisi iin yazlm olduunu anlamayacakt bile, Daguenet, o her zamanki alayc tavryla, byk altndan glerek gen kadn szyordu. Pek l mademki kendisi memnundu, ona neydi bundan. ki elinde birer dondurma kabyla ilerleyen bir garson ikisinin arasndan : - Affedersiniz! deyip geti. Nana, Muffat'nn kendisini bekledii salona doru bir adm att. - Tamam! Allahsmarladk, hadi boynuzluna git bakalm! dedi. Yine durdu Nana. - Neden boynuzlu dedin ona? - Boynuzlu da ondan. Nana, bu sz ok ilgisini ekmi gibi gelip duvara srtn dayad. - O!., dedi sadece. - Ne o! Yoksa bilmiyor muydun bunu? Kars Fauchery'nin metresi sevgilim... Bu i o yazlkta balam olmal... Biraz nce Fauchery buradayd; ben geldiim srada o da gidiyordu. Sanrm bu akam randevular var. Bir yolculuk icat ettiler. 214 NANA Nana'mn heyecandan dili tutulmutu. En sonunda bacana vurarak : - Ben de kukulanmyor deildim bundan, dedi. Geen gn onu yolda grr grmez kestirmitim bu ii... Demek namuslu bir kadn da kocasn aldatabiliyor ha! Hemde u aalk Fauchery ile! Kim bilir neler retir ona. - Yok canm! dedi. Daguenet haincesine; bu ilk denemesi deil ki. Kim bilir belki Fauchery kadar bildii vardr onun da. Nana tiksinmiesine bararak : - Sahi mi!... Ne gzel rnek! Ne pis ey! dedi. Eli ie dolu bir garson, affedersiniz diyerek aralarndan geti. Daguenet, Nana'nn elini tuttu. Kadnlar kendine eken o billur gibi sesiyle : - Allahsmarladk sevgilim... Biliyorsun seni hep seviyorum., dedi. Elini ekti; szleri salondan ykselen bravo sesleri arasnda kaybolup gitmiti; salonun kaps kmldyordu hep. - Hadi canm sende... Bitti o i artk... Ama zarar yok. Bugnlerde bize urarsan, konuuruz. Sonra isyan eden bir burjuva kadnnn tonuyla : - Ah... demek boynuzlu ha!... ok can skc bir ey bu. O kadar tiksinirim ki boynuzlulardan, diye sylendi. Salona girdii zaman dar bir divana oturmu olan Muf-fat'nn yznn bembeyaz olduunu ve sinirden ellerinin tir 'tir titrediini grd. Hi sitem etmedi kendisine. Nana ise bir yandan tiksiniyor ve bir yandan acyordu bu adama. Bu zavall adam hayaszcasna aldatyordu demek kars! Boynuna sarlmak, onu avutmak istiyordu. Ama ne de olsa sersemin biriydi bu adam kadnlar karsnda; belki de akln bana toplard. Ama acma duygusu ar bast. stiridyeleri yer yemez onu brakp gitmei tasarlamt; gitmedi, ingiliz Kahvesi'nde sadece bir eyrek saat kaldlar ve birlikte Ha- EMILE ZOLA 215

  • usmann'daki eve gittiler. Saat onbirdi; nasl olsa gece yars obuadan ona yol vermenin bir aresini bulurdu. Ama yine de temkinli olmay dndnden bitiik odadaki Zoe'ye baz emirler verdi. - Sen gzetlersin, eer teki hl yanmda ise grlt etmemesini tembih edersin. - Peki ama nereye oturtaym onu bayan? - Mutfakta oturt. Bylesi daha emin. Odada Muffat soyunmaya balamt bile. Ocakta ate alev alev yanyordu. Pelesenkten yaplm mobilyalar, duvar kaplamalar, gri zerine iri mavi iekli kuma kapl koltuklaryla hep ayn odayd. ki kez Nana bu oday yeniden demek istemiti; birincisinde siyah kadife, ikincisinde de stnde iri pembe iekler bulunan beyaz satenle. Ama Steiner buna raz olur olmaz da bunun yiyecek parasndan kaca da ortadayd. Sadece minenin nne bir kaplan derisiyle tavana kristal bir gece lmbas takmaya heves etmiti. Odada kapanp yalnz kaldklar zaman : - Uykum yok, ben yatmayacam, dedi Nana. Hi kimse tarafndan grlmediine emin olan insanlarn rahatlyla kont boyun eiyordu ona. Biricik kaygs kadn gcendirmemekti. - Nasl istersen, diye mrldand. Bununla beraber atein karsna geip oturmadan nce ayakkablarn kard. Nana'nn en byk zevklerinden biri de aynal dolabn nnde soyunmakt; plak ayaklarn seyreder sonra gmleini karr; rlplak kalnca her eyi unutur, uzun uzun kendini seyre dalard. Vcuduna, sateni andran cildinin yumuaklna belinin inceliine baylrd; kendisine duyduu bu derin akla arlar, ciddileir, dikkat kesilirdi. Bazen berber kendisini bu durumda grrd; o hi ban evirmezdi. O zaman Muffat kzar, Nana da aard buna. Ne oluyordu bu adama? Bakalar iin deil, kendisi iindi bu. 216 NANA O akam kendini daha iyi seyredebilmek iin apliklerin alt mumunu birden yakt. Tam gmleini karaca srada, bir saniyeden beri kafasna taklan bir soru dkld dudaklarnn ucundan : - Figaro'daki makaleyi okumadn m sen?... Gazete, orada, masann stnde... Daguenet'nin gl geldi gznn nne; kukulu bir hali vard. u Fauchery olacak adam eer kendisini gzden drmee almsa ona yapacan biliyordu. lgisizmi gibi grnerek : - Galiba benden sz ediliyormu o gazetede, dedi. yle mi ha? Sen ne dnyorsun bu konuda sevgilim? Gmleini kard, Muffat yazy okuyup bitirinceye dek rlplak bekledi. Fauchery Altm Sinek adl yazsnda bir gen kzn hikyesini anlatyordu; drt be kuaktan bu yana sarho bir ailenin kzyd bu, btn bu sre boyunca yoksulluk ve ikiden bozulan ve veraset yoluyla geen bu kan, bu kzda kadnlarda grlen bir sinirlilie dnmt. ehrin d mahallelerinden birinde, kaldrm stnde bymt; uzun boylu, gzel, nefis tenliydi; tpk gbrede yetimi bir iek gibi; aralarndan kt baldr plaklar ve yzst braklmlardan alyordu. Onunla birlikte halkn arasnda yaygn olan ahlkszlk aristokrasiye srayp onu da bozuyordu. Tabiat kuvveti, yok edici bir maya halini alyor, kendisi istemeden, beyaz baldrlar arasnda Paris'i bozuyor, paralyor kadn gibi parmanda eviriyordu. Makalenin sonunda pislikten havalanp, yol kylarnda hayvan leleri zerinde uuan, vzldayan, oynaan, mcevher prl-tsyla parlayan, pencerelerden saraylara girip stlerine konduu adamlar zehirleyen gne renginde bir sinee benzetiliyordu bu kadn. Muffat, ban kaldrd; gzlerini ocaktaki atee dikti. - Peki ne dersin? diye sordu Nana. Ama Kont cevap vermedi. Yazy tekrar okuyor gibiydi. Bandan omuzlarna doru buz gibi bir ey akt. Oradan oraya srayan cmleleri, umulmadk derecede kelime EMLE ZOLA 217 bolluu, dzensiz yaklatrmalarla hnzrca yazlm bir yazyd bu. Bununla beraber yazy okur okumaz birka aydan beri iinde kmldayan o hi holanmad eylerin uyandn hayretle grd. O zaman ban kaldrd. Nana kendinden gemiesi-, ne vcudunu seyrediyordu. Boynunu bkyor, sa kalasnn stndeki koyu renk lekeye aynada dikkatle bakyordu; parmann ucuyla bu lekeye aynada dikkatle bakyordu; parmann ucuyla bu lekeye dokunuyor, onu da gzel buluyordu besbelli. Sonra o kt ocukluk merakna kaplarak vcudunun dier blmlerini incelemeye balad. Kendine baktka

  • hayret ediyordu; erinlie yeni eren bir gen kzn aknl vard halinde. Yava yava Vens'inkini andran gvdesini daha belirgin bir hale getirmek iin kollarn at; belini bkt, srtna, nne bakt; boaznn ve kalalarnn yuvarlaklna dald gzleri. Sonra dizlerini birbirinden ayrarak saa sola sallanmaya, vcudunu dndrmeye balad; gbek atan bir enginin hareketleriyle kendinden gemi gibiydi. Muffat gen kadn seyre dalmt. Onun bu halleri rktyordu kendisini. Gazete elinden yere dt. Her eyi ak seik grd o dakikada kendinden tiksiniyordu. Olan olmutu: ayda hayatn alt st etmiti; imdi bu pisliin iliklerine kadar ilediini hissediyordu; byle bir ey olabileceini hibir zaman, dnemezdi. u anda btn benlii rmekteydi. Ktln meydana getirdii zararlar bir an dnd. Bu mikrobun nasl kendini zehirlediini, yuvasn dattn, toplumun bir kesini atrdatp kerttiini gryordu. Ama gzlerini bir trl gen kadndan ayramyor, iini onun plaklnn verdii tiksinti ile doldurmak istiyordu. Nana hi kmldanmyordu artk. Kolunu ensesinin altna uzatm, bir elini teki eliyle tutuyordu, ban arkaya devirmi, dirseklerini birbirinden ayrmt. Muffat kadnn yan kapal gzlerini, birbirlerinden hafife ayrlm dudaklarn, yzndeki sevime hazz iindeki gln seyrederken kendinden geiyordu. zlen sar salar, bir dii ar- 218 NANA lann yelesi gibi kaplamt srtn. Byle uzanm, gerilip ya-tyla, bir sava kadnn salam kalalarnn, sert boaznn, ipek gibi teninin altndaki gl kaslarnn manzarasn seyrettiriyordu konta. Yalnz omuzunda ve kalasnda hafif bir kvrm meydana getiren bir izgi uzanyordu bir dirseinden ayana kadar. Muffat imdi bu plak vcudun, yandan grnn, sarn tenini kvrmlarn mumlarn nda yaldzlanarak ipek parltlanyla yanslanan yuvarlaklklarn seyre dalmt. Bir yandan da, kutsal kitabn ehvet kayna vahi bir hayvan diye anlatt kadndan nefretini hatrlad. Nana'nn vcudu tylerle, sarn bir ty rtsyle kaplyd, kadife gibi. Kalalarnda, dolgun butlarnda diiliini glgeleyen i gcklayc bir rt vard sanki; hayvanca bir eydi. Altn vcutlu bir hayvan, bilinsiz bir gt bu. Kokusuyla dnyann havasm bozan bir eydi. Muffat, gzn, bylenmi gibi hi ayrmadan bakyordu ona. Sonra grmemek iin gzlerini kapyor. Ama hayvan, gittike byyen karanlklarn derinliinde, btn korkunluu ile ve ulalmaz llere brnerek, beliriyordu yine. Btn plaklyla, orada, gzlerinin nndeydi. Bu srada Nana kvranyor, tortop oluyordu yatt yerde. Vcudundan bir sevime rpertisi gemi gibiydi. Gzleri hafife nemli, kendini daha da kk gstermek iin bzlyordu sanki. Sonra ellerini birbirinden ayrd, hafife gsne doru kaydrarak, sinirli sinirli memelerinin stne bastrd. Tatl bir ehvet duygusuyla gerindi, yzn saa sola evirerek yanaklarn omuzlarna srtt. Her eyi yiyip yutmaya hazrm gibi alan azndan, btn vcuduna yakc bir istein soluu yaylyordu. Dudaklarn uzatarak, koltuk altna yakn yerden gsn uzun uzun pt, ayna da kendini byle pen teki Nana'ya da glmsyordu bir yandan. Muffat, derin derin ve bkknlkla iini ekti. Bu kadnn kendi kendine zevk yaratmas ileden kartmt onu. Birden sanki btn dncelerini bir kasrga skp gtrm gibi yerinden frlad. Nana'y kucaklad gibi, ok kaba bir hareketle halnn stne brakt. EMLE ZOLA 219 Gen kadn : - Brak beni canm actyorsun! diye bard. Adam, yenik dtnn farkndayd. Bu kadn budala, iren ve yalanc buluyordu ama zehirlenmi olduunu bildii halde bile yine istek duyuyordu ona. - Oh! Budalaca bir ey bu yaptn! dedi fkeyle Nana. Muffat kendisini brakt zaman. Biraz sonra Nana sknet bulmutu. imdi Muffat gidecekti. Kadn stne dantelli bir gecelik geirdi; gidip ocan karsnda yere oturdu. Severdi byle oturmay. Fauc-hery'nin yazs hakkndaki dncesini yeniden sorunca, Muffat bir kavga kmamas iin belirsiz bir cevap verdi. Kald ki, Fauchery ile bir yerlerde bulutuunu sylemiti. Bundan sonra gen kadn, Kontu nasl sepetleyeceini dnmeye balad. Bunu nezaket lleri iinSe yapmak istiyordu. nk, hep iyi kalpli bir kz olarak kalmt. Bakalarna azap vermekten holanmyordu; kontun boynuz taktn dnnce stelik bir acma duymaya balamt ona kar. - Demek karn yarn sabah gelecek yle mi? diye sordu. Muffat bir koltua serilmiti. i gemi gibi bir hali vard, kollarnda, bacaklarnda yorgunluk duyuyordu.

  • Nana eiddi bir tavrla onu szerken kafasndan da bir eyler geiriyordu. Bir araya toplanan dantellerinin zerine yle yan oturmu, eliyle plak ayan tutarak, durmadan hzla evirip duruyordu. - Evleneli ok oldu mu? diye sordu. Kont : - Ondokuz yl; diye cevap verdi: - O!... Peki karn iyi davranyor muydu sana kar; iyi geiniyor muydunuz? Muffat sustu. Sonra cannn sklm olduunu belli eden bir sesle : 220 NANA - Biliyorsun ki bu eylerden sz etmemeni rica etmitim senden. - A! Neden acaba? diye ierlemi gibi Nana bard. Kendisinden sz etmekle karn yiyecek deilim ya! Btn kadnlar ayn hamurdan yaplmtr azizim... Daha ileri gitmekten ekinerek sustu. Ama, yle yksekten bakan bir tavr taknd; kendinin, iyi bir insan olduuna inanyordu da... te yandan elenceli bir ey aklna gelmiti. Glmseyerek Muffat'y szd. Sonra : - Sylesene, Fauchery'nin senin iin yazd sylentiyi, anlatmadm m sana? Ne ylan heriftir O! Bunun iin kzmyorum ona, byle bir yaz yazlabilir; ama yine de gerekten bir ylandr bu Fauchery. imdi daha yksek sesle glmeye balamt. Ayan brakt, srnerek konta sokuldu, boynunu dizine yaslad. - Dn bir kere... Dediine gre daha evlenmeden nce karnla yatmsn sen... yattn m?.. Sylesene... Sahiden doru mu bu? Gzn gznn iine dikerek adam konuturmak istiyor, bu srr renmek iin elleriyle omuzlarndan tutarak onu sktryordu. Kont ciddi bir tavrla : - Her halde oldu byle bir ey; dedi. Bunun zerine, Nana kahkahadan krlarak Muffat'nn ayaklarnn dibine serildi; arada bir de eliyle dizine vuruyordu. Bir yandan da : - Oh, bulunmaz bir ey bu... Esiz adamsn sen.. Ah zavall nonoum grmeliydi seni, kim bilir ne kadar beceriksizdin! Bu ii bilmeyen bir adamn hali o kadar elencelidir ki... Ah, grmeliydi sizi... Bari iyi oldu mu? Anlatsana biraz canm! Yalvarrm sana anlat! Adam, ayrntlara kadar renmek iin soru yamuruna tutarak bunaltyordu. ylesine sarslarak, kahkahalarla glyordu ki gecelii omuzlarndan kayyor, ocan alevleri- EMILE ZOLA 221 nin yla yaldzlanan plak vcudu meydana kyordu. Kont yava yava, gerdee girdii geceyi anlatmaya balamt. Artk bundan hibir rahatszlk duymuyordu. Sonunda bilinen bir deyimle karsn nasl mahvettiini anlatmak kendisinin de houna gitmiti. Sadece hl bir utan duygusu kald iin, kelimeleri seerek kullanyordu. Dediine gre nefis bir vcudu vard kontesin ama buz gibi souktu. - Oh, dedi geveke; kskanman iin hibir sebep yok onu. Nana glmyordu artk. Yine eski yerine dnd, srtn atee verdi; dizlerini iki elinin arasna alarak enesini dayad. Sonra ciddi bir tavrla : - Bir erkein, ilk gece karsnn yannda beceriksiz olmas nemli bir ey deil ekerim; dedi. Kont hayretle : - Neden? diye sordu. - nk, diye ukalaca bir eda ile sze balamt Nana. Ders verir gibi, ban sallayarak konuuyordu. Ama daha ak konumaya yanat. - Biliyor musun ben hatrlyorum bu iin nasl olduunu?.. Eh, unu diyeyim ekerim; kadnlar erkein beceriksiz olmasndan holanmazlar. Bir ey sylemezler... Anlarsn ya... Utanma filn diye bir ey var... Ama una inan ki, ilerinden epey ey geirirler... Sonra, eer erkek bu ii beceremezse bakasyla yoluna koymay aratrrlar... te byle, aslanm. Kont bu szlerden bir ey anlamam gibi grnyordu. Bunun zerine Nana daha ak konutu. Arkadaa, bir ana d verir gibi, iyi yrekliliinden bu dersi veriyordu ona. Kontun boynuz taktm rendii andan beri bu sr rahatsz ediyordu kendisini. Bunu Muffat'ya amak iin dayanlmaz bir istek duyuyordu. 222 NANA - Aman! Kalkm beni ilgilendirmeyen eylerden sz ediyorum; dedi. Sylyorsam herkesin mutlu

  • olmasn istediim iin... Sohbet ediyoruz yle deil mi? Haydi aka konu. Sustu; oturuunu deitirdi. Srt yanmt. - ok scak deil mi? dedi. Srtm kavruldu... Biraz da karnm yakaym... Arlara iyi gelir. Gerdann atee uzatt, ayaklarn altna kvrd: - Yani karnla yatmyor musun artk? diye sordu. Muffat, kadnn ngar kartmasndan korkarak : - Vallahi yatmyorum; diye cevap verdi. - Peki ama onun tahtadan bir yaratk olduunu mu sanyorsun? Muffat, evet der gibi, ban nne edi. - Beni bunun iin mi seviyorsun? Cevap versene! Kzacak deilim. Kont yine bayla cevap verdi. - Pekiyi yleyse... Ben de byle dnyordum zaten. Yerat teyzemi tanyorsun deil mi? Buraya gelince, evinin karsndaki manavn hikyesini anlatr ona... Dn bir kere bu manav... Of! Ne kadar da yakyor insan bu ocan atei. Vcudumu dndrmem gerek. imdi sol yanm yakaym. Kalasn atae uzatrken acayip bir ey geti kafasndan. yi yrekli saf bir kadn olarak kendi kendisiyle alay etmeye balad. Vcudunu bu kadar tombul ve alevler yansdka pespembe grmekten byk bir zevk duyarak : - Baksana bir kaza benzemiyor muyum ben?... Evet evet ie geirilmi bir kaz... Dnyorum, dnyorum... Kendi yamda kzaryorum. Yine kahkahay salvermiti. Bu srada bir takm sesler, alp kapanan kap grltleri duyuldu. Muffat hayret ederek ne olduunu sormak ister gibi gen kadnn yzne bakt. Nana ciddilemi, kaygl bir hal almt. Her halde bu Zoe'nin kedisi, u her eyi krp dken Allann cezas EMLE ZOLA 223 hayvand. Saat gece yarsn geiyordu. Nereden esmiti aklna u boynuzlusunu mutlu etmeye almak? teki adam bekledii iin buna hemen yol vermeliydi. Nana'y bu kadar nazik grd iin kont tatl bir sesle: - Ne diyorsun? dedi. Fakat Nana, kontu sepetlemeyi aklna koyduu iin birden dikildi; lfn esirgemeyerek : - Evet! te u manavla karsndan sz ediyordum: dedi. Evet dostum, hibir zaman el dedirmemiler birbirlerine! Kadn uzak duruyormu; adam beceriksizmi... yle ki, karsn tahtadan yaplm sanarak orospularla dp kalkmaya balam; bu kadnlar da ona her eit pislii alamlar. te yandan kars da, enayi kocasndan akgz olanlarla ii piirmi... Eh ite bu byledir daima; kar koca anlamamsa, ne olur, iyi bilirim bunu ben! Muffat'n benzi sapsar kesildi. Nihayet kendisine ta atldn anlamt. Nana'y susturmak istedi. Ama o fkesini yenemiyordu. - Hayr, rahat brakn beni! Eer ahmaklk etmeseniz, karlarnzla da, bizimle olduu gibi iyi anlardnz. Karlarnz da ku beyinli eyler olmasayd sizi ellerinin altnda tutabilmek iin, bizim gibi, zahmete sokarlard kendilerini... Btn bunlar yol yordam meselesi... te yavrum, benden sana t... Muffat sert bir tavrla : - Namuslu kadnlar aznza almayn. Tanmazsnz onlar siz; dedi. - Ben tanmam ha!... Brak ki temiz eyler deildir sizin u namuslu kadnlarnz! Bahse girerim, bir teki bile benim gibi kendini size gstermeye cesaret edebilir mi... u namuslu kadnlar, demiyor musun, gerekten gleceim geliyor! Beni daha fazla kkrtma, sonradan piman olacam eyleri syletme bana. 224 NANA Kont, hi cevap vermedi, yalnz dudaklarnn arasndan bir kfr mrldand. Nana'nn benzi att. Bir ey sylemeden bir ka dakika konta bakt. Sonra o berrak sesiyle : - Ne yapardn karn aldatsayd seni? diye sordu. Adam, ok fena eyler yapabileceini anlatmak ister gibi bir jest yapt. - Ya peki ben aldatrsam? Muffat omuz silkerek : - Ha, sen mi? dedi. Aslnda Nana kt yrekli deildi. Daha konumalarnn banda, boynuz taktn yzne vurmak istememiti. Bu konuda sakn bir ekilde bu srr ona amak isterdi. Ama imdi Muffat ileden kartmt kendisini; bir son vermeliydi bu ie. - Peki yleyse yavrum.. Evimde ne iin var anlamyorum... ki saattir canm skp duruyorsun... Haydi Fauc-hery ile i beceren karnn yanna git artk. Evet; doruca Taitbout sokanda soluu al... Hani u

  • Provence sokann dnemecinde... Bak sana adresini de veriyorum. Sonra, Muffat'n kafasna tokmak indirilmi gibi ayakta sallandn grerek, zafer kazanmasna : - Namuslu kadnlar, bizim iimize karr da sevgililerimizi elimizden almaya kalkarlarsa... Grecekleri vardr, bu namuslu kadnlarn... Fakat szn bitiremedi. Muffat korkun bir hareketle yakalad gibi Nana'y yere frlatt. Sonra ayan, topu-uyla kafasn ezerek susturmak ister gibi havaya kaldrd. Gen kadn dehetli bir korkuya kaplmt... Muffat, ldrm gibi olduu yerde tepinmeye balamt. Adamn, syleyecekleri boaznda dmlenerek susmas, gen kadna gzlerini yaartacak kadar dokunmutu. Byk bir pimanlk duyuyordu. Sonra ocaa sa yann evirirken Muffat'n gnln almak iin: - Yemin ederim ki ekerim, bunu bildiini sanyordum. Belki de doru deildir. Ben uydurmadm bunu. Bana by- EMILE ZOLA 225 le sylediler, her yerde konuuluyor; ama neyi ispat eder ki bu. Haydi canm sen de, zme kendini. Erkek olsam, kadnlara metelik vermezdim ben! Gryorsun ya kadn dediinin yksei de ala da bir: zevkine dkndr hepsi de. Szlerinin adam zerindeki ac etkisini azaltmak iin veryansn ediyordu kadnlara. Ama kontun bu szleri duyduu yoktu. Ayan sryerek, potinlerini ve redingotunu giydi. Bir sre daha ayaklarn yere vurdu. Sonra, sanki nihayet kapy bulabilmi gibi kp gitti. Nana ok zlmt. Kendi kendine : - Eh! Uurlar olsun! diye sylendi. Bu adam byle bir ey sylendii zaman yine de terbiyeli davranyor!... Ben de kalkm dvnyorum! nce ben szm geri aldm; yeterince zr diledim sanrm... Sonra da canm skp duruyordu burada! Ama yine de can sklmt. ki eliyle bacaklarn kayordu. Eh olan olmutu artk... - Adam sen de! Boynuz takmsa benim kabahatim deil ya bu! diye mrldand. Sonra kzarm bir bldrcn gibi btn vcudunu sttktan sonra, yatana girdi. Zili alp Zoe'yi ard ve mutfakta bekleyen teki adam gndermesini syledi. Sokaa knca, Muffat sert admlarla yrmeye balamt. Yeniden sanak halinde yamur yayordu. Ban havaya kaldrnca is renkli bulutlarn ayn nnden getiini grd. Bu saatte, Haussmann bulvarnda pek az kimseye rastlanrd. Opera antiyelerinin yanndan geti: daha karanlk yerlerde yrmek istiyor ve hep kopuk kopuk eyler mrldanyordu. Yalan sylyordu bu kadn. Yalan ahmakl ve ktl yznden uydurmutu. Ayann altnda kafasn ezmeliydi. Ne olursa olsun ok utan verici bir eydi bu. Artk bir daha onu gremez, ona dokunamazd; yoksa ok alak bir insan olmalyd. Boulacakm gibi derin derin soluk alyordu. Ah! u plak canavar, u her yann atete kzartan dii kaz; krk yldr sayg duyduu ne varsa 226 NANA salyalarn aktmt stne! Ay, bulutlardan syrlmt, imdi ssz caddeye beyaz bir rt serilmi gibiydi. Korktu, hkrarak alamaya balad: Sonsuz bir bolua yuvarlanm gibi akn bir haldeydi. - Allahm! diye kekeledi; bitti, her ey bitti artk. Caddelerde, evlerine gecikenler hzl hzl yryorlard. Bu kadnn anlattklar, durmadan ateler iinde yanan kafasn kurcalyordu. Olaylar zerinde serin kanllkla dnmek istiyordu. Kontes bayan de Chezelles'in atosundan sabahleyin dnm olmalyd. Aslnda, bir akam nce gelip geceyi bu adamn yannda geirmesine hibir ey engel olamazd. imdi, Fondettes'de bulunduklar gnlerle ilgili baz ufak tefek olaylar hatrlyordu. Bir akam aalarn altnda birdenbire Sabine'in karsna kmt; kars o kadar heyecanlyd ki hibir ey syleyememiti. O adam da yannda myd yoksa? Dndke Nana'nn anlattklarnn doru olabileceini kabul ediyordu. Sonunda da bunu hem tabii hem de zorunlu buldu. Kendisi bir yosmann yannda, gmleini giyerken, kars nn odasnda soyunmakta olabilirdi; bundan daha sade ve akla yakn bir ey olamazd. Bylece dnerek soukkanlln elden brakmak istemiyordu. imdi bu ona etrafndakileri de ekip iine alarak srkleyen bir ehvet lgnl gibi grnyordu. Kafasnda ateli hayaller canlanmt. Nana'nn plak vcudunu hatrlarken, Sabine rlplak gzlerinin nnde belirdi. ki kadn da ayn istek kasrgas ile saran bu grnt, ikisini ayn hayaszlkla birbirine benzeterek, Muffat'y sarst; yrrken decek gibi oldu. Bir kahveden kan baz kadnlar, glerek dirsek vuruyorlard ona. O zaman yeniden hkra hkra alamak geldi iinden. Gzyalarn herkese gstermemek iin darack karanlk bir sokaa, Rossini sokana sapt; orada ssz evlerin nnden geerek bir ocuk gibi alad.

  • Bouk bir sesle : - Bitti, bir ey yok artk; her ey bitti! diyordu. EMLE ZOLA 227 yle katla katla alyordu ki, gz yalaryla slanan elleriyle yzn kapatarak srtn bir duvara dayad. Bir ayak sesi duyunca uzaklat oradan. Herkesten ylesine utanyor, yle bir korku duyuyordu ki geceleyin sokaklar arnlayan yersiz yurtsuz birinin kaygl yry ile gidiyor, gidiyordu. Kaldrmda biriyle karlanca, sanki, bana gelen-' leri omuzlarnn sallantsndan anlayaeakm gibi, kaytszca yrmeye alyordu. Grange-Bateliere sokandan geip FauborgMonmartre sokana kadar gelmiti. Birden prl prl klarla karlanca ard, geri dnd. Bir saat kadar, en karanlk kelere sokularak o mahallede dolat durdu. phesiz bir yere varmak istiyordu ve ayaklar, bir sr dnemeten sonra hep oraya doru gtryordu kendisini. Nihayet bir sokan kesinde ban kaldrp yukarya bakt. Gelmiti. Taitbout soka ile Provence sokann k-esiydi buras. Be dakikada gelebilecei bu yere, kafasnn acl uultular arasnda ancak bir saatte varabilmiti. Bir ay nce, bir sabah Tuileries'de verilen bir balo iin yazd yazda, kendi adndan da sz ettii iin Fauchery'ye teekkr etmek zere buraya geldiini hatrlad. Gazetecinin dairesi asma kattayd. Evin kk drt ke pencereleri bir dkknn ok byk tabelsnn arkasnda kalyordu. Sol taraftaki son pencerenin aralk perdelerinden kuvvetli bir k eridi uzanmaktayd. Bir eyler bekleyerek, gzleri hep bu k eridinde, dncelere dald. Ay kaybolmu, gkyz koyu bir kararda brnmt; dondurucu bir i yayordu imdi. Taitbout ve Provence sokaklar yer yer havagaz fenerlerinin klarnn meydana getirdii sarmtrak bir buunun iinde uzayp gidiyordu. Muffat olduu yerde durmutu. Fauchery'nin odasyd buras. ini hatrlad, duvarlarna krmz bir kuma gerilmi bir oda. Dipte Louis XIII. stilinde bir karyola. Lmba sada, minenin stnde olmalyd. kisi de yatan iindeydiler herhalde. nk hibir insan glgesi gze arpmyordu. Perdelerin arasndan szan k izgisi, tpk bir gece 228 NANA kandilinin yansmas gibi yle olduu gibi duruyordu. imdi gzleri hep yukarda bir pln kuruyordu kafasnda: sokak kapsnn zilini alyor, kapcnn seslenmesine aldr etmeden yukarya kyor, kaplar omuz vurarak ayor, ikisini yatan iindeyken bastryor, kollarn birbirinin boynundan ayrmaya vakit brakmadan atlyordu stlerine. Ama bir an yannda silh olmadn hatrlad; sonra ikisini de bomay tasarlad. Plnn yeniden ele alyor, daha da iliyordu. Her an bir belirti, emin olmak iin bir eyler bekliyor gibiydi. Eer o anda bir kadn glgesi belirseydi kapy alacakt. Ama yanlm olabilecei dncesiyle buz kesiliyordu btn vcudu. Ne diyecekti? Yeniden iinde pheler belirdi. Kars bu adamn yannda olamazd. mknsz, inanlmaz bir eydi bu. Bununla birlikte, gittike derin bir uyuuklua gmlerek hep odada duruyor; gzlerini diktii noktadan hi ayrmadan, bylenmi gibi bekliyordu. Yamur balamt. O srada iki gece bekisinin o tarafa doru geldiini grd; snd kapnn nnden ayrlmak zorunda kald. Sonra adamlar uzaklanca, srlsklam, titreyerek yine eski yerine dnd. O k eridi hep yle pencerede yukardan aaya uzanmaktayd. Tam oradan ayrlaca srada, ierden bir glge geti. Ama bu o kadar abuk olmutu ki, yanldn sand. Sonra ard ardna baka glgeler de koutu birbiri ardnca, odann iinde bir gidi geli vard. Muffat, kaldrmda hep yle mhlanp dururken, midesinde dayanlmaz bir yanma duyuyordu, ne olduunu anlamak iin bekledi. Kol ve bacak glgeleri belirip kayboluyordu: ri bir el bir su testisi glgesiyle dolap duruyordu. Net olarak bir ey grd yoktu. Yalnz bir kadn sann topuzunu grr gibi olmutu. imdi bunu dnmee balad. Sabine'in topuzu olduu sylenebilirdi; ama ensesi biraz daha kaln grnyordu. u anda bir ey bilemezdi, bir ey yapamazd. Korkun bir bunalm iinde midesinde yle dayanlmaz bir ar duyuyordu ki, yoksul bir adam gibi titreyerek, acsn dindirmek iin kapya yasland. Sonra, gzlerini o pencereden hi ayrmadan dururken fkesi EMLE ZOLA 229 bir ahlknn duygularnda eridi: kendisini milletvekili olmu gibi gryordu. Meclis krssnden sefahate, zevke dknle kar yldrmlar yadryor, bu yzden memleketin bana felketler geleceini haykryordu. Fauchery'-nin zehirli sinek konusundaki yazsn yeniden yazyor ve Roma'nn son gnlerindeki detleriyle bir toplumun yasaya-' mayacan sylyordu. Bu dnceler onu rahatlatt. imdi glgeler kaybolmutu. phe yok, tekrar yatmlard. O hep bakyor, ylece bekliyordu. Saat , sonra drd vurdu. Yamur balaynca kapnn iine snyordu; bacaklarndan sular szyordu. Artk kimse

  • gemiyordu sokaktan. Zaman zaman budalaca bir inanla, o k eridine srekli olarak bakmaktan yorulan gzleri kapanyordu. ki kere daha odann iinde yeniden glgeler koumaya o koca testiyi dolatrmaya balamt, iki kere daha yine odaya sknet km, lmba yine o gece kandili gibi hafif aydnln serpmiti. phe yok ki bu glgeler artyordu. Kald ki, tam harekete geecei srada bir dnce Muffat'y durdurdu: kadnn kmasn beklemekten baka yapacak bir ey yoktu. Sabine'i ok iyi tanyabilirdi. Bundan daha sade bir ey olamazd. Hibir rezalete meydan vermeden gerei renebilirdi. Sadece burada beklemesi yeterdi bunun iin. ini alt st eden btn duygular arasnda imdi yalnz gizli bir renmek ihtiyac duyuyordu. Ama, can skntsndan bu kapnn nnde uyuklamaa balamt. Kendini oyalamak iin daha ka saat beklemesi gerektiini hesaplamaya koyuldu. Sabine saat dokuza doru istasyonda bulunmalyd. Bylece daha drt buuk saati var demekti. Adeta sabr ta kesilmiti; btn gece boyunca bekleyiinin sonsuzlua kadar gideceini dnerek derin bir haz duyuyor gibiydi. Hi kmldamayacakt yerinden. Birden o k eridi siliniverdi. Bu ok sade olay Muffat iin adeta umulmadk bir felket, can skc ve duygularn alt st eden bir ey olmutu. Belli ki lmbay sndrmlerdi, uyuyacaklard. Bu saatte akla yakn bir eydi bu. Ama bu onu fkelendirdi, bu karardk pencere artk ilgilen- 230 MANA dirmiyordu kendisini. Bir eyrek saat kadar daha bakt, sonra yorularak kapdan ayrld, kaldrmda bir ka adm yrd. Saat bee kadar gidip gelerek dolat; arada yukarya bir gz atyordu. Pencere hep yle kapkaranlkt. Bir aralk, acaba glgelerin hareketlerini bir ryada m grmtm, diye sordu kendi kendine. Yorgunluktan bitkin bir haldeydi; o sokan kesinde niin beklediini unutuyor, zaman zaman ayan bir kaldrm tana arparak, vcudu souktan donmu bir adamn rpertisiyle silkiniyordu. Bu kadar kayglanmak zahmetine demez diye dnyordu. Yukardakiler mademki uyuyorlard, varsn uyusunlard. Ne diye karmalyd onlarn ilerine? Ortalk kapkaranlkt, kimse ne olup bittiini hibir zaman bilemezdi. imdi artk btn dnceleri uup gitmi, merak bile kalmamt; iinde bir yerlere kendini avutarak buna bir son verme istei dodu. Souk gittike artmt, sokakta dolamak dayanlmaz bir azap halini alyordu; iki kere uzaklat, sonra yine ayan sryerek dnd, sonra daha uzaa gitti. Artk her ey bitmiti, bulvara kadar indi ve bir daha geri dnmedi. imdi skc bir gezinti balamt sokaklarda. Duvar diplerinden giderek yryordu. Talarda topuklarnn grlts byyor, her havagaz fenerinin altndan geiinde glgesinin byyp klne bakyordu. Bu yry onu oyalyor, avutuyordu. Sonradan, getii yerleri hi hatrlayama-mt; deirmi bir alanda saatlerce dnp durmu gibi geliyordu ona. ok net olarak tek bir eyi hatrlyordu. Nasl olduunu anlamadan Panorama pasajnn parmaklklarn iki eliyle tutup yzn yaptrdn hatrlamt. Sarsmyordu bu parmaklklar, sadece pasajn iini grmeye alyordu. Yrei byk bir heyecanla kabarmt. Ama hibir eyi farketmiyordu. Issz galeride koyu bir karardk dalgalanyordu. Saint-Marc sokandan gelen bir rzgrla yzne bir mahzenin rutubeti arpmt. Ama yine de direniyordu". Sonra bir ryadan silkinir gibi kendine gelerek, bu saatte yzn demirlerin arasna soktuu bu parmaklklarn nnde ne aradn sordu kendi kendine. Yeniden o umutsuzca EMLE ZOLA 231 yryne balad. imdi bu karanlklarda, ihanete uram olarak yapayalnz kalmann derin kederiyle yrei szlyordu. Nihayet gn dodu; sabah olmutu. Ama Paris'in kaldrm kadar pis ve k gecelerinin ardndan gelen hznki bir sabaht bu. Muffat yeni Opera inaatnn yannda yaplmakta olan geni sokaklara gelmiti. Yamuru ie ie, araba tekerlekleriyle oyulmu toprak, bataklk haline gelmiti. Muffat, ayan nereye bastn bilmeden, aya kayarak sonra kendini toparlayarak yryordu. Vakit ilerledike, plerle, ilerine giden iilerle karlamas ona yeniden azap veriyordu. Gelip geenler, apkas su iinde, st ba amurlanm, akn akn giden bu adama hayretle bakyorlard. Uzun sre inaatlardaki iskelelerin altna sakland. Bombo varl iinde, tek dncesi kendisinin byk bir perianla yuvarlanm olduunu anlam olmasyd. imdi Tanr'y dnd. Byle birden Tanr'nn yardmn beklemek, insanst bir tesellinin zlemini duymak artmt onu; bu dnce B. Venot'yu hatrlatt. Adamn o kk tombul yz, bozuk dileri gznn nne geldi. Aylardr yanna sokulmaktan ekindii B. Venot, eer imdi kapsn alp kendisini kollarna atarak aladn grse pek mutlu olurdu. Eskiden azck kederlense, hayatnda azck bir glkle karlasa bir kiliseye girer, yce Tanrnn nnde diz kerek, derin bir boyun eile yalvarrd. Sonra, dualarnn kazandrd yeni bir gle ayrlrken, ruhunun ebedi selmeti uruna bu dnya

  • nimetlerini feda etmek isteinden baka bir istek duymayarak ayrlrd oradan. Ama artk, sadece cehennem korkusuna kapld zaman kendini zorlayarak ibadet ediyordu; byk bir geveklie kaptrmt kendini. Nana devlerini savsaklamasna sebep olmutu. Tanry dnmek hayret veriyordu ona. Neden bu korkun bunalma yuvarland anda btn o zayf varl kntye giderken Tanr aklna gelmemiti? 232 NANA Byle dnrken, glkle yryerek bir kilise aratrd. Nerede olduunu bilmiyordu. Nihayet, Chaussee d'An-tin sokann kesini dnerken Trinite'nin sonlarnda, sisler arasnda bir kule gzne iliti, bahede bir ok beyaz heykeller vard. Bir parkn sararm yapraklar arasna plak Vens'ler oturtulmu gibiydi. Sundurmann altnda durarak bir an soluk ald. Geni merdivenlerden karken yorulmutu. Sonra ieri girdi. Kilisenin ii souktu. Kaloriferi bugn nce sndrlmt. Yksek kubbelerini camlardan szan bir buu doldurmutu. Keleri lolua gmlmt. Tek bir insan yoktu ieride. Sadece, bu kasvetli karanln iinde, uyku sersemlii ile ayan sryen zangoun pabu sesleri duyuluyordu. Muffat, dank bir halde duran iskemlelerin arasna dald; bir dual su kabnn yan bandaki mihrap parmaklnn nnde diz kt: ellerini kavuturdu; okuyaca dualar hatrlamaya alt; btn benlii ile kendini Tanr'ya adamak istiyordu. Ama yalnz titreyen dudaklarndan, kekeleme halinde baz kelimeler dklyor; dncesi hep dar kayyor; nne geilmez bir zorunluluun krbac altndaym gibi, hayalinde, yine avare avare sokaklarda yryp duruyordu. Bir yandan da: Tanrm, yardm et bana! Senin adaletine snan kulunu yalnz brakma! Dmanlarmn beni mahvetmesine izin verme. diye dua ediyordu. Ama bu yalvarna hibir cevap almamt. Omuzlarna karanlk ve souk kmt. Uzaktan gelen pabu sesleri dua etmesine engel oluyordu. Bombo kilisenin iinde baka hibir ses duyulmuyordu. Sonra bir iskemleye dayanarak dizlerinin stnde doruldu. Tanr henz gelmemiti buraya. Ne diye B. Venot'mn kollar arasnda alayacakt? Bir ey yapamazd ki bu adam. Sonra hzl hzl Nana'nn evine dnd. Darda aya kayd; gzlerinin yala dolduunu hissediyordu. Kaderine kar fke duymuyordu iinde; sadece zayf ve hasta hissediyordu kendini. ok yorulmutu; srekli yamur altnda srlsklam olmutu; souk iliklerine ilemiti. Miromesnil sokandaki karanlk konana dnmek aklna geldi, ama bu dnce rpertti onu. Nana'nn evinin kaps ak deildi. EMLE ZOLA 233 Kapcy bekledi. Yukar karken, ierinin lkln vcudunda hissedince glmsedi; nihayet bu yuvada gerinip uyuyabilecekti. Zoe kapy ap da kontu karsnda grnce hayret ve kayg ile irkildi. Dediine gre hanm korkun bir ba ars yznden gzn yummamt. Ama eer uyumamsa kendisini grebilirdi. Adam salonda bir koltua ylrken hizmeti kadn, Nana'nn odasna sessizce girdi. Nana hemen dar kt. Yataktan frlam, ancak bir eteklik giyecek kadar vakit bulabilmiti; yalnayakt, salar darmadankt; sevimeyle geen bir gecenin sonunda gmlei burumu, yrtlmt. Yz kpkrmz kesilerek : - Yine mi sen? diye bard. Byk bir fkeye kaplarak, Muffat'y kap dar etmek iin komutu. Ama onu byle bitkin, acnacak bir halde grnce yine duyguland. Sesini biraz yumuatarak : - O, zavallck; ne hale gelmisin. Ne oldu byle... Sylesene? Onlar gzetledin, kendini harabettin ha? Adam cevap vermedi, kafasna tokmakla vurulmu bir hayvana benziyordu. Nana, Muffat'nn karsnn kendisini aldatt konusunda hibir kant elde edemediini anlamt; onu yattrmak iin: - Gryorsun ya, aldanmm. Namuslu bir kadnm, karn. Namusum zerine yemin ederim ki!.. Haydi-yavru, imdi doru evine gidip yatmana bak. ok yorgun grnyorsun. Muffat, yerinden kmldamad. - Haydi ek araban. Seni tutamam burada... Bu saatte burada kalmak niyetinde deilsin herhalde? - Hayr; gitmeyeceim. Yatalm... diye kekeledi. Nana kaba bir hareket yapmamak iin kendini tuttu. Sabr tkenmiti. Bu adam akln m karmt ne? - Haydi, ek araban! dedi bir kere daha. 234 NANA - Hayr, gitmeyeceim. Bunun zerine ileden kan gen kadn avaz avaz barmaya balad. - Ama iren bir ey bu!.. Bktm senden artk. Haydi kalk, sana boynuz taktran karnn yanna git; ite imdi sylyorum sana bunu... Sylesene yakam brakmayacak msn benim?

  • Muffat'nn gzleri dolu dolu oldu. Ellerini kavuturarak: - Yatalm; dedi. imdi Nana bir anda kendini kaybetmiti, sinirinden boulurcasna hkrarak alamaya balad. Sabrn ktye kullanyorlard yani! Btn bu ilerle ne ilgisi vard onun? Evet, nazike kendisine bir durumu retmek iin mmkn olduu kadar dikkat etmiti. imdi bu adam bana gelen felketin acsn kendinden kartmak istiyordu. Yufka yrekliydi ama, o kadar uzun boylu deil! - Allah cezasn versin! Bktm artk! diye bararak, yumruunu bir koltuun arkahna indirdi. Ben de sadk olmak iin kendime etmediim eziyet kalmad... Ama, unu bil azizim, azmdan kacak bir kelime ile yarn zengin olabilirim. Muffat ban kaldrd. Hayret etmiti. Bu para meselesini hi dnmemiti... Eer imdi Nana istese, bu isteini derhal yerine getirirdi. Btn servetini feda ederdi onun iin. Gen kadn fkeyle : - Hayr, ok ge artk, diye cevap verdi. stetmeden veren erkekleri severim ben... Hayr, bir kerecik iin bir milyon versen kabul etmeyeceim yine. Bitti artk... Baka iim var... Haydi git buradan. Bir daha syleyecek deilim. Elimden bir kaza kmasn. Saldracakm gibi adamn stne doru yryordu. Bu namuslu geinen kibar adamlarn ileden kartt iyi yrekli bir kzn fkesiyle barrken birden kap ald, Stei- EMILE ZOLA 235 ner grnd. Artk barda taran son damla olmutu bu. Gen kadn korkun bir sesle bard: - Al sana biri daha! Nana'nn haykr karsnda akna dnen Steiner olduu yerde durdu. Muffat'nn orada bulunuu son derece cann skmt. nk durumunun anlalmasndan ekili-yordu. aydr bundan kanmt. Konta bakmaktan ekinerek, gzlerini krptryor, olduu yerde sallanyordu. yi bir haber ulatrmak iin Paris'in bir ucundan teki ucuna kadar kotuktan sonra bir felketle karlaan bir adam gibi yz kpkrmzyd, glkle soluk alyordu. Nana kabaca : - Sen ne istiyorsun bakalm? dedi. Steiner : - Ben mi... Ben... Size vermee geldim... Hani o eyi, diye kekeledi. - Neyi? Adam duraksad, iki gn nce, Nana, bir senedi demek zere kendisine bin frank getirmezse bir daha evine almayacan sylemiti. ki gndr taban tepip durmu, nihayet o sabah bin frang tamamlayabilmiti. Cebinden bir zarf kartarak : - Bin frang... dedi. Nana bunu unutmutu: - Bin frank ha! diye bard. Sadaka m istedim ben? Hele bak una! Sanki metelik verirmiim senin bin frankna ben! Sonra zarf adamn elinden alarak yzne arpt. Steiner ihtiyatl bir Yahudi olarak, glkle eilip zarf yerden ald. Muffat, zgn bir bakla Steiner'e bakarken Nana yumruklarn kalalarna dayayarak avaz kt kadar barmaya balamt: - Bana hakaret etmekten vazgeecek misiniz siz bakaym! Bak senin de geldiine pek sevindim dostum... temizlik tam olacak... Haydi, yallah! Darya... 236 NANA Sonra adamlarn, yerlerinden kmldamadklarn grnce: - Yani, benim enayilik ettiimi mi sylemek istiyorsunuz? Olabilir. Ama ok canm sktnz artk! Hem kibar davranmaktan da bktm! Gebersem bile, zevkimce yaarm. Adamlar Nana'y yattrmak isteyerek yalvardlar. - Bakn sayyorum: bir, iki; gitmeyecek misiniz? Aln yleyse ieride biri var. Sert bir hareketle yatak odasnn kapsn ardna kadar at. Steiner'le Muffat, alt st olmu yatan iinde Fon-tan' grdler. Fontan byle gsterileceini beklemiyordu. Bir baca havada, gmlei sarkm, buruuk danteller arasnda o kara derisiyle bir teke gibi yuvarlanp duruyordu. Ama pek de sarslm deildi, sahne srprizlerine alkt. lk andaki heyecandan sonra, durumu kurtarmak iin yzn ezip bozmaya balad, dudaklarn uzatp, burnunu bkerek kendi deyimiyle tavanlk etmeye balad. O vahi hayvan yznden ehvet akyordu. Nana, bu eit kadnlarn zaman zaman irkin erkek dknlne kaplarak bir hafta boyunca Fontan' Varietes'den alp evine getirmiti.

  • Bir trajedi aktrisi edasyla eliyle komii gstererek : - te! dedi. O zamana kadar her eye katlanm olan Muffat, bu hakareti hazmedemedi. Kekeleyerek : - Orospu! dedi. Odasna girmiken, Nana, geri dnp son szn de syledi: - Orospu ha! ya karn? Kapy olanca gcyle arptktan sonra ieriden kilitledi. Yalnz kalan iki adam sessizce baktlar. O srada Zoe salona girmiti. Ama adamlara kabalk gstermedi, onlarla akll uslu konutu. Akl banda bir insan olarak hanmnn yaptklarn ok sama buluyordu. Bununla birlikte onu savundu: bu fuar soytarsyla gnl elendirmesi fazla srme- EMILE ZOLA 237 yecekti; hevesinin gemesini beklemeliydi. Steiner'le Muffat evden ayrldlar. Sokakta ayn yaknlk duygusuyla sessizce el sktlar. Keyi dndkten sonra da birbirlerinden ayrldlar... Ayaklarn sryerek biri bir yana gitti, biri buyana... Muffat Miromesnil sokandaki konana girerken, ka-' rsyla merdivende karlat. Balarn evirip baktlar. Kontun elbiseleri hl amur iindeydi; yznde hl bir sefahat gecesinden dnen adamn akn solukluu vard. Kontesin halinden de tren yolculuu e geen gecenin bitkinlii okunuyordu, ayakta uyuyordu, salar dankt, gzlerinin alt morarmt. VIII Montmartre'da Veron sokanda, drdnc katta kk bir daire. Nana ile Fontan, paskalya rei yemek iin ahbaplarndan bir ikisini buraya davet etmilerdi. Bu yeni eve tanmalarn kutluyorlard bylece. Bu i birdenbire olmutu; nceden tasarlanmadan, ba-laylarnn ilk ateli gnleri iinde. ngar karp da Kontla bankeri kap dar ettiinin ertesi gn Nana etrafndaki her eyin ykldn grd. Bir bakta durumun ne olduunu anlamt: alacakllar evin antresinde boy gstermilerdi, onun gnl ilerine karyor, her eyi satmaktan sz ediyorlard. Eer akln bana toplamasayd, kavga kacak, kyamet kopacakt drt para eya iin. Bunun iin her eyi brakmaya karar verdi. Kald ki Haussmann bulvarndaki apartmanda bunalyordu. Pek irkindi o byk yaldzl odalaryla. Fontan'a kar birden iinde duyduu sevgiyle yine eski ieki kz olma zlemi canland. Aydnlk, gzel bir odaya yerlemeyi tasarlyordu. Eya olarak da hayali, pelesenk aacndan bir aynal dolapla, mavi rtl bir karyoladan teye gemiyordu. ki gnde, evden karabildii biblolarn, mcevherlerini satt ve cebine on bin franklk koyup kapcya bir ey sylemeden, ortadan kayboldu. Bylece erkekler gelip eteine aslamayacaklard. Fontan pek nazik davranmt. Hayr demedi: onu hareketinde serbest brakt. Hatta iyi bir arkada gibi davrand. Ad hasise kmt ama, elindeki yedi bin frank gen kadnn on bin frankna eklemeye raz oldu. Bu onlara salam bir aile sermayesi olarak grnyordu. Bylece, Veron sokandaki iki oday tutup, iki eski dost olarak aralarnda paylatlar. Balangta bu pek tatl olmutu. EMLE ZOLA 239 Paskalya akam herkesten nce Bn. Lerat ile Louiset geldi. Fontan, daha gelmedii iin korkularn aa vurdu; nk yeeninin zenginlii tepmesinden, ekiniyordu. Nana gzel bir hareketle ellerini gsnde kavuturarak: - Ah teyzeciim! Onu yle seviyorum ki! diye haykrd. Bu kelime son derece byk bir etki yapmt. Bayan Lerat'nn stnde. nandn gsteren bir tavrla : - Doru! dedi; ak her eyden nce gelir. Odalarn ne kadar gzel olduunu yine sevinten hayk-rarak anlatt. Nana ona misafir ve yemek odasndan mutfaa kadar her yeri gezdirdi. yle kocaman bir ev deildi ama, gcr gcr yeni boyanmt, duvar ktlar da prl prl yzne glyordu insann. Bayan Lerat gen kadnla odada bulunduu srada Louiset, mutfakta hizmetinin arkasnda durmu pilicin kzartlmasn seyrediyordu. Zoe, mertesine, hanmna bal kaldndan yannda kalmt. Bayan parasn daha sonra verirdi; bu bakmdan bir kaygs yoktu. Haussmann bulvarndaki evin dal srasnda alacakllara kafa tutmu, onurlu bir ekilde geri ekilmi, eline ne geebilmise kurtarm, soranlara da hanmnn seyahatte olduunu syleyerek hibir adres vermemiti. O kadar ki izlenmek korkusuyla hanmn grmeye de gitmemiti. Bununla beraber o gnn sabah Bayan Lerat'nn evine

  • komutu. nk yeni bir eyler olmutu. Bir gn nce, alacakl demeci, kmrc, amarc gelerek mhlet vermiler; eer evine dner de akllca hareket ederse byk bir avans verme teklifinde bile bulunmulard. Teyzesi Zoe'nin sylediklerini Nana'ya anlatt. phesiz bu ilerin arkasnda kendisine yardm etmek isteyen nemli bir kii vard. Nana bakaldrarak : - Hibir zaman dnmem oraya! Grlyor ki pek iyi insanlarm u benim alacakllar! Faturalarn demek iin 242 NANA Bosc durmadan : - Hay Allah cezanz vermesin! karnnz doyurmaya bakn imdi! Nasl olsa vaktiniz olacak biz gittikten sonra, diye syleniyordu. Ama Nana yerinde duramyordu. Cokun bir sevime isteiyle yanp tutuuyordu, yanaklar bir gen kz gibi pembe pembe olmutu; fikir fkr glyordu, sevgi akyordu gzlerinden. Baklarn Fontan'dan hi ayrmyor; cicim, canm, ekerim diye ona tuz ya da su verirken eiliyor, rast-gele dudaklarn gzlerini, burnunu, kulan pyordu. Bu yaptnn doru olmadn syledikleri zaman da ustalkl bir taktikle boynunu bkyor, dayak yemi bir dii kedi uysall gsteriyor, sonra gizlice adamn elini tutuyor, pyordu. Ona mutlaka dokunmak ihtiyacn duymaktayd. Fon-tan da srtn kabartarak, byle sevilip okanmaktan pek memnun grnyor, hazla iri burnunu oynatyordu. Bu bembeyaz, tombul kzn kendisine tutkunluu karsnda o tekeye benzeyen, irkin, soytar surat yayvanlayor, adeta az kulana varyordu. Zaman zaman da, derin bir zevk duyan ama nazike davranmak isteyen bir erkek gibi Na-na'y pyordu. Prulliere : - E, can skmaya baladnz artk! diye bard. Haydi ekil uradan sen! Fontan' yerinden kaldrp ve taban alarak Nana'nn yanna oturdu. Bunun zerine tekiler bararak alkladlar; kaba akalar ald yrd. Fontan, Vens'n ardndan alayan Vlken'in umutsuzluuna dm gibi mimikler yapyor, acayip bir hal alyordu. Prulliere, apknlk etmeye kalkarak, masann altndan Nana'nn ayana basmak istedi. Ama Nana, rahat dursun diye tekmeyi indirdi. Yo hayr, bu adamla yatmaya niyeti yoktu hi. Bir ay kadar nce, yznn gzelliine kaplarak tutulacak gibi olmutu ona. Ama imdi nefret ediyordu. Eer peetesini alrm gibi yaparak imdiklemeye devam ederse barda suratna frlatmaya karar vermiti. EMLE ZOLA 243 Ne olursa olsun iyi bir gece geirmilerdi. Sz kendiliinden tiyatro'ya geldi. u Bordenave hergelesi gebermeye-cek miydi daha? Pis hastalklar yeniden azmt, ylesine ac ekiyordu ki tutulacak yan kalmamt herifin. Bir gn nce, prova srasnda Simonne'a atm durmutu. Yani bu adam nallar dikse alayacak tek bir artist yoktu ardndan^ Nana, kendisine bir rol vermeye kalkarsa, bandan savacan sylyordu; hem artk oynamayacan, yuvasn tiyatrodan ok sevdiini ileri sryordu. Fontan'n ne oynanan piyeste ne de provas yaplanda rol vard, imdi, zgrln ar bir sevinle vyor, akamlarn ayaklarn atee uzatp, sevgili dii kedisiyle babaa geirmekten byk bir mutluluk duyduunu sylyordu. tekiler de talihli olduunu syleyerek, mutluluklarn kskanm gibi yapyorlard. Sofraya paskalya rei geldi. ine saklanan niyet baklas Bayan Lerat'ya kt. O da bunu Bosc'un bardana koydu. Bunun zerine tekiler: Kral oldun! Kral oldun! bakalm O diye haykrtlar. Bu cokun nee gsterilerinden yararlanan Nana, Fontan'n boynuna sarld, tekrar tekrar perek kulana bir eyler fsldad. Ama Prulliere, glmesi arasnda, bunun oyuna aykr olduunu, biraz da ierleyerek sylyordu. Louiset, bititirdikleri iki sandalyenin stnde uyumaktayd. Nihayet misafirler saat bire doru daldlar. Merdivende yine grelim! diye ban-yorlard. hafta boyunca iki sevgili ok tatl bir mr srdler. Nana ilk ipekli entariyi giydii ilk genlik gnlerini yeniden yayor gibiydi. Pek seyrek sokaa kyor, yalnzln, sessizliin zevkini tadyordu. Bir sabah, La Rochefoucauld pazarndan balk almaya giderken, eski berberi Francis ile burun buruna gelince birden sarsld. Berber her zamanki gibi ipekli gmlei, tertemiz redingotu ile pek kt. Nana, imdi ona byle srtnda sabahl, ayaklarnda kaba pabular ve salar darmadank grnd iin utan duymutu. Am Francis her zamankinden daha da nezaketle (*) Paskalya reine Gteau de Rois (krallar rei) ad verilmektedir. (ev.) 244 NANA

  • davranma inceliini gsterdi. Hibir ey sormad, gen kadnn seyahatte olduunu sandn syledi. Nana, kendisine ilk andaki skntsn unutturan bir meraka kaplarak adama sorular yneltti. Gelip geenler, kendilerine arptklar iin, Francis'yi bir kap azna ekti; kolundaki kk sepe-tiyle karsnda duruyordu. Tiyatrodan kana ne diyorlard? Berber de mterisi olan kadnlarn kiminin yle kiminin byle dediini sylyordu. Yani byk bir grlt kopmutu ardndan; gerekten bir baaryd bu. Ya, Steiner ne demiti? Bay Steiner'in durumu pek ktyd, eer yeni bir manevra eviremezse bsbtn ktleecekti. Ya Dague-net? Oh! onun ii tkrndayd; hayatn dzene sokmutu. Btn bu anlarla hararetlenen Nana yine bir eyler sormak iin azn aacakt; ama Muffat'nn adm sylemeye skld. Bunun zerine Francis kendiliinden konutu. Konta gelince pek ackl bir haldeydi; bayan Nana'nn gidiinden sonra o kadar byk bir kedere kaplmt ki lgn gibi, gen kadna rastlayabilecei yerlerde dolap duruyordu. Nihayet, Bay Mignon kendisine rastlam, evine gtrmt. Bu haber, Nana'y ok gldrd; ama zoraki bir glt bu. - Ah! imdi Rose'la yayor!., ama gryorsunuz ya Francis, metelik verdiim yok buna!.. Gryorsunuz ya ne iki yzl adamm? Bir hafta bile perhiz edemiyor. Oysa benden baka hibir kadnla yatmayacana yemin etmiti! Byle diyordu ama ierlemiti. - Artmla geiniyor imdi bu Rose! ok iyi anlyorum; u Steiner hayvann elinden almn cn alyor akl sra... Benim kap dar ettiim bir adam evine almak da dorusu ya pek akllca bir i! Berber : - Bay Mignon meseleyi byle anlatmyor. Dediine gre Kont sizi kovmu... Evet, hem de iren bir ekilde, knza bir tekme vurarak. Birden, Nana sapsar kesildi: EMLE ZOLA 245 - Ha? Ne diye bard; kma tekme mi vurmu... Bakn bu kadar biraz fazla!... Ben kap dar ettim, bu boynuzluyu! Sen de bil artk, boynuzlunun biridir bu adam; Kontesi ona herkesle boynuz taktryor... u Fauchery rezili ile bile Mignon'a gelince, o da kaldrmlar andryor ka-' rsna mteri bulabilmek iin. Ama kimsenin yzne bakt yok sskal yznden... Aman pis insanlar, ne pis insanlar! Boulacak gibiydi. Soluk ald. - Yo! Byle diyorlar ha!... Peki yleyse! Gidip onlarla kendim konuacam Francis'ciim. ister misiniz hemen beraber gidelim? Evet, gideceim; bakalm u kma tekmeyi yediim yalann sylemeye cesaret edecekler mi yzme kar? Tekme ha! Kimse byle bir eye kalkamam-tr imdiye kadar. Hibir zaman da dvemezler beni... Bana dokunacak adam paralarm vallahi... Yava yava yatyordu. Nihayet istediklerini syleyebilirlerdi; poposuna bile sallamazd bu lflar. Bu adamlarla uramak irkefe ta atmak demektir. Ne yaptn, ne olduunu .kendisi iyi bilirdi. Francis, onun byle sabahl ile durup kendisine almasndan cesaretlenerek bir iki t vermeye kalkt. Bir geici hevese kaplp her eyi feda etmekle yanl bir ey yapmt; byle hevesler insann hayatn bozard. Nana ba nnde, bu kadar gzel bir kzn, kendine yazk ediinden znt duyan bir adam sesiyle konuan Francis'yi dinliyordu. - Bu benim bileceim ey... ama yine teekkr ederim ilgine dostum; dedi. Berberin elini skarak, balk almak zere ayrld. Btn gn bu kna tekme yedii hikyeyi zihnini kurcalad durdu. Fontan'a bile szn etti bunun. Kendisine bir fiske bile vurdutmayacak kadar gl kuvvetli bir kadn olduunu syleyip duruyordu. Fontan, derin dnceli bir adam POZU taknarak, btn erkeklerin kaba yaratklar olduunu, onlara kar buna gre davranlmas gerektiini syledi. O andan sonra Nana gerekten bir kaytszla brnd. 246 NANA O akam, on satrlk bir rolle sahne hayatna balayan kadn grmek zere Bouffes tiyatrosuna gittiler. Fontan tanyordu bu kadn. Montmartre srtlarna dndkleri zaman saat bire yaklayordu. Chaussee-d'Antin sokanda adam, bir ikolatal pasta ald; yataklarnda yediler; hava souktu, oca yakmaa da demezdi bu saatten sonra. Yataklarnn iine oturmu, battaniyelerini dizlerine ekmi, arkalarn yastklarla beslemilerdi. O akam seyrettikleri oyuncu kadndan sz ediyorlard. Nana irkin ve biimsiz buluyordu bu kadn. Fontan yzkoyun yatm, masann stnde mumla kibrit kutusu arasndaki pastay koparp koparp Nana'ya veriyordu. Ama sonunda kavgaya tututular. Nana : - Aman ne biimsiz eydi kadn... O kck gzler. Ya hele o msr pskl gibi salar...

  • Fontan: - Sus be! dedi. Nefis salar var bu kadnn... gzleri de prl prl. u kadn milleti de ekemez birbirini! erlemi gibi bir hali vard. Sert bir sesle : - E, yeter artk; dedi! Kafam iirme... Haydi uyuyalm. Yoksa sonu ktye varacak bunun! Mumu sndrd. Nana fkeli fkeli syleniyordu: kendisiyle byle konuulmasndan holanmazd, saygl olmak gerekirdi ona kar. Adam cevap vermeyince, susmak zorunda kald. Ama uyuyamad, yatan iinde durmadan dnp duruyordu. Fontan birden fkeyle : - Ne vakit bitecek byle kprdayp durman kuzum, diye bard. Nana : - Ne yapaym; yatan iinde pasta krntlar var; diye cevap verdi. EMLE ZOLA 247 Gerekten de krntlar vard. Butlarnda bile hissediyordu bunlar. Tek bir krnt, derisini yakyor, kanatrcas-na kandryordu! nsan yatanda pasta yerse, araf sil-kelemeliydi. Fontan iin iin fkelenerek mumu yakt. kisi de kalktlar, yalnayak, gecelikle elleriyle yatak arafnda-ki krntlar sprdler. Adam souktan titreyerek yeniden yataa girdi. Ayaklarn iyice silmesini syleyen Nana'y tersledi. Nihayet, o da yatt; ama daha yatar yatmaz kprdanmaya balad. Hl krnt vard. - Elbette! ayaklarnla soktun, yatan iine... Dayanamam ben buna! Sana sylyorum dayanamam! Yere atlamak iin bacan adamn stnden aracak oldu. Bunun zerine sabr tkenen, uyumak isteyen Fontan bir tokat aketti gen kadna. yle kuvvetli vurmutu ki Nana srt st yatan iine yuvarland. Bir sre akn akn ylece kald. Bir ocuk gibi iini ekerek sadece : - Of!... dedi. Bir aralk Fontan, yine kprdanmaya balarsan bir tokat daha indiririm, dedi. Sonra fleyerek srt st yataa rahata yerleti ve hemencecik horlamaya balad. Nana yzn yastna gmp kesik kesik hkrklarla alyordu. nsann byle kuvvetinden yararlanmas alaka bir eydi. Fontan'n o gln surat yle korkun bir hl almt ki gen kadn sahiden korktu. Sanki o tokatla fkesi gemi gibi yatt. Fontan'a sayg duyuyordu imdi, sokak tarafndaki duvara yaparak btn yata ona brakt. Nihayet yana hl yanarak, gzleri ya iinde uyuyakald. yle tatl bir boyun ei duygusu iindeydi ki krntlardan rahatsz olmuyordu artk. Sabahleyin, uyannca Fontan' plak kollaryla kucaklad, gsne bastrd. Artk bir daha kavga etmeyeceklerdi, deil mi? Hibir zaman, deil mi? Onu o kadar seviyordu ki tokatlamas bile iyi gelmiti kendisine. 250 NANA yapmt ki, burada kzgn bir dii kedi srsnn barnd sanlrd. Kendi kendisinin de irenerek, ortal silip sprmeye kalkt zaman da ya bir iskemlenin aya elinde kalyor, ya da duvar kd paralanyordu; nk bunlardaki kiri kartmak iin btn gcn harcamas gerekmekteydi. O gnlerde ierisi daha pisti; girilecek gibi deildi. Bunun iin de hibir eye el srmemek zorunda kald. Lmba nda, aynal dolap, duvar saati ve perde diye ne kalmsa, erkeklere hl eya gibi grnyordu. Kald ki alt aydan beri, ev sahibi kendisini atacan syleyip duruyordu. Byle olduuna gre kimin iin bakacakt bu eyalara? Kendisi iin belki! Keyfi yerinde olarak uyand zaman: Hop yallah! deyip dolabn yan blmesiyle komodine tekmeyi indirip atrdatyordu. Nana, ne zaman gelse Satin'i yatakta buluyordu. yle ki Satin alverie kt gnlerde bile o kadar bitkin bir halde dnyordu ki, ayan sryerek eve giriyor, kendini bir iskemlenin stne brakarak uyukluyordu. Bu uyuukluktan ancak akamleyin havagaz fenerleri yand zaman sry-rlabiliyordu. Nana da kendini pek rahat hissediyordu burada, alt st olmu yatan, yerlerdeki kvetlerin, amura bulanm etekliklerin arasnda. Oturup ene alyor birbirlerine ilerini dkyorlard. Satin, geceliiyle yatann iinde, ayaklarn havaya dikip sigara fosurdatarak dinliyordu arkadann anlattklarn. Arada bir, leden sonralar, kendilerini kederli hissettikleri zaman birer absent iiyorlard, avunmak iin. Satin, aaya inmeden, ayana bir eteklik bile geirmeden, merdiven parmaklndan sarkarak, kapcnn on yandaki kzna sesleniyor, bir bardakla Absent getirtiyordu; kk kz bu kadnn plak bacaklarn yan gzle szerdi. Nana'yla Satin'in btn konumalar, sonunda erkeklerin pisliine varyordu. Nana, Fontan'ndan durmadan sz ediiyle can skc bir hl almt. Belki on kere adamn ne dediini, ne yaptn gevi getirir gibi tekrarlayp duruyordu. Ama, Satin, btn bu pencerede bekleme, yanan bir skara yznden kan kavga, yatakta saatlerce EMLE ZOLA

  • 251 ksknlkten sonra yeniden barma hikyelerini byk bir sabrla dinliyordu. Btn bunlar anlatmak ihtiyacyla Nana, yedii tokatlar bile sayp dkmt. Geen hafta Fon-tan, gzn iirmiti; daha bir gn nce terliklerini bulamad iin kafasna bir tokat indirmiti. Satin btn bunla-, r hi ses kartmadan dinliyor, arada bir sigarasnn dumann pskrttkten sonra, kendisinin byle bir durumda hemen eildiini ve dvmek isteyen adamn elinin havada kaldn sylyordu. kisi de, bu dayak fasl hikyelerinden, yedikleri ktekleri anlatmaktan zevk duyuyor gibiydiler. Nana, Fontan'n pabularn karn, yedii tokatlar yle bir zevkle anlatyordu ki sonunda Satin de holanr olmutu bunlar dinlemekten. Kendisi de daha iddetli olaylardan sz etmeye balamt. Dediine gre bir keresinde bir ha-murkr kendisini dve dve lm halinde yere sermiti, ama yine sevmiti bu adam. Baz gnlerde Nana alayarak artk bunun byle gitmeyeceini sylyordu. O vakit, Satin onu evinin kapsna kadar gtryor, Fontan'n, arkadan ldrp ldrmediini anlamak iin yarm saat kadar sokakta bekliyordu. Ama ertesi gn, ikisi de barmalarnn sevinci iinde akam ediyorlard. Nana'nn dayak yedii gnler daha holarna gidiyordu; bu ok saryordu ikisini de. Artk birbirlerinden ayrlmaz olmulard. Bununla birlikte Satin, Nana'nn evine ayak atmyordu; nk Fontan sokak srtklerini evinde grmek istemediini sylemiti. ki kadn birlikte sokaa kyorlard. te byle bir gn Satin, arkadan bir kadnn evine gtrd. Bu kadn Nana'-nn zihnini kurcalayan bayan Robert'di; ziyafetine gelmedii gnden beri ona kar sayg duyuyordu. Bayan Robert Mosnier sokanda oturuyordu. Europe mahallesinde yeni ve grltsz bir sokakt bu. Dkkn yoktu; gzel apartmanlarn, kck dairelerinde kibar kadnlar oturuyordu. Saat beti; ssz kaldrmlar boyunca, yksek aristokratik beyaz evlerin skneti arasnda borsa simsarlarnn ve tccarlarnn kupa arabalar sralanmt. Bu arabalardan - 252 NANA kan adamlar, gzleri yukarda, hzl hzl yryorlard bu evlere doru. Bu evlerin pencerelerinde sabahlkl kadnlar, bir bekledikleri varm gibi sokaa bakyorlard. Nana nce, can sklm gibi bu kadn tanmad iin yukar kmak istemedi. Ama Satin diretti. Bir kimse her zaman bir arkadan misafirlie gtrebilirdi. Sadece Bayan Robert'e bir nezaket ziyareti yapmak istiyordu; Bayan Robert'e bir gn nce bir lokantada rastlamt; kadn mutlaka gelmesi iin yemin ettirerek nezaket gstermiti. Nihayet Nana raz oldu. Kapy aan ufak tefek uykulu bir hizmeti, hanmnn daha gelmediini syledi. Ama iki kadn salona alp yanlarndan ekildi. Satin : - Vay canna! ok gzel bir ev! diye mrldand. Sade bir burjuva eviydi buras. Duvarlara koyu renkli kumalar kaplanmt. Burada, ykn tuttuktan sonra ticaretten ekilen Parisli bir dkkncnn evindeki dzenlilik vard. Evin bu grn karsnda, Nana aka etmek istediyse de Satin gcendi, Bayan Robert'in ok hanm hanmck bir kadn olduundan sz etti. Onu her zaman yal ve ciddi adamlarla grrlerdi. u sralarda ar bal eski bir ikolatac ile ahbaplk ediyordu. Adam bu ok temiz tutulan, iyi bakml eve geldii zaman o kadar memnun oluyormu ki yavrum diyormu kadna. Satin minenin stndeki saate dayal bir resmi gstererek : - Bak, ite... dedi. Nana bir sre resmi gzden geirdi. Resimde ok esmer uzun yzl dudaklarn bzerek hafife glmseyen bir kadn grnyordu. lk bakta ok temkinli bir sosyete kadn denebilirdi. - Tuhaf ey; diye mrldand; bir yerlerde grm olacam bu kadn. Ama nerede? Bilmem ki. Yalnz, pek temiz bir yerde olmamal... Ha! Evet temiz bir yerde deil... EMLE ZOLA 253 Sonra arkadana dnerek: - Sana kendisine gelmesi iin sz verdirdi diyordun, peki ne istiyormu? - Ne mi istiyor? Ne olacak konuup 'ahbaplk etmek, azn aprdatt. Adam sende, ne olursa olsun, bana ne, dedi iinden. Ama kadn bir trl gelmeyince daha fazla beklemeyeceini syledi, bunun zerine ikisi de kalkp gittiler. Ertesi gn, Fontan akam yemeine gelmeyeceini sylemiti. Nana hemen aaya inerek bir ziyafet ekmek zere Satin'i bir lokantaya gtrmeye karar verdi. Bir trl bir lokanta beenemediler. Satin'in gitmek istedii birahaneleri Nana pis buluyordu. Nihayet Laure'un lokantasna gitmee raz etti. Bu lokantada tabldot akam yemei franga yeniliyordu. Laure Piedefer'in bir tahta kurulur gibi oturduu

  • tezghn bulunduu salonda bir masaya oturdular. Elli yalarnda kadar iko bir kadnd bu Laure. Vcudunu korseler ve kemerlerle skmt, kadnlar sraya dizilip birbiri ardndan geliyor, birbiri stne ylm fincan tabaklarnn stnden balarn uzatp dosta bir yaknlkla Laure'un azndan pyorlard. Bu srada bu canavar grnl kadn, dostlarn kskandrmamak iin her birinin ayr ayr gnln alyordu. Hizmeti kadn ise aksine sska, yanaklar km, gz kapaklar morarm, siyah gzleri kvlcm saan bir tipti. Ksa bir sre iinde salon doluverdi. Yz kadar mteri vard. Gelii gzel masalara oturmulard ou krknda vard bu insanlarn. ri, iko, sefahatten yanaklar sarkk kimselerdi. Bu ikin karnlar ve sarkk gerdanlar arasnda bir ka tane ince, gzel kz gze arpyordu. Pervasz grnmek isteyilerinin altnda hl saf ve toyca bir halleri vard. Bir mahalle balosundan, bu yola yeni girmi olan bu kzlar Laure'un mterilerinden biri getirmiti bu lokantaya. Buradaki iko gekin kadnlar, bu kzlardan dalan genlik havasyla balan dnerek bunlara pasta filn smarlamakta yar ediyorlard adeta. Burada erkek pek azd; en ok on onbe kii kadar. Bu kadar bol fistan arasnda ezilmi gibi bir halleri vard bu adamlarn. 250 NANA yapmt ki, burada kzgn bir dii kedi srsnn barnd sanlrd. Kendi kendisinin de irenerek, ortal silip sprmeye kalkt zaman da ya bir iskemlenin aya elinde kalyor, ya da duvar kd paralanyordu; nk bunlardaki kiri kartmak iin btn gcn harcamas gerekmekteydi. O gnlerde ierisi daha pisti; girilecek gibi deildi. Bunun iin de hibir eye el srmemek zorunda kald. Lmba nda, aynal dolap, duvar saati ve perde diye ne kalmsa, erkeklere hl eya gibi grnyordu. Kald ki alt aydan beri, ev sahibi kendisini atacan syleyip duruyordu. Byle olduuna gre kimin iin bakacakt bu eyalara? Kendisi iin belki! Keyfi yerinde olarak uyand zaman: Hop yallah! deyip dolabn yan blmesiyle komodine tekmeyi indirip atrdatyordu. Nana, ne zaman gelse Satin'i yatakta buluyordu. yle ki Satin alverie kt gnlerde bile o kadar bitkin bir halde dnyordu ki, ayan sryerek eve giriyor, kendini bir iskemlenin stne brakarak uyukluyordu. Bu uyuukluktan ancak akamleyin havagaz fenerleri yand zaman sy-rlabiliyordu. Nana da kendini pek rahat hissediyordu burada, alt st olmu yatan, yerlerdeki kvetlerin, amura bulanm etekliklerin arasnda. Oturup ene alyor birbirlerine ilerini dkyorlard. Satin, geceliiyle yatann iinde, ayaklarn havaya dikip sigara fosurdatarak dinliyordu arkadann anlattklarn. Arada bir, leden sonralar, kendilerini kederli hissettikleri zaman birer absent iiyorlard, avunmak iin. Satin, aaya inmeden, ayana bir eteklik bile geirmeden, merdiven parmaklndan sarkarak, kapcnn on yandaki kzna sesleniyor, bir bardakla Absent getirtiyordu; kk kz bu kadnn plak bacaklarn yan gzle szerdi. Nana'yla Satin'in btn konumalar, sonunda erkeklerin pisliine varyordu. Nana, Fontan'ndan durmadan sz ediiyle can skc bir hl almt. Belki on kere adamn ne dediini, ne yaptn gevi getirir gibi tekrarlayp duruyordu. Ama, Satin, btn bu pencerede bekleme, yanan bir skara yznden kan kavga, yatakta saatlerce EMLE ZOLA 251 ksknlkten sonra yeniden barma hikyelerini byk bir sabrla dinliyordu. Btn bunlar anlatmak ihtiyacyla Nana, yedii tokatlar bile sayp dkmt. Geen hafta Fon-tan, gzn iirmiti; daha bir gn nce terliklerini bulamad iin kafasna bir tokat indirmiti. Satin btn buria-r hi ses kartmadan dinliyor, arada bir sigarasnn dumann pskrttkten sonra, kendisinin byle bir durumda hemen eildiini ve dvmek isteyen adamn elinin havada kaldn sylyordu. kisi de, bu dayak fasl hikyelerinden, yedikleri ktekleri anlatmaktan zevk duyuyor gibiydiler. Nana, Fontan'n pabularn karn, yedii tokatlar yle bir zevkle anlatyordu ki sonunda Satin de holanr olmutu bunlar dinlemekten. Kendisi de daha iddetli olaylardan sz etmeye balamt. Dediine gre bir keresinde bir ha-murkr kendisini dve dve lm halinde yere sermiti, ama yine sevmiti bu adam. Baz gnlerde Nana alayarak artk bunun byle gitmeyeceini sylyordu. O vakit, Satin onu evinin kapsna kadar gtryor, Fontan'n, arkadan ldrp ldrmediini anlamak iin yarm saat kadar sokakta bekliyordu. Ama ertesi gn, ikisi de barmalarnn sevinci iinde akam ediyorlard. Nana'nn dayak yedii gnler daha holarna gidiyordu; bu ok saryordu ikisini de. Artk birbirlerinden ayrlmaz olmulard. Bununla birlikte Satin, Nana'nn evine ayak atmyordu; nk Fontan sokak srtklerini evinde grmek istemediini sylemiti. ki kadn birlikte sokaa kyorlard. te byle bir gn Satin, arkadan bir kadnn evine gtrd. Bu kadn Nana'nn zihnini kurcalayan bayan Robert'di; ziyafetine gelmedii gnden beri ona kar sayg duyuyordu. Bayan Robert Mosnier sokanda oturuyordu. Europe mahallesinde yeni ve grltsz bir sokakt bu. Dkkn yoktu; gzel apartmanlarn,

  • kck dairelerinde kibar kadnlar oturuyordu. Saat beti; ssz kaldrmlar boyunca, yksek aristokratik beyaz evlerin skneti arasnda borsa simsarlarnn ve tccarlarnn kupa arabalar sralanmt. Bu arabalardan - 254 NANA Yalnz bunlardan drt hovarda gayet serbeste, burda olup bitenleri grmek iin gelmi, sununla bununla dalga geiyorlard. Satin : - Pek gzel deil mi burann kzartmas? dedi. Nana, beendiini anlatmak ister gibi ban sallad. Burada eski bir tara otelindeki gibi kuvvetli yemekler yeniyordu. Domatesli peynirli brek, tavuklu pilv, salal fasulye, dondurmak karamel. Kadnlarn ou en ok tavua dkndler; korselerini atrdatp, elleriyle azlarn silerek attryorlard. Nana nce, eski kadn ahbaplarna rastlamaktan korkmutu. Kendisine bir sr abuk sabuk eyler sorarlar diye. Ama hi tandk bir yze rastlamaynca yrei ferahlad. Burada eski psk kyafetli kadnlarn yan sra, ok zengin ve k kadnlar da vard. Ama hepsi de ayn cinsel sapkln verdii bir yaknlk ve kaynama halindeydiler. Bir aralk Nana'nn dikkatini ksa boylu, kvrck sal bir delikanl ekti. Bir masadaki elleri azlan ya iindeki kzlar bunun en kk tuhaflna glmekten krlyorlard. Bir aralk delikanl da glnce gs kabard. Nana hafife: - A, kadnm bu! diye bard. Azn tavuk etiyle dolduran Satin, ban kaldrarak mrldand: - Ha, evet, tanrm... ok tatl eydir... Kaprlar onu. Nana irenmiesine yzn buruturdu. Daha bu ii anlamamt. Ama, doru lf eden bir insann sesiyle zevklerle renklerin tartlmayacan syledi. Bir taraftan filozofa kremasn yerken, Satin'in o iri kz olan kz gzleriyle yandaki masada oturan kadnlar deliye dndrdn farketmiti. Hemen yanbalarnda ok gzel, sarn, iman bir kadn vard. Kadn ylesine atelenmi o kadar ileriye gitmiti ki Nana nerdeyse atacakt. Fakat bu srada, ieri giren bir kadn onda hayret uyandrd. Bunun Bayan Robert olduunu anlad. O ince esmer fare yzyle uzun boylu sarn kadna bayla selm EMLE ZOLA 255 verdikten sonra Laure'un tezghna yasland. ki kadn uzun uzun ptler. Bu Nana'nn hayreti bayan Robert'in hi de yle alakgnll grnmemesiyle bir kat daha artmt. Kadn salona gz gezdirerek, yava sesle konuuyordu. Laure yal bir sefahat tanras gibi yemden kt; yz hayranlarnn pckleriyle cilalanm gibi parlyordu. Gzlerini salonu dolduran iko kadnlar zerinde azamef-le gezdiriyordu. Halinde, krk yllk bir i hayatndan sonra zengin olmu bir kadnn tepeden bak vard. Bu srada bayan Robert, Satin'i grd. Laure'dan hemen ayrlarak, ona kotu, gler yzle, bir gn nce evde bulunamayna ne kadar zldn anlatt. Pek memnun grnen Satin ona yer amaya alrken, kadn yemek yediine yemin ediyordu. Sadece yle bir bakmak iin buraya gelmiti. Ellerini omuzuna yaslayarak tatl bir sesle : - Ne vakit grebileceim sizi? Eer serbestseniz... Ne yazk ki Nana daha fazla bir ey duyamamt."Bu konuma fena halde cann skyordu. u namuslu geinen kadna azna geleni sylemek geliyordu iinden. Ama o srada ieri giren bir grubu grnce hayretten donakalmt. ok k, mcevherler iinde zengin grnl kadnlard bunlar. Hepsi de birer birer Laure'un yanna gidip onunla senli benli konuuyorlard. Yzbinlerce franklk mcevherleri takm taktrm olan bu kadnlar sapk bir zevke kaplarak, bu lokantada, pasakl sokak kzlarnn kskan baklar arasnda franga yemek yiyorlard. Bu k kadnlar grubu yksek sesle konuup glerek bir k dalgas gibi ieri girdikleri zaman, hzla ban evirip kapya bakan Nana, bunlarn arasnda Lucy Stewart'la Maria Blond'u grnce, fena halde can skld. Kadnlar be dakika kadar La-ure'la konuup yandaki salona geinceye kadar ban nnden kaldrmad, ekmek krntlarm sofra rtsnn stne ufakyormu gibi yapt. Ama ban kaldrd zaman yanndaki iskemlenin bo olduunu grd. Satin yerinde yoktu. Yksek sesle : - Allah, Allah nereye gitti bu kz! diye sylendi. 256 NANA Kendisiyle etraftan alay ettiklerini grerek sustu. Hatta bir sre fkesini belli etmemek iin olduu yerde

  • durdu. Bitiik salonun d tarafndan, Montmartre ve Chapelle semtlerindeki balozlardan gelen kk kzlara ziyafet eken Lucy Stewart'n kahkahalar geliyordu. erisi ok scakt; hizmeti kadn kirli tabaklar, keskin bir tavuk ve pilv kokusu arasnda kaldryordu; bu srada oradaki drt erkek yarm dzine kadar hatunun bardaklarna arap doldurdular; amalar bunlar sarho edip abuk sabuk konuturmakt. Satin'in hesabn demek zorunda kal ileden kartmt Nana'y. Kaltak tka basa tkndktan sonra karsna kan bir gekin karnn peine taklp gitmiti; hem de teekkr etmeden. Ama yine de hesab dedi, imdi daha ok tiksindii Laure'un nne alt Frank' frlatt. Martyres sokanda yrrken Nana'nn hnc bir kat daha artt. Hi phesiz Satin'in peinden koacak deildi; byle bir irkefe bulamamalyd! Ama o akam boa gitmi, berbat olmutu. Montmartre'a doru ar ar karken en ok Bayan Robert'e ierliyordu. Bu kar da kibar bir kadnm gibi satyordu kendini; ama ne kibar! imdi hatrlamt ona Poissonnieres sokandaki Papillon' da rastladn. u aalk balozdan, erkekler otuz metelie gtrrlerdi bu kadn. Kalem efendilerini kafese koyan bu kadn kalkar, kendisine eref kazandracak bir daveti kabul etmezdi. Bylece namusluluk tasladn sanyordu. Diyecek yoktu bu gibilerin namusuna. Bu yapmackl karlarn, aalk yerlerdeki marifetlerini kimse bilmiyordu. Nana byle sylene sylene, Veron sokandaki evine kadar geldi. eride k grnce ok sarsld. Fontan surat ask ieri giriyordu o srada, kendisini yemee gtren arkada da onu ekmiti. Sabahn birinden nce gelmeyeceini bildii iin onu byle karsnda grnce afallayp, dayak yemekten korkan Nana'nn anlattklarn souk bir tavrla dinliyordu: gen kadn, alt frank harcadn ama yemekte yannda bayan Maloir olduunu syledi. Bunun zerine Fontan efendice davrand, gen kadna bir mektup uzatt. Nana'ya yazlm olan bu mektubun zarfn amt. Hep EMLE ZOLA 257 Fondettes'de kapanp kalm olan Georges'tan geliyordu, her hafta sevgilisine ateli szlerle iini dkyordu delikanl. Nana'nn pek houna gidiyordu kendisine byle mektup yazlm olmas. Hele yeminlerle kark byk byk cmlelerle aktan sz ediliine baylyordu. Bu mektuplar herkese okurdu. Fontan, Georges'un slbunu tanr ve beenirdi. Ama bu akam Nana bir ngar kmasndan o kadar korkuyordu ki, mektupla pek az ilgilenmi gibi grnd, suratn asarak yle bir gz gezdirip bir tarafa att. ok erken yatmak cann skt iin Fontan ne yapacan bilemiyordu. Birden Nana'ya dnd : - u olana hemen cevap yazsak, dedi. Her zaman o yazyordu bu cevaplan. ok zenip beze-niyo'rdu yazarken de. Sonra Nana bu mektubu yksek sesle okuyor, ancak kendisinin bu kadar gzel yazabileceini syleyerek boynuna sarlyordu. Bu da pek keyiflendiriyordu Fontan'. Bylece ikisi de ateleniyor, birbirlerine olan sevgileri artyordu. Nana : - Nasl istersen, dedi; ben de ay hazrlayaym, sonra yatarz. imdi Fontan yine masann bana geip oturdu. nne yaz kalemi, mrekkep hokkas ve kt konuldu. Dirseini kartp enesini uzatarak yazmaa koyuldu. - Canm diye yksek sesle okuyarak yazmaya balad. Cmlelerin stnde uzun uzun dnerek bir saat kadar urat. enesini avularnn iine alyor, sonra tatl bir kelime bulunca glmsyordu. Nana sessizce, fincanlara ay doldurmutu. Nihayet Fontan, tiyatroda bir piyesten bir para okur gibi ahenkli bir sesle ve jestler yaparak okumaya balad yazdklarn. Bu be sayfalk mektupta Mig-notes'ta geirdikleri tatl saatlerden, bu saatlerin imdi hl nefis bir koku gibi ruhunda yaadndan sz ediyor, bu ak baharna lnceye kadar sdk kalacana yemin ediyordu. Mektup btn dileinin bu mutlulua yeniden 258 NANA balamak olduunu, eer bu mutlulua yeniden erebilir-se... diye sona eriyordu. Fontan : - Biliyor musun nezaket gerei yazdm btn bunlar, dedi: Aslnda glmek gerekir... Dokunakl oldu sanrm bu yazdklarm! Pek memnundu. Fakat Nana, beceriksizlik ederek, hayranln belirten barmalarla adamn boynuna atlma-makla yanl bir i yapm oldu. Bunun zerine Fontan ierledi. Eer bu mektup houna gitmediyse, Nana kendisi oturup bir bakasn yazabilirdi. Baka zamanlardaki gibi birbirlerine ak tekerlemeleri syleyerek pecek yerde masann iki ucuna oturdular. Nana ayn uzatmt. Fontan daha dudaklarn slatr slatmaz: - Hay Allah cezan versin! Tuz mu koydun bunun iine! diye bard. Nana omuz silkmek aklszlnda bulundu. Bunun zerine adam fkelendi:

  • - Bu akam tersliin stnde! diye sylendi. Bylece kavgaya tututular. Saat daha ona gelmemiti. Bu da vakit geirmek iin bir areydi. Fontan kplere binmi. Nana'ya kfr yadryor, stne atmadk su brakmyor, stelik de kadnn kendisini savunmasna frsat vermiyordu. Pis, hayvan kar, srtk diye baryordu. Sonra da paray mesele yapt. Kendisi yokken kp alt frank harcamt ha! O da darda yemek yemiti ama, bakas smar-lamt. Yoksa evine gelir evimde gvecimi yerdim, diyordu. u ihtiyar muhabbet tellk gelecek olursa kap dar edecekti. kisi de her gn alt frang sokaa atarlarsa giderdi bu iin sonu! - nce hesap istiyorum. Paray ver bakalm. Ne kadar kald elimizde? diye bard. Fontan'n btn o cimrilik hrs kabarmt. Nana ezilmi, akna dnmt. Koup ekmeceden, kalan btn paray getirip nne koydu. EMLE ZOLA 259 Fontan paralan saydktan sonra : - Ne! On yedi bin franktan sadece yedi bin frank kalm ha! Hem de beraber yaayal daha ay olmad... Olmaz byle ey. Yerinden frlad, ekmecenin altn stne getirdi. Gerekten de yalnz alt bin sekiz yz ksur frank'tan baka para yoktu. Ortaklaa kasalarnn anahtar stnde dururdu ikisi de buradan istedikleri gibi para alrlard. - ayda on bin frank! diye brd. Hay Allah belsn versin!. Ne yaptn bu kadar paray? Ha, sylesene bakaym!.. Hepsini u teyzen olacak moloza aktardn deil mi? Ya da bir takm heriflere yedirdin... Ortada bu... Cevap versene! - Kprp durma yle; diye Nana cevap verdi. Hesa-betmesi kolay... Aldmz eyalar hesaba katmyor musun? Sonra kendine/aldn amarlar. E, yeni bir ev alnca para abuk erir. Fontan hesap istemiti ama dinledii yoktu: - Evet, abuk erir; dedi. Hem sonra biliyor musun yavrum, ben bktm artk bu beraber yemekten... Biliyorsun ki bu yedi bin frank benim param: Eh, imdi mademki hl duruyor bu para. Elimde tutmak isterim, kendimi mahvetmee hi niyetim yok. Herkes kendi parasna sahip olsun. Sonra paray cebine yerletirdi. Nana akn akn ona bakyordu. Adam yan alayl bir tavrla : - Anlyorsun ya, teyzene ve benden olmayan ocuuna bakacak kadar enayi deilim... Sen paran istediin gibi harcayabilirsin; senin bilecein bir i bu. Ama benim param kutsaldr benim iin!.. Kzartma yaptn zaman parasnn yarsn veririm. Akamlar hesap grrz. te byle. Birden Nana kprd, kendini tutamayarak : - Benim on bin frangm yedin! Edepsizlik denir bu se-nin yaptna! diye bard. Ama teki tartmaya girimedi, masann teki ucun-dan kolunu uzatarak yzne bir tokat indirip: 260 NANA - Syle bakaym bir kere daha! dedi. Nana tokad yedii halde bir kere daha syledi. Bunun zerine Fontan stne atlayp tekme yumruk dvmeye balad. Sonunda yle bir hale soktu ki, Nana alayarak, soyunup yataa girdi. Ardndan da Fontan mumu sndrp yatt. Bu srada Georges'a yazd mektup gzne iliti; zenerek ikiye katlad, yataa dnerek : - ok iyi yazlm bir mektup; postaya kendim atarm; byle marklklardan holanmam. Zrlayp durma canm skyorsun, dedi. Nana hafif hafif iini ekerek alarken soluunu kesti. Adam yataa girince boulurcasna hkrarak gsne yasland. atmalar her zaman byle sona ererdi. Fontan' kaybetmekten d kopuyordu. Her eye ramen Fontan'n kendisinin olduunu hissetmek iin aalka bir ihtiya duyuyordu. ki sefer adam gen kadm kendini yksek gren bir tavrla itti. Ama bu kadnn vcudunun lklnn, sadk bir hayvann gzlerini andran yal iri gzlerindeki .yalvarn etkisiyle scak bir istee kaptryordu kendini. Ama hi bir tviz vermiyor, o prensvari davrann da elden brakmyordu. Byle sevip okanrken gcne olan gveni artyor, gnln kazanmak iin bu kadar zahmete giriliinin deerini hissediyordu. Fakat sonra Nana'nn kasann anahtarn elinden almak iin bir oyun oynamakta olmasndan korktu. Mumu sndrrken kararndan dnmemei dnerek: - Bak, kzm, ciddi sylyorum, para bende kalacak; dedi. Kpllarn adamn boynuna dolayarak uyuklayan Nana buna byk kalplilikle u cevab verdi. - Evet korkma... Ben de alrm. Fakat o gnden sonra aralarndaki gerginlik artt. Btn hafta boyunca tokat sesleri bir saatin tktaklarnn

  • dzenlilii ile hayatlarn dzenliyor gibiydi. Nana dayak yiye yiye daha da bir incelmi, teni daha yumuak olmu, pembe beyaz bir renk alarak daha da gzellemiti. Fontan olmad zamanlarda eve gelen Prulliere, pmek iin gen EMLE ZOLA 261 kadn kelere sktrmaya balamt. Ama Nana, nefret ediyordu bundan; utan duyuyor, yz kpkrmz kesilerek kendini kurtarmak iin rpnyordu. Bu adamn, bir arkadana ihanet etmesini iren buluyordu. O zaman Prulli-ere'in can sklyor, bunu belli etmemek iin de kahkahayla glyordu. Hani, gerekten gzel bir diiydi bu Nana! Nasl oluyor da bu maymuna benzeyen adama bal kalyordu. u Fontan o durmadan kmldayan koca burnuyla gerekten bir maymundu. Pis herifin biri! stelik ona durmadan eziyet ediyordu! Adamn bu dncelerine Nana u karl verdi : - Olabilir, onu irkin de olsa seviyorum, ite. Bunu bir gn, iren bir zevki olduunu aa vuran bir kadn gibi sylemiti. Bosc sk sk yemee gelmekle yetiniyordu. Prulliere'in arkasndan, gzel bir delikanl, ama ciddi deil diyordu omuz silkerek. Yemein sonunda Fontan, Nana'y tokatlarken, bunu tabii bularak attrmaya devam ederdi. Yedii yemein bedelini demek ister gibi de mutluluklarna hayran olduunu syleyip duruyordu. Kendisinin filozof olduunu, her eye hatta n kazanmaya bile srt evirdiini sylyordu. Fontan ile Prulliere ok kere sofra bozulduktan sonra iskemlelerine yaslanarak sabahn ikisine kadar birbirlerine baarlarn anlatyorlard tiyatroda rol yapar gibi hareketlerle. Oysa Bosc, dalgn, zaman zaman bunlar kmsediini anlatmak ister gibi bir ses kartarak, konyak iesini ar ar yudumluyordu. Talma'dan ne kald? diyordu kendi kendine. Hi, yleyse her ey botu! Bir akam Nana'y alarken buldu. Gen kadn gmleini kartarak srtndaki kollarndaki mosmor dayak izlerini gsterdi. yle bir szdkten sonra yksek perdeden : - Bak kzm, kadnn olduu yerde dayak eksik olmaz. Napoleon sylemi bunu sanrsam... Tuzlu suyla ykan. ok iyi gelir tuzlu su bu ilere. Eh, daha da dayak yiyeceksin, ama yaknma bundan, meer ki bir yerin krlm ola... 262 NANA Hani bir kzartma gzme iliti de kendimi davet ettim buraya. Ama Bayan Lerat bu felsefeyi benimsemiyordu. Ne zaman Nana, beyaz teninde bir morart gsterse, barp armaya balyordu. Yeenini ldreceklerdi. Srp gidemezdi bu byle. Aslnda, Fontan, bir daha gzm grmesin diye Bayan Lerat'y evinden kovmutu. O gnden beri, kendisi buradayken Fontan gelirse, mutfaktan kp gitmesi gerekiyordu, bu da son derece de onuruna dokunuyordu kadnn. Bunun iin de bu kaba adam iin sylemediini brakmyordu. ok iyi yetimi bir kadn gibi taknarak, Fon-tan'n iyi terbiye grmemi olduunu ileri sryordu. Nana'y a : - lk bakta anlalyor bu, diyordu. Zerre kadar grg yok bu adamda. Pek baya bir ey olmal annesi. Yo, hayr deme, besbelli bir ey bu!.. Kendim iin sylemiyorum. Benim yamda bir insana sayg gstermesi gerekli olmakla birlikti... Evet ama bu adamn bu kt davranlarna nasl katlanyorsun? vnmek gibi olmasn ama sana daima kendini nasl kullanman gerektiini rettim. Ailenden iyi tler alarak yetitin. Birbirimize kar nasl iyi davranrdk deil mi? Nana itiraz etmeden, ban nne eerek dinliyordu. Sonra teyzesi szne devam ederek : - Hem imdiye kadar kibar adamlarla dp kalktn... Daha dn, bizim evde Zoe ile bunu konuuyorduk. O da anlamyor, diyordu ki Anlamyorum kont gibi tepeden trnaa kadar asil bir insan kovan -sz aramzda adam alay-laryla serseme evirmiti bizim hanm kendini boazlatyor? Ben dedim ki, haydi dayaa katlansn, ama terbiyesizliine nasl katlanyor bu adamn... Byle bir adamn resmini bile asmam odamn duvarna. Oysa sen byle bir yaratk iin kendini mahvediyorsun; yoksulluk iinde yayorsun. Bunca zengin kimseler, hkmet adamlar varken... Eh bu kadar yeter! Sana bunlar syleyecek ben deilim herhalde; fakat senin yerinde olsam, bir edepsizlik etmeye kalkn- EMILE ZOLA 263 ca ona : Efendi beni ne zannediyorsunuz siz? deyip yle bir yksekten bakarak kolunu kanadn krardm onun. Bu szler zerine Nana hkrarak alamaya balad. - Ah! teyzeciim, seviyorum, onu. Aslnda Bayan Lerat'nn kaygs baka eyden ileri geliyordu. nk Nana, Louiset'nin bakm iin

  • kendisine verdii yirmi metelii gittike daha seyrek vermeye balamt. Hi phe yok o yine bu ocuu koruyacak, iyi gnlerin gelmesini bekleyerek bu duruma katlanacakt. Ama Fon-tan'n kendisinin, kk olann ve Nana'nn altn iinde yzmelerine engel olduunu dndke, ak inkr edecek kadar ileden kyordu. Bu yzden szlerine yle son verdi: - Dinle beni, bu adam bir gn seni soyup sovana evirerek sokaa atar da bana gelirsen kapm yine de aarm sana. Ksa bir sre sonra Nana byk bir para sknts iine dt. Fontan yedi bin frang ortadan kaldrmt. phesiz gvenilir bir yere koymutu. Gen kadn bu konuda hibir ey sormaya cesaret edemiyordu. nk Bayan Lerat'nn dedii gibi bu kaba adamdan utanyor, onun, bir ka paras iin kendisine bal kaldm sanmasndan korkuyordu. Fontan evin masraflarn karlamay vaat etmiti. lk gnlerde her sabah frank veriyordu. Ama para veriyorum diye de isteklerinin sonu gelmiyordu. Tereya istiyor, et istiyor, turfanda meyve istiyordu. Buna kar Nana frankla btn halin satn alnamayacan sylemee kalkarsa, adam kplere biniyor, be para etmez bir kadn olduunu, enayi olduu iin satclarn kendisini kazkladklarn sylyor sonra her an bir pansiyona gideceini ileri srerek Nana'y korkutuyordu. Bir ay sonra da kadn zaman zaman dolambal yoldan para isteyecek oluyordu. Bunun zerine yle bir ngar kyordu ki, Fontan en kk frsatta dnyay kendisine zehir ettii iin bundan vazgemek zorunda kalm, artk ondan bir ey beklememeye balamt. Buna 264 NANA karlk Fontan, tane yirmi metelii brakmad halde yiyecek ey bulunca, blbl gibi akyor, keyifli keyifli konuuyor. Nana'y pyor, iskemlelere sarlp dans ediyordu. Nana da, ipin iki ucunu bir araya getirmekte byk glk ektii halde onun frang brakmad zamanlar mutluluk duyuyordu. yle ki bir gn frang geri vermi, bir gn ncesinden para arttrdn sylemiti. Oysa doru deildi bu. Ama Fontan bir gn nce para vermemi olduunu dnerek bir oyuna gelme korkusuyla duraksamt. Gen kadn sevgi dolu gzlerle gznn iine bakarak, btn varln ona adamasna pce boarak phesini gidermiti. Bunun zerine, kaybettii paray bulan bir cimri gibi eli titreyerek frang cebine indirmiti. O gnden sonra artk hi tasalanmyor, parann nereden geldiini sormuyordu. Ama yemekte sadece patates olduu zaman surat asyor, hindi ya da koyun kzartmas olunca da azn aprdatyordu. Bu arada elinin alkanln kaybetmemesi iin de en keyifli zamannda bile Nana'ya bir iki tokat aket-mekten geri durmuyordu. Nana her ihtiyac karlamann yolunu bulmutu. Baz gnler ev yiyecekle doluyordu. Hafta da iki kere Bosc, midesini bozacak kadar tkmyordu. Bir akam Bayan Lerat giderken, ocakta nefis yemekler pitiini grnce fena halde fkelendi; kendi sofrasnda byle yemeklerden hi birinin bulunmadn dnerek Nana'ya sert bir ekilde btn bunlarn masrafn kimin grdn syledi. Byle ummad bir soru karsnda kalan Nana arp sersemleerek alamaya balad. in i yzn anlayan teyzesi: - yi dorusu temiz bir yol tutmusun! dedi. Nana sonra bu iin nasl olduunu anlatt. Fontan bir gn yemei beenmeyerek fkeyle evden kp gitmiti. Nana o gn Tricon kadna rastlamt. Btn kabahat ondayd. Kendisi de evet demek zorunda kalmt. Fontan hi bir zaman saat altdan nce gelmediinden leden sonraki saatlerde serbest kalyor ve eve bazen krk frank bazen de altm frankla geliyordu. Eer durumunu korumay becerebilseydi, bir EMLE ZOLA 265 ka altndan da sz edebilirdi. Ama yine tencereyi kaynatacak bir eyler kazanabildii iin memnundu. Akamleyin Bosc, patlayacak kadar yemek yerken her eyi unutuyordu. Fontanda, dirseklerini masaya dayayarak, gen kadn gzlerini perken, yalnz kendisi iin sevilen bir adam gibi kaslyordu. Biricik sevgilisini, nonounu, yine eskisi gibi, bedelini dedii kr bir tutkuyla taparcasna seven Nana bylece kaldrma dmt. Pabularn srkleyerek yz metelik bulabilmek iin sokak sokak srtyordu. Bir pazar gn, La Rochefoucauld arsnda Satin'i grd, bartlar; ama nce stne atlarak Bayan Robert'e atp tutmutu. Fakat, Satin insann bir eyi sevmeyebileceim ama bakalarn bundan soutmak iin bunun bir sebep olamayacan sylemekle yetindi. Nana da bu filozofa gr benimsedi ve neyin nereye varacann bilinmediini dnerek affetti. Bundan fazla olarak da Satin'den sefahat yaplan yerlerin nereleri olduunu bile sordu ve bu kzn bu yata bildiklerine at; onun anlattklarn az ok iren bulmakla birlikte, glyor, zaman zaman hayretini gizlemeyerek bir eyler sylyordu. Bunun zerine Fontan darda yemek yerken, o da Laure'un lokantasna gitmeye balad. Burann gediklisi olan kadnlar arasndaki sevicilik ve kskanlk hikyeleri pek elendiriyordu onu. Ama dedii gibi her gn de gitmiyordu oraya. iman Laure efkatli bir ana tavryla Nana'y Asniere'deki

  • villasna davet etti; bu kr evinde yedi kadn iin ayr ayr odalar vard. Ama Nana kabul etmedi; korkuyordu. Satin aldandn, Parisli erkeklerin insan oynattklarn syledii ve kt bir ey olmayacana yemin ettii iin, frsat bulursa gideceini sz verdi. O sralarda ok zgn olan Nana'nn aka edecek hli yoktu. Para bulmas gerekiyordu. La Ticon'un kendisine ihtiyac olmad zamanlar, ki bu sk sk oluyordu, nereye ba vuracan bilemiyordu. te o zaman, Satin'le Paris kaldrmlarn arnlamaya balyor, havagaz fenerlerinin bulank altnda, o dar, amurlu sokaklarda en aalk 266 NANA zevk dknlerinin arasn katlyordu. Bylece, ilk defa eteini kirlettii balozlara yeniden dmt. ehrin dndaki bulvarlar, daha onbes yandayken erkeklerin kendisini ptkleri yol kenarlarn yeniden grd. ki kadn mahalle kahvelerini meyhanelerini dolayor, bira ve tkrk iindeki tahta basamaklar trmanyorlard. Bu hayata Quarti-er latin'de balam olan Satin, Nana'y Bullier'ye ve Sa-int-Michel bulvarndaki birahanelere gtryordu. En ok buralarda ans vard. Montmartre, tepelerinden, Observa-toire meydanna kadar btn ehri dolap duruyordu. Ama okullar tatil olduu iin bu taraflarda hi i yoktu. Sonra hep byk bulvarlara dnyorlard. Yamurlu havalarda, pabularnn iine vck vck su doluyor, scak akamlarda da i gmlekleri derilerine yapyordu. Uzun gzetlemeler, sonu gelmeyen gezintiler, itiip kakmalar, pis bir otel odasna srkledikleri bir adamn hayvanca zevkini dindirdikten sonra kfrler arasnda kir pas iindeki merdivenlerden aaya iniyorlard. Yazn sonu geliyordu. O yaz geceleri ok scak ve frtnal gemiti. Yemekten sonra, saat dokuza doru beraberce sokaa kmlard. Ntre de Dame de Lorette sokann kaldrmlarnda, eteklerini kaldrp dkknlarn nnden, vitrinlere bakmadan iki sra kadnn geip gittiini grdler. Bu kadnlar, nemli bir i peindeymi gibi byk bulvarlara doru kouyorlard. Daha havagaz fenerlerinin yeni yand srada, Breda mahallesinden aaya doru hrsl bir initi bu. Satin'le Nana kilisesinin nnden getikten sonra her zaman Le Peletier sokana saparlard. Sonra, Riche kahvesinden yz metre tedeki manevra alanna varnca elbiselerinin o zamana kadar zenle tutup yukar kaldrdklar eteini, toza bulunmasna aldrmadan brakyorlard. Sonra yava yava etekleri kaldrmlar sprerek giderek, bir kahvenin sokaa taan klar arasndan geerken admlarn daha da arlatryorlard. Gerdan krp kahkahalar atarak yryor, dnp bakan erkeklere gz krpyorlard. Kendi evrelerindeydiler artk. Yanaklar pudra- EMILE ZOLA 267 lanm, dudaklar kpkrmz boyanmt, gzlerine de srme ekmilerdi. Akamn alaca karanlnda bylece bir arkl kadn ekicilii vermilerdi kendilerine. Saat onbire doru, kalabalk arasnda itile kakla, hi neelerini bozmadan dolayor, eteklerine basan bir beceriksizin arkasndan Eek herif diye baryorlard. Kahvelere girip garsonl-ryla hafife selmlayor, bir masann nnde durarak kendilerine yaplan ikram kabul ediyor, getirilen ikiyi yava yava yudumluyor, bylece tiyatrolardan k saatlerini bekliyorlard. Eer, La Rochefoucauld sokana kadar bir iki kere yolculuk yapmamlarsa, saatler ilerledike yeniden pis orospu oluyorlard. Bu sefer daha etin bir avclk balyordu onlar iin. Gittike tenhalaan karanlk caddelerdeki aalarn altnda korkun pazarlklar oluyor, kfrler savruluyor, yumruklar, tokatlar iniyordu. O srada baba, anne ve kz bir arada geen namuslu aileler bu sahnelere alk olduklar iin admlarn sklatrmyorlard. Satin'le Nana Opera ile Gymmase arasnda mekik dokuduktan sonra, artk erkeklerin bunlardan kurtulmak iin hzl hzl gidip uzaklatklarn grnce Faubourg-Montmartre yolunu tutuyorlard. Burada, lokantalardan, kahvelerden, mezeci dkknlarndan sokaa k tayor, bir sr kadn, kahvelerin kapsndan ayrlmyordu. Paris'in gece hayatnn son aydnlk ve canl kesiydi buras. Burada bir gecelik szlemeler oluyordu aktan aa, sokan bir ucundan ta teki ucuna kadar. Buras bir genelevin uzun koridoruydu sanki. ki arkada, i yapmadan dndkleri akamlar kavga ediyorlard. Issz ve karanlk Ntre Dame de Lorette sokanda kadn glgeleri srkleniyordu. Hi mteri bulamam zavall sokak kadnlar byk bir umutsuzluk iinde bu ge saatte evlerine dnerken Breda ya da Fontaine sokann kesinde sktrdklar sarholarla, ksk sesleriyle tartyor ve onlar kendileriyle srklemek iin diretiyorlard. Bununla birlikte madalyalarn ceplerine koyan baz efendiden adamlardan bir iki altn szdrmak olana da vard. zellikle Satin bunun kokusunu iyi alrd. Rutubetli 268 NANA akamlarda, yamurla slanm Paris sokaklarndan havaya karma kark bir yatak odas kokusu yaylrken bu lk havann ve karanlk ke bucaklardaki ar kokulu havann erkekleri kudurttuunu bilirdi.

  • Byle zamanlarda^ en itahllarn gzler, bunlar soluk gzlerinden anlard. deta ehrin zerinde esen bir ehvet lgnl gibi bir eydi bu. Ama yine de Satin'in iinde bir korku vard. En kibar grnen erkekler ok kere en kaba en azgn tiplerdi. stlerinde ki yaldz syrlyor, sapk zevklere dkn kudurmu bir hayvan kyordu ortaya. Bunun iin Satin, sanatn yaparken pek saygszca davranyor, arabayla geenlerin kurumlu tavrlaryla kahkahalarla glerek alay ediyor, arabaclarn kendilerinden daha nazik olduunu, nk kadnlara sayg gsterdiini, teki dnya hikayeleriyle canlarn kartmadklarn sylyordu. Kibar adamlarn en aalk bir ehvet ukuruna yuvarlan Nana'ya hl hayret veriyordu. nk bir takn n yarglar vard, Satin onu bunlardan kurtarmaya alyordu. Ama teki ciddi bir sesle, dnyada temiz insan kalmad m diye, soruyordu. En ykseinden en aasna kadar pislik iinde yzyordu insanlar. Yani u Paris'te, akamn dokuzundan sabahn ne kadar ilenmedik rezalet kalmyordu. imdi Satin kahkahalarla glerek, eer her oday gzden geirmek kabil olsa ne acayip eyler grleceini, tede beride bir ok nemli kiilerin grtlaklarna kadar nasl pislie battklarna tank olunacan sylyor ve bylece Nana'nn eitimini tamamlam oluyordu. Bir akam Nana beraber sokaa kmak zere Satin'e uramt. Merdivende Marki de Chouard' grd. Dizleri titriyor, bacaklar her admda bklecekmi gibi, merdivenin trabzanna yaparak iniyordu, kire gibi bembeyazd yz. Gen kadn kendini tanmasn diye burnunu siler gibi yapt. Satin'in bir haftadr yzst braklm olan odas pislik iinde* yzyordu. Yata mide bulandracak kadar kirli, periand; yerde ii pis sularla dolu kaplar sralanmt. Nana bu kadnn markiyi tanm olmasna amt. Yo, evet tanyorum bu adam dedi; hatta kendisinin de sevgilisi ha- EMILE ZOLA 269 murkrn da cann skyormu bu ihtiyar. imdi zaman zaman gelirmi buraya; ama cann karyormu gen kadnn; en kirli yerlerini, terliklerinin iini bile koyuyormu. - Evet, ekerim diyordu Satin, terliklerimi bile... Pis moruk! yle eyler istiyor ki her zaman... , Nana'y en ok kayglandran bu aa zevk araynn samimiliiydi Gzde bir kadn olduu zaman nasl yapmacktan baz eylerden zevk duyar gibi yaptn hatrlamt. Oysa etrafndaki kendini sefahate vermi kzlarn her gn biraz daha ktklerini gryordu. Sonra Satin, ona, mthi bir polis korkusu alamt. Bu konuda iittii hikyelerle kulaklar doldu. Eskiden, kendisini rahat brakmalar iin bir ahlk zabtas grevlisiyle yatarm. Bu adam iki kere Satin'i vesika verilmesinden kurtarmt. Ama imdi korkudan titriyordu; artk ne yapt aka bilindii iin enselenirse bana gelecei biliyordu. unu hi unutmamak gerekirdi. Polisler, ikramiye alabilmek iin ellerinden geldii kadar ok kadn yakalamaya alrlard. nne geleni tutuyor, sesini karann azna tokad yaptryorlard. Hatta bir keresinde bir sr kadnla birlikte namuslu bir kz yakaladklar zaman da byle davranmlard. Yazn, bir dzne ya da onbe kadar polis bulvarlarda baskn hareketine geiyor, bir kaldrmn etrafn eviriyorlard. Bir akamda otuz kadn topladklar oluyordu. Yalnz, Satin tehlikeli yerleri iyi bilirdi; polislerin burnunun ucunu grr grmez kalabala karmak karmak iin akn akn oraya buraya kouan uzun etekliler arasndan toz oluyordu. Kanun korkusu, emniyet mdrlnn sald dehet yle bir dereceyi buluyordu ki, baz kadnlar bulunduklar kahve nlerinde, caddeyi silip spren kuvvet gsterisi karsnda korkularndan donup kalyor, yerlerinden kmldanamyorlard. Ama Satin daha ok ihbarlardan rkyordu; u hmurkr, sepetledii zaman adam kendisini satacan syleyerek korkutmak istemiti. Evet, erkekler bu numaray yaparak metreslerinin srtndan geiniyorlard. Ayrca bir ok alak kadn da, kendilerinden daha gzel kadnlar ekememez- 270 NANA lik yznden polise ihbar ediyorlard. Nana btn bunlar gittike artan bir korkuyla dinliyordu. Zaten her vakit kanundan, bu bilinmeyen kuvvetten, kendisini yok edebilecek bu kinden korkard. Buna kar kendisini savunacak kimsesi de yoktu. Ona Saint Lazare hapisanesi, kadnlarn, salar kesildikten sonra diri diri gmldkleri karanlk bir ukur gibi grnyordu. Kendi kendine, Fontan'dan yakay kurtarrsa pekl baz koruyucular bulabileceini sylyordu. Satin buna, baz kadnlarn fotorafl steleri bulunduunu, polislerin bu stedeki kadnlara dokunmama emri aldklarn bouna syleyip duruyordu. Ama yine de, vesikal bir kadn olsa da yakalanp tartaklanacan, ertesi gn de muayeneye sevkedileceini dnyordu. Muayene koltuuna oturacan dnrken yz kzaryordu utancndan. Oysa ka kere erkeklerin yannda soyunmutu. Nihayet korktuu bana geldi. Eylln sonunda bir akam Poissoniere bulvarnda dolarlarken Satin, birdenbire drt nala komaya balad. Nana neden kotuunu sorunca

  • - Polisler geliyor. Tymeye bak tymeye! diye soluk solua cevap verdi. Kalabalk arasnda, lgnca bir yar balamt. Kaan kadnlarn eteklikleri yrtlyordu. Yumruklar iniyor, bar-malar ortal kaplyordu. Yoldan geenler, polislerin emberi gittike daraltarak yaptklar bu sert saldry glerek seyrediyorlard. Nana, Satin'i kaybetmiti. Bacaklar tutulmutu, nerdeyse yakalanacakt. Bu srada bir adam kolundan tutup, gz dnm polislerin nnden geirdi. Prulli-ere'di bu; kendisini tanmt. Hibir ey sylemeden o srada tenhalaan Rougemont sokana srkledi. Nana ancak burada soluk alabildi, o kadar bitkindi ki adam kolundan tutmak zorunda kald. Kadn teekkr bile edemedi. Prulle-re : - Haydi, szm dinle, bize gidelim; dedi. Hemen o yaknlardaki Bergere sokanda oturuyordu. Ama Nana hemen direndi: EMLE ZOLA 271 - Hayr, istemiyorum; dedi. Bunun zerine adam kabalaarak : - Herkesle gittiine gre neden istemiyorsun? diye sor- du. - nk... Bu, btn dncesini aa vuruyordu. Fontan' ok sevdii iin arkadayla onu aldatmak istemiyordu. Bakalar sz konusu olamazd, nk zevk iin deil, yoksulluk yznden bakalaryla yatyordu. Bu budalaca inat karsnda, onuru yaralanm gzel adamn fkesiyle alaklk ederek : - Peki yleyse, keyfin bilir; dedi. Yalnz beni yannda bulamazsn cicim; kendi bann aresine bak. Byle diyerek gen kadnn yanndan ayrld. Nana yeniden korkuya kaplarak, dolak yollardan Montmartre'a doru yrd. Dkknlarn nnden hzl hzl giderken birinin kendisine doru geldiini grnce sapsar kesiliyordu. Ertesi sabah, bir gn nce geirdii korkunun etkisini stnden atamadan, teyzesinin evine giderken Batignolles dolaylarndaki ssz bir sokakta Labordette'le burun buruna geldi. nce, rastlatklar iin ikisi de sklm gibiydi. La-bordette her zamanki gibi nazikti ama gizli bir takm ileri vard. Bununla birlikte o daha nce kendini toparlad, bu rastlantdan pek memnun olduunu syledi. Dorusu ya, diyordu, herkes Nana'nn byle tamamyla ortadan ekilmesine ap kalmt. Onu yeniden grmek istiyorlard; eski dostlar ok zgnd. Sonra babaca bir tavr taknarak vaaz verircesine unlar syledi: - Sz aramzda, ekerim, yani bu yaptn aka budalalk... Hani gelip geici bir hevese kaplm olman anlyorum. Ama bu duruma gelmen. Bylesine soyulup sovana evrilmen, hem de karlnda dayaktan baka bir ey grmeden... te bu anlalr bir ey deil! Namuslu grnmek pahasna m katlanyorsun btn bunlara? Nana bu szlerden cam sklm gibi grnyordu. Bununla birlikte Rose'un Kont Muffat'y elde ettii iin pek 272 NANA vndn syledii zaman; gzlerinde birden bir imek akm gibi oldu: - Oh! Eer ben isteseydim... diye mrldand. Labordette, candan bir dost olarak araya girme teklifinde bulundu. Fakat Nana byle bir ey istemediini syledi. Bunun zerine adam baka bir noktadan hcuma geti; Bordenave'n Fauchery'nin yeni bir piyesini sahneye koyduunu anlatt. Bu oyunda kendisi iin ahane bir rol vard. - Nasl! Bana gre bir rol alan bir piyes mi? diye Nana sordu. Buna amt. Ama o tiyatroya gittii halde bana bir ey sylemedi. Fontan'n adn sylememiti. Kald ki hemencecik yatmt. Tiyatroya hibir zaman dnmeyecekti. Labordette, tamamyla inanmam olacak ki glmseyerek yeniden - Bana gvenebilirsin. u senin Muffat ile aranz bulurum. Tiyatroya da girersin, elinden tutup gtrrm seni. Kararl bir sesle : - Hayr; diye gen kadn karlk verdi. Sonra adamn yanndan ayrld. Kahramanl ile kendi kendine duygulanyordu. Yo byle kz herifin biri iin kendini skntya sokacak deildi, hem de onun ban artmadan. Bununla birlikte bir ey gzne arpmt: Labordette de tpa tp Francis ile ayn tleri vermiti kendisine. Akamleyin, Fontan eve gelince, Fauchery'nin piyesi zerine bilgi istedi kendisinden. Adam, Varietes'ye yeniden gireli iki ay olmutu. Neden kendisine bu piyesteki rolden sz etmemiti? Fontan kaba sesiyle :

  • - Ne rol? diye sordu. Bu, o asil kadn rol deil her halde?.. Ah sen hl kendini sanat m sanyorsun! Ama bu roln altnda ezilirsin yavrum... Gerekten gln oluyorsun... Bu szler, Nana'y derinden yaralamt. Fontan o akam Matmazel Mars diyerek Nana ile durmadan alay etti. EMLE ZOLA 273 Adam kendisine tokatlan indirdike, kaprisinden doan kahramanca davrannn zevkini daha derinden tadyor, kendini daha byk ve sevgisini daha iten, daha scak hissediyordu. Fontan' beslemek iin baka erkeklerle gitmee baladndan beri bu adam, btn yorgunluu ve tiksintisi arasnda daha ok seviyordu. Bu onun iin karln dedii kt bir zevk, tokatlarla keskinleen vazgeemedii bir ihtiya olmutu. Adam onu byle uysal bir dii hayvan gibi grdke aztyordu. Gen kadnn bu hali bir bakma sinirlendiriyordu onu; zalimce bir kine kaptryordu kendini, karm bile unutuyordu. Bosc, davrann eletirecek olsa, hemen avaz avaz barmaa balyor, artk Nana'dan da, o nefis yemeklerinden de bktn; kap dar edip yedi bin frangn baka bir kadna yedireceini sylyordu. te balarnn kopmasna da bu sebep oldu. Bir akam, Nana saat onbirde eve, dnd zaman kapy kilitli buldu. Bir kere vurdu; ses yok, bir kere daha vurdu, yine ses yok. Ama kapnn altndan dar k szyordu, ieride Fontan hi ekinmeden oradan oraya gidip geliyordu. Nana yorulmadan, bkmadan, sylenerek kapya vurmaya devam etti. Bu srada Fontan ar ar, bouk sesiyle bir tek kelimeyle cevap verdi: - Has... tir! Gen kadn iki eliyle vurmaya balad. - Has... tir! Kapy kracakm gibi vurdu. - Has... tir! Onbe dakika boyunca kapya her yumruk iniinde, alayl bir karlk gibi ierideki ama bu pislii savurdu durdu. Sonra, gen kadnn bkp yorulmak bilmediini grerek birden kapy at, eikte dikilip durarak hep o souk ve kaba sesiyle : - Hay Allah! Bu grltnz son bulmayacak m? Ne istiyorsunuz? Brakn da rahat uyuyalm. Gryorsunuz ki misafirim var. 274 NANA Gerekten de yalnz deildi. Nana Bouffes tiyatrosundaki ufak tefek kadn grd. Bu Kenevir sal ve kck gzl kadn, kendi parasyla alnan koltua kurulmu keyif atyordu. Bu srada Fontan o kerpeten gibi parmaklarn aarak Nana'ya doru gelmi ve korkun bir sesle : - Bas git, yoksa boarm seni! diye barmt. Bunun zerine Nana bir sinir krizi halinde boula bou-la alamaya balad. imdi kap dar edilen kendisiydi. fkesinin arasnda birden Muffat aklna geldi. Ama byle bir hareketi Fontan yapmamalyd. Yolda giderken, nce, eer yannda bir adam yoksa, gidip Satin'le yatmay dnd. Ona evinin nnde rastlad. Ev sahibi kendisini sokaa atm, kapsna da kocaman bir asma kilit takmt. Buna hi hakk yoktu; nk ierideki eyalar Satin'indi. Barp ararak adam karakola ikyet edeceini sylyordu. Ama, yine de, vakit gece yarsn bulduu iin, yatacak bir yatak bulmak gerekiyordu. Satin, polisi kendi iine kartrmay uygun bulmayarak, Nana'y, Laval sokanda bir kadnn ilettii kk bir pansiyona gtrd. Onlara birinci katta darack bir oda verdiler. Bu odann penceresi avluya bakyordu. Satin durmadan : - Bayan Robert'in evine gitseydim daha iyi olurdu. Onun yannda daima snacak bir ke bulurum... Ama sen varken gidemezdim ki... Gln derecede kskantr. Geen akam beni dvd. Odalarna kapandktan sonra, hl bir trl yatmam olan Nana belki yirmi kere Fontan'n yapt kepazelii anlatt. Bir yandan da durmadan iki gz iki eme alyordu. Satin, anlay gstererek dinliyor, erkeklere veritirerek arkadan yattrmaya alyordu. - Oh! Ne domuz eydir bu erkekler!.. Gryorsun ya dp kalkmamal bu domuzlarla! Sonra Nana'nn soyunmasna yardm etti. Uysal ve cana yakn bir hali vard. Durmadan tatl bir sesle : EMLE ZOLA 275 - Haydi yatalm, canmn ii; daha rahat ederiz byle... diyordu... Ah! Ne budalasn sen. Ah! Ne budalasn sen; kalkm byle eyleri dert ediyorsun kendine! Dedim ya ne hergele eylerdir bu erkekler! Dnme artk onlar... Seni ok seviyorum ben. Beni seviyorsan alama artk,

  • Sonra, yataa girer girmez, yattrmak iin Nana'y kollarnn arasna ald. Artk Fontan'n adn duymak istemiyordu. Ne zaman arkada bu adamn adn anmak istese, dudaklarn dudaklarna yaptrarak susturuyordu onu. Bunu yaparken de salar zlm, yapmackl bir fkeye kaplm gibi tatl bir ifadeyle dudak bkyordu; ocuksu ! bir gzellii vard bu kadnn ve o anda sevgi ve efkatle ka-baryordu yrei. imdi, bu scak kucaklayla sknet bulan Nana gz yalarn sildi. O da Satin'i pp okamaya balad. Saat ikiyi ald halde, odalarndaki mum hl yanyordu. kisi de birbirlerine sevgi dolu szler syleyerek kkr kkr glyorlard. Fakat, birden pansiyonun iinde bir grlt koptu; Sa- Itin, yar plak, yatan iinde dorularak kulak kabartt. Benzi sapsar kesilmiti. - Polis, dedi... Hay Allah, hi ansmz yok! Hap yut-Stuk! Yirmi kere polisin bu gibi pansiyonlara yapt baskn- Ilar anlatmt. te o akam Leval sokandaki pansiyona snrken bunu hi akillarna getirmemilerdi. Polis kelimesini duyar duymaz Nana deliye dnd; yataktan frlayp odann iinde komaya balad, pencereyi at; kendini aa-|ya atmak isteyen bir lgn hali gelmiti zerine. Bereket versin kk avlu cameknlyd. zerinde sk rg halinde 3r demir parmaklkla kaplyd. Nana hi duraksamadan pencereden atlad, gecelii uuarak, yar plak kararda kart. Dehete kaplan Satin: - Dur, yapma, ldreceksin kendini! deyip duruyordu. Sonra, kapya dardan yklenirlerken, arkadann elbiselerini tella bir dolabn iine tkt. imdi kaderine boyun eip bekliyordu. Ne olursa olsun diyordu iinden, eer 276 NANA vesika verirlerse, hi olmazsa bu sama korkudan kurtulurum. Uykudan bitkin bir kadn rol oynad; esneyerek kapy at; karsna kan iri yar adam: - Gsterin ellerinizi... ne yeri yok... almyorsunuz giyinin bakalm; dedi. Satin pervaszca : , - Ama terzi deilim ki... Cilcym ben... dedi. Bir taraftan da, tartma imkn olmadn bildii iin uysalca giyindi. Otelin iinden barmalar ykseliyordu. Bu kz kaplara yaparak gitmemekte direniyordu. Baka biri de sevgilisiyle yatyordu. Adam polislere, namuslu bir kadna kar saygszlk ettiklerini, komiser aleyhine dava aacan sylyordu. Bir saat kadar iri ayakkablarn grlts merdivenlerden duyuldu. Kaplar yumruklanyor, btn bu grltlere bouk hkrklar karyordu. Uykudan uyandrlm, akn bir kadn srs polis tarafndan kabaca bir arabaya doldurulmutu. Polislerin banda, ufak tefek sarn, terbiyeli bir komiser vard. Sonra otel yeniden derin bir sessizlie gmld. Kimse satmamt onu. Nana kurtulmutu. El yordamyla odaya dnd. Korkudan tir tir titriyordu. plak ayaklarn teller yrtnt, kanyordu. Uzun bir sre yatan ayak ucuna oturup kald. Kula hep kiriteydi. Sabaha doru uykuya dald. Saat sekizde uyanr uyanmaz kendini sokaa att, koarak teyzesinin evine gitti. O srada Zoe ile stl kahvesini ien Bayan Lerat, onu sabahn bu saatinde st ba kir pas iinde, perian bir halde grnce : - Hah! te dediim kt! diye bard. Sana bu adamn, iliini smreceini sylememi miydim?... Haydi, gir ieri, unu bil ki her zaman sana ak evim... Zoe ayaa kalkmt. Saygl bir yaknlkla: - Nihayet hanma kavutuk... dedi. Zaten bekliyordum hanmm. Bayan Lerat Nana'nn hemen Louiset'yi grmesini istedi. Mutluluk verecekti bu ona. Hastalkl ve kansz bir o- EMILE ZOLA 277 cuk olan Louiset hl uyuyordu. Nana ocuun soluk ve sracal yzne eilirken son zamanlardaki bin bir skntlarn hatrlad boazna bir eyler tkand. Hkrklar arasnda : - Zavall yavrum, zavall yavrum! diye mrldand. IX Darietes tiyatrosunda Kk Des oyununun provas ya-plyordu. Birinci perde bitirilmi, ikinci perde balamak zereydi. Salonun n tarafndaki iki eski koltukta oturan Bordenave ile Fauchery tartrlarken, hasr bir iskemlede oturan suflr Cossard Baba, ufak tefek kambur bir ihtiyar, dudaklarnn arasnda bir kalem, elindeki metnin sayfalarn eviriyordu. Bordenave, birden, kaln bastonunun ucunu sahnenin tahtasna vurarak fkeyle : - Ee, ne bekliyorlar? Barillot neden balamyor? diye bard.

  • Rejisr yardmcl yapan Barillot : - Bay Bosc ortalarda yok da... diye cevap verdi. Bunun zerine ortalk kart. Herkes Bors'u aryordu. Bordenave de basyordu kfr. - Hay Allah cezasn versin! Her zaman ayn hikye! stediin kadar ngra al. Bu adamlar bulamazsn... Saat drtten sonraya kalnca da homurdanrlar; diyordu Bordenave. Bu srada hibir ey olmam gibi Bosc gayet sakin -kageldi. - O? Ne oluyor? Beni mi istiyorlar? Peki ama sylemek gerekmez miydi? Peki; Simonne roln syleyerek: te misafirler geldi desin, ben de gireyim sahneye... Nereden gireyim? Can sklan Fauchery; - Kapdan elbet; dedi. - Peki ama kap nerde? EMLE ZOLA 279 Bu sefer Bordenave, Barillot'ya veritirmeye balad. Bararak az dolusu kfr ederken, bastonunu yere vurup duruyordu. - Hay Allah cezasn versin! Oraya bir iskemle konsun, kap yerini belli etmek iin dememi m iydim? Her gn yeniden balamak lzm dekorlarn yerlerini belirlem'e-ye. Barillot? Nerede Barillot? Al birini daha! Hepsi tymek iin frsat gzlyor bunlarn! Barillot, kendisine yadrlan kfrlerin altnda ezilmi gibi bam nne eerek iskemleyi getirip koydu. Sonra prova yeniden balad. Simonne banda apkas srtnda kr-kyle, mobilyalar dzelten bir hizmeti kadnn hareketlerini yapyordu. Bir aralk durarak : - Biliyor musunuz, yorum, ellerimi manonumun iine sokacam; dedi. Sonra sesini deitirdi, hafife bararak Bosc'u karlad: - Aa! Sayn kont geldiler. lk gelen siz oldunuz sayn kont. Hanmm buna ok sevinecek... dedi. Bosc'un pantolonu amur iindeydi, srtnda sar ve bol bir pards vard; boynuna da kaln bir atk dolamt. Elleri cebinde, kafasnda klstr apkas, hibir hareket yapmadan; bouk bir sesle : - Hanmnz rahatsz etmeyin sabella; birden karsna kmak istiyorum, dedi. Prova srp gidiyordu. Bordanave surat asarak, koltuuna gmlm, bezgin bir tavrla oyuncular dinliyordu. Fauchery sinirliydi; yerinde duramyor; oyunculara karmak istiyor, ii iine smyor, zorla kendini tutarak durmadan yer deitiriyordu. Arka taraftan, karanlk, bo salondan kulana bir fslt geldi. Bordenave'a doru eilerek : - Orada m kadn? Bordenave, evet der gibi ban sal-lad. Fauchery'nin kendisine vermek istedii Geraldine roln kabul etmeden nce Nana, piyesi grmek istemiti. 280 NANA nk bir kere daha Kokot rolne kmak istemiyordu. Namuslu kadn rolne kmay geiriyordu gnlnden. Bor-denave zerinde, kendisini tekrar tiyatroya almas iin etki yapm olan Labordette'le birlikte n localardan birinde oturuyordu. Fauchery geriye bir gz atp onu grmeye alt, sonra provay izlemeye koyuldu. Yalnz sahne n aydnlatlmt. Buradaki bir reflektr, kocaman alm sar bir gz gibi n birinci plna boaltyordu. Cossart daha iyi grebilmek iin metni a doru kaldrmt. Bir diree asl bir gemici fenerinin soluk aydnlnda oynayan oyuncularn glgeleri, kendileriyle birlikte oradan oraya hareket etmekteydi. Sahnenin geri kalan blm, tpk bir yknt yerinde olduu gibi dumana boulmutu. Buraya merdivenler, ereveler, kap kasalar, dekorlar, sklm duvar ktlar birbirinin stne, bir moloz yn halinde ylmt. Havada sarkan fon perdeleri, bir paavra dkknnda asl paavralar andrmaktayd. Ta yukardaki bir pencereden giren bir gne n, sahne arkasnn karanln bir altn mzrak gibi delip geiyordu. Bu srada sahnenin dip tarafnda aktrler, konuarak rol sralarnn gelmesini bekliyorlard. Biraz seslerini ykseltmilerdi. Bunun zerine Bordenave fkeyle koltuundan frlayarak : - Bu ne be! Susacak msnz siz! Bir kelime bile duyamyorum... Konumak istiyorsanz kn dar... alyoruz burada biz... Barillot, eer yine konuurlarsa para cezasna arptracam herkesi!... diye bard. Oyuncular bir an sustular. Bir keye yerletirilmi bir bahe dekoru iinde bir sraya ve kr iskemlelerine oturmulard. Fontan, Prulliere, ve Bosc, Mignon'un anlattklarn dinliyorlard. Folies - dramatiques tiyatrosunun mdr yal bir teklifte bulunmutu. O srada birinin bard duyuldu. - Des!... Saint - Firmin!... Haydi Desle Saint-Fir-min buraya...

  • EMLE ZOLA 281 Ancak ikinci arlta, Prulliere, Saint-Firmin roln oynadn hatrlamt. Des Helen'i oynayan Rose, beraber sahneye girmek iin onu bekliyordu. htiyar Bosc, ayaklarn plak tahtalarn stnde sryerek dnd; oturacak bir yer arad. Clarisse oturduu srann yarsn ona verdi. Bordenave'i gstererek : - Nesi var kuzum bunun? Brp duruyor byle! dedi. Az nce nazik grnyordu... imdi bir piyes sahneye konurken btn sinirleri yerinden oynuyor bu adamn. Bosc omuz silkti. Btn patrtlara grltlere aldr ettii yoktu onun. Fontan : - Bu oyun fiyasko verecek... yok... diye mrldand. Sonra Rose'un hikyesine dnerek Clarisse'e : - Ne dersin? Folies'den Rose'a byle bir teklif geldiine inanyor musun sen?... Her akam yz frank... Hem de yz oyun iin szleme yapacaklarm. Bir de neden yazlk ev vermiyorlar acaba? Karsna yz frank verseler, bizim Mignon Bordenave'i ppadak eker! Clarisse, Rose'a yz frank vereceklerine inanyordu. Bu Fontan da hep arkadalarn ekitirir durur, diye dnd. Bu srada Simonne kageldi. Tir tir titriyordu. Paltosunun n ilikli, hepsi boazlarn atkyla sarm oyuncular, yukardaki pencereden szan ama sahneye kadar inmeyen gne nna bakyorlard. Bu berrak Kasm gnnde, darda dondurucu bir souk vard. Simonne : - Fuayede soba yakmamlar! Ne iren ey! Gittike pintileiyor bu herif!... Gitmek istiyorum ben... Hastalanmaya niyetim yok! diyordu. Bordenave bir kere daha : - Sussanza be! diye grledi. Bunun zerine birka dakika kadar, yalnz, sahnedeki aktrlerin belirsiz szleri duyuldu. Pek az jest yapyorlard. Yorulmamak iin durgun bir sesle konuuyorlard. Seslerini 282 NANA ykseltmek gerektii yerlerde salon nlerinde karanlk derin bir ukur gibi almt; imdi burada, tpk penceresiz tavan arasndaki tozlar gibi belirsiz bir glge dalgalanyordu. Yalnz sahneden aydnlanan klar snk salon ie dokunan kasvetli bir hava iinde uyukluyor gibiydi. Tavandaki resimler karanla brnmt. Sahnenin n tarafnda sada ve solda duvar ktlarn korumak iin geni yan perdeleri sarktlmt. Koltuklarn stne boydan boya rtler rtlm, localarn n blmelerindeki kadifelerin zerine ensiz bezler serilmi, bylece galeriler ifte bir kefene brnm oluyordu. Btn tiyatronun iindeki loluk arasnda localar karanlk birer ukur olarak grnyor, koltuklarda iri kara lekeler gibi gze arpyordu. yice aaya indirilmi olan avize, sarkan salkmlaryla bir evden tanma manzaras gstermekteydi. Seyirciler dn olmayan bir yolculua kmlard sanki. te tam bu srada bir sokak kznn evine dm kk des rolndeki Rose rampa doru ilerlemiti, ellerini havaya kaldrd, tatl bir dudak bklyle bu yas iindeki bir evin iini andran bo salona glmsedi: Etki yapacana gvenerek kelimelerin stnde dura dura: - Allahm! Ne acayip dnya!., dedi. Sakland locann dip tarafnda bir atkya sarnarak sahneyi seyreden Nana, Rose'a gzleriyle yiyecek gibi bakyordu. Labordette'e dnerek yavaa : - Geleceinden emin misin? diye sordu. - Tamamyla. Bir bahane bulmu olmak iin Mignon'la birlikte gelecek. O gelir gelmez sen Mathilde'in locasna karsn. Onu sana getiririm ben. Kont Muffat'tan sz ediyorlard, Labordette, ikisinin gelebilecei bir yerde bu karlamay salamt. ki oyunun baarszla uramas sonucu ileri pek ktye giden Bordenave'la konumutu. Bunun zerine Bordenave tiyatrosunu kendisine brakmaya ve Nana'ya bir rol vermeye EMLE ZOLA 283 hazr olduunu sylemiti. Bylece Kont'un gzne girerek, dn para kopartmay umuyordu. Labordette, Nana'ya : - Bu Geraldine rol iin ne dersin?, diye sordu. Nana, hi cevap vermeden hareketsiz duruyordu. Birinci perde sona ermiti. Bu perdede Dk de Beaurivage, bir operet yldz olan Geraldine'le karsn aldatyordu. kinci perdede ise Des Helene bir maskeli balo akam bu tip kadnlarn nasl sihirli bir gle kocalarn ellerinden aldklarn renmek iin,

  • bu aktrisin evine geliyor. Onu buraya getiren, batan kartmay uman yakkl amca olu Oscar de Saint Firmin'dir. Des ilk ders olarak, Geraldine'in dkle baya bir ekilde kavga ettiini, dkn de bunu byk bir zevkle karladn gryor. Bunun zerine : Ah! Demek erkeklerle byle konumak lazmm! diye haykrd. Geraldine'in bu perdede sadece bir rol vard. Dese gelince merakllnn cezasn ekmekte gecikmeyecekti. Baron de Tardiveau adndaki ihtiyar zampara kadn bir kokot sanarak epey ileri gider. te yandan bir ezlongun stnde Beaurivage, Geraldine'i perek yattrmaya almaktadr. Bu kadn rol henz kimseye verilmemi olduu iin, Cossard Baba, metinden okumak iin yerinden kalkmt. Okurken de elinde olmadan kendisi Bosc'un kollarnda imi gibi cilve yapyordu. te.prova bylece srp giderken tam bu sahnede Fauchery birdenbire koltuundan frlad. Oraya kadar kendini tutmutu ama sonunda sinirleri yerinden oynad. - Bu byle deil! diye bard. - Byle olmayan ne? - Kimse anlamam roln, hi mi hi! diye tekrar sze balad. Fauchery. Sonra sahneye frlad. Elini, kolunu, ban sallayp mimikler yaparak bu tablonun nasl oynanacan gsterdi. Bir yandan da : - Bakn Fontan, Tardiveau'nun tutkunluunu iyi anlamalsnz; yle bir jestle desi yakalamak iin eilmelisi- 284 NANA niz. Sen de Rose, sran geldii zaman bunu canl oynamalsn; ama o kadar vaktinden nce deil, sadece pck sesini duyduun zaman... Durdu, bir yandan tell tell aklama yaparken Cossard'a : - Geraldine'i kuvvetle pnz ki sesi duyulsun! diye bard. Bunun zerine Cossard Baba Bosc'a dnerek dudaklarn aplatt. - Hah, yle! pck byle olur ite... diye sevinle Fauchery bard... Bir pck daha... gryorsun ya Rose. Biraz vakit gemesini bekliyor, sonra da: Ah! bu kadn pt onu... diyorum. Fakat bunun iin Tardiveau'nun batan almas lzm. Anlyor musunuz? Fontan... siz de batan alyorsunuz. Haydi deneyin bakalm, hep beraber. Oyuncular bu tabloyu tekrarladlar, ama Fontan o kadar isteksiz oynuyordu ki, bir trl olmuyordu. Fauchery, her seferinde daha heyecanla, rolleri taklit ederek, tlerini tekrarlamak zorunda kald. Oyuncular onun sylediklerini ask suratla dinliyor, sanki kendilerinden balarnn stnde yrmeleri isteniyormu gibi birbirlerinin yzne bakyorlard. Sonra yeniden beceriksizce deniyor, ama bir yerde ipleri kopmu kuklalar gibi, dikilip duruyorlard. Fontan kaba sesiyle : - Herhalde bu rol ok kuvvetli benim iin, anlamyorum dedi. Bordenave'n dudaklar bzlmt. Koltuuna tamamyla gmld iin sahnedeki suflr yerinden gelen aydnlkta yalnz apkas grnyordu. Bastonunu da gbeine dayamt: uyuyor sanlrd. Ama birdenbire doruldu. Sakin bir tavrla Fauchery'ye: - Budalaca bir ey bu oyun, yavrum; dedi. Benzi sapsar kesilen yazar : - Ne! Budalaca m? Asl budala sizsiniz dostum! diye bard. EMLE ZOLA 285 Bunun zerine Bordenave kzmaya balad. Budala kelimesini tekrarlad, sonra daha sert bir ey sylemi olmak iin sersem, hergele dedi. Dinleyiciler slk alar sahne yarm kalr; diyordu. fkelenmekle beraber Fauchery bu kaba szlerden fazla zlmemiti. nk her yeni piyeste sylerlerdi byle eyler birbirlerine. Adama aka, sen hayvann birisin dedi. Bunun zerine Bordenave ileden kt. Bir kz gibi soluyarak bastonunu havada sallamaya balad. - Hay Allah belsn versin! Rahat brakn beni!... Bir takm budalaca eylerle tam bir eyrek saat geti. Evet sersemce eyler, akl alr gibi deil... Ama aslnda o kadar basit ki. Bak, Rose sen u kk hareketi yapacaksn. Gryorsun ya daha fazla deil sonra ineceksin... Haydi, balayn bakalm pck verin siz Cossard. imdi bir karldktr gidiyordu. Bu tablo daha iyi oynanmyordu yine de. Bordenave bir fil gibi vcuduna ahenkli hareketler vermeye alarak rolleri taklit ediyordu, te yandan Fauchery onun bu haline glmekteydi; sonra da Fontan ie karmak istedi: Bosc bile t vermeye kalkt. Yorgunluktan bitkin hale gelen Bosc sonunda, kap yerini belli etmek iin konulan iskemleye kt. Artk her kafadan bir ses kyordu. Simonne, rolnn sras geldiini sanarak vaktinden nce bu karklk ortasnda sahneye dald. Bunun zerine fkesinden kplere binen Bordenave kadnn kna bastonunu indirdi: kendileriyle yatt

  • kadnlar, provalarda dverdi. Kadn kaarken arkasndan : - Aldn payn ite! Hay Allah belnz versin. Eer daha ok canm skarsanz kapatrm u sala! Fauchery apkasn kafasna geirmiti. Tiyatrodan kacakm gibi bir hah" vard. Bordenave'n kan ter iinde yerine oturduunu grnce o da tekrar aaya inerek koltuuna yerleti. Lo salona bir sessizlik kmt, iki adam, bir sre kmldanmadan yan yana oturdular. Oyuncular iki dakika kadar beklediler. Hepsi de byk ve yorucu bir iten km gibi bitkin bir haldeydiler. 286 NANA imdi tamamyla skinleen Bordenave her zamanki sesiyle: - Devam edelim; dedi. kisi de arkalarna yaslanarak bacaklarm uzattlar. Prova can sknts ve byk bir ilgisizlik iinde yeniden balad. Fontan'la teki oyuncular, mdrle yazar arasndaki atma srasnda dip taraftaki srada ve kr iskemlelerinde oturup kalay basyor, ineli szler sylyorlard. Ama Si-monne, arkasna yedii bastonun acsyla alayarak gelince alay brakp ciddileerek onun yerinde olsalar bu domuz herifi boacaklarn sylyorlard. Simonne gzlerini silerek bayla onlara katldn anlatt, artk her ey bitmiti, brakacakt bu adam, kald ki bir gn nce Steiner kendisine yeni bir tiyatro bulmay teklif etmiti. Clarisse hayret iindeydi, nk bankerin artk metelii kalmamt. Ama Prul-liere glmee balad. Rose'la dp kalkt zaman bor-sa'ya sunduu Landes'lardaki tuzlalar tasarsn hatrlamt. imdi de stanbul boaznda bir tnel yapma projesini dolatrp duruyordu. Simonne byk bir ilgi duyarak bunlar dinliyordu. Clarisse'e gelince bir haftadr kendisini rahatsz etmiyordu. Acaba u, saygdeer Gaga'nn kollarna atarak bandan savd la Faloise budalas zengin bir amcann mirasna konmayacak myd? Btn kt ilerin ceremesini ben ektim diye dnyordu. imdi de u Bordenave olacak pis herif bana elli satrlk uydurma bir rol verdi, sanki ben Geraldine'i oynayamazmm gibi! Clarisse hl bu rol gnlnden geiriyor, Nana'nn kabul etmeyeceini umuyordu. Prulh'ere de ok ierlemiti: - Benim rolmde iki yz satr var yok... almamak istiyordum... Rezillik u Saint-Firmin roln bana oynatmak, ya o ne slp evltlar! Grrsnz fiyasko ile sonulanacak bu oyun. Fakat Barillot Baba ile konuan Simonne soluk solua gelerek : - Biliyor musunuz, Nana salonda... dedi: EMLE ZOLA 287 Clarisse grmek zere ayaa frlayarak tella : - Nerede? diye sordu. Haber abucak yayld. Btn oyuncular eilip salona bakmyorlard. Prova bir aralk duraklar gibi oldu. Ama Bordenave uyuukluu brakarak : - Ne oluyor? Bitirin u perdeyi... Hey susun bakalm... ekilmez oldunuz artk... diye bard. Nana sakland locadan srekli olarak piyesi izliyordu. Labordette iki kere konumak istemiti, ama dirseiyle vurmutu. kinci perde sona ererken, tiyatronun dip taraflarnda iki glge belirdi. Grlt etmemek iin ayaklarnn ucuna basarak aaya indikten sonra Bordenave'i selmlayan bu iki kiiyi Nana tanmt: Mignon'la Muffat'yd bunlar. i ferahlam gibi: - Ah, nihayet gelebildiler! dedi. Rose Mignon, son roldeki szlerini syledi. imdi Bordenave ncye gemeden bu ikinci perdeyi tekrar etmelerim istemiti. Sonra provay seyretmekten vazgeerek kontu ar bir nezaket gsterisiyle karlad. Bu srada Fa-uchery, kendini, etrafn eviren oyunculara vermi gibi grnyordu. Mignon elleri arkasnda, slk alarak, sinirli grnen karsn szyordu. Labordette : - Haydi, yukar kalm, seni locaya oturttuktan sonra gidip onu getireyim, dedi. Nana hemen locadan ayrld. Salondaki koltuklarn arasndan el yordamyla ilerledi. Ama Bordenave gen kadnn orada olduunu sezmiti. Nana'nn kararda karp kaarken adam, sahnenin arkasndan dolaan koridorun ucunda yakalad, buras gece gndz havagaz lmbas yanan dar bir geitti. Bordenave ii abuk bitirmek iin kuvvetle kokot rol zerinde durdu. - Bak hele! Ne rol! Senin iin biilmi kaftan... yarn provaya gel... dedi. 288 NANA Nana bu szleri souk karlad. nc perdeyi de grmek istiyordu.

  • - nc m? Oh hrika! Des evinde kokotluk ediyor. Bu da tiksindiriyor Beaurivage' ve cezasn veriyor. Burada ok komik bir sahne var. Tardiveau gelir ve kendisini bir danszn evinde sanr. Nana, - Peki Geraldine'in ne rol var burada? Bordenave biraz sklr gibi oldu: - Geraldine mi? Uzun deil rol ama, pek baard... Dedim ya tam sana gre... imzay basyor musun szlemeye? Gen kadn gzlerini adamdan ayrmadan bakyordu, sonra: - Birazdan grrz bunu; dedi. Kendisini merdivende bekleyen Labordette'in yanna gitti. Btn tiyatrodakiler, kendisini tanmlard. Fslda-malar balamt. Prulliere Nana'nn tekrar geliine ierle-miti. Clarisse de o rol kaybetmekten korkuyordu. Fon-tan ise souk bir tavr taknarak ilgisiz grnmeye alyordu. nk sevmi olduu kadn iin kt ey syleyemezdi, kin halini alan eski geici hevesiyle birlikte, zevklerinin canavarca sapkl yznden son verdii beraberce yaaylar srasnda bu kadnn kendine gsterdii balla ve gzelliine kar vahice bir hn vard iinde. Labordette kontun yanna gittii srada. Nana'nn orada bulunuu ile aydan Rose Mignon, ii bir anda kavramt. Muffat'dan bkmt ama byle yzst braklmak dncesi ileden kartmt kadn. Bu iler zerinde kocasyla konumak deti olmad halde, damdan dercesine: - Olup bitenlerin farknda msn?... Namusum hakk iin, eer Steiner'le yapt oyunu burada da yapmaya kalkarsa gzlerini oyarm onun, dedi. Adam : EMLE ZOLA 289 - Sus, eneni kapa, hatrm iin susar msn? diye mrldand. Mignon nasl davranmak gerektiini biliyordu. Muf-fat'ya iini dktrmt. Nana'nn bir iaretiyle ayaklarnn dibine serilmeye hazrd. Bu eit tutkularn karsnda durulamazd. Erkekleri de iyi tandndan, bu durumdan en iyi ekilde yararlanmaktan baka bir ey dnmyordu. Beklemek gerekirdi. Bekleyecekti. Bordenave : - Haydi Rose sahneye! diye bard. Mignon da : - Haydi git. Brak ii bana, dedi. Sonra, keyfi yerine gelmi gibi, Fauchery'ye piyesini vmek aklna esti. ok glyd bu oyun ona gre, yalnz neden o soylu kadn namusluydu bu kadar? Tabiata aykryd bu. Sonra glerek, u Geraldine'in bo kafal Dk de Beaurivage roln kimin oynadn sordu. Fauchery kzmak yle dursun glmseyerek karlad bu szleri. Arna, Muffat'ya bir gz att, duyduklarna ierlemi gibi grnyordu. Mignon bunu farkederek ciddileti. Mdr : - Haydi balasanza... Hay Allah! Hey Barillot neden balamyorsunuz? Bosc yok mu orada. Bizi izlemiyor mu yani! O srada Bosc hi istifini bozmadan geldi. Prova balad, bu srada Labordette de kontu yukarya gtryordu. Kont, Nana'yi tekrar greceini dnerek tir tir titriyordu heyecandan. Ondan ayrldktan sonra byk bir boluk hissetmiti. Can skntsndan, alkanlklarn kaybettii iin azap duyduuna inanarak Rose'un eline dmt. Kald ki iine yuvarland aknlkla, kontese de herhangi bir aklamada bulunmaktan kayordu hep. Ama iin iin bir duy-, gu kemiriyordu yreini. Nana yeniden ar ar kendine ekiyordu onu, canlanan anlar, vcudunun o scak kvrakh- 290 NANA nn hayali ile, sonra yepyeni adeta babaca duygularla. O iren sahne silinmi gitmiti. Artk Fontan' dnmyor, Nana'nn, kontesin baka erkeklerle yattn suratna arparak kendisini kap dar edii gznn nne gelmiyordu. Btn bunlar uup giden kelimelerdi artk. imdi yalnz derin bir sz, zaman zaman onu boulacak hale getiren bir ac kalmt iinde. Zaman zaman ocuka dncelere kaplyor, onu gerektii kadar sevebilseydi, Nana'nn kendisini aldatmayacan dnyordu. inde rpnd bunalm zaman zaman dayanlmaz oluyor, kendini ok rahatsz hissediyordu. Tpk eski bir yarann yeniden szlamaya balamas gibi kr ve iddetli istek deildi artk. Bu kadna kar duyduu kskana tutku, onun varlna, salarna, dudaklarna, vcuduna duyduu zlemdi. Nana'nn sesini hatrlad zaman byk bir rperti duyuyordu iinde. Sonsuz tatl bir duyguyla yalnz kendisinin olmasn istiyordu

  • onun. Bu ak benliini ylesine kasp kavuruyordu ki Labordette, Nana'nn kendisini beklediini syledii zaman kar durulmaz bir atlmla boynuna sarlmt adamn. Sonra da kendi apndaki bir kiinin bu gln hareketinden utan duymutu. Fakat anlayl adamd Labordette. Konttan merdivenin nnde ayrlarak bir incelik daha gsterdi. Ayrlrken de u szler dklvermiti hafife azndan : - kinci kat, sadaki koridor, kap hafife itili sadece: Muffat yalnz kalmt imdi tiyatronun bu sessiz kesinde. Artistler fuayesinin nnden geerken, ak kaplardan, geni salonun perianl, dankl gzne iliti, kirli pasl, utan verici bir manzaras vard burann. Ama ona, sahnenin karanlndan ve grltsnden uzaklarken asl hayret veren, bu merdiven aralnn bembeyaz aydnl, derin sessizlii oldu. Oysa buray bir akam, havagaz lmbasnn nda, drtnala aa inen bir sr kadnn arasnda grdn hatrlamt. Localarn sszl, koridorlarn , boluu gze arpyordu. Ne bir insan, ne bir grlt. Basamaklar hizasndaki drt ke pencerelerden solgun bir kasm gnei, sarmtrak bir k rtsn yayyordu merdiven- EMILE ZOLA 291 lere ve ta yukardan inen sessizliin iinde, tozlar uuuyordu bu rtnn zerinde. Muffat mutluluk duyuyordu bu sessizlik, bu sknet iinde, soluk almaya alarak, merdivenlerden ar ar kyordu. Yrei hzl hzl arpyordu, tpk korkan bir ocuk gibi titreyerek ve gzleri yaararak yryordu. Birinci kat sahanlna gelince srtn duvara dayad, kimsenin kendisini grmeyeceinden emindi. imdi basamaklar erilmi, cils parlayan demir korkuluktu merdivenden, svalar dklm duvarlara, kadnlarn uyuduu bu soluk ikindi vaktinde bir genelevin iini andran bir manzaray seyrediyordu. kinci kata geldii zaman bir basaman stnde tortop olup yatan bir sar kedinin stnden atlamak zorunda kald. Gzleri yar kapak, tek bana bir kedi bekliyordu btn binay, kadnlarn her akam yaydklar eki ve soumu kokunun iinde uyukluyordu. Gerekten de sadaki koridorun kaps hafife itilmiti. Nana bekliyordu. u Mathilde denilen toy killoz, odasn pek pis tutuyordu. Yerlerde bir sr atlak su kab, kirli bir tuvalet aynas, sanki hasrna kan srnm gibi alla bulanm bir iskemle. Duvarlara ve tavana yaptrlan ktlara sabunlu su damlalar sram. Odann iinde yle eki bir lavanta kokusu vard ki Nana pencereyi amak zorunda kald. Bir sre dirseklerini pencereye dayayarak derin derin nefes ald, aaya bakt, Bayan Bron kk, lo avlunun yeilimtrak talarn spryordu. Panjurlardan birine konan bir kanarya keskin bir sesle tp durmaktayd. Ne bulvarda, ne de yakndaki sokaklarda giden arabalarn grlts duyuluyordu, bir tara sessizlii, gnein iinde sonsuz bir alan sszl vard burada. Ban yukar kaldrnca, kk binalar ve geitteki maazalar klar iindeki vitrinlerini gryordu. Kar tarafta, yukarda, Vivienne sokandaki ii bo hissini veren yksek evlerin arka cepheleri gze arpyordu. Birbirinin stnde taraalar ykseliyordu, bir fotoraf bir atnn stne mavi camdan bir kafes koymutu. ok ho bir manzarayd bu. Nana nerede olduunu unutmutu. Bu srada kapya vurulur gibi oldu, geriye dnp: 292 NANA - Giriniz! diye seslendi. Kontu grnce pencereyi kapad. Hava scak deildi. Hem sonra u merakl Bayan Bron'un konuulanlar duymasnn gerei yoktu. kisi de ciddi bir yzle baktlar. Sonra adamn bouluyormu gibi bir halde dimdik durduunu gren Nana glmeye balad: - Eh, demek geldin, koca aptal, dedi. ylesine heyecanlyd ki Muffat, donmu kalmt. Nana konuurken, bayan diyordu, tekrar grd iin mutlu olduunu sylyordu Nana : - Kibarlk taslamaya kalkma. Beni tekrar grmek istedin deil mi? Madem yle, oyuncak iki kpek gibi birbiri- , mize bakp durmayalm... kimizin de kabahati var. Ama seni affediyorum ben! dedi. Artk bir daha bundan sz etmemeye karar verdiler. Muffat yatmt, ama hl syleyecek bir ey bulamyordu. O kadar ok ey sylemek istiyordu ki. Bu soukluk karsnda hayrete den Nana byk oyununu oynad, hafife glmseyerek : - Haydi sen akl banda adamsn, dedi. Artk bartmza gre, birbirimizin elini skalm ve iyi birer arkada olarak kalalm? Muffat birden kayglanarak : - Nasl, arkada olarak m? diye mrldand birden. - Evet, belki budalaca bir ey bu, ama senin takdirine brakyorum... u anda dncelerimizi birbirimize akladmza gre ve bir daha karlarsak, put gibi durmayz herhalde...

  • Kont szn kesecek gibi bir jest yapmt. - Brak da bitireyim... Hibir erkek beni kallelikle sulayamaz, anlyor musun. Eh, aka syleyeyim ki, seninle yeniden bir araya gelmeyi canm istemiyordu.... Herkesin kendine gre onuru var, azizim. Muffat birden tella bard: EMLE ZOLA 293 - Fakat byle bir ey yok! Otur da dinle beni. Sonra gideceinden korkmu gibi gen kadn iterek tek iskemleye oturttu. Kendisi gittike artan bir sinirlilik iinde yerinde duramayarak geziniyordu. Kapal ve gne iindeki kk locada, dik bir sessizlik vard, hibir grlt ulaamyordu buraya kadar. Sustuklar anlarda sadece kanaryann t uzaktan uzaa duyulan bir flt sesi gibi geliyordu. Muffat, gen kadnn karsnda durarak : - Dinle, dedi, yeniden seni almaya geldim... Evet yeniden balamak istiyorum hayatmza. Sen de biliyorsun bunu, ama neden byle konuuyorsun?... Cevap ver, raz msn? Gen kadn bam nne emiti, trnayla iskemlesinin krmz hasrn kazyordu. Adam kaygl grerek hi acele etmiyordu. Sonra ban kaldrd, yzne ciddi bir ifade vermiti; gzel gzlerinden keder okunuyor gibiydi. - Oh! mknsz bir ey bu yavrum, dedi, yeniden yaayamam seninle. - Neden? diye adam kekeledi; Bunu sorarken derin bir acyla yz burumutu. - Neden mi? Allah Allah! nk... mknsz da ondan... te bu kadar... stemiyorum ben. Muffat gen kadn ateli baklarla bir ka saniye szd. Sonra, birden sanki dizleri krlm gibi yere kt. Nana can sklm gibi: - A, ocuka eyler yapma! dedi. Ama Muffat ayaklarnn dibinde diz kerek gen kadnn beline sarlm, ban dizlerinin arasna sokarak, yzn etine gmyordu. Muffat, gen kadnn bacaklarnn Kadife yumuakln, incecik entarisinin altndan hissedince rpertilerle sarsld; kendinden gemiti; nbete tutulmu gibi zangr zangr titriyordu btn vcudu; kadnn ii-ne girmek istermi gibi yzn eziyordu bacaklarnda. Nana nn altndaki eski iskemle atrdad. Bayat kokularla do- 294 NANA lu, bask tavanl locada istekten rpnan Muffat'nn hkrklarndan baka ses duyulmuyordu. Nana adamn yaptklarna engel olmayarak : - Peki sonra? dedi. Btn bu yaptklarn bir ey kazandrmaz. mknsz, dedim ya... Aman yarabbi ne kadar toysun!... Kont yatmt. Ama hep yle yere diz km gen kadn brakmadan, kesik kesik: - Dinle, bak neler vereceim sana. Monceanpara yaknnda senin iin bir konak beendim. Btn isteklerini yerine getireceim. Yalnz benim olman iin btn servetimi vermeye hazrm... Evet tek artm bu: yalnz benim olacaksn, anlyor musun?.. Eer yalnz benim olmaya raz olursan en gzel, en zengin arabalara, mcevherlere elbiselere sahip olman iin her eyi yapacam... Nana, kontun bu gzel eyleri bir bir her saynda bunlar kmseyen bir eda ile bayla hayr diyordu. Sonra, Muffat'mn devam etmesi, onun adna para yatracan sylemesi, ayaklarnn dibine daha neler neler sereceini anlatmas karsnda gen kadn sabr tkenmi gibi yaparak : - Beni kafese koymaya almaktan vazgemeyecek misin? yi yrekli bir kzmdr ben. Bir an istemitim, bunun seni ok hasta ettiini grdm iin, ama yetti artk, deil mi? Brak da kalkaym yoruyorsunuz beni. Kendini kurtararak ayaa kalkt: - Hayr, hayr, hayr... stemiyorum, dedi. Muffat glkle kendini toparlad. Sonra btn gcn kaybederek iskemleye kt, srtn arkala dayayarak, yzn ellerinin arasna ald. Bir an, Nana, yal duvar ktlarna, kirli aynaya, u gnein a boduu darack odaya bakt. Sonra kontun nnde durarak kendine gvenen bir insann sknetiyle konumaya balad. - Tuhaf ey... u zengin erkekler parayla her eyi elde edebileceklerini sanyorlar... Peki ama, ya ben istemiyorsam? Vz gelir senin hediyelerin bana... Gryorsun ya ye- EMILE ZOLA 295 rinde olmad bu davrann... Bana Paris'i balasan da yine hayr, hayr, hayr derim. Niyetli olsaydm

  • ok kibarca grnrd bu bana. Ama insann gnl olmazsa, skntdan geberir senin saraylarnda... Ah! Para ha! Zavall yavrum, bir yerlerde var benim param! Gryorsun ya pabucuma sallamyorum paray, tkryorum stne... Adam ar ar ban kaldrd, gzlerinde bir umut parlts belirmiti. Nana yeniden : - Oh! Bana veremezsin para filn. nk bu sana bal deil, ite bunun iin sana bundan sz ediyorum... Eh ite lf olsun diye sylyorum btn bunlar... u oyundaki namuslu kadn roln almak istiyorum. Muffat hayretle sordu : - Hangi namuslu kadn? - Hangi kadn olacak u Des Helene roln... Her zaman Geraldine roln oynayacam sanyorlarsa aldanyorlar! Hi istemediim bir rol, bir sahne ve daha neler neler! stediim bu benim, kokotlardan bktm artk. Hep kokot rolleri... Sanki karnmda bir sr kokot sakl... yani canm skmaya balad bu artk... nk gerei olduu gibi gryorum. Benim kt yetitiimi sanyorlar... te yavrum, gzlerini geree kapyor bu insanlar. Eer, kibar bir kadn olmak istersem pek yakr bu bana!... Bak hele biraz. Sonra pencereye kadar gitti, gerdann karp, ll admlarla, ayaklarn kirletmekten korkan iman bir tavuk gibi bin bir zenti ile yrmeye balad. Muffat, hl ya iindeki gzleriyle, acsnn arasnda, bu komedi sahnesi karsnda sersemlemi gibi, izliyordu onu. Nana bir sre locann iinde, btn oyununu gsterebilmek iin dudaklarnda zarif bir glmseyile ve gz kapaklarn sk sk kapayarak ve eteini dalgalandrarak dolat. Sonra kontun karsna dikildi: - Ha? yi oluyor, deil mi? 296 NANA Muffat gzleri bulank, hl bouluyormu gibi: - Oh! Evet diye kekeledi. - Dedim ya sana namuslu kadn olmak istiyorum! Evimde denedim bunu. Hibir kadn erkeklere metelik vermeyen des roln yapamaz benim gibi. Seni szerek nnden geerken grdn beni deil mi? Doutan byle olmal insan... Hem sonra namuslu bir kadn oynamak istiyorum... Ryalarma giriyor bu, pek dertliyim bunun iin. Bu rol almam gerek, anlyor musun? Ciddilemi, ok heyecanlym, gerekten bu budalaca istek yznden ok ac ekiyormu gibi sesi sertleti. Hep Nana'nn hayr deyiinin etkisi altnda olan Muffat, bir ey anlamadan bekliyordu. Ortala bir sessizlik kmt. Bir sinek vzlts bile duyulmuyordu. - Biliyor musun, dedi kesin olarak, bu rol elde etmelisin benim iin. Muffat hayret iinde kalmt. Sonra umutsuzca bir hareket yaparak : - Ama imknsz bir ey bu! Sen diyordun bunun bana bal olmadn. Nana omuz silkerek szn kesti: - Aaya iner ve Bordenave'a bir rol istediini sylersin... Bu kadar saf olma! Bordenave'n paraya ihtiyac var. Madem ki sokaa atacak kadar paran var dn verirsin ona. Kontun hl rpnp durduunu grerek ierledi. - Peki, anladm, Rose'u kzdrmaktan korkuyorsun... Bu kadndan sz etmemitim sana, sen alayarak yerlerde srnrken ok ey diyebilirdim bu konuda... Evet, bir kadna daima kendisini seveceine yemin ettikten sonra, kolay deil ilk karsna kana balanmak... Ah! Bunun yarasn hissediyorum!.. Kald ki Mignon'un artklaryla geinmek pek de itah ac bir ey deil!... Dizimin dibinde yle budalaca konumadan nce bu pis insanlarla iliiini kesmen gerekmez miydi dostum? EMLE ZOLA 297 Muffat nihayet yle diyebildi: - Peki yleyse, Rose umurumda deil, derhal brakrn onu. Nana bu noktada memnun grnyordu. Tekrar sze balayarak : - O halde neden sklyorsun? Bordenave hepsinin ba. Diyeceksin ki Fauchery de var, Bordenave'dan sonra... Sesini yavalatt, iin en nazik noktasna gelmiti. Muffat nne bakarak susuyordu. steyerek Fauchery'nin, karsnn peine dmesini bilmezlikten geliyor, Taitbout sokanda bir kapnn nnde geirdii o korkun gece yanlm olduunu umarak kendini avutuyordu. Ama bu adama kar iinde bir tiksinti, gizli bir hn vard.

  • Nana zemini yoklayarak kontesin ile kocas arasndaki ilikinin masal olduunu anlamaya alarak : - Peki ama Fauchery de o kadar kt bir adam deil ya! dedi. Aslnda, bana inan ki iyi ocuktur... Ne diyorsun? Anlatk deil mi? Ona, bu rol benim iin istediini sylersin. Kont byle, bu i iin Fauchery'ye bavurma dncesine isyan etti. - Hayr, hayr, asla... diye bard. Gen kadn bir sre bekledi. u cmle dudaklarna kadar geliyordu: Fauchery senden hibir eyi esirgemez ama bunun biraz kabaca bir kant olacan hissetti. Sadece glmsedi, ama bir acayip glmseme ile o cmleyi sylemi oluyordu. Muffat ban kaldrp Nana'ya bakt, sonra yine nne edi, soluk yznde can sknts okunuyordu: Nihayet Nana : - Ah! Hi de yardmsever deilsin, dedi. Adam bunalr gibi: - Yapamam, diye cevap verdi. Benden ne istersen iste ama bunu isteme sevgilim. Oh! Yalvarrm sana! 298 NANA Nana tartma ile vakit geirmek istemedi: adamn ban kck ellerinin arasna alarak arkaya devirdi, sonra azn ama yaptrarak uzun uzun pt. Muffat'nn btn vcudu rperdi, gzleri kapalyd, kendini kaybedecek gibiydi. Sonra gen kadn onu ayaa kaldrd. Sadece : - Haydi, git; dedi. Adam yrd, kapya doruldu. Tam kaca srada Nana, ona sarld, imdi alakgnll sokulgan oluvermiti. Birden, bir dii kedi gibi enesini yeleine srtyordu. nce istemedii gzel bir eyleri sonradan elde etmek iin can atan bir ocuk gibi utanga bir glle : - Konan nerede? diye sordu. - Villiers caddesinde. - Arabalar da var m? . - Evet. - Danteller de? Prlantalar da? - Evet. - Oh ne kadar iyisin nonuum! Biliyor musun az nce kskanlkla konumutum yle... Ama bu sefer, yemin ediyorum, ilk defaki gibi olmayacak, nk sen anlyorsun imdi nelerin lzm olduunu bir kadna. Hepsini veriyorsun deil mi? Artk kimseye ihtiyacm olmayacak... Bak! Artk her eyim senin! Bu da, bu da ve bu da! Ellerini yzn bir pck yamuruna tutarak adam kapdan ittikten sonra, bir an durup soluk ald. Aman ya-rabbi! Bu pasakl Mathilde'in locasnda ne fena bir koku vard! K gne iinde, bir tara evinin scakl vard burada ama, sahiden bu bozulmu lavanta kokusuna karan baka kokulara da dayanmak gt. Pencereyi at, yeniden dirseklerini dayad; beklerken cannn sklmamas iin pasajdaki vitrinleri seyre dald. Muffat merdivenden yalpalayarak iniyordu, kulaklar uulduyordu. Ne diyecekti? Kendisini ilgilendirmeyen bu i iin sze nasl balayacakt? Sahneye geldii zaman birileri- EMILE ZOLA 299 nin kavga ettiini duydu, ikinci perdenin provas bitmiti. Fauchery, konumalarndan birini kesmek iin Prulliere kplere biniyordu. - Hepsini kesin yleyse! diye bard. Byle olursa bence daha iyi. Sadece iki yz satrm var. imdi bundan da kartmak isteniyor! Hayr, yeter artk, rol almyorum. ' Cebinden buruuk kk bir defter kard, elleriyle dzelttikten sonra Cossard'n nne alacakm gibi yapt. ncinen gururunun acsyla yz burumu, dudaklar kslm gzlerinden ate salyordu, iinden kabaran isyan duyusunu gizlemiyordu. Ona, Prulliere'e, halkn sevgilisi olan kendisi gibi bir aktre iki yz satrlk bir rol lyk grmlerdi! - Neden yleyse bir telsizle mektup gtrtmyorsu-nuz? diye ac ac sordu. Localar zerindeki etkisini bildii iin kendisini kollayan Bordenave : - Haydi, Prulliere anlayl olun; dedi. Yine her zamanki huysuzluklarnza balamayn... Fauchery sizin iin ayr birka sahne ekler... nc perdeye, hatta bir tablo uzatlabilir bile. Bunun zerine aktr : - yleyse perde inmeden nceki son sz ben syleme- liyim... Buna hakkm var her halde; dedi. Fauchery hi ses karmad, bylece raz olduunu anlatm oluyordu. Prulliere'de rol defterini cebine soktu, hl sarslm, honutsuz grnyordu. Bosc'la Fontan olup bitenlere kaytsz grnyorlard: herkesin ayr meselesi vard, bu onlar ilgilendirmiyordu. imdi btn oyuncular Fauc-hery'nin etrafn

  • alm, onu sorguya ekiyor, kendileri iin vg koparmaya alyorlard. Mignon'da, yukardan dnn gzledii Kont Muffat'y gzden karmadan Prulliere'nin son yaknmalarna kulak kabartyordu. Sahnenin dip tarafnda durarak burann karanlna dalan kont kavgann ortasna dmekten ekinmiti. Bordenave kendisini grerek hemen o tarafa kotu. 300 NANA - Gryorsunuz ya ne insanlar! diye mrldand. Bu insanlarla bamn ne kadar dertte olduunu dnemezsiniz. Hepsi de birbirinden ok kendini beenmi, stelik de kt eyler... Bu pis olaylarn iindeyim her gn., geber-sem daha iyi... Pardon... fkeden ne dediimi bilmiyorum. Sustu. Ortala bir sessizlik kmt. Muffat konuyu aabilmek iin araya bir lf sokmay dnyordu. Ama bir ey bulamad ii dorudan doruya at: - Nana des roln istiyor. Bordenave birden olduu yerde srad, barrcasna : - Amma yapyor ha! Sama bir ey bu! Sonra kontun sapsar ve ok zgn olduunu grerek sakinleti. Sadece : - Hay Allah! dedi. kisi de konumuyorlard. Aslnda bu i umurunda deildi onun. Belki bu iko Nana, des rolnde acayip grnecekti biraz. Ama bylece Muffat'y avucuna alm olacakt. Bunun iin ok uzatmadan kararn verdi. Geriye dnerek : - Fauchery! diye seslendi. Kont onu durduracakm gibi bir hareket yapt. Fauchery arldn duymad. Fontan'a oynayaca Tardiveau rol zerine aklamada bulunuyordu. Fontan, Tardi-veau'yu zel ivesiyle konuan bir Marsilyal olarak dnyor ve konuurken de ivesini taklit ediyordu. Btn cmleler byle syleniyordu. Byle daha iyi mi oluyordu? Kendisi de bundan phe ediyormu da fikir almak istiyormu gibi bir hali vard. Yalnz Fauchery souk davranp itiraz edince birden ierledi. Peki yleyse! diyordu, roln anlamn kavramadna gre, bu rol oynamamas hem kendisi hem de eser iin daha iyi olacakt. Bordenave yeniden : - Fauchery! diye bard. Bunun zerine gen adam, hemen oradan ayrld, aktrn elinden kurtulduu iin memnundu ama, Fontan onun byle bu kadar abuk svmasna ierlemiti. EMLE ZOLA 301 Bordenave : - Burada durmayalm, gelin baylar; dedi. Konumalarn bakas duymasn diye kontla yazar, sahnenin arkasndaki aksesuar deposuna gtrd. Onlarn oradan uzaklatn gren Mignon hayret iinde kalmt. Bir ka basamak inil dikten sonra gelinen bu yer bir odayd, avluya bakan iki penceresi vard. Kirli camlardan soluk bir gn giriyordu ieri, bir mahzen gibi alaca karanlkt bu depo. Oday dolduran sandklarn iinde eit eit vr zvr vard. Laffe sokandaki bir eskici dkknna benziyordu buras. Tabaklar, mukavvadan yaldzl kupalar eski krmz emsiyeler, talyan testileri, tepsiler, yaz takmlar, ateli silhlar, rngalar karma kark ylmt. Btn bu atlak, krk, tannmaz haldeki eylerin stn de parmak kalnlnda bir toz tabakas kaplamt. Bu yndan ekilmez bir demir, nemli karton kokusu yaylyordu havaya, elli yldr oynanan piyeslerden arta kalan eyler st ste ylmt buraya. Bordenave : - Giriniz, burada yalnzca konuuruz hi olmazsa, dedi. Kontun can sklmt, bir ka adm atarak, teklif yapma iini! Bordenave'a brakt. Fauchery hayret iindeydi. - Ne var? diye sordu. Bordenave : - Bakn, bir ey geldi aklmza, dedi... ama syleyeceimi duyunca yle sramayn yerinizden, ciddi bir ey bu. Ne dersiniz des roln Nana'ya versek?... Yazar akna dnmt; sonra patlad: - A! ya olmaz byle ey... aka ediyorsunuz herhalde... Herkesi gldrr bu. - Eh, glnmesi pek o kadar kt bir ey deil!... Dnn dostum... Bu fikir sayn kontun pek houna gitti. Muffat, bir ey yapm olmak iin toz altndaki yndan ne olduunu bilmedii bir eyi almt eline. Bu, aya al ile yaptrlm bir rafadanlkt. Ne olduunu anlamadan buna bakarak : - Evet, evet, ok iyi olur, dedi. 302 NANA

  • Fauchery birden sabr tkenmiesine ona dnd. Kontun bu piyesle hibir ilgisi yoktu, kesin bir sesle : - Asla!... dedi, Nana'y istediiniz kadar bir kokot rolnde oynatabilirsiniz, sosyete kadn olarak... hayr, olmaz byle ey!,. Muffat cesaretlenmiti: - Aldanyorsunuz, sizi temin ederim ki, biraz nce bana namuslu kadn rolne kmak istediini... Hayreti bsbtn artan Fauchery : - Nerede syledi? diye sordu. - Yukarda, locada... ite bu byle... Oh! Grseniz yle kibar hareketler yapyordu ki... Bu tr oyun iin hem yle keskin bir gr var ki... Sonra rafadanlk hep elinde olduu halde, adamlar inandrmak iin duyduu byk bir ihtiyala Nana'y taklit etmek ister gibi hareketler yapt. Fauchery akn akn ona bakyordu. Anlamt, kzamyordu. Yazarn gzlerindeki acmayla kark alay hisseden kont, hafife kzararak durdu. Yazar nezaket gstererek : - Eh, ne yapalm, olur bu da, diye mrldand. Yalnz rol bakasna verilmi bulunuyor. Rose'dan alamayz. Bordenave : - Oh! bundan ibaretse, ben stme alyorum yoluna koymay. Fauchery, iki kadnn da kendisine kar olduunu grerek, bu ite Bordenave'n gizli bir kar olduunu sezerek, aadan almamak iin, deta konumay kesercesine byk bir iddetle: - Hayr da hayr! Bu rol serbest bile olsayd ona veremezdim... Anlald m? Rahat brakn beni... Piyesimi ldrmeye niyetim yok. Ortala skntl bir sessizlik kmt. Bordenave kendisinin fazla olduunu hissederek uzaklat. Kont, ban nne emi, duruyordu. Glkle ban kaldrd, bouk bir sesle: EMLE ZOLA 303 - Sizden bunu bir yardm olarak istersem? dedi. Fauchery ban sallayarak : - Yapamam yapamam! diye cevap verdi. Muffat sesini sertletirerek : - Sizden rica ediyorum... istiyorum bunu! dedi. ' Sonra gzn gen adama dikti. Fauchery, bu karanlk bakta bir tehdit okuyarak birdenbire yumuad, karmakark bir eyler kekelemeye balad. - Yapn istediinizi. Umurumda deil... Ah! ly ayorsunuz... grrsnz... grrsnz.. imdi ar skntl bir hava sarmt hepsini. Fauchery bir sanda srtn dayam, sinirli sinirli ayan vuruyordu. Muffat, durmadan elinde evirdii rafadanl dikkatle inceliyor gibiydi. Bordenave nezaketle : - Rafadanlk, dedi. Kont : - Ya evet bir rafadanlk! diye tekrarlad. Tiyatro mdr rafadanh kontun elinden alp bir tahtann stne koyarak : - zr dilerim, stnz toz iinde kalm, dedi. Gryorsunuz ya her gn toz alnsa bile ba edilemez bununla. deta bir plk... Eh, inanrsnz bana elbet, btn bunlar bir dzene sokmak iin para lzm. Bakn unlara bir. Avludan gelen yeilimtrak aydnlk iinde kontu sandklarn nnde dolatrd. Glerek eskici dkkn deposundaki eyalarla onu ilgilendirmek iin letlerin adlarn saymaya balad. Fauchery'nin yanna geldikleri zaman tatl bir sesle : - Dinleyin, hepimiz de anlam olduumuza gre bu ii bitirelim... te Mignon da geldi, dedi. Bir sredir Mignon etraf kolaan edip duruyordu koridorda. Bordenave, aralarndaki szlemede deiiklik yapmaktan sz eder etmez kplere bindi. Bu bir alaklkt, ka- 304 NAMA rsnn geleceini ykmak istiyorlard, dava aacakt. Ama Bordenave hi sknetini bozmadan birer birer kantlar ileri sryordu, ona gre bu rol Rose'a lyk deildi. Ona Kk Des'ten sonra oynayacak bir operette rol vermeyi daha uygun buluyordu. Fakat Rose'un kocasnn barp durduunu grnce, kadnn Folies-Dramatiques'le anlamak iin tekliflerde bulunmu olmasn ileri srerek, birden szlemeyi bozma yoluna gideceini bildirdi. Bunun zerine olduka bozulan Mignon, Rose'un Folies-Dramatiques'e ba vurduunu inkr etmemekle birlikte paray kmser gibi bir tavr taknd. Karsna Des Heiene roln vermilerdi, o da bu rol oynayacakt, bu uurda kendisi Mignon servetini bile feda etmekten

  • ekinmeyecekti. nk bir onur ve haysiyet meselesiydi bu. Tiyatro mdr hep unu ileri sryordu buna karlk. Burada yz elli Frank almasna karlk mademki Folies tiyatrosu Rose'a yz temsil iin gece de yz Frank verecekmi, o halde gitmesine izin verirse yz elli Frank kazanyor demekti. Ama kadnn kocas sanat lfn dilinden drmyordu. Herkes ne derdi karsndan rolnn alnd duyulursa? Bu rol kvramad iin, yerine bakasnn geirildiini sylemezler miydi? Bu da ona byk zarar verirdi. Bir sanat olarak deerini drrd. Hayr, hayr onun iin n sahibi olmak, zenginlikten nce gelirdi! Ama birdenbire bir uyuma nerisinde bulundu: szleme gereine Rose tiyatrodan ayrlrsa onbin Frank tazminat deyecekti, madem ki bu rol elinden alnyor, kendisine onbin frank verilirse o da buradan, ayrlp Folies tiyatrosuna giderdi. Bordenave akna dnmt. Mignon ise gzn konttan ayrmyordu. Muffat'n yrei ferahlamt: - Eh, o halde her ey yolunda, anlayoruz demek, diye mrldand. adam i gdsyle birden fkeye kaplan Bordenave : - Aa, yo olmaz byle ey! Bak budalaca bir ey olur bu! dedi. Rose'u brakmam iin onbin Frank vereceim ha! Beni hie mi sayyorlar! EMLE ZOLA 305 Fakat kont tekrar tekrar ban sallayarak kabul etmesi iin kendisine emir veriyordu. Nihayet, homurdanarak, kendi cebinden kmamakla birlikte onbin Franka yanarak: - Pekl, yle olsun, dedi. Hi olmazsa bylece sizden, kurtulmu oluyorum. Bir eyrek saatten beri Fontan koridorda, konuulanlara kulak kabartyordu. Byk bir meraka kaplarak aaya inip, deponun nne demiri att. i renince de hemen yukar kp Rose'a yetitirdi, bundan byk bir zevk duymutu. Rose aksesuar deposuna kotu. Herkes sustu. Kadn oradaki drt erkei birer birer szd. Muffat ban nne emiti, bir eyler sorar gibi yzne bakmas karsnda Fauchery umutsuzca omuz silkti. Mignon ise Bordenave ile anlamann maddelerini tartyordu. Rose kesik bir sesle : - Ne oluyor? diye sordu. - Hi diye kocas cevap verdi, Bordenave sana verdii rol geri almak iin onbin Frank veriyor. Kadnn yz sapsaryd, kck yumruklarn skmt. Bir an iinden gelen bir isyanla kocasna bakt. Oysa her zaman i meselelerinde byk bir uysallk gstererek tiyatro mdrleri ve klaryla szlemelerin imzasn kocasna brakrd. Adamn yzne krba gibi arpan u cmleyi frlatt : - Ah, ok alak adamsn sen! Sonra oradan kap gitti, akna dnen Mignon peinden kotu. Ne oluyordu yani? Delimi olmutu bu kadn? Bir taraftan onbin Frank, te yandan onbe binin, yirmi be bin Frank ettiini Rose'a yava sesle anlatmaya alyordu. Enfes bir iti bu. yle ya da byle Muffat kendisini brakacakt, iyisi mi domuzdan kl koparmakta yarar vard, kendileri iin. Ama fkesinden lgna dnen Rose cevap vermedi. Bunun zerine Mignon, dudak bkerek onu bu kadnca kederiyle babaa brakt. Bordenave'a da, Muffat ve Fauchery ile birlikte sahneye geleceini syledi: 306 NANA - Yarn imzalarz. Paray getirin, dedi. Tam bu srada durumu Labordette'ten renen Nana -bir zafer kazanmasna aaya indi. Namuslu kadn edas taknarak, kibar tavrlarla etrafn gzn kamatrmak istiyordu. Bylece, btn bu budalalara, kimsenin zariflikte onunla boy lemeyeceini ispat etmek istiyordu. Ama az kalsn her eyi berbat edecekti. Nana'y grr grmez Rose, boulacak gibi kekeleyerek stne atlm: - Seni ele geiririm her halde... Artk aramzdaki bu i bir sona ermeli, anlyor musun? Nana, bu an saldr karsnda kendini kaybedip yumruunu kalasna dayayarak pis kar diye baracak oldu. Ama kendini tuttu, sesini daha da incelterek, portakal kabuuna basan bir markiz edasyla yrd. - Ne o? Ne var? Deli misiniz siz ekerim, dedi. Sonra zarif hareketlerine devam etti. Rose, Nana'nn farknda olmadan Mignon arkasnda, oradan uzaklat. Cla-risse pek sevin iindeydi, Bordenave'den Geraldine roln koparmt... Fauchery'nin yz yine askt, bir trl tiyatrodan ayrlmaya karar veremeyerek ayak sryordu, piyesi hap yutmutu, nasl tekrar dzene sokabileceini dnyordu. Fakat bu srada, Nana yanna gelerek ellerini yakalad, beni ok mu korkun buluyorsunuz, diye sordu. Piyesini yiyecek deildi. Adam gldrd, sonra, Muffat'larn evindeki durumu bakmndan kendisiyle bozuursa budalalk etmi olacan dokundurdu. Eer roln iyi ezberleye-mezse suflr tutard, salon tklm tklm dolacakt, greceklerdi onun nasl hamle yapacan. Bunun zerine yazarn des roln biraz yeniden gzden geirmesine karar verildi, bylece Prulliere'e

  • daha ok yer ayrlm olacakt. O buna pek sevindi. Nana'nn tiyatroya getirdii nee havas iinde souk duran yalnz Fontan'd. Suflr yerindeki lmbann sar aydnl iinde bir tekeyi andran profilini gstererek kaytsz gibi grnmeye alyordu. Oysa Nana sakin bir tavrla yanna gelerek elini skt. - Naslsn, iyi misin? EMLE ZOLA 307 - Eh, evet fena deil, ya sen? - ok iyiyim, teekkr ederim. Aralarndaki konuma bu kadarla kald. Daha dn tiyatronun kapsnda birbirinden ayrlmlar gibi' bir halleri vard. Bu srada oyuncular bekleiyorlard, fakat Bordena-' ve nc perdenin prova edilmeyeceini syledi. O gn bir rastlant olarak tam vaktinde gelmi olan ihtiyar Bosc homurdanarak gitti. Bouna tutmulard kendilerini, gnn yarsn kaybettirmilerdi. Btn oyuncular tiyatrodan ayrldlar. Aada sokaa kar kmaz saat boyunca bir. mahzenin karanlnda, birbiriyle ekimi insanlarn sinirlilii ile, i gn na knca, gz kapaklarn krptryorlard. Kont btn vcudu arlar iinde, kafas bombo, Nana ile birlikte arabaya bindi. Labordette ise Fauchery'yle beraber gitmiti, yazar avutmaya alyordu. Biraz sonra, Kk Des'in ilk oynan Nana iin byk bir felket oldu. Son derecede kt oynad bu rol, ok yksek seviyede bir komedi artisti gibi satmaya kalkt kendini, bu da seyircileri ok gldrd, o kadar elenmi-lerdi ki, slklamadlar bile. n taraftaki localardan birinde oturan Rose Mignon, rakibinin sahneye her giriinde kahkahay basarak, salonu kkrtyordu. Bu onun ilk alyd. Bu yzden o akam, ok zgn olan Muffat ile yalnz kalnca Nana, fkeyle : - Bak, nasl kumpas kurmular bana kar, hep kskanlklarndan... diyordu. Ama bilseler bana vz geldiini btn bu yaptklarnn. htiyacm var m artk onlara benim! O benimle alay edenlerin hepsine yz altn versem ayaklarm ptrrm. Evet, u senin Paris'e, hanmefendi nasl olurmu gstereceim. EMLE ZOLA 309 X Bylece Nana, erkeklerin ahmaklklar ve rezilliklerinden yararlanarak zengin bir kadn, yksek kaldrmlarn markisi oldu. Hovardalar dnyasnda parlayan bir yldzd artk. Birden ve kesin olarak byk bir n kazanmt; parann verdii lgnlkla, gzpeke ve harvurup harman savururcasna harcyordu gzelliini. Ksa bir sre sonra en pahal elde edilen kadnlar glgede brakt. Fotoraflar vitrinleri sslyor, gazetelerde ad geiyordu. Araba ile bulvarlardan geerken, ahali durup kraliesini selmlayan bir halkn heyecanyla seyrediyordu Nana'y. O da arabasnn iinde, elbisesinin etei uuarak, bacaklarn uzatp alt morarm gzlerini ve krmz dudaklarn ereveleyen sarn buklelerini sallayarak, neeli neeli ahbapa glckler datyordu. in alacak yan uydu ki; sahnede bu kadar beceriksiz, namuslu kadn rol yapmaya zendii zaman bu kadar gln olan bu iko kz, ehirde hi aba gstermeden insanlar bylyor, kendine ekiyordu. Bir ylan gibi kvraklk veriyordu vcuduna, hesapl ve sanki farknda deilmi gibi ak sak giyiniyor gz kamatrc bir zariflie brnyor, cins bir dii kedinin soyluluu akyordu stnden. Bir refakat aristokrat olmutu imdi. Yksekten bakan ve isyanc bir davranla glnn gls bir kralie gibi ayaklarnn dibine sermiti btn Paris'i. yle bir havas vard ki, kibar kadnlar ona benzetmeye alyorlard kendilerini. Nana'nn kona Villiers Caddesinde, Cardinet sokann kesindeydi. Lks bir mahalleydi buras. Eski Mon-ceau ovasna doru gittike uzanyordu. lk nnn verdii sarholukla bir gen ressam yaptrtm, ama daha badanas kurumadan satmak zorunda kalmt. Rnesans stilindeki yapda bir saray grn vard. inin blnnde gcn hayalden alan bir zevkin hkim olduu gze arpyordu. Yapmackl bir orijinallik erevesinde modern rahatlklar salanmt. Kont Muffat bu kona eyasyla satn almt. Bir ok biblolar, ok gzel dou hallar, eski bfeler, byk Louis XIII koltuklarla doluydu. Nana bylece ayr ayn tarih dnemlerinin zevkine uygun, ama sanat deeri byk byle bir ev eyasnn ortasna dvermiti. Evin merkezinde bulunan resim atlyesi iine yaramad iin katlan alt st etti, zemin katnda bir eser, ve byk bir salon ve yemek salonunu brakt, beinci katta kk bir salon dedi, bu salon yatak odasnn ve tuvalet odasnn yanndayd. Eve yeni bir ekil veren dekoratr, Nana'nn verdii fikirler karsnda hayretler iinde kalmt. Paris kaldrmlarn ineyen bu sokak kznda i gdsnden gelme ince bir zevk vard. Konan i gzelliini fazla bozmad, eyann zenginliini arttran yeni mobilyalar bile koydurdu. Bunlar arasnda sadece safln aa vuran birka para ile, rtkan bir lks merakn aa vuran bir iki ey vard. Bunlarda pasajlardaki vitrinlerden holanan eski ieki kzn zevki gze arpyordu. Avluda, byk sundurmann altndan, sahanla kadar hah serilmiti, daha

  • antreden balayarak, insann genzini bir meneke kokusu, kapal bir ev iinin lk havas dolduruyordu. Soluk sar ve pembe camlardan yaplm bir camekn aydnlatyordu, geni merdiveni. Aada, oyma aatan yaplm, elindeki gm tepsiyi uzatan bir zenci heykeli vard. Tepside kartdvizit grnyordu. Gsleri plak mermerden drt kadn heykeli ayakl lmbalar havaya kaldrmaktayd. Bundan baka bronz ve ini vazolar ieklerle dolup tayor, zerlerine eski kk hallar serilmi koltuklar, byk yer haklar birinci kat bir antreye benzetmiti. Burada erkek apkalar ve pardsleri gze arpyordu. Duvarlara kaplanan kumalar sesleri bastrd iin, konakta bir kilisenin derin sessizlii vard; kaplar kapal duran odalar esrarl bir duygu veriyordu insana. Nana Louis XVI stilindeki ok zengin byk salonu, Tulieries'den gelen davetlilerle, yabanc misafirlerin bulunduu gala akamlar ayordu yalnz. Genel olarak yemek 310 NANA zamanlar aaya inerdi. Sofraya yalnz oturduu gnler bu Gobelins porselenleri ile dolu kocaman bfeler arasnda kaybolurdu. ini tabaklar, eski gm takmlar ayr bir ekicilik veriyordu bu salona. Nana, yemekten sonra hemen yukarya kyordu. Yatak ve tuvalet odalar ve kk salon buradayd. Gnn burada geiriyordu. Bir divan kadar alak karyolasndaki kapitone yata en azndan yirmi bin frank deerinde Venedik dantelleriyle sslenmiti. Beyaz ve mavi lake mobilyalar yaldz kabartmalyd. Beyaz ay postu serilmiti her yere. O kadar oktu ki bunlarn hepsi, haly boydan boya rtyordu. Bu postekileri Nana, u oraplarn kartrken yere oturmak detinden vazgeemedii iin doldurtmutu salona. Yatak odasna bitiik kk salonun ii pek elenceli bir manzara gsteriyordu. Ama buradaki her eyde ince bir sanat zevki gze arpmaktayd, duvarlara pembe ipek zerine solgun bir Trklere mahsus gl pembe srma ilenmiti. Salona dnyann her tarafndan getirilmi, her stildeki eyler doldurulmutu: talyan masalar, spanyol ve Portekiz sandklar, in pa-gotlar/*) ok ince bir ustalkla yaplm bir Japon paravanas, iniler, bronzlar, ilemeli ipekliler, sk ilmekli hallar, karyola gibi derin koltuklar ve kanepeler uykulu bir saray havas veriyordu bu salona. Salonda yeil ve krmz renkler iinde erimi bir eski yaldz rengi hkimdi, koltuk ehvet uyandrc grnnden baka hibir eyde sokak kz Nana'nn havas sezilmiyordu. Sadece iki heykelcik, bu salonu gen kadnn aslndan gelen kabal ile kirletiyordu: bu seramik heykelciklerden biri bitlerini ayklayan, sadece i gmlekli bir kadnla, bacaklar havada ellerinin stnde yryen rplak bir kadnd. Daima aralk duran kapsndan tuvalet odasnn ii grlebiliyordu: aynal mermer tuvalet masas, gm gmler ve su kaplar, kristal ve fil dii garnitrleri grlebiliyordu. Daima inik duran bir perdeden hafif beyaz bir aydnlkta bir tuvalet odasnn meneke kokusu ykseliyordu. Avludan st katlara kadar btn kona dolduran Nana'nn lk kokuuydu bu. (*) in tapma. EMLE ZOLA 311 Bu evin bakm byk bir iti. Nana, Zoe'yi getirmiti buraya. Bu vefal kz hanmyla kader birlii ederek sknetle bu ani ykselii beklemiti: derinden sezmiti bunun byle olacan. imdi Zoe'nin konan khyas olarak koltuklar kabaryor, hanmna namusluca hizmet etmekle birlikte, kesesini de iiriyordu bir yandan. Ama bir oda hiz- metisi yetmiyordu. Bir metrdotel, bir arabac, bir kapc ve bir a kadn bulmak lzmd. Sonra da ahrlar dnmek gerekiyordu. Btn bu iler iin Labordette ok yardmc oldu, kont byle eylerden holanmad iin bunu gen adam stne almt. deta at cambazl yaparak beygirleri satn ald, arabaclar dolat, gen kadn koluna alarak birer birer maazalar dolap ona alaca eyleri semesinde yardmc oluyordu. Konaa alnacak hizmetileri bile o buldu: arabac Charles adl iri yar delikanlyd, Dk de Corbreuse'n yanndan kmt. Kvrck sal, gle yzl ufak tefek Julien de metrdoteldi, sonra bir kar kocay da bulmutu, Victorine alk yapacakt, kocas Franois da kapclk ve uaklk. Adam, ksa klot pantolonu, pudral salar ak mavi ve gm srmal elbisesiyle misafirleri antreden karlyordu. Prens evlerine yakr bir kyafeti ve davran vard bu Franois'nin. Daha ikinci aydan sonra evin ileri yoluna girmiti. Masraf ise yzbin Frang geiyordu. Ahrlarda sekiz at ve sundurmalarda da be araba vard. Bunlardan biri, gm yaldzl bir landondu. Bir sre btn Paris hayranlkla seyretmiti bu arabay. Nana bu zengince yaaya iyice gmlm, eski evresinden tamamyla uzaklamt. Kk Des'in nc temsilinden hemen sonra tiyatroyu brakt. Kontun paraca yardm olduu halde iflstan kurtulmak iin rpnan Bordenave' yzst brakmt bylece. inde hl urad baarszln acs vard. Buna, Fontan'-dan ald ders de ekleniyordu. Onunla geen hayat iren bir eydi ve bunun sorumluluunu btn erkeklere ykl-yprdu. imdi, gelip geici heveslere kaplarak geirdii tecrbelerle daha da gl olduunu dnyordu. Ama almay, o havai yaratlla

  • aklndan geirdii yoktu. fkeli za- 312 NANA EMLE ZOLA 313 mandarnn dnda gittike artan bir ter vurup harman savurma zevkine kaptrmt kendisini. klarn iflsa srklemekten keyif duyan yiyicilii ile kaprislerinin faturasn deyen adamn durumu umurunda bile deildi. Nana, nce Kontla ii salama balad. likilerinin programn aka ortaya koydu. Adam kendisine, hediyelerin dnda, ayda onikibin Frank verecek ve buna karlk olarak Nana'dan kesin bir ballk isteyecekti. Gen kadn kendisine sadk kalacana yemin etti. Buna karlk kendisine sayg gsterilmesini, evinin hanm olarak tam bir serbestlik verilmesini, isteklerinin yerine getirilmesini istiyordu. Buna gre her gn ahbaplarn kabul edebilecekti, kont sadece belirli zamanlarda gelecekti, yani her konuda kr krne inanacakt Nana'ya. Muffat kskanlkla kaygya kaplp duraksaynca, hemen her eyi kmseyen bir tavr taknp kendisine balad her eyi geri vereceini syleyerek korkutuyor ya da kk Louis'nin bana yemin ediyordu. Bu kadar da yeter artard bile, gvenin olmad yerde sevgi de olamazd. Daha birinci ayn sonunda Muffat Nana'nn bu isteklerine sayg gsterdi. Ama daha fazlasn da istemi, elde etmiti gen kadn. Yava yava adamn stnde iyi yrekli bir kz etkisi brakmaya balad. Ask suratla geldii zaman onu elendiriyor, iini dktrdkten sonra tler veriyordu. Yava yava ev hayatyla, kars ve kzyla, gnl ve para ileriyle de ilgilenmeye balamt. Btn bu konularda akla ve adalete uygun dnceler ileri sryor, namusluca davranyordu. Yalnz bir kere duygularna kaptrmt kendini. Muffat, Daguenet'nin, Estelle'i kendisinden isteyeceini sylemiti. Kontun Nana ile olan ilikisini aa vurduundan beri, Da-guenet gen kadn ile ilgisini keserek, onun ahlksz bir kadn olduunu sylyor, ileride kaynatas olacak adam bu yaratn penesinden kurtaracana yemin ediyordu. Bu yzden Nana, eski Mimi'sini kontun gznden drmek iin sylemediini brakmad. Btn parasn aalk kadnlarla yemi, ahlk duygusundan yoksun bir insand bu gen, kimseye metelik koklatmaz ama bakalarnn parasyla ge- inirdi, sadece zaman zaman ya bir buket alr ya bir yemek verirdi. Kontun bu zaaflar ho grmek eiliminde olduunu anlaynca, aka kendisiyle yattn syleyerek, Daguenet ile olan ilikisini iren ayrntlarna varncaya kadar ortaya dkt. Muffat sapsar kesilmiti. Bir daha gen adamn szn etmedi. Bylece Nana kendisine minnet borcunu unutan Daguenet'ye ders vermi oluyordu. Konan mobilyalar yine de tamam deildi. Nana Muf-fat?ya cokun ballk yeminleri ettii bir gnn akam Kont Xavier de Vandeuvres' yannda alkoydu. Gen adam bir sredir, sk sk geliyor, iek getirerek kur yapyordu kendisine. Gen kadn nihayet Vandeuvres'e kendisi-ni vermeye raz oldu. Bunu geici bir hevese kaplmaktan ok, zgr olduunu kendine kar ispat etmek iin yapm-t. Vandeuvres, tekine szn etmek istemedii bir fatura-y dedii gn, kar dncesi de kart bu istee. Adam-dan ayda sekiz on bin frank szdryordu, ok iyi bir cep harl olacakt bu. Bu srada Vandeuvres, btn varn yo-unu lgnca yiyip tketiyordu. Atlaryla yaknlarndaki son atosunu yiyip bitirecekti. Gen kont, atalarndan, birinin Philippe-Auguste zamannda yaptrtt eski kalenin yknt-sna varncaya kadar elden kard. Kendini mahvetmek iin byk bir hrs duyarcasna, armasndaki altnlara varncaya kadar btn Paris'in istek duyduu bu kzn avucuna dkt. O da Nana'nn artlarn kabul etti; tam bir serbestlik, belirli gnlerde sevime, stelik de ballk yemini iste- mek saflna dmemiti. Muffat'nn hibir eyden kukuland yoktu. Ama Vandeuvres ne olacan kesin olarak biliyordu, hibir zaman uzaktan yakndan deinmedi bu konuya, o pheci hovarda glmseyiiyle hibir ey bilmiyormu gibi gsteriyordu kendini. Olmayacak duaya amin de-miyordu, istedii tek ey zaman zaman Nana ile bulumak ve de Paris'in bunu bmesiydi. Artk Nana evini iyice dayam demiti. Ahrlarda, mutfakta alanlarn ve hanmn odasnda hizmet edenlerin kadrosu tamamlanmt. Her eyi Zoe ynetiyor, en umulmaz g durumlardan syrlmasn beceriyordu. Her 314 NANA ey burada bir tiyatroda olduu gibi deta makinelemi, byk bir devlet dairesindeki gibi dzene sokulmutu, iler zamannda, byk bir dzenle yolunda gidiyordu. yle ki ilk aylarda ne bir srtme oldu ne bir karklk. Yalnz hanm Zoe'ye ok sknt veriyordu, btn o ihtiyatszlklar, kafa tutular, lgnca meydan okuyularyla. Bu yzden Nana'nn oda hizmetisi ii gevek tutmaya balad. Kald ki hanmnn budalaca bir davran yznden iler karp da dzeltmek gerektii zamanlarda daha ok kar

  • saladm farketmiti. Byle zamanlarda hediye yayor, Zoe bulank suda altn avlyordu. Bir sabah, Muffat daha odadan kmamken Zoe, tir tir titreyen bir genci tuvalet odasna soktu. Nana amar deitiriyordu o srada. Gen kadn ararak : - O! Zizi sen misin? dedi: Sahiden de Georges'tu bu gelen. Delikanl, Nana'y byle gmlekle, altn salar plak omuzlarna dklm grnce boynuna atlarak, kucaklad, her yerini pmeye balad. Nana korkuyla kendini kurtarmak iin rpnyor, eliyle ocuun azn kapyordu, kekeleyerek: - Yeter artk! O ieride! Budalalk bu senin yaptn... ya sen delirdin mi Zoe? Gtr unu! Aada sakla, ben de inmeye alrm, dedi. Zoe olan iterek aaya gtrd. Nana aaya, yemek salonuna inince ikisini de azarlad. Zoe dudaklarn s-ryordu, zgn bir halde salondan kt, giderken de hanmnn houna gideceini sandn sylyordu. Georges, Na-na'ya tekrar kavutuu iin ylesine mutluydu ki gzel gzleri ya iinde kalmt sevinten. Artk kt gnler geride kalmt, annesi onun akll uslu olduuna inanarak le Fon-dettes'ten ayrlmasna izin vermiti, bunun iin, trenden iner inmez sevgilisini bir an nce pebilmek iin bir arabaya atlayp gelmiti buraya. Orada olduu gibi, bundan sonra da Nana'ya yakn oturmak istiyordu, tpk Mignotte'un odasnda yalnayak, onu bekledii gibi. Hikyesini anlatrken parmaklarn uzatp gen kadnn ellerini tuttu, sonra, EMLE ZQLA 315 sabahln geni kolundan, omuzlarna kadar soktu. O korkun ayrlk ylndan sonra ona dokunmak iin yanp tutuuyordu. ocuksu sesiyle : - Hl seviyor musun bebeini? diye sordu. - Elbette seviyorum! dedi Nana, ama sert bir hareketle kendini kurtard. Sonra damdan dercesine geliyorsun, olur mu hi? Biliyorsun ki yavrum, serbest deilim. Akllca hareket etmek gerekir. Nihayet istediine kavumann heyecan iinde arabadan atlam olan Georges nereye girdiini farketrnemiti bile. imdi etrafnda bir deiikliin olduunu anlyordu. O zengin yemek salonunu, resimlerle ssl yksek tavann, porselen takmlarn, bfedeki gz kamatran gm takmlarn gzden geirdi. Sonra kederli bir sesle : - Ah, evet; dedi. Nana kendisine hibir zaman sabahlar gelmemesini anlatt. sterse leden sonralar drtle alt arasnda gelebilirdi. Misafirlerini bu saatlerde kabul ediyordu. Sonra delikanlnn yalvaran baklarla bir eyler sorar gibi, bir ey sylemeden baktn grerek, efkatle alnndan pt. - ok uslu durmalsn, elimden geleni yapacam, dedi. Sonra her gn saat drtte geldii zaman Georges'u o kadar zgn gryordu ki, nihayet bir dolapta saklanmaya ve gzelliinin krntlarn geirmesine raz oldu. Delikanl artk konaktan ayrlmyordu hi. Kk kpek Bijou gibi almlard ona da. kisi de evin hanmnn eteinden ayrlmyor, bakasyla kald zaman bile ondan bir eyler tayarak, yalnz zamanlarnda balad ekerler ve pcklerle yetiniyorlard. Bayan Hugon, kn yine bu kt kadnn eline dtn renmi olacakt ki, hemen Paris'e komutu. Vin-cennes klasnda grevli olan teki olu Temen Philip-pe'den kendisine yardm etmesini istedi. Aabeyinden ka-an Georges, kendisine kar zor kullanmalarndan korka- 316 NANA rak, byk bir zntye kapld. Sevgisinin ateiyle yanp tututuu ve hibir srrn saklayamad iin, gz pek bir gen olan aabeyinden baka sz etmiyordu Nana'ya. Gen kadna da: - Bak, annem gelmez herhalde buraya, aabeyimi gnderir... Yaknda Philippe gelir beni bulmak iin... demiti. nce Nana buna ok ierledi: - Gelecei varsa grecei de var! Hi merak etme! Temen deil ya ne olursa olsun, Franois kap dar eder onu! Sonra kk her gn aabeyden sz edince, gen kadn, Philippe'i dnmeye balad. Bir hafta iinde iyice tanmt, kardeinin azndan onu. ri yar, ok kuvvetli, biraz da kaba bir genti bu Phillippe; ayrca bir takm ayrntlarn da renmiti. Kollar kllyd, omuzunda bir ben vard. Gnn birinde, kap dar etmeyi tasarlad bu gencin hayali ile zihni o kadar dolmutu ki:

  • - Sylesene Zizi, gelmeyecek mi bu senin aabeyin... dedi... Dalgacnn biri demek! Ertesi gn, Georges, Nana'yla yalnzken, Franois gelip hanmnn Temen Philippe Hugon'u kabul edip etmeyeceini sordu. Georges sapsar kesildi: - Ben de geleceini umuyordum zaten... Annem bu sabah sylemiti. Sonra gen kadna, kabul edemeyeceini sylemesi iin yalvard. Ama Nana, birden atelenerek ayaa kalkmt bile. - Neden sanki? dedi. Kendisinden korktuumu sanr. Eh, grelim bakalm! Epeyi gleceiz demektir... Franois, bu bay bir eyrek saat bekletirsiniz, sonra bana getirirsiniz. Tekrar yerine oturmad, sinirli sinirli dolayor bir minenin stndeki aynaya bir talyan sandnn stne asl Venedik aynasna bakyordu. Her seferinde de kendine bir gz atyor, glmsemeye alyordu. Oysa Georges b- EMILE ZOLA 317 tn gcn kaybederek bir kanepeye ylm az sonra bana gelecei dnerek titriyordu. Nana odann iinde dolarken ksa cmleler sylyordu: - Bir eyrek beklemek yattrr bu olan... Hem sonra kendisini bir sokak kadnnn evine geldiine sanyorsa^ salon gzlerini kamatracaktr... Evet, evet yle etrafna' iyi bakn delikanlm... O, eyrek saat? Hayr daha ancak on dakika. Daha vaktimiz var. Yerinde duramyordu. Bir eyrek saat geince kapdan dinlemeyeceine yemin ettirerek, Georges'u dar gnderdi, eer hizmetileri kendisini grrlerse, irkin bir ey olurdu bu. Georges, teki odaya geerken bouk bir sesle : - Biliyorsun ki kardeimdir bu benim... diye kekeledi. - Korkma, eer terbiyeli olursa bende ona kar terbiyeli davranrm. Franois, Philippe'i ieri soktu. Gen adam redingotla gelmiti. Georges sakland odadan ayaklarnn ucuna basarak kt. Gen kadnn szn dinlemi olmak iin. Ama duyduu seslerle durdu; ylesine periand ki dizleri bkl-verecekti nerdeyse. eride bir kyamet kopacan, feryatlar duyacan, irkin bir takm sahneler geeceini bu yzden de Nana ile arasnn alacan dnerek kahroluyor-du. Bu yzden dnp kulan kapya dayamak isteine kar koyamad. Yalnz pek fazla bir ey duyamyordu. Kaln kap perdeleri sesin iyice duyulmasna engel oluyordu. Bununla birlikte baz kelimeleri- yakalayabilmiti. Philippe sert bir dille konuuyordu. ocuklar, aile, onur gibi kelimeler geiyordu bu konumada. imdi sevgilisinin verecei cevab dnerek yrei arpyor, kulaklar uulduyordu. Hi phesiz kardeine kfr basp kz herif defol buradan, buras benim evim! Gibilerden bir ey syleyecekti. Az sonra aabeyinin sesi tatllamt. Hibir ey arlamyordu, az sonra bir mrlt onu bsbtn artt. Nana hkrarak alyordu. Bir an kart duygulara kapld. eri girip Philippe'in stne atlmak geldi iinden. Zoe odaya girmiti; bunun zerine kapdan uzaklat; sust yakalanmaktan utanmt. 318 NANA Hizmeti kadn sknetle amarlar bir dolaba yerletiriyordu; te yandan Georges iini kararszlk kemirirken alnn bir cama dayayarak sessiz, kmldanmadan donmu gibi duruyordu. Bir sre sonra kadn : - Hanmn yanndaki kardeiniz mi sizin? diye sordu. ocuk bouk bir sesle : - Evet, dedi. Bir sre konumadlar. - Kayglanyorsunuz bunun iin deil mi, Bay Georges? Ayn ekilde derin bir kederle ve glkle: - Evet, dedi yeniden. Zoe tel etmiyordu. Dantelleri katlad, sonra ar ar: - Yanl dnyorsunuz... hanmm yoluna koyar her eyi., dedi. Hepsi bu kadar. Baka bir ey konumadlar. Ama Zoe odadan kmt. Bir eyrek saat kadar daha geti. ok uzun gelmiti bu Georges'a. Hizmeti kadn gittike benzi sararan ocuun zntsnn arttn, nasl phe iinde kvrandn farketmiyordu. Georges yan yan salona bakyordu. Bu kadar zaman, ne yapyorlard ki? Belki de Nana hl alyordu. Belki de teki kabaca amarlan indirmiti sevgilisine. Bunun iin Zoe odadan kar kmaz kapya koup kulan dayad. Ama birazda akna dnd. Akln karm olacakt herhalde. Neeli sesler, tatl fsldama-lar geliyordu ierden. Zaman zaman da gdklanan bir kadnn bastrmaya alt kahkahalar duyuluyordu. Tam bu srada Nana, Philippe'i merdivene kadar gtrmt. Aralarnda senli benli konuuyorlard.

  • Georges : - Bu ne? diye akn akn sordu. Kadn ona doru dnmeden : - Ne gibi ne? dedi, sonra szlerine nemsemeyen bir tavrla unu ekledi : EMLE ZOLA 319 - Neler sylemitin sen? Oysa ok terbiyeli kardesin! - Peki, i yoluna girdi mi? - Elbette. Ah! Bunun iin neden bu kadar zyorsun kendini? Dveceimizi mi sanyordun? Georges hl bir ey anlamamt. Kekeleyerek.. ' - yle sanyorum ki... aladn duyar gibi olmutum. - Alamak m? Ben ha! diye gzlerini ocua dikerek Nana bard; ryam gryorsun?... Neden alayacakm-m? imdi, szn dinlemeyip kapdan iersini dinledii iin olan iyice azarlad. Nana ksknlkle surat asarken Georges yaltaklanarak : - Ya peki aabeyim?... - Aabeyin hemencecik nerede olduunu anlad... Anlyorsun ya ben bir sokak kadn olsaydm, senin yan, ailenizin onuru sz konusu olacakt. Oh! Ben ok iyi anlyorum bu duygular... Ama etrafna yle bir gz gezdirivermesi yetti de artt bile. Bunun zerine kibar bir adam gibi davrand. Artk tasalanma, her ey yoluna girdi, annenin de ii rahat edecek. Sonra ierden glerek yle dedi: - Kald ki aabeyini de greceksin burada... Kendisini davet ettim. ocuun rengi utu : Baka bir ey sylemedi. Bir daha Philippe'den sz etmediler. Gen kadn sokaa kmak zere giyinmeye balad. Georges zntyle onu seyrediyordu. phesiz, iin yoluna girmi olmasndan memnundu, nk Nana'dan ayrl-maktansa lm yedi onun iin. Ama yreinin derinliinde gizli bir ac vard, ne olduunu anlayamyor ve szn de etmiyordu bunun. Philippe'in annelerini nasl uyuttuunu hi renemedi. gn sonra ii rahatlam olarak Fondettes'e dnd. Ama yine o akam Franois temenin geldiini syleyince iinden bir rperti geti. Aabeyi Georges'a, gidi apkn seni evden katn ama bereket versin annenin cezasndan paay ucuz kurtardn, filn diye takld. 320 NANA Kendisinden on ya byk olan Philippe'le aralarnda pek arkadalk kurulmamt... Ondan kadnlarla olan ilikilerini saklyor, babasym gibi ekiniyordu. Bunun iin onu Na-na'nn yannda bu kadar serbest, kahkahalarla glp keyif ederken, salndan gelen nee ile elenirken grmesi rahatszlkla kark bir utanma veriyordu Georges'a. Bununla birlikte aabeyi her gn gelmeye balaynca, biraz alt. Nana ok neeliydi. Nana'nn hovardalk hayatnn iinde son bir oyun, ii insan ve eya ile tklm tklm dolu olan bu konakta kendisine pervaszca ektii bir ziyafetti bu. Bir gn leden sonra Hugon kardeler oradayken, Kont Muffat, nceden hazrlanm saatin dnda gelmiti. Fakat Zoe, hanmnn misafirleri olduunu syleyince, kibarca davranp ieri girmedi. Tekrar geldii zaman Nana kendisini hakarete uram bir kadnn souk tavryla karlad. - Sayn baym, bana hakaret etmeniz iin hibir sebep grmyorum... anlyor musunuz? Ben evde olduum zaman herkes gibi girmenizi rica ederim. Kontun az ak kalmt. - Ama, sevgilim... diye aklamaya girimek istedi. - nk misafirlerim vard da onun iin girmediniz herhalde! Evet, erkekler de vard. Ama ne yaptm sanyorsunuz bu erkeklerle?... Byle gizlice kendisine gerinen bir k gibi hareket edilerek bir kadn herkesin diline dr-lr; ama ben bu duruma gelmek istemiyorum. Muffat, kendini glkle affettirebildi. Aslnda pek sevinmiti Nana'nn byle davranm olmasna. Gen kadn byle sahnelerle onun kendisine olan gvenini ve geni davranmasn salam oluyordu. oktandr Georges'un konaa gelmesine altrmt onu. Kendisini elendirdiini sylyordu bu ocuun. Philippe'i de Muffat'nn bulunduu bir gn yemee alkoydu. Kont gen adama kar pek nazike davrand, sofradan kalktktan sonra bir kenara ekerek Bayan Hugon'u sordu. Artk bundan sonra kont, Vandeuvres ve Hugon kardeler aka konaa gidip geliyor dosta el EMLE 321 skyorlard. Bylesi daha rahat oluyordu. Sadece Muffat, yine ekingen davranarak, ziyarete gelen bir yabanc pozunda grnmekte devam ediyordu.

  • Geceleyin, Nana, ay postuna oturarak oraplarn kartrken bu erkeklerden sz ediyor hele Philippe'in ok mert bir gen olduunu sylyordu. Sonra yine hep yerde oturup geceliini giyerken: - Dorusu, ok kibar eyler... diyordu. Yalnz biliyor musun benim nasl bir kadn olduumu anlyorlar... Bir kelime ile kap dar ederim hepsini... diyordu. Bununla beraber lks iindeki bu saraynda Nana can skntsndan patlyordu. Gecenin her dakikasnda bir erkek vard yannda, tuvalet masasnn ekmecelerine kadar da para doluydu, fralar ve taraklarla kark olarak. Ama bu doyurmuyordu onu, bir boluk hissediyordu hayatnda, can skntsndan esneme veren bir boluk. Hayat isiz gsz, hep birbirine benzeyen saatlerle biteviye geip gidiyordu. Yarn dnmyordu. Yani, karsna kan ilk dala tne-meye hazr bir ku gibi yayordu. Karnnn doyacandan emin oluu yznden btn g hibir aba harcamadan uzanp yatyor, bu aylaklk iinde uyuklyarak bir manastr hayat yaarcasna, bir kapatma mr sryordu. Hep arabayla gezdii iin, bacaklarn kullanma alkanln kaybetmiti. Kk bir kz ocuunun gln zevklerine kaptrmt kendini; mcevherlerini pyor, budalaca elencelerle vakit ldryordu. Bezgin bir cilveyle zevkini yerine getirdii erkei beklemekle geiriyordu gnn. Sonra bylece kendini brak iinde, sadece gzelliinin stne titriyor, srekli olarak vcuduna bakyor, ykanyor, kokular srnyor ve bundan her zaman, kimin karsnda olursa olsun r-iplak soyunmaktan ekinmeyeceini dnerek vn duyuyordu. Nana, sabahleyin saat onda kalkard. Minicik skoya kpei Bijou yzn yalayarak uyandrrd onu. O zaman' be dakika kadar bir oyuncakla oynar gibi oynard. Kk kpek kollarndan butlarna kadar her yann koklard gen 322 NANA kadnn. Bu da Muffat'nn cann skyordu. lk defa kskand kk erkek bu kpecik olmutu. Bir kpein burnunu byle yorgann iine sokmas uygunsuz bir ey diyordu. Sonra Nana tuvalet odasna geerek ykanyordu. Saat onbire doru Franois gelip salarn dzeltir; asl tuvalet leden sonra yaplrd. le yemeklerinde sofraya yalnz oturmaktan hi holanmad iin, Bayan Maloir her sabah o acayip apkalaryla gelir, akamleyin de esrarl bir ekilde svp giderdi. Aslnda kimsenin ilgilendii yoktu bu kadnla. En skc zaman, le yemeiyle tuvalet arasndaki iki saatti. Yal ahbabyla ok kere bezik oynard; arada bir de Figaro' yu okuyordu; bu gazetedeki tiyatro ve sosyete haberleri ilgilendiriyordu kendisini, bir kitap ap okuduu bile oluyordu. Edebiyat sever grnmek istiyordu. Tuvaleti saat bee kadar srerdi. te bundan sonra uyuukluktan kurtulur, ya arabayla gezintiye kar ya da bir sr erkek misafir kabul ederdi. Sk sik ehirde yemek yer, ge yatar, ertesi gn de yatandan yorgun kalkar ve birbirine benzeyen gnleri yaamaya koyulurdu. Gnln oyalayan en byk elence Batignolles'a gidip halasnn evinde kk Louis'sini grmekti. Onbe gn kadar ocuu aklna getirmez; sonra byk bir zlem duyarak, alak gnllkle yaya olarak, iyi bir ana efkatiyle ocuunu grmeye koar, ok pahal hediyeler alr, halasna ttn, ocua da biskvi ve portakal gtrrd. Orman dn landonuyla, ok k elbiselerle de geldii olurdu. O vakit bu ssz sokak ahalisi onu seyretmek iin evlerinden dar urard. Yeeni bylece yksek bir hayat srmeye baladndan beri, Bayan Lerat'nn kurumundan geilmiyordu. Villiers caddesindeki konaa seyrek giderdi. Buna sebep olarak kendisinin byle yerlere lyk olmadn sylerdi. Ama konu komusuna caka satmaktan da geri kalmazd. Nana'nn drt-bebin franklk bir elbise ile geldiinin ertesi gn, komularna yeeninin getirdii hediyeleri gsterir, dinleyenlerin azn ak brakan rakkamlar sralayarak bbrlenirdi. Pazarlar ok kere ailesinin arasnda geirirdi. O gn Muffat kendisini davet edecek olsa bir kk bur- EMILE ZOLA 323 juva kadnnn glyle glmseyerek, olmaz der, akam yemeini halasnda yiyeceini, yavrusunu greceini sylerdi. Byle olduu halde zavall Louis'cik hastayd hep. ne basmt. Canl bir ocuk olmalyd. Ensesinde ekzama vard; kulaklar tkanyordu. Bu da kafatasnda iltihap olduu phesini uyandrmaktayd. Nana ocuunu byle soluk* benizli, kansz, derisinde yer yer sar lekeler ve sarkk etli grerek zlyordu, ama daha ok hayret duyuyordu olunun bu hali karsnda. Yavrusunun byle kntye gitmesinin sebebi ne olabilirdi? Kendisinin sal bu kadar iyi olduu halde? ocuunun yannda olmad gnler Nana, yine yaantsnn grltl biteviyeliine gmlyordu: Ormanda gezinti, tiyatrolardaki ilk temsillere gidi, Maison-d'Orya da Ca-fe Anglaise'de yemek. Sonra halkn akn ettii btn elence yerleri. Mabille, revler, yarlar. Ama yine de hep budalaca bir aylaklktan doan boluktan kurtaramyordu kendini bir trl; mide sancs gibi bir eydi bu. Gnln dolduran birok istee ramen yalnz kalnca, sonsuz bir yorgunluk iindeymi gibi geriniyordu. Yalnzln verdii derin bir

  • keder kaplyordu yreini. nk kendini hep o bolua ve can skntsna yuvarlanm hissediyordu. Meslei ve yaratl gerei ok neeli olan gen cadn, kskn bir hal alyor, iki esneme arasnda tekrarlad u cmle, yaantsn zetliyordu: - Oh! Ne kadar canm skyor u erkekler! Bir gn leden sonra bir konserden dnerken Mont-mertre sokann bir kaldrmnda Nana'nn gzne bir kadn iliti, ayakkablarnn topuu arplm, elbisesi kir pas iinde, banda yamurdan biimi bozulmu bir apka vard bu kadnn. Nana birdenbire onu tand. - Durun, Charles! Diye arabacsna bard. Sonra : - Satin, Satin! diye seslendi. Satin arabaya yaklat, tekerleklere srtnerek stn biraz daha kirletti. (*) ikinci mparatorluk dneminde, Paris'teki nl bir dans salonu. 324 NANA Nana evredekilere hi aldr etmeden : - Bin arabaya kzm; dedi. Kolundan tutarak bu iren kadn ak mavi landonuna bindirdi; dantellerle ssl ak gri elbisesinin yanna oturttu, bu srada sokaktan geenler, arabacnn herkese yksekten bakarcasna dimdik duruuna glyordu. O gnden sonra Nana kendini bir tutkuya kaptrma-sna Satin'e bakmaya balad. Sokak kadn, Villiers caddesindeki konaa yerleti; ykand, tarand, gn durmadan Nana'ya Saint Lazarde'daki yaantsn, rahibelerle atmasn, kendisine polis olacak aalk heriflerin nasl vesika verdiklerini anlatt. Nana onun bu hikyesi karsnda ona bu ktlkleri yapanlara ierliyor, Satin'i avutmaya alyordu. Dorudan doruya bakan grerek kendisini vesikadan kurtaracana yemin ediyordu. Ama tel etmenin de gerei yoktu; gelip burada arayamazlard kendisini. Daha o gn leden sonra iki kadn sarma dola oldular, pp glmeye baladlar. Laval sokanda polislerin geliiyle yarda kalan o kk oyun imdi aka havasna brnerek devam ediyordu. Sonra akamn birinde, bu ciddi bir hal ald. Laure'un lokantasnda o kadar tiksinti duymu olan Nana bunu fark etti. Bu'onu altst etmi, fena halde kzdrmt, yle ki drdnc gnn sabah Satin ortadan kayboldu. Kimse konaktan ktn grmemiti. Kaldrmlarn zlemini duyarak srtndaki yeni elbisesiyle svp gitmiti. O gn konakta yle bir kavga kyamet koptu ki btn hizmetiler tek kelime sylemeden, bir kenara ekilip pustular. Kapda durup Satin'in gitmesine engel olmayan Fran-ois'yi, Nana az kalsn dvecekti. Ama yine de kendini tutmaya alyordu. Satin iin pis sokak orospusu diyordu, amurlar iinde srnen byle pis bir yarat kurtarmaya , kalkmasnn cezasyd bu. leden sonra hanmnn odasna kapandn anlayan Zoe, hkrarak aladn duydu. O akam birdenbire arabay hazrlamalarn istedi ve doruca Laure'un lokantasna. Satin'i Martyres sokandaki tabldotta bulabilecei aklna gelmiti. Onu grmek iin deil ama- EMILE ZOLA 325 r suratna indirmek iin gelmiti buraya. Satin kk bir masada, Bayan Robert'le birlikte yemek yiyordu. Nana'y grnce glmeye balad. Gen kadn ok derinden yaralamt bu; ama ngar karmad, aksine ok tatl ve yumuak tavr taknd. evresindeki be-alt sofraya ampanya smarlayarak buradakileri sarho etti, sonra Bayan Robert' helada bulunduu srada Satin'i kaldrp gtrd. Arabaya bindikleri zaman sokak kzn srd, ldrrm seni diye korkuttu. Artk, bundan sonra bu macera srekli olarak tekrarland durdu. Belki yirmi kere Nana, aldatlm bir kadnn korkun fkesiyle aklna estike konan scak rahatlndan can sklarak svan bu aalk kadnn peinden komutu. Nana Bayan Robert'i pataklayacan' sylyordu; bir seferinde dellodan bile sz etti; ikisinden biri fazlayd artk. imdi Laure'da yemee gittii zaman mcevherlerini takyor, arada bir de Loui Violaine, Maria Blone, Tatan Nene ile birlikte geliyordu. Hepsi de ok ssl, gz alc kyafetlerle boy gsteriyorlard bu klstr lokantada, ie salonu dolduran ya ve yemek kokular arasnda bu hatunlar lkslerini sergiliyor, kk mahalle kzlarnn gzlerini kamatrdklar iin pek keyifleniyor ve karken de bu kzlar alp gtryorlard. O gnlerde korsesinin iinde dimdik duran ve gzlerinden k salan Laure, mterilerini bir ana efkatiyle uzun uzun pyordu. Btn bu olup bitenler arasnda Satin ,yine de, mavi gzleri ve o bakire yzyle pek sakin grnyordu. ki kadn, bir trl paylaamadklar bu kz sryor, dvyor salarn ekiyorlard; ama o sadece anlarsanz daha iyi olur demekle yetiniyordu. Kendisini tokatlamalar bir ie yaramazd. ki paraya blnemezdi ya! Herkesle iyi geinmek istedii halde yapamazd bunu. Sonunda partiyi Nana kazand. Satin'i sevgiye ve hediyelere boarak. Bayan Robert'de cn almak iin, Nana'nn klarna imzasz iren mektuplar yazmt.

  • Bir zamandr Kont Muffat kaygl grnyordu. Bir sabah pek zgn bir halde Nana'nn nne imzasz bir mek- 326 NANA tp koydu. Gen kadnn okumaya balad bu mektupta, kontu Vandeuvres ve Hugon kardelerle aldatt yazlyd. Nana iddetle : - Yalan, yalan! diye bard. Sesinde byk bir itenlik titreyii vard. i ferahlayan Muffat : - Yemin ediyor musun, buna? diye sordu. - Oh! Ne zerine istersen... bak! Olumun bana yemin ederim ki!.. Ama mektup uzundu. Bir yerinde de Satin'le olan ilikileri iren szlerle anlatlyordu. Okuyup bitirdii zaman Nana glmsyordu; sadece : - imdi anladm bu mektubun nereden geldiini, dedi. Muffat bunu yalanlamasn isteyince ok sakin bir tavrla : - A, bak canmn iin; ne zarar olabilir ki bunun sana? dedi. Hibir eyi inkr etmiyordu. Muffat isyan dolu eyler syledi; Nana omuz silkti. Nereden kmt kendisi? Her yerde oluyordu byle eyler. Sonra Satin'in sevitii kadnlarn adlarn syledi; bunlar arasnda kibar kadnlarn da bulunduuna yemin etti. Ona baklrsa bu hem ok tabii, hem de ok yaygn bir eydi. Doru olmayan uydu; az nce Vandeuvres'le Hugon kardeler iin yazlanlar karsnda nasl nefretle irkildiini grmt. Evet, eer bu doru olsayd, kont kendisini bomakta hakl olurdu. Ama hibir kt sonucu olmayan bir konuda neden yalan sylemek'ydi? Sonra szn tekrarlad: - Ne zarar olabilir ki bunun sana? Aralarndaki ekime srp gidince, sert bir sesle ksa kesti: - Hem, aziz dostum, bu houna gitmiyorsa, yaplacak ey yok basit... ite kaplar ak... beni olduum gibi alrsan, alrsn. Adam ban nne edi. Aslnda gen kadnn yemin edii onu derinden sevindirmiti. Nana bylece gcn denedikten sonra aadan almamaya karar verdi. O gnden EMLE ZOLA 327 sonra da Satin teki erkekler gibi konaa yerleti. Vande-uvres'n bu iin i yzn anlamas iin imzasz mektup almas gerekmemiti. Satin'e taklyor, kskanlk kavgalar icat ediyordu; te yandan Philippe'le Georges, bu kadna arkadaa davranyor elini skyor, kaba akalar yapyorlard. Bu aalk kzn elinden kurtulduu bir akam Nana Martyres sokandaki lokantaya yalnz gitmiti. Burada bandan bir macera geti. Tek bana yemeini yerken Dagu-enet kageldi. Dzenli bir yaants olmakla beraber, ok kere kendini bir sefahat isteine kaptrr Paris'in bu pis ve karanlk kelerine, kimsenin kendisini grmeyeceini umarak urard. Bu yzden Nana'nn burada oluu nce cann skar gibi olmutu. Ama geri ekilecek yaratlta bir adam deildi. Glmseyerek Nana'nn yanna geldi ve sayn bayan, masasna oturmasna izin verir mi diye sordu. Dague-net'nin aka ettiini grnce gen kadn yukardan bakan souk tavrn taknd; sert bir sesle : - Cannzn istedii yere oturun. Buras herkesin geldii bir yer, diye cevap verdi. Bu tonla balayan konumalar acayip bir biime girdi. Can sklan Nana, Daguenet'yi ezmek iin yanp tutuarak dirseklerini masaya dayad, sonra senli benli konuarak : - Ee, nasl evlilik iin yryor mu yavrum? diye sordu. - Pek o kadar iyi deil, diye Daguenet cevap verdi. Gerekten de Muffat'larn kzn isteyecei srada kont o kadar souk davranmt ki, ihtiyatllk ederek vazgemiti bundan. Bu i artk bozulmu gibi grnyordu. Nana enesini avucunun iine alm, dudaklarnda alayl bir glle adamn gznn iine bakyordu berrak baklaryla ar ar konuarak: - Ah kaltak bir karym ben! Kaynatan olacak adam benim penemden kurtarman gerekliydi... Eh gryorsun ya senin kadar akll bir ocuktan beklenmeyecek kadar budalaca eyler yaptn! Hem de nasl? Bana tapan, her eyi 328 NANA anlatan bir adama beni ekitirerek!... Bana bak yavrum, eer ben istersem, bu evlilik olur, anlyor musun? Daguenet bir anda bunun byle olduunu kavramt; imdi Nana'ya boyun emeyi tasarlyordu. Bununla birlikte ii ciddi bir dzene sokmamak iin yine sakal konuuyordu, eldivenlerini giydikten sonra, gayet resmi bir tavr taknarak Nana'dan bayan Estelle de Beuville'in kendisiyle evlenmesine izin vermesini rica etti. Gen kadn birden gdklanm gibi glmeye balad. Oh! nsan nasl kin besleyebilirdi bu Mimi'ye!

  • Daguenet'nin kadnlar zerindeki byk etkisi sesinin tatllndan geliyordu, billur gibi temiz, ahenkli bir sesi vard gen adamn. Bunun iin dp kalkt kadnlar Kadife - az adn takmlard ona. Bu kadnlar, Daguenet'nin sesindeki bu gnl okayan akcla kaptryorlard kendilerini. Bu gcn bildii iin, deta ninni syler-cesine durmadan sama sapan hikyeler anlatarak uyuturuyordu Nana'y. Yemekten kalktklar zaman, gen kadnn yanaklar al al olmutu, Daguenet'nin kolunda giderken btn vcudu rperiyordu, gen adam yeniden gnln kazanmt eski sevgilisinin. Hava gzel olduu iin arabasn gnderdi. Daguenet'nin evine kadar yryerek gitti ve yukar da kt elbet. ki saat sonra giyinirken Daguenet'ye : - Peki, Mimi bu evlilii istiyor musun hl? diye sordu. - Eh yle gibi! diye mrldand, gen adam hl yapabileceim en iyi ey bu olacak. Biliyorsun ki hi mangizim kalmad. Nana, potinlerini iliklemesi iin gen adam yanna ard. Bir sre konumadlar, sonra gen kadn: - Vallahi, ben de istiyorum... Destekleyeceim seni... Fasulye sr gibi kupkuru bir ey bu kzcaz... Madem ki hepiniz iin olacak bu i... Oh! yi yrekliyimdir, bu ii becereceim senin iin. Sonra glmeye balad: - Yalnz ne vereceksin bana? diye sordu. Gen adam Nana'yi kucaklad, minnetini anlatmak ister gibi heyecanla omuzlarn pt. Gen kadn ok neeliy- EMILE ZOLA 329 di, rpertiler iinde rpnyor, kendini arkaya deviriyordu. Bu oyunla istekleri yeniden ahlanmt: - Ah, biliyorum, dedi. Bak, ne istiyorum bu hizmetimin karlnda... Evlendiin gn bakirliini bana hediye edeceksin karndan nce, anlyor musun! Daguenet ondan daha kuvvetle glerek : - Oldu, oldu! dedi. Bu pazarlk ikisini de elendirmiti. Bu hikye pek holarna gitti. Ertesi gn Nana'nn evinde bir akam ziyafeti vard, kald ki bu her zamanki Perembe yemeklerinden biriydi. Sofrada Muffat, Vandeuvres, Hugon kardeler ve Satin vard. Kont erkenden gelmiti. Gen kadn iki bortan kurtarmak ve pek bayld safirden bir kolyeyi hediye etmek iin seksenbin franga ihtiyac vard. Parasn oktan tkettii iin, iftliklerden birini satmaya cesaret edemeyerek, dn verecek birini aryordu. Nana'nn dn tutarak Labordett'e ba vurmutu, ama o bu ii fazla bularak, berber Franais'ye at. Berber, mterilerine byle hizmetlerde bulunabilmek iin can atard. Bundan kimseye sz etmeyeceklerine kesin olarak sz aldktan sonra Muffat, kendini bu adamlarn eline teslim etmiti. kisi de, kontun imzalayaca yzbin franklk senedi, antada saklayacaklarn sylediler, yirmibin franklk faiz iin de paray tedarik ettiklerini ileri srdkleri hain tefecilere lanetler yadryorlard. Muffat geldiini uakla ilettii srada, Frana-is, Nana'nn tuvaletini bitirmek zereydi, Labordette de hi ekinilmeyen bir dost olarak tuvalet odasnda bulunuyordu. Kontu grnce iinde banknotlar bulunan bycek bir paketi pudra ve krem kutular arasna koydu. Muffat senedi tuvalet masasnn mermeri zerinde imza etti. Nana, Labordette'i yemee alkoymak istedi, zengin bir yabancya Paris'i gezdirdiini syleyerek kalamayacam, dedi. Bununla birlikte, Muffat, onu bir kenara ekerek kuyumcu Becker'e gidip safir kolyeyi almasn rica etti, akama Nana'ya srpriz yapmak istiyordu. Labordette bu ii 330 NANA memnunlukla stne ald. Yarm saat sonra Julien mcevher kutusunu gizlice konta verdi. Yemekte, Nana'nn sinirli bir hali vard. Seksenbin frang grnce huylanmt. Yani bu kadar para maaza sahiplerinin cebine gidecekti! Tiksiniyordu bundan! Daha sofraya orba gelir gelmez, gm ve kristal parltlaryla aydnlanan bu ahane salonda birden duygusall tuttu, yoksullukla geen gnlerinin mutluluunu arad. Erkekler, smokinliydiler. Nana'nn srtnda da beyaz satenden ilemeli bir elbise vard. Satin'inki ise daha alak gnllceydi, siyah bir ipekli elbise giymiti, mcevher olarak da sadece, sevgili arkadann hediyesi olan, yrek biiminde altn bir madalyon takmt boynuna. Misafirlerin arkasndan, Juli-en'le Franois hizmet ediyorlar, Zoe de onlara yardm ediyordu; de pek resmi tavrlar taknmlard. - Hi phesiz, dedi Nana, meteliim yokken daha iyi eleniyordum. Sana Muffat'y, soluna da Vandeuvres' oturtmutu. Satin de, tam karsnda Hugon kardelerin arasna kurulmutu. Nana yanndaki erkeklere hi bakmyor, sadece Sa-tin'le ilgileniyordu. Her cmlede : '

  • - yle deil mi ekerim, diyordu. Polonceau sokandaki, Josse anann okuluna gittiimiz zaman ne kadar glerdik! Sofraya kzartma getirmilerdi. ki kadn anlarna daldlar. eneleri almt artk, genliklerinin bu pislik iinde geen yaantsn anlatmak iin dayanlmaz bir istek uyanmt ilerinde. Sonra da erkeklerin arasnda olduklar zaman, iinde yetitikleri batakl onlara anlatmak iin lgnca bir istee kaptryorlard, kendilerini. Btn bunlar dinlerken bu kibar baylarn benzi atyor, can sknts ile bakyorlard. Hugon kardeler glmee alyorlard. Vandeuv-res sakaln kvrrken Muffat gittike daha da ciddileiyor-du. - Victor'u hatrladn m? diye Nana sordu. Ne kt oland deil mi? Kk kzlar mahzenlere gtrrd! EMLE ZOLA 331 - Hatrlamaz olur muyum, diye Satin cevap verdi. Sizin evdeki byk avluyu da ok iyi hatrlyorum. Hani bir kapc kadn vard. Sprgesiyle... - Boche ana, lm. - Sizin dkkn da gzmn nne geliyor imdi. Hani, bir akam ikimiz oynarken baban gelmiti. Fitil gibiydi... tam kfelik .olmutu! Bu srada Vandeuvres konuyu deitirmek iin kadnlar anlar arasna girerek : - Baksanza, aziz dostum, mantar yemeine bayldm... Tekrar alabilirim... Pek nefis... Dn Dk de Corbreuse'ler-de de yemitim ama sizinki daha gzel! dedi. Nana dik bir sesle : - Julien, mantar getirin, diye seslendi. Sonra tekrar hikyesine dnerek : - Vallahi babam da hi akllca hareket etmezdi... Bu yzden boyuna ngar kard evin iinde... Mangiz nanay!... Hani gebermediime kr... annem babam gibi. Bu sefer bir bakla oynayan Muffat, sinirlenerek, karmak gereini duydu: - Bu anlattklarnz pek ho eyler deil, dedi. - Ha? Ne? Ho deilmi! diye gen kadn gzlerinden imekler salarak bard. Ben de biliyorum ho olmadn!... Eve ekmek getirmek lzmd dostum. Biliyor musunuz doru szl bir kzm ben.. Olduu gibi sylyorum her-eyi. Annem amarcyd, babam durmadan kafay ekerdi, ld bu yzden. te byle! Eer hounuza gitmiyorsa bu, eer ailemden utanyorsanz... Sofradakiler kar ktlar bu szlere... Neler sylyordu. Herkes sayglyd onun ailesine. Ama Nana susmam- - Eer utanyorsan ailemden, eh yleyse brak beni... nk anasn babasn inkr eden kadnlardan deilim ben... Beni onlarla birlikte kabul etmek gerek... anlyor musunuz? 332 NANA Adamlar onun, babas, annesi ve gemiiyle ne isterse onunla kabul ettiklerini sylediler... nk, erkeklerin drd de gzlerini masaya dikmiler, klmlerdi. Oysa Nana onlara salad byk stnln verdii gle hepsini o Gouttes-d'Or sokandaki amurlu pabularnn altnda eziyordu imdi. Palavrayd bu para denilen sama ey! Satclarn cebine girmek iin yaplmt. imdi tutulduu nbet sade bir yaant zlemine dn zlemiydi. Elini kalbinin stne koymu, btn dnyann iyiliini istiyordu. Ama bu srada Julien'in kollarn yanna sarktp beklediini grd. - Ee, ne oluyor? ampanya versenize! yle kaz gibi ne bakp duruyorsunuz yzme! Nana btn o eski anlarn anlatrken hizmetiler glmsemeden olduklar yerde durmulard. Hibir ey duymam gibi bir halleri vard. Julien istifini bozmadan bardaklara ampanya aktt. Bir talihsizlik oldu, Franois meyve datrken kseyi fazlaca emiti, elmalar, armutlar, zmler sofrann stne dkld. - Beceriksiz herif! diye Nana bard. Uak yanlp meyvelerin iyi konulmadn, Zoe'nin portakal alrken sarstn syleyecek oldu. Nana : - yleyse salaklk Zoe de dedi. Bu sze zlen hizmeti kadn : - Ama hanmcm... diye mrldand. Bunun zerine, hanm, ayaa kalkp sert bir tavrla: - Yeter tamam m?... kn hepiniz dar!... Size ihtiyacmz yok artk... diye bard. Adamlarn bylece haladktan sonra sakinleti. Sonra birden yumuad, nazikleti. Soukluk fasl elenceli geti. Misafir baylar meyvelerini kendileri alarak keyiflendiler. Satin, elindeki armudu soyarken yerinden kalkp sevgilisinin arkasna geti, omuzuna yasland, boynuna eilerek bir eyler fsldad ikisi de kahkahalarla gltler, sonra

  • EMLE ZOLA 333 son armut lokmasn da dilerinin arasna alarak Nana'ya uzatt, ikisi de srdlar birbirlerini dudaklarndan perek. Bu da erkeklerin gln bir ekilde itirazlarna yol at. Phi-lippe, skmayn kendinizi diye bard. Vandeuvres, buradan kp gitsek mi diyordu. Georges Satin'i belinden yakalayarak yerine oturttu. * - Ne budala eylersiniz! Zavallcn yzn kzarttnz... Haydi kzm aldrma sen, varsn etsinler. Kk eyler bunlar bizim iin, dedi. - Artk ses kmaz olmutu. imdi iki gen kadn, bu nemli kiilerin, bu nl, anl sanl adamlarn arasnda hepsini hie saydklarn belli ederek, sapk diiliklerini rahata aa vuruyorlard. Adamlar da bu sahneyi alklamaktan baka are bulamamlard. Kahve imek iin kk salona kld. Soluk kl iki lmba pembe duvar ktlarn, bakrn kararm yaldzl biblolar aydnlatyordu. Gecenin bu saatinde, antika sandklarn, bronzlarn, inilerin ortasnda hafif bir panonun stnde ipek yumuaklnda hareler dalgandryordu. leden sonra yaklan minenin atei korlaarak snmek zereydi. Pencere ve kap perdeleri inik salonda insana uyuukluk veren bir scaklk vard. Nana'nn i yaantsyla dolu olan bu kk oda da, eldivenleri, yerde bir mendil, ak bir kitap gze arpyordu. imdi o vcudundan dadan meneke kokusuyla btn o delimen kz dzensizlii ile kyafetine brnm, btn o zenginlikler arasnda ho bir etki yapan eyler iinde sonra yatak kadar geni koltuklar derin divanlar, zaman unutturan yar uyku hali iinde, tatl fsltlarla sevime istei veriyordu insana. Satin gidip minenin yanndaki bir kanepeye uzand, tir sigara yakmt. Vandeuvres, eer Nana'y devlerin-den saptrrsa kendisini delloya aracan syleyerek a-Kacktan kskanlk numaras yapyordu. Philippe'le Georges de ona katlmlard. Satin'e taklyor, cann actrcas-na mdkliyorlard kz. Satin dayanamayarak : - Sevgilim! Yeti, syle de rahat dursun unlar! Hl yanmdalar! 334 NANA Nana surat asarak : - Haydi brakn onu, dedi. Ona eziyet edilmesini istemiyorum, anladnz m?... Peki ama canmn iin, ne diye dalayorsun sen de bu aklszlarla?... Satin, yz kpkrmz, tuvalet odasna geti. Aralk duran kapdan, gaz lambasnn buzlu karpuzundan dklen soluk altnda tuvalet masasnn sarmtrak mermerleri grnyordu. imdi Nana erkeklerle, ok neeli ve tatl bir ev hanm olarak konumaya balamt. O gn, etrafnda ok grlt koparlan bir roman okumutu. Bir kzn hikyesi anlatlyordu, bu kitapta. Yazlarn uydurma olduunu sylyor, gerei yanstt ileri srlen bu iren edebiyata, kar tiksinti duyduunu sylyordu. Sanki her ey gste-rilebilirmi! Ona gre bir roman hoa vakit geirtmek iin yazlmahym. Kitap ve dramlar konusunda Nana'nn ok kesin dnceleri vard: tatl ve yksek duygulan anlatan eserlerden, kendisini hlyalara gtren, ruhunu ykselten eserleri seviyordu. Sonra konuma Paris'i alkalandran karklklara geldi. Kkrtc yazlar silha sarlma arlan zerine, ba gsteren ayaklanma hazrlklar, her akam halk toplantlara aran bildirilerden sz edildi. Nana cumhuriyetilere ate pskryordu. Vcutlar su yz grmeyen bu pis insanlar ne istiyorlard yani? Herkes halinden memnun deil miydi? mparator halk iin her eyi yapmyor muydu? Ne pis eydi u halk! Yakndan tanrd onu, bunun iin konuabilirdi bu konuda. Sofra da Goutte-d'Or sokandaki yoksul insanlara sayg gsterilmesini istediini unutarak, kendinden olan insanlara zenginlie kavumu kadnlarn tiksintisiyle saldryordu. O gn leden sonra Figaro' da bir halk toplants zerine yaplm bir yaz okumutu. Bu yazda bu toplant o kadar komikletirilerek anlatlmt ki Nana imdi argo kelimelerine pis bir apan ko-nuuunu hatrlayarak da glyordu. Tiksinti duymu gibi: - Ah, bu sarholar! dedi. Ya, bunlarn kuraca cumhuriyet bir felket olur herkes iin... Ah! Tanr mparatorumuzu bamzdan eksik etmesin! EMLE ZOLA 335 Muffat, nemli bir ey sylyormu gibi ar ar: - Tanr dileinizi kabul edecektir, sevgilim, imparatorun durumu ok salamdr, iiniz rahat etsin. Kont bu iyi duygulan grmekten holanyordu. Politikada iyi anlayorlard. Vandeuvres'le Temen Hugon da, ayak takmn alaya almakta geri kalmamlard. Onlara gre sngnn ucunu grnce il yavrusu gibi

  • dalrlard bu palavraclar. Georges o akam, benzi uuk, surat ask oturmutu hep. Nana rahatszln farkederek : - Nesi var bu yavrumun? dedi. Delikanl. - Benim mi? Hi, sadece dinliyorum, diye cevap verdi. Ama aslnda derin bir znt duyuyordu. Sofradan kalkarken Philippe'in Nana ile akalatn duymutu. imdi kendisinin yerine Philippe oturuyordu yannda. Yrei kabaryor, ii iine smyordu, ama, bunun neden ileri geldiini de bilmiyordu, ikisini byle yan yana grmeye katlana-myordu; ok irkin eyler aklna geliyor, boaz dmlenir gibi oluyor, bunalmnn ortasnda ayrca utan duyuyordu. Satin'le ilikisine gld, Steiner'le -Muffat ile sonra da baka erkeklerle Nana'mn dp kalkmasna gz yumduu halde, Philippe'in bir gn bu kadna el dedirecei dncesi onu, ileden kartyor, gz dnyordu. Gen kadn Georges'u yattrmak iin eteinde uyuyan kk kpei uzatarak : - Haydi! Al u Bijou'yu... dedi. Georges hemencecik neelenivermiti, Nana'nn dizlerinin scakln getiren bu hayvan kollarnn arasna ald iin.. imdi bir gn nce Vandeuvres'n mparatorluk kulbnde kumarda byk bir para kaybedii konuuluyordu. Muffat, kumar oynamazd, buna at. Fakat Vandeuvres, kendisinin de pek yaknda ifls haline geleceini glmseyerek dokundurdu, btn Paris biliyordu bunu. lm, ne biim olursa lmd. Bir zamandr Nana Vandeuvres'n si- 336 NANA nirli bir hal aldn sezmiti. Dudaklarnn kenarnda bir izgi belirmiti, ak renk gzlerinin derinliinde titrek bir parlt gze arpyordu. Ama yine o aristokrata yksekten bakan halini, yoksul den soyuna zg ince nezaketi elden brakmamt. Yalnz zaman zaman oyun ve kadn yznden durgunlaan beyninden ksa sren bir sz geiyordu. Bir gece, gen kadn, yanna uzanarak anlatt korkun bir hikye ile fena halde rktmt: Varn younu yiyip tkettikten sonra, atlaryla kapanp ahra atee vermeyi dnyormu. imdi tek umudu Lusignan'dayd. Paris dl iin hazrlyordu bu at. Bu at yaatyordu onu, sarslan itibarn tayan hl bu hayvand. Nana'ya, kendisinden istedii eyleri Temmuzda Lusignan kazanrsa alacan sylyordu. Nana akacktan : - Ya kaybederse? dedi. Vandeuvres esrarl bir ekilde glmseyerek, cevap vermedi, sonra : - Bakn bir ey syleyecektim size. Benim gzel bir atm var... gen bir ksrak... Ona adnz vermek istiyordum... Nana... Nana... Ho bir ad, kzmazsnz deil mi? Gen kadn pek holanmt bundan: - Neden kzaym? dedi. undan bundan konuuyorlard. Bu arada birinin idam edileceinden sz edildi. Nana bunu grmeyi ok istermi. Tam bu srada tuvalet odasnn kapsndan Satin yalvarrcasna kendisine seslendi. Nana hemen kalkt. teki erkekler koltuklarna uzanm purolarn tttrerek, alkolik bir katilin sorumluluk derecesi zerinde tartmaya girimilerdi. Tuvalet odasnda, Zoe bir iskemleye km hngr hngr alyordu. Satin de bouna hizmeti kadn avutmaya alyordu. Nana hayretle : - Ne var? diye sordu. EMLE ZOLA 337 - Oh ekerim, bir ey syle una. Yirmi dakikadr kendine gelmesini syleyip duruyorum... sofrada kendisine salak dediin iin alayp duruyor. - Evet, hanmcm... ok ar... ok ar bir sz bu... diye Zoe yeniden hkrarak alamaya balad. Bu sahne bir anda gen kadnn yreine dokundu. Tat-' h bir eyler sylemeye koyuldu. Zoe bir trl yatmad iin, nnde diz kt, efkat dolu bir yaknlkla kolunu beline dolad. - Budalalk etme... yle demitim, evet... Baka ey de syleyebilirdim... Biliyor muydum ki ne dedii mi? ok fkeliydim... Hakszlk ettim... Haydi brak alamay... dedi. Zoe kekeleyerek : - Ama ben hanmm o kadar seviyorum ki... Onun iin o kadar ok ey yapmtm ki... diyordu. Nana, hizmetisini pt. Sonra darlmadn gstermek iin yalnz kere giydii bir elbisesini verdi. Kavgalar hep byle hediyelerle sona ererdi. Zoe mendiliyle gzlerini sildi. Elbiseyi koluna alp giderken,

  • mutfaktakilerin ok kederli olduklarn, Julien'le Franois'nin azlarna lokma koymadklarn, hanmlarnn fkesinin adamlarn itahn kapadn sylyordu. Bunun zerine Nana onlara da gnllerini almak iin birer Louis altn gnderdi. Etrafndaki-lerin zntsne hi dayanamazd. Nana salona dnd zaman bu krgnl ortadan kaldrd iin pek sevinliydi. Bunun byle gitmesi ertesi gn iin iyi olmazd. Bu srada Satin kulana hararetli hararetli bir eyler sylyordu. Bu byle gider de bu erkekler bana yine taklrlarsa artk burada oturmam, giderim diyordu, sonra da sevgilisinin bu gece hepsini kap dar etmesini istiyordu. Bylece akllar balarna gelsindi. Hem ne kadar tatl olacakt, ikisinin babaa kalmas! Nana onun bu istei karsnda kaygya kapld, imknszd byle bir ey. Bunun zerine Satin, haar bir ocuk gibi dediini yaptrtmak iin direnerek Nana'ya atmaya balad: 338 NANA - Bunu istiyorum ben, anlyor musun!... Ya kovarsn onlar ya ben kp giderim... diyordu. Sonra salona girdi, pencere kenarndaki bir divana gmld, l gibi sessiz durarak gzlerini Nana'ya dikti, onun istediini yapmasn bekliyordu. Bu srada adamlar yeni su teorileri zerindeki dncelerini ileri srmekteydiler. Baz hastalk hallerinden ileri gelen sorumsuzluk fikrinin ortaya atlmasndan beri artk sulu kimse kalmamt, bylelerine hasta gzyle baklyordu. Bu konuulanlar bayla onaylayan Nana, Muffat'y nasl gndereceini dnmekteydi. tekiler gitmek zereydiler, ama hi phe yok kont kalmakta direnecekti: Philippe gitmek zere ayaa kalknca Georges de ardndan yrd, onun tek kaygs, aabeyinin kendisi gittikten sonra burada kalmasyd. Vandeuvres bir ka dakika daha kald, zemini yokluyor, belki bir ii kar da Muffat gider diye bekliyordu, sonra, Kontun geceyi burada geirmek niyetiyle iyice yerletiini grerek, daha fazla beklemedi, terbiyeli bir adam olarak izin isteyerek kalkt. Ama kapya dorulurken gzn hi ayrmadan Nana'ya bakan Satin'i grd, herhalde durumu sezmi olacak ki, glerek yanna gelip elini skt: - E, syle bakalm, dargn deiliz deil mi?... Vallahi bizden daha kibarsn sen, dedi. Satin cevap vermedi. Nana ile, orada kalan Konttan gzn ayrmyordu. Artk ona hi aldr etmeyen Kont, Nana'nn yanna gelip elini tutarak parmaklarn pmeye balamt. Gen kadn, onu bundan vazgeirmek iin kznn nasl olduunu sordu. Bir gn nce Muffat bu ocuun kederli halinden yaknmt. Evinde hi mutluluk bulamamt, kars hep dardayd kz da hep yle souk bir sessizlik iinde kapanp oturuyordu. Nana Muffat'nn aile ileri konusunda daima iyi tler verirdi. imdi, Muffat'nn sinirleri geveyerek kadn brakp yine her zamanki yaknmalarna balamas karsnda: EMLE ZOLA 339 - Evlendirsene onu? dedi. Bu konuda verdii sz hatrlamt. Hemen ardndan da cesareti ele alarak Daguenet'nin szn etti. Bu adamn adn duyar duymaz kont isyanla ir-kildi. Kendisine rettii eylerden sonra bu adama asla veremezdi kzn. Nana nce am gibi grnd, sonra bir kahkaha atarak Muffat'nn boynuna kolunu dolad: - Ah! Kskan adam! Hi olur mu byle ey!... Dn bir kere. Benim iin kt eyler sylemilerdi, fkeye kaplmtm. imdi zleceim eer... Byle konuurken Muffat'nn omuzunun stnden Sa-tin'le gz gze geldi. Kayglanarak kolunu adamn boynundan ekti, ar ar : - Bu evlenmenin olmasn istiyorum dostum. Kznn mutluluuna engel olmak istemem. ok iyi bir insandr bu gen adam daha iyisini bulamazsn. Sonra Daguenet'yi gklere karrcasna vmeye balad. Kont yeniden ellerini tutmutu, hayr demiyor, bakalm, grrz bunu sonra diyordu. Sonra yatalm artk deyince, Nana sesini alaltarak yavaa imknsz dedi, regli olduunu syledi. Ama adam gitmemekte direniyordu. Gen kadn da geviyordu yava yava ama yeniden Satin'le gz gze geldi. Bunun zerine Nana sert bir tavr taknd. Hayr olamazd bu. ok zlen kont, ayaa kalkarak apkasn ald. Fakat kapda, safir kolyeyi hatrlad, kutusunu cebinden eliyle yakalad, bunu yatan iine saklamak istiyor, Nana'nn nce yatt zaman bacaklarnn arasnda hissetmesini ve bylece bir srpriz yapmay tasarlyordu, byk bir ocuk gibi, yemekten beri bu srprizi tasarlamt. imdi, duyduu derin keder ve azap iinde birden kutuyu gen kadna uzatt: - Nedir bu? diye soran Nana. A! Safir bir kolye... Ah. evet u kolye... dedi. Ne kadar naziksin! Sylesene sevgilim bu benim beendiim Safir mi? Vitrinde daha gz alc grnyordu da 340 NANA Teekkr olarak syledii yalnz buydu. Muffat'nn gidiine hi ses kartmad. Adam, sessizce uzanp

  • bekleyen Satin'i grd. Bunun zerine iki kadn szd, sonra hi diretmeden, boyun eerek aaya indi. Daha antrenin kaps kapanmadan Satin Nana'ya sarld, dans edip ark sylemeye balad. Sonra pencereye koarak: - Hani sokakta giderken ne hale girecek seyredelim unu, dedi. Perdelerin glgesinde iki kadn, pencerenin dvme demirden korkuluuna dirseklerini dayadlar. Saat biri vuruyordu. Villiers caddesinin sszl iinde iki sral havagaz feneri uzanp gidiyordu. Bu rutubetli Mart gecesinde, yamurla kark bir rzgr, iri dalgalar halinde spryordu sokaklar. Bo arsalar gecenin karanlnda delikler meydana getiriyordu; yapm bitmemi konaklarn iskeleleri karanlk gk yzne doru uzanmaktayd. imdi kadnlar, slak kaldrmda kendi glgelerini ineyerek bu ssz ve buz gibi souk geni Paris caddesinde gidiini seyrederken lgnca glyorlard. Fakat Nana Satin'i susturdu: -, Dikkat et, bekiler geiyor! Bunun zerine glmelerinin duyulmamas iin elleriyle azlarn kapattlar, gizli bir korkuyla soka gzden geiri-yorlard. Caddenin te yannda uygun admla yryen iki adama baktlar. Nana btn o lks iinde, yine de yumuak bal bir kadn olarak, eytandan korkar gibi korkuyordu polisten; lmden sz edilmesini istemedii kadar polisin adnn anlmasndan da holanmyordu. Yoldan geen bir bekinin ban kaldrp konana bak bir rahatszlk uyandrd iinde. Ee, gvenilmezdi bu adamlara hi. Gecenin bu saatinde byle gltklerini duyarlarsa sokak kadn sanrlard kendilerini. Satin, Nana'ya sokulmutu, hafife titriyordu btn vcudu. Ama yine de, sokaktaki su birikintilerinde yansmalar meydana getiren bir fenerin ilerleyii meraklarn gcklamt. Kaldrm kenarlarndan akan sular kartran yal bir paavrac kadnd bu. Satin tand: - Bak! dedi: paavra sepeti srtnda kralie Pomare! EMLE ZOLA 341 Rzgrn savurduu su serpintileriyle yzleri slanrken Satin sevgilisine bu kadnn hikyesini anlatt. Eskiden ok gzel bir kzm, btn Paris vurgunmu gzelliine. Erkekler, azgnca koarlarm peinden, byk adamlar merdivenlerinde diz kp alarlarm. imdi ikiye vermi kendini. Mahalle kadnlar azck glmek iin absent iiriyorlar-' m ona, sonra olan ocuklar kaldrmlarda ta atarlarm ardndan. Yani, gerekten bir yuvarlan. Batakla dm bir kralie! Nana, btn bunlar souka dinliyordu Satin: - Bak, imdi; dedi. Sonra bir erkek slk ald. Pencerenin altna gelmi olan paavrac kadn, bam yukarya kaldrnca elindeki fenerin sar aydnlnda olduu gibi grnd. Bana yrtk prtk bir bez sarm, paavralar iindeki bu kadnn morarm derin izgili buruuk yzn, karardk bir delii andran birka dii kalm azn, etraf simsiyah alev alev yanan ukura kam gzlerini grdler. imdi Nana, araba boulmu bu eski yosmann korkun manzaras karsnda, karanlklar iinde, karsnda diz ken btn bir kyn stnde ykselen atosunun sahanlnda, n ve zenginliinin verdii gururla dnyaya yksekten bakan o yal rma d'Anf-lars' grr gibi oldu. Satin kendisini grmeyen ihtiyar kadna glerek hl slk alyordu; Nana : - Brak artk! Bekiler duyacak... Haydi abuk girelim ieri... dedi. Deiik bir sesle sylemiti bunu. Uygun admla yryen bekilerin ayak sesleri yemden duyulmutu. Pencereyi kapattlar. Nana, m titriyordu, salar slanmt, geriye dnnce bir an salonun ortasnda akn akn durdu, sanki burada yaadn unutmu, tanmad bir yere gelmi gibiydi. Kendini yle dik, yle nefis kokularla dolu bir hava iinde bulmutu ki, mutlulukla kar-ds bir hayret uyanmt iinde. Btn o yn yn zenginlikler, antdca eyalar, srmal ipek kumalar, fil dii, bronz biblolar, lmbalarn pembe aydnlnda uyukluyor gibiydi; te yandan derin bir sessizlie gmlen konan iinden byk bir lks havas, kabul salonlarnn resmdii, geni mer- 342 NANA diyenlerin tatl sessizlii, hallarn ve sedirlerin yumuakl duyuluyordu. Nana bir anda btn benliinin ahlandn, iinde hkmetmek ve glp elenmek, her eye sahip olduktan sonra yine her eyi ykp devirmek ihtiyacn duymutu. Hibir zaman diiliinin gcn bu kadar derinden duymamt. Etrafna ar ar gz gezdirdi, sonra ar ba-, h bir filozof tavryla: - Oh ne iyi! nsan genken hayattan gzelce zevk almal! dedi. Ama Satin oktan yatak odasna gitmi ay postlarnn stnde yuvarlanarak onu yanna aryordu: - Haydi gel! Gelsene artk!... Nana tuvalet odasnda soyundu. Daha abuk olmak iin gr sar salarn avular arasna ald, sonra gm bir kvetin stne silkeledi, imdi uzun firketeler, dkldke berrak bir ngrak sesi kartyordu.

  • XI O pazar, hazirann ilk scaklar balarken, frtnal bir havada Boulogne ormannda Paris Byk dl iin, at yarlar yaplyordu. Gne sabahleyin krmzmtrak bir toz bulutu iinde domutu. Ama saat onbire doru, arabalar Longchamp hipodromuna vard srada, bir gney rzgr, bulutlar datmt. Gri buhar kmeleri delik deik sonsuz bir kam gibi ufka doru uzanp gidiyordu. ki bulut parasnn arasndan birden gne alevlerini sayordu yer yzne. imenlikte yaya ve atl gittike byyen bir kalabalk vard. Ama meydan bombotu henz. Hakemlerin oturacaklar yer, yaran hayvanlarn var noktalarn iaretleyen demir kazklar, yar sonularnn iln edildii levha, yana giren atlarn tartld yer, sonra tula duvarlaryla be tribn bu i gne iinde gze arpyordu. Btn bunlarn tesinde engin ayrlk, le gneinin altnda kk aalar arasndan uzanp gidiyordu, batda bu ayrlk, Mont - Valerien'in kaba profilinin hkim olduu aalkl Saint - Clonud ve Suresnes tepelerinde son buluyordu. Nana, sanki Byk dl, onun kaderini belirleyecek-mi gibi ok heyecanlyd, hemen var direklerine yakn, parmakln arkasnda oturmak istiyordu. lk gelenler arasndayd. Daumont sistemine gre drt tane ok gzel beyaz at koulu gm kakmalarla ssl bir landonla gelmiti buraya. Araba Kont Muffat'mn hediyesiydi. imenliin gi-n yerinde soldaki atlarn srtna binmi iki seyis ve arabann arkasnda dimdik oturan iki uakla grnd zaman bir kralie geiyormu gibi kalabalkta yakndan grebilmek iin bir itime kakma' oldu. Vandeuvres ahrnn renkleri olan mavi ve beyaz son derecede gzel, grlmemi bir elbise giymiti. Beyaz kk korsajla mavi ipekli tu- 344 NANA nik, boydan boya vcudundan aa sarkyor, yalnz kalalarda byk bir puf meydana getirecek ekilde toplanyordu. Btn elbise gm tellerle ilenmi dantellerle sslenmiti. Bu ilemeler prl prl parlyordu gne vurduka. Btn bu kyafeti tamamlamak zere, bir jokeye de daha ok benzemek iin, sann topuzuna beyaz tyl mavi bir kepi oturtmutu. Bu kepden sar kzltl kllardan rlm kocaman bir at kuyruu omuzlarna dklyordu. Vakit le olmutu. Byk dl yarnn balamasna daha saat vard. Landon'u arabalarn bulunduu yere ekildikten sonra, Nana evindeymi gibi rahata yerleti. Bi-jou ile Louiset'yi de getirmek aklna esmiti. Hava scak olduu halde, eteinde yatan kpek yor, tir tir titriyordu. Kurdeleler ve dantellerle sslenmi olan ocuk da, ak havaya knca benzi sararm, balmumundan yaplm bir bebei andryordu. Gen kadn evresindekilere aldrmadan, nndeki srada oturan Hugon kardelerle yksek sesle konuuyordu. Genler, beyaz gl ve mavi unutma beni buketleri arasnda kaybolmu gibiydiler. Nana : - te byle... dedi, fena halde canm skmaya balaynca kapy gsterdim kendisine... ki gndr ks benimle... Muffat'dan sz ediyordu, ama genlere bu ilk kavgalarnn gerek sebebini aklamamt. Bir akam Muffat odasnda bir erkek apkas buldu, gen kadnn budalaca bir hevese kaplp can skntsyla getirdii bir adamnd bu apka. Bir takm ayrntlar vererek eleniyordu : - Bilmezsiniz ne kadar acayiplemiti. Aslnda ii gemi bir sofudan baka bir ey deil... Her akam dua eder durur. Hi karmaz bunu. ilk defa yatana giren ben olduum iin farketmiyorum sanyordu bunu, ama onu rahatsz etmek istemiyordum. Ama gz ucuyla dikiz ediyordum, bir dua mrldanyordu durmadan, sonra istavroz kartarak stmden atlayp yataa dalyordu... EMLE ZOLA 345 - Hele bak! Kyak i, hem nce, hem sonra m yani? Gen kadn tatl tatl gld : - Evet hem nce hem sonra uykuya dalaca srada yine mrldanp durduunu duyuyordum... Ama asd canm skan her kavga ediimizde gnah kartmaya kalkmas oldu.' Ben hani dine balymdr her zaman. Alay edin isterseniz ama, ben inandm eye inanyorum ite... Ama ok kafa iiriyor, hkrarak alyor, vicdan azaplar iinde kvrandn sylyor. nceki gn de aramzda geen bir ekimeden sonra gerekten bir kriz geirdi, adam... Ne yaptmsa yattramadm bir trl... Ama birden durdu, sonra : - A, bakn Mignon'lar geliyor, dedi. Oo, ocuklarn beraber getirmiler!... Aman ne kadar kt giydirmiler bu ocuklar!.. Mignon'lar i renkli bir landona binmilerdi, sonradan grme bir burjuva zenginlii akyordu stlerinden. Ro-se, srtnda krmz eritli ve dmeli gri ipek bir elbise vard. Arabann n tarafndaki sraya oturan

  • Henri ile Char-les'in sevinci karsnda mutlulukla glmsyordu. Olanlar, bol okul kyafetlerinin iinde kaybolmu gibiydiler. Ama landon arabalarn bulunduu yere geldii zaman nce drt atl arabasn ve niformal uaklarn sonra da Na-na'y buketler arasnda ahane bir tavrla oturur grnce dudaklarn srd ve surat asarak ban evirdi. Mignon ise aksine, gler yzle elini sallayarak selm verdi. Kadnlar arasndaki kavgalara karmamay prensip edinmiti. - Aklma gelmiken dedi, Nana. Bozuk dili, kibar bir ihtiyar var tanyor musunuz? Bay Venot diyorlar... Bu sabah konumak zere bana geldi. Georges ararak : - Bay Venot mu? mknsz? Cizvittir bu adam, dedi. - Doru, ben de sezdim bunu. Ama ne konutuumuzu bilemezsin! ok acayip eyler!... Konttan, evinden sz etti, bir aileyi yeniden mutlulua kavuturmam iin yalvard ba- 346 NANA na... ok terbiyeli, gler yzl bir adam... Bunun zerine benim de bunu ok istediimi ve bunun iin de kontu karsna geri gndermeyi dndm syledim... Biliyor musunuz, aka etmiyorum, mutlu olmalarn isterim btn bu insanlarn! Hem sonra rahat edeceim ben de. yle gnler oluyor ki ileden kartyor beni. Son gnlerdeki bezginlii, iinden gelen bu haykrta okunuyordu. Bunun yan sra kontun byk para sknts iinde olduu da belli oluyordu, ok kayglyd, Labordet-te'e verdii senedi deyememek tehlikesi vard. Tribnleri gzden geiren Georges : - Bakn kontes de urada! dedi. Nana : - Nerede? diye bard. Bu bebein ne de keskin gzleri varm! Philippe emsiyemi tutunuz. Ama Georges evike bir hareketle aabeyinden nce davrand. Gm izgili mavi ipek emsiyeyi tutmak derin bir zevk vermiti ona. Nana kocaman bir drbnle etrafn gzden geirmeye balad. Sonra : - A, evet grdm dedi. Sadaki tribnde bir direin yannda oturuyor deil mi? Kendisi meneke, kz da beyaz bir elbise giymi... A, bakn Daguenet selm verdi onlara. Bunun zerine Philippe, Daguenet'nin yaknda Estelle olacak bu hindi ile evleneceinden sz etti. Kontes nce kar km buna, ama kont zorla kabul ettirmi, dediklerine gre. Nana glmsyordu. - Biliyorum, biliyorum, diye mrldand. Paul iin iyi olacak, kibar ocuktur, lyktr buna diye mrldand. Sonra Louiset'ye eilerek : - Nasl houna gitti mi buras? Aman ne ciddi yz yle! dedi. ocuk, hi glmsemeden, yal bir insan haliyle etrafn evirenlere bakyordu. Grdkleri karsnda kederli dncelere dalm gibi bir hali vard. ok kmldayan gen EMLE ZOLA 347 kadnn eteinden kovulan Bijou, gidip ocua sokulmutu yine titreyerek. Bu srada imenlik dolmaya balamt. Arabalarn sonu gelmiyor, skk bir sra halinde Cascade kapsndan ieriye akyordu. Byk Omnibsler de vard bu arada. talij ens bulvarndan kalkan otobs elli yolcu getirmiti. Tribnlerin sa tarafnda yer ald. Artk Dog-Cart'lar, ok zengin, ssl landonlar skn etti, bunlara hasta beygirlerin ektii her taraf dklen arabalar posta arabalar da karyorlard. Bu arabalarn sahipleri darda oturmu uaklarn da, ampanya sepetleriyle arabalarn iinde brakmlard. Bunlarn yan sra rmcek denilen st ak kocaman iki tekerlekli arabalar, ift atl hafif arabalar yer ald. Bu hafif arabalar ngrak sesleri arasnda akp gidiyordu. Zaman zaman bir atl geince, yayalar korkarak, arabalarn arasnda kayorlard. imenlikten bir ara ormann uzak yollarndan gelen tekerlek sesleri duyulmaz oldu. imdi gittike byyerek yaklaan bir kalabaln uultusu, barmalar, krba aklamalar geliyordu. Sonra, bir rzgr dalgasyla gne bir bulutun ucundan yzn gsteriverince altn bir k seli, koumlar ve cill levhalar parlatarak kadnlarn ipekli elbiselerini havalandryordu, btn bu k tozunun iin de uzun krbalaryla, yerlerinde dimdik oturan arabaclarn srmal elbiseleri alev alev parlayarak gz alyordu. Bu srada Labordette bir arabadan indi. Gaga, Claris-se ve Blanche de Sivry bir yer ayrmlard ona bu arabada... Tam pistten geip tart yerine geecei srada Nana, Georges'la kendisini artt. Sonra Labordette oraya gelince : - Ne kadar ediyorum? diye glerek sordu. Nana'dan, u gen ksraktan sz etmek istiyordu. Bu Nana Diane dlnde, utandrc bir yenilgiye uramt. Bu yetmiyormu gibi, Paris ve la Grande Poule des Produ-its dllerinde plase edilmemiti bile.

  • Vandeuvres ahrnn baka bir at olan Lusignan kazanmt bu yar. Bir anda Lusignan bata favori olmutu. Bir gn ncesinden beri bire kar iki oynanyordu bu ata. 348 NANA - Hep elli, diye Labordette cevap verdi. Bu akadan holanan Nana: - Yok canm o kadar etmem, dedi. Oynamyorum kendime. Hayr, bo ver! Kendi stme tek bir louis bile srecek deilim. ok acelesi varm gibi grnen Labordette ayrlmak istiyordu. Antrenrler ve Jokeylerle sk fk ahbapl olduu iin yaracak atlar zerine zel bilgisi olurdu. Tpister'-ler kral adn vermilerdi ona. - Syle bakaym, hangi at zerine oynamam gerekir, diye sordu gen kadn. ngiliz ne kadar? - Sprit mi? e... Valerio II de e... sonra tekilerin hepsi, Cosinus yirmibee, Hasard krka, Boum otuza, Pic-henette otuzbee, Frangipare ona... - Hayr, ngiliz iin bahse katlmayacam, ben yurtse-verimdir... yle deil mi? Belki Valerio II ye oynarm; Dk de Crobreuse pek keyifli grnyordu az nce., yo, hayr, ne olursa olsun... Lusignan iin elli louis, ne dersin? Labordette, gen kadn acayip bir bakla szd. Nana ona doru eildi, yavaack bir eyler sordu; nk Vandeuvres, onu bookmakersleri, kendi tarafna ekmesi iin grevlendirmiti, bu gerekleirse rahata bahse katlabilecekti. Eer bir eyler renmise elbet sylenebilirdi. Fakat Labordette ona hibir fikir vermeden, kendisine gvenmesini, elli altnn sevgisine gre oynayacan syledi, hibir aklamada bulunmadan; bunun iin de Nana piman olmayacana sz verecekti. Gen kadn; neeyle : - Nana'ya deil de, hangi ata istersen ona oyna! Can km hayvann.... Bu sz arabadakileri kahkahalarla gldrd. Genler bunu pek ho buldular. Luiset bir ey anlamadan annesinin yzne bakt, kadnn sesinin ahengi artmt ocuu. Labordette hl yakasn kurtaramad. Rose Mignon kendisine iaret etti, sonra bir eyler syledi, bir cep defterine bir takm rakamlar yazd. Clarisse'le Gaga gen adam ard- EMILE ZOLA 349 lar bahislerini deitirmek istiyorlard, kalabalk arasndan kulaklarna baz eyler alnmt, Valero Il.'yi istemiyorlard Lusignan zerine oynayacaklard. Labordette, istifini bozmadan not ald. Sonra savuup, tribnn arasndan geip pistin tesinde gzden kayboldu. Araba akn bir trl durmamt. imdi, yeni gelenler beinci bir izgi zerinde sralanyorlard. Daha tede, tek tuk, ayra gelii gzel dalm baka arabalar da vard. Her ynde bir koum ve tekerlek yn yan yana srt srta, ba baa sralanmt. imdi serbest kalan imenlik zerinde, atllar hayvanlarn trsa kaldrmlard. Yayalar ise srekli olarak hareket halinde, kara ynlar meydana getirmekteydiler. Bu panayr meydann st tarafnda, alacal bu-lacal kalabalk iinde, yiyecek iecek satclar, gnein altnda beyaz grnen gri adrlarn germeye alyorlard. Ama asl itiip kakmalar, insan ynlar durmadan kmldayan, yer deitiren apkalar hep bookmakers'lerin etra-fndayd. Bunlar, ak arabalarn stnde, diiler gibi durmadan bir takm hareketler yapyorlard. Yan taraflarndaki yksek tahtalara da yara katlan atlarn kazanma anslarnn deerini gsterir listeler aslmt. Nana : - nsann hangi at zerine bahse girdiini bilmemesi sama bir ey yani, diyordu. Kendim iin bir ka louis'yi gzden karsam iyi olur. Ayaa kalkp iyi yzl bir bookmaker bulabilmek iin baknd. Ama, bir sr tand grerek bu isteini unuttu Mignon'lardan, Gaga'dan, Clarisse ve Blanche'dan baka sada solda, nde arkada kendi arabasn saran bir sr araba vard. Tatan Nene, Maria Blond'la birlikte bir faytondayd, Caroline Heqmet, annesi ve iki adamla birlikte st ak bir arabaya binmilerdi. Louise Violaine tek bana kk bir hasr arabay sryordu. Mechain ahrnn renkleri olan turuncu ve yeil kurdelelerle sslenmiti bu araba. Lea Horn, bir sr delikanlnn amata kopard 350 NANA bir mail - coach^ un ykseke bir srasna tnemiti. Daha tede, aristokrata grnl bir sekiz yaylda Lucy Ste-wart gze arpyordu. ok sade, siyah ipekli bir elbise vard srtnda. Deniz astemeni niformal bir delikanlnn yannda kibarca tavrlar taknyordu. Ama Nana'yi artan, Simonne'u Steiner'in kulland bir ift atlda kurulmu grmek oldu, arkada bir uak kollarn kavuturup hareketsiz dimdik oturmaktayd. Pek gz kamatryordu kl bu kadnn. Sar izgili beyaz satenler giyinmi, kemerinden apkasna kadar takm taktrmt. Banker ise ok uzun bir krbac uzatarak, ok gibi koulmu iki at sryordu. lki

  • ufak tefek sarl bir al att, bir fare trsyla kouyordu. kincisi ise koyu doru bir stepper'di. Bacaklarn ok yukar kaldrarak gidiyordu. - Vay canna! dedi Nana, u Steiner olacak hrsz demek bir kere daha soyup sovana evirmi Borsay... Hele u Simonne'n klna bakn! A bu kadar da fazla. Ele almal bunu. Ama yine de selmlat uzaktan. Elini sallyor, glmsyor sana soluna dnyor, herkese kendini gsterebilmek iin kimseyi karmyordu. Sonra konumaya .devam etti: - Lucy'nin yanndaki olu deil mi baksanza! niforma da pek yakm... anlald imdi neden byle alm satt kadnn! Biliyorsunuz ki olundan korkar, bir aktris olarak tantyor ona kendini... Zavall delikanl! Hibir eyden phesi yok gibi grnyor. Philippe glerek : - Adam sen de! dedi glerek; istedii zaman taral bir kz bulur oluna. Nana susuyordu. Arabalarn en skk yerinde Tricon kadn gzne ilimiti. Bir faytonla gelmiti. Arabann iinden bir ey gremedii iin arabac yerine oturmutu. Orada uzun boyuyla bsbtn dikilerek, iki rgl salar (*) Posta arabas. EMLE ZOLA 351 omuzlarndan sarkm, herkese yukardan bakarak, nnden gelip geen btn oradaki kadnlara hkmediyor gibi bir hali vard. Btn kadnlar da gizlice glmsyorlard ona. Ama Tricon stnlk taslayarak tanmazlktan geliyordu hepsini. Yarlar seyretmeye baylr; korkun bir dknl vard bahislere katlmaya... at delisiydi. Georges birdenbire : - Ah, la Faloise budalas da gelmi! dedi. Herkes amt buna. Nana, la Faloise'u tanmyordu artk. Mirasa konduundan beri grlmemi parlak bir yaant srdryordu. Krk yakal gmlek, ak renk kumatan sska omuzlarna yapan bir elbise vard srtnda. Bezginlikle salnan bir hai vard, gevek gevek konuuyor, argo kelimeler kullanyor, cmlelerini bitirmek zahmetine katlanyordu. Nana vurulmutu birden: - Ama pek ho! dedi. Gaga ile Clarisse, la Faloise'i yanlarna armlar, boynuna sarlmak iin atlmlard. Ama la Faloise yar alayl kmser bir tavrla abucak onlardan ayrld, Nana gzn kamatrd gen adamn, ona doru kotu, arabasnn basamana kt. Gen kadn Gaga iin taklrken : - Oh! Eski gz arlaryla ilgim kalmad artk! Bktm usandm hepsinden! Hem biliyor musunuz sizsiniz imdi Ju-bette'im benim... Elini kalbinin stne koymutu. Nana byle herkesin iinde, ak havada yaplan bu iln aka pek glmt, sonra : - Durun hele, bundan baka iimiz de var, dedi. Bahse katlmak istediimi unutturdunuz bana... Georges, bu book-maker'i gryor musun? uradaki krmz suratl, kvrck sal iko houma gitti, u koca kafal herif... Haydi git de ona hangi ata oynadn syle... ama hangisine oynamal? La Faloise kekeleyerek : 352 NANA - Yurtsever deilim ben... dedi. Ben hep ngiliz'e oynarm... Eh pek nefis olur ngiliz kazanrsa... Franszlarn can cehenneme! Nana ierlemiti. imdi atlarn nitelikleri zerine bir tartma balad. La Faloise bu konuda bilgilik taslayarak, hepsi iin, can km st beygiri bunlar, diyordu. Baron Verdier'nin Perpignan', antremanlarda bitkin hale getirilmeseydi az ok ansl olabilirdi. Corbreuse ekrisinden Va-lerio II. hazr deildi; nisan'da kulun geirmiti, saklyorlard bunu ama o, la Faloise bunu bildiini namusu stne yemin ederek sylyordu. Nihayet Hasard'a oynamalarn tledi, Mechain ekrisenddi bu hayvan; btn atlarn en berbatyd aslnda. Yok canm! diyordu, ahane bir biim ve de esiz bir k var bu atn! te, herkesin azn ak brakacak bir hayvan! - Hayr, dedi Nana. Lusignan'a on Louis, be de Bo-umm'a koyacam. - Ama, aziz dostum, iren bir ey bu Boumm dediiniz! Sakn oynamayn buna! Gasc'n kendisi bile tutmuyor atm, diye la Faloise, bard. Hele u Lusignan'a, asla! Fasarya! Parlamb ve Princess de byle... ok ksa bacaklar btn bu atlarn. Boulacak gibi konuuyordu. Philippe, itiraz ederek, Lusignan'n De Cars ve Grande Poule de Produits

  • yarlarn kazandn sylyordu. Ama teki, dediim, dediktir, diyordu. Neyi ispat ederdi ki bu? Hi. Aksine, dikkatli olmak gerekirdi. Hem sonra Lusignan'a binen Gresham'd. Bo vermeliydi! Gresham, anssz bir jokeydi, hibir yar kazanamamt. Bylece, Nana'nn landon'unda balayan tartma imenliin bir ucundan teki ucuna yaylyor gibiydi. Ciyak ciyak barmalar duyuluyordu her ynden, oyun hrs sarmt herkesi, yzler kpkrmz kesilmiti, ellerini kollarn sallayarak konuuyorlard te yandan bookmakerler, arabalarn stnde tnemiler, bararak atlarnn deerlerini iln EMLE ZOLA 353 ediyor, harl harl birtakm rakamlar yazyorlard. Burada, bahse tutuanlarn en zrtleri vard. Byk bahislere tart yerinde giriiliyordu. Kesesi bo olanlar, bir ka louis'ye kavumak hayaliyle, kna skna yz metelii gzden kartabiliyorlard ancak. Aslnda byk sava Spirit ile Lusig-nan arasndayd. ngilizler, krmz suratlanyla, kendilerini belli ederek, zafer kazanmasna, seyirci gruplar arasnda dolayorlard. Lord Reading'in atlarndan Bramah, bir yl nce byk dl kazanmt, bu zafer karsnda bozguna urayanlarn yrekleri hl kan alyordu. Eer yine yenilirse, bu yl Fransa iin bir felket yl olacakt, ite bunun iin btn bu kadnlar yurtseverlik ateiyle couyorlard. Vandeuvres ahr, onurumuzun kalesi oluyordu ve bunun iin Lusignan ileri srlyor, savunuluyor, gklere kartlyordu. Gaga, Blancke, Caroline ve teki kadnlar Lusignan zerine bahse girdiler. Lucy Stewart olu yannda olduu iin katlmad, fakat, Rose Mignon'un, Labordette'i bu at zerine iki yz louis oynamas iin grevlendirdii duyuldu. Sadece arabacsnn yannda oturan Tricon kadn, son dakikay bekliyordu. Btn amatalarn, Paris'lilerin ateli konumalarnn, ngiliz'lerin genizden gelen seslerinin arasnda geen at adlarna kulak kabartyor, soukkanllkla notlar alyor ve btn bunlara ahane bir eda ile tepeden bakyordu. Georges : - Ya Nana? diye sordu. Kimsenin onu istedii yok? Gerekten de kimse bu at istemiyordu, ad bile gemiyordu Nana'nn. Vandeuvres ekrisinin bu outsider'i Lusignan'n halk arasnda kazand n karsnda silinip gitmiti. Fakat la Faloise kollarn havaya kaldrarak : - Bana ilham geldi... Nana'ya bir louis oynuyorum, diye bard. Georges : - Bravo ben de iki louis! dedi. (*) Yarta favori olmayan at. 354 NANA Philippe de : - Benden de louis diyerek onlara katld. Sonra da nezaket gstererek louisleri oalttlar, bir ak artrmada ekiiyorlarm gibi. La Faloise bu at altna gmeceini sylyordu. Kald ki herkes katlabilirdi bu arttrmaya; ba-hisileri de Nana zerine oynamaya kandrabilirdi. Fakat delikanl propaganda yapmak zere dalrlarken, Nana arkalarndan: - stemiyorum ben byle bir ey! diye bard. Dnyada istemiyorum... Georges Lusignan zerine on louis, be louis de Valerio II.'ye. Ama genler ileri frlayp gitmilerdi. Onlarn tekerlekler arasndan, atlarn balarnn altndan geip imenlikte koumalarn seyrederek gen kadn pek neelenmiti Bir arabada tandk birini grr grmez hemen yanna gidip Nana'y ileri sryorlard. Sonra, elde ettikleri rakamlar, parmaklaryla sayarak zafer kazanmasna dnerlerken kalabalk arasndan kahkahalar ykseliyordu, bu srada Nana ayaa kalkarak emsiyesini sallyordu. gen, pek fazla bir i yapamadlar. Birka adam onlara kanmt, mesel, Nana'y grnce heyecanlanan Steiner louis verdi. Ama kadnlar hi yanamadlar. Yzde yz kaybedecek bir ata oynamaya niyetleri yoktu! Hem de sonra o drt at ve taylar ile kk dalar ben yarattm gibi kurum satarak hepsini ezip geen bir pis orospunun baarlarna hizmet etmek iin de sebep yoktu, yok! ok ierleyen Gaga ile Clarisse, la Faloise'a kendilerini rahat brakmasn sylediler. Georges, gz peklik edip Mignon'un landonunun nne dikilince, fena halde kzan Rose, bir ey sylemeden ban evirdi. nsann adn bir ata vermesi iin pek irkef bir ey olmas lzmd! Karsnn aksine Mignon, delikanly keyifli keyifli szerek, kadnlarn daima uur getirdiini syledi. Genler uzun uzun bookmakerleri dolap dnnce Na- na - Ee, ne oldu bakalm? diye sordu.

  • EMLE ZOLA 355 La Faloise : - Krktasnz; dedi. - Ne? Krk ha! diye koarak bard, ellideydim ben... bir eyler mi dnd yoksa? Tam bu srada Labordette grnd. Pist kapanmt, ngrak sesleri ilk yarn balamak zere olduunu haber veriyordu. Kotann bu kadar birdenbire neden ykseldiini sordu. Labordette buna, yeni istekler olmutur her halde diye sudan bir cevap verdi. Gen kadn bu cevapla yetinmiti. Labordette ok ii varm gibi grnyordu, Vande-uvres, gelecek, ben gidebilirim, dedi. Byk dl beklendii iin, ilk yar hemen hemen kimse farknda olmadan sona ererken, hipodromun stne bir bulut kt. Gne kayboluverdi, soluk bir k kalabal kara bir yn gibi gsteriyordu, imdi. Rzgr esiyordu. Bardaktan boanrcasna bir saanak balamt. Bir dakika kadar ortalk kart, barmalar, kahkahalar, kfrler, birbirine karyordu, yayalar il yavrusu gibi dalp, seyyar dkknlarn tentelerinin altna dar atyorlard kendilerini. Arabalardaki kadnlar, sapna iki elleriyle yaptklar, emsiyelerin altna snmaya akrken, uaklar birden akna dnerek, krkleri amak iin kouuyorlard. Ama sanak abuk gemi, gne, hl havada uuan su zerreciklerinin arasnda k samaya balamt bile. Bois'nn tesine doru kayan kara bulutun ortasnda mavi bir yark belirmiti. Artk ii ferahlayan kadnlarn kahkahalarnn karsnda gkyz de enlik yapyordu sanki. te yandan atlar kiner-ken, silkinerek dalgalanan suya batm kalabaln aran-dan yer yer grnen billur damlacklarnn titretii imen-lik gnein altn klaryla prl prl parlyordu. - Ah! Zavall Louiset'cik! ok slandm, m yavrum? diye Nana oluna sordu. ocuk, hi ses karmadan kurulamas iin ellerini annesine uzatmt. Gen kadn mendilini kartmt. Sonra da Bijou'nun tylerini sildi. Kpek ocuk-tan ok titriyordu. Nana'nn beyaz elbisesinin yalnz bir iki yeri slanmt, ama aldr etmiyordu buna. imdi tazele- 356 NANA nen buketlerde bir kar parlts vard, gen kadn bir buketi eline alarak koklad, dudaklarnn slan derin bir hazla doldurmutu iini. Birden boanan yamur yznden tribnler bir anda doluvermiti. Nana drbn ile seyrediyordu tribnleri. Bu uzaklktan karmakark skk bir kalabalktan baka bir ey seilmiyordu. Basamaklara biriken insanlarn yzleri bu karanlk fon zerinde soluk lekeler halinde belirmekteydi. atnn kelerinden szan gne kalabaln bir blmn bir k as iine alarak i bir aydnla bomutu. Buradaki kadnlarn elbiseleri soluklavermi gibi grnyordu. Nana'yi en ok, tribnlerin nne kumun zerine konulan iskemlelerde oturan kadnlarn sanak srasnda kalar elendirmiti. Tart alanna sokak kadnlarnn girmesi kesinlikle yasakland iin, zevksiz giyinileriyle pek acayip bir manzara meydana getirdiklerini ileri srerek bu kibar kadnlar iin ac eyler sylyordu. Ortalkta bir sylenti dolayordu: mparatorie orta yerdeki kk tribne gelmi. Buras kk eklinde bir pavyondu, geni balkonuna krmz koltuklar konulmutu. Georges : - Bakn o! dedi. Onun bu hafta grev olduunu sanyordum... Nana da : - Aa, Charles! diye bard. mparatorienin arkasnda Kont Muffat'nn ask ve resmi ifadeli yz grnmt. imdi, genler, ah Satin de burada olsa ne iyi olurdu, gider karnna bir amar indirirdi, diye aka ediyorlard. Bu srada Nana, drbnyle bakarken, imparatorluk tribnnde sko prensini grd. Adam imanlam buldu. Onsekiz ayda irilemiti-Onun hakknda birtakm ayrntlar anlatt: Oh! salam yapl bir delikanl diyordu. Etrafn eviren arabalarda kontun, Nana'yi braktn sylyorlard. Uzun bir hikyeydi bu. Sarayda, yaverin a- EMILE ZOLA 357 a vurduu bu gidii honutsuzluk uyandrmt. Bu yzden mevkiini elinde tutabilmek iin Nana'yla ilikisini kesmi diyorlard. La Faloise bu sylentiyi Nana'ya olduu gibi yetitirdi. Benim Juliette'im diyerek yeniden kendisine yaklamaya almt. Ama gen kadn buna ok gld : - Bilmezsiniz u budalay... yle bir dudaklarm kml-datsam her eyden vazgeerdi, dedi. Birka dakikadan beri Kontes Satin'le Estelle'e bakyordu. Daguenet'ye gelen Fauchery bunlar

  • selmlamak iin herkesi rahatsz etmiti, o da glmseyerek orada durdu. Nana kmser gibi bir hareketle tribnleri gstererek: - Hem biliyor musunuz, bu insanlar artk gzlerimi kamatrmyor benim. Papaza gnah kartrken dinlemeli bunlar bir!... sayg m artk bunlara! saygya filn paydos! Aadan yukar pislie gmlmler, tm pislik iinde. te bunun iin kafam iirmelerini istemiyorum bunlarn laflaryla... Sonra eliyle geni bir hareket yaparak atlar pistte gezdiren seyislerden kralieyle gren Charles'a kadar btn saray adamlarn gsteriyordu. Ona gre bu Charles de bir prensti ama rezilin biriydi. Bu srada la Faloise : - Bravo Nana!... ok gzel, Nana!... diye byk bir cokunlukla bard. d'Ispahan dl iin yaplan kou sona ermiti. Bu dl Mechain ekrisinden Berlingot kazand. Nana, Labordette'i arp yz louis'inin ne olduunu sordu, adam glmeye balad. Uuru bozulmasn diye oynad atlarn adn vermeyeceini syledi. Az sonra parasnn iyi yerde kullanldn Nana da grecekti. Sonra gen kadn kendisine Lusignan iin on, Valerio II. iin de be louis oynadn syleyince, kadnlarn arada srada budalaca ister yaptn sylemek istercesine omuz silkti. Nana onun bu hareketine am, bir ey anlamamt. Bu srada imenlerin stnde byk bir canllk gze arpyordu. Byk dl yans beklenirken ak havada ot- 358 NANA larn stnde sofralar kurulmu, posta arabalarnda, faytonlarda, landonlarda, kupa arabalarnda yenilip iiliyordu. Uaklar, arabalarn sandklarndan kardklar ampanya ielerini oradan oraya gezdiriyorlard. ielerin bir grltyle patlayan mantarlarn rzgr alp gtryordu. Karlkl akalar grla gidiyor, krlan bardaklarn sesi bu sihirli neeye atlak bir ses kartryordu. Gaga ile Clarisse, Blan-de'la birlikte, sanki evlerindeymi gibi, dizlerine yaydklar bir rtnn stnde sandvi yiyorlard. Lousie Violaine, hasr arabasndan inerek Caroline Hequet'nin yanna gelmiti, onlarn ayaklarnn dibinde, birka erkek, bir ak bfe kurmulard. Tatan Nene, Maria Simone ve baka kadnlar gelip burada iki iiyorlard. Az tede biraz yukarda Lea de Horn'un bulunduu posta arabasnda ieler birbiri stne boaltlmaktayd. Bylece btn bir gnn kalabal gnein altnda, gsterili jestlerle kafay ekiyordu. Ama biraz sonra daha ok Nana'nn landonunda toplanld. Arabasnn iinde, ayakta duran gen kadn, kendisini selmlayan erkeklere ampanya sunuyordu. Uaklardan Franois ieleri uzatrken, la Faloise, sesini komikletire-rek rtkanlk ediyordu: - Buyurun baylar... Bedava iki... steyen gelsin! Nana : - Susun, dostum, cambazhane soytarlarna benzedik! dedi. La Faloise' pek ho buluyor, ok eleniyordu onun bu yaptklaryla. Bir aralk, imiyor gibi grnen Rose Mig-non'a Georges'la bir bardak ampanya gndermek aklna esti. Henri ile Charles can skntsndan patlyorlard, bu kklerin can ampanya istemi olabilirdi. Ama Georges, bir kavga kmasndan korkarak barda azna dikti. O vakit Nana, arkasnda unuttuu Louiset'yi hatrlad. ocuk susamt belki, birka yudum arap iirmeye alt, ama ocuk fena halde ksrmeye balamt. La Faloise, rtkanla devam ederek : EMLE ZOLA 359 - Gelin, buyurun baylar; Rie baryordu. Ne iki metelie ne de bir metelie... Bedava... Nana birden bararak szn kesti: - O! Bordenave, urada! Rica ederim arn onu buraya; koun, dedi. Evet gerekten de Bordenave'di bu. Elleri arkasnda dolap duruyordu, bandaki hasr apka gnein etkisiyle krmzmtrak bir renk almt; srtnda yal, diki yerleri beyazlam bir redingot vard. flsa urad iin solukla-m bir Bordenave'di bu. Ama yine fkeyle burnundan soluyordu hep. Btn bu gz kamatrc kyafetli insanlar arasnda yoksulluu gzler nne seriyordu; ama yine de her an zenginliin kapsn zorlayacak gte bir adam olduunu halinden belli ederek: Nana kendisine elini uzatt zaman : - Vay canna! Bu ne incelik! dedi. Bir bardak ampanyay yuvarladktan sonra; derin bir zntyle : - Ah! Kadn domalymm! dedi. Adam, bover buna... Tiyatroya dnmek ister misin? Bir fikrim var, la Ga-ite'yi kiralayacam... Paris'te kyamet koparrz ikimiz... Ha ne dersin? Bunu yapmalsn benim iin. Homurdanarak sustu, ama Nana'y tekrar grd iin pek sevinmiti. Bu eytan Nana, yreinin acsn din-drmti onun. z kzyd, kendi kanndand sanki. ember geniliyordu. imdi la Faloise bardaklar dol-dururken, Philippe'le Georges, dostlar buraya

  • topluyorlar-ai- Btn imenliktekiler yava yava akn etmeye balamlard. Nana etrafn evirenlerden her birine glmsyor, ya da komik bir ey sylyordu. Btn kafay ekenler ona doru geliyordu; dank ampanya bardaklar arada toplanmt. Az sonra landonun etrafn byk bir kalabalk sarmt. her kafadan bir ses kyordu. Ve Nana, o altn sars salar, kar beyaz yzyle, kendisine doru uzanan 360 NANA bardaklarn stnde gnein k dalgalan arasnda yksekten bakyordu dnyaya. Nihayet onun zaferi karsnda lgna dnen teki kadnlar atlatmak iin, o eski zafer kazanm Vens pozuyla dolu bardan havaya kaldrd: O srada arkadan birisinin kendisine dokunduunu hissetti. Geriye dnnce, arabann koltuunda oturan Mig-non'u grerek hayret etti. Bir an iin, gzden kaybolarak, adamn yanna oturdu. nk nemli, bir haber getirmiti. Mignon karsnn, Nana'ya kzmakla, gln bir ey yaptn sylyordu; ona budalaca ve faydasz bir eydi bu. - Yalnz u var ki dostum, dedi gen kadna; dikkat et ok kzdrma Rose'u... Bak sana haber vermeyi yerinde grdm. antasnda bir silh var. Seni hi affetmiyor o Kk Des olayndan beri... Nana : - Bir silh m? dedin, vz gelir bana! - Dur da dinle! Fauchery'nin cebinde bulduu bir mektup bu, Kontes Muffat'mn bu Fauchery olacak hayvana yazd bir mektup. Neler yazlmam iinde, grsen, ak ak... imdi Rose bu mektubu konta gndererek almak istiyor hem ondan hem de senden. - Vz gelir bana! diye Nana tekrarlad. Acayip ey... Ha! Fauchery iin pek yerinde olur. Oh! Ne iyi... canm skyordu bu kadn... gleriz biraz... Mignon daha ok bir eyler sylemekten ekinerek sustu. Nana, elbet kibar bir kadn kurtarmak niyetinde deilim, diye baryordu. Adamn diretmediini grerek gzn ona dikti. Hi phe yok, kontesle ilikisi kesilirse Fauchery'nin karsna balta olmasndan korkuyordu. Rose'un da istedii buydu zaten; adamdan hem cn alm olacak, hem de yine onu elde edecekti. nk sosyeteye kar hl sevgi duyuyordu iinde. imdi Nana dnceye dald. Bay Vanot'nun kendisine geliini hatrlad. Mignon kendisini kandrmaya alrken kafasnda bir pln belirdi. Mignon : EMLE ZOLA 361 - Rose'un mektubu gnderdiini dnelim. Bir rezalet kopacak. Seni de kartracaklar buna, senin sebep olduun sylenecek... Her eyden nce kont karsndan ayrlacak... - O, neden? dedi Nana. Tam aksine. Bu sefer o sustu. Dncelerini aa vurmak zorunda' deildi. Sonunda, Mignon'un grlerini kabullenir gibi grnd; kurtulmak iin byle yapmt Mignon, Rose'a boyun emesini mesel yar alannda, herkesin nnde, gidip onunla birka kelime konumasn tledii zaman, bakalm, dnrz diye cevap verdi. Bir grlt duyarak ayaa kalkt. Piste bir rzgr hzyla atlar giriyordu. Paris ehri yaryd bu, Cornmuse kazanmt. imdi Byk dl yar balamak zereydi. Heyecan artyordu, kalabalk, ii iine smayan insanlar gibi dalgalanyor, ayaklarn srtyor, dakikalar azaltmak istiyordu. Tam bu son dakikada, umulmadk bir olay herkesi akna evirmiti. Vandeuvres ekmiinin 1'outsider'iP Na-na'nn kotas durmadan ykseliyordu. Erkekler her an yeni bir kota ile geliyorlard. Nana otuzda, sonra yirmi bete, sonra onbeteydi. Kimse bir ey anlamamt bundan. Btn hipodromlarda yenilmi bir ksrak daha sabahleyin kimsenin elliye istemedii bir ksrak! Anlam neydi bu birdenbire meydana gelen aknln? Baz kimseler bu alaya inanan enayilere glyorlard. Bazlar da ii ciddiye alarak kayglanyor, iin iinde bir dolap dnm olmasndan kukulanyorlard. Bir hamle olmutu belki. Bu konuda birtakm hikyeler anlatlyor, yar alanlarnda gz yumulan hrszlklardan sz ediliyordu. Ama Vandeuvres'n adnn bykl karsnda sulamalar duruyordu ve sonunda da pheciler, Nana'nn sonuncu olacan syleyerek tartmalarda ar basyorlard. La Faloise : - Kim biniyor Nana'ya ? diye sordu. (*) At koularnda srpriz at. 362 NANA

  • Bu sorunun altnda asl Nana akla geldii iin, erkekler soruya irkin bir anlam vererek kahkahalarla gldler Nana da bunlar selmlad. - Prince, diye cevap verdi. Bunun zerine tartma yeniden balad. Prince Fransa'da tannmayan nl bir ngiliz jokeyiydi. Her zaman Na-na'ya Gresham bindii halde neden Vandeuvres bu jokeyi getirtmiti? Kald ki Faloise'a gre, hi bir zaman baar kazanamam olan Gresham'a Lusignan' teslim etmesi alacak bir eydi. Ama btn bu grler; bir sr yalanlamalar, alaylar karmakark ileri srlen dncelerin uultular arasnda kaybolup gidiyordu. Vakit geirmek iin herkes yeniden ampanya ielerini boaltmaya koyulmutu. Vandeuvres gelmiti. Nana gcenmi gibi yapt. - Dorusu ok naziksiniz, bu saate kalnr m? Tart alann grmek iin yanp tutuuyorum ne zamandan beri dedi. Vandeuvres : - Gelin yleyse, daha vakit var, dedi. Bir tur yaparsanz. Bende bir bayan iin bir davetiye var. Sonra koluna girerek gen kadn gtrd. Nana kskan baklarn nnden geerken pek mutluydu. Lucy, Ca-roline ve teki kadnlar arkasndan bakakalmlard. Landonda yalnz kalan Hugon kardelerle la Faloise, Nana'nn erefine ampanya bardaklarn boaltyorlard birbiri ardnca. Nana giderken, onlara bararak hemen dneceini sylemiti. Vandeuvres, Labordette'i grerek yanna ard, aralarnda ksa bir konuma geti: - Hepsini topladnz m? - Evet. - Ne kadar? - Beyz Louis, hemen bir para her yerden. Nana'nn meraka kaplarak kulak kabarttm grnce sustular. Vandeuvres ok sinirliydi. Bir gece atlaryla birlik- EMILE ZOLA 363 te kendini yakacan syleyerek Nana'y korkuttuu parlt vard gzlerinde. Pistten geerken gen kadn, senli benli konuarak: - Ne var kuzum anlat bana... Neden u senin ksran kotas ykseyor? yle bir amata kopard ki bu! Vandeuvres olduu yerde salland, sonra unlar kard azndan: - Ah! Durmadan ene alyorlar! Ne biim eydir u bahse tutuanlar milleti! Elinde bir favori oldu mu ullanrlar stne bana bir ey brakmazlar. Sonra bir outsidese istek oldu mu, amata eder, derileri yzlyormu gibi barrlar avaz avaz. - Bana haber verilse iyi olurdu, ben bu atn stne oynadm, kazanma ans var m dersin? Vandeuvres birden sebepsiz yere kprd : - Baksana! Rahat brak beni... Btn atlarn ans vardr... Kota ykseliyor! Ona oynadlar da bundan. Kim, bilmiyorum?... Budalaca sorularnla kafam iireceksen brakr giderim. Byle konumaya alk olmad iin holanmazd da bundan. Nana bu szler karsnda znt duymaktan ok aknla urad. Kald ki Vandeuvres de yaptndan utanmt. Gen kadn sert bir dille daha terbiyeli olmasn syleyince zr diledi. Bir sredir byle birdenbire fkelenive-riyordu. imdi Paris'in yksek sosyetesinde ve hovardalk evrelerinde bugn son kozunu oynadn bilmeyen yoktu. Eer atlar kazanmaz da bunlar zerine oynanan paralar srtna binerse felketi, k demekti bu onun. tibarnn destekleri, alttan alta ryen yaantsnn dardan o salam grn yklp gidecekti. Bu yaant borlar ve dzensizlik yznden her gn biraz daha sarslarak ykntya gidiyordu. Nana'nn, bu erkek yiyicinin byle zaten sarslm olan bir zenginliin dibine dar ekerek sip sprdn de bilmeyen yoktu. Kadnn lgnca hevesleri zerine bir sr hikye anlatlyordu. Bade'de yaplan bir partide adamda otele verecek para brakmayarak, har vurup harman savur- 364 NANA mu, minedeki kora, bakalm kmr gibi yanacak m diye, bir avu elmas atmt. Yava yava o iri elleri ayaklar, o kaba mahalle kz glyle eski bir soyun bu zrt dm olunu avucunun iine almt bu kadn. u anda, hayvana ve pislie dknl yznden pheciliin kendisine verdii gc bile kaybetmiti. Bir hafta nce Nana, Le Havre'la Trourille arasnda Normandiya kylarnda, kendisine bir ato satn almas iin sz verdirmiti. Vandeuv-res'e. imdi gen adam bu sz eref borcu sayyordu. Yalnz cann skyordu bu kadn, o kadar budalaca eyler yapyordu ki dvmek geliyordu iinden. Beki, onlar tart meydanna brakt. Kontun kolunda gelen bu kadn geri evirmeye cesaret edememiti. Na-na'nn bu yasak blgeye girebildii iin koltuklan kabarmt, tribnlerin nnde oturan kibar kadnlarn

  • nnden salnarak geiyordu. Birbiri ardna sralanm on sandalye dizisini sergilenen kadn elbiseleri canl renkleriyle, ak havann neesine nee katyordu. Sandalyeler aralanm, tandklar kme kme toplanmlard. Parklardaki aa kmelerinin altnda olduu gibi. ocuklar da babo brakmlar, oradan oraya kouuyorlard. Yukar tarafta, tribnn basamaklar tklm tklm insanla doluydu. Buradaki kadnlarn elbiselerinin ak renkleri direklerin glgesinde eriyordu. Nana nlerinden getii kadnlarn yzlerini szyordu birer birer. Kontes Sabine'den gzlerini bir sre ayrmad. Sonra imparatorluk tribnnn nnden geerken gzne imparatorienin arkasnda dik duran Muffat'y grnce pek keyiflendi. Vandeuvres'e yksek sesle : - Hele bak! u budalaya! dedi. Her yeri grmek istiyordu. Bu park kesi imenlikleri ve aa kmeleriyle pek ilgi ekici gelmemiti kendisine. Bir dondurmac parmaklk kapnn yanna byk bir bfe kurmutu. zeri otla denmi, bir kr kahvesi damnn altnda bir sr adam barp ararak konuuyor, glyordu. Ringdi buras. Yan tarafta bo at blmeleri vard. Um- EMLE ZOLA________________________________________ dn gremedii iin cam sklmt Nana'nn. Burada sadece bir jandarma at vard. Sonra Padock'la evresi yz metre kadar bir pistin nne geldiler, bir seyis geminden kurtulmak iin ban kasan Valerio II.'yi gezdiriyordu. Yakalarna turuncu renkli kartlar aslm, bir sr adam akl deli yollarda gidip geliyordu. Tribnlerin ak galerilerinde de birok gezinenler vard. Bu da Nana'yi ksa bir s- * re ilgilendirdi; oh! dorusu ya skntya demezdi bu, insan ieriye brakmadklarna gre. O srada yanlarndan geen, Daguenet ile Fauchery gen kadna selam verdiler. Nana bir iaret yapt, bunun zerine yanna gelmek zorunda kaldlar. Tart alann yerin dibine batrarak eletirdi. Sonra : - Hele bak! Marki de Chounard, ne kadar da koca-m! Bu yata da yine azgnlk ediyor mu? Bunun zerine Daguenet, markinin son numarasn anlatmaya balad. Bu i neki gn olmutu, daha kimse bilmiyordu. Aylarca etraflarnda dndkten sonra Gaga ile kzna otuz bin franklk bir yer satn ald syleniyordu. Nana ok kzmt: - Oh! ne iren ey! Durmayn kz babas olun... diye bard... Ben de dnyorum bunu!.. u imenlikte duran kupa arabasnda bir bayann yanndaki gen kz Lili olmal... Yz hi yabanc gelmiyor bana... htiyar onu da da elde edecek ha... Vandeuvres kulak vermiyordu onun sylediklerine; gen kadndan kurtulmak iin sabrszlanyordu. Fakat, Fauchery, Nana'ya eer bookmakerleri grmediyse hibir ey grm saylmayacan syledii iin, gen kadn bunu istemedii aka belli olduu halde, kont gtrmek zorunda kald. Etraf kestane fidanlaryla evrili imenlikler arasnda n tamamyla ak, stunlu, kubbeli bir yap vard/Burada ak yeil renkteki sk yapraklarn altna skk durumda, bir sr bookmaker bir panayrda olduu gibi sralanm bahse giriecekleri bekliyordu. Kalabalktan iyi grne- 366 NANA bilmek iin tahta sralar stnde ayakta duruyor, kotalarn hemen yan balarndaki tahtaya yazarak iln ediyor, baklaryla halk tararken bir hareket, bir gz krpmas zerine bahisleri yazyorlar ve bu ii ylesine hzla yapyorlard ki, az ak kalyordu seyircilerin. Bu merakl kalabalk hibir ey anlamadan seyrediyordu, bu olup bitenleri. Bir karklktr gidiyor, rakamlar barlarak syleniyor, her umulmadk kota iln edilince bir grltdr kopuyordu. Bu yetmiyormu gibi zaman zaman rtkanlar ieri dalarak avaz avaz baryor, ya bir yarn balangc ya da bitiini iln ediyor; bu grlty bsbtn arttryordu. Bu manzara Nana'y ok elendirmiti : - Ne tuhaf eyler, diye mrldand. ok acayip suratlar var bu adamlarn. Hele u iri yar herife bakn, buna bir ormanda rastlasam dm kopar. Fakat Vandeuvres baka bir bookmakeri gsterdi. Yeni bir tipti bu adam, iki ylda milyon kazanmt. nce, uzun, sarn bir genti, herkes sayg ile bakyordu ona. Kendisiyle glmseyerek konuuyorlard. Yoldan geenler, durup ona bakyorlard. Nihayet kontla gen kadn buradan uzaklatlar; bu srada Vandeuvres baka bir bookmakere iaret etti. Adam yanna ard. Bu, eskiden kontun yannda arabaclk etmiti. ri yar geni omuzlu kanl canl bir adamd bu. imdi yarlarda ok para kazanarak zengin olmutu. Kont imdi onu ileriye srmee alp, bildii gizli bahisleri ona anlatyordu. Hl bu adama bir uak .gibi davrand da gze arpyordu. Adam yarlarda st ste byk paralar kaybetmiti. O da bugn son kozunu oynuyordu, gzleri kan anana dnmt; nerdeyse beyin kanamasndan gidecekti. Vandeuvres yavaa :

  • - Eee, ne kadar oynadnz bakalm, Marechal? diye sordu. Bookmaker de sesini alaltarak : - Be bin louis sayn kont; dedi. Nasl, gzel deil mi? Size syleyebilirim ki kotay indirdim, e drdm. size Emile ZOLA__________ Vandeuvres'n bu szler houna gitmemiti. - Hayr, hayr istemiyorum. Hemen ikiye getirin, bir ey sylemeyeceim, artk Marechal. . Oh! imdi ne iime yarar bu sayn kontum? diye teki aadan alan bir su orta glmseyii ile cevap verdi. Sizin iki bin louis'inizi verebilmek iin halk ekmek gere- kir. Bunun zerine Vandeuvres adam susturdu. Ama kont uzaklanca, ksrann deerinin art zerine ona bir eyler sormad iin zld. Eer ksrak ansl karsa yaad demekti. nk elliye kar bu ksrak zerine iki yz louis oynamt. Nana, kontun fsltyla sylediklerinden bir ey anlamamt ama yine de ne olduunu sormaya cesaret edememiti. Adam imdi daha da sinirli grnyordu. Nana'y, tart salonunun nnde rastladklar Labordette'e aktararak : - Gtrn bunu siz, dedi... im var benim... yine grrz. Sonra salona girdi, buras bask tavanl dar bir yerdi. Bir kantar btn salonu doldurmu gibiydi. Bir banliy istasyonunun bagaj yerini andryordu. Nana burada da byk bir hayal krklna urad. ok byk bir salon, atlar tart-ma'k iin antsal bir kantar greceini ummutu. Aa! Bu da ne? Meer sadece jokeyleri tartyorlarm? Adam sen de bunlarn tartln grmek iin bunca skntya katlanmaya demezdi. Kantarn arkasnda, koumunu dizlerinin stnde tutan, aptal suratl bir jokey oturmu, redingotlu iko bir herifin kendisini tartmasn bekliyordu. Bu srada kapnn nnde bir seyis at tutmaktayd. Cosinus't bu hayvan. evresine, onu sessizce seyreden bir kalabalk toplanmt. . _ Pist kapanmak zereydi. Labordette, abuk olmas iin Nana'y sktryordu. Ama geriye dnerek biraz tede Vandeuvresle konuan ufak tefek birini gsterdi: - Bakn, ite Prince. Nana glerek : 368 - Yaa! demek bana binen bu, dedi. Adam pek irkin bulmutu. Btn jokeyler ona dzenbaz tipler gibi grnyordu, herhalde bu, bymelerine engel olunmasndandr, diyordu. Bu Prince, krknda vard, kuruyup kalm yal bir ocuu andryordu o uzun, sska buruuk anlamsz suratyla. Adamn gvdesi o kadar kck kalmt ki, srtndaki jokey gmleinin iinde kayboluyor gibiydi. Buradan ayrlrken Nana : - Bu adam bana kazandrmaz yar; dedi. Otlar, basla basla kararm imenlii yeniden bir kalabalk doldurmutu. Demir direklere aslm, ok yksek iaret tablolarnn nnde toplanan insanlar, balarn yukarya kaldrm, her atn numaras grndke bararak bu tabloya bakyorlard. Numaralar, tart salonuna balanan bir elektrik teli araclyla, tablo da kl olarak grnmekteydi. Seyircilerden bazlar, ellerindeki programlara iaretler koyuyorlard. Sahibinin Pichenette'i yartan kartmas mrldanmalara sebep olmutu. Nana buradan, Labordette'in koluna girerek geip gitti. Bir diree aslm olan zil, pistin boaltlmas iin srekli olarak alnyordu. Nana landonuna binerken : - Aman ocuklar, bunlarn tart yeri dedikleri yer be para etmez! dedi. imdi herkes evresine toplanm alklyordu gen kadn: Bravo! Nana... Nana yine bizim oldu diye. Ama ne budalaca eylerdi bunlar. Kendilerini brakm myd sanki? Tam vaktinde gelmiti. Dikkat! yar balyordu. Artk ampanya unutulmutu, ien yoktu. Nana, Gaga'y arabasnda grnce, ard. Kadn Lo-usiet ile Bijou'yu kucana almt. Gaga, la Faloise'a sokulmak iin bu yola bavurmutu. Bunun iin de iinden bebei pmek geldiini bahane ediyordu. ocuklar ok severmi dediine gre: - Ya peki Lili nerede? diye Nana sordu. u ihtiyarn arabasndaki kz o mu yoksa?... Bana ilgin bir eyler anlattlar... EMLE ZOLA_ 369 Gaga alamakl bir yzle : - Ah ekerim; dedi. Bu i hasta etti beni. Dn yataktan kalkamadm, yle aladm, yle aladm ki. Bugn buraya gelebileceimi sanmyordum... Bak, biliyorsun benim dncemi deil mi? Byle olmasn

  • istemiyordum ben. Bir manastrda okuttum onu; iyi bir evlenme yapmasn istiyor- ' dum. Hep sk sk tler verir, gzmn nnden ayrmazdm... Ama ne yaparsn ekerim kendi byle istedi. Oh, grsen nasl kyameti kopard. Alamalar, barmalar, yle irkin eyler de syledi ki, dayanamadm, amar indirdim suratna. ok can sklyordu, bu yola gitmek istiyordu. Nihayet bana engel olmaya hakkn yok senin! diye ba-rmaz m? Ben de : Rezilin birisin sen, erefimizi lekeledin, defol git! dedim. Bu i byle oldu, ben de raz olmak zorunda kalp bu durumu saladm... Ah, son umudum da suya dt... Oysa neler ummutum neler... Bu srada bir kavga grlt duyuldu, iki kadn ne olduunu anlamak iin ayaa kalktlar. Georges, kme kme toplanan insanlar arasnda dolaan bir dedikoduya kar Vandeuvres' savunuyordu. Gen adam : - Neden atn braktn sylemeli. Daha dn yar salonunda Lusignan' bin louis'ye ald, diye baryordu. Philippe de kardeinin dediine katld: - Evet, oradaydm ben de. Tek louis bile srmedi Nana iin.... Eer Nana ona ktysa, bunda Vandeuvres'n hi rol yok. nsanlar bu kadar dalaverecilikle sulamak gln ey. Ne kar olacak bundan? Labordette ses karmadan dinliyordu, sonra omuz sil-kerek : - Bo ver, varsn sylesinler... Kont, daha demin, Lusig-nan iin en azndan beyz louis ileri srd. Nana'ya da yz altn koyduysa da bu bir at sahibinin hayvanlarna da-ima gvendiini gstermek zorunda oluundandr... La Faloise kollarm sallayarak bard: - Yeter be! Bizi ne diye rgalasn bu! Spirit kazanacak yar. Fransa yaya kald, yaasn ngiltere! 370 NANA Atlarn yar alanna girdiini bildiren an sesi duyulunca kalabalkta yeni bir dalgalanma balad. imdi Nana iyi grebilmek iin buketlerin, gllerini, ayaklarnn altnda ineyerek landonunun n tarafndaki srann stne kt. Gzn engin ufukta gezdirdi. Bu son heyecanl anda pist henz botu. Kapal duran gri renkli parmaklklarn nnde ikier ikier polisler bekliyordu. Pistin n tarafndaki amura bulanm imen eridi ta uzaklarda, bir kadife yumuakl ile gz okuyordu. Nana, ortaya doru baknca, imenlikte, kaynaan insan kalabaln grd. Kineyen atlarn yannda sabrszlktan hrstan yerlerinde duramyordu bu insanlar. Bunlardan bazlar topuklarn yerden keserek boyunu ykseltmeye alan insanlar, rzgrla dalgalanan adrlar, parmaklklara yaslanmak zere kouan yayalar arasnda atlarn sren binicileri, gryordu. te yanda tribnlere doru dnnce, yzleri klm balar, yollar dolduran alacal bulacal ekiller, taraalar, balkonlar gkyznn zemini zerinde kara lekeler olarak arpyordu gzne. Btn bunlarn stnde de yine, epeevre hipodrom ortasnda ovaya hakim olan yine kendisiydi. Sarmaklarla rtl deirmenin ardnda, ukurluk bir ayr yer yer glgelere boulmutu, karda, t tepenin eteinde akan Seine'e kadar, parkn byk yollan kesiiyordu, bu yollarda hareketsiz bir araba dizisi sralanmt. Sonra sola Boulogne ormanna doru manzara yeniden geniliyor, Meudon dolaylarnn mavimtrak ufuklar gze arpyordu, artk buray, iki yan yapraksz pembe ieklerle ssl bir yolla sona ermekteydi. Karnca srleri gibi akn akn insanlar geliyordu durmadan. Tarlalar arasnda ince bir erit gibi grnen bir yolda ilerliyordu bu kalabalk, sonra Paris ynnde, bedavaclar yn, alar arasnda, ormann kenarnda aalarn altnda kara lekeler gibi grnyordu. Birden alann bu ucuna ylan yz bin insan scak bir nee sard. Bir eyrek saattir, bulutlarn ardna gizlenen gne, yeniden grnm, engin bir gl gibi aydnln yaymt bu topraklarn stne. Birden her ey, zellikle kadnlarn emsiyeleri kalabaln stnde, altn kpeler gibi alev EMLE ZOLA 371 alev parlamaya balamt. imdi gnei alklyorlar, glyor, bulutlar itmek isteyen kollar uzanyordu havaya. Bu srada bir polis ba pistten geiyordu. Daha yukarda elinde bir krmz bayrakla bir adam grnd. Nana bu adaman kim olduunu sormutu. Labordette - Starter^ Baron Mauziac; dedi. Gen kadnn etrafna toplanp, arabasnn basamaklarna kadar kan erkekler arasnda bir barma koptu. Her grlen yeni bir hareket, bir olay karsnda tek tuk kelimelerle konuuyordu bu adamlar. Philippe'in, Geor-ges'un, Bordenave ve la Faloise'n enelerini kapadklar yoktu. - Durun, itmeyin canm... grmeme engel olmayn... u adamn Bay de Souvigny olduunu mu sylyorsunuz? Hani, ta buradan grebilmek iin pek keskin gzl olmal insann! Susun, flama ekiliyor...

  • te geliyorlar, dikkat! Co-sims bata! Direin ucunda imdi sar krmz bir flama dalgalanyordu. Atlar, seyislerin yedeinde, birer birer piste giriyordu, jokeyleri stndeydi, her birinin. Cosinus'un arkasndan, Hasard ve Boum grnd. Sonra Spirit grnnce seyirci kalabal arasnda bir mrlt dolat. ahane doru bir att bu, derisinin rengin de ngiliz atlarnn o kasvetli esmerlii vard. Valerio II canl bir yryle piste girerken kenar pembe eritle evrili ak yeil uhasyla pek beenilmiti. imdi Vandeuvres'in atlar bekleniyordu. Nihayet, Frangipane'in arkasndan mavi beyaz renkler grnd. Ama, ok biimli bir hayvan olduu halde Lusignan Nana'nn yannda snk kalmt. Gnein altn klar krmzya alan derisiyle, krmz sal sarn bir kz andryordu, u ksrak. imdi narin ukur gs, gnein altnda bir alto partsyla parlyordu. Aa. bakn ! Tpk benim salarmn renginde yelesi! Ne kadar vnyorum bununla bilemezsiniz, dedi. ( ) Yarlarda atlarn kouya balamalarm iaret eden adam. 372 NANA imdi adamlar landona trmanmaya baladlar. Borde-nave Louiset'nin stne basacakt az kalsn. Annesi unutmutu ocuu. Bordenave, babaca bir homurtuyla kucana alp omuzuna kard: - Bu zavall yumurcak da grsn... dur hele, anneni gstereyim sana, bak ite urada! Bijou da bacaklarn trmalayp duruyordu. Onu da kucana alan, imdi Nana adn tayan bu hayvann karsnda duyduu mutlulukla teki kadnlara bir gz att. fkeden kuduruyordu hepsi. O zamana kadar arabasnda kmldamadan oturan Tricon kadn, kalabaln tepesinden ellerini sallayarak bir bookmakere birtakm emirler verdi. Bir koku almt; Nana zerine bahse girmeye karar verdi. Bu srada da la Faloise durmadan barp aryordu, ekilmez olmutu. Frangipane'a abay yakmt. - ime dodu, diyordu. Hele bakn u Frangipane'a. O ne yry!... Sekiz veriyorum bu ata ben. Kim var bu kadar bahse giren? Labordette dayanamayarak : - Susun canm, dedi. Bouna zyorsunuz kendinizi. Philippe de : - Bir st beygirinden baka bir ey deil bu Frangipa-ne. Baksanza daha imdiden srsklam ter iinde kald... Nasl yavaladn grrsnz birazdan. Atlar saa doru ynelip, deneme trsna kalkmt, dank olarak tribnlerin nnden getiler. imdi yine seyircilerin nbeti tutmutu, her kafadan bir ses kyordu. - Sars ok uzun u Lusignan'n ama evik hayvan... ama tek lira srmem Valerio II. iin... sinirli bir ey, hep kafasn dikerek kouyor, kt belirti bu... Aa! Spirit'e Bur-ne binmi... Bence omuzlarnda i yok bunun. Btn mesele omuzlarn salamlnda... Dinleyin beni, ben Nana'y u byk Poule des Produits yarndan sonra grmtm, tere batm, yelesi sarkmt. arpntdan brleri kalkp iniyordu, geberecekti nerdeyse. Eee, yeter be! Amma kafa - EMILE ZOLA 373 irdi u da Frangipane'yla! Dinleyecek vaktimiz yok. te yar balyor. La Faloise bir bookmaker bulabilmek iin rpnp duruyordu. Yanndakiler kendisine akln bana toplamasn sylediler. Herkes boynunu ileriye doru uzatmt. Fakat atlarn ilk kalklar iyi olmad. Uzaktan ince siyah bir izgi gibi grnen starter, bayran indirmedi. Atlar bir sre kotuktan sonra geriye dnd. ki yanl kalk daha oldu. Sonunda starter, btn atlar bir araya toplayp hepsini birden yle byk bir ustalkla kalka geirdi ki seyirciler bartlar : - Enfes!., yok canm rastlant... Ne olursa olsun iyi oldu... imdi barmalar durmutu, seyirciler yrekleri kaygyla daralarak sonucu bekliyorlard. Artk bahisler durmutu, byk oyun pistte oynanyordu. nce bir sessizlik kmt, ortala. Herkesin soluu kesilmi gibiydi. Seyirciler sapsar olmu yzlerini yukarya doru kaldryorlard. Kalkta, Hasard ve Cosinus atik davranarak baa gemilerdi; hemen arkalarndan Valerio II geliyordu. tekiler dank olarak kouyordu. Tribnlerin nnden geerken yer sarslr gibi olmu hava birden adeta bir kasrga kmasna dalgalanmt. imdi, bu at kafilesi krk metreye varan bir izgi halinde kouyordu. Frangipane en sondan geliyordu. Nana, Lusignan ile Spirit'in biraz arkasndayd. Labordette : - Tuh be! dedi. Hele bakn u ngilizce, nasl da syryor kendini kmenin iinden! imdi landonun iindekiler durmadan bir eyler syleyip duruyorlard. Herkes topuklar stnde ayaa kalkarak daha iyi grmeye alyor, gzleri gnein altnda birer Parlak nokta gibi kayp giden jokeyleri izliyordu. k srasnda Valerio II. baa geti. Cosinus ile Hasard'n hzlar azalmt. Lusignan ile Spiril

  • ve Nana hep onlarn arkasn-da, bir hizada kouyorlard. Bordenave : 374 NANA - ingiliz kazand yar, aka grnyor bu, Lusignan yoruldu; Valerio II'de srdremeyecek kousunu.. Philippe, yurtseverlik duygulan incinmi bir insann acsyla : - Rezalet, yani ngiliz kazanrsa yar! diye haykrd. Bu birbirinin stne ylm insanlar imdi derin bir bunalm iinde rpnyordu. Bir bozgun daha m? imdi herkes adeta dua edercesine Lusignan'n kazanmasn can ve gnlden diliyordu. Spirit'e de, stndeki bir mortocu gibi srtan jokeyine de kfr yadryorlard, imdi. imdi biniciler, drtnala ayrn ortasndan geip gidiyorlard. Nana, ar ar topuklarnn stnde dnerek ayaklarnn dibinde kaynaan bu insan ve hayvan kalabalna ufukta parlak bir izgi izerek uzaklaan jokeylere, bir kasrga ile sarshyormu gibi durmadan sallanan binlerce seyircinin bana bakyordu. Bacaklarnn olanca gcyle koan sonra, gittike uzaklap klen atlarn sarlarndan ayrmyordu gzlerini. imdi atlar, ormann ta uzaklardaki yeil perdesinin nnde gittike klen izgiler halinde yandan grnyordu. Sonra birden, hipodromun ortasndaki byk bir aa kmesinin ardnda gzden kayboldular. Georges hi umudunu kesmemiti: - Brakn canm... Daha bitmedi. ngiliz geildi, dedi. Ama la Faloise yeniden Franszln hie sayan kmseyici tavryla Spirit'i alklamaya balamt. - Bravo! ok iyi gidiyorsun! Fransa'ya lykt bu! Spiril birinci ve Frangipane ikinci! diye syleniyordu. Artk ileden kmaya balayan Labordette, tut eneni yoksa atarm arabadan aa, diye bard. Louisety'i kucandan hi indirmemi olan Bordenave saatine bakarak : - Bakalm ka dakikada gelecekler, dedi. Atlar birer birer aa kmelerinin ardndan grnmeye balad. Herkes akna dnd, kalabalk arasndan mrltlar yayld. Valerio II hl bata gidiyordu. Sprit ona ye- EMILE_ZOLAtjsti buna karlk Lusignan yar brakt, yerini baka bir hayvan ald. nce kimse bir ey anlamad bundan, jokeyleri birbirine kartryorlard. Hayret sesleri ykseliyordu. - Ama bu Nana!... Baksanza Nana... Lusignan yerinden kmldamad... Evet, evet, Nana. Bak u altn sars renginden belli, gryor musunuz imdi! Ate sayor koar- , ken... Bravo Nana! Bak hele u baarya!... Adam sen de hibir anlam yok bunun. Lusignan yardm ediyor. Bir ka saniye kadar herkes byle dnmt. Ama, ar ar ksrak gittike artan bir hzla teki atlar geiyordu. imdi byk bir heyecan sarmt herkesi. Arkadaki atlarn kuyruklar artk kimseyi ilgilendirmiyordu. imdi Spi-rit, Nana, Valerio II ve Lusignan arasnda etin bir ekime balamt. Seyirciler adlarn syleyerek ilerleyip gerile-yilerini, yarm yamalak cmlelerle arkasn getirmeden mrldanp duruyorlard. Arabacsnn yerine km olan Na-na'nn yz bembeyaz olmutu, heyecandan btn vcudu titriyordu. ylesine kendini yara vermiti ki azn amyordu. Yannda duran Labordette yeniden glmsemeye balad. Philippe sevinle : - Eee, bakn, ngiliz ktledi, pek iyi deil durumu, diyordu. La Faloise : - Ne olursa olsun hap yuttu Lusignan, diye bard. nde giden Valerio II... Bakn! Drt tanesi imdi bir hizada. Btn azlardan ayn kelimeler dklmt. - Ne gidi! Evltlar!... Hey Allahm, etin bir gidi bu. imdi drt atlk kme yldrm hzyla kardan akn etmiti. Gittike adeta soluklan duyulurcasna her an yaklatklar duyuluyordu. Btn seyirciler, grnmeyen bir kuvvetin nne katlm gibi parmaklklara hcum etti. Daha atlar gelmeden adeta dalgal bir denizin uultusu gibi bir ba-nma koptu. Korkun bir yarn son partisiydi bu. imdi yzbin seyircinin kafasna tek bir fikir saplanm, mallary- 376 NANA la milyonlar srkleyen bu atlardan birine balamlard btn umutlarn. tiip kakmalar arasnda ezilenler oluyordu. Yumruklar sklm, azlar ak, seyircilerden her biri duygulan, dilekleriyle bahse girdii at kamlyor, bararak daha hzl, daha hzl koturmak istiyordu. - te grndler!... te! te! imdi Nana yeniden tekileri daha da geride brakmaya balamt, Valerio II epi geride kalm, Spirit'i gemee alyordu. Gkgrlts bsbtn iddetlenmiti. Atlar yaklatka bir kfr sana

  • karlyordu onlar: - Lusignan'a yuh! hantal hayvan, pis st beygiri!... ngiliz kyak gidiyor!.. Ah! Mendebur! yand benim on altn, Nana bata gidiyor! Bravo Nana! Bravo yosmam! imdi landonun arabac yerinde duran Nana, farknda olmadan, sanki koan kendisiymi gibi sallanyor, kalalarn kvryordu. Karnna vuruyor, bununla ksra daha da hzlandracan sanyordu. Her vuruunda azndan yorgun bir soluk kartyor hafiften bir sesle : - Haydi... Ha gayret!... Ha gayret!... diye syleniyordu durmadan. O srada ok gz kamatrc bir ey oldu. zengilerinin stnde dimdik ayaa kalkan Prince, krbacn havada sallayarak Nana'yi kamlyordu. Bu sska uzun yzl ihtiyar ocuk, o kaskat durgun adam, ate sayordu imdi. Grlmemi fkeli bir atlganlk ve nne durulmaz bir kazanma azmiyle yreinin btn hrsn ksraa aktaryor, onu destekliyor, gzleri kan anana dnm at rzgr hzyla uuruyordu. Btn o at srs kasrga gibi havay dalgalandrarak, soluklarn keserek kasrga gibi geiyordu seyircilerin nnden, hakem, byk bir soukkanllkla gzn var yerini iaretleyen direkten ayrmadan bekliyordu. Price son bir ahlanla Nana'y, Spirit'i bir at ba geride brakarak direin nnden atlatt. imdi birden kabaran frtnal bir denizin uultusunu andran mthi bir barna kopmutu. Nana! Nana! Nana! Bu haykr dalgalana dalgalana byyor, bir frtna h- EMILE ZOLA 377 zyla yava yava ufku dolduruyor, Boulogne ormanndan Valerien tepesine Longehany ayrlarndan Boulogne ovasna kadar yaylyordu. imenlikte lgnca bir cokunlua kaplmt seyirciler. Yaasn Nana! Yaasn Fransa! Kahrolsun ngiltere! Kadnlar emsiyelerini sallyor, erkekler yerlerinde srayp dnyor, avaz avaz haykryorlard. Sinir' krizine tutulmu gibi durmadan glenler, apkalarn atanlar da vard ilerinde. Pistin te yannda, tart yerinde tribnlerde byk bir dalgalanma gze arpyor, btn bu ezilip bzlen yzlerin, uzanan kollarn btn az ak insanlarn stnden bir alev kasrgas geiyordu sanki ve bu cokunluk duracana gittike iddetleniyor, kabaran br denizin dalgalar gibi byyor imparatorluk tribnn de saryordu. imdi imparatorie de bu yzbinlerce insann cokunluuna kaptrmt kendini, alklyor, durmadan alklyordu. Nana! Nana! Nana! sesleri lgnca bir cokunluk iinde rpnan insan ynlarn stne altn klarn serpen gnee doru ykseltiyordu. imdi durduu yerde boyunu ykselterek duran Nana, alklanan kendisiymi gibi bir vn duyuyordu iinde. Bir an zaferinin sersemlii iinde donmu kalmt, pisti dolduran kapkara kalabala gzn dikmi duruyordu, ylece. Biraz sonra stnde binicisi Price'le birden tkenmi gibi adeta kercesine yryen Nana'ya yol vermek iin bu kalabalk dzenle sraya girip de yol anca silkinerek ellerinin btn gcyle kalalarna vurarak, her eyi unutarak zaferini haykrmaya balad: - Ah! Aman Allahm! Ben... Evet ben kazandm yar-!.. Aman Allahm! Ne byk mutluluk bu! Duygularn alt st eden sevincini nasl aa vuracan bilemeyerek, Louiset'yi Bordenave'n omuzunun stne oturtarak pmee balad. Bordenave: - U dakika ondrt saniyede baard bu ii, diyerek saatini cebine koydu. Adnn t ovann derinliklerinden gelen yanklarm duyuyordu imdi Nana. Kendisini durmadan al- 378 NANA klayan bu yzbinlerce insan, onun halkyd ve o dimdik, gnein altn yamuru iinde, gne renkli salar, mavi beyaz, gk renkli elbisesiyle yksekten seyrediyordu bu insanlar. Kalabalktan kendini kurtarp koan Labordette iki bin altnlk bir kazanc olduunu haber verdi, nk Nana zerine krka kar elli louis ile bahse girmiti. Ama bu kazan, kendisini bir anda Paris'in kraliesi yapan bu zaferin yannda hi geliyordu ona. teki kadnlarn hepsi kaybetmilerdi. Rose Mignon bir fke nbeti iinde emsiyesini paralad, Caroline Heqmet, Clarisse ve Simonne olunun yannda olduunu unutan Lucy Stewart bile, bouk bir sesle kfr yadryor, ileden kyorlard bu iko kzn ans karsnda. Oysa yarn hem balangcnda hem de bitiindi istavroz kartan Tricon kadn ayaa kalkp teki kadnlarn stnden, sezgisinin kendisini aldatmaynn derin mutluluu ile ve de o kocakar tecrbesiyle Nana'ya dualar ediyordu. imdi landonun etrafndaki erkek emberi gittike daralmaktayd. Vahice naralar atyordu Nana'nn takm. Barmaktan sesi kslmt Georges'un. ampanya kalmad iin. Philippe yanna uaklardan birini alp bir bfeye kotu. imdi Nana'mn saray halk gittike kalabalklayor, zaferini alklamak iin geride kalanlar yar ediyorlard birbirleriyle. Arabas btn o imenliin merkezi haline gelmi, zafer kazanm bir hkmdarn taht gibi bir ey olmutu. Uyruklularn stnde onlara hkmeden kralie

  • Vens't o imdi. Simonne'u yzst brakan Steiner bu cokunlua kaplarak landonun basamana trmanmaya alyordu. ampanya gelip de gen kadn bardan havaya kaldrnca, yle bir alk kopmu, Nana! Nana! diye barma-lar ylesine bir kuvvetle yeniden balamt ki, akna dnen halk ksra aryordu, gnlleri fethedenin ksrak m yoksa kadn m olduunu kestiremiyordu kimse. Bu srada karsnn korkun bir fkeyle parlayan baklarna aldrmadan Mignon, Nana'nn arabasna kotu. Bu eytan kz deliye dndrmt adam, mutlaka sarlp pecekti, sonra iki yanana birer pck kondurarak, babaca: 379 - Canm skan imdi u ki Rose imdi o mektubu gndermeye kalkacak... fkesinden kuduruyor, dedi. - Oh, ne iyi! imi kolaylatrr bu! diye cevap verdi gen kadn. Ama adamn aknln grerek tella : "- Yoo, hayr ne dedim?... Ne dediimi bilmiyorum ben de gerekten... sarho gibiyim. Evet sarhotu, sevinten sarho, gneten sarho, barda hep havada, kendi zaferini kendi yceltiyordu. Nana, imdi gittike artan grlt, harlt, barma-lar, glmeler arasnda: - Nana'nn erefine! Nana'mn erefine! diye haykryordu. Yar sona ermek zereydi, imdi Vaublane dlnn kousu yaplyordu. Arabalar birbiri ardnca hipodromdan ayrlyordu. ekimeler, tartmalar arasnda sk sk Vande-uvres'in ad duyulmaktayd. in i yz aydnlanmt. Van-deuvres iki yldanberi bu hamleyi hazrlamaktayd, Nana'mn bakmn Gesham'a vermi ve Lusignan' da, ksra baarsna yardm etsin diye ileri srmt. Kaybedenler ierleyip syleniyor, kazananlar ise aldr etmiyorlard buna. Yani yasak deildi ya bu? bir ahr sahibi atlarm istedii gibi yetitiremez miydi? Bunun nice rnekleri daha nce de grlmemi miydi? Bir oklar Vandeuvres'n dostlarnn aracl ile elinden geldii kadar Nana zerindeki bahisleri elinde toplam olmay ar bir hareket buluyordu. ki bin louis'den ortalama otuz bine kadar szediliyordu: yani yz yirmi bin frank, rakamn bykl gz kamatrd iin yaplan hareket de ho grlyordu. Fakat tart yerinden gelen daha ar baka dedikodular da fsldanyordu kulaktan kulaa. Buradan gelenler ayrntl eyler anlatyorlard. Yksek sesle korkun bir rezaletten szedenler bile vard. Bitmiti bu zavall Vandeuvres bu nefis baarsn ok yersiz bir budalalk, sersemce bir 380 hrszlkla berbat etmiti. u dzenbaz bookmaker Marec-hal'e Lusignan'a kar, kendi hesabna iki bin louis verdirerek, aka bahse srd bir iki bin louis'sini geri almaya heves etmiti. Bu da zenginliinin son kntsnn ortasndaki atla ortaya koyuyordu. Favorinin kazanmayacan renmi olan bookmaker bu at zerinden altm bin frank kadar ele geirmiti. Yalnz Labordette, doru ve ayrntl bilgi alamamas yznden, doruca gidip ondan Nana zerine iki yz louislik bahis bileti almt. Ama teki oyunun i yzn bilmedii iin elli louis ileri srmt. Ksrak zerine elindeki yzbin louislik bahis biletini karan Marechal, knty Labordette'le kontun yartan sonra tart salonunun nnde konutuklarn grnce, birdenbire, oyunu kavramt. Bunun zerine bu eski arabac, parasn kaptrm bir insann kaba fkesiyle herkesin gznn nnde, en ar kelimelerle hikyeyi anlatarak milleti ayaklandrmt. imdi hakem kurulunun bu ii grmek zere toplanaca syleniyordu. Bu olay Philippe'le Georges'tan yavaa renen Nana dncesini sylerken, ks ks glerek kafay ekiyordu. Yani ne diye elmasnd byle bir ey, hem sonra bu Marechal pis herifin biriydi. Ama Labordette grnnceye kadar hl byle bir eyin olduundan phe ediyordu. Rengi sapsaryd adamn. Nana yavaa: - Eee, ne var? diye sordu. Lobardette sadece : - Bu i yatar! diye cevap verdi. ocukluk etmiti ona gre bu Vandeuvres. Bunu sylerken cannn skldn belli eden bir jest yapt. Nana, o akam, Mabille'de byk bir baar elde etti. Saat ona doru grnd zaman amata oktan balamt. Bu klsik lgnlk toplantsna btn gen hovardalar gelmi, szm ona kibar tabaka grlmemi uak kalabal budalalyla birbirini eziyordu insanlar. Siyah elbiseler ar tuvaletli dekolte kadnlar, p tenekesine atlmaya lyk EMLE ZOLA 381 eski kyafetiler, zilzurna sarho, barp aryor, hoplayp sryorlard. Otuz adm teden, orkestradaki alglarn sesi ' duyulmaz olmutu. Hi dans eden yoktu. Nedendir bilinmez, budalaca lflar tekrarlanp duruyordu. Tuhaflk yapmak iin kendini zorlayanlar vard ama, kimsenin gld yoktu bunlarn yaptklarna. Vestiyere kapatlan yedi kadn ' kurtarlmalar iin alap yalvaryorlard. Yerde bulunmu bir

  • yabani sarmsak ak arttrmada iki louise kadar kt. te tam bu srada yartaki mavi beyaz elbisesiyle Nana girdi ieriye. Bir bravo grlts iinde sarmsa ona armaan ettiler. stemedii halde onu kucaklayp havaya kaldrdlar, adam, ellerinin stnde baheye gtrerek inenmi imenlerin, dalm yeillik ynlarnn arasnda zafer kazanm bir kralie gibi dolatlar. Orkestra engel olduu iin saldrp mzisyenlerin iskemlelerini, nota sehpalarn paraladlar. Nana ancak sal gn zaferin verdii heyecandan kurtulup kendine gelebildi. O sabah Bayan Lerat, gelip Loui-set'ye ak hava dokunduunu sylemiti. Yal kadn btn Paris'te dillere destan olan bir hikyeyi heyecanla anlatyordu. Yar alanlarndan ihra edilen Vandeuvres ertesi gn ahrnda atlaryla birlikte kendini yakmt. Gen kadn : - Bunu bana oktan sylemiti, deyip duruyordu. Gerekten kan biriydi bu adam!... Dn akam bana bunu anlattklar zaman yle bir korktum ki! Anlyorsun deil mi, bir gece pekl boazlayabilirdi beni... Hem sonra at hakknda bilgi vermeli deil miydi bana? Ykm tutardm bilseydim bunu!.. Labordette, eer bunu Nana renirse hemen berberine ve bir de bir sr adama yetitirir, demi. Dorusu ya pek kibarca bir davran!... Ya, hani hi de fazla zlm deilim onun iin. Biraz dndkten sonra, birden fkelendi. Tam bu srada ieriye Labordette girmiti. Onun payna deni yoluna koymutu, Nana'ya krk bin frank getiriyordu. Bu da 382 NAM gen kadnn fkesini bsbtn arttrmaktan baka bireye yaramad. nk bir milyon kazanabilirdi. Btn bu ite kendisi masum pozunda grnen Labordette, Vandeuvres'i dmdzlak ortada brakvermiti. Bu eski aileler boalmt, bylesine aptalca snp gidiyordu. - Yoo, hayr, kendini bir ahrda yakmak budalaca bir ey deil, dedi. Bence yiite son verdi hayatna... Yoo, u Marehal'la olan hikyesini savunacak deilim. Budalaca bir ey bu. Blanche bunun suunu yklemee kalkt zaman yle cevap verdim: Hrszlk edeceini sylemi miydi bana? Doru deil mi ama? Bir adamdan, onu sua itmeden para istenebilir... Eer bana meteliim kalmad artk, deseydi, yle derdim ona: Peki ayrlalm yleyse bu da burada biterdi. Teyzesi de dnceli dnceli: - Hi phesiz; dedi. Eh, bir erkek bu kadar inat eder- se sonu byle olur ite! - Ama bakn, u yartan sonraki kk enlik pek irindi dorusu, diye Nana yeniden sze balad. Oh! Bu sizi pek rktme benziyor. Herkesi uzaklatrm, yanndan, sonra da gaz dkp... Kimbilir nasl yand alev alev grmeliydi! Dn ii tklm tklm saman ve kuru ot dolu bir yer!.. Bir de bakyorsunuz alevler g sarm... En hou da kzartma olmak istemeyen atlarn hali. Kaplara saldrp insanlar gibi barmalar duyuluyor... Evet, evet bu sahneyi unutamayacak grenler. Labordette, inanmadn belli eder gibi bir ses kard. Vandeuvres'n ldne inanmyordu o. Adamn biri onu pencereden svrken grdne yemin etmiti. Kafas bozulup ahrn atee vermiti. Ama ierisi biraz fazlaca snnca aylm olmalyd herhalde. Kadnlar karsnda bu kadar aptala dnm, bu kadar boalm bir adam bu kadar kabadayca gsleyemez lm. Gen adamn syledikleri hayal krklna uratm gibiydi Nana'y, sadece yle dedi: - Ah! Zavall ne kadar da gzeldi! XII Saat sabahn biri olduu halde, Nana ile kont, atlas kap-l yatakta uyumadan yatyorlard hl! gnlk bir dargnlktan sonra Kont Muffat o akam yine gelmiti. Alaca karanlk odada lk bir sevime kokusu vard. Gm kakmal beyaz lake mobilyalar, hafif bir solukluk veriyordu odann havasna. nik bir perde yata glgeye bomutu. nce bir i ekii oldu, sonra bir p sessizlii bozdu ve Nana rtlerin altndan kayarak plak ayaklarn sarktt, bir sre karyolann kenarnda oturdu. Ban yeniden yasta brakan kont karanlkta kalmt. Gen kadn bir an dndkten sonra : - Sevgilim, Allaha inanyor musun? diye sordu. Sevgilisinin kollarndan kendini kurtarnca yznde derin bir din korkusunun izleri belirmiti. Sabahtanberi hep iinin skldndan szedip durmutu. Budalaca bir lm ve cehennem korkusu kurt gibi kemi-ryordu yreini. Zaman zaman, geceleyin, byle ocuka korkulara kaplr. Gz ak korkun kbuslar grrd. - Sylesene, cennete gider miyim ben dersin? diye tekrar sordu. Bunu sylerken btn vcudu rpermiti. Byle bir durumda, bu acayip sorular, kontun yreinde katolike vic-an azaplarn yeniden canlandrmt. Ama, gecelii omu-zundan kayan, salar dalm, Nana adamn gsne ka-Panarak hkrklar arasnda :

  • " lmekten korkuyorum... lmekten korkuyorum... di- Adam byk glkle kendini kurtard. imdi vcudu-bu kadnn lgnlk nbetine kendini kaptrmak- 384 NANA tan korkuyordu, bilinmeyenin grnmeyenin dehetine srklenerek. Nana'ya akln bana toplamasn, sapasalam olduunu, bir gn Tanrnn gnahlarn balayacak ekilde davranmasn salk verdi. Gen kadn ban sallyordu. Elbette kimseye bir ktlk ettii yoktu, bundan baka boynunda her zaman, iinde Meryem anann resmi bulunan bir madalyon tard. Konta memelerinin arasndan sarkan krmz bir iplie bal madalyonu gsterdi. Ama bu nceden yazlmt: evli olmayan ve erkeklerle dp kalkan kadnlar cehennemi boylayacakt. imdi ocukluunda okuduu din dersleri blk prk hatrna geliyordu. Ah insan ne olacan doru olarak bilebilseydi. Ama gel gr ki kimsenin bir ey bildii yok., Kimse teki dnyadan bir haber getirmiyor ki. Evet, byle dncelerle insann rahatn karmas budalaca bir eydi, eer papazlarn dedikleri budalaca eylerse. imdi byk bir dindarlk duygusuyla hl vcudunun lkln tayan madalyonu pyor, bunu yapmakla iliklerini donduran lm korkusuna kafa tutuyordu sanki. Tuvalet odasna Muffat'nn da beraber gitmesi gerekti, bir an bile yalnz kalmaktan d kopuyordu, kap ak durduu halde bile. Adam yataa uzandktan sonra da Na-na, odann iinde drt dnyor, ke buca gzden geiriyor, en kk bir grlt olsa tir tir titriyordu. Birden bir aynann karsnda durdu, eskiden olduu gibi plak vcudunu seyre dalarak kendini unuttu. Ama gerdanna, kalalarna, butlarna bakarken, korkusu bsbtn artt. Sonra yzn kemiklerini yoklad uzun uzun. Ar ar : - lnce irkin oluyor insan, dedi. Yanaklarn skyor, gzlerini falta gibi ayor, nasl olacan grmek iin enesini geriye doru ekiyordu. Yzn byle bir ezip bzdkten sonra konta dnerek : - Bak, kafam nasl klecek, diyordu. Muffat kzd: - Delisin sen, haydi gel, yat; dedi. RMILEZOLA 385 imdi gen kadn bir ukur iinde adeta yzyl sren bir lm uykusunun knts halinde grr gibi oluyordu. Ellerini kavuturup mrldanarak bir dua okuyordu. Muffat'nn bir zamandr yine sofuluk nbeti tutmutu. Artk her gn bu iman krizleri kann dondurup onu yar l hale getiriyordu. Elinin parmaklar atrdyor, hep: Allahm, Al-lahm diye mrldanp duruyordu. Gszlnden, gnah ilemi olduu duygusundan gelen bir feryatt bu. Ama lnetli olduunu bildii halde bu gnaha kar koyacak kuvvet bulamyordu kendinde. Nana yanna geldii zaman Muffat'y rtnn altna girmi buldu; aknd ve trnaklarn gsne geirmi gzlerini, Tanry aryormu gibi ge doru dikmiti. Onun bu hali karsnda gen kadn alamaya koyuldu. Birbirlerine sarldlar, neden olduunu bilmeden ikisinin de dileri takrdyordu, imdi ikisi de ayn budalaca saplantnn penesinde kvranyorlard. Daha nce de byle bir gece geirmilerdi. Yalnz, bu seferki tamamyla samayd; nitekim Nana, korkusunu attktan sonra bunun samaln sylyordu. ine den bir kuku ile, farkettir-meden kontun azm arad, belki de Rose Mignon, u mektubu gndermiti. Ama yoktu byle bir ey, bu bir kuruntudan baka bir ey deildi. Adam karsnn kendisine boynuz taktrdn hl bilmiyordu. Yeniden ortadan kaybolduktan iki gn sonra, sabahleyin Muffat, daha nce hi gelmedii bir saatte kageldi. Yz sapsaryd, gzleri kan anana dnmt. Bir i atmasnn etkisiyle hl zangr zangr titriyordu. Zaten akn bir halde bulunan Zoe onun bu durumunu farketmedi. Koarak kontu karlad, bararak : - Ah, efendiciim, ok kr gelebildiniz! Dn akam hanm az kalsn lyordu, dedi. Muffat daha ayrntl bilgi isteyince de : - inanlmayacak bir ey... ocuk drd efendim! Nana aydr gebeydi. Uzun sre bunu ayba durumu ile ilgili bir rahatszlk sanmt, Doktor Boutarel de byle sanmt. Sonra, durumunu aka syleyince o kadar can skld ki, bunu herkesten gizlemek iin akla karay 386 NANA seti. Kzken anne olan ve durumunu herkesten saklamak zorunda kalan bir gen kzn ruh hli iindeydi, sinirlerini alt st eden korkular, karamsarl biraz da bu macerann sonucuydu. Bu, Nana'ya gln bir kaza, kendisini kk dren bir ey gibi grnmt. Herkes kendisiyle alay edecek diye korkuyordu. Kt bir aka! Artk bunun sona erdiini sand bir srada bu i olmutu demek. Kadnlnda bir eylerin

  • bozulduunu duyar gibi olmutu sanki. Srekli olarak hayret iindeydi. nsan istemese de ve bunun iin unu bunu kullansa da ocuk oluveriyordu demek! Tabiatn bu oyununa pek ierliyordu. Zevkinin arasnda birden ahlanan bu analk, boa aktt burca l tohumun ortasnda hayatn bylece uyanverii hayret veriyordu ona. Yani insan, bana bu kadar i almadan keyfince yaamayacak myd? Peki ama nerden dmt karnna bu yumurcak? Bunu syleyecek durumda deildi. Aman AUa-hm! Bunu yapan kimse, kendisine saklasayd ok iyi ederdi herhalde. nk kendisinden isteyen olmamt bunu, herkesi rahatsz eden bu yaratn u yer yznde hi de mutlu olmayacandan phe edilemezdi. Zoe konta felketi yle anlatt: - Saat drde doru hanmmn sancs tuttu. Tuvalet odasna girdiim zaman gelmediini grnce, gidip baktm, boylu boyunca yatyordu... Evet efendim, yerde, boazlamlar gibi bir kan deryas iinde... Artk anlamtm durumu, yle ya? Fena halde kzdm, hanm pekl bana syleyebilirdi... Bu srada B. Georges evdeydi. Hanm yerden kaldrmama yardm etti. ocuk drdn syler sylemez de bu sefer delikanl fenalat. te dnden beri canm kyor bunlarla uramaktan. Gerekten de konan alt stne gelmiti. Btn hizmetiler, merdivenlerden inip kyor, odadan odaya kouup duruyorlard. Georges geceyi salondaki bir koltuun zerinde geirmiti. Hanmn, akamlar gelmek detinde olan ahbaplarna olay o haber vermiti. Yz sapsaryd. aknlk ve heyecan iinde, olan bitenleri anlatyordu. Ste-iner, La Faloise, Philippe ve tekiler de gelmilerdi. Daha EMILE ZOLA 387 ilk cmlede hepsi hayretle barmlard. Olamazd byle ey! Bir akadan baka bir ey deildi bu! Ama sonra ii ciddiye alarak, gen kadnn yatak odasnn kapsna bakarken canlar sklyordu, bu iin pek akaya gelmediini dnerek balarn sallyorlard. Gece yarsna kadar bir dzine erkek, minenin nnde oturup yava sesle ahbapa konutular. Hepsinin kafasn, acaba ocuun babas ben-miydim, sorusu kurcalyordu. Beceriksizliklerinin verdii utan yzlerinden okunuyordu, ama hepsi de birbirini ho gryordu bundan tr. Sonra, nlerine bakarak, eh bana ne bundan, ne ilgim var bununla benim, kadnn kendinde oluyor bu i? diye dnyorlard. Hani ei yoktu u Na-na'nn! Byle bir aka yapaca akla gelir miydi hi? Sonra, artk glnemeyecek olan bir l odasndan ayrlr gibi, ayaklarnn ucuna basarak kp gittiler birer birer. Zoe, Muffat'ya : - Ne olursa olsun, yukar kn efendim, dedi. Hanm daha iyi imdi. Sizi kabul edebilir... Doktoru bekliyoruz, bu sabah geleceini sylemiti. Hizmeti kadn, Georges'u evine gidip yatmas iin kandrmt. Yukardaki salonda Satin'den baka kimse yoktu, bir divana uzanm, gzn tavana dikerek sigara iiyordu. Bu kaza olduundan beri, evin iindeki aknlk arasnda fkeden kudurmu, durmadan kt kt syleniyordu. Zoe nnden geerken, Muffat'ya, hanmcnn ok ac ektiini sylediini duyunca : - Oh iyi olmu! Ders olsun bu ona! diye seslendi. Hizmetiyle kont hayret ederek dnp baktlar. Satin yerinden kmldamad, gzleri hep yle tavanda, sigarasn sinirli sinirli ekitiriyordu dudaklarnn arasnda. Zoe : - Eh, dorusu ya ok iyi yrekli bir kadnmsnz! de- di. Satin divanda doruldu, fkeli fkeli konta bakarak: NANA - Oh iyi olmu! Ders olsun bu ona! diye tekrar sylendi. Sonra yeniden uzand, ince bir duman eridi pskrtt azndan, hibir eye aldrmamaya ve hibir eye karmamaya karar vermi gibi grnyordu. Dorusu ya ok sersemce bir eydi bu! Zoe, Muffat'y odaya soktu. Sessizlik iindeki odann lk havasna bir eter kokusu sinmiti, bu sessizlii Villiers caddesinden geen iki arabasnn grlts bozuyordu zaman zaman. Nana'nn yastklara gml yz bembeyazd, uyumuyordu, gzleri ak, ama dalgnd. Kontu grnce kmldamadan glmsedi. - Ah ekerim, dedi zayf bir sesle, seni bir daha gremeyeceimi sanyordum. Sonra adam eilip salarndan perken, Nana'nn yrei kabard, sanki babasym gibi ocuktan tatl tatl sz etti. - Cesaret edemiyordum sana sylemeye... O kadar mutlu hissediyordum i kendimi. Oh! Ne hayaller kuruyordum bilsen, onun sana lyk olmasn istiyordum... Ama bak hepsi uup gitti imdi bu hayallerin... Belki bylesi daha iyi... Senin hayatn sarsmay istemem hibir zaman.

  • Kont, baba olduunu duyarken hayrete dp bir eyler mrldand. Bir iskemle ekip yatan yanna oturdu, elini de rtnn stne koydu. Gen kadn, Muffat'nn yznn kzardn, ate basm gibi dudaklarnn titrediini grd: - Neyin var? Hasta msn sen de yoksa? diye sordu. Gzn ayrmadan adam uzun uzun szd. Sonra il ielerini dzeltmek bahanesiyle odadan ayrlmayan Zoe'ye iaretle kmasn syledi. Yalnz kaldklar zaman Muffat'y kendine ekerek : - Nen var, sevgilim?... Gzlerin ya iinde, saklayamaz-sn benden... Bana bir eyler sylemek iin geldin buraya her halde. Haydi konusana? EMLE ZOLA 389 Kont : - Hayr, hayr, bir ey yok yemin ederim... diye kekeledi. Ama kederden boulacak gibi oluyordu. Bu hasta odas bsbtn yreini kabartmt. Birden hkra hkra alamaya balad, acsn bomak iin ban rtlerin altna gmd. Nana ii anlamt. Hi phe yok Rose Mignon mektubu gndermi olmalyd. Bir sre hi ses karmadan alamasn seyretti. Adamn btn vcudu ylesine sarslyordu ki yata da sarsyordu. Sonra Nana efkatli bir sesle: - Evinde cann skacak bir eyler mi oldu yoksa? diye sordu. Adam bayla evet, dedi. Nana yeniden bir sre sustu, sonra, ok yava sesle : - Yani her eyi biliyor musun imdi? Adam yine bayla evet, dedi. Odann uykulu havas yeniden sessizlie gmld. Muffat bir akam nce mpara-torienin bir partisinden dnnce, Sabine'in sevgilisine yazd mektubu almt. calma dncesiyle yanp tutuarak geirdii korkun bir geceden sonra, sabahleyin erkenden, karsn ldrme isteine kar koyabilmek iin, kendini sokaa atmt. Ama, dardaki Temmuz sabah havas o dnceleri silmiti kafasndan. Doruca Nana'ya gelmiti. Hayatnn btn etin anlarnda yapt gibi. te onun yannda felketinin acs iinde avunmann aalka sevincine brakmt kendini. Gen kadn yrekten gelen iyilik dolu bir sesle : - Haydi canm, toparla kendini artk. oktandr biliyor-Oum bunu ben. Ama elbette sana gerei syleyecek olan en deildim. Hatrlyor musun, geen yl kukulanmtn ir ara. Sonra benim dikkatli-davranmamla iler yoluna gir- miti. Kant yoktu elinde... Evet! imdi bunu ele geirdin, ar bir ey bu, biliyorum. Ama insann katlanmas iin bir ey dnmesi lazm. Byle bir ey yznden erefini kay-betmez bir insan. 390 Muffat artk alamyordu. Uzun zamandan beri, evinin en gizli srlarn Nana'ya am olmakla beraber, yine de bir utan duyuyordu imdi. Nana'ya derdini syleyebilirdi, nemi yoktu bunun. Bir kadnd o da, her eyi anlayabilirdi. Muffat bouk bir sesle : - Hastasn, ne diye yormal seni!... Sama bir ey yaptm gelmekle. Gidiyorum, deyince Nana itenlikle : - Hayr, olmaz, dedi. Kal burada. Belki iyi bir t verebilirim sana. Yalnzca ok konuturma beni, doktor yasaklad. Muffat yerinden kalkarak odann iinde gezinmeye balad. imdi gen kadn adam sorguya ekti: - Ne yapmay dnyorsun imdi? - Ne mi? Gidip tokatlayacam bu adam. - Eh, pek tutarl bir ey deil bu... ya karna? - Dava aacam, elimde kant var. - Bu da hi tutarl deil, sevgilim. Daha da budalaca bir ey... Biliyor musun hibir zaman bunu yaptrtmayaca-m sana. Sonra sakin fakat zayf sesiyle bir dello ve davaya giriip rezalet kartmann gereksizliini ispatlad. Gazetelerin diline derdi, btn bir hafta boyunca smrrlerdi bu olay. Bylece btn huzurunu, saraydaki yksek yerini, adnn onurunu tehlikeye atm olacakt. Ne faydas vard bunun herkesi kendine gldrmekten baka? Muffat : - Ne olursa olsun, cm alacam! diye bard. - Bak nonoum, byle hallerde bir insan vaktinde almamsa sonradan ne yapsa cn alm saylmaz. Kont kekeleyerek sustu. Elbet dlek bir adam deildi. Ama Nana'nn hakl olduunu hissediyordu. inde

  • gittike artan bir rahatszlk vard. Dknce ve utan verici bir eyler onu gevetip fkesinin o ilk ahlann yavalatmti-Kald ki Nana, her eyi ak yreklilikle sylemeye karar vererek onu bsbtn gsz hale getirmiti: 391 EMLE ZOLA ________________________________ - Cann skan ey ne biliyor musun sevgilim?... Sen de karn aldatyorsun da ondan. yle deil mi? Her halde aylak aylak sokaklarda dolamak iin karnn koynuna girmiyor deilsin. Karn da farkndadr elbet bunun. Peki yleyse nasl atabilirsin Ona? Kalkar seni rnek aldn syler de azna tkarsa... te bunun iin sevgilim, orada ikisini de gebertecek yerde burada ayan sryorsun byle. Bu sert szler zerine Muffat perian olmutu, bir iskemleye kverdi. Nana sustu, soluk ald, sonra zayf bir sesle : - Oh! ok yoruldum, kalkmama yardm et biraz... Hep dyor gibi hissediyorum kendimi. Bam kurun gibi. Muffat yardm edince, derin bir soluk ald. imdi daha iyiydi. Sonra bir boanma davasnn meydana getirecei elenceli sahneyi anlatmaya koyuldu.-Kontesin avukatnn Na-na'dan sz ederek btn Paris'i nasl gldreceini gznn nne getirebiliyor musun? diye sordu. Artk her ey ortaya dklecekti. Kendisinin Varietes'deki baarszl, kona, btn yaants. Yoo, hayr, bu kadar reklamdan holanmam ben! diye szne devam etti gen kadn. Bir takm baya kadnlar byle bir eyi kkrtrlard belki, onun srtndan n kazanmak iin, ama her eyden nce senin mutluluunu isterim ben. Bunlar syleyerek gen kadn kontu kendine ekti ban kendi bann yanna yastnn kenarna yaslad, kolunu boynuna dolad, sonra yavaack kulana : - Dinle beni, canmn ii, imdi karnla barmalsn. Adam isyan etti. Asla! diyordu. Nerdeyse yrei atlayacakt. Yeterdi bu kadar utan. Ama Nana yine de tatllkla diretti: - Karnla barmaksn. Dinle beni, herkesin seni evinden ayrdm sylemesini ister misin? Bu adm ktye kartr, neler sylemezler benim iin? Yalnz beni her zaman seveceine yemin et. nk baka bir kadnla.... Nana'nn birden gzyalar boand. Hkrklar konumasna engel oluyordu. Muffat pcklerle onu yattrmaya alyordu : 392 NANA 393 - Delisin sen, hi olur mu byle bir ey! diyordu. - Evet, evet yemin etmelisin. Bu bana destek olacak. Nihayet karndr, karna kan her hangi bir kadnla beni aldatmana benzemez bu. Sonra da adama gzel gzel tler vererek konuuyor, konuuyordu. Tanr'nn szn bile etti. imdi Kont B. Venot'uyu dinler gibi olmutu. htiyarn, onu gnaha srklemekten kurtarmak iin verdii vaazlar hatrlatmt bu szler. Bununla birlikte Nana ayrlmaktan szetmiyordu, bu uzlamay, adamcaz kars ile kendisi arasnda paylamay kimseyle bozumadan sakin bir yaanty hayatn kanlmaz pislikleri arasnda mutlu bir uykuyu tlyordu. Yaantlarn hi deitirmezdi bu, o yine Nana'nn sevgili nonou olarak kalacakt. Yalnz, daha seyrek gelecekti ve kendisiyle geirmedii geceleri kontese ayracakt. Gen kadn artk tkenmiti, hafife iini ekerek szn yle bitirdi: - Eh benim iim rahat edecek iyi bir ey yaptm iin... Daha ok seveceksin beni... Odaya sessizlik kmt. Nana gzlerini kapamt. imdi yasta gml yz daha solgun grnyordu. Muf-fat onu daha fazla yormamak bahanesiyle dinliyor, hi ses kartmyordu. Bir ka dakika sonra Nana yeniden gzlerini at: - Hem sonra para meselesi? Karnla bozuursan nereden para bulacaksn? Labordette dn senedin denmesi iin geldi... Bende metelik yok. Yeniden gzlerini kapad, l gibi grnyordu. Muf-fat'nn yz derin bir bunalmla burutu. Onu bu kadar sarsan ac olay yznden, bir gn ncesinden beri para skntsn unutmutu, kald ki bundan nasl kurtulacan da bilemiyordu. Kesin olarak sz verildii halde yzbin franklk senet, bir kere daha sresi uzatlmakla birlikte yine elden ele dolayordu. Labordette ok zgn gibi gsteriyordu kendini, btn suu Francis'in stne atyor, bu kadar terbiyesiz bir adamla bir daha i yapmayacan sylyordu. Bu paray demek gerekiyordu. Kont, imzalad senetlerin hibirinin protesto edilmesine meydan

  • vermemiti. Nana'nn yeni isteklerinin yan sra evinde de har vurup harman savuruluyordu. Le Fondettes'ten dnnde kontes birden ar bir lks merakna dm, ve sosyete elencelerine vermiti, kendini. Bu da zenginliklerini kemirip tketiyordu. Kontesin kaprislerinin kocasna ykledii masraf- larn bir ykm halini aldn sylyordu herkes. Eve yepyeni bir dzen verilmi, Miromesnil sokandaki konaa yeni bir biim verilmek iin beyzbin frank harcanmt. Bunun yan sra ok pahal elbiselere, una buna avu avu para harcanyordu. Muffat, iki kere bu kadar parann nereye gittiini soracak oldu. Ama kars yzne yle acayip bir bakla bakarak glmsemiti ki, sert bir cevap almaktan ekinerek daha fazla bir ey sormaktan vazgeti. Nana'nn aracl ile Daguenet'yi damatla kabul etmesinin nedeni Estelle'in drahomasn ikiyzbin frank kadar azaltabilecek, st taraf iin hi ummad bu evlenmeden son derecede mutlu olan gen adamla anlaabilecekti. Ama yine de, Labordette'e verilecek bu yzbin frang bulabilmek iin bir haftadr bir areye ba vurmay tasarlyorsa da bunu gerekletirmekten ekiniyordu. Bu da amcalarndan birinin kontese brakt yarm milyon deerindeki ahane Le Bordes iftliini satmakt. u da var ki bunun iin karsnn imzas lzmd, o da kontun izni olmadan buray elden kartamazd. Bir an nce karsyla bu imza iini konumaya karar verdi. Ama her ey kp yklsa bile bu srada byle bir uzlamay kabul edemeyecekti. Bu dnce karsnn bakasyla yattn yeniden hatrlatarak acsn bsbtn arttrd. Nana'nn ne istediini anlyordu. nk artk kendini tamamiyle salvererek btn dncelerini ona at iin, kontesin imzas konusunda nasl skntl bir durumda olduunu gen kadna anlatmt. Nana diretmekten vazgemi gibi grnyordu. Gzle-amadan dinliyordu, kontu. Rengi sapsar olmutu, fat biraz eter iirdi. Gen kadn iini ekti, Daguenet'-adm sylemeden : 394 NANA - Dn ne vakit? diye sordu. - Be gne kadar nikh kylacak, diye Muffat cevap verdi. Gen kadn uykusunda sayklyormu gibi: - Eh, canmn ii, ne yapman gerektiini dn... Herkesin memnun olmasn isterim ben... dedi. Muffat Nana'nn elini avucunun iine alarak gen kadn yattrd. Evet, btn bunlar sonra dnlrd, nemli olan imdi dinlenmeseydi onun. Artk bana gelen ey karsnda isyan etmez olmutu. Eter kokusu iindeki bu lk ve uykulu hasta odasnn havas iinde tatl bir huzur ihtiyacyla btn benlii uyumu gibiydi. Urad hakaret karsnda ahlanan erkeklii, bu yatan scakl iinde, bu ac eken kadnn yan banda eriyip gitmiti. imdi, kann tututuran istekler ve bir ehvet kasrgas iinde geirdikleri saatlerin ansn yaayarak Nana'nn iyilemesine alyordu. Ona doru eildi, kucaklayarak kollarnn arasnda skt, yznde en kk bir hareket olmadan yatan gen kadnn bir zafer glmseyii vard dudaklarnda. Bu srada Doktor Boutarel ieri girdi. Gen kadnn kocas gzyle bakt Muffat'ya : - Ee, nasl bakalm, bu sevgili yavru? dedi. Hay Allah konuturmusunuz galiba. Doktor hl gen, gzel bir adamd. Kibar hovardalardan bir ok hastas vard. ok neeliydi, kadnlarla ahbapa glp konuurdu, ama yatmazd hi biriyle, vizitesi ok yksekti. Her arlta da koard. Nana, lm korkusuyla haftada iki ere getirtiyordu Doktor Boutarel'i; ona hastalklardan duyduu ocuka kayglarn aar, Doktor da dedikodular, tuhaf hikyeler anlatarak iyi ederdi onu. Btn bu kadnlar pek severlerdi doktor Boutarel'i. Ama bu sefer Nana'nn durumu ar grnyordu. Muffat dar kmak zereydi, ok heyecanlyd. Na-na'cn bu kadar zayf grmek ok iine dokunmutu. Tam odadan kaca srada gen kadn bir iaret yaparak yanna ard, ahum uzatt ve hafif bir sesle: EMLE ZOLA 395 . Ne dediimi unutma... karna dn. Yoksa karmam ha darlrm; dedi. Yar aka yar ciddi sylemiti bunu. Kontes Sabine kznn nikhnn sal gn kylmasn istemiti. O gn yeni hle getirilen konakta bir de al treni yaplm olacakt bylece. Badanas daha yeni kurumutu. Btn sosyete evrelerine beyz kadar davetiye gnderildi. Daha o sabah bile demeciler duvar ktlarn mhlyorlard. Avizeler yakld srada, saat dokuza doru, mimar, ok heyecanlanan kontesle birlikte binay dolaarak 1 son emirlerini veriyordu. Bu toplant, tatl bir bahar enlii havas iinde geti. Temmuzun bu scak akamnda byk salonun iki kaps da almt, dans edenler baheye kadar gidebiliyorlard. Kont ile kontesin kapda karladklar ilk davetlilerin gzleri kamat. Ampir stilindeki o masif akaju mobilyalar ve sar kadife renkli duvar

  • ktlaryla, rutubetli havasyla kontesin annesinin her kesinde sofuluk kokusu duyulan souk salonunu hatrlayanlar imdi yksek amdanlarn serptii klar altnda, daha antredeyken gzleri kamatran yl-dzh mozaikler karsnda hayran oluyorlard. Mermer merdivenin parmaklnn st gayet ince ilenmi desenlerle sslyd. Salondaki koltuklar, kanepeler cenova kadifesiyle kaplanmt, tavanda da Boucher'nin bir tablosundan alnma dekor resimleri vard. Bunu mimar satlan Hampierre atosundan yzbin franga almt. Avizelerden, kristal apliklerden, ok kymetli mobilyalara ve duvarlar rten aynalara bol bir k alayan dklyordu. yle ki Sabine'nin, eski salonda tek olan o krmz kadife kapl ezlongu imdi oaltlm, geniletilmi, btn konaa ehvet dolu bir tembellik ve ar bir zevk havas vermi gibiydi, bu ehvet ve zevk hrs olgunluk ann son ateiyle bsbtn alevlenmi, iddetlenmiti. Dans balamt, baheye, bir ak pencere nne yerletirilen orkestrann ald vals ak havadan tatl bir esintiyle doluyordu salona. imdi bahe, Venedik fenerleriyle aydnlatlmt, alaca karanlk iinde daha da geni grnyordu. imenliin kenarna kurulan erguvan renkli bir a- 396 NANA drda bfe vard. alnan vals, u Sarn Vens'n oynak valsiydi, apknca kahkahalar gibi dolduruyordu konan iini ve sanki canl ahengiyle lk bir rperme geiriyordu duvarlardan. Salonda esen bir zevk ve ehvet ryas bu koca konakta barnan ller ann, Muffat'larn gemiini, onur ve sofulukla gemi olan btn bir yz yl silip sprii-yor, nne katp gtryordu imdi. Kontun annesinin eski ahbaplarnn btn bu lks karsnda gzleri kamamt ama, kendilerini yap yalanc bir dnyada hissederek yine minenin yanna snmlard. Konan iini dolduran grltc kalabalk arasnda ufak bir kme meydana getirmiti bunlar. Bayan Du Joncquoy, yemek odasna gelinceye kadar getii odalar tanyamamt. Bayan Chantereau, imdi kendisine ok genilemi gibi grnen baheye akn akn bakyordu. ok gemeden bu kede toplanan yallar, ac szler sylemeye balamlard aralarnda fsldaarak. Bayan Chantereau, mrlt halinde bir sesle : - Eee, kontun annesi sa olup da grseydi btn bunlar... Hele bir gznzn nne getirin onun u kalabaln arasna giriini. Bu ne lks, ne grlt, rezalet! diyordu. Bayan Du Jonquoy da : - Bu Sabine ldrm, diye cevap verdi. Bakn kapda duruyor... Buradan grlyor, btn mcevherlerini takm, taktrm. - Bir aralk hepsi kontla kontesi gzden geirebilmek iin ayaa kalktlar. Sabine, ngiliz danteliyle ssl beyaz bir tuvalet giymiti; dudaklarnda o hi eksilmeyen hafife kendinden gemiesine glmseyiiyle genlik, gzellik ve neeyle dolup tayordu. Yannda duran Muffat da yalanm solgun yzyle sakin ve kibarca glmseyerek duruyordu yan banda. Bayan Chantereau tekrar sze balayarak : - Szde evin efendisi kont, o izin vermeden kck bir iskemle bile konulamazd buraya!... Ama bakn u ie, hani Sabine salonuna bile el srmek istemiyordu deil mi, imdi btn kona deitirdi batan aaya... u_~-____________________________________________397 htiyar kadnlar sustular, arkasnda bir sr delikanlyla Bn. Chezelles girmiti ieriye. Grdkleri karsnda he-yecanlanmasna kesik kesik bir eyler sylyordu: - Oh! ok nefis!... ok ho... ne ince zevk! diye baryordu. Sonra uzaktan seslendi: ' - Ne diyeceimi ardm! Bakn yle bir dzene sokulunca o eski harap bina nasl yokoluvermi... ne kadar ho! yle deil mi? Tam amza uyan bir dekor... artk Sabine burada rahatlkla partiler verebilir. ki yal kadn yeniden yerlerine oturdular. Yava sesle, kontun kznn u pek ok kimseyi artan evlenme iini konuuyorlard. O srada Estelle gemiti yanlarndan. Pembe ipekli bir elbise giymiti. Yine hep yle sska, dmdz grnyordu o suskun kz olan kz yzyle. Daguenet ile evlenmeyi gk demeden kabul etmiti, ne sevinli grnyordu ne de zntl... mineye odun att o k ak-amlarndaki gibi renksizdi yine. Onun iin yaplan btn bu enlikler, bu klar, bu iekler, bu mzik ilgilendirmiyordu gen kz. Bayan Du Jonquoy : - Bir maceracym bu damat olacak adam. Ben hi grm deilim kendisini. - Dikkat edin, ite geliyor, diye mrldand Bayan Chantereau. Bayan Hugon'u iki oluyla birlikte gren Daguenet hemen koup kolunu yal kadna verdi, imdi ona, sanki bu devlet kuunun bana konmasna alm olan ona, gler yz, sevgi ve sayg gsteriyordu. Bayan Hugon minenin yanna otururken :

  • - Teekkr ederim, gryorsunuz ya yine eski keme geldim, dedi. Bayan Du Jonequoy : - Tanyor musunuz onu? diye sordu, Daguenet oradan uzaklatktan sonra. - Elbet. Sevimli bir gen. Georges ok sever '' - ok nl bir aileden. Kadncaz sessiz bir dmanla kar onu savunuyordu. Babasn Louis Philippe ok beenirmi, lnceye kadar valilik, etmi. Bu gen biraz savrukmu belki. Btn zenginliini yitirdiini sylyorlarm. Ama ok zengin bir amcasndan byk bir miras yiyecekmi. teki iki yal kadn balarn sallayp duruyorlard. Bayan Hugon onlarn bu davran karsnda sklmakla birlikte Daguenet'nin ailesinin, soyluluunu vp duruyordu. ok yorgun olduunu sylyor, bacaklarnn ardndan ikyet ediyordu. Bir aydan beri, bir sr iler yznden, Richeleu sokandaki evinde oturuyormu. O anaca glmseyii hafif bir kederle glgelenmiti. Bayan Chantereau : - Ne olursa olsun, dedi Estelle bundan daha iyisiyle evlenebilirdi. Birden bir bando sesi duyuldu. Bir kadril dans oynayacakt imdi. Herkes salonun ortasnda yer amak iin duvar diplerine ekilmiti. Erkeklerin siyah elbiselerinin arasndan ak renkli kadn tuvaletleri kayp geiyordu. Avizelerden dklen k alayan altnda mcevherlerin lts beyaz tylerin titreimi bir leylk ve gl bahesi manzaras veriyordu bu kalabala. erisi iyice scak olmaya balamt. Bu ipekli ve saten ve tllerin dalgalanlarndan havaya nefis bir koku yaylyordu; plak beyaz omuzlar, orkestrann ahengine uyarak titriyordu hafiften. Ak kaplardan bitiik odalarn ii grlyordu. Burada bir dizi kadn yan yana oturmutu. Belli belirsiz bir glmseyile. Gzleri prl prld, glmseyen dudaklarnda hafif bir bkl vard. Yelpazeleriyle serinliyorlard. Davetli akm durmak bilmiyordu bir trl. Bir uak yeni gelenlerin adlarn bararak sylyordu. Erkekler, kadnlar bir yere oturtmaya alyorlar, bo bir sandalye ya da koltuk grebilmek iin topuklarn yerden keserek bakmyorlard. Konak gittike doluyordu; yle keler vard ki, buralarda bir dantel fiyonk ve 399 iskin etek yn yolu tkyor, geilmesine engel oluyordu, incelii elden brakmayan misafirler gnl holuuyla katlanyorlard buna. Bu srada byk salonun boucu havasndan kaan iftler, Venedik fenerlerinin pembemsi klarnn iinden geerek bahenin kuytuluklarna dalyorlard. imenliin kenarndan kadn elbiselerinin glgesi, mziin tatl ahengine uyuyormu gibi hafif sallantlarla geip gidiyordu. Steiner, bfenin nnde birer bardak ampanya ien Foucarmont'la la Faloise'a rastlamt. La Faloise eliyle erguvan renkli adr yoklayarak : - Zevksizlik bu kadar olur, dedi. nsan kendini panayrda sanacak... Evet, tpk bir panayra benzemi buras! imdi durmadan, bir eit alayl szler atyordu ortaya her eyi denedikten sonra ciddiye alnmaya lyk bir ey bulamayan bir gen rol oynuyordu. - Zavall Vandeuvres, buraya gelebilseydi ne kadar aard, dedi. Boucormont. Hatrlyorsunuz deil mi, hani bir gn minenin nnde nasl can skntsndan patlyordu... - Brakn canm u Vandeuvres'. te yaramaz adamn biriydi... Kendini kebap ederek bizi alatacan m sanmt sanki! Artk adn anan yok! Tamamdr ii Vande-uvres'n! Cartay ekti, girdi topran altna! Bakalarna bakalm! Sonra Steiner elini skarken : - Biliyor musunuz, az nce Nana geldi... Aman o ne giriti grmeliydiniz evltlar! Ne gz yaartc manzarayd o! nce kontesi pt. Sonra yeni evliler yanna gelince, Dagu-enety'ye bakarak ikisine de dua etti ve: Dinle Paul dedi eer hr kartrsan bu kzla, ekecein var elimden! Na-sl? grmediniz mi bu sahneyi! Yani harika bir eydi bu! tekiler, az ak gen adam dinliyorlard; sonra glmeye baladlar. La Faloise marifetinden pek memnundu, Kendini pek stn gryordu. - inanyorsunuz deil mi bunun byle olduuna... Eee, ne olacak bu evlenmeyi salayan o... Aileden saylr artk. 400 NANA O srada yanlarndan Hugon kardeler geiyordu, Phi-lippe la Faloise'i susturdu. Georges da bu hikyeyi anlatt iin kzd. Nana, eski klarndan birini Muffat'ya damat olarak yamamt, buras doruydu. Ama daha bir gece nce Daguenet ile yatt dpedz uydurmayd. Foucarmont inanmadn anlatmak ister

  • gibi omuz silkti. Nana'nn ne zaman kiminle yatt bilinebilir miydi ki? Ama birden fkelenen Georges : Ben bilirim sayn bay! deyince oradakilerin hepsi gltler. Yani, Steiner'in dedii gibi karma kark bir iti bu. Yava yava bfeye akn balamt. Adamlar olduklar yerden ayrlmadan biraz kenara ekildiler. La Faloise, Mabille'deymi gibi kadnlar apknca szyordu. Bir bahe yolunun dip tarafnda bir srprizle karlatlar. Bizim ete B. Venot'yu Daguenet ile hararetli hararetli konuurken grd. Bizimkileri bu sahne pek e-lendirmiti. htiyar damada tler veriyor ve ilk gece yapmas gereken eyleri sylyordu. Sonra, ahbap avular, salon kaplarndan birinin nne geldiler. iftler, kendilerini bir polkann temposuna brakmlard. Ayakta duran erkekler arasndan kayp gidiyordu dans edenler. Dardan gelen esintilerin etkisiyle mumlarn alevleri uzanp ykselmekteydi. Bir kadn elbisesinin dansn ahengiyle sallan, geerken hafif bir meltem esintisiyle avizelerden inen yakc scakl azaltyordu biraz. La Faloise : - Yani u ieridekilerin souktan ikyet edecek halleri yok! diye mrldand. Bahenin esrarl glgeliklerine baktktan sonra gz krpyorlard birbirlerine; bir aralk, plak omuzlar arasnda uzun boyuyla herkese yksekten bakarcasna dimdik duran Marki de Chouard' grdler. Seyrek beyaz salarnn ereveledii soluk yznde sert bir ifade vard. Muffat'nn yaptklar karsnda byk bir tiksinti duyduunu aka ortaya koyarak kendisiyle ilikisini kestiini aka sylemiti-Buraya torunu ok stne dt iin gelmiti. Yoksa EMLE ZOLA 401 adm atmamaya kararlyd. Bu kzn evlenmesini de hi iyi karlamadn sylyor, ynetici snflarn son zamanlardaki zl ve sapland sefahat bataklndan tiksintiyle sz ediyordu. minenin yannda oturan Bayan Du Jancquoy, bayan , Chantereau'nun kulana : - Ah! Her eyin sonu geldi artk. Bu kt kadn byledi adamcaz... Ne kadar da sofu ne kadar da asil bilirdik j onu! diye fsldad. Bayan Chantereau da : - Bu gidile mahvedecek kendini. Kocamda bir senedi var. Muffat u srada Villiers caddesindeki konakta yayor. Btn Paris'in dilinde bu... Vallahi, dorusunu isterseniz, ho grmyorum Sabine'i ben. Ama siz de kabul edersiniz ki bu adam ok ektirdi, ona... imdi oda avu avu paray sokaa atyorsa... teki kadn szn kesti: - Sokaa att yalnz para olsayd! imdi birbiriyle yar ediyor bu kan koca... Bataa saplanyorlar gittike ekerim... Bu srada tatl bir ses konumalarn kesti. B. Venot yanlarna sokulmutu. Kendini gizlemek istiyormu gibi kadnlarn arkasna oturdu, mrldanarak : - Neden umutsuzlua dme, her eyin kaybolduu zaman Tanr yardmc olur. Bu adam, bir zamanlar ynettii bu evin kn kl kprdamadan seyrediyordu imdi. Le Fondettes'de kald gnden beri, gszln gayet berrak bir ekilde kavrad iin bu durum karsnda ileri oluruna brakmt. Artk her eyi ho gryordu. Kontun Nana'ya olan lgnca tutkunluu, Fauchery'nin bu eve sokuluunu, Estelle'in Daguenet ile evleniini bile. Btn bunlarn ne nemi vard ki! imdi ok yatkn ve eskisinden daha esrarl bir tutumu benimsemiti. Yeni kurulu yuvay da Datmakta olan yuva gibi avucunun iine alabileceini 402 NANA umuyordu. nk byk karklklarn din sevgisine yol aacana inanyordu. Tanr ne zaman sesini duyuracan bilirdi. Yavaa : - Dostumuz gnlnde daima din sevgisi tamaktadr... Bana bunun en tatl kantlary verdi. Bayan Du Joncquoi. - yle ama, bunun iin nce karsyla uzlamas, gerekirdi; dedi. - phesiz... ite ben de bu uzlamann ok gemeden gerekleeceini umuyorum. imdi iki yal kadn adam soru yamuruna tuttular. Ama B. Venot, ok alak gnllce bir tavr taknarak, Tanrnn ne yaparsa iyi yapacan, onun iine karlamayacan syledi. Onun btn istei, kontla

  • kontesi birbirine yaklatrarak, herkesin gz nnde bir rezalet kopmasna engel olmakt. Genel kurallara uyulduktan sonra din insanlarn kusurlarn balard. Bayan Du Joncquoy : - Ama ne olursa olsun kznn u macerac ile evlendirilmesine engel olmalydnz, dedi. Ufak tefek ihtiyar adam son derecede amasna: , - Yanlyorsunuz. Bay Daguenet ok iyi nitelikleri olan bir gentir... Dncelerini bilirim. Genlik hatalarn unutmak istiyor. Estelle onu iyi yola gtrecektir, inann buna. Bayan Chantereau, kmsercesine : - Estelle ha! diye mrldand. Yavrucan hibir szn geireceine inanmyorum. O kadar zavall ey ki! Bu sz zerine B. Venot glmsedi. Kald ki gen kz hakknda her hangi bir gr ileri srm deildi. lgisizliini belli etmek ister gibi yeniden gzlerini kapad, sonra kadnlarn eteklerinin arkasnda kesine bzlp, gzden kayboldu. Bayan Hugon'un kulana, yorgunluun verdii dalgnlk arasnda, bir ka kelime alnmt. O da, kendisi- ZOLA_ 403 m selmlayan Marki de Chouard'a ho grrlk d vererek : - Bu bayanlar ok sert gidiyorlar, dedi. Hayat herkes iin o kadar kt ki... nsann kendisinin de kusurlarnn affedilmesini isteyebilmesi iin bakalarn da byk lde affetmesi gerekmez mi? dedi. Marki kendisine ta atldn sanarak bir sre can skntsyla susarak durdu. Ama iyi yrekli kadnn yznde ylesine zntl bir glmseme vard ki kendini hemen toparlad: - Yoo, hayr baz hatalar affedilemez... Bir toplum bu eit hogrler yznden uuruma srklenir, dedi. imdi balo bsbtn canlanmt. Yeni bir kadrile kalkanlarn ayaklarnn altnda salonun demesi hafife salla-v nyor eski konak, bu elencenin sarsntlar arasnda bel veriyordu sanki. Zaman zaman soluk balar arasndan kendini dansn heyecanna kaptrm, gzleri prl prl, dudaklar yar ak bir kadnn avizeden dklen klar altndaki beyaz yz beliriyordu. Bayan Du Joncquoy, artk saduyu diye bir ey kalmadn sylyordu. Ancak ikiyz kii alabilecek bir evin iine beyz kiiyi balk istifi doldurmak bir lgnlkt. Bari gidip Carrousel meydann kiralasalard, bu daha iyi olmaz myd? Bayan Chantereau da, yeni detlerin sonucu btn bunlar, diyordu, eskiden aile iinde bu eit grltl trenler grlmezdi. Bugn herkes grlt harlt aryor, sokak serbeste giriyor evlerden ieriye, byle iti kak arasnda gemeyen bir akam toplants, souk ge-mi saylyor. Herkes zenginliini ortaya dkmekte holanyor, Paris'in btn dknts bir araya getiriliyor, byle her eit insann birbirine karmas sonunda aile ocaklar snyorsa, alacak bir ey yok bunda. Kadncazlar u kalabalk iinde elli kiiden fazlasn tanmadklarndan yaknyorlard. Nereden gelmiti btn bu insanlar? Dekolte giyinmi gen kzlar omuzlarn gsteriyorlard. Bir kadn sann topuzuna altn bir haner sokmu, bir bakas siyah kehribar inciler ilemi bir zrh geirmiti srtna. Birinin v- 404 NANA cuduna yapk eteklii yle acayip bir manzara meydana getirmiti ki, bakanlar glmekten akmyorlard kendilerini. Bu k sonunun btn lks zevk dnyasnn btn o hog-rll ile toplanmt burada. Ev sahibi kadnn bir gnlk ahbaplar, byk adlar tayan insanlarla en yz kzartan tipler bir araya gelmi bulunuyordu. Ve hepsi de ayn zevk ve elence tutkusuyla yanp tutuuyorlard bu kadn ve erkeklerin. Boucu bir scak hava iinde, salonu dolduran iftler, sonu gelmeyen bir kadrilin ahengine kendini kaptrm, srayp duruyorlard. La Faloise baheye alan kapnn nnde yeniden konumaya balad: - Dorusu pek ho olmu kontes... Kzndan on ya daha gen grnyor... Ha aklma gelmiken soraym size Fo-ucarmont Vandeuvres kontesin butlar olmadn sylyordu, ne dersiniz? Bu hayaszca sz adamlarn cann skt. Foucarmont sadece : - Kuzeninize sorun, dostum, ite geliyor; dedi. Gerekten Fauchery yanlarna gelmiti. Bu evin gediklisi olarak, kaplarda toplananlarn arasna katlmak iin, yemek salonundan dolap gelmiti. Kn banda yine Ro-se'un eline dmt. arkc kadnla kontes paylayorlard imdi gen gazeteciyi. Ama ok yorulmutu, hangisini brakacan da bilemiyordu. Sabine gururunu okuyordu, ama Rose daha ok elendiriyordu onu. Kald ki Rose gerek bir tutkuyla, vefal bir e efkatiyle balyd Fauc-hery'ye, bu da, ileden kartyordu Mignon'u.

  • La Faloise; kuzeninin kolunu tutarak. - Bana bak bir ey renmek istiyorum senden. u beyaz ipeklili kadn gryor musun? Mirasa konduktan sonra hayaszla varan bir kendine gveni kazanan la Faloise, taradan geldii zaman, Fauc-hery'nin kendisiyle alay ediinin cn almak iin yanp tu- EMILE ZOLA 405 tuuyor bu istediini yere getirmek iin de hi frsat kar-rmyordu. - Evet, u dantelli kadn; diye gazeteci cevap verdi. Sonra da. - Kontes... diye szn tamamlad. - Ta kendisi adamm... On louis'sine bahse girdim de. Butlar yokmu diyorlar, doru mu? imdi bu alay delikanly apa oturtuverdii iin pek keyiflenmiti. Bir zamanlar kontes bakasyla yatyor mu diye sorduu zaman lfn azna tkard, imdi bunun cn almt. Ama Fauchery, bu soruya hi aknlk belirtisi gstermeden dik dik yzne bakarak : - Hadi sende budala! deyip omuz silkti. Sonra oradakilerin birer birer ellerini skt. La Faloise sylediinin kimseyi gldrmediini grerek pek bozulmutu. imdi baka eyler konuuluyordu. Yar gnnden beri bankerle Foucermont da Villiers caddesindeki konan eiini andran bu gruba katlmlard. Nana daha iyiydi im di. Kont her akam urayp salk durumunu reniyordu. Konuulanlar dinleyen Fauchery baka eyler dnyor gibi grnyordu. O sabah, kavga ettikleri srada Rose, dpedz mektubu gnderdiini sylemiti; eh, demiti, hele busu sosyete kadnnn evine ayak bas, nasl karlanacan grrsn demiti aktris. Uzun duraksamalardan sonra, her eyi gze alp yine de gelmiti Kont Muffat'nn konana, istifini bozmam gibi grnyorsa da, La Faloise'un aptalca akas zihnini bulandrmt. Philippe : - Neniz var, rahatsz msnz? diye sordu. - Ben mi yoo!... altm, bunun iin ge geldim buraya. Sonra hayatta karlalan hiten facialar bir sonuca erdiren bir kabadaylkla ve soukkanllkla : Daha ev sahiplerine sayglarm sunmadm... yakk-sz bir ey olur bu; dedi, sonra la Faloise'a dnerek : 406 NANA - yle deil mi salak? diye aka bile etti, kalabalk arasndan kendine bir yol aarak. Uan, yeni gelenlerin adlarn duyuran tok sesi duyulmuyordu artk. Ama, kont ile kontes sokak kapsnn yannda durarak, hl son gelen kadnlarla konuuyorlard. Nihayet Fauchery, yanlarna geldi. teki ahbap avular imdi, sahanlkta, topuklarn yerden keserek bu sahneyi grmeye alyorlard. Nana gevezelik ediyordu her halde. Georges : - Kont grmedi kendisini. Dikkat! Arkadana dnd... Hah imdi tamam. Orkestra Sansn Vens' yeniden almaya balamt. Fauchery nce kontesi selmlad. Gen kadn her zamanki gibi kendinden gemiesine bir huzur iinde glmsyor-du. Sonra Fauchery bir an hi bir hareket yapmadan durdu. Kont, bu akam yine o dnyaya yksekten bakan azametini taknmt. Nihayet aaya doru bakarak gazeteciyi grnce bsbtn kasld. Bir ka saniye boyunca iki adam, baktlar. nce Fauchery elini uzatt. Muffat'da byle yapt. imdi el ele tutumulard. Kontes glmseyerek onlara bakyordu. Bu srada vals o apknca kvrak ahengiyle dalgalanyordu. Steiner : - Tek bana gitti! Gazeteci ile kontun el skmasnn uzun sr karsnda hayrete den Foucarmont : - Elleri yapk m bunlarn? diye sordu. nne geilmez bir hatrann zihninde canlan ile, Fa-uchery'nin soluk benzi hafife pembelemiti. Tiyatrodaki aksesuar deposu gznn nne geldi: Kont yumurta fincann elinde tutarak yeilimtrak bir k iinde, toz toprak arasnda son kukularyla kvranyordu. Ama u anda kukusu kalmamt. Muffat'nn. Elinde yklan bir stnln son paras kalmt. Fauchery'nin korkusu, kontesin o ber- EMILE ZOLA 407 rak neesi karsnda kaybolmutu, imdi glmek geliyordu iinden. Bu durum o kadar komik grnyordu ki... Bir aka frsatn hi karmayan la Faloise : - Aa, bakn Nana grnd, ieri girmek zere. Philippe : - eneni kapa budala! diye mrldand.

  • - Dediim kt. Bakn, onun yalsini alyorlar gelirken... Nasl? Grmyor musunuz? n de kucaklyor kuzenimi, kuzenimi ve de kocasn... n de nonolarm diyerek ah! Bu aile sahneleri yreime dokunur benim. Bu srada Estelle'de gelmiti. Fauchery kendisini kutlad. Gen kz pembe elbisesinin iinde, hep yle baston yutmu gibi duruyor, annesiyle babasn szyordu. Daguenet de gazetecinin elini scak bir yaknlkla skt. imdi onlar glp konuurken arkalarnda B. Venot belirdi. Sessizce ve hayran bir bakla szyordu onlar. Dindarca tatl bir duyguyla glmserken, Tanrya giden yolu hazrlayan bu itenlik tablosu karsnda derin bir mutluluk duyuyordu iinde. Vals o ehvet uyandran sallantl ahengiyle srp gitmekteydi. Artk eski kona tpk ykselen bir denizin sular gibi kaplayan bir zevk dalgasyd bu. Fltlerin kvrak nameleri, kemanlarn ili sesine karrken. Cenova kadifesi kapl yaldzl mobilyalarn, taze badanal duvarlarn stne avizelerden scak dalgalan dklyordu. Davetli kalabal aynalarda daha da oalarak gittike byyor gibi grnmekteydi. Salonun kenarlarnda oturan kadnlarn glmseyileri arasnda elleri birbirlerinin omuzuna dolanm iftler, demenin sallann biraz daha arttryorlard. Bahede, fenerlerden dklen kor renkli aydnlk, aalar arasndaki yollarda serinlemek iin dolaanlarn siyah glgeleri stnde ta uzaklardaki bir yangnn kzltl alevleri gibi yansyordu. Sonra bu duvarlardaki titreim, bu kzltl bulut evin drt kesinde yanp kl olan o eski erefli hayatn a-trdlar arasndaki son parltyd sanki. Fauchery'nin bir ni- 408 NANA san akam krdan bir kristal sesi gibi duyduu daha balangtaki hafif elenceler gittike alevlenerek bu akamki lgnca bayram havasna brnmt. imdi atlak olan yknty haber veriyordu. Kenar mahallelerde yaayan sarholarn iki hrs yznden evlerinde yatak yorgan sata kard, dolaplarnda bir lokma ekmek kalmaz, btn aile sefalete yuvarlanr sonunda. Burada ken zenginlikler, bir anda atee verilen bir odun yn gibi yanp kl olurken, orkestrann ald vals, eski bir soyun sonunu bildiren bir an sesi gibiydi. imdi Nana, grnmeyen bir varlk gibi, btn bu dnyay zntye srkleyerek, yumuak kollaryla saryor, scak havada dalgalanan kokusunun mayasy-la onu rtyordu. Kont Muffat, kilisedeki evlenme treninin yapld gnn akam, iki yldr ayak atamad karsnn odasna girdi. ok aran kontes, kocasn grnce bir iki adm geriledi. Ama yine o sarho glmseme vard dudaklarnda. Muffat, skntlyd, kekeliyordu. Bunun zerine kars onu biraz cesaretlendirdi. Kald ki ikisi de ak ak konumaya yanamamt. Din bakmndan birbirlerini affetmeleri gerekiyordu. Hi konumadan her birinin yine istedii gibi yaamakta serbest olaca konusunda bir anlamaya vardlar. Yataa girmeden nce, kontes biraz duraksarken para sorunlar zerinde konutular. lkin kont, Les Bordes maliknesini satmaktan szetti. Kars hemen raz olmutu buna. kisinin paraya ok ihtiyalar vard, paylaacaklard. Bylece uzlamalar daha da salamlam oluyordu. Muffat vicdan azaplar arasnda bylece bir yrek ferahlna ermi oluyordu. te yine o gn saat ikiye doru, Nana biraz kestirirken, Zoe yatak odasnn kapsn vurdu. Perdeler almt pencereden sessiz odann havasna scak bir esinti doluyordu. Kald ki artk gen kadn, henz zayf olmakla beraber yatandan kalkyordu. Gzlerini aarak : - Kim geldi? diye sordu. EMLE ZOLA 409 Tam Zoe cevap verecekken Daguenet kapy iterek gelenin kendisi olduunu syledi. Gen kadn hemen dorularak dirseklerini yasta dayad, hizmetiyi gnderdikten sonra : - Nasl sen ha? Hem de evlendiin gn!... Ne var bakalm? dedi. Daguenet odann karanlndan arm gibi olduu yerde duraklad. Ama yava yava almt damat. Bir ka adm ilerledi. Damatlk kyafetiyle gelmiti: - Ya, ite benim... dedi. Hatrlyor musun? Hayr, Nana hibir eyi hatrlamyordu. Aka kendini sunuyordu o masum haliyle : - Sana, patanlnn cretini sunuyorum... bekretimin hediyesi bu. Gen adam byle diyerek yatan kenarna oturmutu. Nana, katla katla glerek, plak kollarn Daguenet'nin boynuna dolad. Gen adamn bu hareketini o kadar nazike bulmutu ki gzleri yaaracakt nerdeyse. - Ah ne mr eydir u Mimi!... Nasl da hatrladn bunu? Oysa ben oktan unutmutum! Katn demek kiliseden knca. stne gnlk kokusu sinmi... yleyse p beni Mimi'ciim, daha, daha kuvvetle! Ama belki de son kucaklamamz olacak bu. Hl hafife eter kokan karanlk odada, glmeleri susmutu. Scak bir esintiyle perdeler ierken,

  • sokaktan ocuk sesleri geliyordu. Sonra, vaktin gen olduunu dnerek akalatlar. Daguenet, o gn, akam yemeinden sonra karsyla balay seyahatine kacakt. XIII Eyll'n sonlarnda bir gn, Muffat, Nana'nn evine ak-am yemeine gidecekti. Ama daha ortalk kararrken saraya gelmesi iin emir aldn haber verdi. Konakta henz klar yanmamt. Hizmetilerin barp gltkleri duyuluyordu. Kont, yavaa merdivenden kt. Renkli camlar batan gnn son kzltl klaryla parlyordu. Yukarda, salon kaps grltszce ald. Salonun tavannda gittike snen pembe bir aydnlk vard. Krmz duvar ktlar, derin koltuklar, bronz ve iniler, lake mobilyalar henz koyu glgelere gmlyd ve ite bu karardk iinde kont Muffat, geni bir etekliin yapln gsteren bir beyazlk iinde Georges'un kollarnn arasna kendini brakm yatan Nana'y grd. Hibir inkra yer yoktu. Muffat bar-mamak iin kendini zor tuttu, az ak olduu yerde kalakald. Nana bir srayta ayaa kalkmt, Muffat'y eliyle iterek odaya soktu, bylece ke kama frsat kazandrmak istemiti; ba dnyordu: "\ - Gir ieri, diye mrldand; sana anlatacam ki... Bu baskn onu ileden kartmt. Hi evinde byle kaplar ak salonda akla gelebilecek bir eye raz olur muydu. in asl uydu: Philippe'i kskanarak deliye dnen Geor-ges bir kavga kartmt; boynuna sarlp ylesine hkra hkra alyordu ki, o da buna engel olamam, ocuu nasl avutacan bilememiti; acmt haline. te mrnde ilk defa byle bir afacana kendim brakmak budalaln1 yapmt. Annesinin dizinin dibinden ayrmad iin kendisine bir demet meneke bile getirmeyen bu olanla bu durumdayken kontun ka gelmesi bir ansszlk olmutu. Sahiden de bu bir ansszlkt. te iyi yrekli olmann cezas! Muffat'y iterek soktuu oda zifiri karardkt, Nana, bir lamba getirmeleri iin fkeyle ngra ald. te bu da Ju- lies'in hatrasyd. Eer salonda bir lamba olsayd, salonda byle bir ey olmazd. te gecenin hain karard olmasay-d byle bir zayf yreklilik gstermezdi. Zoe lambay getirdii zaman : ' - Yalvarrm sana nonoum, inan bu anlattddarma, de- 'di Kont, bir iskemleye km, ellerinin dizlerinin stnde, grd manzarann aknl iinde put kesilmi gibi nne bakyordu. liklerini donduran byk bir korkuya ka-pdm gibi btn vcudu titriyordu. Adamn byle sessizce derin bir kedere kapddn grmek gen kadnn yreine dokunmutu; avutmaya alt. - Evet doru... kabahatliyim... ok kt bir ey bu yaptm... gryorsun ya pimanm seni zdm iin de ok dertlendim... Haydi sen kibarlk gster de affet beni. imdi kontun ayaklarna kapanm, efkat dolu bir uysallkla, kendisine ok kzp kzmadn renmek iin gzlerinin iine bakyordu; sonra adamn derin bir i ekiiyle biraz yattn grerek daha da sokulgan bir hal ald ve kendisini son defa hakl gstermek istercesine, iyilikle titreyen yrekten gelen bir sesle: - Gryorsun ya sevgilim, anlaman gerekir beni... zavall dostlarmdan esirgeyemezdim bunu, dedi. Kont geveyivermiti. Sadece Georges'u konaktan kovmasn istedi. Ama btn hayalleri suya dmt. Nana'-nn btn o vefakrlk yeminlerine inanmyordu artk. Ertesi gn yine kendisini aldatacakt. imdi, gen kadna olan tutkusuna aalka bir ihtiya, onsuz yaayamamak dncesinden doan bir hayat korkusuyla bal kalyordu. Hayatnn bu dnemi, Nana'nn Paris'teki nnn en parlak zamanna rastlyordu. Gen kadn zevk ve sefahat ___________________________________________________________________NANA hayatnn ufkunu geniletmi, lks dknln pervaszca gzler nne serip, her hareketiyle paraya deer vermediini gstererek btn ehirde dillere destan olmutu. Hele har vurup harman savuruuyla nasl birbiri ardnca bir sr zengin adam iflsa srklediini bilmeyen kalmamt. Kona kzgn dkm ocayd sanki. Bu ocak gen kadnn kaprisleriyle alev alev tututuruyor, dudaklarnn hafif bir fleyiiyle bu ocakta altnlar kl haline geliveriyordu. Hi bir zaman bylesine lgnca bir harcama hrsna rastlanmamt. Bu konak sanki bir uurumdu; bir takm erkekler, paralar, vcutlar ve adlaryla birlikte en kk bir iz bile brakmadan kyorlard bu uurumun dibine. Daldan dala konan bu Nana yosmas turplar ve badem ekerlerini gagaladktan sonra etleri de gagalayan kk bir kuu andryordu. Yalnz sofra masraf ayda bebin frank tutuyordu. Hizmetilerin dairesinde ise israf bir ykm halini almt. Flardan oluk oluk arap akyor, bu da drt elden geen hesab bsbtn kabartyordu. Victori-ne'le Franois, mutfakta ev sahibi gibi hkmederek, misafir davet ediyor, ayrca baz

  • yaknlarn da, evlerine souk et ve yal et suyu gndererek besliyordu. Julien satclardan bahi istiyordu. Otuz meteliklik bir cam ona yirmi metelik vermeden yerine takdamyordu ve fiyat da bylece elli metelie geliyordu. Charles, atlarn yulafn satt iin, sipariler iki misline kyordu. Yamaya uram bir hazine gibi konaktaki bu genel soygun karsnda Zoe ustalkla hareket ederek, kendi karn da rahata salamak iin yaplan hrszlklar rtbas ediyordu. Ziyan edilen eyler de a-basyd bu har vurup harman savunmann yannda. Bir gn ncesinden artan yemekler p tenekesine atlyor bardaklar iyi erimemi ekerle dolu kalyor, havagaz lambalar, duvarlar sdan atlatacak gibi, sonuna kadar alyordu. Bunca azn kemirdii bu evin ykln ayrca savsaklamalar, ktlk olsun diye verdirilen ziyanlar ve kazalar da bsbtn hzlandrmaktayd. Btn bunlarn stnde, yukarda, evin hanmnn yaptklar knty daha da yaklat- EMLE ZOLA ryordu: Nana, bir franga mal olan elbiseleri iki kere giyip brakyordu, Zoe de bunlar satyordu. ekmecelerin dibinde dank duran mcevherler kayboluyordu. Bunun yan sra da sama sapan eyler satn alnyor, yenilik diye alnan eyler, ertesi gn bir keye atlyordu. Nana pahal bir ey grd m mutlaka bunu almak hrsna kaplyor, iek ve pahal biblo ynlar bir felket halini alyordu. Bir saatlik zevki ne kadar pahalya mal olursa o kadar kendini mutlu hissediyordu gen kadn. Hibir eyi dayandrmyor. u bu kayboluyor, baka bir ey krlyor, bir tekisi kirleniyordu kck beyaz ellerinin arasnda. Evin kesi buca ne olduu belli olmayan bir sr kirli paavralarla doluydu. Btn bunlardan sonra denecek faturalar yamaya balyordu: apkacya yirmibin frank, amar satan maazaya otuz-bin, ayakkabcya onikibin frank. Ahrlarn masraf da elli-bin frang buluyordu. Bir ylda terzisine yzyirmibin frank dedi. Her zamanki yaaynda bir deiiklik yapmad halde o yl evin gideri bir milyonu buldu. Oysa Labordette bunu ortalama drtyzbin frank olarak hesaplamt. Na-na'nn kendisi de amt buna. Bu kadar parann nereye gittiini bilemiyordu. st ste ylan erkekler deta el arabasyla tanarak aktlan altnlar, lksnn atrdlar iinde, konann temelinde gittike genileyen ukuru doldura-myordu. Ama son bir istek vard Nana'nn gnlnde. Odasn yenilemeyi kurmutu: mobilyas, duvarlar pembe kadife ile tavana kadar kaplanacak bu kadifenin st de gm srma ile kapitonlara ayrlacak, sonra da altn saaklar ve dantellerle sslenecekti. Bu da zengin ve tatl bir hava yaratacak ve o akik rengi tenine uygun bir fon meydana getirecek gibi geliyordu. Kald ki bu oda sadece karyolasna bir ereveydi ama grlmemi bir yatak tasarlyordu: bir taht, bir mihrap olacakt bu yatak ve btn Paris onun gnllere hkmeden plakln hayranlkla seyredecekti bu yatan iinde. Altn gm kabartmalar arasnda kocaman bir mcevher gibi yatacakt. Gm bir vazodan altn gller sarkacakt, ba ucunda iekler arasndan glerek ei- 414________________________________________________________ NANA len Ak tanrsnn heykelcikleri perdelerin glgesindeki ehvet dakikalarn izleyeceklerdi. Odann desenleri izilmeye balanmt bile. Yatak ellibin franga mal oluyordu, bunu Muffat armaan edecekti kendisine. Gen kadn en ok hayrete dren ey avularnn arasndan byle oluk oluk altn akt halde para sknts ekmesiydi. yle gnler oluyordu ki, birka louis gibi gln bir paray bulabilmek iin kvranyordu. Ya Zoe'den dn almas ya da kendi yayla kavrulmas gerekiyordu. Ama en son areye ba vurmadan nce ahbaplarn yokluyor, erkeklerin ceplerinde ne varsa son metelie kadar boalttryor, ii akaya vurarak yapyordu bunu. U aydan beri bylece Phippe'i szdryordu. Byle kriz zamanlan geldiinde para czdann brakmadan ayrlamazd konaktan. Az sonra ii daha da ileri gtrerek gen adamdan bor almaya balad. Pek fazla aslan alacakllar susturmak iin ikiyz, yz frank alrd, hibir zaman daha fazlasn istememiti. Temmuz aynda levazm yzbalna atanan Phi-lippe, zengin olmadn syleyerek, paray ertesi gn getiriyordu. nk nedense o iyi yrekli Bayan Hugon son zamanlarda oullarna kar sert davranmaya balamt. Phi-lippe'den dn ald paralarn toplam onbin frang bulmutu. Ama st temen hep gler yzle, o berrak gly-le karlyordu bu durumu. Bununla beraber gn getike zayflyor, zaman zaman dalgnlayor, yznde gizli bir kederin izleri beliriyordu. Ama Nana'nn bir bakyla birden canlanyor, byk bir ehvet frtnasna kaplm gibi oluyordu. Gen adama kar ok cilve yapyor kap arkalarnda pckleriyle kendinden geiriyordu. Birden kendini Philip-pe'in kollarna brakarak onu bsbtn kendine balyordu. yle ki, gen subay grevinden kar kmaz Nana'nn eteinin peine dyordu. Bir akam Nana, bir adnn da Therese olduunu sylemiti. Buna gre 15 Ekim isim gn oluyordu. O akam, sevitii btn erkekler hediyeler yadrdlar gen kadna. stemen Philippe, zeri altn kakmal saksonya porseleninden bir ekerlik getirmiti.

  • EMLE ZOLA_ 415 eri girdii zaman Nana banyodan yeni kyordu. Srtnda yalnz havlu bezinden krmz izgili beyaz bir bornoz vard. Masann stnde yl hediyeleri gzden geiriyordu o srada. Kapan amak isterken kristal bir ieyi krmt. - Ah! Ne kadar naziksin, ne var bu paketin iinde? Haydi gstersene... paracklarn byle eyler iin harcaman ne ocukluk! dedi. Zengin olmad iin gen adamn byle para harcamasn eletiriyor, onu azarlyordu ama, kendisi iin btn parasn harcamasndan da memnunluk duyuyordu. imdi, ekerlii evirip eviriyor, kapan ap kapayarak nasl yaplm olduunu anlamaya alyordu. Gen adam : - Dikkat, et krlabilir; dedi. Ama Nana bu sze karlk omuz silkti. Bu adam onun ellerini bir hamal elimi sanyordu yani! Ama tam bu srada, ksenin kapa yere derek parampara oldu. Gzlerini yerdeki krklara dikerek akn akn : - Ah! Krld, dedi. Sonra glmeye balad. Bu yerdeki krk paralar pek acayip grnyordu kendisine. Sinirli bir neeydi bu. O anda imdi krp dkmekten holanan bir ocuk gibi aptal aptal glyordu. Philippe iinden buna ierlemiti, ama bunu aa vurmad, bu kaygsz kadn, bu hediyenin ona neye mal olduunu bilmiyordu. Gen adamn zldn grnce kendini biraz toparlad. - Ne yapaym kabahat bende deil... atlakt. Eski evler pek dayanksz oluyor... te bu kapak da bu yzden d-p krld! Grdn nasl teker meker yuvarlandn! Sonra lgnca glmeye balad. Fakat, o kadar aba gsterdii halde Philippe'in gzlerinin yaarmasna engel olamadn grnce, efkatle gen adamn boynuna sarld. - Budala msn sen? Seni ne kadar sevdiimi biliyorsun. Eer hibir ey krlmasa, satclar ne satacaklar! Bu- 416 _______________,________________________.__________ tn bu eyler krlmak iin yaplm... Bak u yelpazeye sanki iyi yaptrlm m? Masann stnde duran bir yelpazeyi ald, parmaklaryla ayrverince, ipei yrtld. Bu durum karsnda bsbtn sinirlenmiti. Philippe'ninkini krdktan sonra btn teki hediyelerin kendisi iin nemi olmadn gstermek iin, byk bir krp dkme hrsna kaplarak, masann stndekileri yere atp ayaklarnn altnda iniyor, vurarak hi birinin salam olmadn ispatladn sanyordu. Sonra hepsi parampara .olunca bo gzlerinde hafif bir parlt belirirken dudaklarn aralayarak dilerini gstermiti. Yz kpkrmz kesildi, ellerini ap masaya vurdu, arsz bir kz o- cuunun sesiyle : - Tamam! Hibiri kalmad, hi biri! dedi. imdi bu lgnca neeye kendini kaptran Philippe, Na-na'y kollarnn stne yatrarak gerdanndan pyordu. Gen kadn kendisini tamamiyle brakmt. Gen adamn kollarnn arasnda kendini ok mutlu hissediyor, uzun zamandr bu kadar elenmediini dnyordu. Sonra hi kucandan ayrlmadan tatl bir sesle . - Baksana sevgilim, dedi; yarn bana on louis getirirsen o kadar iyi edersin ki... ufak bir hesap var ekmekiye. Canm skyor. Philippe sapsar kesilmiti, sonra alnna son bir pck kondurarak : - alrm, dedi. Odaya bir sessizlik kt. Nana giyiniyordu. Gen adam alnn bir cama dayamt. Bir dakika sonra gene dnerek ar ar : - Nana evlenmelisin benimle, dedi. Bu dnce birden gen kadn o kadar elendirmiti ki etekliini iliklemeyi unuttu: - Ama nonoum, hastasn sen, diye cevap verdi... senden on louis istediim iin mi beni almak istiyorsun? Olmaz byle ey. Seni ok seviyorum, yalnz bu sylediin budalaca bir ey! 417 eri, hanmnn ayakkablarn giydirmek iin Zoe girmiti artik bu konuya deinmediler. Hizmeti kadn, masann zerini dolduran krk hediye paralarna kaamaktan bir gz att. Bu eyleri bir dolaba koymak gerekip gerekmediini sordu. Hanm hepsini atmasn syledii iin etekliine doldurarak gtrd. Mutfakta, hizmetiler, hanmlarna gelen hediyelerin krntlarn paylatlar. O gn Nana yasaklad halde konaa gelmiti. Frano-is delikanlnn getiini grmt. Uaklar, zengin hanmlarnn iinde rpnd sknt ile alay ediyorlard. Georges, kk salona kadar girmiken,

  • aabeyinin sesini duyarak durdu. Sonra kapnn ardndan ieride geen btn sahneyi, pmeleri, Philippe'in evlenme teklifini duymutu. Mthi bir nefretle kan donmu gibiydi. Sersemlemiti, bo bir kafayla ekilip gitti. Ancak Richelieu sokana gelip de annesinin dairesinin stndeki odasna kapannca yreine bir haner saplanmasna derin bir keder iinde kvranmaya balad. Bu sefer hi kukusu kalmamt. ren bir hayal gzlerinin nnden hi gitmiyordu. Nana'y Philippe'in kollar arasnda gryordu hep. Bu ona hep bir erkein kz kardeiyle yatmas kadar alaka bir ey gibi grnyordu. Tam kendini biraz yatm gibi hissederken yeniden bir kskanlk kriziyle kendini yataa atyor, rtleri sryor, azna geleni syleyerek bsbtn ileden kyordu. O gn hep byle geirdi. Bann ardn syleyerek odasna kapand. Geceyi daha kt ge-irdi. Kbuslar iinde kardeini ldrme dncesiyle nbetler iinde kvranyordu. O srada aabeyi evde olsayd baklayarak cann alrd. Ertesi sabah aklm bana almaya alt. Kendisi lmeliydi, bir pencereden o srada geen bir otobsn altna atmalyd kendini. Nihayet saat ona doru dar kt. Paris sokaklarnda koarcasna dolat durdu, kprlerden geti. Son defa Nana'y grmek iin dayanlmaz bir istek duydu iinde. Belki bir kelime ile gen kadn kurtarabilirdi onu. Saat e doru Villiers caddesindeki Konaa giriyordu. 418 NAMA leye doru Bayan Hugon korkun bir haber alarak perian oldu. Philippe bir akam nce hapse atlmt alaynn kasasndan onkibin frank almakla sulanyordu. U aydr yerine koyabileceini umarak azar azar para yrtyordu. A kapatmak iin de sahte belgeler koyuyordu. Ynetim kurulunun savsaklamas yznden bu sahtekrlk meydana kmamt. htiyar kadn olunun bu suunu renince Nana'ya lanet okudu. Philippe'nin bir kadnla ilikisini biliyor, bir felketten korktuu iin de Paris'ten ayrlmyordu. Ama byle yz kzartc bir olayla karlaabileceini dnmemiti; imdi oluna para vermeyerek, onun bu suu ilemesine sebep olduu iin kendine lanet ediyordu. Bir koltua kt, bacaklarna inme inmiti sanki. Olunu kurtarmak iin hibir yere bavuracak halde deildi, kendini hibir ie yaramaz, oturduu yere mhlanarak lmn bekleyen bir insan olarak gryordu. Ama birden Geor-ges'u dnerek kendini avuttu. Georges elinde kalyordu, bir eyler yapar, onlar kurtarrd belki. Bunun zerine bu iin kendi aralarnda kalmamasna karar verdi; kimseden yardm istemeden ayan sryerek yukar kata kt. imdi yannda kendini seven biri bulunduunu dnerek kuvvet buluyordu. Ama yukardaki odada kimse yoktu. Kapc, Bay Georges'un erkenden kp gittiini syledi. Bu odada ikinci bir felket rzgr esiyordu. Bu alt st olmu yatak kenarlar srlm rtler, byk bir bunalmn belirtileriydi. Georges bu kadnn evine gitmi olmalyd. imdi Bayan Hugon'un gzlerinde bir damla ya kalmamt, bacaklarnda byk bir kuvvet duyuyordu Aaya indi. Oullarn istiyordu, gidip getirecekti onlar. Sabahtan beri Nana, bir sr can skc eyler iinde rpnp duruyordu. nce, elinde hesap pusulasyla ekmeki grnd. Bu ahane konak hayat iinde yz otuz frank gibi kepaze bir paray deyemiyordu. Adam yirmi kere kapya gelmiti. imdi veresiyeyi kestii iin baka ekmekiye gittikleri iin ate pskryordu. Hizmetiler de hak veriyorlard ona. Franois, ngar karmadka hanmnn be para vermeyeceim sylyordu. Charles da den- EMILE ZOLA 419 memi, hep ertelenmi parasn isteyeceinden sz ediyordu. Victorine de ona hanma bir erkein gelmesini beklemesinin tam konutuklar srada bunu ortaya atarak paray kopartmasn salk verdi. Mutfakta bir kaynama balamt. Btn mal verenlere haber salnd. Rahat iindeki bu aylak hizmetiler imdi kendi aralarnda hanmlarn tefe koyarak ekitirip duruyorlard. Yalnz metrdotel Julien hanmn savunuyor gibi grnyordu, ne olursa olsun iyi yrekli bir insand. tekiler kendisinin, Nana ile yatt iin byle konutuunu syledikleri zaman da, bbrlenircesine glyordu; bu da ileden karyordu a kadn. Erkek olsaydm da klarna tkrseydim byle kadnlarn diye sylenip duruyordu. Bir gn Franois, evin hanmna haber vermeden ekmekiyi antreye oturttu. Nana le yemeinde, aaya inince adam karsnda buldu. Pusulay ald ve adama saat e doru gelmesini syledi. Ekmeki pis pis sylenerek, tam te geleceini ve ne olursa olsun parasn kurtaracana yemin ederek kp gitti. Bu sahne ok cann skt iin, ok az bir ey yiyebil-di. Artk bu adamdan kurtulmak gerekiyordu. Belki on kere bir kenara para koymutu, ama bu para durmadan eriyip gidiyordu: bugn iek almak iin, baka bir gn yal bir jandarmaya ba iin filn. Hem sonra Philippe'e gve-niyordu, ikiyz frang getirmemi olmasna ayordu. nceki gn ok kt gitmiti iler. Satin'e bir eyiz eyas denecek kadar elbise satmt, yine de elinde binikiyuz franktan tek louis bile kalmad.

  • Saat ikiye doru Nana kaygl dncelere dald srada Labordette kageldi. Karyola iin izilen desenleri getirmiti. Bu da kara kara dnmekten kurtard gen kadn, birden neelenerek hereyi unutuverdi: Ellerini vuruyor, keyfinden srayp dans ediyordu. Sonra byk bir merakla salondaki bir masann stne eilerek desenleri gzden ge-irdi. Labordette bunlar aklyordu bu srada : - Gryorsun ya u bir gemi ortasnda alm iri gller, sonra yine iekler ve tomurcuklardan yaplm bir ss kordonu yapraklar yeil, gller krmz altndan... Ba ucun- 420 NANA da da gm bir tel rgnn stnde el ele dans eden ak tanrlar... Nana kendinden gemi gibiydi, sevinle szn keserek: - Hele bak ne kadar ho, u kk! Hani kn havaya evirmi gibi duran... ya o apknca gle ne demeli! Hepsinin de gzlerinde eytanlk okunuyor bunlarn... Biliyor musun dostum, bunlarn nnde hibir zaman samalklar yapamayacam! inde vnle kark bir memnunluk vard. Kuyumcular hibir kralie byle bir yatakta yatmamtr, diyorlard. Yalnz bu iin etin bir yan vard. Ayak ksmlar iin Labordette kendisine iki desen gsterdi. Birinde gemi motifi vard. tekisinin konusu uydu: gece tanras tllere sarlm, Tanr Pan onun gz kamatran rplak vcudunu seyretmektedir. Labordette, eer bu konuyu seerse Gece Tanras heykelini kendisine benzetmeye alacaklarn sylediklerini de szlerine ekledi. Bu da sevindirmiti gen kadn. imdi kendisini gecenin lk ehvetine sembol olan gm bir heykelcik gibi gryordu. Labordette : - Tabi yalnz ba ve omuzlarn iin poz vereceksin; dedi. Nana rahatlkla gen adamn yzne bakt: - Neden?... Bir sanat eseri sz konusu olduuna gre umurumda deil heykeltran beni rplak grmesi! Anlatlar, gen kadn bu konuyu semiti. Ama Labordette yle dedi. - Dur hele... Bunun iin altbin frank daha fazla demek gerekecek. - 'Amma da yaptn ha! Vz gelir bana! diye Nana bir kahkaha att. Benim Mufe'cmn kesesi sa olsun! imdi yakn ahbaplaryla konuurken Kont Muffat'dan byle szediyordu. Adamlar aralarnda bu ad kullanyorlard: Muffat'cn grdn m dn akam? Onu burada gre- EMLE_ZOLA eimi sanyordum... Mufe'cm? Yalnz kontun yannda byle konuulmasn ho grmyordu. Labordette son aklamalar da yaparak desenleri katlad: kuyumcular karyolay iki ay kadar sonra 30 arala doru teslim edeceklerini sylemilerdi. Ertesi hafta Gece tanrasnn maketini hazrlamak zere bir heykeltra gelecekti. Labordette'i uurlarken, ekmeki hatrna geldi: - Baksana bana, stnde on louis var m? Labordette kadnlara hi bor vermemeyi prensip edinmiti. Byle bir istek karsnda hep u cevab verirdi: - Yok kzm, metelie kurun atyorum... ama istersen Mufe'cuuna? gideyim? Nana istemiyordu. Faydas yoktu bunun. ki gn nce konttan bebin frank szdrmt. Ama bunu aa vurduuna piman oldu. Labordette'in ardndan ekmeki damlad, antredeki bir iskemleye yerleti, bir yandan da kaba kaba konuuyor, az dolusu kfr savuruyordu. Gen kadn bunlar birinci kattan duyuyordu. Benzi sapsar kesilmiti, onu en ok zen ey, bu durumdan hizmetilerin keyiflenmesi olmutu. Mutfakta katla katla glyorlard. Arabac koridorun dibinden seyrediyordu ierisini. Franois sebepsiz yere antreden geerken, ekmekiye bakp ahbapa gld, sonra koup mutfaktakilere haber yetitirdi. Evin hanmn takmyorlard, duvarlar yklmt, btn hizmetileri srt evirmiti, yapayalnz hissediyordu kendini. Onu gzleyerek, iren eyler sylyorlard. Bu durum karsnda yzotuz frang Zoe'den dn istemekten vazgeti. Zaten borcu vard hizmetisine. Vermek istemezse bu onuruna dokunacakt. Birden yle bir heyecana kapld ki doru odasna kotu, yksek sesle kendi kendine : - Haydi kzm, yalnz kendine gven... Vcudun senin, bunu kullanmak hakarete katlanmaktan daha iyi... Sonra, Zoe'yi de armadan, tella giyinerek Tricon Badnn evine kotu. ok skntya dt zaman son areydi bu onun iin. Erkekler kendisini ok istediklerinden yal kadn daima yzne glerdi onun. Nana da duruma 422 NANA gre ya reddeder, ya da boyun eerdi. imdi bu ahane yaayta gedikler almaya balaynca sk sk bu yola ba vuruyordu. O gn bekledii yirmibe altn elde edeceine inanyordu. Her zamanki gibi rahatlkla

  • Tricon kadnn evine gidecekti. Tpk fakir insanlarn, yardm sandna gidileri gibi." Fakat odasndan kp da salona girince Georges'la burun buruna geldi. Delikanlnn yznn balmumu gibi sarardn, gzlerinden kvlcmlar saldn farketmemiti. i rahatlamasna derin bir soluk alarak: - Aabeyin mi gnderdi seni? diye sordu. ocuk bsbtn sarararak : - Hayr dedi. - Ben de ne budalaym. Ne zrt eylerseniz sizler... Anneniz otobs paras bile vermiyor demek... Siz de erkek misiniz sanki! Byle diyerek svmak istedi. Fakat Georges kendisini tuttu, konumak istiyordu. Nana sabrszlanarak, vakti olmadn syleyerek yrmek isterken Georges'un: - Biliyorum, aabeyimle evleneceksin? Demesi zerine durdu. Eee, yani ok komik bir eydi bu. Rahata glebilmek iin bir koltua oturdu. - Evet, diye szne devam etti kk... ama ben istemiyorum... Benimle evleneceksin... te bunun iin geldim. - Ne? Nasl? Sen de ha! diye gen kadn bard. Bir aile hastal her halde sizde bu... Yoo! Olmaz byle ey! Hi bir zaman olmaz! Amma da zevk ha! Hi ben sizden byle rezilce bir ey istedim mi? Ne seninle ne de tekiyle, hibir zaman. Georges'un yz aydnlanverdi. Yoksa aldanyor muydu? Sonra : - Peki yleyse, aabeyimle yatmayacana yemin et. Sabr tkenen Nana ayaa kalkarak : EMILE ZOLA 423 - Aa, ya... canm skmaya baladn artk... Kaybedecek vaktim yok dedim, sana!... Keyfim isterse aabeyinle de yatarm. Bana sen mi bakyorsun, bu evin masraflarn sen mi gryorsun da kalkm hesap soruyorsun? Evet, kardeinle yatyorum... Georges, Nana'nn kolunu yakalayarak krarcasna l bkt: - Syleme bunu... syleme bunu, diye kekeledi. Gen kadn delikanlya bir amar indirerek kendini i kurtard. - imdi de beni dvmee kalkyor! Hele u haylaza bakn!... Haydi yavrum ek araban, hemen git buradan.... seni nezaket gerei tutuyordum yanmda. Hah ite byle! Bir de kalkm bana tafta ediyorsun ha!... lnceye kadar sana analk edecek deilim her halde. Yumurcak bytmekten daha nemli ilerim var benim.. Delikanl bu szleri btn vcudu kaskat kesilerek dinledi. Gen kadnn her kelimesi haner gibi saplanyordu yreine. Ama Nana ocuun duyduu derin azabn farknda bile olmadan, sabahki can skntlarnn hncn ondan alarak yreini ferahlatt iin memnunluk duyuyor ve durmadan konuuyordu: - Yani o kardein olacak da pek salam ayakkab deil ha!... kiyz frank getireceine sz vermiti bana. in yoksa bekle dur... Onun parasna nem verdiim iin deil... Ama beni yle skntl bir duruma soktu ki... Bak! Syleyeyim de ren: kardeinin yznden yirmibe altn kazanabilmek iin gidip baka bir adamla yatacam. Bu sz zerine Georges, kendini kaybeder gibi oldu, kapnn nne dikilerek gen kadnn yolunu kapad... Alyor ellerini kavuturarak yalvaryor, kekeleyerek : - Hayr! Olmaz, hayr... yapma bunu! diyordu. - Ben de istiyorum yapmamay... Paran var m? diye Nana sordu. 424 NANA Hayr yoktu paras. imdi para bulabilmek iin cann vermeye hazrd. Hibir zaman kendini bu kadar aalk, bu kadar ie yaramaz, bu kadar kk bir ocuk gibi grmemiti. Hkra hkra alyor, btn benlii derin bir acyla sarslyordu. Nihayet Nana ocuun haline acd. Tatllkla kendinden uzaklatrd: - Haydi, cicim, brak beni de gideyim, dedi. Sen minnack bir yavrusun, bir hafta ekilirdi bu halin... ama imdi kendi ilerimi dnmek zorundaym. Dn biraz... aabeyin ne de olsa bir erkek... Ona sylemem bunlar. Ona bu sylediklerimi anlatmazsan sevindirirsin beni. Nereye gittiimi bilmesi gerekmez. fkeli olduum zaman uzun sre yanma sokmam onu. Bunlar sylerken glyordu: - Allahasmarladk bebeim, dedi. Bitti artk, tamamiy-le bitti, anladn m... Kayorum ben. Byle diyerek Georges'u orada brakp gitti. Delikanl salonun ortasnda dikilip duruyordu. Gen kadnn son kelimeleri, kulaklarnda bir lm annn sesleri gibi nlyordu: bitti, tamamiyle bitti. Yer ayaklarnn altnda yarlm gibi geliyordu ona. Bo beyninin iinden Nana'y bekleyen adam silinmiti. imdi gznn

  • nnde hep gen kadnn plak kollar arasndaki Philippe vard. Nana inkr kr etmemiti kardeini sevdiini, nk onun kendisinin aldattn renerek zlmesini istemiyordu. Bitti, tamamiyle bitti. imdi birer, birer anlar canlanyordu: Mignotte'daki neeli geceler, gen kadnn kendisini ocuu imi gibi sevip ok-ad saatler, imdi u anda iinde bulunduu salonda yaad tatl ehvet anlar. Ama artk bitmi, hepsi bitmiti. ok kkt, bir trl abuk byyememiti. Philippe, Nana'y elinden almt, sakal vard da ondan. yleyse her ey bitti demekti. Yaayamazd artk. Yalnz ehvetle deil, derin sonsuz bir sevgiyle de balyd kadna. Btn varl bu ehvetle kark sevgide erimiti. Hem sonra nasl unutabilirdi onu kardei burada kaldka? Kendi kanndan, kendinden bir para olan kardeinin tatt zevki dndk- EMILE_ZOLA_ 425 kskanlktan ldracak gibi oluyordu. Her ey bitmiti, lmek istiyordu artk. Hanmlarnn yaya gittiini gren hizmetiler grltyle evin orasnda burasnda gidip gelerek btn kaplar ak brakmlard. Aada, antrede oturan ekmeki, Franois ve Charles ile konuup glyordu. Zoe koarak salondan geerken Georges'u orada grnce at, hanm m beklediini sordu. Evet, onu bekliyordu, kendisine bir ey sylemeyi unutmutu. Sonra yalnz kalnca bir eyler aramaya koyuldu. Hi bir ey bulamayarak tuvalet odasndan ok sivri ulu bir makas ald. Nana bununla vcudunun kllarn kesiyordu, kurtulamad bir merak haline getirmiti bunu. Georges bir saat kadar, makas sinirli sinirli parmaklarnn arasnda skarak, bir eli cebinde bekledi. Odasnn penceresinden soka gzleyen Zoe salona gelerek : - te hanm geliyor, dedi. Konan iinde koumalar oldu, glmeler sustu, kaplar kapand. Georges, ekmekinin parasn veren Nana'nn sert sesini duydu. Sonra kadn yukarya kt. Georges'u grnce : - Ne! Hl burada msn sen? dedi. Bozuacaz galiba yavrum! Gen kadn odasna doru yrrken ocuk arkasndan yryerek : - Benimle evlenecek misin Nana? diye sordu. Gen kadn cevap verecek yerde omuz silkti. ok sama bir soruydu bu, cevap vermedi. Yzne kapy arpmay dnyordu. - Benimle evlenecek misin Nana? diye Georges tekrar sordu. Kadn kapya dorulmutu, Georges bir eliyle kapy at teki elini de cebinden kartarak makas olanca gcyle gsne saplad. . ite o anda Nana bir felket olduunu kavramt. Ken-disine makas sapladn grnce fena halde ierledi. 426 NANA - Ama bu aptallk, aptallk! stelik de benim makasmla!... Artk yetiir bu yaptklarn haylaz olan! Aman Al-lahm, aman Allahm!... diye sylenmeye balad. EMLE ZOLA 427 Ne yapacan armt. Diz st ken ocuk, makas bir kere daha gsne saplayarak boylu boyunca halnn stne serildi. Oda kapsnn eiini vcuduyla kapatmt. Nana bunu grnce akln kaybeder gibi oldu, avaz kt kadar barmaya balad, Georges'un stnden atlamaya cesaret edemedii iin yardmna koamamt. Zoe, Zoe, yeti... aman ne budalaca ey bu ocuun yapt... imdi de kalkm kendini ldryor... Hem de benim evimde... grlmemi ey... diye baryordu. Byk bir korkuya kaplmt, tir tir titriyordu. Benzi sararmt, gzlerini kapad, grmemek iin. ocuun vcudundan hemen hemen hi kan kmamt. Sadece yeleinin altna doru ince bir kan eridi szyordu. Tam ocuun vcudunun stnden atlayaca srada birden grd bir hayaletle geriledi. Yal bir kadn salonun tam kardaki ak kapsndan girerek yryordu ona doru. Dehet iinde gelenin Bayan Hugon olduunu anlad. Nasl olup da burada olduunu kavrayamamt bir trl. Kadn yrdke Nana geri geri gidiyordu, hl apkasn ve eldivenlerini -kartamamt. ylesine korkuya kaplmt ki kendini savunmak zorunluunu duydu, kekeleyerek : - Yemin ederim ki ben yapmadm bunu... Evlenmek istedi benimle... Hayr dedim, kendini ldrd. Bayan Hugon'un arkasnda siyah bir elbise vard. Beyaz salarnn ereveledii yz sapsaryd. Arabada gelirken Georges'u unutmu, Phippe'in yaptklarn dnyordu. Belki bu kadn yarglara bir aklamada bulunur da onlar yumuatr, diyordu iinden. te bunun iin, Nana'ya gidip oluna tanklk etmesi iin yalvarmaya karar verdi. Konan aadaki kaplar akt. Merdivende biraz duraklad. Ayaklan

  • ard iin ar ar karken, Nana'nn haykrlarn duydu. Sonra yukarda bir erkein, gmleinde kan lekesiyle upuzun yerde yattn grd. Georges'tu bu, teki oluydu. Nana aptal aptal hl : - Evlenmek istiyordu benimle, hayr dedim, ldrd kendini... diye sylenip duruyordu. Bn. Hugon hi barmadan, hibir ey sylemeden eildi, bakt. Evet bu otelci oluydu. Georges'tu. Birinin namusu lekelenmi, teki ldrlmt. Hayatnn bu k iinde, bu ona hayret vermemiti. Halnn stne diz km nerede olduunu unutarak, gzlerini Georges'un yzne dikmi, bir eliyle de kalbini dinliyordu. Sonra hafife iini ekti, yrei arpyordu. Ban yukarya kaldrarak bu oday ve bu kadn szd, bir eyler hatrlam gibiydi. Fersiz gzlerinden bir parlt geti. Bu suskunluu ile o kadar byk ve korkun grnyordu ki Nana zangr zangr titreyerek, ikisini ayran bu lnn tesinden : - Yemin ederim size efendim... aabeyi burada olsayd, anlatrd size... Ana sert bir sesle : - Aabeyi para ald, hapishanede... dedi. Nana boulacak gibi oldu. Ama neden olmutu btn bunlar? teki de para alm. Tm deli miydi ne bu aile? Artk rpnp durmuyordu. Sanki kendi evinde deildi. Sessizce Bayan Hugon'un emirler veriini dinliyordu. Hizmetiler koarak gelmilerdi. Yal kadn baygn yatan Georges'un mutlaka arabasna bindirilmesini, onun lmesi pahasna bu evden uzaklamasn istiyordu. Nana, akn, akn uaklarn zavall Zizi'ciini omuzlarndan ve bacaklarndan tutarak gtrlerine bakyordu. Annesi ardndan gidiyordu. Tkenmiti, artk, eyalara tutunarak yryebiliyordu; artk sevdii her ey bir uurumun karanlklarna yuvarlanm gibiydi. Sahanlkta durdu, hkrarak iki kere : dedi. - Ah ok ktlk ettiniz bize, ok ktlk ettiniz bize; 428 NANA Hepsi bu kadar. Nana apkas ve eldivenleriyle, aknlktan bir yere oturuvermiti. Konak derin bir sessizlie gmld, araba yola koyulmutu. Gen kadnn beyni zonklu-yordu, btn bu olup bitenleri dnrken. Onbe dakika sonra Kont Muffat geldii zaman hl olduu yerde oturmaktayd. imdi, enesi almt, soluk almadan Muffat'ya olup bitenleri anlatmaya koyuldu, bylece, ii biraz ferahla-mt. Belki yirmi kere ayn eye tekrarlyor, kanl makas eline alarak Zizi'nin kendisine nasl sapladn, gsteriyordu. zellikle kendisinin bu ite bir kabahati olmadn ispatlamaya abalyordu: - Syle, sevgilim benim kabahatim var m bunda? Sen yarg olsan sular miydin beni? Elbette Philippe'e git de para al demi deilim. Bu olana da kendini ldr demi deilim. Btn bu olup bitenler arasnda en acnacak durumda olan benim. Evimde bir sr sama sapan iler yapyorlar, bana sknt veriyorlar... Kt bir kadnmm gibi davranyorlar bana. Sonra alamaya balad. imdi bir sinir geveklii iinde kendini brakvermi, derin bir kedere kaplmt. - Sen de benden memnun deilmisin gibi, grnyorsun... Sor bakalm Zoe'ye bir gnahm var m bunda... Zoe sylesenize... anlatsanza konta. Hizmeti kadn bir peeteyi suya batrarak, daha kuru-mamken halnn stndeki kan lekesini silmeye alyordu. - Ah, hanmm ok perian oldu efendim, dedi. Muffat bu facia karsnda ok zlmt, donmu kalmt; oullarnn felketine alayan anay dnyordu. Yakndan tanyordu bu ok iyi yrekli kadn. imdi, yas elbisesi iinde Le Fondettes'te tek bana sn gznn nne geliyordu. Nana'nn kederi gittike daha da artmaktayd. imdi Zizi'yi yle gmleinde kzl bir delikle boylu boyunca yere serilmi olarak gznn nne getiriyor, ldracak gibi oluyordu. EMLE ZOLA 429 - O kadar cici, o kadar tatl, o kadar sokulgan ocuktu ki... Ah! Biliyor musun sevgilim, istersen ierle, ama seviyordum bu ocuu... Kendimi tutamyordum, elimden gelmiyordu bu... Hem sonra imdi sana hibir zarar yok onun... Artk yaamyor ki. stediin oldu. Bize baskn yapamayacaksn artk... Bu son dnce onu yle derin bir kedere srklemiti ki boulacak gibi oldu, Muffat kendisini avutmak zorunda kald. Haydi kendini toparla biraz, diyordu. Hakk vard, onun kabahati yoktu bunda. Nana birden hkrmay kesip: - Haydi, abuk git de haber getir ondan. Haydi hemen... Adam apkasn alp, Georges'un nasl olduunu renmeye gitti. eyrek saat kadar sonra dnerken,

  • Nana'nn bir pencereden sarkarak yolunu gzlediini grd. Muffat daha sokaktayken, bararak ocuun lmediini haber verdi. Dediine gre kurtarlmas umudu vard. Bunu duyar duymaz Nana yerinden srad, ark sylyor, srayp oynuyordu. Yaamak gzel grnyordu imdi kendisine. Ama Zoe surat asyordu: Haldaki lekeyi bir trl iyice -kartamamt. Gzn lekeden ayrmadan: - Biliyor musunuz hanmcm, gitmedi bir trl diyordu. Gerekten de halnn stndeki beyaz gl deseninin ortasnda soluk krmz bir leke gze arpyordu. Bu kapnn eiinde yolu kapayan kandan bir izgiydi sanki. Nana keyifli keyifli: - Adam sende! zerine basla basla kaybolur; dedi. Daha ertesi gn Kont Muffat da bu olay unutmutu. Bir aralk, Richelieu sokana giderken arabasnn iinde, Nana'nn evine bir daha dnmeyeceine yemin ediyordu iinden. Tanr Philippe'le Georges'un bana gelen felketlerle kendisini uyaryor, kendisinin de byle bir felkete doru srklendiini haber veriyordu. Ama ne Bayan Hu-gon'un gz yalan, ne de ateler iinde yanan ocuun hah" 430 NANA kendine verdii sz tutmasna yardm edebilmiti. Bu faciann kendisinde uyandrd rperti ksa srd. imdi sevimli, gen bir rakipten kurtulmu olmann gizli sevinci vard iinde. Artk sevdii kadnn yalnz kendinin olduunu dnyordu; genlik nedir bilmemi bir erkein tekelci tutku-suydu bu. Nana'y yalnz kendinin olduunu grmek ihtiyacyla seviyor, yalnz ona dokunmak, onun sesini duymak, onun soluunu hissetmek istiyordu. Bu ehvet duygusunu aan bir balla bir efkate kadar varan, saf bir duygu halini alyor, gemi gnlerin kskanl iinde, kaygl bir duyguyla, ikisinin de diz kerek gnahlarn balamas iin Tanr Baba'ya beraberce yalvardklarn hayal ediyordu. Her gn dine biraz daha fazla veriyordu kendini. Yeniden kiliseye gitmeye, papaza gnah kartmaya balamt. inde rpnd vicdan azaplaryla gnah kartmaya balamt. Gnah ilemenin ve bunu kefaretim demenin derin hazzn duyuyordu iinde. Sonra gnah kartt papaz tutkusunun yaratt istei yerine getirmesine izin verdii iin her gn bu gnah iliyor sonra da derin bir iman ateiyle yanp tutuarak, sofuca bir ezildikle gnah kartyordu. Bu gnlk bir alkanlk haline gelmiti onun iin. ok safa bir duyguyla, Tanrya gnahnn kefareti olarak, ektii o korkun azab sunuyordu. Bu azap gittike artyor, bir orospunun lgn ehvet kasrgalar iinde rpnrken, din inancyla dolu kalbinin ta derinliklerine kadar ileyen bir cehennem azab halini alyordu. Ama onu asl ldren bu kadnn durmadan kendini aldatmasyd. Onu bakalaryla paylamaya katlanamyordu. Sama sapan kaprislerini anlaya-myordu bir trl. Kendisi hi deimeyen ebedi bir ak istiyordu. Nana yine de yeminler ediyor, Muffat da yine durmadan kesenin azm ayordu. Ama gen kadnn yalan sylediini, dostlarna nne gelene kendini verdiini, r-plak yaamak iin domu bir hayvan gibi davrandn hissediyordu. Bir sabah Foucarmont'un Nana'nn odasndan ktn grnce kavga kard. Nana, Muffat'nn kskanlndan 431 EMlLE_ZOLA-----------------_---------------------------------------------------- bezdii iin buna ok kzd. Bundan nce ka kere onun bu tutumuna kar nazike davranmt. te Georges'la basld akam kendisi gelip kabahatli olduunu sylemi adam sevip okam, tatl szlerle bunu adama yutturmaya almt. Ama artk u kadnlar anlamasna engel olan inadyla iyice canm skmaya balamt bu adam. Bunun iin kabal ele alarak: - Peki, Foucarmont'la yattm. Ne olmu yani? Neden ierliyorsun buna? Mufe'cuum? dedi. lk defe kontun yzne kar Mufe'cuum diyordu. Kadnn yaptn byle ak seik sylemesi karsnda kont akna dnm, boulacak gibi olmutu. Adamn yumruklarn sktn grnce stne doru yryerek suratna: - Ee, bktm artk... Eer houna gitmiyorsa ekip gidersin de rahat brakrsn beni... Evimde barp arman istemiyorum. unu kafana iyice yerletir: serbest olmak istiyorum. Bir erkek houma gitti mi yatarm onunla, tamam m? te byle. Hemen kararn vermelisin: evet ya da hayr, sonra kp gidebilirsin. Nana kapya doru yrd. Muffat kmad, Nana'nn onu kendisine daha ok balamak iin bavurduu yoldu bu. Bir hi iin bir kavga kartarak ar szler syleyerek adam kovuyordu. Sylemedii kalmyordu byle zamanlarda... Herhalde ondan ok daha iyi erkekler bulabilirdi ne zaman isterse. Hem de onun gibi smsklerden deil... ka-mkaynayan adamlar... Muffat bu szleri ban nne eerek dinler ve daha yumuak bir havann domasn beklerdi. Bu frsat da Nana para skntsna dt zaman doard. O vakit gen kadn uysallar, onu sevip okar ve sevierek geen bir gece btn bir hafta boyunca ektii

  • azab unuttururdu Muffat'ya. Karsyla barmas, bu hayatn e-knvez hale getirmiti. Rose'un kskvrak kendine balad rauchery kendisini braknca kontes, derdini krk yan kay-gu ateiyle baka erkeklerle sevierek avutmaya alyordu. Sinirleri hep ayakta olduu iin, konan iini hayatnn umutsuzca kasrgasyla alt st ediyordu. Estelle, evlendiin- 432 NANA den beri babasn grmemiti, bu uyuuk, dmdz kz, birden demir gibi iradeli bir kadn oluvermiti. Daguenet titriyordu karsnda. imdi, yemden imana gelmi, karsyla birlikte kiliseye gidiyor, kt bir kadn yznden kendini mahveden kaynatasna ate pskryordu. Yalnz B. Ve-not konta kar zamann bekleyerek yumuak davranyordu; o kadar ki Nana'nn evine bile girmiti. ki konak arasnda mekik dokuyor, sk sk kaplarn ardnda, onun o, yznden hi eksilmeyen srt ile kar karya geliniyordu. Evinde pek zavall durumda olan, can sknts ve utanla buradan kaan Muffat, Vliers sokandaki konakta, Nana'nn kfrleri arasnda yaamay ye buluyordu. Artk kont ile Nana arasnda tek bir mesele kalmt: para. Bir gn, gen kadna, onbin frank getireceine sz vermiti. Ama kararlatrlan saatte eli bo dnd: Bir nceki gnden beri Nana, Muffat'y byk bir atele sevip okuyordu. Adamn bylece sznde durmay, bunca cilvesinin boa gitmesi fkeden kudurttu gen kadm. Yz sapsar kesilmiti. - Ne? Paray getirmedin ha... yleyse bas, geldiin yere git Mufe'cuum... Hemen, hemen... Hi vakit geirmeden... Bak u kze! Hl kalkm da pmek istiyor beni!... Para getirmezsen trnamn ucunu ptrmem sana! Adam durumu aklamaya alyor, paray br gn getireceini anlatmak istiyordu. Ama Nana kabaca szn kesti: - Ya vdesi gelen borlarm ne olacak. Baymz buraya gelinceye kadar, her eyime haciz koyacaklar. Bana baksana! Kendini bir seyret aynada.. Seni gzelliin iin mi sevdiimi sanyorsun? Seninki gibi biimsiz suratl bir erkek, kendisine bir kadnn katlanabilmesini istiyorsa mangizi sklmeli... Eer bu akam on bin frang getirmezsen... Kk parmamn trnan bile yalayamazsn. Doruca karna defederim seni! Muffat o akam on bin frang getirdi. Nana dudaklarn uzatt, adam uzun uzun pt, bylece o gn ektii b- EMILE ZOLA 433 tn azab unutuverdi. Gen kadnn en ok cann skan, bu adamn, eteinin dibinden ayrlmamasyd. Bundan B. Ve-not'ya yaknarak Mufe'cn kontesine gtrmesini rica etti. Ayr yaayacaklarsa ne diye barmlard sanki? Bu ie kartna piman olmutu. Muffat yine ona balta oluyordu. fkeli gnlerimde, karn da unutarak ona yle kt bir oyun oynayacam ki bir daha adm atamayacak bu-* raya, diyordu. Ama ne kadar barp arsa, yzne tkr-se hepsi boa gidiyor, adam yine eyvallah diyerek ayrlmyordu yanndan. Bylece para kavgalar srp gidiyordu. Durmadan nemsiz bir para iin ngar kartyor, her dakika iren bir agzllkle saldryor, byk bir zalimlikle kendisiyle paras iin yattn bundan da hi zevk duymadn kendisi gibi bir budalaya muhta olduu iin de pek bahtsz olduunu bara bara sylyordu. Saraydan da kontu istemiyorlar, istifa etmesini bekliyorlard. mparatori-e: ren bir adam demiti, ok doruydu bu. Nana da her kavgann sonunda bunu tekrarlayp duruyor: - Bana bak, ireniyorum senden! diyordu. . Artk, kendini skmyordu hi. zgrln tamamiyle eline almt. Her gn gln kysnda dolayordu, burada erkeklerle tant baka erkeklerle gnln elendiriyordu. Bu byk bir erkek av, gpegndz yaplan bir kaldrm srtkl, nl orospularn, Paris'in gler yzl hogrrl ve gz kamatrc lks iinde, yoldan adam evirmelerinden baka bir ey deildi. Desler birbirlerine gz krparak Nana'y gsteriyor, sonradan grme burjuva karlarnn giydii apkaya benzeyen apkalar giyiyorlard. Kimi zaman Nana landonuyla geerken, Avrupa'y kasalarndan yneten bankerlerin, iri parmaklaryla Fransa'nn grtlan skan bakanlarn dizi dizi arabalar durup yol verirdi. Artk Nana, Boulogne ormannda gnl elendiren yksek sosyeteye girmi, kendisine nemli bir yer edinmiti orada. Btn bakentler onu tanyor, btn yabanclar peinde kouyordu. Bu kalabaln gz kamatran lksn, lgnca ho-vardahyla, bir ulusun kazand bir zaferden duyduu cokun sevin haline sokmutu. Sonra geceleri kurulan geici 434 NANA ilikiler... bunlar hemen ertesi sabah unutuverirdi. Sk sk byk lokantalarda boy gsteriyor, en ok da

  • gzel havalarda Madrid lokantasna gidiyordu. Eliliklerdeki memurlar nnden geit yry yaparken o, Lucy Stevvart, Caroli-ne Heqmet, Maria Blond ve Franszcann ban gzn yaran baylarla birlikte yemek yiyordu. Bu adamlar keyifleri iin yemek paralarn dyor, neeli olmak artyla geceliine bunlar alyor, ama o kadar bo ve zevzek o kadar kanksam buluyorlard ki el srmyorlard bile bu kadnlara. te bu kadnlar da buna keyif kartmak diyor ve adamlarn kendilerine ilgi gstermemi olmasndan sevin duyuyor, evlerine dnerek, geceyi sevdallarnn koynunda geiri-yorlard. Nana dp kalkt adamlarn yzne kar sylemedii zamanlar Kont Muffat btn bunlar bilmezlikten geliyordu. te yandan hemen her gn ufak tefek yz kzartc birtakm olaylar yznden tedirgin bir mr srmekteydi. Villiers caddesindeki konak bir cehennem, bir tmarhane halini almt. Srp giden dzensizlik yznden her saat irkin olaylar meydana geliyordu. O kadar ki Nana, hizmetilerle dvmeye bile balamt. Bir an arabacs Char-les'a kar ok iyi davranyor, bir lokantada mola verdii zaman garsonla adama bira gnderiyor, landonunun iindeyken onunla ene alyor, arabalar yolu kapattklar zaman teki arabaclarla atmasn pek matrak buluyordu. Sonra hibir sebep yokken adama atyordu. Hemen her gn arpa, saman, yulaf yznden ngar kartyordu. Bir gn hesap yznden arabacsna hrszlk ediyorsun deyince Charles'in kafas kzd, dpedz kaltak diye bard Nana'nn yzne. Bu atlar senden daha temizdir, hi olmazsa nne gelenle yatmazlar, dedi. Nana da buna benzer lflar syledi arabacya. Kont bunlar ayrmak zorunda kald ve Charles' a yol verdi. Ama bu, hizmetiler arasnda bir zntnn balangc oldu. Victorine'le Franois, bir sr mcevher arp gittiler. Julien kendiliinden kt. Bunun etrafnda bir dedikodu yaylmt: szde kont adama 435 byk bir para vererek evden gitmesini rica etmi; hanmy-la yatyormu da ondan. Her hafta, yeni hizmetiler beliri-yordu konakta. Hibir yerde bu kadar batan savma i yapld grlmemiti. Ev adeta i bulma brolarndan geri evrilenlerin boy gsterdikleri bir geit yeri halini ald. Zoe hep o saygl haliyle olduu gibi kalmt. Tek kaygs bu dzensizlii srdrerek, kendisinin olacak bir eve yerleince-ye kadar diini skmakt; o, bu pln uzun zamandan beri tasarlayp olgunlatrmt, kafasnda. Bunlar sadece gze grnen dertlerdi. Kont bazan Ma-loir'in samalklarn da dinlemek zorunda kalyordu. Vcudundan yaylan ya kokusuna katlanarak bezik oynuyordu bu kadnla. Ayrca Bayan Lerat'nn dedikodularna, ne id- belirsiz bir babadan ald hastalk yznden kvranp duran Louiset'nin mrldanmalarna da katlanmak zorunda kalyordu. Ama bundan daha da kt zamanlar oluyordu. Bir kap arkasndan Nana'nn hizmetisine fkeli fkeli bir eyler anlattn duydu. Amerika'da altn madenleri olduunu syleyen yakkl.bir adamn kendisini arptndan yaknyordu. Gen kadn uyuduktan sonra antasnda metelik brakmadan, sigara kdna varncaya kadar arp svm. Kont, bu hikyeyi duymam olmak iin ayaklarnn ucuna basarak aadaki kata inmiti. Baka bir sefer her eyi renmek zorunda kald. Nana bir arkcya lgnca tutulmutu. Adam kendisine srt evirince, byk bir karamsarla derek kendini ldrmeye kalkm, bir bardak suyun iinde bir avu kibriti ezip imiti. lmemiti ama fe-na halde hasta dmt. Kont, kadna bakmak zorunda kald. Bu arada da Nana'nn gzyalar, bir daha baka erkeklerin yzne bakmayaca iin ettii yeminler arasnda anlatt macerasn da dinlemeye katland. Kendi deyimiyle bu domuzlardan tiksiniyordu ama yine bo bir gnlle yaayamazd. Daima eteinin altnda gnln verdii biri vard, vcudunun bezginliinden doan sapk bir duygu ile bir erkei brakp baka bir erkein kollarnn arasna atyordu kendini. Zoe'nin, kendi karna uygun grd iin ii gev- Iff 436 _____________________;_______________________________________NANA ettiinden beri konan dzeni altst olmutu. yle ki Muffat ne bir kapry amaya, ne de bir perdeyi ekmeyi, ne bir dolab amaya cesaret edebiliyordu. Nana'ya gelenleri birbirinden gizlemek iin Zoe'nin uygulad oyunlar yaplmad iin, evin her kesinde pinekleyen erkekler, zaman zaman burun buruna geliyorlard. imdi Muffat, bir akam berberi, Nana'nn salarn dzeltirken arabay komalarn sylemek iin tuvalet odasndan kp iki dakika sonra dnd zaman gen kadn Francis'nn kucanda grdkten sonra, ieriye girmeden nce ksryordu. Bunlar adamn burnunun dibinde becerilen marifetlerdi. Nana ister gecelikle, ister elbiseli olsun ilk karsna kan erkekle, bir kede bu ii yapmaktan zevk duymaya balamt. Sonra yz al al, bu kaamaktan pek memnun, kontun yanna dnyordu. Onunla yatmak ldryordu gen kadn, iren bir angarya sayyordu bunu. Zavall adam kskanlk bunalm iinde, Nana ile Sa-tin'i babaa brakt zaman ferahlk duyuyordu iinde. Elinden gelse erkekleri uzaklatrmak iin iki kadn bu sapkla itecekti. Ama bu ynde de iler yolunda gitmiyordu. Nana, kontu aldatt gibi Satin'i de aldatyor, kaldrmlarda srten kzlarla seviiyordu.

  • Arabayla evine dnerken bir kaldrmda grd pasakl, st ba kir pas iinde bir kz arabasna alp seviiyor, sonra eline birka para sktrp savyordu. Erkek kyafetine girerek can skntsn gidermek iin, bir takm rezalet yuvalarndaki sevime partilerine katlyor, iren sahneleri seyretmekten zevk alyordu. Srekli olarak yzst braklan Satin de konan altn stne getiriyordu. Sonunda Nana'nn stnde sarslmaz bir egemenlik kurdu, gen kadn da buna boyun eiyordu. Muffat, Satin'le ibirlii etmeyi bile tasarlad. Kendisi cesaret edemedii zaman Satin'i kkrtp Nana'ya saldryordu. Satin iki kere Nana'y Muffat ile yatmaya zorlad. Adam bunun iin ona kar minnet duyuyor, Nana'nn yaptklarn haber verip geri ekiliyordu. Ama pek uzun srmemiti bu anlama. nk Satin de kan biriydi. Baz gnler eline geen eyi krp paralyor, fke ve sevgi lgnl iinde y- EMILE ZOLA 437 yip bitiriyor kendini, ama yine de gzel grnyordu. Zoe'de onu doldurmu olmalyd. Henz kimseye aklamad plnnn gereklemesinde, onu da kullanmak istiyor-imu gibi kede bucakta kstrp konuturuyordu. Bununla birlikte kont Muffat zaman zaman acayip bir isyan duygusuna kaptrmaktan kendini alamyordu. Aylar-dr Satin'e katlanan, Nana'nn yatak odasndan sr sr ne id belirsiz erkeklerin gemesine gz yuman Muffat, kendi snfndan ya da sadece tandklar arasndan biriyle aldatlmas karsnda ileden kyordu. Nana, Foucar-mont'la yattn aka syledii zaman gen adamn iha-netini o kadar iren bulmu, o kadar derin bir znt duy-mutu ki, Foucarmont'u delloya zorlamay dnd. Byle bir ite nereden tank salayacan bilmedii iin Labor-dette'e bavurdu. Gen adam o kadar amt ki buna glmekten kendini alamad: - Nana iin dello etmek mi?... Ama byle bir ey yaparsanz btn Paris gler size... Nana uruna dvlmez, Gln bir eydi bu, dedi. Kont sapsar kesilmiti. fkeyle : - yleyse sokak ortasnda tokatlarm onu, diye karlk verdi. Labordette ona bu dncesinin yetersizliini gstermek iin bir saat uramak zorunda kald. Byle tokat at-as bu maceray irkinletirirdi. O gn akam bunun nedenini anlayacak, kont gazetelerin diline decekti. Btn [sylediklerinin sonunda Labordette hep : - Olmaz byle ey, gln, diyordu. imdi bu sz keskin bir bak gibi Muffat'nn kafasna ttniti. Sevdii kadn urunda dvemiyordu bile. Herkes 3na kahkaha ile glermi. Hibir zaman aknn kepazelii-ni kiiliini bu bo zevk urunda bylesine yitirdiini bu ka-dar kuvvetle duymamt. Bu onun son isyan oldu. Labor-dette'in sylediklerini kabul etmek zorunda kald ve yine sessizce btn ahbaplarnn, konaa dadanan btn erkeklerin Nana e dp kalkmasna seyirci kald. 438 NANA Nana birka ay iinde birbiri ardnca btn bu adamlar kemirip tketti. Lksnn gittike artan ihtiyacyla eline geen erkein nesi var nesi yoksa silip spryordu. nce Foucarmont'un hakkndan geldi. Adam bir ka gnde ykt. Denizcilikten ayrlmay dnmeye balamt. On yl boyunca biriktirdii otuz bin frank kadar bir parayla Amerika'ya yerlemeyi tasarlamt. O ihtiyatl mizac, hatta hasislii yklp gitti. yle ki hatr senetleri imzalayarak geleceini bile tehlikeye soktu. Nana kendisini kap dar ettii zaman ipilah sivri klah kalmt. Nana yine de iyi yreklilik gstererek Foucarmont'a gemisine dnmeyi tlemi-ti. Ne diye direnmeliydi? Artk metelii kalmadna gre ilikisi srp gidemezdi. Anlay gstermeli ve akllca hareket etmeliydi. flsa mahkm ettii bir adam, ellerinin arasndan, olgun bir meyve gibi yere dp ryecekti. Onun ardndan Nana, Steiner'e yklendi. Ondan tiksinmiyordu ama sevgi filn gsterdii de yoktu. Adama, pis Yahudi diyor, kendisinin de neden olduunu pek bilmedii eski bir hnc kartyordu. ikonun, salan biriydi bu herif. Steiner'i hrpalyor, bir an nce yiyip yutarak iini bitirmek istiyordu bu Prusya'lnn. Steiner, Simonne'u brakmt. stanbul boaz ii suya dmt. Nana lgnca istekleriyle adamn ykln hzlandrmaktayd. Bir ay boyunca Steiner, adeta mucizeler yaratarak tutunmak iin rpnd durdu. Btn Avrupa'da byk bir reklm kampanyasna giriti. Her yere afiler, prospektsler gnderdi, gazetelerde ilnlar yaynlatt ve en uzak lkelerden para ekti. Biriktirdii btn paralar, ktlkla kazandklarnn yan sra fakir insanlardan szdrdklar da Villiers caddesindeki gazya kuyusunun dibine dklp yok oluyordu. te yandan Alsace'daki bir demir fabrikas sahibiyle de ortakt. te orada, bir tara kesinde kmr bulanarak kapkara kesilen iiler, kanter iinde, kaslarn gererek, kemikleri szlayarak Nana'nn keyfini yerine getirmek iin didinip duruyorlard. Kadn byk bir yangn alevi

  • gibi dalaverelerle edinilen paralarla birlikte, emekilerin aln terinden kazanlan paralar da silip spryordu. Artk bu sefer Steiner'n EMILE_ZOLA____________________________________________________ iini bitirmi iliine kadar smrdkten sonra sokaa brak-vermiti. imdi Steiner o kadar tkenmiti ki yeni dalavereler dzenleyecek kadar g bulamamt kendinde. Bankasnn knn atrdlar arasnda polisin eline dmek korkusuyla da tir - tir titremeye balamt. Alacakllar iflsn iln etmilerdi. Milyonlarla oynam olan bu adam' imdi para szn bile duyunca bir ocuk gibi korkuya kaplyordu. Bir akam, Nana'nn yannda alamaya koyuldu. Hizmetisine verebilmek iin kadndan yz frank dn istedi. Nana, yirmi yldr Paris piyasasn krp geiren bu korkun herifin bu duruma dmesi karsnda hem acm hem de keyif duymutu. stedii yz frang verirken : - unu bil ki, houma gittii iin veriyorum sana bunu. Ama dinle beni yavrum, artk yan geti, sana para yedirmeye hi niyetim yok. Baka kapya! dedi. Nana, Yahudinin ardndan hemencecik la Faloise' soyup sovana evirdi. O da soyulabilmek, Nana'nn kendisini, iflsa srklemek erefini kazandrmas iin yanp tutuuyordu. Bu ereften yoksundu. Bunu kendisine bir kadnn kazandrmas gerekirdi. ki ayda btn Paris kendisini tanyacak, adn gazetelerde okuyacakt. Buna da alt hafta yetti de artt bile. Kendisine iftlikler, tarlalar, ayrlar ormanlar, malikneler miras kalmt. Bunlar, ksa bir sre iinde, birbiri ardnca satmak zorunda kald. Nana her lokmada, bir dnm topra yiyip yutuyordu. Gnein altnda titreyen glgeli aalklar, byk olgun buday tarlalar, srlarn karnlarna kadar gmldkleri boy atm ayrlklar uurumun dibine yuvarland. Bunlar arasnda bir akar su, bir kire oca ve deirmen bile vard. Nana btn bunlarn stnden, btn bir blgeyi dmdz eden bir ekirge srs gibi, geip gidiyordu. Kck ayam bast her yeri yakp kl ediyordu. Teker teker, btn iftlikleri, btn ayrlar, hep o sevimli haliyle adet farknda olmakszn, yemeklerden sonra dizlerinin stne koyduu kese kdn-daki badem ekerleri gibi yiyip yutarak gen adamn mirasn sildi sprd. Durmaya demezdi bunlar zerinde. Onun iin btn bunlar, birer ekerlemeden baka bir ey 440 NANA deildi. En sonunda kk bir koru kalmt la Faloise'n varlndan. Bunu da nemsemeyerek yutuverdi. nk bu azn amaya bile demezdi onun iin. La Faloise, bastonunun topuzunu emerek aptal aptal glyordu. Borlarnn altnda eziliyordu. Yz franklk bir geliri bile kalmamt imdi. Memleketine dnp kak bir amcasnn yannda yaamay tasarlamaya balamt; ama nemi yoktu bunun. Kibar bir adam olmutu artk. Ad iki kere Figaro' da kmt. Sska boynu devrik kolal yakasndan frlam, ok ksa bir ceketin altndan kamburu km, bir papaan gibi acayip sesler kartacak ve mrnde en ufak bir heyecan duymam tahtadan bir kuklay andran yapmackl hareketle salnp duruyordu; bu halinden can sklan Nana onu iyice pataldamt bir gn. te bu srada la Faloise, Fauchery'yi Nana'ya getirdi. Bu zavall Fauchery'nin bir ailesi vard bu srada. Kontesle iliiini kestikten sonra Rose'un eline dmt, kadn onu sahiden kocasym gibi kullanyordu. Mignon, sadece hanmnn khyaln yapyordu. Gazeteci, evinin efendisi gibi, yerletikten sonra, kendisi bir tedbire bavurarak Rose'u aldatt zamanlar, yalanlar kvryor, bunu yaparken de evinde dirlik dzenlik arayan bir kocann titizliiyle hareket ediyordu. Nana, Fauchery'nin, bir ahbabnn parasyla kurduu gazeteyi de yiyip yutarak yeni bir zafer kazand. Yalnz adam ortaya kartmyor, aksine, onu kar, kendisini gizlemesi gereken kibar bir kiiymi gibi davranyordu: u zavall Rose'cuk diye szediyordu Rose'dan da. Gazete, Nana'ya iki ay boyunca iekler sundu. Nana gazetenin tara abonelerine el koymutu, stelik de fkralardan, tiyatro haberlerine kadar kendi tekeline alyordu. Yaz kurulunun soluunu tkettikten sonra, ynetim kurulunu da datt. Sonunda lgnca bir hevese kaplarak, konakta bir klk bahe yaptrtt. Bu da matbaann satlmasna mal oldu. Kald ki bu i elence olsun diye filn yaplmt. Bu olay sevinle karlayan Mignon, Fauchery'yi tamamiyle Nana'ya yamayp yamayamayacan anlamak iin kotu. Gen kadn, alay m ediyorsun benimle, diye sordu: Yalnz fkralar EMLE ZOLA 441 ve piyesleriyle yaayan meteliksiz bir hovarda ile ha! Byle bir budalalk Rose'cuk gibi sanat bir kadna yarard yal-nz, sylediklerini Mignon'un, karsna yertitirmesinden ekinerek artk kendisine reklmn yapmaktan baka bir ey demeyen Fauchery'ye yol verdi. Ama ondan tatl bir hatra kalmt kendisine. Birlikte bu la Faloise salayla iyi alay edip elenmilerdi. Eer byle bir enayi ile elenme zevki olmasayd ikisi de bir daha bulumay dnmezlerdi belki. Bu

  • onlara bir komedi, oyun gibi bir ey geliyordu. Burnunun dibinde pyor, onun parasyla har vurup harman savuruyor, bir i uydurarak Paris'in ta teki ucuna gnderiyorlard yalnz kalmak iin, sonra da st kapal szlerle bunu alay olsun diye yaptklarn dokunduruyorlard. Bir gn la Faloise'a bir tokat atacan syledi: buna Fauchery kkrtmt onu. Hemen o akam gen adamn suratna tokad indirdi. Sonra bu ok houna gittii iin pataklamaya devam etti. Erkeklerin ne aalk yaratklar olduunu bylece gstermi olduu iin pek mutlu sayyordu kendini. La Faloise'e benim amar olanm diyor, uzat da tokatlyaym seni, diyerek eli k-zanncaya kadar tokad indiriyordu adamn suratna. La Faloise o bitkin haliyle, gzleri ya iinde, srtyordu hep. Na-na'nn kendisiyle bu kadar ili dl oluu ok sevindiriyordu onu, pek ho buluyordu yaptklarn. Bir akam apla yedikten sonra ok atelenerek : - Biliyorsun, evlenmelisin benimle... Ne dersin? Pek matrak bir ift oluruz deil mi? dedi. Bu gelii gzel sylenmi bir ey deildi. O bu tasary, Paris'i akna evirmek iin yanp tutuarak, oktandr kuruyordu iinden. Nana'nn kocas, diyeceklerdi kendisine. Ne kyak bir ey, her babayiidin ulaamayaca bir stnlk olurdu bu! Nana hemen aznn payn verdi: - Ben seninle evleneceim ha!... Bak hele! Byle bir derdim olsayd oktan bir koca bulurdum kendime. Hem de senden yirmi kere daha stn bir adamla... yavrum... ir sr adam dt bunun iin peime. Haydi say benim- 442___NANA le: Philippe, Georges, Foucarmont, Steiner, etti drt; tanmadklarn da caba. Hepsi de dillerine pelesenk etmiler bunu: biraz gler yz gstermeyeyim kendilerine: p ak balarlar: benimle evlenir misin? demeye. Bunu anlatrken kpryordu. imdi byk bir tiksinti ile barmaya balamt : - A! Yoo! stemiyorum! Byle bir i iin yaratlm bir kadn mym ben? Hele bak bana bir, bir adama balanrsam Nana olmam ki artk... Hem sonra ok pis i bu... Bunlar sylerken tkryordu, tiksintisinden hkrk tutmutu, sanki gzlerinin nne dnyann btn pislikleri serilmi gibi.... Bir akam la Faloise ortadan kayboldu. Bir hafta sonra, tarada yaayan ifal ot toplama merakls amcasnn yanna snd duyuldu. imdi, amcasnn ot koleksiyonuna toplad otlar yaptryordu. Bu arada evlenmek iin yaknlarndan ok irkin ve ok sofu bir kzn peine dt. Nana, hi de zlm deildi bu habere. Sadece konta : - Bak, Mufa'cm bir rakipten daha kurtuldun, dedi. Ama grlecek eydi bana evlenme tefrik ederken ki ciddilii. Adamn yznn sarardn grnce, kolunu boynuna dolad, bir yandan zalimce inelerken bir yandan da pcklere bouyordu. - yle deil mi? Senin de canm skan bu deil mi? Artk Nana ile evlenmezsen... Btn adamlar benimle evlenmek istedikleri zaman sen kplere biniyordun kende. mknsz. Bunun olabilmesi iin karnn nallar dikmesi gerek... Hele karn bir mortoyu ekse, nasl yldrm gibi buraya koar, kendini yerlere atp ahlar oflar eker, gz yalar dkp yeminler ederek evlenelim artk dersin! yle deil mi, ne ho olurdu ekerim! Sesini tatllatrarak, zalimce bir sokulganlkla maytaba alyordu kontu. Muffat ok heyecanlanmt, yz kza-rarak Nana'y pyordu. Bunun zerine gen kadn, bararak; EMLE_ZOLA ___________________ Hay Allah! Nasl da iime dodu! Bunu dnyor-mu meer! Drt gzle bekliyormu karsnn gebermesi-ni O! yani pes bu kadarna! tekilerden de hergeleymi bu! Muffat tekileri hazmediyordu. imdi nem verdii son stnl hizmetilerle, konaa gidip gelenlerin gzn- * de hl evin beyi saylmasyd. nk en ok veren adamd, Nana'nn resmi yd. Gen kadna olan tutkunluu da azttka aztyordu. Burada parasyla tutunabiliyor, gen kadnn glmseyileri bile pek pahalya mal oluyordu ona. ini kemiren bir hastalk gibi bir eydi bu tutku, buna katlanmamak elinden gelmiyordu. Nana'nn odasna girdii zaman teki adamlarn sarllar ya da esmerlerin kokusunu, kendisini boacak gibi olan sigara dumanlarn datmak iin bir ara pencereyi ap oday havalandrrd. Eii srekli olarak, birbiri ardnca bir takm erkek ayak kokularnn altnda anan bir drtyol az gibi bir yerdi. Gelenlerden hibiri de o eikte kan izinin nnde duraklamyordu. Zoe sadece temizlik merakyla zihnini bir trl kurtaram-yordu bu kan lekesinden. Hep burada grmekten can sklyor, ne zaman ieriye girse hanmna : - Tuhaf ey, bir trl gitmiyor... O kadar insan da geliyor ki... demekten kendini alamyordu. O srada Fondettes'de annesinin yannda nekahatini geiren Georges'un ok iyi olduu yolunda haberler

  • alan Nana, hep u karl verirdi: Adam sen de! Zamanla geer... Gelenlerin ayaklar altnda silinir... Gerekten btn bu erkekler, Foucarmont, Steiner, la Faloise, Fauchery, bu kan izinden bir azn topuklaryla alp gtrmlerdi. Zoe gibi bu kan lekesi zerinde kafasn yoran Muffat'da silini derecesine bakarak Nana'nn odasna girip kan erkeklerin saysn kestirmeye alrd. Bu leke gizli bir korku veriyordu ona. Canl bir eyi, yere serilmi plak bir kolu inemekten ekiniyormuasna stnden atlard. 444 NANA Sonra, bu odada adeta bir ba dnmesi sarho ediyordu Muffat'y. Her eyi, girip km olan erkek srsn, kapsnn eiinde bir zaman meydana gelmi olan faciay unutuyordu. Kimi zaman darda, ak havada, utan ve isyanla alyor, bir daha bu eve adm atmamaya yemin ediyordu. Ama daha sokak kapsndan ieri adm atarken odann lk ve bayltc kokusu ve ldrc bir ehvet istei iinde benlii eriyip gidiyordu. Zengin kiliselerde din cokusuyla kendinden gemeye alan bir sofu adam bir kilisenin renkli cam altnda diz kp org sesleri ve gnlk kokulan arasnda duyduu sarholua bu odada kaptryordu kendini. Nana, gazapl bir tanrnn kskan despotluuyla kskvrak balamt Muffat'y kendine. Ona hafif bir rperti gibi varlndan gelip geen bir ka saniyelik keskin nazlarn ardndan, saatlerce korkun azaplar, cehennem korkular ve sonu gelmeyen ikence aclar tattryordu. Btn bunlar ayn mrltlar, ayn dualar, ayn umutsuzluklar ve hele topraktan yaratlm olmann amuru altnda ezilen lnetli bir yarat kvrandran ayn aalk duygularyd. Bir erkek olarak duyduu istekler, bir ruha duyduu ihtiya birbirine kararak, benliinin derinliklerinden, tpk tek bir hayat aacnn gvdesinden uzanan iki dal gibi fkryordu. Kendini dnyay yerinden oynatan iki lvye olan inan ve sevginin dalgalarna brakmt. Sonra, akhnn btn uyarmalarn hie sayarak, Nana'nn yatak odas lgna dndryordu onu. Kadnn diiliinin ezici etkisi altnda btn benlii rpermeler iinde eriyip si-liniyordu, tpk engin gn bilinmezlii karsnda yok oluu gibi. te bylece Muffat'nn aalk duygusu iinde kendini eziklie kaptrd anlarda, Nana zlimce bir azap ektirme, ikence etme hevesine kaptryordu kendini. inde, bu adam bsbtn alaltmak, ezmek hrs uyanyordu. Eline geen eyleri krp dkmesi yetmiyordu, onlar kirletiyordu da. ncecik ellerinde iren izler kalyor, krdklarnn paralarn da birer birer ayryordu. Muffat budalas da onun bu oyununa let oluyor, btn bunlara katlanrken belirsiz EMILE ZOLA__________________________________________________445 bir ekilde, bir kurt iinde yaayan ve pisliini yiyen Hristiyan azizlerini dnyordu. Nana adam odasna alp da kapy kapadktan sonra Muffat'y alaltmay tadna doyulmaz bir zevk haline getirmiti kendisi iin. nce akala-yorlard. Gen kadn kontun yzne hafiften amarlar indiriyor, acayip isteklerini yaptrtyor, kk bir ocuk gibi kekeletiyor, bir cmleyi tekrarlatp duruyordu. * - Haydi unu syle benim gibi: Pit! Koko bo verir buna! Adam kadnn sesini taklit edecek kadar uysallk gstererek : - Pit! Koko bo verir buna!., diyordu. Ya da geceliinin stne krkn atp drt ayak yerde yryor, homurtular kartarak yiyecekmi gibi Muffat'y saldryordu. Sonra glmek iin baldrlarn sryordu adamn. Bu oyundan bknca, kalkyor : - Haydi, biraz da sen yap. Bahse girerim ki benim kadar ay taklidi yapamazsn. Bu fasl da ho denebilirdi. Muffat'y bembeyaz derisi ve sarn yelesiyle elendiriyordu. Kont, glyor, kendi de drt ayak olarak homurdanyor, gen kadnn baldrlarn sryordu. O da korkmu gibi yaparak kendini kurtarmaya alyordu. Sonunda da : - Delimiyiz ne biz? diyordu. Dnemezsin ekerim ne kadar irkinleiyor suratn. Ah! Seni saraydakiler bu haldeyken grseler! Ama bu kk oyunlarn tad kayordu ksa bir sre sonra. Nana, zalimliinden yapmyordu baz eyleri, aslnda iyi yrekli bir kzd. Ama her yan kapal odada zaman zaman bir lgnlk rzgr esiyordu sanki. kisi de bir ehvet kasrgasna tutulmuasna aalk zevkler peinde koar olmulard. Uykusuz kaldklar gecelerdeki dini inanlarndan gelen eski korkun hayallerin yerini imdi bir hayvanlama istei, drt ayak zerinde yrmek, homurdanmak ve srmak iin duyduklar aalk hrs almt. Sonra bir gn iyice ay olmuken Nana yle kabaca bir hareketle itti ki, adam bir koltuun stne yuvarland. Gen kadn 446 NANA Muffat'nn alnndaki ii grnce bir kahkaha salvermekten kendini alamad. O gnden sonra da la

  • Faloise'a yaparken keyif duyduu davranlara balad. Konta hayvan muamelesi yapyor, kamlyor, kna tekme vurarak kovalyordu. - Deh! Haydi deh!... Bir beygirsin imdi sen... Deh, yrsene pis st beygiri! Baka bir sefer de Kont kpek oluyordu. Nana, lvan-tah mendilini odann bir kesine atyordu. Muffat elleri ve dizleri stnde koarak mendili dilerinin arasnda gen kadna getirmek zorundayd. - Aport Cesar!... Dur, bak eer, orada burada dolarsan bir temiz slatrm seni... Aferin Cesar!... taat ediyorsun bana! ok cicisin!... imdi Muffat byle alalndan, hayvanlamaktan zevk duyuyordu. Daha da alalmay zlyor, kendisini tekmeleyen gen kadna : - Daha kuvvetle vur... Hav, hav... kuduzum ben... vur, vur... diyordu. Bir gn kontun byk yaver niformasn giyerek gelmesini istemek esti Nana'nn aklna. Adam, belinde klc, sivri apkas, beyaz klot pantolonu, zeri srma ilemeli krmz frak, sol eteinden sarkan sembolik anahtarla boy gsterince Nana kahkahadan krld. Hele bu anahtar ok elendirmiti onu. Bunun zerine delice irkin birtakm uydurma aklamalara giriti. Hep glerek, yksek snflardan olanlara kar duyduu saygszlk Muffat'ya bu gsterili kyafetiyle yerin dibine sokmak frsat eline getii iin byk bir sevinle adam omuzlarndan tutup silkti, imdikledir vay bizim sayn yaver! diye bard yzne... ardndan adamn kn tekmelemeye balad. Nana imdi bir sevin sarholuu iinde Tuileries'ye imparatorluk saraynn hametine bu sarayda, halkn korkusu ve aknl zerinde hkm sren imparatora da indirmi gibi oluyordu.. te buydu yksek sosyete hakkndaki dncesi Nana'nn. Bu kandan gelen bir aile hncyd, bylece cn alm oluyor- 447 EMLE ZOLA ---------------------------------------- du asillerden. Sonra sayn yaver elbiselerini kard srtn dan o atafatl elbisesi yerlerde srnyordu. Nana, Muffat'ya stnden atlamasn sylyordu bararak ve adam atlyordu, tukur unlara diyordu, adam tkryordu, yr su srmalarn, kartallarn nianlarn stnden diye baryordu, Muffat ayaklarnn altnda iniyordu bunlar ve daha neler neler! Hibir ey kalmamt artk, her ey kmt. mparatorienin yaverini bir il iesini krar gibi krp paralyordu imdi ve bunu bir p, bir yol kenarndaki pislik yn haline getiriyordu. Kuyumcular szlerinde durmamlar, yata ancak ocak aynn ortalarnda teslim etmilerdi, tam o srada batan zenginlikten kalan son enkaz da satmak zere Nor-mandiya'da bulunuyordu. Nana derhal drt bin frank istedi. Muffat ancak bir gn sonra dnebilirdi, fakat ii sonuna erdirerek tella Paris'e dnd ve kendi evine uramadan Nana'nn yanna kotu. Saat ona gelmiti. Kendisinde Car-dinet sokana alan bir kapnn anahtar olduu iin ieri girdi. Rahata yukar kt. Bronzlar parlatan Zoe onu grnce heyecanland, Muffat'nn yolunu nasl keseceini bilemeyerek lf uzatp, B. Venot'nun perian bir halde bir gn ncesinden beri kendini aradn iki kere geldiini eer sayn kont nce buraya gelirse kendisine gndermesini rica ettiini syledi. Muffat bu hikyeden bir ey anlamadan dinlemiti, sonra hizmeti kadnn kendisini grnce bozulduunu grerek birden bir kskanlk nbetine tutuldu; oysa artk byle bir duygusu kalmadn sanyordu. Nana'-nn odasndan glmeler geliyordu. Muffat kapya saldrd. Ik kanat birden ardna kadar ald, bu srada Zoe omuz skerek ekip gitmiti. Muffat, kapnn eiine ayak atar atmaz grd manzara karsnda : - Aman Allahm... Aman Allahm! diye bard. Kralielere lyk, bir lks iindeki yeni oda gzlerini kamatrmt. Gm srma ile ilenmi ipek duvar hallarndan, tatl pembe kuma kapl koltuklara yldzlar serpili- _ yordu. Perdelerin kenarlarndan srma kaytanlar sarkyor-du, erevelerin kumalar yine srmal dantellerle sslenmiti. Bu danteller dank sarn salar gibi, odann yarsnn plakln rtyordu, ehvet uyandran boluunu biraz azaltarak tam karda, altn ve gm kakmak geni karyola, prl prl... Nana'nn, plak kollarnn, bacaklarnn ahane gzelliini sereserpe yayabilecei genilikte bir taht, Bizansvari bir mihrap. Bu mihrapta gller gls diilii! ni dile getirmiti gen kadn ve de u anda korkulan bir tanrann dinsel pervaszlyla rlplak uzanm, yatyordu. Yanbanda, o kar gibi beyaz gerdannn glgesinde o tanra hametinin ortasnda bir utan, bir kocamlk, gln ve ackl bir ey kvranp duruyordu: srtnda yalnz bir gmlekle Marki de Chouard'd bu adam. Kont ellerini kavuturdu. Btn vcudu rpertilerle sarslyordu, durmadan : Aman Allahm, aman Allahm! deyip duruyordu. Demek, geminin altn gllen Marki de Chouard iin amt, demek altn yapraklar iindeki altn gller onun iin serpilmiti, demek bir gm tel zerinde apknca gllerle dans eden heykelcikler onun iindi ve

  • ayaklarnn dibinde de kei ayakl oban ehvetle baygn periyi uyandryordu uykusundan ve demek ki Nana'nn modellik ettii ve dolgun butlarna varncaya kadar gen kadn model alan plak gece tanras heykeli bu Marki de Chouard iindi? imdi marki, bir insan paavras gibi, o altm yllk hovardalk hayatnn sonunda ypranm, knt halindeki vcuduyle, gen kadnn gz kamatran ahane vcudunun yanna bir solucan gibi sokulmutu. Kap alr almaz gekin bir ihtiyarn bunaka korkusuyla yatan iinde dorul-mutu. mrnn bu son ak gecesi onu bsbtn glnle-tirmiti; ocuklatrmt birden, syleyecek tek kelime bulamayarak, yan inmeli bir adam gibi bir eyler mrldanyordu kekeleyerek. Kaacak gibi bir hali vard, gmlei syrlmt o iskelet vcudunun stnde morarm, tyleri aarm sska bacaklarndan biri yorgann stne kmt. Na-na, fkesinin iinde glmekten kendini alamad. EMLE ZOLA 449 - Haydi yat, zbar u yatan iinde, dedi. Bunu sylerken de grnmemesi iin bir pislik ynn rter gibi yorgan ekti ihtiyarn stne. Sonra, kapy kapamak iin yataktan frlad. Anlalan Mufe'c ile yrmeyecekti iler! Hep byle damdan d-seresine dalyordu ieriye. Hem sonra ne diye para bulmak iin Normandiya'ya gitmiti? htiyar istedii drt bin frang getirmiti. O da kendisini vermiti ona. Kapy arparak kapatrken : - Ne yapalm, bu manzaray grdnse, kabahat sende! Byle girilir mi ieriye? Haydi yolun ak olsun! Muffat kapak kapnn nnde dikilip duruyordu. Grdkleri karsnda yldrmla vurulmu gibiydi. Bacaklarndan balayan bir titreme gsne ve kafasna kadar yayld. Sonra byk bir kasrgann devirdii bir aa gibi salland, btn kollar bacaklar atrdayarak dizst kt yere. Sonra ellerini umutsuzca uzatarak kekeledi: - Bu kadar fazla Allahm, bu kadar fazla! O zamana kadar hepsini hazmetmiti. Ama elinden gelmiyordu imdi bunu yapmak, akln kaybedecekti ner-deyse, btn gcnn tkendiini hissediyordu. Grlmemi bir cokunlukla ellerini hep yukarya kaldrarak Tanrya sesleniyordu: - Ah! Hayr istemiyorum bunu., yardmcm ol Allahm... canm al, kurtar beni bu azaptan... Oh! Hayr katlanamam bu adama, Allahm! artk bitti, her ey bitti, al ca-nm, kurtar beni, ne bir ey greyim, ne bir ey duyaym bir daha... Oh! Kendine ek beni, ey gklerdeki babamz ulu Tanrm... imdi, iman ateleri iinde yanp tutuarak adeta ateli bir vaaz veriyor gibiydi. Ama bu srada biri omuzuna dokunmutu. Muffat, ban kaldrp bakt. Onun byle kapak kapnn nnde diz km dua ediini hayretle seyreden B. Venot idi bu. O zaman, sanki yakarlarna Tanr cevap vermi gibi Muffat ufak tefek ihtiyarn boynuna atld. im-di bol bol alayabilirdi, hkrklar arasnda: 450 NANA - Kardeim... ah, kardeim, diye inliyordu. Aclar iinde kvranan benlii bu feryat ile yatyor gibiydi. Gzyalaryla B. Venot'nun yzn slatyor, kesik kesik konuarak ihtiyarn yanaklarn pyordu: - Ah kardeim, bilsen ne aclar iindeyim... yalnz siz varsnz artk benim iin. Gtrn beni... yalvarrm. Bir daha dnmemek zere gtrn beni buralardan... B. Venot kontu kollarnn arasna alarak gsnn stne bastrd. O da kardeim, diyordu. Ama, konta yeni bir ldrc haber getirmiti. ki gndr, Kontes Sabine Paris'in en byk maazalarndan birinin ba tezghtarlarndan biriyle kamt. Bu korkun rezaletin dedikodusu btn Paris'te alkalanyordu imdi. B. Venot, kontu byle bir dinsel cokunluk iinde grnce, bu ann elverili olduunu kestirerek, adama evinin yklm anlatan bu feci sonu haber veriyordu. Kont hi sarslmad bundan, kars kamt, bu onu ilgilendirmiyordu imdi, ileride dnrd bunu. Sonra yeniden bunalmlar iinde rpnarak, rkek rkek, kapya duvarlara, tavana bakmaya balamt. Azndan u yalvartan baka bir ey duyulmuyordu: Gtrn beni... Dayanamayacam artk... Gtrn be- ni... B. Venot bir ocuu srkler gibi Muffat'y alp gtrd. Artk tamamiyle onun avucunun iindeydi. Kont imdi, kendini btn benlii ile din grevlerine vermiti. Btn hayat bir yldrm arpmasna yklmt. Tuileries'deki yaverlik grevinden, sarayn btn bu olaylar karsndaki tiksintiyle kark tepkisi karsnda istifa etti. Kz Estelle, evlendii srada eline geirmesi gereken halasndan kalan altm bin franklk miras iin dava amt kendisine kar. imdi, var you tkenmi, byk zenginliin son krntlar iinde skntyla yayordu, kars da bir taraftan Nana'nn el atmad kalntlar yutup tketmekteydi. Sabine, kocasn bu sokak kadn ile paylamann etkisiyle yapmadn brakmam, ailenin kn hzlandrm, yz karas olmutu. Bir sr maceradan sonra, eve dnmt, Kont onunla

  • 451 yeniden yaamaya raz olmutu, Hristiyanca bir tevekkl gstererek. Kadnla, utan verici hayatnn canl bir belgesi gibi yayordu yan yana. Ama gittike ilgisizleerek, btn bu olup bitenlerden znt duymaz oldu. Tanr onu kadnn kucandan ekip kendi kollarna almt. imdi Nana'y-la yaad ehvet dolu anlar, din cokunluuna brnerek asl balk olan bu km lanetli yaratn mrltlar, dualar, umutsuzluklar ve ezdikleriyle srp gidiyordu. Kilisi-lerin karanlk kelerinde, talar zerinde dizleri souktan donarken eski gnlerdeki gibi btn kaslarnn rperiini aklnn tatl bir sarsnt iinde bulunuunu, ve benliinin derinliindeki duygular tatmin etmenin hazzn duyuyordu. Kontun Nana'dan ayrld gn akam, Mignon Villi-ers caddesindeki konaa damlad. Fauchery'ye almt artk. Karsnn yannda bir koca daha bulunmasnda pek ok kazanlar olduunu kavramt, evin ufak tefek ilerini gazeteciye brakmt, daha sk bir kontrol salamak zere ona dayanyordu. Fauchery'nin piyeslerinden kazand paradan evin masraflarn kartyordu. te yandan Fauchery de akllca davranyor gln kskanlklara kaptrmyordu kendini. Rose'un eline geirdii frsatlardan yararlanmas konusunda Mignon kadar uysallk gsteriyordu. ki adam gittike daha iyi anlayorlard. kisi de kendilerine her eit mutluluklar salayan bu i birliinden son derecede memnundular. Hi birbirlerini rahatsz etmeden, bir aile itenlii iinde yaantlarn srdrp gidiyorlard. Bu dzenlenmiti aralarnda ,her ey yolunda gidiyordu, ortaklaa rahatlklar iin yaryorlard birbirleriyle. te Mignon, Nana'nn evine Fauchery'nin dn tutarak, Nana'nn hizmetisini ayartmak iin gelmiti. Gazeteci Zoe'nin eine az rastlanr, akll bir kadn olduunu grmt, Rose son zamanlarda hizmetilerinden pek yaknyordu. Bir aydr, acemi kzlar yznden pek sknt ekiyordu. Mignon, kapy aan Zoe'yi hemen yemek salonuna gtrd. Adamn aha ilk kelimesinde kadn glmsedi: hanmndan ayrlyordu ama, kendi hesabyla bir i kuracan hafiften vne-bir ok bayann kendisini yanlarna almak istedikleri- rek bir 452 NANA ni, Bn. Blanche'n tekrar yanna gelmesi iin avu dolusu para teklif ettiini de szlerine ekledi. Tricon kadnn iletmesini satn alacakt. Uzun zamandr zengin olmay kuruyordu, biriktirdii paralan bu ie yatracakt. Bir ok dnceleri vard bu konuda. Tricon kadnn iini geniletmek iin bir otel kiralayacak buray ok ekici bir hale getirecekti, bu amala da Satin'i yanma almaya alyordu. Vcdunu harap edecek kadar kullanan bu salak kz imdi bir hastanede can ekiiyordu. Mignon, ticaretin tehlikelerinden szederek diretince, Zoe, iletmesinin ne tr ey olduunu almadan iini bilen bir insann gvenciyle glmseyerek sanki bir pastane ile-tecekmi gibi: - Oh! lks iler daima iyi kazan getirir... Biliyorsunuz ki, uzun zamandr, bakalarnn evindeydim, imdi bakalarnn benim evimde olmasn istiyorum, dedi. imdi zlimce bir duyguyla dudaklarn bzerek, nihayet kendisinin de hanm olacan, on be yldr bulaklarn ykad kadnlar birka louis'ye kendisine hizmet ettireceini sylyordu. Mignon geldiini Nana'ya duyurmak istemiti. Zoe peki dedikten sonra, hanmnn ok kt bir gn geirdiini syledi. Mignon buraya bir kere gelmiti. Konan iini iyi bilmiyordu. Yemek odasndaki Gobelins porselenlerini gm takmlar, zengin bfeyi grnce az ak kald. Evin yabancs deilmi gibi ierisini gezip dolamaya balad. Salonu klk baheyi grd, tekrar antreye dnd, bu ezici lks, bu.yaldzl mobilyalar bu ipek ve kadifeler karsnda byk bir hayranlk duyarak yrei arpmaya balamt-Zoe kendisini hanmnn yanna gtrmek zere yanna geldii zaman, size teki odalar da gstereyim, diyerek, tuvalet odasn, yatak odasn gezdirdi. Bu odaya girince Mignon byk bir heyecana kaplmaktan alamad kendini. Bu Nana yosmasnn ince zevki karsnda byk bir hayranlk duydu, bu konuda bilgisi ve tecrbesi olan bir kimse olduu iin. Evin dzeninin karma karld, hizmetilerin tayas- 453 EMLE_ZOLA_ ya har vurup harman savurmalar arasnda, yine de btn delikleri tkayan, yknty aan bir zenginlik gze arpyor-du. imdi Mignon bu gz alc ant karsnda, byk bayn-drlk ilerini dnyordu. Marsilya dolaylarnda byk bir su kemeri gstermilerdi ona. Milyonlara ve on yllk eme-e mal olan bu dev yaptn, ta ayaklan, bir uurumun s-tnden ayordu. Cherbourg'da yeni liman, geni antiyele-ri, gne altnda kan ter iinde alan yzlerce insan, deni-zi byk kaya paralaryla dolduran makinalar bu kayala-rn altnda zaman zaman ezilip bir kan phts haline gelen iileri grmt. Ama btn bunlar bu konan yannda kck grnyordu gzne. Nana kat kat ayordu bunlar yaratanlar. imdi onun bu eseri karsnda bir bayram ge-cesi bir pastacnn, sade ekerden yapt bir sarayn gzal-c gzelliim

  • hatrlad. Ama bu kadn, bakalarnn gld o kck saf haliyle o tatl plakl ve o utandrc ama lnn gls ey ile, iisiz, elinde mhendislerin icat ettii makineler olmakszn, Paris'i yerinden oynatm ve altnda kadnlarn yatt bu zenginlii yaratmt. Mignon kendinden geercesine : - Aman yarabbim ne byk i! diye sylenmekten kendini alamamt. Nana yava yava derin bir kedere gmlyordu. Her eyden nce kontla markinin karlamas sinirlerini alt st etmiti. Sonra, bu yar l ihtiyarn bir faytonda uzaklap gidiini, bunca zamanda ileden kard Mufe'cuunu bir daha gremeyecei dncesi onu karardk duygular iine atmt. Bunun ardndan, Satin'in hastaln duymas bsbtn znt vermiti yreine. Zavall kz, onbe gndr ortalarda grnmyordu. imdi Lariboisiere hastanesinde can ekiiyrdu. u Bn. Robert olacak kadn o kadar kt bir hale sokmutu bu kz. Bu kk irkefi bir kere daha grebilmek iin arabay hazrlatt srada, ZOe byk bir rahatlkla artk kendisinden ayrlacan haber vermiti, bu, birden byk bir keder iine att gen kadn, ailesin-den birini kaybetmi gibi oldu. Aman Yarabbi, ne yapard bu zoe tek bana! Hanmnn bu znts karsnda kol- 454 NANA tuklar kabaran Zoe'ye kalmas iin yalvard. Ama hizmeti kadn, kendisine kskn ayrlmadn anlatmak iin boynuna sarlp yanandan pt Nana'nn. Bir gn de dnyann sknts Nana'nn bana ylmt. Gen kadn, can fena halde skld iin, sokaa kmad, kk salonda otururken, Labordette geldi, ok kelepir bir ka dantely gsterdi, lf arasnda nemsiz bir eyden sz ediyormu gibi Georges'un ldn syledi. Gen kadn donakalmt. - Ne! Zizi ld ha! diye bard. Bir anda gzleri, elinde olmadan halnn zerindeki pembe lekeyi arad, ama iz kalmamt bundan! Ayaklar altnda silinip gitmiti. Bu srada "Labordette ayrntlaryla haberi anlatt: lmn neden olduu pek iyi bilinmiyordu. Kimi yarasnn yeniden aldn sylyor, kimi de kn Fondette'ndeki bir havuza atlayarak kendini ldrdnden szediyordu. Nana durmadan : - lm! lm! deyip duruyordu. Sonra sabahtan beri boulacak gibiyken birden hkrarak alamaya balad, bu iini biraz ferahlatmt. Sonsuz bir kedere kaplmt, imdi derin bir ac iinde kvranyordu. Labordette Georges'un lhnden duyduu acy unutturmak iin avutmaya alrken eliyle susmasn iaret ederek : - len yalnz o deil, her ey, her ey... ok mutsuzum, diye kekeledi. Oh! Haydi git iine... imdi yine benim kaltan biri olduumu syleyecekler. Orada aclar iinde kvranan anay ve sabah kapmn nnde szlayan zavall adam son meteliklerine kadar benimle yedikten sonra mahvolan btn tekileri dnyorum... te sonu bu!.. vurun Nana'ya, vurun u hayana! Oh! srtm kuvvetli, bu yumruklar duyar gibi oluyorum: herkesle yatan bu pis kz, kiminin varn younu silip sprd kiminin lmne sebep oldu, ac ektirdi, bir ok insana. Kendini bir divana atm, ban yastklara gmerek, boulurcasna hkra hkra alyordu. evresinde yaratt felketten, sebep olduu ktlkler onu imdi lk acma EMLE ZOLA_ 455 duygularyla bouyor gibiydi. Sesi bir kz ocuunun zayf iniltisi gibi gittike duyulmaz olmutu. - Oh! ok fena oluyorum! imde bir fenalk var... anlalmamak ok ac ey... daha gl olduklar iin bir ok kimselerin bana kar kmalar... Ama kendimde kabahat bulmuyorum ben, vicdanm rahat... Hayr, kabahatim yok * benim. Hayr... Gittike fkeleniyor, fkesi bir isyan halini alyordu. Ayaa kalkt, gzyalarn sildi, sinirli sinirli dolamaya balad. - Hayr, hayr, istediklerini sylesinler, benim kabahatim yok! Kt bir insan mym ben? Elimde ne var ne yoksa veririm bakalarna, bir sinei bile ldrmekten korkarm. Asl kabahatli onlar, evet onlar... Hibir zaman ask suratl grnmek istemedim onlara. Onlar yapt eteklerime... ve ite bugn kimi nallar dikti, kimi dileniyor, hepsi de umutsuzluk iinde kvranyor... Sonra Labordette'in karsnda durdu, omuzuna vurarak : - Haydi syle, sen de hep yaknmdasn... Ben mi onlar itiyordum bu yola. Ka tanesi bir sr irenlik iin birbiriyle dvmyor muydu? reniyordum onlardan ben! Pelerinden gitmemek iin ne kadar direndim, korkuyordum. Bak! Sana bir rnek vereyim: Hepsi de benimle evlenmek istiyordu bu adamlarn. Parlak bir fikir deil mi? Raz olsaydm eer, yirmi kere kontes ya da baron kars olurdum. Ama ite elimin tersiyle ittim hepsini, nk akl banda bir insandm ben... te onlar, su ilemekten, pis ilerden korudum bylece. Analarn, babalarn ldrebilir, hrszlk edebilirlerdi: bir kelime ksayd dudaklarndan... |te

  • bunun mkfatn nasl grdm anlyorsun bugn... Ite bunlardan biri de elimle evlendirdiim Daguenet, alktan nefesi kokuyordu, kendisini insan iine soktum, haftalarca bedava besledim. Dn rastlamtm sokakta ban e-vrd. Haydi sen de alak! Ben senden daha temizim! Yine dolamaya balad, bir kk masaya olanca gcyle yumruunu indirdi. 456 - Vallahi, hakszlktr bu! Toplum bozuk kurulmu. leri eviren erkekler olduu halde kadnlara ykleniyorlar hep. Bak imdi syleyebilirim sana bunu: ben bu adamlarla yattm zaman zevk duymuyordum ama hi mi hi... nan ki canm skyordu bu i... Peki, syle imdi bana, benim bir rolm var m btn bu olup bitenlerde!.. Evet, beni ldren onlardr. Beni u hle sokmasalard, imdi bir manastra kapanm Tanrya dua ediyordum, nk her zaman dine bal bir insandm... Bana ne paralarn ve canlarn yitir-dilerse. Kendi kabahatleri bu! Bunda hibir rolm yok benim. Labordette bu szlere inanmt: - phesiz, dedi. Bu srada Zoe, Mignon'u ieriye soktu. Nana adam gler yzle karlad, ok alamt, yeterdi artk. Mignon, evi bu kadar gzelletirdii iin gen kadna vc szler syledi. Ama Nana bu konaktan bktn hissediyordu. Baka eyler dnyordu. Pek yaknda hara mezat sata karacakt hepsini. Sonra Mignon buraya geliine bir bahane olarak ihtiyar Bosc'a inme indiini, bir koltua mhlanp kalan bu zavall iin bir oyun verileceini syleyince, acyarak iki loca bileti satn ald. Bu srada arabann hazr olduu syleyince, apkasn istedi. apkasnn kurdelelerini balarken u zavall Satin'in bana gelenleri anlatt ve : - Hastaneye gidiyorum. Kimse onun kadar sevmemi-tir beni. Ah! erkeklerin ta yrekli olduunu syleyenler ok haklym... Kimbilir belki de bulamayacam onu. Ama ne kar, grmek istediimi sylerim. Sarlp pmek istiyorum onu. Labordette'le Mignon glmsediler. Nana'nn da znts gemiti, o da glmsedi. nk bu ikisi tekiler gibi deildi, anlayabilirlerdi kendisim. Gen kadn eldivenlerini iliklerken, ikisi de derin bir sessizlik iinde, hayranlkla seyrediyorlard Nana'y. ine zenginlikler ylan konanda, ayann dibinde yere serilmi bir sr erkek olduu halde tek bana, dimdik duruyordu. Tpk, eski alarda, dolat- RMILE ZOLA 457 yerler iskeletlerle kapl olan canavarlar gibi Nana da kafataslarnn stne basyor, evresinde felketler kopuyor-du. Vandeuvres'un vcudunu kavuran korkun alevler, imdi in denizinde dnyadan kaan Fancarmont'un unulmaz kederi, Muffat'nn feci knts ve Georges'un bembeyaz cesedi imdi hapisten daha dn kan Philippe'in kardeinin banda sayg duruu yap. Nana o ykp mahvetme iini sona erdirmiti artk. Kenar mahallelerin plklerinden havalanan bu dii sinek, sosyal ryn mayasn tayarak, sadece stlerine konmakla zehrlemiti bu erkekleri. yi bir ey, adalete uygun bir eydi bu, kendi dnyasnn kimsesizlerin ve yoksullarn cn almt bylece. Byk bir an ve eref iinde diilii, tpk bir boazlama alann aydnlatan doan gne gibi, ykselirken o, ahane bir hayvan bilinsizlii ile, yapt iten habersiz iyi yrekli bir kz gibi yayordu her zaman. Hep yle iman, hep yle etli canlyd, sal ve neesi yerindeydi. Btn bunlar gznde yoktu artk. Kona kendisine anlamsz, kk ve can skc eylerle dolu geliyordu. Bunun iin daha iyi bir ey tasarlamt, ev elbisesini giyinerek son defa, Satin'i pmeye gidiyordu, tertemiz, yepyeni bir hava iinde, sanki hi el dememi gibi. XIV Sana birdenbire ortadan kaybolmutu. Yabanc lkelere doru bir ka, yeni bir dalt bu. Yola kmadan nce bir sat zevkini de tadarak nesi var nesi yoksa, konan, eyalarn, mcevherlerini, elbiselerine ve amarna varncaya kadar her eyini satt. Be ak arttrmadan eline altyzbin franktan fazla para geti. Paris onu son defa bir peri masal oyununda grd: Melusine'di ad bu oyunun. Cebinde tek metelii kalmayan Bordenave'n son bir hamleyle Gaite tiyatrosunda, Prulliere ve Fontan'la birlikte sahneye kmt. Basit bir figran rol vermilerdi Na-na'ya ama gerekte oyunun en can alc tablosunu meydana getiriyordu bu rolde; sessiz ve gl bir perinin heykel-vri pozu. Sonra, tam bu byk baarnn ortasnda, lgnca reklmlara girien Bordenave, Paris'i kocaman afilerle donatrken, bir sabah Nana'nn bir gn nce Kahi-re'ye gitmek zere yola kt renildi. Direktryle arasnda hafif bir tartma gemiti, kendisine uygun gelmeyen bir kelime kullanlmt, yani bakalarnn cann skmalarna gz yummayan zengin bir kadnn kaprisinden baka bir ey deildi bu. Kald ki uzun sredir Trklerin yaad lkeleri grmek isteini duyuyordu iinde. Aylar geti. Unutulmutu. Ama gnn birinde kadn, erkek aktrler yeniden adm duyduklar zaman birbirini tutmayan bir sr sylenti dolamaya balad ortalkta. Kimine gre hidivin gnln fethetmiti, bir sarayda kralieler gibi yayordu, iki yz klesi vard, can glmek istedii zaman bunlardan birinin

  • kellesini uurtuyordu. Kimine gre de tam aksine, iri yar bir zenciye tutulmu, elindekini avu-cundakini, bu pis tutku yznden yitirerek, bir gmlekle kalmt ve Kahire sokaklarnda srterek orospuluk ediyordu. On be gn sonra da herkesin hayretten az ak kal- EMILE ZOLA 459 di: biri Nana'y Rusya'da grdne yemin ediyordu. Ortalkta bir efsane dolamaya balad: Nana bir prensin metresi olmutu, elmaslar dillere destan oluyordu. Kimsenin bu haberlerin gerek kaynan bildii yoktu, ama, btn kadnlar Nana'nn yzklerini, kpelerini, bileziklerini btn ayrntlaryla renmilerdi, iki parmak kalnlnda bir akar su, ortasnda ba parrnak byklnde bir prlanta bulunan bir kralie tac vard. Bu uzak lkelere ekildike n, gz kamatrc mcevherlerle donanm bir tanra gi- bi esrarl bir n kazanyordu. Bir Temmuz akam Faubourg-Saint-Honore sokan- dan arabayla gemekte olan Lucy, yakndaki bir dkkndan al verie kan Caroline Heqmet'yi yaya giderken grd, seslendi ve yaknna gelince : - Yemek yedin mi? Serbest misin? Eh, yleyse benimde gel ekerim... Nana dnm... gibi. Caroline hemen arabaya atlad, Lucy, devamla : - Ama belki de lmtr imdi, biz ene alarken ekerim, dedi. Caroline armt: - lm mdr? Amma yaptn ha? Nerede? Neden? - Grand-Hotel'de... iek hastalndan... Lucy arabacya hzl gitmesini syledi. imdi atlar trsa kalkmt. Royal sokandan geip byk bulvarlarda ilerlerken, Lucy, kesik kesik, soluk almadan Nana'nn bandan geenleri anlatt. - yle eyler ki akl almaz... Nana Rusya'dan gelmi, bilmem neden beraber yaad prensle aras alm... Bavullarn garda brakp teyzesinin evine iniyor... Hatrlarsn bu ihtiyar kadn... te byle! iek kartan bebeinin stne geliyor, ocuk ertesi gn lyor... Nana teyzesiyle hi para gndermedii iin kapyor... ocuk da bu yzden lm gibi... Eee, ne olacak yzst braklm, bakmsz bir ocuk... Tam Nana teyzesinin evinden kap bir otele yerle- sonra bavullarn getirmei dnd srada Mig- 460 NANA non'a rastlyor... Bu srada bir ey hissediyor kendisinde, r-permeler geliyor, kusmak istiyor, Mignon, Nana'y oteline gtryor, ilerine bakacana sz vererek... Ama bak hikyenin asl gzel taraf Rose, Nana'nn bir otel odasnda, hasta yattn duyunca, bakmak iin alayarak kouyor... Bilirsin deil mi nasl nefret ederlerdi birbirlerinden? Can dmanydlar birbirlerinin!.. te byle ekerim, Ros, Nana'y Grand Hotel'e gtryor: hi olmazsa lks bir yerde can versin diye. Nana burada gece yaadktan sonra lyor... Labordette anlatt bana bunlar... Gidip grmek istedim... Caroline ok zlmt : - Evet, evet gidelim; dedi. Otele geldiler. Caddede, arabac atlan bir sr araba ve insan kalabal nnde durdurmak zorunda kalmt. O gn, parlmento, sava ilnn onaylamt. Sokaklardan akn akn gelen erler, kaldrmlar doldurup taryordu. Madelaine taraflarnda, kzl bir bulutun ardnda batan gne, binalarn st katlarn camlarn alev alev tututurmutu. Alacakaranlkla birlikte bir kasvet kmt ortala... Havagaz fenerlerinin karanl noktalamamt henz. Durmadan yryen bu kalabaln iinden, uzaktan uzaa sesler duyuluyordu. Benizler sapsaryd; gzleri alev alev yanyordu insanlarn; byk bir bunalm ve aknlk dalgas sarmt herkesi. Lucy : - Ha ite Mignon; ondan reniriz olup bitenleri, dedi Mignon, Grand-Hotel'in giri yerinde duruyordu; sinirli sinirli kalabala bakyordu. Lucy daha ilk sorusunu sormuken fke ile bard: - Ne bileyim ben. ki gndr Rose'u yukardan ayramyorum... Kendisini bylesine tehlikeye atmas da budalaca bir ey yani... Yarn surat delik deik olursa pek gzel olur! imiz var dorusu. Rose'un gzelliini kaybetmesi dncesi adam ileden kartyordu. Nana'yla imdi hi ilgilenmiyor, u kadn- EMLE ZOLA 461

  • larn budalaca fedakrlndan bir ey arlamyordu. Bu sra-da Fauchery caddeden geiyordu; oraya gelince o da kayg-ya kapld, olan bitenleri renmek istedi. imdi iki adam birbirlerini kkrtyorlard. Senli benli konuuyorlard. Mignon : - Hep ayn ey yavrum, dedi, haydi yukar k da senin-le gelmeye zorla kendisini. - Hani ok iyi yreklisin dorusu! Ne diye kendin k-myorsun? Bu srada Lucy odann numarasn .sorunca ikisi de ondan Rose'u aaya indirmesini rica etti. Yoksa bozuacak-lard. Bununla birlikte Lucy ile Caroline hemen yukar k-madlar. Elleri cebinde dolaan Fontan' grdler; kalabal seyrederken pek keyiflendii belli oluyordu. Nana'nn yukarda hasta yattn renince yapmackl bir acma ile : - Zavall kzcaz!. . Gidip elini skaym bari... Nesi var-m? - iee yakalanm. Hafife rpererek : - Vay canna! diye sylendi. akaya gelmezdi iek hastal. Be yandayken Fon-tan az kalsn buna tutulacakt. Mignon, yeenlerinden bir kzn bundan ldn anlatyordu. Fauchery de bunun ne olduunu biliyordu. Burnunun st tarafnda hl izi grnyordu. Mignon bu hastala iki kere yakalanmayacan syleyerek yukar kmasn tekrar isteyince bu dnceye iddetle kar koydu, doktorlara hayvan herifler diyerek iki kere yakalananlar olduunu syledi. Lucy ile Caroline gittik-e artan kalabal gstererek szlerini kestiler. - u kalabala bakn! Gittike karanlk bastryordu. Uzaktan uzaa havagaz fenerlerinin grnyordu. Yaknlardaki pencerelerden balar sarkarken, her an kalabalk dalgas byyerek, Madelaine'den Bastille'e doru akyordu. Arabalar glkte hareket edebiliyordu. Sessizce, ayan sryerek, ayn 462 NANA merakla ar ar ilerleyen bu insan ynnn uultusu gittike artmaktayd. Tam bu srada kasketli ve beyaz nlkl bir takm adamlar : - Berlin'e Berlin'e! diye bararak kalabal yard. Bunlara bakan kalabalktaki insanlar, somurtarak, bir askeri binada geerken duyulan kahramanlk heyecanna kaplmt. Mignon, - Gidin de kellenizi verin! diye filozofa mrldand. Fontan bu sahneyi ok gzel bulmutu. Gnll gideceini sylemeye balad. Dman snra dayannca btn yurttalarn deviydi silha sarlmak. Bunlar sylerken de Napoleon'un Austerlitz'deki duruunu hatrlatan pozlar taknyordu. Lucy : - Haydi, bizimle yukarya kyor musunuz? diye sordu. - A, hastala yakalanmaya hi niyetim yok! dedi. Grand-Hotel'in nndeki banklardan birine oturan bir adam mendiliyle yzn kapamt. Fauchery, gz krparak Mignon'a bu adam gsterdi. Adam ban kaldrnca tanyp hayretle barmaktan kendilerini alamadlar. Kont Muf-fat'yd bu; ban havaya kaldrarak bir pencereye gzn dikmiti. Mignon : - Sabahtan beri burada duruyor. Saat altda grdm onu... Hep byle kmldamadan duruyor... Labordette kendisine haber verir vermez; yzn byle mendili ile kapayarak buraya gelmi... Her yarm saatte bir otelin nne kadar gelip hastann durumunu soruyor, sonra yine yerine dnyor... Dorusu ya bu oda tehlikeli bir yer. Bir insan sevmek gzel bir ey belki ama, gebermeye de niyetim yok dorusu... Hep yukarya gzn diken kont, evresinde olup bitenlerin farknda deilmi gibi grnyordu. Sava iln edildiini bilmiyordu herhalde, hibir ey duymuyor, kalabalktan gelen sesleri, konumalar iitmiyordu. EMLE ZOLA 463 Fauchery : - Aa, bakn, ite geliyor... dedi. Gerekten kont oturduu sradan kalkm, otelin byk kapsndan giriyordu. Fakat kendini tanyan kapc bir ey sormasna vakit brakmadan tok bir sesle : - Sayn kont, hasta ld, dedi. Nana lmt! Bu haber herkesi sarst. Muffat tek kelime sylemedi, mendilini yzne kapayarak, gitti bank'a oturdu. evresindekiler grltyle konuurken, szleri, - Berlin'e! Berlin'e! barmalaryla kesildi.

  • Nana lmt ha! Yazk, ne gzel kzd... Mignon, y-rei ferahlamasna bir soluk ald. Artk Rose da aaya inmiti. Souk bir hava esti. Trajik bir rol oynamay tasarla-yan Fontan, yzne kederli bir ifade vermiti, azn buru-Hturuyor gzlerini deviriyordu. Fauchery de sahiden zlmt: sinirli sinirli purosunun ucunu sryordu. Lucy ile Caroline de duyduklar acy aa vurmaktaydlar. Lucy, onu son defa Gaite tiyatrosunda grmt. Blanche da Me-lusine' de rastlamt ona. Oh! ekerim, grmeliydiniz o billur maazann dibinde otururken ne kadar gzeldi! diyordu. Erkekler de ok iyi hatrlyorlard gen kadn. Fontan, prens Cocorico roln oynamaktayd. imdi herkes birok ayrntlarla anlarn dile getirmekteydi. Ya evet! O billur maazada nasl gz alcyd o gzel vcudu! Tek kelime sylememiti. Oyuna arlk verdii iin bir konumasn kestikleri halde sesini kartmamt. Hayr hibir ey dememi, ama byle daha byk bir etki yapm, sadece sahnede grnmekle seyircileri yerinden oynatmt. Ne kadar da esiz bir vcudu vard! O omuzlar, o bacaklar, o endam! nanlr eymiydi, lm olmas! Sahnede grnd zaman, mayosunun stnde sadece nn ve arkasn rten altn bir kemeri vard. Buz tutan maaza l l parlyordu bu plak vcudun evresinde, elmas alayanlar... maazann kubbesinden aa inen sarktlar arasndan, beyaz inci kolyeler... Ve kuvvetli bir elektrik ile aydnlanan bu billur parltsnn ve bu gr kaynan ortasnda bem- ________________________________________________NANA beyaz teni ve kzla alan salaryla bir gnei andryordu Nana. Paris, onu hep byle, billurun iinde klar saarken hatrlayacakt. Yoo, hayr kendisini bu ekilde lmn kucana atm olmas budalaca bir eydi! imdi orada yukarda yatarken de yine gzeldi herhalde. Mignon, yararl ve iyi eylerin kaybolmasndan holanmayan bir adam olarak; zgn bir sesle : - Ne byk bir zevkten yoksun kaldk! diyordu. Yukar kp kmayacaklarn anlamak iin Lucy ile Caroline'in azn arad. Elbette kacaz, dediler. Meraklar gittike artmaktayd, o srada Blanche, soluk solua geldi, yolunu kesen kalabala kzmt fena halde, haberi renince, ahlar vahlar yeniden balad, kadnlar hep birden merdivene yneldiler, karken eteklerinin hrts duyuluyordu. Mignon: - Syleyin Rose'a kendisini beklediimi! diye bard arkalarndan. Hemen gelsin olmaz m? Fontan, Fauchery'ye : - Bu hastalk balangta m, yoksa daha sonra m geer, bilinmiyor, diyordu. Bir hekim dostum, lmden sonra bile bulama tehlikesi olduunu sylemiti... Bir takm zehirler salrm etrafa... Sonunun byle oluuna ok zlyorum. Son bir kere elini skabilseydim, yle mutlu olurdum ki... - iten geti artk, dedi gazeteci. tekiler de : - iten geti... dediler. Kalabalk durmadan artyordu. Dkknlardan gelen aydnlk ve havagaz fenerlerinin titrek nda, kaldrmlardan boalan insan akn grlyordu. imdi, halkn cokunluu gittike artyor, beyaz nlkl adamlarn ardndan, srekli bir kalabalk caddelerden geip gidiyordu. Aralkl olarak, - Berlin'e! Berlin'e! barmalar duyulmaktayd. EMLe ZOLA_ 465 Bu otelin drdnc kattaki odalarnn fiyat drt frankt. Rose uygun bir yer olmasn istemiti. Lks olmas gerekmezdi. Ac eken bir insann lkse ihtiyac yoktu. Bu otel odasnn btn eyas; gl desenli XIII. Louis stilinde kreton kapl akaju koltuklarla, zerinde siyah yaprak resimleri bulunan krmz bir halyd. Odada, zaman zaman fsl- * damalarla bozulan derin bir sessizlik vard. Bu srada koridordan birtakm sesler duyuldu. - nan ki bana yolumuzu ardk. Garson saa dnme-fmizi sylemiti... Kla gibi bir yer buras! - Dur hele! Bir bakalm... 401 no.lu oda 401 no.lu | oda... gerin, yava yava! Sesler kesildi. Sessizlii bir ksrk sesi bozdu, sessizlik. Kap ar ar ald. Lucy ieri girdi, ardndan da Caro-line Blanche geliyordu. Kapdan girince durdular. eride be kadn daha vard. Gaga odadaki krmz kuma kapl koltua gmlmt. Ocan nnde de, Simonne ile Claris-se bir iskemlede oturan Lea de Horn ile konuuyorlard. Kapnn sol tarafndaki karyolann nnde duran Rose Mignon ise gzlerini, perdelerin glgesinde kaybolan Nana'dan ayrmadan duruyordu. Btn kadnlar, misafirlie gitmi kibar bayanlar gibi apkal ve eldivenliydiler. Yalnz Rose, apkasz ve eldivensizdi. gndr hastaya bakmann verdii yorgunlukla yz sapsaryd. Nana'n"n byle birdenbire l karsnda durgunlam, defin bir kedere gmlmt. Komodinin stndeki abajurlu lmbadan i bir aydnlk dklyordu Gaga'nn stne. Lucy, Rose'un elini skarak : - Ne byk felket! diye mrldand. Onunla vedalamay ne kadar isterdik.

  • Sonra Nana'yi grebilmek iin ban evirdi. Ama lmba ok uzaktayd. Yakna getirmeye cesaret edemedi. Yatan stnde gri renkli bir kitle uzanmt, yalnz kzla alan sann topuzu seiliyordu, altnda da soluk bir leke halinde yz. 466 Lucy : NANA - Gaite'deki oyunda, u maazadaki rolnden beri grmyordum onu, dedi. Sonra Rose, iinde bulunduu uyuukluktan silkinerek glmsedi : Sonra yine, hibir hareket yapmadan, tek kerime sylemeden derin dncelere dald. Az nce belki ona baklabilirdi. kadn, imdi minenin nndekilerin yanna gitmilerdi. Simonne ile Clarisse lnn elmaslar konusunda hafif bir sesle tartmaya girimilerdi. Aslnda byle elmas filn var myd? Kimse grm deildi, uydurma bir ey olmalyd bu. Ama Lea de Horn bu elmaslar grm olan birini tanyormu. Oh! diyordu ok mthi eylermi bu elmaslar, hepsi de bu kadar deilmi, Rusya'dan bir hazine getirmi Nana, ilemeli kumalar, kymetli biblolar, altndan bir sofra takm ve de bir sr ev eyas. Evet ekerim, diyordu, tam elli iki denk, kocaman sandklar, vagon dolusu eya... Garda kalm btn bunlar... Denklerini bile aamadan lmesi ne byk ansszlk... Bir de btn bunlardan baka ne kadar paras olduunu bir dnn. Bir milyon kadar bir ey. Lucy mirasa kimin konacan sordu. Uzak akrabalar ve herhalde teyzesi. Bu ihtiyar kadn iin bulunmaz bir nimetti. Daha bir ey bilmiyordu; hasta ona haber verilmemesi iin sonuna kadar diretmiti, ocuunun lmnden te kin besliyordu bu kadna. imdi, btn kadnlar bu kn sonuna acyorlard. Yarlarda grmlerdi onu: hastalkl bir bebekti, yle zavall, yle kederli bir hali vard ki... Dnyaya geldiine piman olan yavrucaklardan biriydi bu Louis'cik. Blanche : - Topran altnda daha mutludur herhalde, dedi. Caroline : - Yalnz o mu, annesi de, diye ekledi. Hi de ho bir ey deil yaamak. Bu odann kasvetli havas iinde kadnlar karardk dncelere kaptrmlard kendilerini. Korkmaya balamlar- EMILE ZOLA 467 di, byle uzun uzun konumak sama bir eydi. Ama Nana'yi grme isteiyle olduklar yere mhlanp kalmlard. Odann ii ok scakt, lmbann iesi, odann iine gmld lk boluun ortasnda tavanda ay gibi yuvarlak bir k lekesi meydana getirmiti, karyolann altndaki ii fenol dolu bir kseden keskin bir koku yaylyordu. Zaman ' zaman, bouk uultular duyulan caddeye bakan pencerenin perdelerini, hafif bir esinti iirmekteydi. Lucy : - ok ac ekti mi? diye sordu. Gaga uyanr gibi oldu. - Ac da sz m!... Son nefesini verirken buradaydm ben. Hi de ho bir ey deil bu. Btn vcudunu bir titremedir ald.. Ama szn bitiremeden : - Berlin'e! Berlin'e! diye bartlar oday kaplamt. Scaktan bunalan Lucy, pencereyi at, dirseklerini dayayarak darya bakt. Darda hava serin, gkyz yldzl, prl prld. Kardaki dkknlarn vitrinlerinde havagaz fe-nerlerinin yansyan klar oynayordu. Sonra aasn seyretmek o kadar elenceli oluyordu ki. Karmakark giden arabalarn arasndan akn akn geen kalabalk, kmldayan byk bir glge rtsnn stnde yer yer kvlcmlanan klar. Bu srada ellerinde mealelerle, barp ararak bir kme insan geliyordu uzaktan. Madeleine dolaylarnda kzlms bir aydnlk, sokaklar dolduran insanlarn balarnn stne alevden bir rt gibi yaylmaktayd. Lucy, Blanc-he'la Caroline'i yanna ard. - Gelin bakalm, dedi aas ok iyi grlyor bu pencereden... de byk bir merakla sarktlar. Aalar iyice grmelerine engel oluyordu, yapraklar zaman zaman meale-tern stn rtyordu. kadn aadaki erkekleri grmee urayorlard. Sadece, Kont Muffat'y seebilmiler-a- Adam kara bir kitle gibi hep o srann stne ylm 468 NANA oturuyordu. Bir araba durdu, iinden kan Lucy tand: Maria Blond'du bu, o da haberi alr almaz komutu buraya. Yalnz deil, ardndan iko bir adam indi. Caroline :

  • - u Steiner hrsz, dedi. Ne! Hl Kolonya'ya gndermemiler mi bu herifi! eri girdii zaman suratnn ne halde olduunu grmek istiyorum dorusu. kadn pencereden ekildiler. Ama, Maria Blond ieriye tek bana girdi, epey aradktan sonra bulabilmiti bu oday. Lucy, hayret ederek, Steiner'in neden gelmediini sordu. Maria Blond : - O ha! yukar kacam m sanyordunuz... Kapya kadar benimle gelmi olmas bile umulmaz bir ey... Aada onun gibi bir dzine erkek daha purolarn tttrp ene alyorlar. Gerekten btn erkekler aada toplanmt. Caddelere bir gz atmak iin dolarken birbirlerine rastlamlard. imdi, bu zavall kzcazn lm karsnda duyduklar znty aa vuruyorlard. Sonra sz dne dolaa politika ve strateji konularna geldi. Bordenave, Daguenet, La-bordette, Prullire'in yanna gelen bakalaryla da kme bymt. imdi hepsi, Berlin'i be gnde ele geirmek iin Fontan'n ne srd sava plnn dinliyordu. Bu srada, lnn ba ucunda, Mark Blond byk bir kadere kaplm; - Zavallck!... Son defa Gait'de grmtm onu... maazann iinde... diye mrldanyordu. Rosee'da hep o yzndeki ac glmsemeyle : - Ah, grseydiniz ne kadar deiti, ne kadar deiti, diyordu. Bu srada iki kadn daha gelmiti. Tatan Nene ve Lou-ise Violaine. Yirmi dakikadr, Grand Hotel'in iini drt dnm, o garsondan bu garsona ba vurarak, otuz kat bul-varlardaki gsterilerin etkisiyle panie kaplarak Paris'ten ayrlmak zere olan yolcular arasnda kp inmilerdi- 469 Odaya girer girmez yorgunluktan kendilerini birer iskemleye attlar. O srada bitiik odadan byk bir grlt geliyordu, bavullar srkleniyor, kaba saba barmalar duyuluyordu. Bu odada Avusturyal gen bir ift kalmt. Gaga, Na-na can ekiirken, bunlarn, kovalamaca oynadklarn sylyordu, arada ince bir blme olduu iin, birbirlerini yakalaynca pp gltklerini duymutu Clarisse : - Burada durmakla diriltecek deiliz onu.. Simonne geliyor musun? dedi. Hepsi de, kmldanmadan, gz ucuyla yataa baktlar. Bir yandan da, kmaya hazrlanarak etekliklerini dzelttiler. Lucy, yine tek bana pencerenin nnde dirseklerini dayam duruyordu. Sanki baran kalabalktan ykselen kederli bir hava btn benliini sarmt, boulacak gibi oluyordu. Yine akn akn mealeler, alevlerini dalgalandrarak geip gidiyordu. Uzaklarda, kesim yerine gtrlen bir koyun srs gibi kalabalklar durmadan akp geiyordu. Bu karmakark insan ynndan, bir sre sonraki boazlanmann korkusu, bunalm yaylyordu havaya, lgna dnen bu insanlarn, ufkun karanlk duvarna doru skn ederken, kesik kesik barmalar duyuluyordu. - Berlin'e! Berlin'e! Lucy, pencerenin kenarna yaslanarak ban arkaya evirdi, yz sapsar kesilmiti: - Bamza neler gelecek Allahm, dedi. teki kadnlar balarn salladlar. Hepsinin stne bir arlk kmt. Olaylardan byk bir kayg duyuyorlard. Caroline Heqmet o sakin tavryla : - Ben yarn Londra'ya gidiyorum... dedi. Annem daha nce gidip, bir otelde bana yer ayrtt,.. Paris'te kalp da Bendimi ldrtmee niyetim yok elbet... Annesi, ihtiyatl bir kadnd, btn parasn darya ak-t. Bir savan nasl sona erecei bilinemezdi. Yurtse-w kadnd o, ordusunun peinden gideceini sylyor- 470 NANA - Hele bakn u dlee... Evet, kabul ederlerse, erkek elbisesi giyip kurun atacam u Prusyal domuzlara... sonunda nasl olsa geberecek deil miyiz hepimiz? Canmzn bir deeri var m sanki. Blanche de kzd: - Ktleme Prusyallar!... Onlar da insan... stelik senin Franszlarn gibi kadnlarn srtndan geinmez.. Benim Kk Prusyalm snr d ettiler. ok zengin olduu kadar da o kadar tatl bir ocuktu ki, kimseye ktlk etmek gelmezdi elinden... dedi. Rezillik bu yaptklar, mahvettiler beni... Kafam kzdrmasnlar yani, onunla bulumak iin kalkar Almanya'ya giderim! kisi bylece ekiirken, Gaga alamakl bir sesle : - Her ey bitti artk, ah, ne kadar talihsizmiim. Lu-visy'deki u kk evi satn alal daha bir hafta oldu. Allah bilir, ne kadar zahmet ekerek biriktirmitim bu paray...-Lili de yardm etmek zorunda kald bana... te sava iln edildi. Yarn Prusyallar gelip her eyi yakp ykacaklar... Bu yatan sonra nasl elde ederim bir daha bunu? Clarisse :

  • - Adam sen de vz gelir bana, her zaman bir eyler bulurum ben, dedi. Simonne de : - Doru.. Elenceli bir ey olur bu.. Belki de aksine iler daha iyi gider. Sonra glmseyerek dncesini tamamlad. Tatan Ne-n ile Louise Violaine de bu dncedeydiler. Tatan, askerlerle, ok dp kalktn, iyi ocuklar olduunu, bunlarn, kadnlar iin her eyi gze alabileceklerini sylyor. Kadnlar seslerini ok ykselttikleri iin, lnn baucundan hi ayrlmam olan Rose Mignon, parmann dudaklarna gtrerek susmalarn fsldad. Sanki, bu susma istei, karyolay saran glgelerden gelmi gibi hepsi bir anda heyecanlanarak, yan gzle o yana baktlar. imdi odaya ken bu ar sessizlik ortasnda, yokluun kat sessizlii iinde, yani- 471 FMILE_ZOLA ______________________________________ balarnda uzanm yatan kadnlarn sertliini duyar gibi olmulard. Yeniden: - Berlin'e! Berlin'e! Berlin'e! Barmalar duyuldu. Lea de Horn'un evine politikaclar gelirdi sk sk. Bunlar arasnda Louis-Philippe'in eski bakanlar ince yergiler dzenlerdi. Omuzlarm hafife kaldrarak, - Ne yanl i bu sava! dedi. Ne kanl bir budalalk! Bu sz zerine Lucy hemen atlarak imparatorluu savundu. mparatorluk ailesinden bir prensle yatmt, bu onun iin bir aile meselesiydi. - Ya yle demeyin ekerim, dedi. Daha fazla hakarete katlanamazdk, Fransa iin bir onur meselesidir bu sava... Elbette anlayamazsnz ki, prensi dnerek sylemiyorum bunu. Pintinin biriydi bu adam. Geceleyin yatarken, altnlarn izmelerinin iine saklard; nk bir gn bezik oynarken, ortaya konulan paray akacktan kapvermitim... Ama bu, doru sylememi engellemez. mparatorun hakk vard. Lea, nemli kiilerin grlerim tekrarlayan bir kadn haliyle dudak bkt. Sesini ykselterek : - Sonlar geldi. Delirmi bu Tuileries! Biliyor musunuz, dn Fransa asl onlar kovmalyd yerlerinden... dedi. tekiler-iddetle kar karak onu susturdular. Ne istiyordu bu kudurmu kadn, imparatordan? Herkes mutlu deil miydi sanki? ler yolunda gitmiyor muydu? Paris hibir zaman bu kadar elenmemiti. Gaga, fke ve tiksintiyle lfa kart: - Susun! Budalaca eyler bu syledikleriniz. Aznzdan kan kulanz iitmiyor... Louis Philippe'i de grdm ben. Yokluk iindeydik o zaman. Sonra krksekiz geldi. Ah Ne iren eydi u cumhuriyet dedikleri... ubat olaylarndan sonra alktan geberecektim. Bana anlatmayn bun- lar. Eer siz de o skntlar ekmi olsaydnz, diz kerdi-niz imparatorun nnde. Babalk etti o bize, evet babalk... 472 NANA Gaga'y glkle yattrdlar. Biraz sonra yeniden co- tu: - mparatorun zafer kazanmasna yardm et, ey ulu Tanrm! imparatorluu koru! teki kadnlar da bu duaya katldlar. Caroline, mpa-ratoru grebilmek iin getii yollarda durduunu ama gremediini sylyordu. teki kadnlar da cumhuriyetilere ate pskryor, bunlar snr boyuna gnderip krdrtmak gerektiini sylyorlard. Bylece III. Napoleon, dman yendikten sonra, herkesin yzn gldrerek, hkmdarln srdrecekti. Mark Blond da : - te hergelenin biri de u Bismarck olacak pis herif, dedi. Simonne : - Ne yazk ki ben de tanmtm bu adam. Bilseydim bardana elimle zehir koyardm, diye bard. Ama, Prusyalsnn snr d edilmesini bir trl unuta-mayan Blanche, Bismarck' savundu. Belki de kt bir adam deildi. Herkesin kendine gre bir tutumu var, dedi. - Kadnlara pek dkn olduunu da bilirsiniz, diye szn tamamlad. Clarisse : - Bize ne bundan! dedi. Onunla yatmaya niyetimiz yok herhalde! Louise Violaine : - Her yerde srsne bereket bylelerinin. Bu tr canavarlarla al verie girimektense, metelik vermemek daha iyidir, dedi. Tartma bylece uzayp gidiyordu. Bismarck' alabildiine yeriyorlard. Her biri Bonapart tutkusunun cokunluu ile ver yansn ediyordu Alman babakanna.

  • - Bismarck m dediniz? Of ne kadar kafam iirdiler bu adamn lfyla! Tanmyorum bu adam ben. ok ierli- EMLE ZOLA 473 yorum. Tanmyordum bu adam. nsan herkesi tanyamaz ki dedi Tatan Nene de. Lea de Horn : - Ne olursa olsun, ite bu Bismarck gzel bir ktek atacak bize! diyecek oldu. Ama sz yarda kald. teki kadnlar stne atldlar., Ne! Ktek ha! Asl Bismarck, srtna dipii yiye yiye memleketine srlecek! diye bardlar. u kt Fransz kadn enesini kapatmayacak myd daha? Koparlan amatadan can sklan Rose : - Susun! diye fsldad. Kadnlar lmn soukluunu yeniden duymaya balamlard. Hep birden can sknts iinde sustular. lmle kar karya gelmilerdi. Hastalanmak korkusu yreklerine kt birden. Bulvardan yine kesik kesik, bouk barmalar geliyordu: - Berlin'e! Berlin'e! Berlin'e! Kadnlarn darya kacaklar srada, koridordan biri: - Rose! diye seslendi. Gaga merak ederek kapy at, bir an darya kt, dnd zaman: - ekerim, Fauchery sesleniyor... uradan, dip taraftan... buraya gelmek istemiyor... lnn yannda durduunuz iin ileden km. Mignon nihayet gazeteciyi ileri srmt. Hep pencerenin nnde duran Lucy aaya bakt. Kaldrmda duran erkekler, elleriyle kendisine birtakm iaretler yapyorlard. fkesinden ate pskren Mignon, yumruunu sallyordu yukarya doru. Steiner, Bordenave, Fontan ve tekiler kayg ve sitemle kollarn ayorlard. Daguenet ise bu olup bitenlere karmamak iin ellerini arkasna balam purosunu tttryordu. Lucy pencereyi ak brakarak : - Hakkar var ekerim; sizi aaya gndereceime sz vermitim onlara... hepimizi aryorlar... dedi. 474 NANA Rose glkle yerinden kalkt: - niyorum, iniyorum... Artk bana ihtiyac yok elbet... Bir kardeimizi topraa... Sonra geriye dnd, apkasn ve atksn arad. Tuvalet masasnn stnde duran bir kveti su ile doldurup ellerini ykad. te gryorsunuz ya ne kadar sersemim ben... Oh, bilseniz neler dnyorum... lmek geliyor benim de iimden... kurtulsam diyorum u dnyadan... Havaya ihtiyacm var... l, odann havasn bozmaya balamt. Uzun sren bir tasaszlktan sonra, kadnlarn hepsi panie kaplmlard imdi. Gaga : - Kaalm, kaalm kzcazdan... yi deil buras salk iin... deyip duruyordu. Kadnlar son defa yataa bir gz atarak tella odadan ktlar. Lucy, Blahche ve Caroline daha oradalarken Rose, olay dzenli brakmak iin, son defa bir gz gezdirdi. Pencerenin perdesini kapatt, sonra bu lmbann uygun dmediini dnd. Bir mum yakmak gerekirdi. minenin stndeki bakr amdanlardan birini yakarak, lnn yatann yanndaki gece masasnn stne koydu. i bir k birden Nana'nn yzn aydnlatt: Geride kalan kadnlar mthi bir korkuya kaplarak darya attlar kendilerini. Odadan en son kan Rose Mignon : - Ah! Ne kadar deiti, ne kadar deiti! diyordu. O da dar karak kapy kapatt. Nana, tavana evrili, mumun altnda yapayalnz kalmt. Artk bir kan ve pht yn bir yastn stne frlatlm bir krek dolusu rm et klesiydi bu yz. i irin dolu kabarcklar bu yz tamamiyle kaplamt. Soluk, amur rengindeki sivilcelerle, zerinde hibir izgi grlmeyen ekilsiz, halanm bir et parasn andryordu. Kabarcklar arasnda kaybolmutu sol gz. Sa gz yar akt. Karanlk bir delii andryordu: hl irin szyordu burnundan. Bir yanandan sarkan krmz bir kabuk, korkun bir glme bklen a- EMlLE ZOLA 475 zn sarmt. te bu korkun ve iren maskesinin stnde, Nana'nn o gne alevini andran kzl salar, erimi bir altn dalgas gibi prl pnld. Vens ryp dalmt imdi. yle grnyor ki derelerde, hayvan cesetlerinin stne basarken vcuduna giren bu virs, bir ok insanlar zehirleyen bu mikrop, imdi Nana'nn yzn sarm ve rt* mutu. Oda bombotu. Bulvardan ykselen ac bir esinti perdeyi iirmiti:

  • - Berlin'e! Berlin'e! barlar odada dalgalanyordu.